'Eşkıya' Almanya Film Festivali'nde
Şener Şen ve Yavuz Turgul'un 'Onur Ödülü' aldığı 20. Türkiye-Almanya Film Festivali 'Eşkıya' filmiyle başladı. Festivalde, bu yıl 30'u prömiyer olmak üzere 38 film seyirciyle buluşacak.Türkiye ve Almanya'dan çok sayıda sinema sanatçısının katıldığı 20. Türkiye-Almanya Film Festivali, Almanya'nın Nürnberg kentinde başladı.Tafenhalle Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen açılış törenine, sinema sanatçılarının yanı sıra Nürnberg Belediye Başkanı Ulrich Maly ve Türkiye'nin Nürnberg Başkonsolosu Asip Kaya da katıldı.Sinema eleştirmeni Klaus Eder, oyuncu Cem Yılmaz ve sinema sanatçısı Uğur Yücel'in onur konuğu olarak katıldığı galada Alman sinema oyuncusu Hanna Schygulla, sinema sanatçısı Şener Şen ve açılışa katılamayan yönetmen Yavuz Turgul'a 'Onur Ödülü' takdim edildi.Başrollerini Şener Şen ve Uğur Yücel'in paylaştığı 'Eşkıya' filmiyle açılan festivalde bu yıl 30'u prömiyer olmak üzere 38 film seyirciyle buluşacak.KARDEŞ ŞARKILAR ALMANYA'DA YANKILANACAK70'den fazla sanatçının katıldığı festivalde, iki ülke sinemasından kısa metrajlı, belgesel ve uzun metrajlı filmler de gösterilecek. Ayrıca, Kardeş Türküler müzik grubu da 18 Mart'ta festivalin 20. yılına özel konser verecek.
Seyirciler Tarafından Üvey Evlat Muamelesi Gören 2 Matrix Filmi
The Animatrix, The Matrix Reloaded ve The Matrix Revolutions gibi 2003 yılında çıkan bir anime kısa filmler serisidir. 9 animasyon kısa film The Animatrix başlığı altında toplanmıştır. Bunlar birbirinden bağımsız şekildedir.Bu kısa animasyonların isimleri ise şu şekildedir:Beyond (Ötesi)A Detective Story (Bir Dedektif Hikayesi)Kid's Story (Çocuğun Öyküsü)Matriculated (Mezuniyet)Program (Program)The Second Renaissance, Bölüm I ve II (İkinci Rönesans)Final Flight of the Osiris (Osiris'in Son Uçuşu)World Record (Dünya Rekoru)Bu kısa animelerin her biri farklı çizim teknikleri ile yapılmış, farklı kişiler tarafından yazılıp yönetilmiştir. Ancak The Second Renaissance Bölüm I ve Bölüm II ve Final Flight of the Osiris (Osiris'in Son Uçuşu) senaryo açısından Matrix'in yaratıcıları olan Wachowski Kardeşler tarafından yazılmıştır. The Animatrix'te kendine has öyküler olmasına rağmen bazı animasyonları ilk 3 filmin boşluklarını da doldurmaktadır. Örneğin, The Matrix Reloaded'da bahsedilen makinelerin şehre saldırmak için bir ordu yolladığının haberi Osiris gemisinin kaptanı tarafından haber verilmiştir. Final Flight of The Osiris animasyonu da bu haber verme olayını ele almaktadır. Kid's Story animesinde de The Matrix Reloaded ve The Matrix Revolutions filmlerinde gördüğümüz Zion'u koruyan koruma robotlarına mermi taşıyan Micheal Karl Popper'ın Matrix'ten kurtuluşunu anlatmaktadır. Kim olduğunu hatırlayamadıysanız link: http://i.hizliresim.com/QRNlBr.jpg Bunların dışında The Second Renaissance I ve II de çarpıcı olarak makinelerle insanların savaşının nasıl başladığını ve Matrix'in kurulmasını etkileyici bir biçimde anlatmaktadır. Anlatıcı tarzında ilerleyen, görsel anlamda ve hikaye anlamında oldukça başarılı bir animasyondur. Hatta birçok izleyici bu kısa animasyonun İlk 3 filmle yarışabilir kalitede olduğunu düşünür. Diğer kısa animasyonlar da gayet güzel ve etkileyici yapılmıştır. The Animatrix ile hikayeler üzerinden Matrix evreni belirgin olarak ortaya konmuştur. İlk 3 filmi izledikten hemen sonra The Animatrix'i izlerseniz ne kadar etkileyici olduğunu fark edebilirsiniz. Spoiler vermeden bir diğer Matrix filmine geçelim.
Sailor Moon - Karakterler ve Özellikleri
Serinin baş karakteri Usagi, inanılmaz büyüklükte sevgiye sahip olan dikkatsiz ve sulugöz bir orta okul öğrencisidir.. Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever. Yengeç burcudur. Ay Savaşçısı olduğu ilk zamanlarda kötülerle savaşmak istemez, sıradan biri olmak ister. Zaman geçtikçe Ay'dan gelen gücünü sevdiklerini korumak adına kullanmayı öğrenir. Aynı zamanda Ay Prensesi Serenity olan Usagi, animede diğer savaşçılar gibi reenkarnasyon ile tekrar dünyaya gelmiştir.Doğum Günü : 30  Haziran ( Yengeç )Yaş:14-16Güçleri: ışıkla (özellikle ayışığı) ve sevgiyle alakalı saldırıları var. İyileştirme yetenekleri var.
Manisa'ya Gidenlerin ve Manisalı Olanların Çok İyi Bildiği 13 Şey
Manisa çok farklı, tarih, kültür hatta kimi yerinde köy kokan yeşil bir şehir. Üzüm buğusunun görüldüğü, ağaçlarla donanmış dağlara bakarak sabah zinde uyanmanın ve tertemiz havadan bir dolu nefes çekilen yer.Sard'ı (Sart diye geçer), Hafsa Valide Sultan Camii'si, Muradiye'si, adetleri ile gerçekten dolu dolu ve gidenin pişman olmadığı şehir...Haydi ona bakalım.
Kenndy ve Lincoln Arasındaki Fazla Şaşırtıcı Benzerlikler
Amerika'nın belki en farklı liderleri olarak gösterilen John F.Kenndy ile Abraham Lincoln arasındaki tarihi benzerlikler hala konuşuluyor.Bu kadar benzerliğin, birbirine bu kadar benzeyen kişiler de olması tesadüf mü ?Orası ise hala bilinmiyor.İşte İki başkanın arasındaki müthiş benzerlikler....
Reklam
Pi Sayısındaki Gizli Şifreler
Dünyada her sene 3. ayın 14. günü “Pi Günü” olarak kutlanıyor. Bu kutlamalar sırasında bu benzersiz sayının yeni yeni marifetleri sergileniyor ve bizi her seferinde şaşkınlığa uğratacak yönleri ortaya çıkıyor.Çünkü Pi sayısının içinde bu haftaki Fenerbahçe Galatasaray derbisinin sonucu da var, sizin bu sabah kahvaltıda ne yediğiniz de yazıyor.3,14 şeklinde kısalttığımız bu sayı aslında sonsuza kadar uzanıyor. Biraz daha uzununu ezberlemek isteyenler 3,1415 olarak biliyor. Hatta internette kısa bir aramayla bu sayının virgülden sonra gelen 1.000.000 basamağını bulmak mümkün. Dahası bilim adamları Pi’nin kaç milyar basamak daha uzayabileceğini hala tartışıyor. Dolayısıyla Pi eğer sonsuzsa içinde her türlü bilginin olduğuna inanılıyor.DERBİ’NİN SONUCU Pİ’NİN İÇİNDE YAZIYOR:Bakın mesela bu haftaki derbi maçının sonucu “8 Mart 2015, FB: 1 – GS: 0” diye Pi sayısının içinde yazıyor.3,1415926535 8 979 3 23846 2 6433832795 0 2884 1 9716939937 51058209 7 494459 2 3078 1 6406286208998628034825342117067982148086513282306647093 8 4460955058 22 317253594 0 8128Yukarıda da gördüğünüz üzere Pi sayısının içinde açıkça şöyle deniyor:“8/3/2015 – F. (çünkü 7nci harf F) B. (çünkü 2nci harf B) :1 – G. (çünkü 8inci harf G) S. (çünkü 22nci harf S) :0”Bu arada biz bu sene dördüncü yıldızı da ilk kimin takacağını Pi sayısında görüyoruz, ama isterseniz biz söylemeyelim, siz kendiniz inceleyip kendi gözlerinizle görün.(Pİ)YANO İLE Pİ’NİN MÜZİĞİ:Pi sayısını yukarıda harf ve rakamlara çevirmiştik. Müzik aşığı bir matematik öğrencisi de bu sayıyı notalara çevirince şu müzik ortaya çıkmış:
Reklam
Eğitime ve Eğitimcilere Dair 24 Güzide Film
50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.''Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.''http://www.imdb.com/title/tt0097165/
Ölümünün 70.yılında Anne Frank
1945 yılında Bergen-Belsen toplama kampında tifüsten hayatını kaybeden, 2.Dünya Savaşı'nın ve Yahudi Soykırımı'nın simge isimlerinden Anne Frank öleli 70 sene oldu.*Yazdığım bilgiler tamamen wikipedik'tir. Anne Frank'ten ve yaşanan bu olaydan haberdar olmayan insanların bu site yoluyla haberdar olması geniş bir kitleye yayılması için galeriyi yaptım.
Zamanda Yolculuk Mümkün mü?
İngiltere'de Birmingham Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı bu sorunun yanıtını arıyor.Ancak araştırmanın düş kırıklığına uğratıcı yanı gizli bir zaman makinesi, ışınlayıcı yapılıyor olmaması.Fakat araştırma kapsamında bazı 'büyük fikirler' inceleniyor. Zira, konu zaman olunca, fizik, felsefe ve gerçekliğin niteliği konusunda sorular gündeme geliyor.Projeye, Birmingham Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Nikk Effingham ve fizik felsefesi uzmanı Alastair Wilson öncülük ediyor.'Dede paradoksu'Dr. Effingham, zaman yolculuğu ihtimalinin ölçülemeyecek kadar küçük olduğunu, ama imkansız olmadığını söylüyor.Uluslararası araştırma kapsamında meyve sineklerinin zamanı nasıl algıladığı gibi sorulara yanıt aranıyor. Amaç insanlardaki dejeneratif hastalıklarda önemli bir sorun olan zaman algısı ve zaman dizgesini daha iyi anlamak.
Reklam
Aday Oldukları İlde Partilerini Şaha Kaldıracak 7 Hogwartslı Aday Adayı
etiket
Hepimizin bildiği gibi Haziran ayında 2015 yılı Genel Seçimleri var. Partiler adaylarını belirlemeye başladı. Herkesin şikayet ettiği nokta ortak. 'Abi benim görüşümü yansıtan, beni mecliste temsil edecek parti ya da aday yok'. Peki sizin için çooook uzaklardan, 9 3/4 peronundan yola çıkıp, Hogwarts'tan bu işi gerçekten yapabilecek insanları getirsek nasıl olur?
Minimalizm ve Müzikte Minimal Etki Nedir?
Görsel Sanatlarda MinimalizmSoyut dışavurumculuğun biçime ve duyguya verdiği aşırı öneme karşı bir tepki olarak, nesnenin nesne olma özelliğine dikkat çekmek ve ifade, tarihsel, sembolik anlamlarını minimuma indirmek amacıyla hareket etmiştir. Minimalist sanatçılar, nesnelere ve nesnelliğe olan bu ilgi nedeniyle genellikle heykel üzerinde yoğunlaşmışlardır. Süreç sanatı, arazi sanatı, performans sanatı ve enstalasyon sanatı minimalizmden etkilenerek ortaya çıkmıştırMüzikte Minimalizm Görsel sanatlara benzer şekilde, müzikte de minimalizm, biçimciliğe tepki olarak çıkmış, müzikteki duygusal sterilliği, entellektüel karmaşıklığı ve diğer biçimleri ortadan kaldırma amacı taşır. Tarihi veya duygusal izlenimleri en aza indirgemek için melodi ve harmonide basitlik ön plana çıkarılır, tekrarlara önem verilir. Elektronik enstrümanların kullanımı da bu amaca uygun olduğundan yaygındır.
Samanyolu Galaksisi Daha Büyük Olabilir
Bilim insanlarının yaptığı bir araştırma Samanyolu Galaksisi'nin sanılandan yüzde 50 oranında daha büyük olabileceğini gösterdi.Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Samanyolu Galaksisi'ni çevrelediği düşünülen yıldız halkası, aslında galaksinin bir parçasını oluşturuyor.Çin Ulusal Astronomik Gözlemevi'nden Şü Yen, söz konusu gök cisimlerinin de eklenmesiyle Samanyolu Galaksisi'nin genişliğinin 100 bin ışık yılından 150 bin ışık yılına yükseldiğini söyledi.Şü, 'Gök bilimciler, galaksinin merkezinden 50 bin ışık yılı mesafede yıldızların hızla azaldığını, 60 bin ışık yılı mesafede de bir yıldız halkasının başladığını gözlemlemişti. Biz bu halkanın da Samanyolu Galaksisi'ne dahil olduğunu belirledik. Daha da ötede, henüz göremediğimiz halkalar da olabilir' dedi.Rensselaer Politeknik Enstitüsü'nden Prof. Dr. Heidi Jo Newberg de Sloan Dijital Gökyüzü Gözlem tarafından evrenin şimdiye kadar oluşturulan en ayrıntılı üç boyutlu haritalarını kullanarak yaptıkları araştırmada Samanyolu Galaksisi'nin galaktik diskinin eş merkezli birkaç halkadan oluştuğunu belirtti.Newberg, 'Samanyolu Galaksisi'nin diskinin dışa doğru dalgalandığını bulduk. Bu tıpkı, suya taş attığınızda oluşan dalgalara benziyor. Dalgalar, merkezden dışa doğru yayılıyor. Samanyolu Galaksisi'nde ise bu taş, diski geçen cüce bir galaksi oluyor. Cüce galaksinin, yer çekiminin etkisiyle yaptığı hareketler, dışa doğru yayılan bir dalgalanma oluşturuyor' dedi.AA
Reklam
Muse Yeni Albümün İlk Şarkısını Yayınladı: 'Psycho'
Üç yıl aradan sonra gelen yeni albüm için hazırlıklarını tamamlayan İngiliz ekip 5 Haziran’da çıkacak olan “Drones”tan ilk şarkıyı paylaştı.Grubun yedinci albümü olacak olan “Drones” 12 şarkı içeriyor ve albümden yayınlanacak ikinci parça “Dead Inside” da 23 Mart’ta dinleyicilerle buluşacak.
Julio İglesias Konser İçin Türkiye'de
İspanyol Şarkıcı Julio Iglesias, son dünya turnesi kapsamında İstanbul’a geldi. İglesias'a 11 kişilik ekibi eşlik etti. Özel uçakla Malaga'dan 20.30’da İstanbul Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali'ne gelen Julio Iglesias’ı havalimanında organizasyon heyeti karşıladı. Herhangi bir açıklama yapmayan İglesias, havalimanı çıkışında yaptığı ayak üzeri sohbetin ardından kendisini bekleyen araca geçti. Bir süre aracı içinde bekleyen İglesias, beraberindeki heyetle kalacağı otele geçti. Julio İglesias'ın, 14 Mart 2015 Cumartesi günü Ülker Sports Arena’da sahne alacağı öğrenildi.CHA
Reklam
Prof. Dr. Raşit Tükel: 'Sandığın İradesine Uyulmalı'
İstanbul Üniversitesi rektörlük seçimlerinde sandıktan birinci çıkan Prof. Dr. Raşit Tükel, diğer adayları çekilmeye çağırdı. İkinci olan Prof. Dr. Mahmut Ak ise 'daha YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşaması var' diyor.İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından rektörlük seçimleri dün yapıldı. Rektörlük için 15 öğretim üyesi aday oldu. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile ilk sırada yer alırken, Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız 382 oy ile üçüncü sırayı aldı.Prof. Dr. Mahmut Ak, eski Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet’in ekibinden. Söylet’in istifasının ardından ise vekil rektör olarak atandı. Türk Tabipleri Birliği üyesi olan Prof. Dr. Tükel ise sosyal demokratların ve sendikaların desteklediği bir aday. Üç sene önce sandıktan ikinci çıkan Tükel, en yüksek oyu alanın rektörlüğe seçilmesine vurgu yapmış “demokrasinin gereğidir” diyerek adaylıktan çekilmişti. Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız de üç yıl önce rektörlüğe talip olmuştu.“Cumhurbaşkanlığı sandığa göre atama yapmalı”Üç yıl önce aldığı 361 oyu 1202’ye çıkarak sandıktan birinci çıkan Tükel, Al Jazeera Türk'e “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” dedi. Adayların seçim kampanyasında demokratik üniversite sözü verdiklerini anlatan Tükel şöyle konuştu:“ Bu sözün sözde kalmaması için , gerçekten demokratik işleyişi benimsiyorlarsa öğretim üylerinin oylarıyla gösterdikleri iradeye saygı göstermeleri gerekiyor. 2012 seçimlerinde ben yapmıştım. Şimdi de aynı şekilde çekilmelerini bekliyorum. YÖK’ de sandıktan çıkan oy sıralamasıyla Cumhurbaşkanına göndermeli adayları. Cumhurbaşkanlığı makamının da öğretim üylerinin tercihine uygun olarak atama yapmasını istiyoruz. “Seçim sürecinin de vakit varken çok hızlıca gerçekleştirilmesini eleştiren Tükel, “27 Şubat’ta YÖK Yürütme Kurulu, YÖK Genel Kurulunu beklemeden seçim kararı aldı. Seçim gününün iletilmesi 2 Mart. Seçimin tarihi 12 mart. Baskın seçim dedik. Altı aya kadar vakit vardı. Bu dahi beklenmedi. Bu kısa sürede yönetimin devamı niteliğinde olan adaya değil. Demokratik, akademik özerk üniversite doğrultusunda çalışmalarla aday olana oylarını verdi öğretim üyeleri. Bu sonuç yönetiminden duyulan memnuniyetsizliği gösterdiği kadar üniversitedeki akademik ortamın gelişmesi, bilimsel özgürlükerin oluşması için de niyet ifadesi” dedi.Atamaya kadar açıklama yapmayacakSandıktan ikinci çıkanVekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak'a da telefonla ulaştık. Ak, seçimin uygulanışıyla ilgili dün açıklama yaptığını belirterek 'Cumhurbaşkanının ataması olana kadar yeni bir açıklama gereği duymuyorum' dedi. Ak, dün yaptığı açıklamada 'Rektör adaylarını belirleme seçimi yapıldı. Bu üç aşamalı bir seçim. Özgür seçime göre 6 kişilik liste oluşturuldu ilk aşamada. Bu adayları kutluyorum. Bundan sonra YÖK aşaması var ve sonrasında da Cumhurbaşkanı atama yapacak.' demişti.'İradeye saygı'Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği de sandıktan birinci çıkan adayın atanması gerektiğini belirtiyor. Dernekten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'YÖK ve Cumhurbaşkanı'nın, sandığın iradesine saygı duymasını beklemekteyiz. Cumhurbaşkanı'nın en sık başvurduğu kavram 'sandık iradesi, millet iradesidir' bu nedenle rektör seçimlerinde de sandık iradesine uymasını beklemek hem demokrasinin hem de asgari tutarlılığın gereğidir.'Seçim sonuçlarına göre ilk altı aday YÖK'e bildirilecek. YÖK belirlediği üç adayı Cumhurbaşkanı'na gönderecek. Cumhurbaşkanı ise bir adayı yeni rektör olarak belirleyecek. YÖK'ün 19 Mart'ta üç adayı belirlemesi ve 20 Mart'ta da Cumhurbaşkanlığı'na sunması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Yüzünüz Sizinle İlgili Ne Anlatıyor?
İnsanların görünümüne bakarak yargıya varmanın yanlış olduğu söylenir. Fakat psikologlar yüzün kişiliğin en derin sırlarına açılan birer pencere olduğunu belirtiyor. Hiçbir şeyi dışa vurmadığımızı sansak bile yüzümüz kişiliğimiz, sağlığımız ve zekamızla ilgili bilgiler barındırıyor.İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nden Carmen Lefevre’ye göre, “Genlerimiz ve hormon seviyesi gibi biyolojik özelliklerimiz büyümemizi etkilediği gibi karakterimizi de şekillendiriyor”.Yüzün kemik yapısını ele alalım. Lefevre, testosteronu yüksek olanların elmacık kemiklerinin daha büyük ve yüzlerinin daha geniş olduğunu ve bu insanların daha iddialı ve bazen de saldırgan bir kişiliğe sahip olabileceğini ifade ediyor.Yüzün şekli ile baskın karakter arasındaki ilişki oldukça yaygın görülebilir. Örneğin kapuçin maymunlarında yüz ne kadar genişse grup içindeki hiyerarşik yer de o kadar yüksektir. Futbolcular arasında da benzer bir durum görülür. 2010 Dünya Kupası’nı inceleyen Amerikalı bir akademisyen, futbolcunun yüzünün genişliği ile uzunluğu arasındaki orana göre faul ve gol sayılarının tahmin edilebileceğini gösterdi. (Bu, iki kulak arasındaki mesafenin, göz ile dudak arasındaki mesafeye oranıdır ve normalde 2’dir.)Yüzümüz sağlığımızın da aynasıdır. Örneğin yüzdeki yağ oranı, ne kadar formda olduğumuza dair vücut kütle endeksi kadar bilgi verir. Yüzü ince olanlarda enfeksiyon daha az ve daha hafif görülür. Bu insanlarda depresyon ve anksiteye de daha az rastlanır.Nasıl olur da yanakların dolgunluk derecesi, hakkımızda bu kadar çok şey anlatır? Glasgow Üniversitesi’nden Benedict Jones bunu, yağın vücuttaki rolü konusunda edinilen yeni bilgilere bağlıyor. Jones, vücutta ne kadar yağ olduğundan ziyade yağın bulunduğu yerin sağlık açısından önemli olduğunu belirtiyor. Yağları kalça kısmında biriken armut vücutlu insanlar, yağları gövde kısmında biriken elma vücutlu insanlara kıyasla daha sağlıklıdır. Hayati organların etrafının yağla kaplanması tehlikelidir. Jones, yanakların dolgunluğunun belki de zararlı bölgelerde biriken yağlara işaret ettiğini, ya da yüzdeki yağların farklı bir nedenle tehlikeli olduğunu söylüyor.Bu belirgin ipuçlarının yanı sıra ten rengi de sağlık durumunuzu dışa vurur. Jones ve Lefevre bunun etnisiteyle ilgili renklere bağlı olmadığını, fakat zor fark edilebilecek ton farklarının yaşam tarzına dair ipuçları verdiğini ifade ediyor. Ten renginiz hafif sarımsı, altın rengi bir tondaysa sağlıklı ve dirençlisiniz demektir. Tene bu rengi veren, turuncu ve kırmızı meyve ve sebzelerde bulunan karotenoid adlı pigmentlerdir. Bunları yeterince tükettiğimizde derinin üst katmanlarında toplanarak sarımsı bir renk oluştururlar. Sağlık göstergesi olarak bu şekilde sergileriz onları; çünkü hastalıklarla savaşmada kullanmamışızdır. Böylesine sağlıklı bir şekilde parıldamak insanın fiziksel çekiciliğini de artırır.Pembe yanaklar ise kan dolaşımının ne kadar iyi olduğunun, aktif bir yaşam tarzının, hatta kadınlar açısından doğurganlığın göstergesidir.Jones bu sırların aslında ortada olduğunu, ancak bizim onları yavaş keşfettiğimizi söylüyor. Dış görünümü inceleyen fizyonomi tarihin bazı dönemlerinde gözden düşmüş. Fakat bugünlerde yeniden itibar kazanıyor. Yani ‘selfie’lerimizde keşfedilmeyi bekleyen başka birçok özellik bulunabilir.İnsanın ne kadar zeki olduğunu tahmin etmeye yarayan fiziksel özellikler henüz net olarak ortaya konmuş olmasa da bu tahminler çoğunlukla tutuyor. Hatta insanların cinsel eğilimleri bile yüze ve davranışlara bakılarak tahmin edilebiliyor. Bu ani yargılara varmanın nasıl mümkün olduğu konusunda ise daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.Kişilik, yaşam tarzı ve dış görünüm arasındaki bağlantı zaman içinde de değişebilir elbette.Kısa bir süre önce yapılan zekice bir deneyin de gösterdiği gibi aslında dış görünüşümüz ten rengi ve kemik yapısından öte bir şeydir. Araştırmacılar deneklerden en sevdikleri giysilerini giyip yüzlerinin fotoğrafını çekmelerini istemiş. Bu kişileri daha önce hiç görmemiş jüri üyelerinin yaptığı değerlendirmede, giysiler fotoğrafta görünmese bile, daha öncekilere kıyasla bu fotoğraflar çok daha cazip bulunmuş. Buradan yola çıkarak araştırmacılar, güzel giysilerle özgüvenleri artan deneklerin bu ifadesinin yüzlerine de yansıdığını ifade ediyor.Kısacası, yüzümüz sadece biyolojimizin ürünü değil. Genlerimizi ve hormonlarımızı değiştirmemiz mümkün değil elbette. Ama kişiliğimizi, özgüvenimizi ve özsaygımızı yüzümüze yansıtarak kendimizle ilgili önemli bilgiler verebiliriz.BBC Türkçe
Ankara Engelsiz Filmler Festivali 21-26 Nisan’da
Türkiye’de görme, işitme ve ortopedik engellilerin erişebildiği ilk film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, bu yıl üçüncü kez düzenleniyor. 21-26 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek gösterimlerde sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı mevcut olacak.Festival kapsamında yönetmen ve film ekipleriyle yapılacak atölye çalışmaları da işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleşecek. Ayrıca festival kapsamında gösterim ya da başka bir etkinlik yapılacak mekanlar ortopedik engeli olanlar için erişilebilir olanlardan seçilmiş.Ankara Engelsiz Filmler Festivali’ne bu yıl Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu evsahipliği yapacak. Yaşar Kemal, Nazım Hikmet, Yılmaz Güney ve Deniz Gezmiş gibi edebiyat ve siyaset dünyasından birçok ismin mahkum olarak kaldığı Ulucanlar Cezaevi dört yıl önce bir kültür sanat merkezi ve müze olarak kullanılmaya başlanmıştı.Festivalde tüm gösterimlerin ücretsiz yapılacağını hatırlatalım! 33 filmden oluşan festival programı “Engelsiz Yarışma”, “Türkiye Sineması”, “Dünyadan”, “Engel Tanımayan Filmler”, “Uzun Lafın Kısası”, “Çocuklar İçin” ve “Sinema Tarihinden” başlıklarına ayrılıyor. Festivalde İtirazım Var, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Sivas, Toz Ruhu gibi yerli yapımların yanısıra Grand Budapest Hotel, 12 Years A Slave gibi bol ödüllü yabancı filmler de gösterilecek.Ankara Engelsiz Filmler Festivali hakkında detaylı bilgi almak için buraya, film programını görmek için de buraya tıklamanız yeterli.BantMag
Reklam