onedio
Hollywood'u Aratmayacak Güzellikte 12 Yeşilçam Romantik Komedisi
Birbirlerine komşu üç evli çiftin öyküsü. Leyla ile Mecnun adlı evli çiftlerin yaşantıları sürekli olarak darılma ve barışmalarla geçer. Bu evli üç çiftin ayrılmaları ve barışmaları giderek ülkede büyük bir olay haline dönüşür. Erkekler Mecnun'dan, kadınlar Leyla'dan yana çıkarlar. Oyuncular : Halit Akçatepe ,  Kadir İnanır ,  Hülya Koçyiğit ,  Neriman Köksal ,  Şemsi İnkayaYönetmen  : Şerif GörenYapım Yılı : 1978Imdb Puanı : 6.6
16 Yaşındaki Mehmet'i Tutuklayan Hakim Hakkında Suç Duyurusu
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A. hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan tutuklama kararı veren 1'inci Sulh Ceza Hakimi Nayim Durak hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na görevini kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Kart, 'Burada HSYK'nin re'sen devreye girmesi gerekir. Suç duyurusu olmadan devreye girmesi gerekir' dedi.CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, partisini il başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Meram Endüstri Meslek Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi M.E.A.'nın katıldığı 'Asteğmen Kubilay'ı anma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hakaret suçundan tutuklanması ve itiraz sonucu tahliye olduğu sürece değindi.'SULH CEZA HAKİMLİKLERİ HÜKÜMETİN EMİRLERİYLE GÖREV YAPIYOR'Sulh Ceza Hakimliklerini eleştiren Kart, şunları söyledi:''Türkiye'de artık Sulh Ceza Hakimlikleri, bu yargıçlar, doğrudan hükümetin tavsiye, telkin ve kanunsuz emir ve talimatlarıyla görev yapar konuma gelmiştir. Mevzuat son derece açık. Çocuk Koruma Kanunu'nun 4'üncü maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocuk Suçluluğunu Önlenmesine Dair Riyad İlkeleri, hepsi bir arada değerlendirdiğinde çocuklar acısından ancak ağır cezalık suçun olması ve suç üstü halinin bulunması, Allah korusun bir toplu ölümün, benzeri saldırının gerçekleşmesi halinde belki tutuklama kararı söz konusu olabilir. Bu gibi olaylarda söz konusu olmayacağı ilgili mevzuat çok açık bir şekilde görülüyor. 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Nayim Durak'ın, bütün mevzuatı göz ardı ederek görev ve yetkisini kötüye kullanarak bu tutuklama kararını verdiğini görüyoruz.''''BU YARGIÇLAR, SİYASİ İKTİDARIN SOPASI MİSYONUNU ÜSTLENMİŞLERDİR''Sulh Ceza Hakimleri'ne yönelik eleştirilerini sürdüren Kart, ''Bir diğer kabul edilemez husus her nasıl tesadüfse aynı yargıç, 17 Aralık yolsuzluğunu protesto eden CHP'nin Konya İl Başkanlığı binasında arama kararı veriyor. Aslında yargıçlık misyonuyla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını gösteriyor. Demokrasiyi hançerliyor. Bir siyasi partinin binasına girmek ne demek, kimin haddine. Böyle bir düzeni, böyle bir sistemi yaşıyoruz. Geldiğimiz nokta şu ortaya çıkıyor. Sulh Ceza Hakimlikleri siyasi iktidar odaklı, haksız tutuklama, arama ve gözaltılar için bir idari mekanizmaya dönüşmüştür. Türkiye'nin tüm illerindeki genel tablo bu yöndedir. Bu yargıçlar siyasi iktidarın sopası misyonunu üstlenmişlerdir. Bu yargıçlar artık siyasi iktidarın kanunsuz emir ve talimatlarını yerine getiren bir idari merci konumundadır. ''HAKİM HAKKINDA SUÇ DUYURUSU1'inci Sulh Ceza Mahkemesi hakimi Nayim Durak hakkında görevi kötüye kullanmaktan HSYK'ya suç duyurusunda bulunacağını belirten Kart, ''Bir yargıç kanunun ve Anayasa'nın, uluslararası sözleşmelerin açık hükümleri ayaklar altına alınıyorsa, bir yargıç görevini doğru ve tarafsız yapmadığı kanısı yaratıyorsa, elbette o yargıç hakkında işlem yapılmalıdır. O sebepledir ki 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68'nci maddesinin a,b, c bentlerine dayanarak, görevini kötüye kullanan hakim hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na suç duyurusunu pazartesi itibarıyla yapacağımı bilmenizi istiyorum. Bu ülke kimsenin çiftliği değil. Herkes görevini yasalar, Anayasa ve hukuk çerçevesinde yapacak. Onun için kimsenin yanına yaptığı kalmayacak. Bunları elbette dile getireceğiz. Burada HSYK'nin re'sen devreye girmesi gerekir. Suç duyurusu olmadan devreye girmesi gerekir. Ama nerede o HSYK. Umarım HSYK bizi yanıltır ama yanıltmayacağını biliyorum.''diye konuştu.BAŞBAKAN'A ELEŞTİRİKart, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, lise öğrencisi M.E.A.'nın olayını farklı içerikler yükleyerek saptırma gayreti içinde olduğunu gördüğünü öne sürdü. Kart, ''Bizler sayın Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın ve hükümet üyelerinin aile bireylerine ve şahıslarına hakaret ve küfür anlamına gelebilecek hiç bir söylemin içinde olmayız. Buna izin vermeyiz. Bunu doğru bulmayız. Bunu yapanları kınarız, tavrımızı tepkimizi koyarız'' dedi. Kart, ''Burada ne yapılıyor. Hükümetin, Cumhurbaşkanı'nın yolsuzluk uygulamalarına, icraatlarına, faşizme varan uygulamalarına tepki var. Cumhurbaşkanı'nın şahsına hakaret anlamında bir tavır söz konusu değil. Bunları kesinlikle birbirine karıştırmamak gerekir. Orada sayın Başbakan, sanki çocuk durup dururken olayın bu boyutu hiç yokmuş gibi, sanki o evladımız doğrudan Cumhurbaşkanı'nın gerçek kimliği hedef almış gibi bir değerlendirme yapıyor. Onun da ötesinde ailesi içinde hoş olmayan imalar yapıyor. Sayın Başbakan bunlara tenezzül etmesin. Buradan da yeni bir ayrımcılık, haksızlık yaratmasın. Umarım sayın Başbakan, bir bilim adamı kimliğiyle, Başbakan sorumluluğuyla olayda yeni tartışma unsurları yaratacak ve devamında da aileyi rencide edecek söylemler yerine temel gerçeği görür ve üstüne düşeni yapar'' diye konuştu.Hasan Dönmez, DHA
Rusya'dan Dijital DNA Bankası
Moskova Devlet Üniversitesi, dünyadaki tüm canlı türlerinin DNA'larının saklanacağı veri tabanı oluşturulacağını açıkladı. Dijital veri tabanında Rusya'da yaşayan ve nesli tükenmiş tüm canlılara ait DNA bilgisi yer alacak.Rus bilim insanları, ülke sınırlarında yaşayan tüm canlı türlerinin DNA'sını saklamak için kurulacak veri tabanı için büyük bir bütçe aldıklarını açıkladı.Rus basınına açıklama yapan Moskova Devlet Üniversitesi'nden Viktor Sadivnichy, 'Nuh'un Gemisi' adını verdikleri projede dünyada yaşayan ve yaşamış olan tüm canlıların bilgilerini içeren veritabanı oluşturacaklarını söyledi. Moskova Devlet Üniversitesi'nin merkez kampüsünde kurulacak olan veritabanı, 430 kilometre karelik bir alan kaplayacak.Sadivnichy, 2018'de tamamlanması beklenen proje sayesinde hücresel materyalleri yeniden üretebileceklerini, aynı zamanda merkezde bilişim sistemleri yer alacağını da belirtti. Moskova Üniversitesi'nin botanikten zoolojiye kadar tüm bölümlerinin katkı göstereceği çalışmada, mümkün olan tüm nesli tükenmiş ve yaşayan canlılardan biyomateryal toplanacak. Projenin 194 milyon dolara mal olması bekleniyor.İnşa edilecek dijital DNA bankası, Rusya içindeki diğer bilimsel tesislerle bağlantılı olacak. Sadivnichy veritabanının gelecekte yurtdışından alınacak bilgileri de saklayabileceğini belirtti.Rusya'nın planladığı projenin benzerini yürüten Norveç, Svalbard Takımadaları'nda bulunan Svalbard Küresel Tohum Kasası'nda 100 milyondan fazla tohum saklıyor.RT ve Al Jazeera
Reklam
Pek Fazla Bilinmeyen Yabancı Sözlü 15 Barış Manço Şarkısı
Barış Manço’nun pek çok dile hakim olduğunu çoğumuz biliyoruz. Böylesine yabancı dile hakim birinin yabancı şarkılar söylemesi çok da şaşırtıcı değil.  “Nick The Chopper” şarkısı da zaten bunun güzel örneklerinden biri. Peki ya söylediği başka yabancı sözlü şarkılar neler? İşte burada.
Reklam
3 Dakikada 2014'e Damga Vuran Filmler
Filmler sırası ile şöyle: InterstellarNightcrawler LockeGodzillaUnder the SkinBirdmanSnowpiercerFoxcatcherInherent ViceFuryGod Help the GirlDoubleGone GirlWhite Bird in a BlizzardInterstellarNymphomaniacNightcrawlerThe Grand Budapest HotelWildUnbrokenFuryThe RoverUnder the SkinThe Theory of EverythingMr. TurnerMommyInto the WoodsBirdmanSnowpiercerBlue RuinThe Imitation GameEdge of TomorrowCaptain America 2: The Winter SoldierGuardians of the GalaxyWhiplashIdaThe BabadookAmerican SniperUnbrokenFrankChefThe Grand Budapest HotelInherent ViceThe Imitation GameMr. TurnerRosewaterJimi: All Is by my SidePalo AltoThe Raid 2Cold in JulyHornsFilth Adieu au langageWhiplash300: Rise of an EmpireA Most Wanted ManNoahBoyhood
Darth Vader'ın 25 Alternatif Hayatı
1977 yapımı Star Wars filmiyle ilk kez hayatımıza giren Darth Vader, aslında oldukça meşgul bir Sith Lordu. Oynadığı filmlerin yanında bir çok farklı etkinliğe de katılıyor. Örneğin, geçtiğimiz aylarda  Ukraynalı politikacılara özel bir ilgi göstermişti. Haber fotoğrafçıları, Darth Vader'ı film galalarında, lansman partilerinde, sportif olaylarda, rallilerde, konferanslarda hatta banka soygunlarında bile görüntülemeyi başardı. İşte karşınızda, Darth Vader'ın daha önce hiç görmediğiniz sahne arkası halleri!
Reklam
Ruhunuzu Dinlendirecek Birbirinden Güzel 15 Klasik Müzik
Sürüsüne bereket tarzda müzik var ve bunlardan bazılarını pek dinlemeyiz. Ruh halimize göre bazen sert bir şeyler bazen de sakin bir şeyler dinlemek isteriz. Bu listede ise birbirinde güzel klasik müzikler ile ruhumuzu dinlendireceğimiz şarkılar var. İlgililerinin çok beğeneceği, ilgilenmeyenlerin de dikkatini çekebileceği şarkılar. Buyurun efendim keyifli dinlemeler.
'Tanrılar ve Krallar' Filmi İki Ülkede Yasaklandı
Ridley Scott'ın son filmi 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' Fas’ın ardından Mısır’da da yasaklandı.İngiliz yönetmen Ridley Scott ’ın 12 Aralık'ta Türkiye'de de gösterime giren 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filmi Fas ve Mısır'da yasaklandı. Filmin Fas'ta gösterilmesine daha önce izin verilmiş, ancak gösterime girmesine bir gün kala yasak getirilmişti.BBC Türkçe'nin haberine göre, Mısır’daki yasak kararını alan sansür kurulu filmde tarihi hatalar olduğunu belirtti. Kurul, Piramitleri Yahudilerin inşa ettiği ve Kızıldeniz'in Musa Peygamber’in mucizesiyle değil, bir depremle yarılarak, Yahudilerin Mısır’dan kaçmasına imkan anıdığı yönündeki senaryonun “kabul edilemez” olduğunu ifade etti.Filmde ayrıca Hz. Musa'nın düğün sahnesinde 'Bir Gün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem' türküsü Türkçe olarak söylendi.Fas’tan ise yasakla ilgili bir açıklama gelmedi. Filmlerle ilgili düzenleyici kurum olan Fas Sinema Merkezi’nin gece ülke genelinde sinema salonlarını arayarak yasağı tebliğ ettiği belirtiliyor. Yasağa uymayan sinemaların kapatılacağı uyarısının yapıldığı kaydediliyor.Senaryosunu Bill Collage , Adam Cooper ve Steven Zaillian 'ın kaleme aldığı; başrollerini ise Christian Bale , Aaron Paul ve Ben Kingsley paylaştığı filmin konusu şöyle:Musa ve Ramses, Mısır hükümdarı ailede birlikte yetişirler. Aralarında kan bağı olmasa da birbirlerine son derece yakın iki kardeş gibidirler. Ramses sonunda firavun olunca Musa'yı en güvendiği danışmanı ve komutanı yapar. Ancak Ramses, küçükken bir nehrin kenarında bulunan Musa'nın İbrani olduğunu öğrendiğinde kardeşini çölde ölüme terk edecektir. Musa ise piramitlerin yapımında köle olarak çalışmaya zorlanan İbranilerin sesi olmuştur. Bir gün rüyasında tanrının kendisiyle konuştuğunu ve İbranileri özgürleştirmek için yola çıkması gerektiğini görür. Böylece 600.000 köle ile birlikte kırk yıl sürecek uzun bir yolculuğa çıkar. Hedefleri ise 'vaadedilen topraklara' ulaşmaktır.BBC Türkçe
Muse’dan Yılbaşı Hediyesi; 'Futurism'
Muse, yılbaşında hayranlarına bir sürpriz yaparak sadece 2001 tarihli “Origin of Symmetry” adlı 2. stüdyo albümünün Japonya baskısında ve 2002 tarihli “Dead Star/In Your World” adlı single’ın b-side’ında yer alan “Futurism”in konser performansını yayınladı.13 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleştirilen Tokyo konserinde 10 senenin ardından ilk kez çalınan “Futurism” şarkısı, birçok Muse hayranının favori şarkısı olarak kabul görüyor.Radyo Eksen
Reklam
Kenan Doğulu ve Zeki Müren Yılbaşında Aynı Sahnede
İstanbul’da sokak partisinin adresi bu yıl Şişli değil, Beşiktaş. Zeki Müren’in hologram teknolojisi ile ‘canlandırılacağı’ bir parti organize ediliyor.Her yıl Nişantaşı’nda gerçekleştirilen sokak partisi Beşiktaş Belediyesi tarafından Nispetiye Caddesi’nde düzenlenecek. Organizasyon dahilinde 20 metrelik bir yılbaşı ağacı hazırlanıyor ve binaların dış cephelerine video mapping uygulanacak. DJ performanslarla başlayacak yılbaşı eğlencesi saat 21:00’de Ozan Doğulu DJ performansı ile devam edecek. Ardından 23:00’te Kenan Doğulu sahnede yerini alacak ve hologram teknolojisi kullanılarak Zeki Müren’le düet gerçekleştirecek.Hologramla ‘canlandırma’ işine sıcak bakmak pek mümkün değil ancak, Zeki Müren/Kenan Doğulu düeti neye benzer meraklanmamak imkansız.Hafifmüzik
Bahçeli: 'Erdoğan Konuştukça Türkiye'nin Tansiyonu Yükseliyor'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın maksadını aşan, sabır ve tahammülleri zorlayan konuşmaları' başlığı altında yazılı bir açıklama yaptı.Bahçeli açıklamasında, 'Erdoğan'ın sürekli polemik üretmesi, bulduğu her fırsatta ucube değerlendirmeler yapıp ülkemizi anlam kargaşasına mahkum etmesi kabul edilecek bir hal değildir. Açıktır ki Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan kaynaklı bir bunalım çemberine, üslup kirliliğine, hakaret çıkmazına mahkûm edilmiştir. Erdoğan konuştukça Türkiye'nin tansiyonu yükselmekte, görüş ayrılıkları keskinleşmektedir' ifadelerine yer verdi.'HARAM LOBİSİ KUDURMUŞ GİBİ REZALET YARIŞINDADIR 'Bahçeli, 'Türkiye her gün yeni bir sorunla, yeni bir tartışma ve anlaşmazlıkla karşılaşmakta, adeta imtihana çekilmektedir. Milletimizin asıl ve öncelikli gündemleri ötelenmekte, örtbas edilmektedir. Artan yoksulluk, azan yolsuzluk, kademe kademe çoğalan bölücü terör sorunları hasıraltı yapılırken; yapay konular, mesnetsiz ve uyduruk yorumlar kurnazca dolaşıma sokulmaktadır. AKP zihniyeti 'tavşana kaç tazıya tut' politikasıyla yalanı, dolanı ve riyayı meslek edinerek bu alanda rekorlar kırmaktadır. Namertlik sivrilirken nezaket ve nezahet yerlerde sürünmektedir. Maneviyat dolandırıcılığı terfi alırken, dürüstlük ve doğruluk mumla aranmaktadır. İhanet alkışlanıp ilgi ve takdir gördükçe; sadakat ve sağduyu irtifa kaybetmekte, milli ve manevi değerler çürümeye terk edilmektedir. Ne hazin bir gerçektir ki, rüşvetçiler revaçta; yolsuzluk çeteleri, aldatma kadroları, haram lobisi kudurmuş gibi rezalet yarışındadır. Ülke yönetiminde akıl ve ahlak kenara itilmekte, öfke ve kutuplaşma girdabı önüne ne gelirse çiğneyip yutmaktadır' dedi.'KONUŞTUKÇA TÜRKİYE'NİN TANSİYONU YÜKSELİYOR'Bahçeli, 'Gidişat hayırlı ve umut verici değildir. Gelişmeler her açıdan, her yönden esef ve kaygı vericidir. Türkiye'nin ağır meselelerini çözüme kavuşturma, milletimizin beklenti ve özlemlerini karşılama konusunda devlet ve hükümet ricali acziyet ve yetersizlik içindedir. Özellikle Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden, kaçak sarayda saltanat süren Recep Tayyip Erdoğan; söz ve fiilleriyle, tavır ve davranışlarıyla, tutum ve sinsi taktikleriyle ülkemizi kısır tartışmalarla boğmaktadır. Cumhurbaşkanlığının saygınlığını zedeleyen, milli ve tarihi vasfını aşağılara çeken bu şahıs, Türkiye'nin başına çöreklenmiş, bahtını ve ufkunu hepten perdelemiş durumdadır. Erdoğan'ın sürekli polemik üretmesi, bulduğu her fırsatta ucube değerlendirmeler yapıp ülkemizi anlam kargaşasına mahkum etmesi kabul edilecek bir hal değildir. Açıktır ki Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan kaynaklı bir bunalım çemberine, üslup kirliliğine, hakaret çıkmazına mahkûm edilmiştir. Erdoğan konuştukça Türkiye'nin tansiyonu yükselmekte, görüş ayrılıkları keskinleşmektedir' dedi.'SAĞLIKSIZ DÜŞÜNCELERİ ARTIK KATLANILMAYACAK BOYUTLARDADIR'Bahçeli, 'Anayasal yetki ve sorumluluklarını çiğneyerek keyfiliği ve başına buyruk bir yönetimi kendisine rehber edinen bu sakil zihniyet Türkiye'nin altını oymakta, Türk milletinin dirliğine suikast düzenlemektedir. 'Üç çocuk dayatması, ABD'nin keşfi meselesi, doğum kontrolü konusu, Türkçe'nin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapılmayacağına' dair köhnemiş bakışı Erdoğan'ın son marifetlerinden bazıları olarak dikkat çekmektedir. Erdoğan'ın gündem saptırmak için tedavüle soktuğu sapık ve sağlıksız düşünceleri artık katlanılmayacak boyutlardadır. Türkçe'ye şaşı bakan, Türkçe'yi aşağılayan, Türk dilini küçümseyen birisinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini taşıyor olması tarihe, millete ve gelecek ülkülerine resmen kast etmektir. Erdoğan'ın içinde 'Türk' kelimesinin geçtiği her kavram ve değere alerji duyması, çarpıtmaya ve çökertmeye çalışması hazmedilemeyecek milli ve ahlaki noksanlıktır. Üstelik bu şahsın sözlerine keramet ve keyfiyet atfederek televizyon ve gazetelerde tartışmaya açan sözde aydın ve uzmanların, kurgulanan propaganda mekanizmasına köle gibi hizmet ettikleri ortadadır' dedi.'ERDOĞAN YA SUSMALI YA DA SAKAT FİKİRLERİNDEN ÇOK ACİL VE DERHAL VAZGEÇMELİDİR'Bahçeli, 'Ayrıca TÜBİTAK 2014 Yılı Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde Erdoğan'ın 'ihanet ve ahlaksızlık' temalı konuşmasının, bilim ve bilim insanlarına suçlayıcı ifadelerinin bizatihi bilime ömrünü verenler tarafından alkışlanması da utanç vericidir. Erdoğan akli ve kalbi melekelerini kaybetmiş bir görüntü çizmektedir. Sağlıklı düşünme, sağlıklı karar ve irade oluşturma yeteneğinden mahrum olduğu da anlaşılmaktadır. Aziz milletimiz, şimdilik Türkiye'yi esaret altına alan, çocuklarla uğraşan, rüşvet ve yolsuzluk iddialarından kaçan 17-25 Erdoğan'a kesinlikle mecbur ve müstahak olmayacaktır. Erdoğan ya susmalı ya da sakat fikirlerinden çok acil ve derhal vazgeçmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi Recep Tayyip Erdoğan'ın ciddiye alınacak bir yanının artık kalmadığına yürekten inanmaktadır. Bu kapsamda olmak üzere, yandaş medya dışındaki basın ve yayın kuruluşları Erdoğan'ı gündeme taşımaktan, manşetlere yerleştirmekten tamamen uzak durmalıdır. Erdoğan ıslah olmadan, makul bir terbiye ve teenni düzeyine gelmeden Milliyetçi Hareket Partisi'nin muhatabı olamayacak, gündem oluşturmak amacıyla sarfettiği temelsiz sözlerine asla itibar edilmeyecektir. Bu konuda kararımız kesin ve kat'idir' dedi.DHA
Reklam
20 Video İle Yeşilçam'da Şener Şen
Şener Şen (d. 26 Aralık 1941, Adana) Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı. Kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı'nda ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi ile büyük sükse yaptı. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.Şener Şen, 1984'e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez'e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman'la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan bayrağını çekti ve Başar Sabuncu'nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı. Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez'in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen'in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa 'sında saf bir köy ağasını, Milyarder 'de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey 'de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu ödülü'nü kazandı. Bu filmi yönetmenliklerini Yavuz Turgul'un yaptığı, 'nesli tükenen bir kabadayıyı' canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz'la paylaştığı Av Mevsimi (2010) izledi.
Reklam