Sadece Kış Güneşi gibi bir şarkıyı yazmış olması bile önünde saygıyla eğilmeyi gerektiren Tilbe'nin kendi söylediği şarkılarda geçen 25 efsane cümle... Tabii bunlardan daha da fazlası vardır. Başka şarkıcılara verdiği şarkı sözlerini dahil etmedik bile...Bir de bazı fotoğraflar şarkıların klipleri ya da dönemleriyle alakalı değil...
Ah, Paris… Baharda açan çiçekler gibi her daim capcanlı! Fakat size klişelerle ilgili bir sır verelim: Onların klişeleşmelerinin bir nedeni var. Dolayısıyla gözlerinizi devirmeyi bırakın ve -romantik ya da maceraperest fark etmez- Paris’teki hafta sonu kaçamağınız sırasında aşağıda sıraladığımız 8 önerinin keyfini çıkarın. Daiy Secret tarafından sunulan bu öneriler sizi Cuma gecesinden Pazara kadar taşıyacak!
Apple'ın iPhone model mobil ürünleri kullanıcıları açısından adeta çağın gereksinimi olmuş durumda. Her alanda ve her mecrada yanımızdan ayırmadığımız mobil ürünlerimiz, yeri geldiğinde bir fotoğraf makinası olarak da kullandığımız ürünlere dönüşebiliyor. Bu ürünlerden beklentilerimiz bazen basit bir fotoğraf, bazen ise karmaşık ve kompozisyonu muhteşem bir kareye de evrilebiliyor. Bu konuda 'akıllı cihazlar'ımızın bir hüneri imdadımıza yetişiyor. Aplikasyon konusunda en başarılı ve yardımcı yazılımları bulabildiğimiz App Store'da bunun için mükemmel düzeyde yardımcılar bulunmakta. Bu uygulamaların birçoğu 'Windows Market' ve 'Google Play' de bulunmuyor. Eğer siz de iPhone'unuzun iSight kamerası desteği ile profesyonel düzeyde fotoğraf çekmek istiyorsanız ve düzenleme ile ilgileniyorsanız tam aradığınız içeriktesiniz. Daha çok yüzeysel uygulamaların uzağında, pek bilinmeyen ama üzerine de tanınmayan programlarla tanışmanızı öneririm.İsterseniz şimdi bir gezintiye çıkalım ve bu en iyi 5 profesyonel uygulamayı tanıyalım.
Peter Benjamin Parker'ın gizli kimliği olan Örümcek Adam, Marvel Comics'e bağlı Stan Lee ve Steve Ditko tarafından yaratılmış kurgusal bir kahramandır. İlk kez Marvel Comics'in 'Amazing Fantasy' isimli çizgi romanının 15. sayısında 1962 yazında ortaya çıkmıştır. O günden bu yana, dünyanın en popüler süper kahramanları arasındadır.
Sinema Yazarlar Derneği (SİYAD), üyelerinin oylarıyla belirlediği yüzyılın 10 filmini açıkladı. Buna göre göze çarpan ilk husus Yılmaz Güney'in üç filminin bu listeye girmiş olması. Buyrun listeye...
Her ne kadar klişelerle dolu olsa da arkadaş ortamlarında izlemekten büyük zevk aldığımız, yer yer korkup yer yer güldüğümüz, Hollywood menşeili gençlik/korku harmanından oluşan Teen Slasher türündeki neredeyse her filmde karşımıza çıkan klasik karakterleri inceledik. Genellikle ufak bir Amerikan kasabasında veya ıssız bir kamp alanında geçen bu filmlerde karakterlerin ölüm sırası da çoğunlukla benzerlik gösteriyor.
Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit serisinin unutulmaz karakteri Gandalf’ı canlandıran usta oyuncu Ian McKellen’ın başrolde olacağı Mr.Holmes filminin ilk fragmanı yayınlandı. Son olarak Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı Sherlock Holmes rolünü bu kez Ian McKellen’ın üstleneceği yeni Sherlock Holmes filmi Mr.Holmes’in hikayesi 1947 yılında geçiyor.Sussex kasabasında yardımcısı ve oğlu ile birlikte yaşayan dedektif Holmes’ün 50 yıldır çözülememiş bir davayı çözüme kavuşturması gerekiyor. Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2‘de de imzası bulunan Bill Condon tarafından yönetilen Mr. Holmes, 19 Haziran’da vizyona girecek.
Filmleri izlerken hep kendimizden parçalar bulup kendimizi ya da ilişkimizi o filmlere benzetmeye çalıştık yıllarca. En azından ben öyle yaptım ve yalnız olduğumu düşünmüyorum :) İşte sana bir fırsat! Testi çöz ve hangi film senin ilişkine benziyormuş öğren!
Ne yazık ki Türkiye'nin olmadığı listede, görselde de gösterildiği gibi, elementlerin :24 tanesini Birleşik Krallık,21 tanesini ABD,20 tanesini İsveç,19 tanesini Almanya,17 tanesini Fransa,9 tanesini Rusya/Sovyetler Birliği,3 tanesini Avusturya,2 tanesini Danimarka,1 tanesini Finlandiya,1 tanesini İspanya,1 tanesini İtalya,Geri kalanlarını ise antik toplumlarkeşfetmiştir. Neyse ki elementlerin hiçbiri, keşfedenin tekelinde değildir. Zira bu elementlerin birçoğu, her birimizin vücutlarında bulunan, bizim oluşumumuza katkı sağlayan, bundan milyarlarca yıl önce patlayan yıldızlarda üretilmiş doğal ürünlerdir. Bilim ve bilgi insanlığındır, herkesindir! Ancak tabii ki bilimsel araştırmaların en ön cephelerinde kendine yer edinmeyi başaranlar, her zaman daha avantajlı ve üstün olacaktır. Bu tabloda gösterilen ülkeler, keşiflerin fiziksel olarak yapıldığı ülkelerdir. Keşfedenlerin hepsi, elementleri keşfettikleri ülkelerin vatandaşı değildir.
Kanadalı bir anne ve aynı zamanda da sanatçı olan Ruth Oosterman, kızı Eve'in gelişigüzel karalamalarını harika resimlere çeviriyor. “Sanatçı, her işte bir güzellik görmeli.” diyen Oosterman, kızı ve kendisi için gelecekte sevgiyle hatırlayacakları anılar oluşturuyor. Ruth Oosterman projesiyle ilgili olarak, “Oldukça hızlı çalışmaya özen gösteriyorum, hayal gücünün kaybolmasına ve eğlencenin azalmamasına önem veriyorum.Bu şekilde kızımı sanat konusunda cesaretlendirmiş oluyorum. Kızıma çok teşekkür ediyorum bana bu şekilde resim çizmenin güzelliğini hatırlattığı için.” diyor. Videolara baktığınızda annenin çabalarının nasıl sonuç verdiğini de göreceksiniz. Özellikle sonuncu video Eve'in katettiği yolu, gelişimini açıkça gözler önüne seriyor. Ruth ve Eve'in resim serüvenini severek izlemeniz dileğimizle...
Biri demiş ki; 'gelin insanları rüzgar tüneline sokalım sonra da fotoğraflayalım'. Kimse de olmaz abi dememiş ve ortaya bu insanı rüzgardan soğutan fotoğraflar çıkmış.
Japon bilim insanları, 1,8 kilovat enerjiyi kablo kullanmadan mikrodalga aktarımıyla 55 metre uzağa taşımayı başardıklarını duyurdu. Bu yöntem ile gelecekte uzayda kurulacak güneş panellerinden sağlanan temiz enerjinin dünyaya aktarılması hedefleniyor.Japon Hava-Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) bünyesinde yapılan son araştırma, kablosuz enerji aktarımı konusunda bir kilometre taşı olarak nitelendiriliyor. JAXA uzmanlarının 55 metrelik mesafede taşıdığı enerji, şimdilik sadece bir su ısıtıcısını çalıştırmaya yetse de gelecekte çok daha büyük uzaklıklarda başarılı sonuçlar elde edileceği belirtiliyor.UZAYDA GÜNEŞ ENERJİSİ TOPLANIP DÜNYAYA AKTARILACAKUzayda toplanabilecek büyük miktarda enerjinin dünyada kullanılması adına önemli bir adım attıklarını belirten JAXA sözcüsü, 'İlk kez 2 kilovata yakın yüksek bir elektrik enerjisi çıkışı, hassas bir yöneltme cihazının kullanımıyla ve mikrodalga aktarımıyla küçük bir hedefe gönderildi' açıklamasını yaptı.JAXA sözcüsü, yıllardır uzay - güneş güç sistemleri üzerinde çalıştıklarını belirtti. Dünyadan yaklaşık 36 bin kilometre uzağa kurulacak olan panel ve antenlerde toplanan güneş ışığı enerjisinin, mikrodalga aktarıcı uydular ile yeryüzüne gönderilebileceği ifade ediliyor.2040'LARDA HAYATA GEÇECEKUzayda güneş enerjisi panelleri kurmanın, dünyada kurmaya oranla birçok avantajları var. En önemlisi, hava durumu ve günün aydınlık olan saatleri gibi faktörleri düşünmeye gerek kalmadan 24 saat boyunca enerji toplanabiliyor. İlk olarak 1960'larda ABD'de ortaya atılan bu fikrin hayata geçirilmesi için 2009'dan bu yana Japonya'da çalışılıyor. Japon Ulaştırma Bakanlığı tarafından da finanse ediliyor. Henüz emekleme aşamasındaki projenin, Japonya'da alternatif enerji kaynağı olarak 2040'larda hayata geçirilmesi planlanıyor.Zaman
Lee Jeffries İngiltere, Manchester'da yaşayan bir fotoğrafçı. Kariyerinin ilk yıllarında Manchester'ın bir futbol kenti olması sebebiyle spor fotoğrafçılığı ile ilgilenmiş. Ta ki Londra sokaklarında evsiz bir genç kadınla karşılaştığı güne kadar...Jeffries o günü hiç unutmamış. Ve şöyle anlatıyor, 'Bir sokak köşesinde, uyku tulumu içinde kıvrılmış uyumaya çalışan genç kadının fotoğrafını çektiğimde kız beni fark etti. Ancak İlk tepkim oradan uzaklaşmak oldu. Ama içimden bir ses geri dönmemi ve genç kadınla konuşmamı sağladı.'Bu tecrübe Jeffries'in evsizlere olan bakış açısını bütünüyle değiştirmiş. Aslında sadece evsizlere değil, fotoğraf sanatına bakış açısını da temelinden değiştirmiş. Sanatçı o günden bu güne dünyanın dört bir yanındaki evsizlerin portrelerini fotoğraflıyor. Ve evsizlerin sesini bu yolla dünyaya duyurmaya çalışıyor. Aşağıdaki portreler, sanatçının Avrupa ve Amerika seyahatlerinden. Çoğumuz evsizlerin varlığından rahatsız oluruz. Bu sebeple onları görmezden gelmeyi tercih ederiz. Ne yazık ki, kader çarkı herkes için aynı şekilde dönmüyor. Ancak bu durum evsizleri görmezden gelmek için bir mazeret değil. Toplum onlara karşı bakış açısını değiştirirse, bu devletin politikalarına da yansıyacaktır. Uruguay eski devlet başkanı 'Pepe'nin, başkanlık sarayını evsizler için tahsis ettiğini, bilmem hatırlatmaya gerek var mı?...Bugün Dünya Evsizler Günü. Onların görünmez insanlar olmadığını hatırlatmak için 23 fotoğraf derledik. Umarız, sesleri tüm herkese ulaşır, daha fazla görmemezlikten gelmeyiz!
Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç, 79 yaşında hayata veda etti. Erol Büyükburç İstanbul Beşiktaş Bebek Yokuşu'ndaki evinde kendisinden haber alamayan yakınları tarafından ölü bulundu.Ailesinin ve yakınlarının ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri herhangi bir şüpheli bulguya rastlamadı. Erol Büyükburç’un menajeri Orman Nuri Yazıcı, usta sanatçının kalp krizi sonucu vefat ettiğini söyledi.Gazetecilere bilgi veren Yazıcı, “Gece kalp krizi sonucu vefat ediyor. Hepimizin başı sağ olsun. O ölmedi, yaşıyor. Yapacakları, bundan önceki yaptıkları hep beraber onu öldürmeyeceğiz. Çok büyük bir üstattı. Türk popunu kuran bir insandı. Hepimizin başı sağ olsun” diye konuştu.Yazıcı, basın mensuplarının, “Rahatsızlığı var mıydı?” sorusuna ise “Hayır, şekeri vardı” yanıtını verdi. Usta sanatçının kalbinde üç tane stent olduğunu ifade eden Yazıcı, “Dün akşam en son 23.00 sıralarında evine bıraktım. Yarın Bursa’da konseri vardı. Hatay’dan geldik. Provalarını yaptı canlı orkestrasıyla. Yarın konseri vardı. Gayet iyiydi” dedi
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Genel Müdürü Rolf Heuer, parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve 'Higgs Bozonu' adı verilen atomaltı parçacığın keşfinde kullanılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın iki hafta içinde yeniden çalıştırılacağını bildirdi.CERN'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Heuer, iki yıl aradan sonra teknik çalışmaların tamamlandığını, çok heyecanlı olduklarını ve yeni bir döneme girildiğini söyledi.Heuer, 'Büyük Hadron Çarpıştırıcısı bu ay içinde yeniden çalıştırılacak. İki hafta içinde çalıştırmayı umuyoruz' dedi.İkinci üç yıllık çalıştırma için hazırlanan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın iki yıl aradan sonra ilk çalıştırmaya göre neredeyse iki kat daha fazla enerji ile çalışacağına dikkati çeken Heuer, 'Doğa bize nazik davranırsa bu yeni enerji seviyesi ile Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, fizik ve gelecekteki keşifler için yeni ufuklar açacak' diye konuştu.Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Direktörü Frederick Bordry ise tüneldeki parçacıkların mart ayının sonunda yeniden dönmeye başlayacağını ancak parçacık, yani enerji çarpışmalarının mayıs ayında gerçekleşeceğini söyledi.Dünyanın en büyük ve en güçlü parçacık hızlandırıcısı olan 27 kilometrelik bir halka şeklinde tasarlanan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın çalıştırılması için - 271 derecelik sıcaklığa ulaşması gerekiyor. CERN, aralık ayında yaptığı açıklamada, bu sıcaklığa neredeyse ulaşıldığını duyurmuştu.AA
Disney'in yıllık hissedarlar toplantısında konuşan yapımcı Bob Iger, uzun süredir Yıldız Savaşları (Star Wars) meraklıları tarafından beklenen tarihi açıkladı. Buna göre, sekizinci film 26 Mayıs 2017 tarihinde izleyiciyle buluşacak.Filmin senaryosunu yazıp yönetecek olan kişinin de Rian Johnson olduğu doğrulandı.Kısa bir süre önce uçak kazası geçirip tedavi altına alınan ve serinin önceki filmlerinde Han Solo karakterini canlandıran Harrison Ford'un da başrollerde olması bekleniyor.
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) dünya üniversiteleri itibar listesini açıkladı. Geçen yıl 71-80 sıra bandında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi de ilk 100'e giremeyince 2015'te 'itibar' listesinde Türkiye'den hiçbir üniversite yer almadı. Listenin ilk sıranda ABD’de bulunan Harvard Üniversitesi bulunurken, ikinci ve üçüncü sırada İngiltere’den Cambridge ve Oxford üniversiteleri yer aldı.Önder Öndeş'in Hürriyet’te yer alan haberine göre, listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı atılım dikkat çekti. Türkiye ’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. Sıraya yükseldi. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut Hürriyet gazetesine şöyle değerlendirdi:“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.1-Harvard Üniversitesi2-Cambridge Üniversitesi3-Oxford Üniversitesi4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)5-Stanford Üniversitesi6-Kaliforniya Üniversitesi7-Princeton Üniversitesi8-Yale Üniversitesi9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü10-Columbia ÜniversitesiT24
Fantastik ve bilimkurgu edebiyatına yön vermiş, bağımsız ve bir o kadar benzersiz çalışmalarıyla okuyucuların kalbini fethetmiş usta yazar Terry Pratchett 66 yaşında hayata gözlerini kapadı.Yazdığı 70’ten fazla kitap ile edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdıran Terry Pratchett’ın ölüm haberi birçok medya kanalından doğrulandı. Ünlü yazar uzun süredir Alzheimer hastalığı ile boğuşmaktaydı.Yapılan açıklamalara göre Terry Pratchett doğal sebepler yüzünden 66 yaşında hayatını kaybetti. Pratchett’ın son anlarını ailesiyle beraber geçirdiğini ve mutlu bir şekilde aramızdan ayrıldığı belirtiliyor.2014 yılının yaz ayında Diskdünya serisi için son kitabını yazan Pratchett, Alzheimer ile mücadele etmekten asla vazgeçmemişti. 2008 yılında Şövalyelik (Sir) unvanı bahşedilen Terry Pratchett, arkasında birçok başarılı eser ve gözü yaşlı hayranlar bıraktı.FPRnet