"Hamam Böceği" Robotlar Geliyor
Harvard ve Bilkent üniversiteleri araştırmacıları, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ilham alarak 'böcek robot' tasarladı.Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böcek robot teknolojileri üzerine araştırmalarına ABD'deki Harvard Üniversitesinde başladıklarını ve buradaki bilim insanlarıyla 'böcek robot' prototipi geliştirdiklerini belirtti.Harvard'da geliştirilen böcek robotun daha ileri versiyonunun tasarım ve mekanik çalışmalarına Bilkent Üniversitesi'nde başladıklarını bildiren Özcan, bu çalışmaları için TÜBİTAK'a destek başvurusu yapacaklarını söyledi.Böcek robotun, 23 tabaka karbon fiber ve polimer film malzemeden yapıldığını, bu tabakaların lazerle işlendikten sonra üst üste eklenip ısı ve basınç yardımıyla bir araya getirildiğini belirten Özcan, şu bilgileri verdi:'Robotu tasarlarken, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ve doğayla uyumlu fiziksel yapılarından esinlendik. Hamam böceği, 4 bacaklarıyla çok hızlı hareket eder, hatta hızlı koşarken 2 bacaklarının üstüne kalkar. Bilimsel literatürde bu boyutta çok fazla 4 bacaklı robot bulunmuyor. Genelde 6 bacaklırobot yapılıyor. Biz bu robotta, 4 bacakla da dengeyi sağlayarak devrilmesini önledik. Böcek robot, şu anda öne, arkaya ve bir yengeç gibi yana yürüyebiliyor, geriye dönebiliyor.'Özcan, Bilkent Üniversitesinde tasarım ve mekanik üretim çalışması devam eden böcek robota tırmanma yeteneği verileceğini, bacaklarını daha yükseğe kaldırmasının sağlanacağını bildirdi.Böceğin boyutlarını daha da küçülteceklerini Özcan, 'Robotun en ucuza üretilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu robotların yakında tamamen Türkiye'de üretilip ülkede kullanılmasını sağlamak istiyoruz' dedi.'Çökmüş binada arama kurtarma yapacaklar'Robotun bir böcek büyüklüğünde olması sayesinde, insanın ulaşamadığı alanlara erişebileceğini dile getiren Özcan, şöyle konuştu:' Robot tamamlandığında, boru hattı gibi yerlerde denetleme görevi yapabilecek. Küçük aralıklardan geçebileceği için çökmüş bir binada arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek. Bir uçağın motorunun bakımının endoskopik cihazlarla yapıldığını biliyoruz. Bu tür birrobot teknolojisi, uçak bakım ve onarımında kullanılabilir. Robotun üstüne değişik sensör ve cihazlar yerleştirerek çok farklı alanlarda kullanımının önü açılabilir.'AA
Canan Karatay ve Ahmet Maranki Gibi İsimlere ‘Ekran Sertifikası’ Zorunluluğu
Medyatik uzmanların tartışmalı sağlık öğütlerine bakanlıktan önlem: ‘Ekran sertifikası ve akreditasyon’ şartı getiriliyor.HaberTürk'ten Lütfi Erdoğan'ın haberine göre Sağlık Bakanlığı, televizyon programlarının müdavimi olan ve söyledikleri büyük ilgi gören ünlü isimlerin “sıra dışı” sağlık ve beslenme önerileri üzerine harekete geçti. Bakanlık, sağlık ve beslenme konusunda yorum yapanlar için “ekran sertifikası ve akreditasyon” zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.“Kolesterol kalp hastası yapmaz, aksine kolesterolü yüksek olan çok yaşıyor” diyen Prof. Dr. Canan Karatay, tıp endüstrisinin ilaç satmak için hastalık icat ettiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kendi web sitesindeki özgeçmişinde halk arasında “Türkiye’nin Lokman Hekimi” ya da “Bitkilerin Efendisi” olarak tanındığı belirtilen “kozmik bilimci” Ahmet Maranki ve diğerleri...Uzmanlıklarının yanında, gördükleri rağbetle artık birer ‘televizyon yıldızı’, sıra dışı önerileriyle de birer ‘tartışma öznesi’ haline geldikleri söylenebilir. Ancak ‘modern tıpçılar’la ‘gelenekselciler’ arasındaki tartışmaların büyümesi ve ekranlarda dile getirilen sıra dışı sağlık-beslenme önerileri üzerine halkın kafasının karıştığını düşünen Sağlık Bakanlığı, çok tartışılacak bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Sağlığın medyada tartışılmasını ‘bilimsel temel’e oturtmak isteyen bakanlık, özellikle ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ konularında televizyonların müdavimi olan ünlü uzmanlara ‘ekran sertifikası ve akreditasyon’ zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.‘KALBİ DURDURAN BİTKİLER VAR’ Uygulanacak sistemin ayrıntılarını HABERTÜRK’e anlatan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta bilimsel temele dayanmayan söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Ekranlarda birçok isim beslenme konusunda açıklamalar yapıyor. Bunların arasında hiçbir bilimsel kanıta dayanmayanlar var. Deniyor ki, ‘Kiraz yerseniz prostat kanseri geçer.’ Tamam da, öyle demekle kanser geçmiyor. Önerdikleri bazı bitkilerin fazla alınması sonrasında ölümler bile yaşanabilir. Ya da ‘Çay yap iç’ diyor. İyi de, çok içildiğinde kalbi durduran bitkiler var.”Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanlığı’nın ekranlara çıkan isimlerle ilgili çalışma yapacağını ifade eden Gümüş şöyle devam etti: “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü ile Kronik Hastalıklar ve Halk Sağlığı Enstitüsü açılacak. Ayrıca bir Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kuruyoruz. Özellikle televizyon programlarına çıkan isimlere bakılacak. O isimler geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında tavsiyelerde bulunuyorlarsa, önce çalışmalarını Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’ne göstererek onay alacaklar. Her önüne gelen kalkıp topluma bir şeyler öneremeyecek.”Kim olursa olsun, bilimselliği kanıtlanmamış, sağlıkla ilgili hiçbir bilginin televizyonlarda açıklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Prof. Dr. Gümüş, “Öneride bulunacak uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili bile olsa, önce bize gelip anlatacaklar. Bilimsel verilerini ve kanıtlarınıönümüze koyacaklar” dedi.Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nün bu ay sonu açılacağını ve başkanının atanacağını dile getiren Gümüş, sistemin nasıl işleyeceğini ise şu şekilde anlattı: “Oluşturulacak 20 kişilik bilim kurulu, ekrana çıkacak isimler için standartları belirleyecek. Geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili topluma önerilerde bulunacak isimler, varsa bilimsel çalışmasını önce o bilim kuruluna anlatacak. Bilim kurulu çalışmaları inceleyecek, uygun bulursa bu kişilere sertifika verecek. RTÜK ve medya kuruluşlarıyla da protokol imzalanacak, ekranlara çıkması uygun görülen isimlerin listesi sunulacak. Sertifikası olmayan isimler TV’lerde açıklama yapamayacak. Böylece bilimsel temeli olmayan konularda kamuoyu önünde bilgi vermelerini önleyeceğiz.”
Bir Nefesin Öyküsü
Karadenizin renkliliğini hem sözleriyle hem melodileriyle yansıtan bu çalışma izlerken bizlere keyif veriyor.Selim Tarım ortaya çok güzel bir çalışma çıkarmış.
Avrupa'daki ''Süper Gel-Git''in Aklınızı Başınızdan Alacak 17 İlginç Fotoğrafı
Dünya, Ay ve Güneş'in arasındaki nadir gerçekleşen hizalanmadan doğan, Ay'ın dünyaya olan yakınlığından dolayı oluşan gel-gitler İngiltere'nin güneybatısıyla ve kuzey Fransa'nın sahillerine vurdu. İngiltere 1997'den beri en yüksek dalgaları elinde tutuyor. Tabi bu raporlandığı tarih. ''Süper Gel-Git'' yada ''yüzyılın gel-giti'' olarak tanımlanan olağanüstü olay, tam tamına 14 metreye kadar yükselen dalgalardan ve sulardan oluşmakta. Aslında siz adının yüzyılın gel-giti olduğuna bakmayın, 18 yılda bir gerçekleşen bir olay.Binlerce insan Mont Saint-Michel Adası'nda, sadece bir kaç dakika süren bu olayı izlemek için toplanıyor. Ayrıca ada ile ana kara arasındaki bağlantı dalgalar sayesinde bir süreliğine koptuğu için bölge adalaşmış oluyor. Öte yandan adanın dışında, iki ülkede sahillerdeki insanlar da dalgaları sörf yapmak için büyük bir avantaj olarak görüyorlar. Bir sonraki dalga, 2033 yılının Mart ayında gerçekleşecek.
Reklam
Fazıl Say & Serenad Bağcan - Yeni Şarkılar
Masalların MasalıSu başında durmuşuz, çınarla ben. Suda suretimiz çıkıyor, çınarla benim. Suyun şavkı vuruyor bize, çınarla bana. Su başında durmuşuz, çınarla ben, bir de kedi. Suda suretimiz çıkıyor, çınarla benim, bir de kedinin. Suyun şavkı vuruyor bize, çınarla bana, bir de kediye. Su başında durmuşuz, çınar, ben, kedi, bir de güneş. Suda suretimiz çıkıyor, çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin. Suyun şavkı vuruyor bize, çınara, bana, kediye, bir de güneşe. Su başında durmuşuz, çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz. Suda suretimiz çıkıyor, çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün. Suyun şavkı vuruyor bize, çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze . Su başında durmuşuz. Önce kedi gidecek, kaybolacak suda sureti. Sonra ben gideceğim, kaybolacak suda suretim. Sonra çınar gidecek, kaybolacak suda sureti. Sonra su gidecek güneş kalacak; sonra o da gidecek... Su başında durmuşuz. Su serin, Çınar ulu, Ben şiir yazıyorum. Kedi uyukluyor Güneş sıcak. Çok şükür yaşıyoruz. Suyun şavkı vuruyor bize Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze...Nazım Hikmet Ran
Reklam
Ölmeden Önce Görmeniz Gereken Dünyanın En Güzel 10 Sahnesi
Genel olarak tiyatro sahneleri zaten güzel yerlerdir. Büyük, küçük, estetik açıdan tatmin edici veya değil, her birinin bir geçmişi bir karekteri var, gösterilerde oyuncular kadar etkili olan kişilikleri var. Fakat bazıları daha çok dikkat çekiyor; bazıları ki içeri adım attığınızda o anı asla unutmayacağınızı biliyorsunuz.Aşağıda görülecek  listenize eklemeniz gerektiğini düşündüğümüz sahnelere göz atıyoruz.
Dumanı Boya, Boş Şişeleri İse Bir Tuval Gibi Kullanan Sanatçıdan 13 Harikulade Çalışma
etiket
Jim Dingilian, yaratıcı ve hayal gücü yüksek bir sanatçınıni neredeyse her şeyle sanat eseri yaratabileceğini canlı bir kanıtı. Dingilian, olağanüstü dikkat ve incelik gerektiren şişeleri yapmak için, önce şişenin içini tamamen isle kaplıyor, sonrasında da, tahta çiviler aracılığıyla şişenin içine ulaşarak bu desenleri yaratıyor. Sanatçının eserlerinde kullandığı ana tema ise,  banliyölerdeki bozulma ve çürüme... Verdiği bir röportajda, banliyölerdeki bozulmayı betimlemek için atılmış cam şişelerin kullanılmasının bilinçli bir karar olduğunu belirten sanatçı; bunu, “Aslında tüketimin, sefanın veya acının bir sonucu olarak yol kenarlarına, derelere, veya ağaçlıklara atılan bu şişeler, sanat objeleri olarak kullanıldıklarında, içleri bulanık hafızalar olarak işlev gören değişik kum saatlerine dönüşüyorlar.” sözleriyle anlatıyor.
Reklam
Wes Anderson'un Renk Paletleri
Pastel renklerin savunucusu, tam bir Simetroman. Wes Anderson için 'sinemanın ressamı' desek hiç de abartmış sayılmayız.Bonus olarak tüm film müziklerini içeren playlist aşağıda.
Reklam
IŞİD’in Vahşice Yok Ettiği 10 Kültürel Miras
Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne yazık ki önüne geçilemiyor.IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;
26. Ankara Uluslararası Film Festivali FESTİLAB Atölyeleri Başlıyor
26. Ankara Uluslararası Film Festivali FESTİLAB atölyelerinde önemli isimler ile sinemaseverleri bir araya getiriyor.26. Ankara Uluslararası Film Festivali FESTİLAB atölyeleri ile usta isimleri izleyici ile buluşturuyor. FESTİLAB atölyelerinde usta akademisyenler ve sanatçılar deneyimlerini seyirciler ile paylaşacak. Atölyeler ücretsiz olarak düzenlenecek ve öğrenciler kadar sinemadan farklı tatlar almak isteyenlere de açık olacak.Oyunculuk AtölyesiSercan Gidişoğlu ile Ses ve Nefes Kullanımı23 Nisan 2015 PerşembeSaat: 10:00 -12:30Farabi SahnesiMeltem Cumbul'la Oyunculuk Atölyesiİçinizde Neler Oluyor? Kimler Oynuyor?23 Nisan 2015 Perşembe Saat: 14:00-16:30Farabi SahnesiAytekin Çakmakçı ile Görüntü Yönetmenliği Atölyesi25 Nisan 2015 CumartesiSaat: 11:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıBelgeselde Farklı Formlar Söyleşisi25 Nisan 2015 CumartesiSaat: 16:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıSelçuk Candansayar ile Sinema ve Psikiyatri Üzerine Söyleşi25 Nisan 2015 CumartesiSaat: 18:15Kızılay Büyülü Fener SinemasıOnur Ünlü Söyleşisi27 Nisan 2015 PazartesiFilm Gösterimi Saat: 12:00Söyleşi Saat: 14:00Ankara Üniversitesi İletişim FakültesiRebekah Louisa Smith ile Film Festivalleri ve Dağıtım Stratejileri28 Nisan 2015 SalıSaat: 11:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıMurat Meriç ile Şarkılı Filmli Memleket Tarihi Söyleşisi29 Nisan 2015 ÇarşambaSaat: 21:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıPriit Tender ile Canlandırma Atölyesi1 Mayıs 2015 CumaSaat: 11:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıMicah Magee ile Buluntu Hikaye Anlatımı: Evrensel hikayeleri kısıtlı bütçe ile filme çekmek1 Mayıs 2015 CumaSaat: 14:00Kızılay Büyülü Fener Sinemasıİlker Canikligil ile Dijital Video Yapımı ve Kısa Film Yönetmenliği Atölyesi2 Mayıs 2015 CumartesiSaat: 11:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıTanıkların Söyleşisi2 Mayıs 2015 CumartesiSaat: 14:30Kızılay Büyülü Fener SinemasıErcüment Cengiz ve Cem Erciyes ile Roman, Müzik ve Görsellik Üzerine Söyleşi3 Mayıs 2015 PazarSaat: 14:00Kızılay Büyülü Fener SinemasıFestival hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz...filmfestankara.org
Reklam
Banksy'nin Gazze'deki 'Bomba Hasarı' Eseri Davalık Oldu
Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin Gazze’ye gizlice girip çizdiği resimlerden biri üzerinde çıkan ‘hak kavgasında’ polis devreye girdi. Ev sahibini ‘kandırıp’ resmi asıl değerinin çok altında bir fiyata alan ressam ise işin peşini bırakmayacağını söyledi.İngiliz sokak sanatçısı Banksy’nin, kapısına çizdiği binlerce dolar değerindeki grafitiyi ‘farkında olmadan’ yalnızca 175 dolara elden çıkaran ve kandırıldığını iddia eden Filistinli Rabie Darduna istediğini aldı.Filistin polisi, Rodin'in ‘Düşünen Adam' heykelinden esinlenilen ve Yunan mitolojisinde gururu yüzünden çocuklarını kaybeden Tanrıça Niobe'nin ağlarkenki halinin tasvir edildiği ‘Bomb Damage', yani ‘Bomba Hasarı’na el koydu.MAHKEME KARARIYLA GÖTÜRÜLDÜResmi, yani kapıyı ‘kelepire’ satın alan ve “Maddi çıkar sağlamak için yapmadım” savunması yapan ressam Bilal Halid, polisin Darduna ile birlikte evine geldiğini ve resmi götürdüğünü anlattı: “Polis kapıyı aldı, gerekçe olarak da mahkeme kararını gösterdi. Bana dava açılmış. Kapının asıl sahibi benim. Hakkımı mahkemede arayacağım.”İKİ TARAF DA HAK İDDİA EDİYORDarduna’nın avukatı Muhammed Rihan ise, resmin mahkeme gözetiminde olduğunu doğrulayıp, “Kapının asıl sahibi olan Darduna’ya verilmesi için ne gerekiyorsa yapacağım. Müvekkilim kandırıldı” dedi.“Hep bir Banksy eserine sahip olmak istemiştim” diyen Halid, kapıyı satma gibi bir niyeti olmadığını açıklamıştı. Banksy’nin İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir dükkana çizdiği resim, özel bir açık artırmada 1.1 milyon dolara satılmıştı.Sputnik News
Son Kodachrome Filmi İle Çekilen 30 Fotoğraf
Gelişen teknoloji ve dijital fotoğraf makinelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte özellikle basın fotoğrafçılarının gözdesi olan Kodachrome’un üretimi 2009 yılında durduruldu. 1935’te üretimine başlanan, görüntü teknolojisinde “ikon” olarak nitelendirilen Kodachrome, 73 yıllık tarihinde amatör ve profesyonel fotoğrafçıların en çok tercih ettiği filmlerden oldu. 1960’lı yılların sonu ile 70’lerde efsaneleşen film için, 1973 yılında ünlü sanatçı Paul Simon bir şarkı yaptı.Fotoğraf kariyerinin başından itibaren Kodachrome kullanarak, unutulmaz kareler çektiğini belirten Steve McCurry, Rochester, New York’taki üretim bandından çıkacak en son Kodachrome filminin kendisine verilmesi için Kodak’la görüştü. Şirket, hemen kabul edince, Steve McCurry, 30 yıldır kullandığı bu filmin son 36 karesiyle farklı ülkelerdeki kentleri ve kişileri çekerek, bir dönemin kapanışına tanıklık etti.Ünlü oyuncu Robert de Niro ile başlayan “Son Kodachrome Filmi” başlıklı sergide Hintli aktör, yönetmen, yapımcı Aamir Khan, Hintli yazar ve aktrist Shenaz, Hintli aktrist ve yönetmen Nandita Nas, Hint sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Amitabh Bachchan, Elizabeth filminin yönetmeni Shekhar Kapur, Magnum fotoğrafçısı Elliott Erwitt, “İstanbul’un Gözü” Ara Güler’in yanı sıra Rajastan’daki Rabari kabilesinden etkileyici portreler bulunuyor.
Evrenin Bir Mucizesi: Birbirinden Tatlı 17 Mavi Gözlü Siyahi Çocuk
etiket
Bilim insanlarına göre, siyahi insanlarda renkli göze rastlanmasının sebebi bir tür genetik mutasyon ya da Waardenburg Sendromu. Siyahi insanların renkli göze sahip olması durumu bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Her ne olursa olsun, renkli gözlere sahip olan siyahi çocuklar evrenin bir mucizesi gibi etraflarını aydınlatıyor, görenleri şaşkına uğratıyor ve bizlere dünyanın ne kadar ilginç ve çeşitliliklerle dolu bir yer olduğunu hatırlatıyor. İşte o mucize çocuklardan en tatlıları:
Eşcinsel Erkek Korosu İstanbul’a Geliyor
Boston Eşcinsel Erkek Korosu, İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’nden bir gün önce, 27 Haziran’da Zorlu Center’da sahne alacak. Koro müdürü Craig Coogan, eşcinsel erkek korosunun ortaya çıkışını ve yarattığı etkiyi kaosGL.org’a anlattı.
Reklam