Kahve İçmek Sende Hangi Hissi Uyandırıyor?
Kahve içmenin uyandırdığı his herkeste bambaşka. Kimisi enerjiyle dolar, yerinde duramaz. Kimisi de sessizce uzaklara dalar.
Peki sen hangisisin?
Hazırsan testi çöz ve öğrenelim.
1. Bir kafeye gittiğinde sipariş verirken hangisi oluyorsun?
2. Kahveni genelde nasıl içersin?
3. Kahve senin için daha çok bir "Yalnızlık ve kafa dinleme" aracı mı, yoksa "Dostlarla derin muhabbet" bahanesi mi?
4. Kahve kokusu sende en çok hangi dönemi veya anıyı tetikliyor?
5. Kahve içmediğin bir günü en iyi hangi emoji özetler?
6. Kahve içtikten sonra içinde her şeyi halledebileceğine dair ani ve yoğun bir özgüven patlaması yaşıyor musun?
7. Sana çok önemli bir dedikodu ya da büyük bir iş fikri anlatılacak. Ortamın kahvesi nasıl olmalı?
8. Son olarak... Eğer kahve hayatından tamamen çıksaydı, yerine neyi koyardın?
Saf huzur ve birinin sana sarılması gibi bir şefkat.
Sen kahveyi sadece içmiyorsun, onunla resmen duygusal bir bağ kuruyorsun. O sıcak kupayı iki elinle kavradığın an, dışarısı ne kadar kaotik veya gürültülü olursa olsun senin için akan sular duruyor. Kendine görünmez bir koruma kalkanı çekiyorsun. Bardak şık olsun, ortamın ışığı güzel gelsin, o kahvenin kokusu odayı sarsın istiyorsun çünkü estetik senin ruhunu besliyor. Doktor sana kahveyi yasaklasa muhtemelen hayatının neşesi, o kendi başına kaldığın anların tadı yarı yarıya düşerdi. Sen kahveye resmen ruhunu teslim etmiş, onunla dinlenen tutkulu bir aşıksın.
Yüksek özgüven, güç ve "Hadi başlayalım!" enerjisi.
Kahve senin damarlarına girdiği an, beyninde tıkır tıkır işleyen o mekanizma çalışmaya başlıyor. Senin için kahve bir lüks ya da keyif aracı değil; seni o ertelediğin işlerin başına oturtacak, masadaki dağınıklığı toplatacak ve zihnindeki o sabah sersemliğini dağıtacak gerçek bir yakıt. İlk yudumu alana kadar etrafa hafif mesafeli veya asabi olman da tamamen bu yüzden; çünkü henüz 'başarı modun' yüklenmedi. Kahve sende üretkenliği kamçılıyor. O bardak elindeyken arkana yaslanıp keyif çatmıyorsun, aksine dünyayı fethedecekmiş gibi bir güçle doluyorsun.
Neşe, paylaşım ve anı güzelleştirme dürtüsü.
Sen kahveyi tek başına, karanlık odalarda derin düşüncelere dalarak içecek biri değilsin. Senin kahvenin yanında illa ki iyi bir dost, sıcak bir sohbet ya da kaçırılmayacak bir gıybet olmalı. Kahve senin için insanları bir araya getiren, ortama samimiyet katan şahane bir bahane. Tabii ki yalnızken de filtre kahveni yapıp içiyorsun ama önceliğin her zaman o tatlı, neşeli atmosferi yakalamak. Hayatı çok fazla kasmadığın gibi kahveye de devasa anlamlar yüklemiyorsun. Yumuşak içimleri, seni şımartacak tatları seviyorsun çünkü senin tek amacın var: Modunu yükseltmek ve o anın keyfini sürmek.
İşlevsel bir rahatlama ve doğal bir akış.
'Bana edebiyat yapmayın, altı üstü bir içecek' netliğindesin ve açıkçası bu tavrın çok havalı. Kahve senin hayatının merkezinde falan değil; senin modunu kontrol etmesine, seni kendine bağımlı yapmasına asla izin vermiyorsun. Sabahları seni biraz ayıltsın ya da gün içinde bir tık enerji versin diye pratik bir şekilde içip yoluna bakıyorsun. Ne bardağın şekli şemali umurunda ne de sosyal medyada kahve fotoğrafları paylaşmak senin tarzın. Çizgin o kadar net ki, kahve yarın hayatından çıksa iki gün çay içer, üçüncü gün eksikliğini bile unutursun. Kontrol her zaman tamamen sende.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın