Aynı adlı romandan Tunç Başaran tarafından sinemaya aktarılan filmde bir depresyon hastasının yaşamından ve hastalığından kesitler veriliyor.IMDb Puanı: 6,4Kaçiklik diplomasi (1998)
Türk kızları tabii ki böyle değil, olayı komik olsun diye o kadar abarttık ki o kadar olur yani. Şu yazdığımız gibi bir Türk kızı bulun bu işi bırakırım, hepsine kefilim.
14. !f istanbul’u, hayalgücünün sınırsızlığını her işinde gözümüze sokan Tim Burton’ın son filmi ‘İri Gözler / Big Eyes’ ile açıyoruz. Burton bu sefer karısının iri gözlü çocuk tablolarının üzerine konan Walter ve resimlerin gerçek yaratıcısı Margaret Keane’in hayatını anlatıyor. 50li yıllarda yaşayan Keane çifti dev gözlü küçük kız tablolarıyla o dönem büyük şöhret elde etmiş. Henüz filmi izlemedim ama fragmanından yayılan kokular uykudan uyandırıp mutfağa götürecek cinsten.Margaret Keane’i American Hustle, The Master’daki rolleriyle iz bırakan Amy Adams, Walter Keane’i ise Inglorious Basterds ve Django Unchained filmleriyle Oscar’ı kucaklayan Christoph Waltz canladırıyor. Filmde ayrıca geçtiğimiz sene The Grand Budapest Hotel’deki performansıyla bir kez daha kalbimizi çalan Jason Schwartzman ile Breaking Bad izleyenler için unutulmaz kadın Kyrsten Ritter rol alıyor.Sona bıraktım ama söylemeden olmaz; İri Gözler‘de insanları en mutlu anlarında bile hüzünlendirebilmeyi kendisine görev bilmiş Lana del Rey‘in iki şarkısı var. Bunlardan Pazartesi sabahı sizi daha az ağlatacak olan Big Eyes’ı şurada dinleyebilirsiniz. Burada da Lana size öpücük atıyor ki onu affedin, biraz keyiflenin.Zaferhan Yumru/ifistanbulblog
Mısır'ın Şeyh Abd el-Kurna antik mezarlığında kazı yapan arkeologlar, tanrı Osiris için inşa edilen mezarı buldu. Birçok odadan oluşan çok katlı mezarda Osiris'in heykelini barındıran büyük oda tamamen gün yüzüne çıkarıldı.Mısır'ın antik Thebes kentinde İspanyol ve İtalyan arkeologlar tarafından yapılan kazılarda, M.Ö 750 ila 525 yılları arasında inşa edildiğine inanılan dev bir mezar ortaya çıkarıldı. Ölüm tanrısı Osiris'e adanan çok katlı mezarın, Oserion olarak da bilinen ve Abidos kentinde yer alan Birinci Seti Tapınağı'ndaki mezarın kopyası olduğu belirtildi.Arkeologlar, ana odası beş sütundan oluşan mezarın merdivenlerle aşağı inilen katında Osiris'in heykelini bulunduran bir tapınak yer aldığını belirtti. Tapınakta aynı zamanda ellerindeki bıçakları savururken tasvir edilen şeytani varlıklara ait kabartmalar yer aldığı bildirildi.
San Francisco'da yaşayan fotoğraf sanatçısı Beth Moon geçtiğimiz 14 yıl boyunca dünyanın en yaşlı ağaçlarını aradı ve onların fotoğraflarını çekti. Dünyanın dört bir yanına seyahat eden sanatçı, kimi zaman oldukça ırak bölgelerde kalan bu birbirinden inanılmaz ağaçları bulmak için oldukça büyük bir çaba harcamış. Çektiği fotoğrafları Antik Ağaçlar: Zamanın Resimleri isimli bir kitap ile yayınlayan Beth Moon, doğanın ne kadar güçlü ve güzel olduğunu çektiği fotoğraflarla ortaya koyuyor. İşte o yaşlı ağaçların birbirinden muazzam fotoğrafları;
Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yurtbaşı Mahallesi'nde ortaya çıkarılan 3 bin 200 yıllık bir kaleyi köylüler keşfetti. Erken demir çağına ait olduğu saptanan ve muhtarla mahalle sakinlerinin ısrarıyla bulunan kale, kentin kültür envanterine kaydedildi.Binlerce yıl çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Van'da kentin tarihi envanterine bir arkeolojik eser daha eklendi. Geçen hafta Yurtbaşı mahallesinde erken demir çağına ait olduğu düşünülen 3 bin 200 yıllık kale bulundu. Oysa, kalenin varlığı yıllardır mahalle halkı tarafından biliniyor ancak seslerini duyuramıyorlardı.Mahalle muhtarının tarihe olan merakı ve ısrarlı tutumu sonucu bölgeye uzmanlar gelip inceleme yaptı, binlerce yıllık eser sonunda ortaya çıktı.Sanat tarihçi Mehmet Top tarafından tespit edilen kalenin ortaya çıkış öyküsünü Al Jazeera Türk mahalleliler ve tarihçilerle konuştu.80 haneli Yurtbaşı mahallesinin muhtarı İrfan Yücel, tarihi kalenin tespit edilmesi için birkaç kez başvuruda bulunduğunu, ancak cevap alamayınca ilçede Hoşap kalesinde kazı yapan ekibinde ulaştığını anlatıyor. Kalenin tespitinden dolayı mutlu olduğunu belirten Yücel, kalenin değerlendirilmesi için her zaman çalışacağını söylüyor.‘’Peşini bırakmadım’’Kalenin bulunmasıyla ilgili ısrarlı davrandığını ifade eden Muhtar Yücel, 'Kale köye 3 km uzaklıkta bulunuyordu. Köylüler ve ben buranın bir kale olduğunu biliyorduk. Her zaman incelenmesini, değerlendirilmesini istiyorduk. Şimdiye kadar burası için bir imkânımız olmadı. Biz köylüler birlikte hareket etmek istedik. Yalnız imkân yoktu. Hep peşinden koştuk. Şimdi buranın değerlendirilip turizme kazandırılmasını bekliyoruz' dedi.Kalenin tanıtılması için araştırmalar yaptığını aktaran Muhtar Yücel, şöyle devam etti:'Yaptığım araştırmalar sonucunda ilçede Hoşap kalesinde kazı yapan Mehmet Top’a ulaştık. Kendisine bu kalenin varlığından bahsettik. Gelip bakması yönünde teklifte bulunduk. Kabul etti. Sonra gelip baktı. Kontrollerini keşiflerini yaptı. Kalenin tespitinin yapılması gerektiğini söyledi. Köylüler olarak buranın ortaya çıkartılmasını ayağa kaldırılmasını istiyoruz. Zaten köyün geçimi de yok. Hayvancılık ve çiftçilikle uğraşıyorlar. Burada kazı yapılması köy yararına da olacaktır.'Atalarının yeni tespiti yapılan alanın 'Derbend kalesi' olarak adlandırdığını söyleyen Yücel konuşmasını şöyle sürdürdü:'Burası ile ilgili bir şey yapılmasa biz de üzerinde duracağız. Van müzesinden yetkililer geldi. Toprak ve taş numuneleri aldılar. Ayrıca belgelendirmek için fotoğraflarda çektiler. Onların söylediğine göre burası kültür envanterine kayıtlı değilmiş. Kalenin çok eski olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini söylediler. Biz burayı gösterdiğimiz için mutluyuz. İnşallah kıymeti bilinir.’’Muhtarın çabalarıyla, kaleyle ilgili temas kurduğu sanat tarihçi Mehmet Top, önce kalede yüzey çalışması yaptı. Top’un çalışması sonrasında Van Müzesi'nden yetkililer de incelemede bulundu. Eser, kentin kültür envantarine kayıt edilmesi anlamında da önem taşıyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Mehmet Top, muhtarın bilgi vermesiyle kalenin resmi olarak tespitinin yapıldığı söyledi.Top, ‘’İlçede kazı çalışması yaptığımızdan iletişim konusunda her zaman buradaki vatandaşlarla temas halindeyiz. Vatandaşlar bazen bize abartılı şeylerle de gelebiliyor. Defineci merakı olabiliyor. Biz de bunları bölgenin tarihi açısından değerlendiriyoruz. Burası içinde Muhtar İrfan Yücel geldi. Biz de tespitini yaptık. Bundan sonraki araştırmalar arkeologlara kaldı’’ dedi.İlk araştırma sonucuna göre kalenin 3 bin 200 yıllık olduğunu kaydeden Top, şunları söyledi:'Kale bir erken demir çağı kalesi olduğu anlaşıldı. Gerek kalenin konumu gerek mimari yapısı ve buradan çıkan seramik parçaları günümüzden hemen hemen 3 bin veya 3 bin 200 yıl önceye ait olduğu ortaya koydu. Buranın daha önce gerek Van müzesi, gerekse arkeolojik çalışma yapan bilim insanları tarafından kayıt altına alınmadığını gördük. Bu açıdan da önem arz ediyor. Bölgede halen orta çağ hem de ilk çağ dönemine ait kayıtlara geçmeyen kültür varlıkları var.'Fatih Sevinç, Al Jazeera Turk
2014 senesinde Vine, Instagram ve Youtube gibi kanallarda yayınlanan eğlenceli videoların fonlarını oluşturan müziklerden en çok kullanılanlarından bazıları. İçerikteki video müzikleri Türk gelenek ve göreneklerine uygun olmayan sözler ve görüntüler içerebilir.
59 Yaşına giren usta oyuncu Mel Gibson'un doğum gününü kutlarız...Film açıklamaları Beyazperde sitesinden alınmıştır. Ayrıca filmler çıkış yıllarına göre sıralanmışlardır.
Bilim insanları robotlara YouTube videoları izleyerek nasıl eşya kullanacaklarını öğreten yeni bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen sistem sayesinde robotlar YouTube'daki yemek pişirme videolarını izleyerek aynı hareketleri öğrenebilecek.ABD'li ve Avustralyalı araştırmacılar, robotların çeşitli teçhizat ve eşyaları kullanmalarını sağlamak için YouTube videolarından yararlanıyor. Yapay zeka alanında geliştirilen yeni yöntem, robotların sadece video izleyerek nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğrenmelerini sağlıyor.Maryland Üniversitesi ve Avustralya araştırma merkezi NICTA tarafından yapılan çalışma, yapay zekanın derin öğrenme adı verilen alanına odaklanıyor. Geliştirilen yöntem, ses ve görüntü gibi girdilerden elde edilen verileri yapay sinir ağları olarak adlandırılan eğitim sistemlerinde bir araya getiriyor. Toplanan bilgiler sisteme sunuluyor ve ortaya çıkan tepkilerden sonuçlar çıkarılıyor.Yapay Zeka Gelişimi Birliği'nin bu ay düzenlenecek konferansında sunulacak olan sinir ağları, robotun elini nesneleri kavrayabilen bir nesne olarak algılamasını sağlıyor. Robot böylece spesifik nesneleri tanımlayabiliyor aynı zamanda nesne ve eli içeren eylemleri anlayabiliyor.Modelin geliştirilmesi için, robotlara YouTube'da yer alan 88 yemek pişirme videosundan veri seçildi. Ardından robotların uygulayabileceği komutlar hazırlandı.Araştırmacılar, ilk modelin ardından ileride internetteki videoları izleyerek kendilerini geliştirebilen akıllı robotların yapılmasını amaçlıyor. Elde edilecek başarı, yapay zekanın kendi kendine öğrenme yeteneğini de artırabilir.Kaynak: Al Jazeera
Kocaman bir kalp. Kocaman bir mide. Ve kocaman bir bela! İsmi Beethoven olan küçük bir köpek yavrusu, başlarına geleceklerden habersiz olan Newton ailesi ile birlikte yaşamaya başlar.
1861 yılında doğan Morgan Robertson, gençliğinde denizcilik de dahil birkaç meslek icra eder. Daha sonraları işini bırakan Robertson, yazar olmaya karar verir. İlk yazılarından onu mutlu edecek kadar para kazanmayı da başarır. Yeni bir deniz romanı yazmak isteyen Robertson, 1897 gecesi bir romana başlar ve inanılmaz tesadüfün (!) temellerini atar. Kitabının adını ''Titan Kazası / Nafile'' olarak belirleyen Robertson, Titanic batmadan tam 14 yıl önce yazdığı romanında Titanic'in adeta kehanetini yazmıştır. İşte korkunç benzerlikleriyle Titan-Titanic Kazaları
Ünlü Hollywood filmlerinin Türk versiyonlarını çokça yaptık, bir de bizim ünlü yapımlarımızı Hollywood'a uyarlayalım dedik. Bakalım ortaya nasıl sonuçlar çıkmış.
Spartalılar hırsızlığı değil, yakalanmayı cezalandırırmış. Biz de kendimizce yeni bir metot bulduk, hırsızlık yapanı ilk önce bir tartıyoruz. Kimin nesidir, ne iş yapar, kimlere yakındır ölçüyoruz ondan sonra baktık dişimize dokunuyor cezalandırıyoruz. Yok efendim kendisi şöyle biraz pazulu, güçlü bir adamsa salıyoruz gitsin. Allah muhafaza başımıza dert olmasın. Hatta kendisini televizyon kanallarına çıkartıyoruz ki alem bu şanla, şerefle dolu vatandaşı görsün, hepimize emsal olsun. Yazık ki bu yeni 'metot' dünyada pek karşılık bulmuyor. Eski kafalı bir takım adamların yönettiği muhataplarımız cart diye hırsızlığı cezalandırıyor. Ona rağmen, memleketlerinde meşhur olmuş, herkesin bakıp hikayelerini anlattığı hırsızlar yok mu? Elbette var. Listeledik.
Middle Earth (Orta Dünya) 'ün mekanları bilgisayar efektsiz, tamamen doğal haliyle karşınızda.''Yüzüklerin Efendisi'' ve ''Hobbit'' serisi için kullanılan bütün dış mekanlar, serilerin yönetmeni Peter Jackson'ın da ülkesi olan Yeni Zelanda'da çekildi. İşte bizi bir kez daha Orta Dünya serüvenine çıkaracak, o müthiş mekanlar;
Geleceğe Dönüş'te kahramanlarımız Marty McFly ve Dr. Emmett Brown zaman makinesiyle 1984 yılından 31 yıl sonrasına, yani 2015 yılına gitmişlerdi. Peki 30 yıl önce 2015`te ne bekliyorduk, ne bulduk?
Dünya genelinde ki en büyük hikaye paylaşma platformu olan ve okurları yazarlarla ortak bir ağda buluşturma şansı veren Wattpad' da ki 5 şeçmece kurgu.
Türkçe Rap denildiğinde aklınıza hızlı hızlı söylenen, ne söylenildiği anlaşılmayan, saçma sapan reklamlarda ve programlarda kullanılmış alt yapılar ile birlikte rapçiler mi canlanıyor? O zaman siz bir RAP cahilisiniz.Çünkü Türkiye'de her mc'nin yolunun geçtiği 'underground' kültürü böyle bir şey değil. İşte şimdi size meclis kürsüsünde söylenemeyecek kadar sert, reytinge bağlı tvlerin sahtekârlığı kadar gerçek, sokakta anlattığınızda aynı fikirde olabileceğiniz onlarcasını bulabileceğiniz bir kavga sunuyorum!Dikkat: Dozaj, şarkının sayısına göre artmakta.Ben yunusemresahinoglu, lafı fazla uzatmadan play tuşuna basıyoruz.