Yalnızca Haftada 1 Gün Tatil Yapabilenlere 8 Altın Değerinde Tavsiye

-
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.

Kapitalizmin kölesi, hafta sonu yapılan fazla mesainin askerleriyiz!

Kapitalizmin kölesi, hafta sonu yapılan fazla mesainin askerleriyiz!

Çalışmaaaaak çalışmaaak. İnsan oğlunun başka bir şey bildiği yok. Alt tarafı en fazla 70-80 yıl yaşayabileceği şu dünyanın biraz daha tadını çıkarabilsek daha iyi olmaz mıydı?

Mesela şöyle gökyüzüne bakıp derin bir nefes çeksek. 

Bütün gün bulutları seyretsek,

Bir hamakta uzansak rüzgara karşı okuduğumuz kitabın sayfaları çevrilmesin diye mücadele versek olmaz mı? 

Olmuyor işte hacı. Haftanın 6 günü bir işte ömrünü zımparalayarak geçirerek olmuyor.

1 gün tatil hiçbirimize yetmiyor.

1. Varlığımız; Pazar Kahvaltılarının Varlığına Armağan Olsun!

6 gün boyunca sabah 6'da kalktın, daha güneş bile geceyle arasındaki göbek bağını kesmemişken; sen uykunu en tatlı yerinde kestin. Sıcak yatağını sevgilini terk eder gibi terk ettin. Köşedeki büfeden 2 adet yağlı poğaça aldın. İş yerine giderken sırf midene bir şeyler girsin de çalışırken düşüp bayılma diye onları yedin. Sonra sigaranı yaktın, rüzgara karşı. Daha yarısını içemeden servis geldi, attın.

Evet bunları 6 gün boyunca her gün aynı şekilde yaptın. Bunları yaparak bu Pazar kahvaltısını en çok sen hak ettin. Tadını çıkararak yapacaksın. Nerden bileyim 4 bardak demli çay falan içeceksin yani o kahvaltının yanında. Sonunda da o oturduğun sandalyenin desenleri kaba etinde çıkacak hacı.

2. "Gündoğdu, hep uyandık yastıklara dayandık; beş dakika uyku uğruna da yorganlara dolandık!"

Beş dakika uyku uğuruna kaçırmadığın servis/otobüs kalmadı. Tıraş olucam diye arenadaki aslanlara atılmış gladyatöre, makyaj yapıcam diye tatil köylerindeki animatörlere döndün.

Artık bu gün senin! İster kahvaltıdan önce, ister sonra, istersen tam ortasında koy yastığa kafanı, çek yorganı üstüne uyu! Uyu ya uyu, çekinme.

3. "1294 okunmamış yeni iletiniz var!"

Hafta içinde 47mail/saat hız ortalamasıyla rakiplerini geride bırakarak, bu hafta da müdüründen "evde yapılacak bir miktar iş"ten başka bir taktir alamadın. O kadar çok çalıştın ki, çalıştığın şirket senin sayende rakiplerine nanik çekti, elini yumruk yapıp baş parmağını işaret parmağı ile orta parmağı arasına sıkıştırarak borsadaki değerini ikiye katladı.

Sen de bugün evde kanepeyi katla, uzan üstüne aç güzel bir film, ya da git sinemaya tek başına, al biletini izle. Düşünme, zerre kadar işi gücü. Bırak ya bırak. 

Oğlum harbiden bırak.

4. Kafandaki eksik tahtalarla git, bir deniz kenarına kafanı sokabileceğin bir kulübe yap bence.

Bütün hafta beynini kemirip duran o cümle var ya hani; "Alıp başımı, gitsem uzaklara". Şimdi gidebilirsin yavrum, istediğin kadar uzağa. Bak git bence bir sahil kasabasına, hani şu filmlerde olan. Şimdi biraz soğuktur ama ısınıyo havalar. Git, oraya yap bir baraka; kafandan eksilttiğin tahtalarla.

5. "i just felt like running"

Yeri geldi otobüsün arkasından koştun, yeri geldi müşterinin peşinden koştun, yeri geldi müdürünle birlikte bir yere yetişmeye çalışırken iş planı hakkında tartışarak koştun. 

Bugün de koş.

Ama sadece koşmak istediğin için, öyle hissettiğin için koş. At kendini dışarıya, düşünmeden koş. Ayakların seni nereye götürürse. Sonra da çıkar ayakkabılarını bas toprağa. Çimenlerin ıslaklığını hisset parmak uçlarından bütün yorgunluğunu atarken toprağa.

6. Yeni birileriyle tanış, onlarla arkadaşlık kur.

Kafanı kaldırıyorsun, bakıyorsun etrafına. Bütün bir hafta bir şeyler paylaşabildiğin tek şey akıllı telefonun. Onla da mail atıp, tanımadığın insanların durum güncellemelerini, fotoğraflarını falan beğeniyosun. 

Bir voleybol topunun üstüne kendi kanınla surat çizip, bütün sıkıntılarını ona anlatsan daha iyi.

O yüzden git, gir bilmediğin bir cafeden/bardan içeri. Kendine yakın gelen birilerini bul. Otur yanına "Fok balıklarının canı cehenneme, ben küçük bir çoğunun fotoğraflarda yırttığı insan yüzleri kadar çaresizim " de. Anlat. Delirmek toplumların kendini bir dışavurum şeklidir belki de.

7. Bir yaşa geldikten sonra kandırıyorlar bizi, hepimiz 9 yaşında çocuklarız aslında.

İş yerinde dönen türlü Ali Cengiz oyunları var ya hani, bildin mi? Böyle birinin yüzüne gülüp arkasından mancınıkla atılıp tutulan oyunlar. Mevki hırsıyla yanıp tutuşan insanlar falan var ya hani, işte onlardan bütün bir hafta boyunca bunaldığını ben de biliyorum.

O yüzden abi şimdi şöyle yapıyoruz. Çıkıyosun dışarıya bir mahalle bakkalına giriyosun misket soruyosun. Yoksa 1 milyoncularda ara, elbet vardır birinde. Buldun mu misketleri? Mahallede ne kadar çocuk varsa topluyosun dikiyosun aşağıya misket oynucaz oğlum plesteyşın da neymiş diyosun. Dağıtıyosun misketleri eşit şekilde. 3er 5er oynuyorsunuz artık, Allah ne verdiyse.

8. O gün içerisinde "Adam gibi" müzikler dinle!

Hani böyle ruhunu uçurumdan bırakırsın düşmez de boşlukta sürüklenir ya, ha işte tam da öyle hissettiren müzikler var.

Bunları o gün içerisinde sıkça dinle. Çünkü hafta içi ruhun o kadar çok çarpacak ki beton zemine. Kaldırma kuvveti var bu müziklerin valla bak. İnatlaşıyor hepsi yer çekimine.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Altınçaytatiltatlı
Görüş Bildir