onedio
Bir Köpek ve Bir Baykuşun Görenleri Hayrete Düşüren Dostluğu
Almanya'da profesyonel olarak hayvan fotoğrafçılığı yapan Tanja Brandt geçen günlerde gördüğü manzarayla şok olmuş. Bir baykuş ve bir köpeğin birbirine müthiş bir bağla bağlı olduğunu sürekli beraber dolaştığını gözlemlemiş. Bunun üzerine Tanja hemen kamerasını almış ve bu muhteşem dostluğu çekmiş. İşte İngo adındaki çoban köpeğiyle Poldi adındaki küçük sevimli bir baykuşun insanları kıskandıran dostluğu...
Vücudumuzun Bir Günde Aldığı Enerjiyle Yapılabilecek 12 Şey
Yetişkin bir erkeğin günlük ihtiyaç duyduğu enerji miktarı yaklaşık 2500 kcal. Basit bir matematik hesabıyla bu enerjinin 10 milyon joule ettiğini söyleyebiliriz. Peki 10 milyon joule enerji ne kadar büyük bir enerji, bu enerjiyle neler yapılabilir?İşte Vücudumuzun Günlük Enerji İhtiyacına Denk Olan 12 Şey!
Nazim Hikmet: The Tree With Blue Eyes
Dünyaca ünlü Türk şair Nazım Hikmet'in eserleri, İngilizce bir gazeteye dönüştü.Usta şairin seçme eserleri, birer grafik tasarım çalışması olarak hazırlandı ve gazete formunda şiir tutkunlarının ilgisine sunuldu. 24 sayfadan oluşan gazetede; Nazım Hikmet'in 'Yaşamaya Dair', 'Karıma Mektup', 'Davet' gibi öne çıkan şiirleri yer alıyor.Tanıtımı için ilgi çekici bir de videonun hazırlandığı projenin altında, tasarımcı Ozan Karakoç'un imzası bulunuyor.Projenin tamamına şuradan ulaşılabilir.
İşte Devlet Yönetiminin Yeni Telefonu
Bakan Işık, eski kriptolu telefonlarda korsan yazılım tespit edildiğini ve bunun temizlendiğini söyledi. Bakan yeni telefonların dinlenemeyeceğini belirtti.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda yeni kriptolu telefonu tanıttı.Bakan Işık, yeni kriptolu telefonların dinlenememesi için bütün yazılımlarının değiştirildiğini söyledi. Dünyada en gelişmiş kripto çözücü cihazların çözme kabiliyetinin 3 katı kadar güvenlik sisteminden söz eden Bakan Işık, “Kripto çözücü cihazlarla bu kriptolu telefonun dinlenebileceğine inanmıyorum' dedi.17 ve 25 Aralık operasyonlarının ardından başta Başbakan olmak üzere devletin tepe yönetiminin kullandığı kriptolu telefonların da dinlendiği ortaya çıktı. Bunun üzerine telefonların kullanımı bırakıldı ve TÜBİTAK’ta yeni kriptolu telefon üretildi. Bir süre önce Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan telefon için onay alındı. Telefonların kimler tarafından kullanılacağı Milli Güvenlik Genel Sekreterliği ile belirlenecek.Yeni telefonun özellikleriIşık'ın verdiği bilgiye göre yeni donanımda kriptosuz görüşme seçeneği iptal edildi:'Paralel yapı, kripto yazılımında bazı korsan satırlar koymuş. Şifrelerin depolandığı ve daha sonra çözülmesi amacıyla saklandığı bazı satırlar koymuş. Zaten o sayede kriptoların çözülmesi mümkün olmuş. Onların tamamını temizledik, ayıkladık, hepsini sıfırdan ele aldık. Şu anda güvenliği çok yüksek kriptolu telefonu hazır hale getirdik'Telefonun bir yıllık bir süre içinde hazırlandığını kaydeden Işık, 'Aciliyet dolayısıyla donanım ve tasarımına fazla zaman ayıramadık ama bundan sonraki yapacağımız çalışmada donanım, görünüm ve tasarım da akıllı telefon modunda olacak' diye konuştu.Yeni telefonu, yazılımını hazırlayanların bile tek bir merkezden dinleyemeyeceklerini söyledi:' TİB'de ve Emniyet'te bir örgüt olmadıktan sonra bu telefonun dinlenmesi bize göre mümkün değildir. Onun için hiçbir şekilde devlet içerisinde bu ve bunun gibi yapıların oluşmasına müsaade etmemek en temel önceliğimiz. Sadece paralel yapı için söylemiyorum. Hiçbir bir paralel yapıya devlet içinde müsaade edilemez'AA
Reklam
Tüm Zamanların En İyi 18 Felsefi Filmi
Film yapımının bir sanat türü olup olmamasına dair tartışmalar bir yana, yönetmenler ve senaristler filmleri hikâyelerini anlattıkları görsel bir araç olarak görürler. İdeolojiler, teoriler seyircinin mesajı almaları umuduyla bu görsellerle şifrelenirler. Hikâyesi olan güzel bir filmin sırrı ise vaaz vermekten kaçınmasından geçiyor.Mel Gibson’dan Federico Fellini’ye, Ridley Scott’tan tabi ki Alfred Hitchcock’a mesaj kaygısı taşıyan yönetmenler sembolik anlatımlardan, zekice hazırlanmış alt metinli diyaloglara kadar birçok yönteme başvuruyorlar. Bu liste işte o filmlerden bazılarını size sunuyor. Aklınızda bulunsun, filmler kronolojik sıraya göre listelenmiştir. Karşınızda tüm zamanların en iyi 18 felsefi filmi:
Reklam
Erdem Helvacıoğlu: Çağdaş Türk Elektroakustik Müzik Temsilcisi
Türkiye’nin genç kuşak çağdaş müzik bestecilerindendir. Bülent Arel ve İlhan Mimaroğlu ile başlayan, En geniş tanımıyla yeni tını arayışı içinde olan ve çağdaş müzik öğelerini de içinde barındıran elektronik müziğin yeni kuşak temsilcilerinden. Türkiye'de pek fazla bilinmemekle birlikte yurtdışında çok takdir edilen,birçok ödülü bulunan, el üstünde tutulan bir sanatçıdır. Albümleri ABD merkezli plak şirketlerinden çıkmaktadır. Bu zaten başlı başına çağdaş akımların, sanatsal değeri olan üretimlerin ülkemizde hayat alanı bulamadığına dair en güzel örnektir.50-60 yıl önce de aynı müziği yapan sanatçılar yine aynı sıkıntıları yaşamaktaydı.
Metallica Hakkında Az Bilinen 25 Enteresan Bilgi
etiket
Metallica ile ilgili her şeyin olduğu; fotoğraflarla, röportajlarla bu katı bilinen grubun karanlık yüzü “Bilinmeyen Metallica” adlı kitapta geçen, grup hakkında bazı bilinmeyenler ve o kitabın dışında olan başka bilinmeyenler…
Google'ın Doodle'ı Ünlü Fizikçi Alessandro Volta
Google'ın özel günlerde hazırladığı Doodle logoları uzun bir süredir klasik olmuş durumda. Artık birçok özel gün ve olayın yıldönümü öncesi 'Acaba Google nasıl bir Doodle hazırlayacak?' sorusu soruluyor.Dünyanın en büyük arama motoru da bu istekleri karşılıksız bırakmayarak ilginç çalışmalarla internet dünyasını renklendiriyor.Google'ın bu gece yarısı yayına giren yeni Doodle'ı ise pilin mucidi olaran ün salan İtalyan fizikçi Alessandro Volta için. Google, pilin mucidinin 270. doğum gününü unutmadı ve bunu için bir Doodle yayınladı.Google'ın Alessandro Volta için yayınladığı özel Doodle'da pile vurgu yapılmış durumda. Pilin dolmasıyla birlikte yanan Google logosu ile firma Alessandro Volta'yı anmış oluyor.Doodle'a tıkladığınızda ise Alessandro Volta'nın Google'daki arama sonuçlarına erişebiliyorsunuz.Alessandro Volta Kimdir?İtalyan bir fizikçi olan Volta, 1774 yılında dünyaya geldi. İlk olarak statik elektrik üretebilen elektroforu icat eden Alessandro Volta, 1776 ve 1778 yılları arasında gazlarım kimyası ile çalıştı.Metanı keşfeden ünlü fizikçi 1778 yılında metan tecrit etmeye başladı ve daha sonra elektrik potansiyelini ve yükünü ayrı ayrı inceledikten sonra birbirlerinin bağlantılı olduğunu keşfetti. Bu Volta'nın kapasitans yasası olarak adlandırıldı. Elektrik potansiyelinin birimi ise Volt olarak isimlendirildi.1779 yılında deneysel fizik profesörü olan Volta, bu mevkisini kırk yıl korudu. 1800'de, Galvani ile yaşadığı profesyonel anlaşmazlık sonucu, ilk elektrik pili olan, devamlı olarak elektrik akımı yaratan Voltaik pili icat etti. Volta denemeleri sonucunda, en etkili metal çiftinin çinko bakır ikilisi olduğunu tespit etti.ShiftDelete.Net
Reklam
1912'den Günümüze Amerikan Filmlerinin Fragmanlarının Seyri
Steven Benedict paylaştığı videoda amerikan sinema tarihinin geçmişten günümüze fragmanlarının kısa özetlerini tek videoda toplamış. Sinemanın kökenlerinden, 1912'den başlayarak devam ettiği çalışmasında günümüzden de bir kaç film fragmanına yer vererek gelecek hakkında da bize açık yorum bırakmış...
Güzelliğin, Dünyanın Her Yerinde Olduğunu Gösteren 34 Fotoğraf
29 yaşındaki Romanyalı fotoğrafçı Mihaela Noroc, bir günişinden istifa edip dünyayı gezmeye karar verir. “The Atlas of Beauty” adındabir proje başlatır. Kamerasını ve çantasını sırtlanıp yola koyulur ve gittiğiher yerde kendi doğal kültürlerini yansıtan yüzlerce kadını fotoğraflar.Şimdiye kadar 37 ülke gezmiş olan Mihaela; “güzellik her yerdedir ve kozmetikleveya ölçülerle değil, kendiniz olmanızla ilgilidir” diyor. Aynı zamanda küreselmoda akımlarının bizleri aynı ve tekdüzeleştirmeye çalıştığını, ama insanlarınasıl birbirinden farklı olduğu için güzel olduğunu da söylüyor. İşte The Atlas ofBeauty’den alınmış bazı örnek fotoğraflar. Daha fazlası için Mihaela Noroc'un şuradaki adreslerine ulaşabilirsiniz: http://theatlasofbeauty.tumblr.com/  https://www.facebook.com/MihaelaNorocPhoto?fref=ts
Reklam
Özgür Ruhlarımızın Duvarlar Arasında Sıkışıp Kaldığı Gerçeğini Bir Tokat Gibi Hatırlatan 14 Heykel
Matteo Pugliese 1969’da Milano’da doğdu. 9 yaşında Sardunya Adası’nda yaşamaya başladı. İlk sanatsal çalışmalarını adada yaşarken gerçekleştirse de, bu konuda hiçbir resmi eğitim almadı.12 yıl sonra tekrar Milano’ya dönen Pugliese, lisansını Modern Edebiyat üzerine yaptı. Üniversite hayatı boyunca zevk için heykeller, çizgi karakterler, sanatsal çalışmalar yaptı. 2001’de arkadaşlarının teşvikiyle bir mekan kiralayarak, organizasyonunu ve finansmanını kendisinin yaptığı ilk kişisel sergisini açtı. 18 ay sonra ilk resmi sergisini de gerçekleştiren sanatçı, böylece deyim yerindeyse keşfedilmiş oldu.Birçok ülkede, değişik galerilerde sergiler düzenleyen Pugliese, halen İtalya’da yaşıyor. Eserleri, koleksiyonerler ve büyük müzayede şirketleri tarafından büyük ilgi görüyor.
Beyazıt Meydanı'nda Neler Oluyor?
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Beyazıt Meydanı Darulfünün alt geçidi yenileme çalışmalarının arkeolojik katmanlar dikkate alınarak yapılması gerektiğini vurguladı ve bulunan tarihi yapıtların özensiz bir şekilde taşındığını belirterek görüntüler yayınladı. Çalışmalar sırasında ortaya çıkan bir sarnıç yapısının moloz ve betona gömülerek gizlenmeye çalışıldığı ve vatandaşların ihbarı üzerine fark edildiği belirtiliyor...Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Beyazıt Meydanı Darulfünun Alt Geçidi yenileme çalışmaları esnasında yaşananları belgeleyip, sosyal medya hesabından paylaşıyor.
Reklam
Penguenler Balıkları Tat Almadan Yutuyor
Bilim insanları genetik araştırmaları sonucunda, evrim geçiren penguenlerin beş temel tatlardan üçünü kaybettiklerini, yalnızca ekşi ve tuzlu gıdaların tadını alabildiklerini söyledi.Çin ve ABD'deki araştırmacılar, çoğu hayvanın hayatta kalabilmeleri için tat almanın kritik öneme sahip olduğunu fakat balıkları bütün olarak yutan penguenler için bu durumun diğer hayvanlar kadar önemli olmadığını belirtiyor.Diğer kuş türlerinin de çoğu tatlı gıdaların tadını alamıyor fakat acı ve umami (et) tatları tespit edebiliyor.Araştırmacılar bu bulguya, penguenlerin gen haritalarında yaptıkları inceleme sonucunda bazı tat genlerinin kaybolduğunu fark etmeleriyle vardı.Penguenlerin DNA'larında yapılan incelemelerde, tüm türlerde tatlı, umami ve acı tat alan genlerin işlevini yitirdiği görüldü.Michigan Üniversitesi ve Çin'deki Wuhan Üniversitesi araştırma görevlisi Prof. Jianzhi Zhang, BBC'ye yaptığı açıklamada 'Genetik verilere göre penguenler ekşi ve tuzlu tatları alabiliyor ama tatlı, umami ve acı tatları kaybetmişler' dedi.Buz tabakasının etkisiEtoburlarda umami tadın kaybolması olağandışı bir durum olarak görülüyor.Prof. Zhang, 'Penguenlerin balıkları bütün olarak yutma alışkanlıkları ve dillerinin yapısı ile işlevi, tat alma algısına ihtiyaç duymadıklarını gösteriyor' dedi.Prof Zhang, Current Biology adlı dergide yayımlanan bulguların şaşırtıcı olduğu görüşünde.Tat kaybının buz tabakasından kaynaklanıyor olabileceği belirtiliyor.Tatlı, umami ve acı tat alıcılar, çok düşük ısılarda beyne sinyal gönderemiyor.Araştırmacılara göre penguenlerdeki tat kaybı da bundan kaynaklanıyor.BBC
Aynı Noktaya Farklı Renk Boya Dökerek Saykodelik Sanat Çalışması
Holton Rower isimli sanatçının çalışması olan ve bir objenin üzerinde sürekli aynı noktaya farklı renkli boya dökülerek yapılan ilginç çalışma. Yer çekiminin etkisi ile akış haline geçen boyalardan gök kuşağına benzer desenler üretilmeye çalışılmış.
Yeğeninin Gözünden Hitler'in Hikayesi
İlişkisi olduğu iddia edilen yeğeni Angelika Maria 'Geli' Raubal'ın gözünden, Hitler'in çıkışının arifesini anlatan 'Hitler'in Yeğeni', Maya Kitap'tan çıktıYazar Ron Hansen’in tarihe tanıklık eden romanı 'Hitler’in Yeğeni' Ayşegül Pamukoğlu çevirisi ve Maya Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitap, Hitler ile yeğeni Angelika Maria Raubal arasındaki gergin ve derin ilişkiyi konu ediniyor. Daha önce pek çok biyografi yazarı tarafından ele alınan ikilinin ilişkisi, bu kez Hansen’in kurgusuyla hayat buluyor. Hitler'in üvey ablasının kızı olan ve sevgilisi olduğu iddia edilen Raubal'in, 23 yaşında bir silahla vurularak ölmesi üzerine, intihar mı ettiği, bir aşığı tarafından mı öldürüldüğü yoksa Hitler tarafından mı vurulduğu çokça tartışmaya yol açmıştı. Hikaye, aile arasında 'Geli' şeklinde çağırılan Angelika’nın doğumuyla açılıyor. O dönemlerde başarısızlık ve açlık içinde çırpınan Hitler’in nasıl kibirli ve kötü bir adama dönüştüğü ile devam ediyor. En nihayetinde ise Geli’nin 1932 yılında Hitler’in Münih’teki evinde ölü bulunmasıyla son buluyor. Tüm bu süreçte okur, bir taraftan Geli’nin Hitler’in domine ettiği trajik hikayesine tanık olurken; bir taraftan da kendi iç dünyasındaki acımasızlık ve nefreti dışavurmaktan çekinmeyen Hitler’in hayatına konuk oluyor. Tüm bunların arkasında ise Nazi döneminin yükselişini takip ediyor. Özetle, Hitler’in ilerleyen yıllarda hakkında “Hayatımda tek sevdiğim kadın,” diyeceği Geli’nin hikayesi üzerinden kurgulanmış bir dönem hikayesi 'Hitler’in Yeğeni'.Milliyet
Son Umut'un Cem Yılmaz'sız Amerika Fragmanı
Avusturalya'lı bir babanın 1. Dünya Savaşı'nda Çanakkale cephesine giden çocuklarını aradığı film geçtiğimiz yıl 26 Aralık'ta Türkiye'de vizyona girmişti. Türkiye'de yayımlanan fragmanın içerisinde bolca Cem Yılmaz sahnelerine yer veren Crowe, görünen o ki filmin Amerikan versiyonunda buna gerek duymamış.
Reklam