onedio
Erdoğan: 'Daha Çok Şeyler Dökülecek'
Cumhurbaşkanı Erdoğan cemaate yönelik operasyonların süreceği mesajını verdi:  'Daha çok şeyler dökülecek, eteklerde daha çok gizli şeyler var' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Ajansının 'Global İletişim Ortağı' olduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Enerji Uzmanları Derneğince düzenlenen 'Enerji Piyasaları Zirvesi'ndeki konuşmasına, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başladı.Enerjinin, Türkiye'nin içinden geçtiği kritik dönemin en önemli unsurlarından, tartışma konularından ve hedeflerinden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin zengin doğal kaynakları bulunmadığını, petrol ve doğalgaz kaynakları sınırlı olan Türkiye'nin, diğer kaynaklarının tamamı devreye girse bile enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılamayacağını söyledi.Türkiye'nin enerji konusundaki avantajına da dikkat çeken Erdoğan, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalar ve bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasında Türkiye'nin köprü ve geçiş noktası olduğunu vurguladı. Enerji kaynaklarının güvenli, istikrarlı ve ekonomik geçişini sağlamanın, bu kaynaklara sahip olmak kadar stratejik önemi bulunduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin son yıllarda maruz kaldığı tüm saldırıların ve sıkıntıların arkasındaki en önemli unsurlardan birinin enerji olduğunu kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Enerji Bakanımızın telefon görüşmelerinin dinlenmesi, bunların bir yerlere servis edilmesi boşuna değildir. Bunun üzerinde durmamız gerekir. Türkiye'nin enerji politikalarıyla ilgili detayları içeren görüşmelerin dinlenip medya aracılığıyla cümle aleme servis edilmesi herhalde habercilik çabası olarak değerlendirilebilecek bir konu değildir. Nitekim Türkiye'yi ekonomik olarak kıskaca almak isteyenlerin önce finans ve inşaatla birlikte, enerji sektörüne, o alanda yatırım yapan iş adamlarımıza yöneldiğini görüyoruz.Gezi olayları sırasındaki ekonomiyi durdurma çağrısı, meselenin ağaç olmadığını, asıl niyetin çok farklı olduğunu ortaya koyan ipuçlarından biriydi. Aynı şekilde 17-25 Aralık darbe girişimde hedef alınan, çökertilmek istenen isim ve firmalar da bu girişimin gerisindeki gerçek niyeti ortaya koyuyordu. Türkiye'nin TANAP gibi, Kuzey Irak petrollerinin Ceyhan'dan dünyaya satışı, Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri gibi enerji projelerinin kimleri, niçin rahatsız ettiğini gayet iyi biliyoruz. Hatta Çözüm Süreci'ne yönelik provokasyonların bir kısmının da gerisinde benzer dertlerin olduğunu çok açık, net görüyoruz. Hiç kimse kusura bakmasın, açık ve net söylüyorum, Türkiye ekonomide ve demokraside gelişmeye, büyümeye, 2023 hedefleri doğrultusunda adım adım ilerlemeye devam edecektir. Bizim, 77 milyon insanımıza sözümüz var.''Türkiye'nin 3-5 bomba patlamasıyla rayından çıkartıldığı günler geride kaldı'Türkiye'nin, Balkanlardan Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayan, umutlarını, hayallerini ve gönüllerini Türkiye'ye bağlamış 100 milyonlarca insana karşı sorumluluk taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye'nin, 3-5 milyar dolarlık finans manipülasyonuyla kurgulanmış siyasi krizlerle, 3-5 bomba patlamasıyla rayından çıkartıldığı, istikameti değiştirildiği günler geride kaldı. O eski Türkiye'ydi. Bu numaralara bizim de milletimizin de artık karnı tok' diye konuştu.Yeni Türkiye'nin istikametini milletin belirlediğini söyleyen Erdoğan, millet iradesi dışındaki her uğraşı 'beyhude' olarak niteledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Nasıl dün Gezi'nin, 17-25 Aralık'ın, aslında ne olduğu ortaya çıktı çıkıyor, şunu da söyleyeyim, daha çok şeyler dökülecek. Eteklerde daha çok gizli şeyler var. Hepsi dökülüyor, dökülmeye devam edecek. Bütün bunlar karşısında gerekeni yapıyoruz, yapacağız' ifadelerini kullandı.Cizre'de tezgahlanmaya çalışılan oyunu bildiklerini ve ona göre tedbir aldıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Düşünebiliyor musunuz, bu devletin resmi giysileri içerisinde olan, bu devletin zırhlı araçlarıyla caddenin kenarına bombayı koyanları görüyor musunuz? Arkasından yine devletin bir başka görevlisi bunu yakalayabiliyor, hamdolsun. Artık inlerine girilmiştir. Ülkemizi uluslararası alanda terörle özdeşleştirme çabalarının aslında hangi dertlerden, hangi sıkıntılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz. Türkiye'yi yolundan, hedeflerinden alıkoymak için içeride ve dışarıda hangi çevrelerin ittifak içinde olduğunun gayet iyi farkındayız. Hangi kazanlarda, hangi fitnelerin kaynatıldığını, kimlerin bunların ateşine odun taşıdığını da önüyle arkasıyla çok iyi görüyoruz.Cumhurbaşkanlığı olarak, hükümetimiz, ilgili kurumlarımız olarak işbirliği ve uyum içinde hepsini takip ediyor, değerlendiriyor, kendi politikalarımızı belirliyor ve adım adım hayata geçiriyoruz. Özellikle vurgulamak isterim, unutmayın, herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı vardır. O hesap, bütün hesapların üzerindedir. Ben milletimizin feraseti ve hükümetimizin dirayetiyle bu sıkıntıları da aşacağımıza, 2023 hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğimize inanıyorum.'Enerjiyi, 'dünyada en çok adaletsizlik yaşanan medeni imkanlardan biri' diye niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyada 1,3 milyar insanın elektrikten mahrum yaşadığına, Afrika'daki 800 milyon kişinin toplam elektrik tüketiminin New York'un elektrik tüketimi kadar olduğuna dikkat çekti.Dünyadaki enerji yoksulluğu ve adaletsizliğinin giderilmesi için enerji yatırımlarda geri kalmış ülkelere öncelik verilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, uluslararası şirketler ve örgütlerin bu konuda daha duyarlı olmasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın Uluslararası Enerji Ajansının dönem başkanlığını yürüttüğünü, Türkiye'nin de G-20 dönem başkanlığını üstlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu imkanları bir araya getirerek, diğer hususlarla birlikte enerji yoksulluğu içinde olan bölgelerin de sorunlarını dünya gündemine taşımak için çok yönlü hazırlıklar içindeyiz. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde, bir enerji bakanları toplantısıyla çeşitli uluslararası etkinlikler yapılacak. Aynı şekilde merkezinde yer aldığımız doğu-batı, kuzey-güney enerji koridorlarını en aktif, en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz' diye konuştu.Mevcut enerji kaynaklarının önemli bir bölümünü barındıran Ortadoğu ve Hazar havzasından dünyaya açılan bir köprü olma yolunda önemli adımlar atıldığını kaydeden Erdoğan, 'Enerji kaynaklarından elde edilen imkanların, ihtilaf ve yıkım değil barış ve refah kaynağı haline dönüşmesi için de her türlü çabayı harcıyoruz, harcayacağız. Diplomasinin tüm imkanlarını, tarihi ve coğrafi bağlarımızın tüm gücünü seferber ederek, bu konuda öncü, uyarıcı, yapıcı bir rol oynamanın gayreti içindeyiz. İçinde yer aldığımız ve alacak olduğumuz tüm önemli projelerde bu hususu öncelikle gözetiyoruz' değerlendirmesini yaptı.'Petrolü ve doğalgazı, barışın ve refahın aracı haline dönüştüreceğiz'Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ile Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hatlarını başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Irak'ta yaşanan sıkıntılar sebebiyle zaman zaman duran Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'nı yoğun gayretlerle yeniden işler hale getirdiklerini vurguladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'ya doğalgaz tedariki yapacak Güney Gaz Koridoru'nun temelini geçen yıl Bakü'de attıklarını hatırlattı.Şimdi yeni projeleri hayata geçirme çabasında olduklarını kaydeden Erdoğan, TANAP projesinin temelini mart ayında atacaklarını bildirdi. Erdoğan, söz konusu hattan 2018'de gaz akışını başlatmayı hedeflediklerine dikkat çekti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikrar ortamının sağlanmasına paralel olarak Irak'ta da yeni projeler konusunda mesafe kat edeceklerine inandığını vurgulayarak, 'Kıbrıs'ta Rum tarafının haksız ve uzlaşmasız tutumu karşısında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hukukunu sonuna kadar savunacak, bu konudaki politikalarımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Petrolü ve doğalgazı, barışın ve refahın aracı haline dönüştürmek için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye devam edeceğiz' diye konuştu.'2023 yılına kadar 120 milyar dolar enerji yatırımı'Türkiye'nin geçen 12 yılda ortaya koyduğu muazzam gelişmenin, beraberinde ciddi bir enerji ihtiyacını da getirdiğine dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:'Bugün 12 yıl öncesine göre iki kat daha fazla elektrik enerjisi tüketiyoruz. 2023 yılında ise bugüne göre iki kat daha fazla enerji tüketiyor olacağız. Bu durum enerji yatırımlarımızı hızlı artırmamızı gerektiriyor. Nüfus, ekonomik büyüme ve diğer faktörler göz önüne alındığında 2023 yılına kadar 120 milyar dolar enerji yatırımı gerçekleştirmek durumunda olduğumuzu görüyoruz.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığını yürüttüğü hükümetler döneminde Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak için kamu kaynakları yanında özel sektör imkanlarını da devreye aldıklarını, bu yöndeki yatırımları da teşvik ettiklerini aktardı.Bu sayede kurulu elektrik gücünde özel sektörün payını, yüzde 32'den yüzde 68,5'a yükselttiklerini vurgulayan Erdoğan, 'Bugün bu oran yüzde 72 seviyesine ulaştı ve artmaya devam ediyor' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün devreye girmesiyle tasarruf edilen kamu kaynağını da eğitim, sağlık, adalet, güvenlik gibi diğer öncelikli alanlara kaydırdıklarını dile getirdi.'Tabiat konusundaki hassasiyetimiz kimseden aşağı değildir'Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için bir yandan petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına hız verdiklerini diğer yandan da alternatif kaynakları harekete geçirdiklerini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Hidroelektirk ve kömür kaynaklarını daha verimli değerlendirmek için bu yöndeki projelere hız verdik. Aynı şekilde rüzgar ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye alma konusunda da önemli mesafeler katettik. Doğal zenginliklerimizi bozmadan, kirletmeden, tahrip etmeden elimizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bizim çevre, tabiat konusundaki hassasiyetimiz kimseden aşağı değildir tam tersine çok daha samimidir, gerçekçidir. Ülkemize ve milletimize karşı sorumluluklarımızla tabiata karşı sorumluluklarımız arasındaki dengeyi biliyor ve buna göre hareket ediyoruz. Varsa bu konuda birtakım aksaklıklar, eksikler, onlar da giderilir ama Türkiye, kalkınma ve büyüme yolunda ilerlemekten asla geri durmaz, geri dönmez bunu böyle bilmek zorundayız.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede nükleer enerjiyi ülkeye kazandırma konusunda da kararlı olduklarını söyledi.Türkiye'nin sahip olduğu 1 milyon 200 bin kilometrelik elektrik şebekesinin Avrupa'nın en uzun ikinci, dünyanın da beşinci şebekesi olduğunun altını çizen Erdoğan, 'Bu muazzam sistemi, ülkemizin kalkınmasının, refahının temel altyapısı olarak iyileştirerek ve geliştirerek sorunsuz şekilde işletiyoruz. Hem arz güvenliği hem dağıtım sistemi olarak her geçen gün daha ileriye giden enerji altyapımızı 2023 hedeflerimize uygun şekilde güçlendirerek yolumuza devam etmek kararındayız' ifadelerini kullandı.'Akmaya başlayacak ama onlar hala bakmaya devam edecek'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Enerji alanında geldiğimiz bu önemli seviyeye rağmen Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinde tıkanan fasıllardan birinin enerji olmasını da manidar bulduğumu yine burada ifade edeceğim' diyerek, şunları kaydetti:'Eksik ne söyleyin, cevap yok. Nerede tıkandık söyleyin, cevap yok. Veremiyorlar, veremezler aynen diğer konularda, fasıllarda yaptıkları gibi. İşte Nabucco, Nabucco, Nabucco' dediler bakın yapamadılar. TANAP geldi, geçti ve inşallah çok kısa zamanda artık akmaya başlayacak ama onlar hala bakmaya devam edecekler, mesele bu.'Dürüstlüğün ve samimiyetin önemine işaret eden Erdoğan, 'Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'nin başardığı, hallettiği fasıllar konusunda çok açık, net söylüyorum, hangi fasıl olursa olsun, 'biz bu fasıl için hazırız' dediği anda Avrupa Birliği, biz onu 2-3 ayda önlerine getirir, koyarız. Çünkü Türkiye buna hazır ama onlar ne yazık ki bunlara hazır değiller. Her zaman ifade ettiğim gibi biz, kendi hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu yolculukta bizimle beraber olan herkesin, her ülkenin, her kurumun kazançlı çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın' diye konuştu.AA
Google Mobil Ödeme Şirketi Softcard'ı Satın mı Alıyor?
Google‘ın bir mobil ödeme girişimi olan Softcard‘ı satın almak almak için görüşmelerde bulunduğu söylentileri ortaya çıktı. TechCrunch’ın yayınladığı habere göre Google, Apple’ın Apple Pay’ine karşılık verebilmek için Softcard’ı satın almak istiyor.İlgili haberde belirtilen kaynaklara göre Google’ın, Softcard için 100 milyon doların altında bir tutar ödeyeceği ve bu tutarı gözden çıkardığı belirtiliyor. Softcard, bu yıl başında organizasyonel yapsını değiştirmek ve konsolide etmek amacıyla 60 çalışanını işten çıkarmıştı. Operasyonlarını ise Dallas ve New York’tan devam etmek üzere toparlayan Softcard’ın bu hamlesinin de satın alınmaya bir hazırlık aşaması olduğu düşünülüyor ve bu açıdan baktığımızda, Google’ın Softcard’ı satın alacağı dedikoduları gerçekliğe biraz daha yaklaşıyor.American Express, Chase ve Wells Fargo gibi markalarla da birlikte hareket eden bir girişim olan Softcard’ın, AT&T, T-Mobile ve Verizon Wireless konsorsiyumunun bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir girişim olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Telekomünikasyon ve finans sektörünün bu yakınlaşmasının, Google tarafından fark edilmesi de oldukça önemli. Google’ın Softcard’ı satın alması ise Google’ın Google Wallet‘ın yenilgisini kabulü anlamına gelecek. Ancak hiç şüphesiz Google bu alanda rekabet etmek istiyorsa, bu yeni satın alma şirkete taze kan takviyesi niteliği taşıyacak.Softcard aynı Apple Pay’in yaptığı gibi telefonunuzun NFC özelliğini kullanarak tek dokunuşla ödeme işlemini gerçekleştirmenizi sağlıyor. ABD’de aralarında McDonalds ve Subway gibi yaygın ağların da bulunduğu 200 bin iş yerinde ödeme yapabildiğiniz Softcard’ın şirin maskotu Tappy’i de görebileceğiniz tanıtım videosunu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.Webrazzi
Erdoğan'dan Merkez Bankası'na: 'Yahu Sen Neyi Bekliyorsun'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç iş adamlarıyla biraraya geldi. Toplantıda Merkez Bankası'nı eleştiren Erdoğan, ''Merkez Bankamız da hakikaten dünyada herkes inerken, bizim Merkez Bankası sağ olsun hala olduğu yerde duruyor. İnmiyor, düşürmüyor, yahu neyi bekliyorsun sen? Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım'' dedi.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;İki sihirli kelimemiz vardı. Biri güven diğeri ise istikrar. Biz bu ikisini gerçekleştirerek bugünelere geldik. Eğer güven olmasaydı istikrar olmazdı, istikrar olmasaydı ise güven olmazdı. İstikrarın olmadığı bir yerde ise ekonomi zaten olmaz.17-25 Aralık demokrasiye ve sivil siysete darbe girşişminde sonra paralel yapının bu işin başını çektiğini biliyoruz. Bu ülkenin pasaportunu kullanacaksın sonra gidip başka ülkelerde Türkiye adına karalama kampanyaları yürüteceksin. Bunların ana ilkesi şudur; amaçları uğruna herşey meşrudur. benim burada anlatmaktane edep edeceğim herşeyi yaparlar.Bu darbe girişimi doğrudan Türkiye'ye ve demokrasiye yapılmıştır. Beni değil sizlerin varlığı hedef alınmıştır. Her türlü tehditler ile her yerde maliyede, emniyette, yargıda haraçlar topluyordu. Bunu geçmişte başkaları yapıyordu şimdi ise ne yazık ki bu örgüt yapmaya başladı.'FAİZ YATIRIMIN ÖNÜNDE BÜYÜK ENGELDİR'Ekonomi üzerinden yapılan algı operasyonlarına dikkat edin. Gezi olayları sırasında ''Tüketmeyin ekonomi dursun'' çağrıları yapılmıştı. Çok ilginç... Bu olaylar ile birlikte faiz yükselmeye başladı. Ben şunu biliyorum yüksek faiz bu ülkede yatırımın önündeki en büyük engeldir.'FAİZ YÜKSEK KALMAYA DEVAM EDERSE...'Eğer faiz yüksek kalmaya devam ederse bu ülkede yatırımlar istenilen seviyede olmayacak. Girişimci üretemeyeceğiz. Bu finans sekötörü korkunç paralar kazanıyor. Bakıyorsunuz vatandaşın mevduatları ile paradan para kazanıyorlar. Bu mevduatlarda vatandaşın en az kazanacağı şekilde de dönüş yapıyor. Birde öte taraftan girişimcinin de önünü kesiyor.'YAHU SEN NEYİ BEKLİYORSUN?'Dünyada herkes faizleri indirirken bizim Merkez Bankası faizleri indirmiyor. Yahu sen neyi bekiyorsun. İşte petrol fiyatlarının geldiği nokta ortada. Bu durum bizim lehimize. Çok çok iyi noktadayız. Bizim bunu süratle vatandaşa yansıtmamız gerekiyor. Ben buradan diyorum Merkez Bankası bağımsız ise bende bağımsızım ve gereğini yapmak zorundayım. Gerekirse kendilerini çağırıp konuşacağım.'BEN DE BAĞIMSIZIM'Azerbaycan Devlet Başkanı buradaydı, biz hesapları 60 dolar üzerinden yaptık. Şimdi burada sıkıntımız var. Yatırımlar konusunda sıkınımız var diyorlar. Orada o 15 doların hesabını yapıyor. E bizim petrolle ilgili bizim bir sıkıntımız yok. Tam aksine lehimize şu anda. Bunun halkımıza dönüşünü yatırımcıya dönüşünü süratla sağlamak lazım. Ey Merkez Bankası daha neyi bekliyorsun. Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım.'KENDİLERİYLE KONUŞACAĞIM, BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ'Kendileriyle de konuşacağım. Bu iş böyle yürümez. Burada bir şey var. Bizim yatırıma ihtiyacımız var, istihdama, üretime ihtiyacımız var. Şimdi istihdamda bir sıkıntı görünüyor. Yani bir çok batı ülkesiyle mukayese edilmeyecek şekilde iyiyiz de, inelim yüzde 5'e kadar ya, düşelim buralara. Biz geldiğimizde hizmet sektörü felaketti. Ama şimdi yeni alanlar açıldı. Oteller bizim sadece yaz mevsiminde çalışırdı. Ama şimdi dört mevsim otellerimiz çalışır hale geldi. Bu bizim için çok önemli bir atak.'BURALARA DURUP DURUKEN GELMEDİK'Biz şimdi turizmde yatırım yapacak yer bulmakta zorlanıyoruz. Az önce televizyonu izliyorum odamda. Erciyes'teki oteller okullar tatile girmeden yüzde 85 doluluk var. bu bir şeyi gösteriyor, neyi? Refah düzeyi aynı zamanda yükselmiş. Bu tür hem alanlar açılıyor. Palandöken, erciyes'e bakıyorsunuz her tarafta. Eskiden deniz kum güneş diye bakarken, şimdi biz turizmin hepsinde varız. Buralara durup dururken gelmedik.Bakıyorsunuz ihracatımız rekorlara doymuyor. Bir önceki yıla göre yüzde 4 artışla 158 milyar dolara ulaşarak cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıktı.'CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ OLACAK'Güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Burası Cumhurbaşkanlığı Sarayı. Ama burası kısa bir süreliğine saray olarak kalacak. Çok yakında burası Külliye olacak. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar. Ana muhalefetten bir tanesi diyor ki 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Parayı harcayan biziz nereden çıkartıyorsunuz bu rakamları. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Mevcut TBMM binasına 1931 yılında başlandı 1960'da bitirildi. Meclis ve Anıtkabir yapımları yapıldıkları yıl ülke bütçesini sarsmıştır.'2 YILDA BUNLARI BİTİRECEĞİZ'Şu anda Türkiye'de bizim en büyük kütüphanemiz 2 milyon cilt kütüphaneye sahip olan bir kütüphane. Dünya çok farklı bir yerde. Orada asgari 4 milyon cilt kitap alabilecek şekilde hem dijital ortamda hemde yaprak kitapla orada bir cumhurbaşkanlığı kütüphanesi kuralım. Orada ayrı bir hedefimiz olacak, 24 saat öğrenciye halka açık bir kütüphane haline getirmek. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz, projeler hazırlanıyor. İki yılda bunları bitireceğiz. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar.'YAHU PARAYI HARCAYAN BİZİZ'Böyle anlattıkları gibi falan da değil yani. Dün baktım bir tanesi ana muhalefetten diyor ki, 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Yahu parayı harcayan biziz. Nereden çıkarıyorlar böyle rakamlar anlamak mümkün değil. Herhalde İngiltere'deki sarayın restorasyonu yapılacak, 5 milyar dolara mal olacakmış. Belki ortaya takıntı yapmış olabilir. Ama bunu bilmesi lazım. Her şeyi bunların kayıttadır. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün türkiye bunun gibi onlarca yüzlerce projeyi aynı anda bitip inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'ANITKABİR VE MECLİS PROJELERİ BÜTÇEYİ SARSMIŞTI'Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve Anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün Türkiye bunun gibi onlarca, yüzlerce projeyi aynı anda bitirip, inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'BÜYÜK DÜŞÜNMEK CÜCELERİN İŞİ DEĞİLDİR'Bütün bunların maliyeti üzerinden polemik yapanlar eğer art niyet taşımıyorlarsa Türkiye'nin ulaştığı seviyenin farkında değiller. Bizler bu arada Samsun-Sinop arasını yaptık, oranın maliyetini çok enteresan yarısının bedelinden hamd olsun burası daha az, bu. Yani Sayın Putin bir şey söyledi. Bu eser dedi büyük devlet olmanın alametidir dedi. Çok ilginç vaka budur. Şimdi Kremlin'e gittiğiniz zaman oraya gelen turistleri görürsünüz. İstanbul'da nereyi geziyorlar, Dolmabahçe, Topkapı Sarayı'nı geziyorlar. Büyük düşünmek cücelerin işi değildir. Tabii bu cücelere hakaret olmasın, onlar benim canım ciğerimdir. Bunların hepsi de iyi güzel ama yetmez. Ekonomik yıkıma uğramamızı yere kapaklanmamızı bekleyenlere bunun için uğraşanlara inat başımız dik şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.'IRKÇILIK KRİTİK BİR ŞEKİLDE ARTMIŞ'Son dönemde Batı ülkelerinde İslamafobi artmış durumda. Irkçılık kritik bir şekilde artmış durumda. Bizim aksi yönde girişimlerimize rağmen medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor.Eğer İsrail yönetimi Gazze'de binlerce kişiyi öldürüyorsa ben onu lanetlerim. Bazı ülkelerin İsrail yönetiminin avukatlılığına soyunması manidardır. Bir kaç ay önce bombalarla Gazze'yi yok edeceksin. Farnsa'ya gelen liderler neredesiniz. Suriye'de 350 bin insan öldü hani neredesiniz.'BİZİM DİNİMİZDE TERÖRÜN YERİ YOK'1 milyonun üzerinde ülkemizde sığınmacı var. Bize başka ülkelerin temsilcileri geliyor ne de iyi yapmışsınız diyor. Bırakın bu kuru lafları ne vereceksiniz ondan bahsedin.Bunlar samimi davranmıyor. Kendi ülkelerindeki teröristlere baksınlar. Kendi ülkelerinden kaçırıyorlar. Türkiye'den gelip geçiyor. Bizim dinimizde terörün yeri yok. Kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek üzere yapılan saldırıları mal etmeye hakkı yok. Provakatör bir dergide yapılan yayınlar bu dergiyi Papa'da lanetliyor. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.'ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK OLMANIZI BEKLİYORUM'Türkiye'ye yönelik olumsuzluk beklentilerin yoğunlaştığı bir alanda sosyal barıştır. Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan hadiselerdir. Biz tarihi bir adım atarak çözüm süreci başlattık. Tüm saldırılara sıkıntılara rağmen, çözüm sürecinin kararlılıkla yürüdüğünü belli bir noktaya geldiğini görüyoruz. Yakın bir zamanda çok daha somut umut verici gelişmeler bekliyoruz. Sizlerden çözüm sürecine daha fazla destek olmanızı bekliyorum. Türkiye'nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığında müthiş bir sıçrama yapacağına inanıyorum. 77 milyon aynı hedeflere aynı inançla aynı azimle yöneldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz.Burada bir gerçek var. Teşvik politikalarımız, 6'ncı 5'nci bölge. Buralarda arazi, vergi olsun, bütün alanlarda hele hele üretim stratejikse birinci bölgede dahi ciddi teşvikler var. Bu konulara girmenizde büyük fayda var. Genç girişimcilerimizin bu alanlarda adım atması hem kendileri hem kendileri açısından büyük önem arz ediyor. Tüm Batı demokrasi insan hakları ve farklılıklara saygı konusunda önemli bir imtihanın eşiğinde bulunuyor.FRANSA'DA YAPILAN SALDIRIFransa'da bir mizah dergisine yapılan saldırının arkasına sığınarak, İslam'ın kendisine, sevgili peygamberimize yönlendirilen nefret dalgasını endişeyle takip ediyoruz. Bizim girişimlerimize rağmen, medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor. Ben İspanya Başbakanı, şu anda değil. Zapatero ile birlikte Medeniyetler İttifakı'nın temelini attık. Şu anda 146 ülke ve kurum buranın üyesidir. Biz buraya davet ederken, medeniyetler çatışmasını körüklemek isteyenlerin öne çıktığını gördük.'BEN ONU LANETLERİM'Tüm insanlığa halkıma sesleniyorum. Bütün bu olaylar karşısında, kalkıp da Türkiye üzerinden bazı operasyonlara girişmek hayaldir, bunu bilmenizi istiyorum. Ben gerçek tespiti yapıyorsam, bunu eleştirenler acaba Erdoğan niye yaptı diye sorması lazım. O ülkenin gücü beni ilgilendirmez. İsrail yönetimi, halkı demiyorum. Gazze'de Filistin'de 2600 insanı çoluk çocuk demeden öldürüyorsa ben onu lanetlerim.'BAZI ÜLKELERİN...'Ve bazı ülkelerin kalkıp da İsrail yönetiminin avukatlığına soyunması manidardır. Ben şunu söyledim. Netenyahu buraya hangi yüzle geldi dedim, iki yüzlülüktür dedim. Birkaç ay önce bombalarla orada Gazze'yi yerle bir edeceksin, 2600 insanı öldüreceksin. Peki Fransa'ya gelen bu liderler neredesiniz, niye sesiniz çıkmıyor. Aynı şekilde 350 bin insanın öldüğü Suriye'de nerede insanlık? Niye sesiniz çıkmıyor. Şu anda benim ülkemde bir milyon 700 bin sığınmacı var, hani desteğiniz? Siz bombalardan kurtardınız, topraklarınızda barındırıyorsunuz, yediriyorsunuz, giydiriyorsunuz. Yanımıza geliyorlar, çok teşekkür ederiz, hakikaten her ülkenin kaldırabileceği bir iş değildi. Yahu bırakın böyle kuru lafları, ne destek veriyorsun onu söyle. Ve bize 5 milyar doları aştı şu ana kadar yaptığımız, verdiği destek 250 milyon dolar.'KENDİ ÜLKENDEN KAÇARKEN PASAPORT KONTROLÜNÜ İYİ YAP DA KAÇMASIN'Tüm Avrupa'da kalanların sayısı ne biliyor musunuz? 150 bin. Vaka ortada. Bunlar maalesef dürüst davranmıyorlar. Samimi davranmıyorlar. İşte Avrupa'nın bir çok ülkesinde teröristler şu anda oralarda kalıyor. Türkiye üzerinden gelip geçenlerden bahsediyorsun. Sen kendi ülkenden çıkarken, kendi pasaport kontrolünü iyi yap da kaçmasın. E kaçırdın, bize bildir. Aksi takdirde konuşamazsın. Herhangi bir sıkıntısı yok. Dünyanın her yerinde Müslümanlara yönelik saldırılar, işte Filistin'de Mısır'da Myanmar'da aynı şekilde devam ediyor.'ÖZGÜRLÜK DENMEZ BUNA'Bizim dinimiz teröre müsaade etmez, terörün yeri yok. Ve kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek suretiyle yapmış oldukları terör eylemlerini kalkıp Müslümanlara fatura etme hakkı yok. Provokatif yayınlarıyla nam salmış bir dergiye, ki bu dergiyi Papa da lanetliyor. Bunun provokatif eylemlerini biliyor. Müslümanlar hakkında da Hristiyanlar hakkında da maalesef özgürlük denmez buna. Başkasının özgürlük alanının sınırlarının içerisine girerse orada terör estirmek denir. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır, benim özgürlük alanıma kadar. Benim özgürlük alanıma geldiğinde orada duracaksın ki benden de saygı göresin. Biz nasıl ki tüm peygamberleri saygın görüyor, aynen peygamberimize gösterdiğimiz saygıyı sevgiyi tüm peygamberlere gösteriyorsak, onun için biz herkesten aynı şeyi bekliyoruz.'EĞER ONLAR ATEİSTSE BENİM KUTSALIMA SAYGI DUYACAK'Efendim onlar ateist. Olabilir, eğer ateistse benim kutsalıma saygı duyacak. Duymuyorsa bunun toplumu tahrik anlamına gelir ki, tahrik de bir suçtur.'FRANSA'DAKİ 12 KAYIP İÇİN TÜM DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYORLAR'Ortaya konan tavır, binlerce masum çocuğun katli karşısında maalesef gösterilmedi, göstermiyorlar. Gazze'de İsrail yönetimini görmezden gelenler Fransa'daki 12 kayıp için tüm dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Bunu niye konuşmuyoruz? Ellerinde sahilde oynayan çocukların kanu olanların, binlerce masumun kanı olanların, her gün devlet terörü estirenlerin terörü kınaması sadece pişkinliktir. Suriye'de yüzbinler katlediliyor. Kılları kıpırdamayanlar 12 kişinin ölümü karşısında birden vicdan ağıtları yakması bize inandırıcı gelmiyor.CUMHURİYET'E AĞIR ELEŞTİRİ: SEN HANGİ ÜLKEDESİN YASen hangi ülkedesin ya? Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman diyorsun. Sadece Müslümanların kutsalına değil, kimsenin kutsalına bu şekilde hakaret edemezsin. Ve neymiş emniyet görevlileri gelmiş arama tarama yapmışlar. Vatandaş gelmiş tahrik ediyor. Böyle yaptığın sürece sen tahriki davet ediyorsun. Bunun kapısını sen açıyorsun. Ne yazık ki bu tür atılan adımlar, ülkenin birliğini beraberliğini de bozmaya yöneliktir. Müslümanların peygamberleri konusundaki hassasiyeti açıkça ortadayken ısrarla bunun üzerine gidilmesi kesinlikle düşünce hürriyetiyle ilgili değildir.'KARİKATÜRLERİN MİLYONLARCA BASILMASI DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜYLE İLGİLİ DEĞİLDİR'Saldırı sonrasında ortaya konan tutum, karikatürlerin milyonlarca basılması da düşünce özgürlüğüyle ilgili de değildir. Burada tehlikeli oyunlar oynanıyor. Avrupa, iki dünya savaşıyla on milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştı. Tarihten ders almayanların, bir medeniyetler savaşı çıkartmaya çalıştıklarından ben endişe ediyorum. İnsanlığın bu büyük yanlışa düşmeyeceğine inanıyorum.'HİÇBİR ÖLÜM 12'DEN DAHA DEĞERSİZ DEĞİLDİR'Hatırlayın dünya beşten büyüktür dedim. Bunu BM Genel Kurulu'nda da söyledim. Hiçbir ölüm de can da 12'den daha değersiz değildir. Biz Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.'Sondakika.com
Türkiye Basketbol Ligi'ne Yeni Sponsor
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), ING Bank'ın mobil cüzdan uygulaması ParaMara ile 1 yıllık sponsorluk anlaşması imzaladı.Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen törene, TBF Genel Sekreteri Celal Arısan, TBL Direktörü Samer Şenbayrak, ING Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun ve ING Bank Dağıtım Kanalları, CRM ve İş Ortakları Direktörü Alper Gökgöz katıldı.ING Bank, yeni nesil mobil finans çözümü ParaMara ile Türkiye Basketbol Ligi'nin resmi sponsoru oldu.Sponsorlukla ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Basketbol Ligi Direktörü Samer Şenbayrak, 'Bu kadar kaliteli bir ligin ING Bank ve ParaMara gibi öngörülü bir sponsor ile anlaşması kutlanacak bir gelişme. ParaMara uygulamasının da gösterdiği gibi ING Bank yenilikçilik, teknoloji ve yaratıcılık konularında dünyanın önde gelen bankalarından. Biz de TBL olarak, taraftarlarımızla ilişkilerimizi aynı şekilde yürütmek istiyoruz ve özellikle bu uyumluluktan çok memnunuz' dedi.ING Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun ise, 'ING Bank Türkiye olarak tarihimizde bir ilke imza atarak, ilk kez kitlesel bir spor dalına yönelik kapsamlı bir sponsorluk gerçekleştiriyoruz. ParaMara'nın öne çıkan 'hız, kolaylık ve paylaşım' özellikleri Türkiye Basketbol Ligi Resmi Sponsorluğu'muzun çıkış noktası oldu. 'Basketbolun hızı bizi anlatıyor' dedik ve ParaMara ile Türkiye Basketbol Ligi resmi sponsoru olma kararı aldık' diye konuştu.DHA
'Ak Saray'da Oda Büyüklüğünde Zırhlı Para Kasa' İddiası
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili yeni bir iddia ortaya attı.Saray hakkında ilginç açıklamalarıyla dikkat çeken Mimarlar Odası Ankara Şubesi bu sefer de ‘zırhlı para kasaları’ iddiasını gündeme taşıdı.Cumhuriyet'ten Sertaç Eş'in haberine göre Ankara Şube Başkanı Tezcan Candan, Saray’da oda büyüklüğünde yüksek güvenlikli zırhlı para kasaları bulunduğunu savundu. Teknolojik kasalarYazılı açıklama yapan Şube Başkanı Candan, dayanıklı, bankalarda ve finans kuruluşlarında kullanılan ve ihtiyaca göre, donanımlı özel olarak üretilen bu kasalarda, aydınlatma, içeriden otomatik kapanma, isteğe göre raf ve nakit kutular gibi aksesuarların yapıldığını ifade etti.Başkan Candan, “Bunlar son derece teknolojik kasalar. 1. derece doğal sit alanında Atatürk'ün şartlı bağışı ihlal edilerek, hukuksuz bir şekilde, Atatürk Orman Çiftliği'nin bağrına saplanan kaçak sarayın her şeyi bizi ilgilendiriyor. Bu hukuksuzluğu yapanlar yargı önüne çıkana kadar mücadelemiz devam edecek.” şeklinde konuştu.Cumhuriyet
20 Maddede Türkiye Sosyal Medya İstatistikleri
Dijital pazarlama, sosyal medya üzerine çalışıyorsan güncel istatistiklere hakim olmanın ve onları yorumlamanın ne kadar önemli olduğunu mutlaka biliyorsundur. Bu bağlamda ben de sosyal medya, dijital pazarlama alanındaki istatistiki bilgileri yorumlarak vaktim oldukça blog’umda paylaşmaya karar verdim.2014’te Türkiye’deki sosyal medya kullanımının resmini çizmek gerekirse;
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sarayındaki özel danışmanı Binali Yıldırım'ın, 5 Ocak'ta Bakanlar Kurulu'na Cumhurbaşkanı'nın başkanlık edeceğini açıklaması hükümette 'hoş' karşılanmadı.Deniz Zeyrek'in, dün Hürriyet'teki analizini okumuşsunuzdur.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'bir hışım ile' konuştu: 'Cumhurbaşkanımızla beni ilgilendiren konular sadece Cumhurbaşkanımızın zatı ve benim tarafımdan açıklanır. Dolayısıyla 5 Ocak'ta böyle bir toplantı yok.'Biz de bu açıklamasını televizlondan dinleyip, 'Peh peh peh' dedik!
İstanbul Trafiğine ‘Havaray’lı Çözüm
Toplam uzunluğu 47.8 kilometre olarak belirlenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yapacağı havaray projelerinin güzergahları belli olduİstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2014-2019 bütçesinin 5 milyar lirasını ulaşıma ayırdı. Son dönemde gündeme gelen havaray projeleri de trafiği rahatlatması beklenen yatırımların başında geliyor. Daha önce Üsküdar-Libadiye Caddesi ile Sefaköy-Halkalı-Başakşehir havaray projelerinin ilk ihaleleri yapılmıştı.8 HAVARAY PROJESİ BULUNUYORİstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin henüz etüt aşamasında olan toplam 8 havaray projesi bulunuyor. Bu projelerin toplam uzunluğu 47.8 kilometre. İİşte o projeler ve uzunluklarıBeyoğlu-Şişli Havaray Projesi: 5.8 kilometreZincirlikuyu-Sarıyer Havaray Projesi: 4.5 kilometre4. Levent-Levent Havaray Projesi: 5.5 kilometreAtaşehir-Ümraniye Havaray Projesi: 10.5 kilometreSefaköy-Havaalanı Havaray Projesi: 7.2 kilometreMaltepe-Başıbüyük Havaray Projesi: 3.6 kilometreKartal-D100 Havaray Projesi: 3 kilometreSabiha Gökçen Havalimanı-Formula Havaray Projesi: 7.7 kilometreKaynak: Finans Global
G.Saray‘a Tam 50 Milyon Euroluk Gelir!
İşte Galatasaray yönetiminin nakit akışını sağlayabilmek için yaptığı iki plan: Türk Finans'tan 25 milyon dolar kredi alınacak, Şubat'ta da hisselerin yüzde 17'si satılacak ve kasaya 50 milyon TL daha girecekGalatasaray Başkan Duygun Yarsuvat, Mali Kongre'de borçalacak farkını 376 milyon Dolar olarak açıklamıştı. Bu rakamı azaltmaya çalışan sarı-kırmızılı yönetim, Denizbank'taki borçları yeniden yapılandırmanın yoluna gitti. Finansmandan sorumlu yönetici Dursun Özbek'in girişimleri de sonuç verdi ve sarı-kırmızılı kulübün Türk Finans'tan 25 milyon Dolar kredi çekeceği öğrenildi.HİSSE SATIŞI YASAĞI BİTİYORSporcu alacaklarını bu yolla ödeyecek yönetimin ikinci hamlesi borsada olacak. Kurallar gereği G.Saray'ın hisse satışı yasağı Şubat ayında sona erecek. Kulübe ait %68 hisseyi %51'e indirmeyi planlayan sarı-kırmızılılar, %17'lik hisse satışından da kasaya minimum 50 milyon TL sıcak para girmesini bekliyor. Sabah
Bilirkişi Raporu: 'Eski Bakanların Mal Varlıkları Gelirleriyle Orantısız'
Komisyona sunulan rapor, 3 bakan ve çocuklarının mal varlığını ortaya koydu.TBMM Soruşturma Komisyonu’nda bilirkişi olarak görev yapan uzman tarafından 4 eski bakanın mal varlığıyla ilgili hazırlanan raporda, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar dışındaki 3 bakan ve çocuklarının mal varlıklarının gelirleriyle orantılı olmadığı saptandı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, iki oğlunun servetini “düğünlerinde takılan altınla” açıklarken; eski AB Bakanı Egemen Bağış 2010 ve 2011’de 1.5 milyon TL’ye aldığı 3 evin nasıl finanse edildiği sorusuna yanıt vermedi. Çağlayan, kardeşine Abdullah Habbani’den gelen 2 milyon 465 bin TL’nin “mücevherat satışı”ndan kaynaklandığını savundu. Eski bakanların mal varlığıyla ilgili uzmanın saptamaları şöyle:Muammer GülerGüler’e ait 10 taşınmaz : Kendisi ve eşi adına kayıtlı toplam 10 adet taşınmaz, bankalarda da 24 Ocak 2014 itibarıyla 2 milyon 247 bin TL parası var. Eşi Neval Güler adına Çanakkale Ayvacık’ta 27 Eylül 2013’te tapu harç matrahı 63 bin 333 TL’ye bir taşınmaz satın alınmış, bu taşınmaz mal bildirimine konu edilmemiştir.Sarraf’a danışmanlık ücreti bildirimde yok: Barış Güler’in kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin Rıza Sarraf’tan alınan danışmanlık ücretleri dolayısıyla beyanname ve bildirimlerine rastlanmamış, yasal gelir kaynağının kira gelirleri ile ücretten oluştuğu, 2003- 2008 arasında ortalama aylık gelirinin 250-500 TL, 2013’te yaklaşık 5 bin 600 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu gelirlerle 2010’da Türkiye Finans Katılım Bankası Erenköy Şubesi’ndeki hesabına 400 bin dolar para yatırdığı, tutarın büyük çoğunluğunun taşınmaz alımında kullanıldığı, 2013 sonu itibarıyla hesaplarında 735 bin TL’nin bulunduğu dikkate alındığında şahsın mal varlıklarının gelirleri ile orantılı olmadığı tespit edilmiştir.Kızının gelirleri de orantısız: Kızı Burcu Güler’in yasal gelir kaynağının ücret ve kiradan oluştuğu, 2010’da tapu harç matrahı 270 binTL’ye, 2011’de 34 bin TL’ye 2 adet taşınmaz satın aldığı, bu taşınmazlardan kira geliri elde ettiği, banka vadeli hesaplarında 2014 Ocak ayı itibariyle 945 bin TL’sinin olduğu, şahsın aylık ortalama brüt ücret gelirinin ortalama gelirinin 2013’te 8 bin 800 TL olduğu, mevcut bilgilerden şahsın iki taşınmaz alımı ve bankalardaki 945 bin TL tutarındaki vadeli mevduatının gelirleri ile orantılı olmadığı kanaatine varılmıştır.Zafer ÇağlayanHesaplarındaki artış Sarraf’tan Hesaplarındaki artışın Rıza Sarraf ve Abdullah Habbani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’nden 31 Aralık 2012 tarihinde kardeşi Şenol Çağlayan’a oradan da iki gün sonra borç ödemesi adı altında kendi hesabına aktarılan 2 milyon 465 bin TL para transferinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.Saatin belgesini Sarraf el yazısıyla düzenlemiş Soruşturmaya konu olan saat ile ilgili olarak önceki mal bildirimlerinde diğer taşınır varlıklar arasında 5 adet saatin toplam değeri 70 bin TL iken, bakanlık görevinin son bulması nedeniyle verilen 23 Ocak 2014 tarihli mal bildiriminde 6 adet saatin toplam değerinin 730 bin TL olarak beyan edildiği, mal bildiriminde saatin finansmanına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, saatin faturasının Murat Yılmaz (Rıza Sarraf’ın kuryesi), menşei belgesinin Zafer Çağlayan adına düzenlendiği, 25 Eylül 2013 tarihinde teslim alındığı, ödemenin 30 Ekim 2013’de 240 bin avro olarak Sarraf’a nakit olarak ödendiği, işin ticari olmaması nedeniyle Sarraf’ın kendi el yazısı ile tanzim ettiği ve imzaladığı, saat ile ilgili para cezasını ödeyen Murat Yılmaz’a Çağlayan tarafından 213 bin TL para transferinin yapıldığı tespit edilmiştir.Happani’nin gönderdiği para Sarraf ve Happani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’den Şenol Çağlayan’a gelen ve 2 gün sonra Zafer Çağlayan’ın hesabına “önceden alınan borca” açıklamasıyla gönderilen 2 milyon 465 bin TL’yle ilgili olarak Çağlayan, “Şenol Çağlayan’ın Simay Altın Şirketi’ne bozdurduğu mücevherat karşılığıdır” açıklamasını yapmıştır.Oğul Kaan’ın serveti düğün takılarından Çağlayan, oğlu Salih Kaan Çağlayan’ın hesabına Altınbaş A.Ş’den 25 Haziran 2013 tarihinde gönderilen 2 milyon 537 bin TL para transferi ile ilgili olarak komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 12 Nisan 2013 tarihinde evlendiği, “düğünde takılan altın, mücevherat, döviz ve TL şeklindeki takıların bir kısmının bozdurulduğu” açıklamasını yapmıştır. Altınların hangi tarihte, kim tarafından götürüldüğüne ilişkin bir bilgiye ise yer verilmemiştir.Oğul düğün takısından borç vermiş Ahmet Çağan Çağlayan’ın 28 Mayıs 2012’de 2 milyon 100 bin TL’ye satın alınan taşınmaz için hesabına yaptığı 1 milyon 50 bin TL para transferiyle ilgili olarak Zafer Çağlayan, komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 28 Ekim 2011’de evlendiğini, düğünde çeşitli altın, mücevherat, döviz ve TL’nin hediye olarak geldiği, transferin oğlunun kendi birikimlerinden karşılandığı, kendisine borç verdiği, bu borcunu ödediğini belirtmiştir.Şirketlerde geniş inceleme gerekli Zafer Çağlayan, çocuklarınca alınan taşınmazların finansmanının düğünlerinde takılan altın, döviz ve TL olduğunu beyan etmiştir. Salih Kaan ve Ahmet Çağan Çağlayan’ın 2012 ve 2013’te taşınmaz alımlarında ve banka nezdinde gerçekleştirdikleri nakit para yatırma ve para transfer işlemlerinde önemli ölçüde artışın olduğu, tespit edilmiştir. Ahmet Çağan ve Salih Kaan Çağlayan’ın taşınmaz alım ve bankacılık işlemlerine konu olan tutarlarının kayıtlı gelirleri ile önemli ölçüde orantısız olduğu, çocuklarının ortağı olduğu şirketlerin hesaplarında kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin şirketlerde incelemelerle mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır.Egemen Bağış1.5 milyona 3 ev Bakanlık yaptığı sürede 3 adet taşınmaz satın aldığı ve 2 adet taşınmaz sattığı tespit edildi. Ankara’da Konur Sokak’ta yüzde 50 hissesi üzerine kayıtlı taşınmazı 500 bin TL’ye satın aldığı, İstanbul İstinye’de tapu harç matrahı 500 bin TL olarak belirtilen taşınmazı eşi Beyhan Bağış adına satın aldığı, Ankara Dikmen Vadisi’nde tapu harç matrahı 500 bin TL olan taşınmazı kendi adına satın aldığı tespit edildi. Banka transferi ve kredi kullanımına rastlanmadı.Borcu belgeleyemedi Eşi Beyhan Bağış’ın Dekorname Dekorasyon Şirketi’nin ortaklarına 2013’te 3 milyon 779 bin TL borçlu göründüğü, 31 Aralık 2013’te bunun 1 milyon 565 bin TL’ye düştüğü edildi. Bu azalışın nasıl gerçekleştiğine ilişkin Bağış’tan istenen belgeler komisyona sunulmadı. Bağış’ın bakanlığı sırasında 2010 ve 2011’de satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam 3 adet taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı geliri ile orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır.Erdoğan ‘takı’, Çiller ‘çıkın’la açıklamıştıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakanlardan Tansu Çiller’de haklarında açılan soruşturmalarda kişisel servetlerinin artışını oğlunun düğününden gelen ‘takılar’ ve annesinden kalan ‘çıkın’la açıklamışlardı. Başbakanlığı’nın hemen öncesinde, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kişisel servetindeki kaynağı belirsiz artışlar nedeniyle “Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirim Yasası’na, aykırı fiil (suç) isnadıyla” 2002 yılında yargılandığı Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ceza davasında ‘servetindeki artışın’ kaynağı olarak oğlunun düğünündeki ‘takı altınları’nı göstermeşti. Erdoğan, altınları paraya çevirdiğini dair yakın dostu Atasay firmasının sahibi Cihan Kamer’in düzenlediği faturayı mahkemeye ibraz ederek ceza almaktan kurtulmuştu. Prof Dr. Tansu Çiller hakkında başbakanlığı döneminde ‘Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirimi Yasası’na aykırı olarak, servetindeki kaynağı belirsiz artışları soruşturan TBMM Komisyonu’na verdiği ifade de “Servetimin kaynağı, anam öldüğünde yastığının altından çıkan ve içinde yüz binlerce dolar ve mark ile yüzlerce altın olan çıkındır” diyerek açıklamıştı.Cumhuriyet
Başlangıcından Bugüne Tüm Detaylarıyla 'Sony Pictures' Hack Skandalı
FBI, 24 Kasım'da Sony Pictures'a düzenlenen  ve firmaya ait büyük miktarda verinin internete sızmasıyla sonuçlanan siber saldırının Kuzey Kore kaynaklı olduğunu açıkladı.FBI, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada saldırının arkasında K.Kore'nin olabileceğini ancak kesin delil bulunmadığını belirtmişti.FBI'ın ardından açıklama yapan ABD Başkanı Baracak Obama, K.Kore’nin düzenlediği siber saldırıya zamanı gelince 'orantılı bir cevap' vereceklerini söyledi.FBI'ın açıklamasının ardından, siber saldırının 'The Interview' adlı filmin gösterimden kaldırılmasını amaçladığı da neredeyse kesinleşti. K.Kore lideri Kim Jong-un'a düzenlenen suikastı konu alan komedi filmi The Interview, K.Kore'den büyük tepki görmüştü. K.Kore, saldırıyı düzenledikleri suçlamasını reddetmişti.Obama, Sony Pictures’ın The Interview filmini yayından kaldırma kararının ‘yanlış olduğunu’ söyledi. Obama, ‘kendisine danışılması halinde hacker’ların tehditlerini görmezden gelmelerini tavsiye edeceğini’ belirtti.
Rönesans'tan 540 Milyon Euro'luk Büyük Yatırım
433 Milyon Euro tutarındaki finansal kapanış imza töreni, 19 Aralık'ta Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun katılımıyla gerçekleşti. Türkiye'nin sağlık sektöründe bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük proje olarak adlandırılan ve ülkemizin çok sayıda modern hastaneye kavuşacağı Kamu Özel Ortaklıkları-PPP (Public Private Partnership) projesinin dev adımlarından biri Rönesans Sağlık Yatırım ve Meridiam ortaklığından geldi.Kamuya ait yatırımların Özel Sektör tarafından yapılması ve belli bir süreyle devlete kiralanarak belirli hizmetlerin sağlanması yönteminin uygulandığı Kamu Özel İşbirliği (PPP-Public Private Partnership) modeli kapsamında Rönesans Holding grup şirketlerinden Rönesans Sağlık Yatırım, Adana'da 1550 yataktan oluşacak ve toplamda 540 milyon euro tutarındaki yatırımla tamamlanacak Entegre Sağlık Kampüsü için uluslararası yatırım fonu Meridiam Infrastructure ile yürüttüğü çalışmaların sonuçlandığını açıkladı. Türkiye'de ilk kez tamamı 9 yabancı bankanın katıldığı finansal kapanış imza töreni 19 Aralık'ta gerçekleştirilirken, törene Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak, Rönesans Sağlık Yatırım Grubu Başkanı Kamil Yanıkömeroğlu, Meridiam Uluslararası Yatırım Fonu Kurucu Ortağı ve CEO'su Thierry Déau ve projede yer alan banka yetkilileri katıldı.540 MİLYON EURO'LUK DEV YATIRIMBu imza töreninde konuşma yapan Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, 2015'te 9 milyar liralık Hastane projesinin ihale edileceğini açıkladı. Rönesans Sağlık Yatırım'ın imza töreninin arkasındaki temel Dinamik milli irade ve bu milletin gelecek ufkudur diyen Müezzinoğlu, Sağlık alanında Amerika ve Avrupa'nın başardığını Türkiye de başaracak dedi.İmza töreninde projeyle ilgili bilgi veren Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak, kısaca PPP olarak adlandırılan Kamu-Özel İşbirliği modeli ile yapılacak olan Hastane projelerinin Türkiye'nin sağlık alanında yaptığı en büyük devrim olduğuna işaret etti. Dünyanın önde gelen gelişmiş ülkelerinde Sağlık Sektörü başta olmak üzere eğitim, adalet gibi alanlarda başarıyla uygulanan bu modelin en gelişmiş yeni nesil şekliyle ülkemizde uygulama şansını elde ettiklerini, dünyanın birçok ülkesinde PPP deneyimine sahip ortağımız Meridiam ile yaptıkları işbirliği sayesinde Avrupa'nın en büyük finans kuruluşlarını bir araya getirerek yatırım öncesinde tamamı yabancılardan oluşan bir proje finansmanı gerçekleştirdiklerini belirtti. Rönesans Holding olarak sağlık yatırımını önemsediklerini ve yurtdışında elde ettikleri deneyimi Türkiye'nin sağlık yatırımlarında kullanmak üzere yola çıktıklarını vurgulayan Ilıcak, Diğer bir ifadeyle sağlıkta Rönesans dönemi başlıyor diye ekledi.Rönesans'ın Adana Entegre Sağlık Kampüsü yatırımı için bu konuda dünyanın en önemli Yatırım Fonları arasında yer alan Meridiam'la büyük bir işbirliği içine girdiklerini belirten Ilıcak, Meridiam, uzun dönem kamu altyapı projelerinde uzman global bir yatırım firması. 2005'ten bu yana kamuya değer sağlayan altyapı projelerine yatırım yapıyorlar. Şirketin farklı ülkelerde PPP konusunda deneyim sahibi olmasının da bizim için değerli bir avantaj olduğunu düşünüyoruz dedi. Ilıcak sözlerini şu şekilde sürdürdü:Adana Entegre Sağlık Kampüsü'nü Meridiam işbirliğiyle tamamı yabancı kuruluşlardan oluşan 9 bankalık bir konsorsiyum ile finanse ediyoruz. Toplam yatırım bedeli olan 540 Milyon Euro'nun yaklaşık 433 Milyon Euro'su bu konsorsiyumdan elde edilecek. Kalanı ise yatırımcı ortaklar Rönesans ve Meridiam tarafından özkaynak olarak temin edilecek. Bu anlaşma, aynı zamanda tamamı yabancı bankalar tarafından desteklenen ilk PPP anlaşması olacak. Alınan kredinin 18 yıl vadeli ve son derece rekabetçi şartlarda olması yabancı finans kuruluşlarının basta T.C. Sağlık Bakanlığı PPP modeline ve bu krediyi verdikleri bizlere olan güvenin bir göstergesidir.ADANA, KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ (PPP) KAPSAMINDA YAPACAKLARIMIZIN İLK DURAĞIRönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak'ın verdiği bilgiye göre, Adana Entegre Sağlık Kampüsü toplam 1.550 yatak kapasiteli 3 farklı hastaneyi kapsıyor. Bu hastaneler, 1.300 yatak kapasiteli Ana Hastane, 150 yatak kapasiteli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ve 100 yatak kapasiteli Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi olarak sıralanıyor.Rönesans Sağlık Yatırım'ın Adana'nın yanı sıra Bursa ve Elazığ Entegre Sağlık Kampüsleri ile Yozgat Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni de inşa ettiğini hatırlatan Ilıcak, Rönesans Sağlık olarak yüklenicisi olduğumuz afyon, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, Malatya, Samsun, Trabzon ve Van'da hayata geçirilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon hastaneleri, psikiyatri hastaneleri ve yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanelerinin proje finansmanlarını inşaatlarını ardı ardına hızlıca gerçekleştireceklerini ifade etti. Kamu Özel İşbirliği modeli ile inşa edilen sağlık komplekslerinin toplam İnşaat alanı 2 Milyon metrekare olacak ve yaklaşık olarak 2 Milyar Euro'luk yatırımla gerçekleştirilecektir dedi ve ekledi:Türkiye PPP projeleriyle sağlıkta bir lig daha atlamış olacak. Adana Entegre Sağlık Kampüsü için imzaladığımız 433 Milyon Euro'luk Finansman bu konuda önemli ve ilk adım özelliğini taşıyor. Bu anlaşmanın sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da sağlık alanında en büyük yatırımları arasına gireceğini öngörüyoruz. Adana'nın ardından diğer şehirlerde de benzer yatırımlara hazırlanıyoruz. 2015 sonrasında Türkiye'nin her noktasında modern, akıllı ve standartların üstünde hastanelerin yükseldiğine tanık olacağız.FARKLI ÜLKELERDE KAMUYA DEĞER SAĞLAYAN PROJELER YAPIYORRönesans Sağlık Yatırım'ın bu konudaki iş ortağı Meridiam'ın Kurucu Ortağı ve CEO'su Bay Thierry Déau ise yaptığı konuşmada, Meridiam olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin başlattığı bu azimli sağlık hizmetleri programını destekleyen ilk küresel yatırımcı olmaktan gurur duyuyoruz dedi. Déau sözlerini şöyle sürdürdü:Adana Entegre Sağlık Kampüsü, 2015 yılı itibarıyla yaklaşık 2 Milyar Euro tutarında finanse etmeyi planladığımız 4 sağlık tesisinden ilkidir. Bu, dünyada eşine rastlanmayan bir yatırımdır. Bu ülkedeki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, en iyi standartlara ulaşması ve Türkiye'de en çok ihtiyacı olanlara ulaşılmasında önde gelen Türk ve uluslararası firma Rönesans'la ortaklığımızdan gurur duyuyoruz. Adana Entegre Sağlık Kampüsü sadece Adana için değil, aynı zamanda çevresinde yer alan Türkiye 13. Sağlık Hizmetleri Bölgesi Hatay ve Osmaniye'ye de toplam 1550 yatak kapasitesi ile hizmet verecek.Merkezi Paris'te bulunan Meridiam'ın yönettiği 2.8 Milyar Euro ile toplum için uzun vadeli altyapı yatırımlarına odaklandığının altını çizen Déau, Bugün yapılan 100 Milyon Euro'luk yatırım, Fransa Türkiye arasındaki güçlü ilişkilerin bir göstergesidir. Uzun bir dönem boyunca burada olacağız. Türkiye altyapısının ve özellikle eğitim kuruluşları gibi ülkenin sürdürülebilir gelişmesi ve başarısı için hayati önem taşıyan sosyal altyapıların geliştirilmesinde rol alacağız dedi.STANDARTLARIN ÜSTÜNDE AKILLI HASTENELER GELİYORKamuya ait yatırımların Özel Sektör tarafından yapılması ve belli bir süreyle devlete kiralanması modelinin uygulandığı PPP sisteminde, Kira süresi boyunca özel sektör kamunun arzu ettiği bazı hizmetleri de üretebiliyor. Tıbbi hizmet yine devlet tarafından verilirken, tüm doktor ve hemşire kadrosu da devlet tarafından sağlanıyor. Dünyadaki örnekleri 15 yıldan 30 yıla kadar uzanabilen bu ortaklık modelinde Türkiye'deki projeler için ise süre 25 yıl olarak belirlendi. Bu projelerle Türkiye'nin kendi altyapısı ve otomasyon sistemi bulunan, rehabilitasyon alanları, Spor Merkezleri ve toplantı salonlarıyla da genişletilen, standartların üzerinde akıllı hastanelere kavuşması planlanıyor.
Davutoğlu'ndan Kamuda Plaket ve Hediye Yasağı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'ekonomide dönüşüm programı' için hazırlanan eylem planını açıkladı. İsrafı önlemek için kamuda plaket ve hediye vermeye yasak getirildi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Ekonomide Dönüşüm Programları'nın ikinci toplantısına başladı. Davutoğlu program çerçevesinde 7 eylem kalemine ait 425 madde açıkladı.Başbakan Davutoğlu yaptığı açıklamada ' İş dünyamız yapısal dönüşüm programına göre hareket etmeli. Rasyonel soğukkanlı kriz yönetimi mantığı ile bu krizi piyasalara hissettirmeden yönetebilmek açısından büyük bir sınavdan geçiyoruz. 2008'den bu yana bütün dünya kriz yönetimi ile meşgul. Bu dönüşüm programlarının hesap edilebilirlik ilkesi önemlidir. İlan etttiğimiz eylemlerin uygulamalarında 3-4 aylık periyotlarla sizlerle paylaşacağız. Öngörülebilirlik dünyanın şuanda en büyük önem verdiği husus. Türkiye siyasi istikrarla desteklenmiş bir öngörülebilirlik kapasitesini sürdürüyor. Bu da büyük bir önem taşıyor. Ekonomimiz son 20 çeyrekte üst üste büyüdü. Ortalamamız dünya ortalamasının çok üzerindedir. Son büyüme düşük oldu ama yine de genel olarak takdir gören bir performanstır. Büyümenin ihracata dayalı olması önemlidir. Bu kompozisyon aslında büyümenin sürdürülmesi açısından büyük bir işarettir.PLAKET VE HEDİYE İŞİNE SON VERİLECEK, EN BÜYÜK SEMBOLİK HEDİYE FİDAN DİKİMİDİRBugün açıkladığımız 7 programla üretimde verim, tasarruf sağlanması planlanıyor. İsrafın önlenmesi önce kamudan başlayıp bütün topluma yansıması gereken bir gerçektir. İsrafa dönük hediyeler bundan sonra kamuda söz konusu olmayacak. Her görevi bırakan bakan başbakan yada bürokrasideki kişiler kendilerine gelen hediyeleri ne yapacağız sorusuyla karşılaşıyor. Bundan sonra bu plaket işine son vermek lazım. Gereksiz hediyeleşmelere son vermek lazım. En sembolük hediye fidan dikimidir. Orada gelen devlet büyüyüğü adına fidanlar dikilebilir. Onlar büyüdükçe de kendi hediyesini sürekli topluma kazandıran bir hatıra olarak yaşar. Ayrıca çok yaygın bir şekilde tanıtım kitapları faaliyetlerin tanıtımı ile ilgili faaliyet kendini tanıtır. Bu tür faaliyetlerin e ortamda flaş disklerle tanıtılması daha elzemdir. İsrafın önlenmesi konusunda herkes elimdeki kaynağı nasıl kullanırım derken herkes kendine şunu sormalı acaba israfı nasıl engellerim. Ben bütün kurumlarımızın buna özen gestereceğine inanıyorum.PETROLDEKİ DÜŞÜŞ OLUMLU YANSIYACAKBütçe görüşmeleri sürüyor. Yönetim bütçe açığı GSYH üzerinde baskı uygulamadığı gibi düşüşü önemli bir parametredir. AB tanımlı borç stoku milli gelire göre gerilemiştir. Bu da dünya avrupa standartlarında çok önemli bir göstergedir. Ekonomi göstergemizin iç uyumu da önem taşıyor. Son dönemde önemli bir komite olarak Finansal Ekonomi Komitesi bu seyri yakından takibe dönük. Kamu özel sektör ilişkisi her zamankinden çok daha fazla, daha iletişime yoğun devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ve muhtemel etkilerini de göz önüne alıyoruz. AK Parti iktidarı öncesinde petrol fiyatları 20 dolar civarındaydı. Petrol fiyatlarında tekrar geri dönüş ülkemize olumlu etki yapacaktır. Bu düşüşü biz tüketicimize yansıtıyoruz. Çok ciddi pompa fiyatlarında düşmeler oldu. Ama kesinlikle bir gevşeme disiplinden kopuş söz konusu olmayacak. 2015 Yılı için petrol fiyatları hangi düzeyde olacağını göz önüne olarak alternatif modellemelerle olabilecek her hangi bir iniş çıkışa anında refleks verebilmek için yoğun bir çaba içindeyiz.EKONOMİMİZİN EN TEMEL MESELELERİNDEN BİRİ VERİMLİLİĞİN DÜŞÜK OLMASI1 - Ekonomimizin en temel meselelerinden birisi verimlilik düzeyimizin düşük olması. Bu yüzden verimliiğin arttırılmasına özel bir önem vereceğiz. İlk programımız üretimde verimliliğin arttırılması programı. Bu programla verimlilik algısını geliştirmeyi iyileştirmeyi katma değeri arttırmayı planlıyoruz. Bu başlık altında 59 eylem yer alıyor. G-20 döneminde KOBİ'lere yönelik istihdama yönelik katkı sunmaya davam edeceğiz. İmalat sanayinde kaynak verimli üretim uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Ürün tasarımını, çeşitlendirilmesini ve markalaşmalarını destekleyecek ve eğitim faaliyetleri yapacağız. KOBİ'lere finansal desteği derinlemesine arttırmayı planlıyoruz. Türk Malı'nın tanıtılması için gereken desteği sağlayacağız.LÜKS MALLARI TESPİT EDİP CAYDIRICI VERGİLENDİRME YAPACAĞIZ2 - Yurt içi tasarrufların arttırılması ve israfın önlenmesi programı. Burada israfı azaltmayı planlıyoruz. İktisatlı bir ekonomik bir alt yapıyı kurmaya kararlıyız. Bu başlık altında 74 adet eylem yer alıyor. Önemli eylemler şöyle gayrimenkullerin elden çıkarılmasında vergilerle ilgili yeni tasarruf olmasına büyük önem vereceğiz. Taşınmazların alınmasında kullandırılan kredileri gözden geçireceğiz. İmalat sanayinde banka istisnaları getireceğiz. Uluslararası hükümlülükleri gözeterek yüksek tüketim malları tespit edecek ve caydırıcı vergilendirmeler yapacağız. Uzun vadeli tasarrufları teşvik etmek üzere altın bankacılığını destekleyeceğiz. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde kesinti oranını uluslararası düzeye ulaştıracağız. İsrafın fazla olduğu mal gruplarını tespit edecek ve bunu engellemek için çalışmalar yapacağız.FİNANS ALANINDA SAĞLAM BİR HUKUKİ ZEMİN OLUŞTURACAĞIZ3 - İstanbul Uluslararası Finans Merkezi programı. Reel sektörün ihtiyacını karşılayacak her türlü aracın etkin şekilde denetlenen bir finansal merkez olmasını hedefliyoruz. İstanbul'un ilk 25 içinde yer almasını daha sonra da bunu yükseltmesini ve finansal hizmetler sektörünün GSYH'daki payını yüzde 6'da yer almasını istiyoruz. Raylı sistem ve iletişimleri geliştireceğiz. Hem kamu hem özel sektörde sertifakaya sahip uzman sayısını arttıracağız. Ayrıca ürün ve hizmet çeşitliliğini arttıracağız.VERİMSİZ HARCAMALARI TASFİYE EDECEĞİZ4 - Kamu harcamalarının rasyonelleştirme programıdır. Verimsiz harcamaları tasfiye edeceğiz. Kamu harcama büyüklüğünü ve borçlanma gereğini yerindeliğini hedefliyoruz. Burada da 77 eylem var. Bazıları şöyle; Sosyal yardımlarda Türkiye öncü olmuştur. Burada suistimali engellemek ve hak eden herkese ulaşabilmek için ihtiyacı olanları daha objektif olarak belirleyeceğiz. Böylece sosyal yardım yapan kurumlarımız tek bir alanda herkesi görüp talepleri karşılayabilecek. Kamu ihtiyaçlarının ortak alım yöntemi ile tedarikini sağlayacağız. Kamuda taşıt edinim ve kullanımında yerindelikle ilgili tedbirler alacak israfı ortadan kaldıracak ek yeni bir yaklaşım sergileyeceğiz. Saydamlığın arttırılması için ihale sürecinin yayınlanmasını etkinleştireceğiz. Şeffaflığı arttırmaya yönelik çalışmamızı aslında ilerde tekrar elimizde aldığımız reformu sizlerle paylaşacağız. Hizmet binaları yapımı konusunu da ele alacağız. Kamu hizmetlerini program yaklaşımı ile ele alan bütçe programına geçeceğiz.YEREL YÖNETİMLERİN GÜCÜNÜ ARTTIRACAĞIZ5 - Kamu gelirlerinin arttırılması programıdır. Vergi sistemini yenileyeceğiz. Çalıştaylarla karar alacağız ve en etkin bir şekilde bu düzenlemeleri en kısa sürede devreye sokacağız. Gayrimenkul rantlarından kamunun pay almasını sağlayacağız. Kamu açısından yeniden değerlendirilmesi önem taşıyor. Vergileme alanında vatandaşa hizmet sunarken teknoloji imkanlarından daha fazla yararlanacağız. Daha detaylı istatistikler geliştireceğiz.İŞ VE YATIRIM ALANINI GENİŞLETECEĞİZ, İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI KONUSUNU BASİTLEŞTİRECEĞİZ6 - İş ve yatırımı geliştirme programıdır. Amacımız yatırımları arttırmaktır. 2014 Yılında yüzde 15 olan yatırımları 2015'te yüzde 19'a çıkarmayı hedefliyoruz. Bu başlık altında 41 eylem yer almaktadır. Bunların bazıları şöyle; Ülke ekonomisi için yapıların hızlı ve etkin yürütülmesine ve sonuçlanmasına yönelik bir birim oluşturulacak. Burada yatırımlar daha hızlı yapılacak. Bir çok işlemin E-Devlet üzerinden yapılmasını sağlayacağız. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile ilgili basitleştirmeler yapacağız. İş ve yatırım ortamına ilişkin hukuki süreçlerin daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız. Hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye yansımadan çözümünü, mahkemeye yansıyanların ise yargı süresinin kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız. Coğrafi bilgi sistemleri alt yapısını geliştirecğiz. Bölgesel düzeyde gösterge seti geliştireecek, anketler yapacağız.DOĞRU İSTATİKTİK KONUSUNDAN TÜİK EĞİTİM VERECEKTİR7 - İstatistiki bilgi paylaşımı programıdır. Güvenilir istatistiklerin sayısını arttırmayı hedefliyoruz. İstatistik sayısını arttırmayı, istatistik üretmeyi hedefliyoruz. Bu başlık altında 28 eylem var. Bunların ana bazı unsurları şunlar; TÜİK ve diğer kurumların açıkladıkları istatistikleri bir internet sitesi kurarak oradan açıklayacağız. Kurum ve kuruluşların istatistik verilerinin TÜİK'in hizmetine açılmasını sağlayacağız. TÜİK tarafından eğitim verilecektir. TÜİK ayrıca eğitim kurumu gibi de hizmet verecektir.Bugün açıkladığımız 7 programla üretimde verim, tasarruf sağlanması planlanıyor. İsrafın önlenmesi önce kamudan başlayıp bütün topluma yansıması gereken bir gerçektir.İşte Başbakan'ın konuşmalarından satır başları.- Hükümetimiz hiçbir şekilde kısa vadeli perspektifle değil, orta ve uzun vadeli perspektifle politikalarını yönetiyor.- Kamu maliyesi, bütçe yapılandırılması ve finansal istikrar konusunda ilkeli tutumumuz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek.- Bütüncül perspektifi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz- 2008'den bu yana bütün dünya kriz yönetimleri ile meşgul- İlan ettiğimiz uygulamaların sonuçlarını 3-4 aylık sürelerde paylaşacağız- Bu dönüşüm programlarının hesap verilebilirlik ilkesi önemli- Öngörülebilirlik şu anda dünyada en çok önem verilen husus- Sürdürülebilir kalkınma büyük önem taşıyor- Büyümenin büyük ölçüde ihracata dayalı olması önemli, nitelikli büyüme kompozisyonu sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir işaret- Merkezi yönetim bütçe açığının gsyh içindeki payı düşüşüne devam edecek- Petrol fiyatlarındaki muhtemel düşüşün etkilerini sürekli izliyoruz- Petrol fiyatlarındaki düşüşü vatandaşa yansıtıyoruz- Kesinlikle petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanan bir gevşeme olmayacak- 2015'de petrol fiyatlarının hangi düzeyde olacağı ile ilgili alternatif bütün modellerle, olası iniş-çıkışlara anlık tepki verebilmek için hazırlıklıyız- (Rusya Krizi) muhtemel etkileri erken vakitte gördük, toplantılar gerçekleştirdik- Makro alanları ilgilendiren 8 programı bugün paylaşacağız- Bunlar üretimde verimliliğin artırılması, yurtiçi tasarrufların artırılması, istanbul uluslararası finans merkezi olması, kamu harcamaların rasyonelleşmesi, kamu gelirlerini kalitesi, iş ve yatırım ortamı, istatistiki bilgi altyapısı ve kayıt dışı ekonominin azaltılması- Yüksek ve istikrarlı büyümeye ulaşmayı hedefliyoruz- Üretimde katma değeri artırmayı planlıyoruz- Üretimde verimliliğin artırılması ile ilgili 59 eylem yer alıyor- KOBİ'lerin kurumlaşmasına büyük önem vereceğiz- KOBİ'leri g20 başkanlığı süresince sürekli gündemde tutacağız- Sanayi bölgelerinin teknolojik donanımını güçlendireceğiz- Türk malı markası ve imajı için faaliyetlerde bulunacağız- İktisatlı bir ekonomik altyapı kurmaya kararlıyız- Tasarruf oranını yüzde 13,4'ten yüzde 19'a çıkarmaya kararlıyız- Yurtiçi tasarrufların artırılması ile ilgili 74 eylem yer alıyor- Altın bankacılığını genişletecek ve destekleyeceğiz- Hayat sigorta ve uzun süreli sigortaların geliştirilmesi için politika seçeneklerini araştırıyoruz- Program dönemi sonunda İstanbul'un ilk 25 finans merkezi içinde yer alması ve daha sonra bunu yükseltmeyi hedefliyoruz- İstanbul'un finans merkezi olması ile ilgili programda 104 eylem yer alıyor- İstanbul tahkim merkezini en kısa sürede kuracağız- Finans alanında ihtisas mahkemeleri kuracağız- Kamu sermayeli katılım bankası kuracağız- Faizsiz finans alanında ürün ve hizmet çeşitliliğini artıracağız- Kamu harcamaların rasyonelleşmesi programında 77 adet eylem bulunuyor- Kamuda taşıt alımına ilişkin tedbirler alacağız- Bütün ihale sonuçlarını yayınlama sürecini iyileştireceğiz- Vergi mevzuatının sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edeceğiz- 2014 sonunda yüzde 15 olacağını düşündüğümüz özel sektör yatırımlarının GSYH'ye oranını 2018 yılı sonunda yüzde 19,3'e çıkarmayı hedefliyoruz- İstatistiki bilgi altyapısı başlağı altında 28 eylem planı var- Kayıt dışı ekonomiyi ayrı bir paket olarak açıklayacağız- Haftaya insan odaklı 3.PAKETİ Açıklayacağız- (Rusya krizi) Türk ekonomisi herhangi bir şok etkisi yaşanmadan bunu atlatabildi- Reel sektörün dış borcu zaten uzun vadeli, burada bir risk görmüyoruz- Reel sektörün milli gelire oranı yüzde 15,7, bu çok makul- Kısa vadeli şoklardan etkilenebilecek bir yapıda değil- Gerektiğinde her türlü tedbiri alırız- Hiçbir konuda ekonomi yönetimi ve hükümetimiz bir panik haline girmemiştir, girmeyecektir- Uluslararası piyasaların Türkiye'ye güveni tam- Devletin bir döviz açık pozisyonu yok, hatta fazlası var- Elimizdeki kaynak ve verilerle, krizin getireceği şoklar karşısında, elimizdeki kaynaklar, kullanabileceğimiz Mali ve finansal araçlar son derece sağlamdır- Şu anki en temel hedefimiz petrol fiyatlarındaki düşüşü dengeleyebilecek olumlu unsurları maksimize etmek, bunu bir fırsat olarak görmek- Petrol fiyatlarındaki düşüşün dolaylı etkilerini de minimize etmek- Reel sektörde balon etkisi yapacak bir şişkinlik yok- Ek tedbir almaya şu anda ihtiyaç hissetmiyoruz- Kullanacağımız araçlardan son derece emin bir şekilde muhtemel riskleri göğüslemeye hazırız.haberler.com
Apple, Rusya Satışlarını Durdurdu
Rusya mali piyasalarında yaşanan hareketlilik ve rublenin hızla değer kaybı nedeni ile Apple, Rusya'daki satışlarını geçici olarak durdurduğunu açıkladı.Rusya'da online mağaza üzerinden satış yapan şirketin internet sayfasında, Apple mağazasının güncellendiği, kısa bir süre sonra yeniden faaliyete geçeceği belirtiliyor. Şirketin ruble olarak belirlenen fiyatlarını yeni kura göre güncelleme yapmasının ardından satışlara yeniden başlayabileceği belirtiliyor.Apple'ın Finans Direktörü Luca Maestri, döviz kurunun etkisini azaltmak için geçici bir program uyguladıklarını açıkladı. Dünyada en ucuz Apple ürünlerinin Rusya'da satılmasına neden olan fiyat değişkenliği nedeni ile şirket yüzde 25 civarında ürünlere zam yapmıştı. Rusya'da iPhone 6 fiyatları 31 bin 900 rubleden 39 bin 900 rubleye yükseltilmişti.Pazartesi günü 16GB iPhone 6 Rus Apple online satış mağazasında ruble karşılığı 688 dolara satışa sunulurken, iki günde yaşanan gerileme nedeni ile Salı günü fiyat 574 dolara düştü.Apple'ın 2013'de Rusya'da 1,6 milyon iPhone sattığı, bunun toplam satışlarının yüzde 1'ine denk geldiği belirtiliyor.Zaman
TBMM'de Bütçe Görüşmelerinde Neler Yaşandı?
etiket
TBMM'deki bütçe konuşması sırasında CHP'yi darbecilikle suçlayan Başbakan Davutoğlu'na muhalefet sıralarından sert tepkiler yükseldi. Konuşmasına ara vermek zorunda kalan Davutoğlu, 'Mısır'daki darbecilerle el sıkıştığınız için bu sözü söyledim' diye açıklama yaptı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine cevap vermek için kürsüye çıktı. Davutoğlu konuşması sırasında CHP'ye yönelik 'darbeci' sözleri Genel Kurul'da gerilimi artırdı.Davutoğlu Mısır'daki darbeden bahsettiği sırada sarf ettiği, 'Darbecilerle problemimiz var. Sizlerle olduğu gibi. Sizler de darbecisiniz' sözleri CHP sıralarında büyük tepki yarattı. CHP'liler sıra kapaklarına vurup protesto Davutoğlu'nu protesto ederken bazı muhalefet milletvekilleri de ayağa kalkarak sert sözlerle tepki gösterdi. Bazı AK Partililer de ayağa kalkarak alkışladı.Oturumu yöneten TBMM Başkanı Cemil Çiçek konuşmasına 5 dakika kadar ara vermek zorunda kalan Davutoğlu'dan CHP'lilerin talebi üzerine sözlerine açıklık getirmesini istedi.Davutoğlu, 'Darbe yapılan Mısır’a heyet gönderdiğini için size darbeci dedim. Gidip darbecilerin elini sıktığınız için darbeci dedim' diyerek açıklama yaptı.
Maliye Bakanı Şimşek: '25 Alanda Değişim Öngörüyoruz'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Türkiye'nin rekabet gücünü, verimliliğini artıracak, Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak, yeni kapsamlı bir reform programı hazırladık. 25 alanda değişim ve dönüşüm öngörüyoruz' dedi.Şimşek, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) Frankfurt'ta düzenlediği bir toplantıya katıldı. Bakan Şimşek'e Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici de eşlik etti.Şimşek burada yaptığı konuşmada, Frankfurt'ta uluslararası yatırımcılarla bir araya geldiğini belirterek, 'Almanya'nın önde gelen fonları, bunlar gelişmekte olan ülkelere yatırım yapıyorlar. Onların bütün temsilcileriyle, fon yöneticileriyle bir araya geldik. Türkiye'deki son reform çalışmaları ve Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin fikir alışverişinde bulunduk' dedi.Türkiye'nin AK Parti hükumetleri döneminde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını ifade eden Şimşek, bunun en önemli sebebinin siyasi istikrar olduğunu vurguladı.Ülkelerin kalkınması adına siyasi istikrarın tek başına yeterli olmayacağını anlatan Şimşek, 'Mesela Orta Doğu'da, Orta Asya’da, dünyanın bir çok köşesinde 30-40 yıl iktidarda olan şahıslar, partiler var. Ancak beraberinde reform yapmazlarsa, o ülkelerin refahı artmıyor. Çünkü reform çok önemli. Türkiye'de ise siyasi istikrarın olduğu dönemlerde çok güçlü reformlar yapılıyor. Rahmetli Menderes, Rahmetli Özal dönemlerini hatırlayın. O dönemler Türkiye'nin hızlı çıkış yaptığı dönemlerdi. Ortak özellik hem siyasi istikrar var, yani güçlü bir iktidar var hem de reformcu bir kimlik var' ifadelerini kullandı.'1990 yılından 2002 yılına kadar yerimizde saymışız'AK Parti hükümetleri döneminin de böyle bir dönem olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:'Türkiye gerçekten bu dönemde bir çok sorununu çözdüğü gibi bir zıplama dönemi yaşadı. Basit bir örnek vereyim 1990 yılında Türkiye'nin milli geliri 200 milyar dolar, 2000’li yılların başına gelirseniz yine 200 milyar dolar. Yani 10 yılda yerimizde saymışız. 2002’de AK Parti iktidara geldiğinde milli gelirimiz 200 milyar dolarmış. Geçen sene, bu küresel krize, avro bölgesindeki borç krizine, Orta Doğu’daki çalkantılara, petrol fiyatlarının 10-15 yıl öncesine göre 20 dolarlardan 100 dolarlara çıkmasına rağmen Türkiye milli gelirini 820 milyar doların üzerine çıkardı.Yani 1990 yılından 2002 yılına kadar yerimizde saymışız. Aslında dünyada da büyük bir kriz yokken kendi krizlerimizle boğuşmuşuz. Siyasi istikrarsızlık var ama 2000’li yılların başından itibaren büyük bir değişim ve dönüşümün temelini oluşturacak siyasi bir istikrar var, uzun vadeli bir vizyon var ve reformlar uygulanınca Türkiye o zaman gerçekten dünya ile arayı hızlı bir şekilde kapatabiliyor.'Türkiye'nin siyasi istikrar ve reformları 20 yıl daha devam ettirmesi durumunda büyük ekonomilerle arasındaki farkı tamamen kapatacağına işaret eden Bakan Şimşek, 'Bir rakam vermek açısından söyleyeyim. AB üyelerinin geliri diyelim ki 100 avro ise bizim 2000’li yılların başında 30 avro civarındaydı, yaklaşık olarak söylüyorum. Mesela basitleştiriyorum, geçen sene Avrupa 100 iken biz 55’e çıkmışız. Arayı ciddi bir şekilde kapatmaya başlamışız' diye konuştu.'Vergilerin yüzde 23’ünü eğitime harcıyoruz'Bakan Şimşek, Türkiy’de son 12 yılda vergi gelirlerinin dağılımının değiştiğine de değindi. Türkiye'nin en büyük payı eğitime ayırdığına dikkati çeken Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:'2002 yılında Türkiye’de bütün bireylerden, bütün şirketlerden, bütün çalışanlardan toplanan vergi 100 liraysa bunun 86 lirası, yani yüzde 86’sı devletin faizine gidiyordu. Yani devletin o kadar borcu var ki, geriye bir şey kalmıyordu. Geriye kalan yüzde 14 ile ne yapacaksınız? Maaş mı ödeyeceksiniz, yatırım mı yapacaksınız? Sağlıkta devrim mi yapacaksınız? Mümkün değil. Bu nedenle devlet o dönemde herkese borçluydu. IMF’ye de borçlu, hatta memuruna borçlu, işçisine borçlu zaten hizmet yapamıyor sağlık sistemi berbat bir durumda. Şimdi bakın çok değil 12 yıl sonra bugüne baktığınız zaman, mesela 2014 yılı için topladığımız her 100 liralık verginin biz şimdi 86 lirasını tam tersini millete hizmet olarak sunuyoruz. Yüzde 14’ ü faize gidiyor, yüzde 86’sı eğitime, sağlığa, altyapıya, araştırma geliştirmeye gidiyor ve tabii ki fakirlere yardıma gidiyor. Türkiye bu anlamda büyük bir başarı sağladı.Şu anda bir bütçe dönemindeyiz. 2015 bütçesi Meclis'te. Muhalefeti dinlerseniz sanırsınız ki hangi ülkeden bahsediyorlar. Yarını bu ülke çıkartamayacak gibi anlatıyorlar. Halbuki vergilerin yüzde 23’ünü biz eğitime harcıyoruz. En büyük önceliği eğitime verdik. 2000’li yılların başında bütçeden en büyük pay savunmaya gidiyordu. Biz şimdi en fazla parayı milli eğitime veriyoruz. İkinci sırada sağlık geliyor. Sağlığa da vergi gelirlerinin yüzde 21’ini veriyoruz. Aslında sağlık ve eğitim beraber vergi gelirlerinin neredeyse yarısını oluşturuyor. Geriye bir o kadarını sosyal güvenliğe yani emeklilere, sosyal kesimlere destek olarak veriyoruz. Bir o kadarını yatırım olarak harcıyoruz. Vatandaşın teveccühünün aslında arkasında bu davanın millete bir hizmet davası olduğu açık ve net.''Türkiye Avrupa'nın 2. büyük ekonomisi olabilir'Şimşek, Türkiye'nin Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya’nın ardından Avrupa’da en büyük altıncı ekonomiye sahip olduğunu ifade etti.Yapılan tüm uluslararası çalışmalara göre Türkiye’nin 2040-2050’li yıllarda Avrupa’da en büyük ikinci ekonomi olabileceğini belirten Şimşek, Türkiye’nin genç nüfusu ve eğitime destek vermesiyle yaklaşık 820 milyar dolar olan milli gelirini 5 trilyon dolar civarına ve kişi başına düşen milli geliri de 50-60 bin dolarlara çıkarabileceğini dile getirdi.'Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak yeni, kapsamlı bir reform programı hazırladık'Avrupa Birliği’nin (AB) son ilerleme raporunda Türkiye’nin 33 fasıldan 30’unda ilerleme sağladığını açıklamasını hatırlatan Şimşek, '26 fasılda ileri düzeyde AB’ye uyum var diyor. Bu şu demek aslında; siyasi engeller olmasa Türkiye şu anda AB ile müzakerelerde 26 faslı açıp kapatmış demek. Bunu kendileri söylüyor. Geriye bir kaç fasıl kalacaktı ve aslında normalde Türkiye çoktan üyeliğe neredeyse hazır noktada' şeklinde konuştu.Türkiye'nin yeni reform paketine ilişkin ekonomi alanında da gelişmeler olduğunu aktaran Şimşek, şunları kaydetti:'Başbakanımız reform programının bir kısmını açıkladı. Biz bir yıldır ekonomi ekibi olarak bir reform programı üzerine çalıştık. Türkiye’de ikinci nesil reformları, Türkiye’nin rekabet gücünü, verimliliğini artıracak, Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak yeni kapsamlı bir reform programı hazırladık. 25 alanda değişim ve dönüşüm öngörüyoruz. Onlara ilişkin bin 300’e yakın tedbir var. Bu tedbirler enerji verimliliğinden tutun, tasarrufların artışına kadar. Finans piyasalarının gelişmesinden tutun Türkiye’nin dünyada 5. en büyük sağlık ihracat merkezi olmasına kadar bir çok alan var.Bütün bu alanlara ilişkin hangi reformu hangi kurum ne zaman yapacak ve ne kadarlık bir bütçe gerekiyor bunların hepsi belirlendi. Biz seçimi beklemeyeceğiz. Seçimden önce de reformların bir kısmını uygulamaya koyacağız. Dolayısıyla Türkiye bir anlamda yatırımlar açısından daha cazip olacak. Tabii Türkiye’nin sorunları var, eksikler var. Türkiye daha gelişmekte olan bir ülke. Biz daha her şeyi halletmedik ama gerçekten büyük ilerleme var.''Modada İtalya’yı geçmek istiyoruz'Türkiye’nin bir çok alanda dünyanın alanında en iyi ülkeleriyle rekabet edeceğini ve bu ülkeleri geçeceğini ifade eden Bakan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:'Örneğin modada İtalya’yı geçmek istiyoruz. Dünyanın en iyi tekstil konfeksiyon üretim üstlerinden birisiyiz. Markalaşma, tasarım noktasında bazı eşikleri, bazı aşamaları kaydedersek onları geçeriz. Çünkü üretim bizde. Biraz daha katma değeri yüksek alanlara, dizayna, tasarıma ağırlık vereceğiz. Biz şuan da turizmde dünyanın en büyük altıncı ülkeyiz. Vatandaşımız yılda 32 milyar dolar turizm geliri elde ediyor. 36 milyona yakın turist geliyor. Turizmde niye Fransa’yı geride bırakmayalım? İstanbul Paris’i niye geçmesin? Bunlar olacak. Biz iktidara geldiğimizde İstanbul’a gelen turist sayısı 2-3 milyondu. 12 yılda 10 milyonu aştı. Aynı şeyi makine tesisatta yapacağız. Dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi Almanya. Bu konuda da biz burayla yarışmak istiyoruz.'Bakan, Şimşek konuşmasının ardından UETD üyeleriyle fotoğraf çekildi. Ardından, Almanya'dan ayrılan Şimşek, akşam saatlerinde Türkiye'ye hareket etti.AA
Erdoğan: 'Yanlış Biliyorsunuz, Bin 150 Küsür Odası Var'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Asırlık ağaçlar kesildi neredesiniz tencere tavacılar konuşun bakayım' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)'nin 9. Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Çırağan Sarayı'ndaki genel kurulda konuşan Erdoğan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.FERGUSON VE GEZİ OLAYLARIGezi olaylarına değinen Erdoğan, 'Eğer Gezi olayları kontrol edilmemiş bastırılmamış olsaydı acaba Türkiye bugün nerede olurdu? Bu soruyu sormazlar, bu sorunun cevabını vermezler. Bu sorunun Mısır'da Ukrayna'da cevabı verildi. İşte Ferguson olayları. Hali görüyorsunuz, elinde silahı yok. Adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vuruyorlar. Nefessiz bırakıyorlar, öldürüyorlar. Silah milah hiçbir şey yok.Bizim burada polisimiz kalkıp da vatandaşı mı öldürdü? Silah mı çekti? Polisi neredeyse bitirecekleri anda polis kendini savunmayacak mı? Kadıköy'den başlayıp Taksim Meydanı'na gelen zat, oradaki 12 ağacın yeri değiştirildi kesilmedi. Ama Yalova'daki ağaçlar kesildi. 250'yi aşkın ağaç kesildi. Ağaç değil mi? Neredesin sen, nerede çevreciler, nerede o Taksim'de yürüyenler. Asırlık ağaçlar kesildi, neredesiniz tencere tavacılar konuşun bakayım' dedi.KILIÇDAROĞLU'NA 'ENGELLİ' YANITICumhurbaşkanı Erdoğan, 'Defalarca söyledim Türkiye'de muhalefet partilerinin üzerinde, medyanın üzerinde çok ciddi şantaj baskısı var' dedi.'Hiçkimse kusura bakmasın ben burada cevabını vermek zorundayım' diyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da engellilerle bir araya geldiği toplantıda söylediği sözleri eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ana muhalefet partisinin genel başkanı çıktı. Hafta içi adaba, edebe sığmayacak laflar konuştu. Bir engelli kardeşimiz 'zihinsel engelli değil mi' diye soru soruyor. Onun da verdiği cevabı... cumhurbaşkanının zihinsel engelli olduğunu söylemek lütuftur gibi söylüyor, o akılsızdır diyor. Bunu söyleyen kim, ana muhalefetin başı. Böyle bir siyasetçi olur mu? Engelli kardeşlerimizle yapılan bir toplantıda bunları söylüyor. Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir. O kaset de olmasaydı bundan genel başkan falan olmazdı' diye konuştu.'PARALEL YAPI ÜZERİNE DAHA FAZLA GİDECEĞİZ''Ulusal güvenliğimizi tehdit eden vatanına ihanet içinde olan her yapı Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alınır. Ve onun gözünün yaşına bakılmaz' diye konuşmasını sürdüren Erdoğan, 'Paralel yapı böyle bir yapıdır. Üzerine gittik, gidiyoruz. Daha fazla gideceğiz. Milli Güvenlik Kurulu'nda bu kararı aldık. Neydi bu? Legal görüntü altında illegal faaliyetler gösteren pararlel yapı orada bu şekilde zikredilmiştir ve bunlarla mücadele tavsiye kararı alınmış, hükumetimiz de bu tavsiye kararına uyarak onlar da Bakanlar Kurulu kararını çıkarmıştır' şeklinde konuştu.CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI ELEŞTİRİLERİCumhurbaşkanlığı Sarayı'yla ilgili eleştirilere cevap veren Erdoğan, 'Büyüklerimiz çok güzel şeyler söylemişler. Bunlardan biride şu, itibardan tasarruf olmaz. Çünkü gelenler gidenler oraya bakıyor. Burada bir itibar var buradan tasarruf olmaz' dedi.Erdoğan, 'Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılıyor. Yalanlar.. Sanki burası benim kişisel sarayım. Dünyayı da gezmemiş, bilmiyor. Devlet yönetimi nedir anlamaz. Çünkü SSK'yı nasıl batırdığını bilirsiniz. 1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsür odası var' diye konuştu.'Ben vatandaşımızı buraya almaya başladım' diyen Erdoğan, 'Burası milletin sarayı bana ait değil. Milletin sarayını hazmediyorlar. Birisi çıkıyor bakıyorsun 1 milyar dolardan bahsediyor. Biri daha farklı birşey... Bunlara koltukların hesabı yok filan diyorlar. Buckingam Sarayı sadece restorasyona giriyor, nedir rakam 5 milyar paund. Yaklaşık 7-8 milyar dolar. Bunlara benzer ne saraylar var. Bunlar Türkiye'nin büyümesine karşı...Marmaray'da karşılardı. Kendileri kullanmadı ama cumhurbaşkanı adayları Marmaray'ı kullandı. İsteseler de istemeler de biz Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz' şeklinde konuştu.YAVUZ BİNGÖL'ÜN SÖZLERİYLE İLGİLİ TARTIŞMALARYavuz Bingöl'ün sözleriyle ilgili tartışmalara da değinen Erdoğan, 'On yıllarca boyu fikir özgürlüğü dediler, mahalle baskısından şikayet ettiler. Şu anda kimin özgürlükçü, kimin baskıcı olduğunu hem millet görüyor hem insanlık görüyor' dedi.Erdoğan, '30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda çok değerli bir sanatçımızla, Yavuz Bingöl'le Yemen türküsünü birlikte söyledik. Aman Allahım o sanatçımıza söylemediklerini bırakmadılar. Çözüm süreci toplantısına katıldığı için yapmadıklarını bırakmadılar.Şu anda Türkiye'nin o büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Niye; sen nasıl olur da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile nasıl böyle bir fotoğraf verirsin. Böyle bir zihniyet olabilir mi?Hani siz sanata değer veriyordunuz hani siz sanatçının yanındaydınız. Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu böyle bir şey olabilir mi? Sizin söylediklerinizi söylemedikleri zaman tu kaka diyeceksiniz' ifadesini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Buna sadece bu sanatçımıza değil, hakikati söyleyen bütün herkese yapıyorlar. En son Alev Alatlı'ya da bunu yaptılar. Akil İnsan heyetinde yer alan bir çok sanatçıya, gazeteciye, düşünüre de yaptılar. He yaparlarsa yapsınlar Ahmet Kaya'nın bu ülkeden mahzun ayrılışıyla yüreğimiz yandı. Çatallarla porselen tabaklarla onu o gece o törenden kovduklarını hatırlayın' diye konuştu.Erdoğan, 'Ve ertesi günlerinde gazetelerinin köşelerinde her türlü hakareti yazanlar, şimdi ise ben yazmadım diye manevra yapan maalesef ruh kökü sakat tipler var. Hala aynı şeyleri yazıyorlar. Bakıyorsunuz şimdi beni başbakanımla karşı karşıya getirecek.. buna benzer yazılar yazıyor. Biraz terbiyeli ol ya biraz edep adap bil. Bunlarda bu yok. Başbakan dürüst, yolsuzluk yapmaz, cumhurbaşkanı yolsuzlukların içinde... Neyin var, ne belgen var. Neye dayanarak bunu söylüyorsun. Biz yolsuzluklar içerisinde buraya gelmeseydik senin ve patronunun bu ülkedeki yolsuzlarını ortaya çıkaramazdık. şimdi onların cevabını versin özellikle petrol şirketleri, hangi bankaları soymak suretiyle sahip oldukların herkes biliyor. çünkü bunlar hükümeti istedikleri gibi kendileri yönettiler. Manşetler attılar. Bizi yönetemedikleri için saldırıyorlar' şeklinde konuştu.'BİZ BU OYUNU BOZACAĞIZ'Merkez Bankası'nın faiz politikasını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu kadar yüksek faizle yatırım olur mu? Maliyet düşer mi? Bunu çözeceğiz. Bu mantıkla enflasyon düşmez. Türkiye'de en fazla kazanan sekör finans. Neden? Çünkü garibanın parasını topluyor. Bunu çözeceğiz. Buna izin vermeyeceğiz.' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Faiz belasından bu ülkeyi kurtarmaya mecburuz. Büyümeyi sağlamak için yatırım yapmamız lazım, üretim sağlamamız lazım Faiz enflasyon sebep netice ilişkisidir. Enflasyon sebep değil neticedir. Ama enflasyonu sebep olarak gösterip faizi netice olarak gösteriyorlar. Kimi aldatıyorsunuz ya. Yatırımcı ülke bu faiz oranlarını düşürmeye mecburdur. 4,6'ya geldik faizde. İniyoruz 2'ye doğru falan. O arada Gezi olayları başladı. Bu manidar değil mi? Çünkü Türkiye'nin sıçrayacağını gördüler. Türkiye'de en çok kazanan sektör finans sektörüdür. Bu oyunu biz bozacağız. Eski Türkiye'nin tekelleri tek tek ortadan kalkıyor. On yıllar boyunca yüzümüzü Ortadoğu'ya dönmemizi engellediler. Ortadoğu'nun tüm zenginliklerini sömürdüler. Biz yüzümüzü oraya döndüğünde eksen kayması, yeşil sermaye dediler, bataklık diyerek üzerimize gelmeye kalktılar. Hamdolsun eski Türkiye'nin tüm tekelleri tek tek kalkıyor. Sanatı medyayı ellerinde tutan tekeller tek tek sarsılıyor. Ekonomiyi elinde tutan ulusal ve uluslararası tekeller de gücünü kaybediyor. Söylentilere dedikodulara algı operasyonlarına aldanmayın Türkiye ekonomisi sağlam temellerle gidiyor' dedi. Erdoğan'a konuşmasının ardından plaket takdim edildi.ASKON BAŞKANINDAN GEZİ YORUMUGenel kurulun açılış konuşmasını ise ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca yaptı. 2023 hedefleri doğrultusunda yol aldıklarını belirterek, 'Ülkemizin önüne çıkan ve çıkarılan gerçek engeller oldu. Hepsini aşmayı başardık. Son engeller Gezi ile başladı, 17-25 Aralıkla devam etti. 6-7 Ekim tuzu biberi oldu. Biz zaten Suriye ve göç olayları ile uğraşıyorduk. Bütün bunların hiç biri bizi duraksatmadı. Milli iradeye itibarımızdan Gezi'de tavırlıyız, 400 bin ağaçla mukabele ettik. Hepiniz de destek verdiniz, teşekkürlerimi sunuyorum. Anlaşılan o ki, bu tür operasyonlar bitmeyecek. Bütün bunlara rağmen yine de şartlarımızı çok iyi değerlendirmeli ve mutlaka iyi bir gelecek projeksiyonu doğru yapmalıyız' dedi.'BAŞKANLIK SİSTEMİ ESASLI'Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da, Türkiye'de 2015 seçimlerinden sonra değişimlerin olacağını vurgulayarak, 'Başkanlık sistemi esaslı yeni bir anayasa olmak üzere Siyasi partiler yasasının, seçim yasasının ve meclisin iç tüzüğünde değişiklik olmak üzere demokratik adımlarını atacak yeni bir tarz değişikliğine gitmek durumunda kalacak' diye konuştu.DHA
UEFA'dan Beşiktaş İçin Resmi Açıklama
UEFA, Beşiktaş'ın da aralarında bulunduğu maliyet ve gelir sınırını aşması muhtemel 7 kulüp hakkında başlattığı finansal incelemesine devam edeceğini duyurdu.UEFA'dan yapılan yazılı açıklamada, Beşiktaş'nın yanı sıra AS Monaco, AS Roma, Inter, Krasnodar, Liverpool ve Sporting Lizbon kulüpleri hakkında başlatılan finansal incelemenin ilk turunun tamamlandığı belirtildi.UEFA, Beşiktaş'ın da aralarında bulunduğu maliyet ve gelir sınırını aşması muhtemel bu kulüpler hakkında başlattığı finansal incelemesine devam edeceğini açıkladı.Beşiktaş Kulübü yöneticisi Melih Sami Esen ve beraberindeki heyet, 28 Kasım'da UEFA finans yetkilileriyle İsviçre'nin Nyon kentindeki UEFA genel merkezinde bir toplantı gerçekleştirmişti. UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kuruluna finansal durumları hakkında bilgi veren Beşiktaşlı yöneticiler, kulübün gelecek yıllara ait bütçe ve finans raporunu sunmuştu.UEFA'nın, geçmiş dönem zararları ve bunların nasıl giderileceği konusunda kulüpleri hakkında başlattığı finansal inceleme çerçevesinde UEFA yetkilileriyle görüştüklerini belirterek, 'Toplantı iyi geçti. Sunumumuzu yaptık. UEFA yetkilileri, sunumumuzu değerlendirip bize dönecek' değerlendirmesinde bulunmuştu.Finansal incelemeye, yeni kulüpler eklendiUEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu; Sparta Prag, Olympique Lyon, Panathinaikos, Ruch Chorzow ve VfL Wolfsburg'dan oluşan diğer 6 kulüpten de finansal durumları hakkında bilgi istedi. Bu kulüpler de Şubat 2015'e kadar UEFA'yı finansal durumları hakkında bilgilendirecek.Açıklamada, bu 6 kulübün, UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu'na finansal durumları hakkında rapor sunmaları gerektiği belirtildi.Sporx
Jamaika'da Yaşamak İçin 12 Sebep
etiket
Jamaika, Küba'nın güneyinde, Büyük Antiller'de bulunan enfes bir ülke. Karayip ülkeleri arasında din çeşitliliği en fazla olan yerlerden biri olan Jamaika, aynı zamanda dünyada fenomen haline gelmiş reggea, ska, mento, rocksteady, dub, dancehall gibi müzik türlerinin ev sahibi. 2.8 milyonluk nüfusunun yanında, eğlenceli insanları, muhteşem doğası ve sadeliğiyle yaşamak için en ideal ülkelerden. Bu kadarı yeterli değilse bile içeriği okuduktan sonra pılınızı pırtınızı toplayıp gitme planları yapacağınızdan eminiz.Bu arada Jamaika ile Türkiye arasında 1970 yılında yapılan anlaşma gereğince ülkeye 90 günlüğüne vizesiz giriş yapabiliyoruz.