engin altay Haberleri

engin altay ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. engin altay ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

TBMM'de Sürpriz Tatil Kararı
Önceki gün 24 Ağustos'a kadar çalışma kararı alan Meclis dün geceki oturumda sürpriz bir şekilde tatil kararı aldı. Meclis'in bu kararıyla birlikte torba yasa tasarısının görüşülmesi Ekim ayına kaldı.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Recep Tayyip Erdoğan’ın dün yemin edip cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte, gerek AKP, gerekse tüm Türkiye için yepyeni bir dönemin startının verilmiş olduğu muhakkak. AKP 1. Olağanüstü Kongresi üzerine beş gözlemimi dün aktarmıştım. Bugün de başta TBMM’deki yemin töreni olmak üzere dün Ankara’da yaşananlar hakkında beş not düşmek istiyorum: CHP’nin protestosu:CHP’nin yemin töreninde ne yapacağı merak konusuydu. Sabah Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın ‘yalan yere yemin etmesi’ne tanıklık etmek istemediğini, dolayısıyla Meclis’te olmayacağını ve partili milletvekillerini serbest bıraktıklarını açıkladı. Dolayısıyla CHP’nin, adını koymadan töreni boykot edeceğini düşündük. Ancak yanıldık, bir grup CHP’li milletvekili genel kurul salonuna gelip oturuma katıldı. Fakat yemin töreninden önce söz isteyen CHP’lilere oturumu yöneten TBMM Başkanı Cemil Çiçek izin vermedi. Tartışmanın bir yerinde CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın iç tüzük kitapçığını fırlatmasının ardından CHP’liler oturumu terk etti.
CHP'li Engin Altay İç Tüzük Kitabı Fırlattı
12 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Meclis'te yapılan yemin töreni CHP'liler tarafından protesto edildi. Genel Kurul'a giren CHP'li vekiller usül tartışması istedi. Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in bu talebi reddetmesinin ardından CHP'li vekiller topluca salonu terk etti. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın Cemil Çiçek'e iç tüzük kitabını fırlattığı görüldü. Altay, 'Bu bir saygısızlık değil uyarı' dedi. CHP Grup Bşkvekili Engin Altay, 12.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yemin etmeden hemen önce Genel Kurul salonunda yaşanan gerginlikle ilgili basın toplantısı düzenledi. Altay, usul tartışması açmayan Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in İçtüzüğü ayaklar altına alıp çiğnediğini savundu. Altay, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in söz isteyen milletvekiline meramını sorması ve onu dinlemesi gerektiğini söyledi. Altay, tavrını demokratik tepki olarak değerlendirdi: 'Bu içtüzüğü fırlatmam benim demokratik tepki hakkımı kullanmamdır. Çiçek'in 'törene katılırsınız katılmazsanız' açıklaması da abestir.' Halk diktatör seçmedi Halkın diktatör değil cumhurbaşkanı seçtiğini söyleyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay CHP'nin salonu terk etmesiyle ilgili 'Muhalefetin 'partili cumhurbaşkanına' tavır koymasından daha doğal bir şey olamaz.' değerlendirmesini yaptı. Altay amaçlarının Erdoğan'ı uyarmak olduğunu savundu: 'Anayasa ortadayken partili Cumhurbaşkanlığı yapılamaz. Anayasa ve hukuka ne kadar saygı gösterirsen biz sana iki katı saygı göstereceğiz. Bu tavır Cumhurbaşkanı'na saygısızlık ve onu tanıma değil, Anayasa'ya bağlı kalması konusunda bir uyarıdır.' Hükümet'ten ilk değerlendirmeler CHP'nin protestosuna Hükümet'ten ilk tepki Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'den geldi. İşler, tavrı 'saygısızlık' olarak değerlendirdi: 'İsminde halkın geçtiği bir partinin halkın iradesine saygısızlık yapması hiç yakışmamıştır. Bu tavırla hem 77 milyona kendilerini rezil ettiler, hem de dünyaya CHP'nin bu yüzünü göstermiş oldular.' CNN TÜRK yayınına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ana muhalefetin tepkisini 'Daha ilk günde lüzumsuz bir adım. Bunlar eski Türkiye'nin alışkanlıkları' diye niteledi, 'Maalesef çok çirkin bir görüntü olmuştur, CHP'ye leke gelmiştir' dedi. Demirtaş: Nezaket ötesi HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da Meclis'te CHP'nin tavrına ilişkin soruları yanıtladı. Demirtaş, protestonun anlaşılabilir olduğunu söyledi, ancak İçtüzük fırlatılmasını nezaketsizlik olarak niteledi: 'Böylesine bir günde protesto veyla katılmama gibi bir tavır anlaşılır, parti kararı almışlarsa saygı duyarız ancak kitapçık fırlatma nezaket ötesi bir durumdur.' Kaynak: Al Jazeera, CNN Türk ve DHAHaber Fotoğrafı: AA
Demirtaş, Erdoğan'ı Neden Alkışladı?
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı yemin töreninde Erdoğan’ı neden alkışladığını anlattı: “Yüzde 52 oy almış birinin yemin töreninde, o iradenin alkışlanması gerekiyordu. O’na oy verenler geri zekalı ya da hırsız değil halktır. Halkın ayakta alkışlanması gerekir.”Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki yemin töreninde, CHP’nin tavrı kadar, HDP’nin Erdoğan’ı ayakta alkışlaması da tartışıldı. TBMM’de gazeteciler ile sohbet eden HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, bazı kesimler tarafından eleştirilen, “alkış”ın nedenini anlattı.“Salonda iki Cumhurbaşkanı adayı vardı, biri kazandı. Biri de bendim. Rakibim kazanmış kürsüde yemin ediyordu. Salonda hiç kimse alkışlamasaydı dahi ben alkışlardım. Erdoğan’ın kişiliğini alkışlamak değil, yüzde 52 oy veren iradeye duyduğum saygının ifadesi. Alkışlanması gerekiyordu, o iradenin. Adaletsiz olduğunu biliyoruz ama O’na oy verenler, aptal, gerizekalı ya da hırsız değil halktır ve halk ayakta alkışlanır. Halkın iradesi ayakta alkışlanır. Ben yapmasaydım benim kişiliğime, siyaset anlayışıma ters olurdu.”“12 yıldır AKP’yi güçlendiren CHP”CHP’li Engin Altay’ın kitapçık fırlatmasını da bir kez daha eleştiren Selahattin Demirtaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda kendisine yönelik, “O’nu en son alkışlaması gereken Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın hangi gerekçeyle saygı gösterdiğini ben merak ediyorum.” sözlerine de yanıt verdi.“İlk turda Erdoğan’ı o kürsüye çıkaran CHP yönetiminin tartışılması lazım. Ben üzerime düşeni yaptım, oyumu, heyecanı artırdım. CHP ve Parti yönetimi biraz çalışsa o gün o tarihte yemin töreni olmayacaktı. Kendileri özür dilemek yerine, Demirtaş seçtirmiş gibi kıyamet koparmalarına gerek yok. CHP yönetimi benimle uğraşacağına bizimle birlikte demokratik mücadeleyi nasıl güçlendirecekleri tartışmasını yürütseler daha faydalı olur. 12 yıldır AKP’yi güçlendiren CHP’nin bu muhalefet tarzıdır, bu şekilde mızıkçılık yaparak bu noktaya getirdiler. Erdoğan’ı Erdoğan yapan, O’na fırlatılan kitapçıktır. Halk iradesini alkışlayarak muhalefet yapmalıyız. Yoksa 50 sene daha ülkeyi yönetir, hata yapa yapa, hırsızlı, katliam yapa yapa. O nedenle yeni bir siyaset tarzı getirmeye çalışıyoruz.”“Savaş hali olmasın diye her gün görüşürüm”Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun “Demirtaş, parlamentodaki tavrıyla Berkin’i, ailesini siyasal amaçları için kullandığını göstermiş oldu.” sözlerine karşılık olarak ise şunları söyledi:“Berkin Elvan’ın annesine haksızlık yaptığımızı, siyasi amaçlarım için kullandığımı söylemiş, ayıp olmuş. 50 bin kişinin canını yitirdiği bir sorundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile görüşme yapıyoruz. Kan davası saikiyle hareket edilse dünyada hiçbir sorun çözülmezdi. Kemal Kılıçdaroğlu savaş hali dışında görüşmeyeceğini söylüyor. Ben de savaş hali olmasın diye her gün Cumhurbaşkanı ile görüşürüm diyorum. Bir daha savaşlar olmasın diye her gün görüşürüm, tokalaşırım yeter ki bu ülkede kan akmasın, savaş olmasın, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan görüşmek zorunda kalmasın.”Demirtaş, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin kararın Resmi Gazete’de muhalefetin eleştirilerine rağmen 28 Ağustos’ta yayınlanması konusunda ise, “Bu yaptığı ilk hukuksuzluk değil.” dedi.Al JazeeraGonca Şenay
"Bana Mazeretle Gelmeyin"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk kez AK Parti Grup Toplantısı'nda vekillere hitap etti. Davutoğlu, 'Bana mazeretle gelmeyeceksiniz 24 saat yetmiyorsa 25. saati bulacaksınız. 6 gün yetmiyorsa 7 günle geleceksiniz. Önümüzde çok daha katledecek mesafeler var.' dedi.Erdoğan'ın TBMM'deki yemin töreni öncesi yaşanan gerginlikte Anayasa kitapçığını fırlatan CHP Milletvekili Engin Altay'ı ve CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Davutoğlu, 'Niyetleri varsa CHP kulisinde okuma odası açsınlar sonra kitap semineri başlatsınlar bu arkadaşa da satahfta bulunma cezası versinler.' dedi.Kılıçdaroğlu'nun savaş ve benzeri durumlar hariç Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmeyeceğini açıklamasına ilişkin konuşan Davutoğlu, ' Sayın Kılıçdaroğlu’na şunu da mesaj olarak iletmek isterim savaş hariç sayın cumhurbaşkanımızla görüşmeyeceğini söyledi. Bu genel müdürü anlayışı. Genel müdür bile kurallara riyaret eder. Konuşsa ne yazar konuşmasa ne yazar. Ben kişilerin iradelerine saygı duyarım tıpış tıpış konuşacaksın demem ama öyle ya da böyle konuşacak. Zamanla göreceksiniz.' dedi.İşte Davutoğlu'nun konuşmasından önemli satır başları;TBMM'DE GERGİNLİKAk Parti grubu kahramanlar topluluğudur. Tarihi süreçler tarihi sınavları beraberinde getirirler. İnsanlık onurunu teminat alma bakımından TBMM’nin üstlendiği iki önemli fonksiyon devreye girmiş oluyor. Uşağın kurtuluşunu sağlayan milli iradenin arkasından TBMM ve milletvekilleri vardır. Allah bize 1. Meclis’in çalışma azmini versin. Bir daha milletimize hangi şartlarda olursa olsun esaret tattırmasın. Ak Parti istiklalimizin ve barışın teminatıdır. Biz istiklal bilincini ihya etmek için yola çıkmış kadroyuz. Sadece iç barışı değil bölgesel barışı da savunan ve bunun için adım atan ülke varsa o da Türkiye Cumhuriyeti devletidir.Türkiye uluslararası barışın da öncü ülkesidir. Siyaset bilimciler son 10-15 gün içinde yaşananları tahlil ettiklerinde , daha sonraları bu sıralarda oturan vekiller bu günleri tekerrür ettiklerinde Ak Parti’nin sergilediği tutumu örnek olarak tarihe geçireceklerdir. 10 Ağustos’ta tarihi devrim yaşadık. Milletimiz kendi cumhurbaşkanını seçti. Bir takım oyunlar, kumpaslar içinden geçerek başarıya milletimiz imza attı. Bir başka ilk daha yaşandı. İlk kez aynı kadro içinden iki cumhurbaşkanı birbirlerine bu makamı büyük katılımla gerçekleştirdiler. İlk defa aynı kadro içinden iki cumhurbaşkanı görev teslimi yaptı. İlk defa bu kadar geniş katılımlı onurlu törenler cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni yapıldı. Biz Sayın Gül’e demokrasi mücadelesi nedeniyle teşekkür ediyoruz. 2007’de cumhurbaşkanlığı seçiminde neler yaşandığını biliyoruz.Hiçbir fani böylesine tarihi sorumluluğu tek başına omuzlarında taşıyamaz. Kollektif ortak irade böyle sorumluluğu taşıyabilir. Hepinizin yanımda durmanızı istiyorum. Eğer ola ki sizce herhangi yanlış gördüğünüz husus olursa gelip konuşmanız gereken bendenizim.Bu topluluk içine kulis, lobi, fitne sokmayacağız. Bizim gücümüz ve kudretimiz birliğimizden geliyor. İç tartışmalarla enerji tüketmeye vaktimiz olmayacak.Kimse görev değişimi ile ilgili herhangi spekülasyon yapmamalıdır. Görev devir teslimi doğal istişare neticesinde ortaya çıkmıştır. Hiçbir arkadaşımızın görevinde ne ihmal ne de tereddüt üzerinden görev değişimi olmamıştır. Bu arkadaşlarımızı aktif olarak yanımızda görmek istiyoruz. Son derece doğal bir değişim sürecidir. Bana mazeretle gelmeyeceksiniz 24 saat yetmiyorsa 25 saati bulacaksınız. 6 gün yetmiyorsa 7 günle geleceksiniz. Önümüzde çok daha katledecek mesafeler var.Hükümetle ilgili türbülans gerçekleştirmek istediler. Her gün karabasan gibi haberler yayınladılar ama cumhurbaşkanlığı seçimi destansı bir şekilde tamamlandı. Şimdi hesapları 2015 seçimleri.Ak Parti kadrosu kendi içinde ego hesabı yapmaz. Herhalde son 5 gün içinde yaşadıklarımız onlara gösterdi ki yaptığımız çalışmaları hesaplı yaparız.Ak Parti dönemsel bir parti değildir. AK Parti tarihten aldığı mirasla derinliğine gider, ebediyete kadar gidecek siyasi partinin adıdır.Sadece üyelerimizde Türkiye’nin en büyük partisiyiz. 21 milyon seçmenle Türkiye’den en geniş aileyi oluşturan partiyiz. İki Ak Parti’nin anlaşabilmesi için dillere ve kuşlaklara ihtiyaç yoktur onlar gönülden gönüle konuşuyor. Aramıza nefs ve ego girerse o zaman konjektürel parti haline geliriz. Dışarıda ak kurtlar gibi bekleyenler çok beklerler diyorum. Bu topluluk küçük hedeflerle yola çıkan topluluk değil.Kitaba olan saygısızlığı cezalandırma gibi düşünceleri varsa bu arkadaşı sahafta kalma cezası versinler. Bu psikiyatrik vakayı o şifa düzeltir. Ben içinde kitabı olmayan odada uyamadım. O kitap kokusunun nasıl güze şey olduğunu, insana nasıl iyi geldiğini bilirim. Niyetleri varsa CHP kulisinde okuma odası açsınlar sonra kitap semineri başlatsınlar bu arkadaşı da satahfta bulunma cezası versinler.Önümüzde ciddi ana muhalefet sorunu var. Sabırla ana muhalefet partisine edebi, devlet ahlaksını, kitap sevgisini öğreteceğiz. Bizim aramızdan hu tür tavırlar çıkacağını düşünmüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu’na şunu da mesaj olarak iletmek isterim savaş hariç sayın cumhurbaşkanımızla görüşmeyeceğini söyledi. Bu genel müdürü anlayışı. Genel müdür bile kurallara riyaret eder.Konuşsa ne yazar konuşmasa ne yazar. Ben kişilerin iradelerine saygı duyarım tıpış tıpış konuşacaksın demek ama öyle ya da böyle konuşacak Zamanla göreceksiniz. Bizim meselemiz polemik yapma meselesi değil.HABER TURK
'Zorunlu Olmadıkça Köşk'le Temas Kurmayacağım'
Hipodram’daki Zafer Bayramı töreninde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la el sıkışmayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’la Anıtkabir’de el sıkıştıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, Hipodram’a ise el sıkışmama kararıyla gitmediğini, anlık bir durum olduğunu söyledi.Cumhuriyet gazetesinden Utku Çakırözer’in aktardığına göre, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan’ın elini sıkmamak gibi ilkesel bir kararı bulunmuyor ancak Kılıçdaroğlu, çok önemli bir durum olmadıkça Erdoğan’ın bulunduğu Köşk’e çıkmayı düşünmüyor. Çakırözer’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu ayrıca şunları söyledi: “Erdoğan ile görüşmeler konusuna genel bakışım şudur: Bundan sonra zorunlu olmadıkça özel temas kurmayacağız. Bunun sebepleri de gayet açık: Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan adaletsiz yarış, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyaları, Cumhurbaşkanı seçim sonucuna ilişkin YSK kararının yayımlanmaması ve uygulanmaması. Bunun için Resmi Gazete’ye ambargo uygulanması, Yasama organının, yürütmenin tümüyle emrine girmiş olması. Bir kişiye göre devletin kurallarının tümüyle altüst edilerek yeni gelenekler oluşturulması.” Tüm bu söylediklerimiz hukuk devleti ilkelerine ve bizim devlet ve millet anlayışımıza çok terstir. O nedenle cumhurbaşkanı ile ilişkiler minimumda tutulacak. Resmi törenlerin dışında özel ilişki kurma çabamız olmayacaktır. Hayati bir konuysa, Türkiye’nin çıkarlarıyla ilgiliyse, mesela savaş hali söz konusuysa elbette görüşeceğiz. Onun dışında Erdoğan ile bir görüşme arayışımız olmayacak.” Türkiye parlamenter sistemle yönetilen bir ülke. Bu yüzden bundan sonra bizim işimiz hükümetle. Ahmet Davutoğlu ile. Erdoğan’ın yetkilerini aşmasına da izin vermeyeceğiz. Gelecek hafta kurultayımız var. Bizim bütün derdimiz Türkiye’nin meseleleridir. Ve tabii ki muhatabımız da hükümet olacaktır. “Yemin töreninde Cemil Çiçek Meclis Başkanı gibi değil, Erdoğan’ın memuru gibi davrandı. Grup başkanvekilimiz elini kaldırarak söz istedi. Başkanın tutumu hakkında. Kendisi buna izin vermeyeceğini, geleneklerin de buna uygun olmadığını söyledi. Yazılı kurallar, içtüzük varsa orada gelenek çalışmaz. Gelenek, yazılı olmayan kurallar demektir. Meclis Başkanı kendi tutumu hakkında söz istenince sözü vermek zorunda. İçtüzük böyle emrediyor. Engin Altay şu soruyu soracaktı: ‘Siz TBMM’nin Resmi Gazete’de YSK kararı yayımlanmadan önce hangi gerekçeyle toplantıya çağırıyorsunuz.’ ‘O zaman siz TBMM Başkanı olarak değil, Erdoğan’dan aldığınız talimata göre yönetiyorsunuz ve tarafsız değilsiniz’ diyecekti.“ Kılıçdaroğlu, CHP’nin cumhurbaşkanlığı yemin töreni sırasındaki tavrını nezaketsizlik olarak değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı da eleştirdi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi. “Biz nezaketin ne olduğunu ailelerimizden öğrendik. Eli kanlı, aile boyu gırtlaklarına kadar yolsuzluğa bulaşmış kişilere saygı göstermememizi de ailelerimiz bize öğretti. Roboski’de 34 kişinin öldürülme talimatını veren bir başbakan, cumhurbaşkanıolunca onu en son alkışlaması gereken Selahattin Demirtaş’tır. Oysa CHP, Roboski’nin hesabını hep sordu ve sormaya da devam edecek. Sayın Demirtaş’ın gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşan bir aileye hangi gerekçeyle saygı gösterdiğini ben merak ediyorum. Ayrıca Berkin Elvan’ın annesini yuhalatan bir insanı alkışlamak o anneye de,Berkin’e de yapılmış en büyük hakarettir. Demirtaş, parlamentodaki tavrıyla Berkin’I ve ailesini kendi siyasal amaçları için kullandığını göstermiş oldu.”ZETE
Kılıçdaroğlu Yeniden Genel Başkan
CHP’nin 18. olağanüstü kurultayı kolezyon salonunda başladı. Partililer, delegeler erken saatlerde Kurultay salonuna geldi.Salonun önünde köfteciler simitçiler erkenden yerlerini aldı. Kılıçdaroğlu amblemli kolonyalı mendiller, CHP tişörtleri, bayraklar dikkat çekti. Kurultay’ı izlemek için 905 gazeteci başvurdu ve hepsine ayrım yapılmaksızın kart verildi ancak genel başkanlık yarışının yapılacağı 2500 kişilik ana kurultay salonunda 141 gazetecinin dışındakilere yer ayrılmadı. İnternet medyasının da içinde olduğu bazı basın yayın organlarına ayrı salonda yer verildi.CHP’nin Kurultay salonunda AKP Kongresi’ne benzer bir düzen kuruldu, sabit kameralar içeri alınmadı, asker kameralar çekim yaptı.Salonda Gezmiş’e adanmış şarkılar çalınıyor.ROBOSKİLİ AİLELER GİRDİRoboskili aileler CHP’nin Kurultay salonuna giriş yaptı.ADAY MUHARREM İNCE DE GELDİCHP’de Genel Başkan adayı Muharrem İnce, ekibiyle salona girdi.KURULTAY SALONUNUN DARLIĞI İNCE’Yİ HAKLI ÇIKARDICHP’nin 18. Olağanüstü Kurultay’ı Genel Başkan adayı Muharrem İnce’nin salon darlığı eleştirisinin doğruluğuyla damgasını vurdu. 2000-2500 kişilik salon, İnce’nin Kurultay salonu eleştirisini haklı çıkardı.İnternet medyası ve çok sayıda basılı medya bir başka salonda Kurultay’ı TV’den izledi. Kurultay salonuna önce ekibiyle Muharrem İnce geldi, Muharrem İnce bence sloganları eşliğinde protokoldeki yerini aldı. Soma, Roboski ve Gezi Parkı’nın acılı aileleri büyük alkışlar eşliğinde Kurultay’a geldi. Salonda “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atıldı.SARIGÜL’ÜN GÖVDE GÖSTERİSİİnce’den sonra salona Mustafa Sarıgül girdi. Sarıgül’ün salona girişi adeta gövde gösterisine dönüştü. En son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu alkışlarla salona geldi. Kılıçdaroğlu salona eşi Sevim Kılıçdaroğlu ile birlikte girdi.YAN YANA OTURDULARKurultay alanında CHP lideri Kılıçdaroğlu ile genel başkan adayı Muharrem İnce yan yana oturdu. İnce, Kılıçdaroğlu’nu ayakta karşıladı.PARTİLİLERİ BİRLİKTE SELAMLADILARKemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce, kurultaya katılan partilileri ve delegeleri birlikte selamladı. Öte yandan eski genel başkan Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu ve İnce’nin yanına gelerek, başarılar diledi.“Güçlü Türkiye, güçlü demokrasi, güçlü CHP” pankartları salonda yer alırken “el ele kol kola omuz omuza” en çok atılan slogan oldu.Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Mustafa Ayvalıtaş’ın aileleri ile Türk savaş uçakları bombardımanı altında ölen Roboskililerin ailelerinin temsilcileri de Kurultay’da yerlerini aldı.KILIÇDAROĞLU “YOLDAŞLAR” DİYE SESLENDİKılıçdaroğlu, kurultayı açmak için geldiği kürsüde partililere ‘Yoldaşlar’ diye hitap etti. Delegeler tarafından sunulan dilekçeyi okuyan Kılıçdaroğlu, CHP 18′inci Olağanüstü Kurultayı Başkanlık Kurulu’na Engin Altay’ın adaylığını oylamaya sundu. Altan, oybirliğiyle Kurultay Başkanlık Kurulu başkanlığına seçildi. Kılıçdaroğlu, divan üyeliğine seçilen isimlerle tek tek tokalaştıktan sonra kürsüden indi.Altay, açılış konuşmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.GEZİ PARKI BELGESELİ GÖSTERİLDİCHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın açılış konuşmasının ardından kurultay salonunda Gezi Parkı ile ilgili bir belgesel gösterimi yapıldı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aday Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül protokolde yan yana oturuyorlar.İNCE’Yİ 177 DELEGE, KILIÇDAROĞLU’NU 944 DELEGE ADAY GÖSTERDİCHP’de Genel Başkan adaylığı için süre başlatıldı. Kılıçdaroğlu ve İnce’nin dışında çıkabilecek bir olası aday için 7 dakikalık süre tanındı.CHP Kurultay’ında Muharrem İnce 177 delegenin oyuyla, Kemal Kılıçdaroğlu 944 oyla aday gösterildi.BİR GRUP MİLLETVEKİLİ ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİÖte yandan 18. Olağanüstü Kurultay öncesinde CHP’li bir grup milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray’ın başkanlığında Anıtkabir’i ziyaret etti.Bugün toplanan kurultayın açılışından önce Çıray ve beraberindeki CHP milletvekilleri Candan Yüceer, Sedef Küçük, Uğur Bayraktutan, Mevlüt Dudu, Muharrem Işık Anıtkabir’e giderek Atatürk’ün huzuruna çıktılar. CHP heyeti adına Atatürk’ün mozolesine çelenk koyan Genel Başkan Yardımcısı Çıray, daha sonra milletvekilleriyle birlikte Anıtkabir Şeref Defteri’nin bulunduğu salona geçti.MUHARREM İNCE KÜRSÜYE GELDİAday Muharrem İnce konuşma yapmak üzere kürsüye geldi.Kurultay Muharrem İnce’nin konuşmasıyla karıştı. İnce’ye ıslıklar ve yuhlamalar var. “Başbakan Kemal” sloganlarına İnce, “İnşallah. Ama Sokak öyle söylemiyor” yanıtını verdi. İnce, protestoculara “Sizler benim kardeşlerimsiniz” dedi.İnce’nin konuşmasına devam etmesine sloganlarla izin verilmeyince divan başkanı araya girdi, “İnce CHP’nin bir çocuğudur. CHP’lilere yakışan İnce’nin konuşmasını yapmasına izin vermektir” dedi. Ardından İnce konuşmasına devam etti.1 saat 10 dakikalık konuşmasını İnce, “Başbakan İnce” sloganları eşliğinde bitirdi. Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına başladı.Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından Kurultay’a öğle arası verildi.CHP’DE ASIL YARIŞ PARTİ MECLİSİNDE, ŞİMDİDEN 800 ADAY VARCHP’de asıl yarış yarınki parti meclis seçiminde yaşanacak. Parti meclisine 800 kişinin aday olduğu söyleniyor ancak parti meclisi adaylıkları için başvuru bugün başlamadı. CHP’li İlhan Cihaner’in de aralarında olduğu çok sayıda milletvekili parti meclisi üyelikleri için yarışacak.Bugünkü Kurultay’da Genel Başkan seçiminin tamamlanmasının ardından delegeler yapılacak tüzük değişikliği için sandığa gidecek. Kurultay’da 1218 delege 14.30 itibariyle Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce için oy kullanmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun yüksek bir oyla seçilmesi bekleniyor.100 DELEGE HARİÇ HERKES OYUNU KULLANDICHP Kurultay’ında oyunu kullanmayan 100 delege arandı. Sandıklar bu nedenle 17.00′ye kadar açık kaldı.17.00 itibariyle Kurultay’da genel başkan seçimi için kurulan sandıklar kapandı, oy sayımına geçildi.KEMAL KILIÇDAROĞLU YENİDEN GENEL BAŞKANCHP’de nefesler tutuldu, resmi sonuçlar bekleniyor. Ancak resmi olmayan ilk sonuçlar belli oldu. Buna göre Kılıçdaroğlu oyların 740′ını alırken Muharrem İnce 415′te kaldı.İlk sonuçların açıklanmasının hemen ardından Muharrem İnce Kurultay salonuna geldi, “Oylarınız yüksek görünüyor” sözlerine “Daha da yükselecek inşallah” yanıtını verdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun salona gelmesi bekleniyor.RESMİ SONUÇLAR: 740′A 415Kemal Kılıçdaroğlu resmi sonuçlara göre 740 oy, Muharrem İnce 415 oy aldı. Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa seçildi.Genel başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, 415 oy alan Muharrem İnce’yi sahneye davet etti, beraber fotoğraf verdiler. İnce, sahnede, Kılıçdaroğlu için, “1 saat önce rakibimdi, şimdi genel başkanım” açıklaması yaptı. Salon bu sözleri coşkulu bir şekilde alkışladı Ankara- ZETEHülya Karabağlı
‘Tampon’ mu, ‘Güvenli Bölgeler’ mi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye'nin IŞİD’e karşı “askeri destek verebileceğini” söylemesiyle birlikte yeni bir tartışma başladı.Bu açıklamanın hemen ardından Türk yetkililer, “tampon bölge” ya da “güvenli bölge” ve bunlara ek olarak “uçuşa kapalı bölge” olasılıklarını gündeme getirdi. Bu kapsamda Türkiye’nin, IŞİD’le mücadeleye ne kadar katkı yapacağıyla ilgili tartışmalar ise daha da büyüdü.2 Ekim Salı günü TBMM Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Irak ve Suriye ile ilgili tezkereler de Ankara’nın gündemini oldukça meşgul etmeye başladı. Hükümet, tezkerelerin içeriğine ilişkin net açıklamalar yapmazken, ana muhalefet partisi CHP “tezkerenin içeriğine katkı yapalım” diyerek hükümete çağrıda bulundu.Özcan: Politik hedefiniz, stratejiniz olacakBBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Tezkerenin içeriği de dahil her türlü katkıya hazırız ama öncelikle hükümetin bir talebi ya da teması olması lazım” dedi.Altay, ‘IŞİD’le mücadelede, Kürtlere silah yardımı yapılması’ yönündeki kimi taleplere karşı, “O konuda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yorumu, görüşü önemli. IŞİD’le mücadele etmek için her yol da mubah değildir. İç güvenlik hassasiyetlerimizi de dikkate alarak süreci götürmek lazım” ifadesini kullandı.TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihat Ali Özcan, ‘tampon’ ya da ‘güvenli bölgeler’in teknik tarifinin birbirinden farklı olduğunun altını çizdi.Özcan, “Tampon bölgede, daha çok sınır güvenliğiyle ilgili ve geride sizin bölgenizin güvenliğini sağlaması açısından talepte bulunuyorsunuz. Güvenli bölgede ise güvenlik kenarda kalıyor, insani amaçlarla bunu yapmak istediğiniz argümanı ön plana çıkıyor. Bu nedenle böyle bir fikri uluslararası alanda daha kolay kabul ettirebilirsiniz” dedi.‘Güvenli bölgeler doğru bir tercih mi’ sorusuna Özcan, “Bu, tek başına hiçbir şeyin çözümü değil. Sizin önce bir politik hedefiniz, onu da gerçekleştirmek için bir stratejiniz olacak. Eğer o stratejinizin bir parçası ‘tampon’ ya da ‘güvenli bölge’, ‘uçuşa yasak bölge’ ise ancak o zaman bunun bir karşılığı, anlamı olur. Yoksa tek başına böyle bir şey yapıyorsanız, ‘neden yapıyorsun’ sorusu sorulduğunda, cevap veremezsiniz. Stratejinizin parçasıyla evet, gerekçesi de kendi içinde tutarlı olur. Tüm bunları gözetmeden, ‘bu mu, bu mu’ yaparak sorunun üstesinden gelemezsiniz” yanıtını verdi.Turan: ‘Tampon’ oluşturmak birkaç yönden güçİstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan ise Türkiye’nin ‘tampon bölge’den beklediği faydayı, “Suriye’den kaynaklanan göçün bu tampon bölgede tutulması ve Türkiye’ye gelmemesi” diye açıkladı.Turan, bunu gerçekleştirmenin ise “birkaç yönden güç olduğunu” ifade etti ve “Birincisi, bir tampon bölge kurulabilmesi ve oraya yerleşecek nüfusun korunabilmesi için siz, o bölgenin saldırıdan korunmasını da temin etmek mecburiyetindesiniz. Bu da ancak sizin oraya karadan silahlı güç göndermenizle mümkün olabilecek bir şeydir. Bölgenin uçuşa yasak ilan edilmesi, oranın yeterince korunmasını sağlamaz. İkincisi, dar olması düşünülen bir tampon bölgede çok sayıda nüfusun barındırılması son derece güçtür” yorumunu yaptı.Turan ayrıca tampon bölgenin gerçekleştirilmesi için uluslararası işbirliği yapılması gerektiğini de ekledi ve Suriye’nin “böyle bir tampon bölge kurulmasını kendi egemenlik hakkının ihlali olarak göreceğini” söyledi.Kaplan: Çözüm sürecini dinamitlerHalkların Demokratik Partisi (HDP) ise ‘tampon bölge’nin “fikrine” bile karşı. HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ‘tampon bölge’ kurulması durumunda Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Rojava bölgesindeki “direnişin de kırılacağı” yorumunu yaptı ve 'Tampon bölge kurulma fikri, çözüm sürecini dinamitler' dedi.Kaplan, çözüm sürecinin, “Türkiye'deki Kürtler açısından olduğu kadar, Rojava ve Irak'taki Kürtler açısından da geçerli, birbiriyle bağlantılı bir süreç” olduğunu savundu ve “Kimin arasına tampon kuruyorsunuz? Bunların hepsi akraba' diye konuştu.Gazeteci Semih İdiz ise ‘tampon bölge kurulması yönündeki tartışmaların çözüm sürecine zarar vereceği’ ve ‘sınırın diğer tarafındaki Kürt halklarını dağıtacağı’ yönündeki yorumlar için “Bunlar biraz yakıştırma. Çünkü şimdi ilk etapta herhalde Kürt Devleti, Türkiye gibi konularla meşgul değiller. Şu anda kendilerinin halklarının güvenliklerini sağlamakla meşguller” dedi.Bu yöndeki yorumlar için “spekülatif kalıyor” ifadesini kullanan İdiz, “Şu anda bölgede sadece Kürtler değil, bir koalisyon var. Hem Özgür Suriye Ordusu, hem de ılımlı ve Batı'yla işbirliği yapan İslami Cephe var. Bu tip yorumlar mevcut durum karşısında biraz prematüre gibi geliyor bana” yorumunda bulundu.Sinan Onuş | BBC Türkçe