Gerçek Bir Kova Burcu Olduğunuzun 17 Kanıtı
Büyük usta Nazım Hikmet bu dizeleri size yazmış olmasın sevgili Kovalar? Özgürlüğüne düşkün, değişim yanlısı, yaratıcı, dahiliğe yakın derecede zeki ama aynı zamanda da hümanist, sevecen.. İnsanın burç seçerken Kova olası geliyor. Tamam size biraz kendini beğenmiş diyorlar, bağlanma probleminiz de varmış. Öyle aile, akraba, talukat pek takmıyormuşsunuz.  Gelenek, görenekle de alakanız yokmuş. Pardon ama Darwin bacanağıyla tavla oynasa daha mı iyiydi? Ya Ajda Pekkan eltisiyle altın günü yapsa bugün Türkiye olarak Süperstarsız ne yapacaktık?Siz bildiğiniz yoldan şaşmayın, sizin yolunuz yıldızların yolu. Zaten büyük ihtimalle onlardan birinden geldiniz. 
DC Comics Evreninin En Güçlü 50 Karakteri
1934 yılında National Allied Publications adıyla kurulan Dc Comics, adını kendi serilerinden biri olan ''Detective Comics''in baş harflerinden almaktadır. Dünya çapında bu denli popüler olmasını sağlayan şeylerden biri de ''Warner Bros Entertainment''in alt kuruluşlarından biri olmasıdır. Çizgi romanın tanınması, sevilmesi ve popüler olması konusunda Marvel ile başı çeken Dc Comics, yine çizgi romanların altın çağını yaşadığı yıllarda da zirvedeki isimlerden biri olmuştur.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan Davutoğlu'nun, Hrant'ın ölüm yıldönümünde yayınladığı mesajın 'samimi' olduğuna inanılması isteniyorsa, Çanakkale'yi her yıl olduğu gibi bu yıl da 18 Mart'ta analım; 24 Nisan'ı karartmaya kalkışmayalım.Pazartesi günü binlerce kişi yine Taksim’den Agos’a, Hrant Dink için yürüdü. Sırtından vurularak kaldırıma düşürülüşünün sekizinci yıldönümünde.Bu yıl Agos’un penceresinden yapılan geleneksel konuşmayı Murathan Mungan yaptı. Saatler sonra İstanbul sokaklarında karşılaştığım birisi bana, “Sekiz yıldır yapılan en içerikli, en güzel konuşmaydı bu yılki” dedi.
TÜSİAD'ın Yeni Başkanı: Cansen Başaran Symes
Cansen Başaran Symes, 176 oydan 174’ünü alarak TÜSİAD'ın yeni başkanı oldu.TÜSİAD'ın 45. Olağan Genel Kurulu, Four Seasons Hotel düzenlendi. Genel Kurul'da düzenlenen seçimlerde Cansen Başaran-Symes'ın sunduğu liste kabul edildi. Cansen Başaran-Symes'in listesinde, BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hasan Akçakayalıoğlu, Trouw Nutrition Türkiye Genel Müdürü Metin Akman, Balorman Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Balkır, Boydak Holding CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Memduh Boydak, Gürallar Yönetim Kurulu Başkanvekili Esin Güral Argat, Organik Kimya Genel Müdürü Simone Kaslowski, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yıldırım Koç, FIBA Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, Sabancı Holding-Kordsa Global Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Nurettin Pekarun, Enka İnşaat Genel Müdürü Agah Mehmet Tara ve Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Şükrü Ünlütürk yer alıyor.'İŞİMİZ ZOR'Cansen Başaran Symes, oylama sonuçlarının açıklanmasının ardından kürsüye çıkarak kısa bir konuşma yaptı. Başaran Symes, toplantının ardına yönetim kuruluyla bir araya gelerek görev bölümünü yapacaklarını belirterek şöyle konuştu:'Süreçte bana destek olan tüm üyelere, kimi telefonlar aradıysam, saat kaç olursa olsun, kime mail attıysam, kimden randevu istediysem çok seri halde oldu. Bu yönetim kurulunu oluştururken müthiş bir güç aldım. Bütün arkadaşlarım destek oldu, ne istediysem yaptılar. Bence şahane bir yönetim kurulu ortaya çıktı. Sizlerde bunu oylarınızla desteklediniz. Müthiş bir nerjimiz var. Sizlerden ricam bu yönetim kurulunun enerjisini sizlerde destekleyin. Haluk'u (Dinçer) dinlerken yeni döneme çok uzun bir liste verdi. İşimiz zor. Sadece aslında TÜSİAD değil, iş dünyasında 34 sene emek vermiş bir arkadaşınız olarak dünyada iş dünyasının işi zor. Bu TÜSİAD'a ve Türkiye'ye özel bir şey değil. Böyle dünyanın zor bir döneminde hep birlikte, TÜSİAD üyelerinin bilgisini en iyi harmanlayarak iş yapamaya çalışacağız. Onun için katkılarınız çok önemli.'TÜSİAD Genel Kurul toplantısına Tuncay Özilhan'ın sunduğu TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı aday listesi de; Başkan Tuncay Özilhan, Başkan Yardımcısı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Başkan Yardımcısı Ümit Nazlı Boyner, Başkan Yardımcısı Ömer Aras, Başkan Yardımcısı Ahmet Agah Uğur, Başkan Sekreter Yavuz Canevi ve Sekreter Zekeriya Yıldırım yer alıyor.CANSEN BAŞARAN-SYMES KİMDİR?Cansen Başaran-Symes,İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 2013 yılının Nisan ayına kadar PwC Kopenhag, Londra ve İstanbul ofislerinde çeşitli kademelerde görev üstlenen Cansen Başaran-Symes, PwC Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi ve PwC Eurofirm Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Mart 2014 tarihi itibariyle Allianz Sigorta A.Ş. ve Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine atandı. Cansen Başaran-Symes, Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Ümit Boyner'den sonra TÜSİAD'ın üçüncü kadın başkanı oldu. DHA
İstanbul'da Suya Gizli ve Yüksek Zam
Türkiye’nin en fazla sayıda aboneye sahip su dağıtım şirketi İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) 1 Ocak 2015 tarihinden geçerli olmak üzere sessiz sedasız su kullanım ücret tarifelerini değiştirdi. Suya gizli zam anlamına gelen tarife değişikliği abonelere duyurulmadı.Zaman gazetesinden İbrahim Balta’nın haberine göre, İstanbul’da geçen ay (2014 Aralık) metreküpü 4,13 lira olan suyun metreküp fiyatında kullanım miktarına göre kademeli artışa gidildi. Yeni tarife ile 10 metreküp ve üzeri tüketim miktarındaki suyun metreküp ücretine yüzde 30,75 zam geldi. Bu ayın başından itibaren konutunda 11 ilâ 20 metreküp (20 metreküp dahil) su tüketen aboneler bir metreküp suya KDV hariç 5,40 lira ödeyecek. Aralık 2014 tarihinde (geçen ay) aynı miktarda suyun KDV hariç metreküp satış fiyatı 4,13 liraydı. Ancak bu ayın başından itibaren suyun metreküpüne 1,27 lira zam geldi. Üstelik bu fiyat KDV ve diğer bedeller hariç suyun çıplak fiyatı. KDV ve diğer kalemlerin eklenmesiyle faturalardaki artış yüzde 40-50’yi bulacak.Aynı şekilde konut başına 21 metreküpten fazla kullanım ücreti ise yüzde 91,2 oranında artışla 7,90 liraya çıktı. Bu miktarda suyun tüketimi metreküp başına 3,77 lira zamlandı. 0-10 metreküp arası kullanımda ücret ise yüzde 10,4 ucuzlatıldı. Bu tüketim aralığında 4,13 lira olan KDV hariç metreküp ücreti 3,70 liraya düşürüldü. İSKİ suya büyük oranda ve sessiz zam yaparken, bunu tarife değişikliğine bağladı. İstanbul’da İSKİ abonelerinin büyük çoğunluğunun, yüzde 80-90’dan fazlasının kullandığı aylık tüketim aralığı 10 metreküpün üzerinde. İSKİ’nin indirim yaptığı 10 metreküp altı su kullanım değerine sahip aboneler ise genel içinde azınlık bir abone kitlesini temsil ediyor. Böylece su tüketim tarifeleri üzerinden İSKİ, halkın geneli için suya gizli ve yüksek oranda zam yaptı.Suya bu oranda zam yapılmasını gerektirecek ekonomik bir gelişme yok. Enflasyona göre su fiyatları artırılmış olsa, 2014 enflasyon değeri olan yüzde 8-9 oranında zam yapılması gerekiyor. Ancak büyük çoğunluğun kullandığı 11-20 metreküp tüketim aralığındaki artış yüzde 30,75. 20 metreküp üzerinde yüzde 91,2. Elektrik fiyatları ise en son 1 Ekim 2014 tarihinde yüzde 9 oranında arttı. Enflasyon ve elektrik maliyeti bir arada hesaplansa dahi vatandaşın faturasına yansıyacak yüzde 40-50’lik artış, maliyet artışının çok üzerinde. Bir diğer gerekçe olabilecek su kıtlığı da bu sene yok. 21 Ocak 2015 itibarıyla İstanbul içme suyu barajlarındaki doluluk oranı yüzde 84,57. Bu oran İSKİ barajlarının son 10 yıldaki en büyük 4 doluluk seviyesi arasında yer alıyor. Neredeyse hiç yağmur yağmasa dahi İstanbul barajlarında yaklaşık 1 yıl yetecek kadar su mevcut.İSKİ’nin suya yaptığı gizli zam tüketici derneklerinin tepkisini çekti. Tüketiciler Derneği (TÜDER) Başkanı Levent Küçük, su faturalarını sessiz sedasız zam yapılmasının doğru olmadığını, tarife değişikliğiyle tüketici aleyhine suya büyük oranlarda zam geldiğini ifade etti. Küçük, “Konutlarında ayda 10 metreküpten fazla su tüketen tüketicilerin Ocak/2015 dönemi su faturaları, bir önceki aya (Aralık/2014) göre yüzde 30,75 daha fazla, ayda 20 metreküpten fazla su tüketen tüketicilerin Ocak/2015 dönemi su faturaları ise bir önceki aya (Aralık/2014) göre yüzde 91,2 daha fazla gelecek.” dedi.İSKİ’nin bir kamu kurumu ve suyun da yaşamsal bir kaynak olduğuna dikkat çeken Levent Küçük, “Tüketicilerin bilgilenmesi ve ekonomik çıkarlarının korunması evrensel tüketici haklarından olup, bu haklar Anayasa’mızın 172. maddesi başta olmak üzere yasalar ile güvence altına alınmıştır. İSKİ, yaptığı tarife değişikliği ile ilgili olarak tüketicileri, kamuoyunu eksiksiz ve zamanında bilgilendirmeli, tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumalı ve tarifeleri nasıl uygulayacağını açıkça izah etmeli.” açıklaması yaptı.Yeni gelecek ocak ayına ilişkin su faturalarında tüketicilerin büyük bir sürpriz ile karşılaşabileceğini belirten Küçük, İSKİ yetkililerine “Bir an önce kamuoyunu, tüketicileri eksiksiz ve zamanında bilgilendirmeleri ve bir kamu kuruluşu olarak tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumaları” çağrısı yaptı. Küçük, tüketicilere ise, “Suyu kullanırken tüketiciler olarak hem bütçemizi hem de geleceğimiz düşünmeli, su tasarrufuna azami özen göstermeliyiz.” uyarısı yaptı.
Kızılay Zarrab’ı Eleştiren Müdürü İşten Attı
Kızılay, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınan ve hakkında takipsizlik kararı verilen Rıza Zarrab'ın adamı Happani'nin 55 bin liralık bağışını kabul etti. Sosyal medyada Zarrab'ı eleştiren müdürün işene ise son verdi.17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rıza Sararf'ın adamı Abdullah Happani el konulan 1 milyon TL, 800 bin Euro ve 60 bin dolar ve 2 kilo altını mahkemenin emanetinden almış ve el konulan parasi için Happani'ye 55 bin TL de faiz verilmişti.  Happani aldığı 55 bin TL faizi Kızılay’a bağışlamıştı. Zarrab'ın adamının bu bağışını kabul eden  Kızılay, sanal alemde aralarıda işadamı Rıza Zarrab’ı eleştiren karikatürün de olduğu bazı paylaşımlarda bulunan Isparta Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Şerafettin Kılınçel’i işten attı. Hürriyet'ten Nurettin Kurturt'un haberine göre; kan bağışını yüzde 70 artıran, bölgede sürekli birinci olan ve başarılarıyla yerel gazetelere manşet olan Kılınçel, konuyu yargıya taşıdı. İŞTEN ATILMAYA YETERLİ Yaklaşık 6.5 yıldır Kızılay’da görev yapan emekli yarbay Kılınçel’in sosyal medya hesabını kurumun son bir yıldır takip ettiği de işten atılmasıyla birlikte ortaya çıktı. Kurum, Kılınçel’in paylaştığı bildirimleri liste haline getirerek savunmasını istedi. Kızılay yönetimi, toplam yedi paylaşımda hakaret olduğu sonucuna vardı. Suç unsuru kabul edilen paylaşımlardan üçü, ulusal gazetelerde yayımlanan Kızılay haber ; biri karikatür, biri Zaytung haberi, ikisi ise Rıza Zarrab ve Tayyip Erdoğan ile ilgili paylaşım. 22 Aralık 2014 tarihli toplantıda Kılınçel’in işten çıkarılmasına karar veren yönetim, gerekçesini de tutanağa şöyle yazdı: “Paylaşımları incelenmiş olup, adı geçen personelin işlemiş olduğu fiiller, işçinin davranışlarından kaynaklanan iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi hükümlerine denk gelmesi nedeniyle iş akdinin fesih edilmesine karar verilmiştir.” MADALYALARI İADE EDECEĞİM Kılınçel’in avukatı Hasan Ulvi Öztürk, İş Mahkemesine dava açarak müvekkilinin işe iadesini talep etti. Kendisine telefonla ulaştığımız Dr. Kılınçel, “Yarbay emeklisiyim, paylaşımlar benim şahsi hesabım, kimseye hakaret ve rencide edici bir söz yoktur. Öyle olsa savcılık tarafından zaten hakkımızda soruşturma açılır. Hiç bir mahkeme kararı olmadan bazı işgüzar yöneticiler beni işten attı. Halbuki, en başarılı bölgelerden biriyiz. Kızılay’ın resmi istatistiklerinde kan bağışı açısından Türkiye genelinden üçüncü, bölgede birinciyiz. Bizzat 1989 yılından beri kendim kan veririm. Toplam 51 defa kan verdim, bronz, gümüş ve altın madalya ayrıca plaket aldım. Başarılar dikkate alınmıyor ki, muhalefet yaptığım için beni atmayı kafalarına koymuşlar. Amacım kurumu zedelemek değil. Ben yine kan vereceğim, yine Kızılay’cı olacağım, bunu yapan bir kaç tane işgüzar. Mahkeme sonuçlansın verilen madalyaları iade edeceğim” dedi. ANAYASAL SUÇ İŞLENDİ Kılınçel’in avukatı Öztürk dava dilekçesinde, Kızılay’ın “anayasal suç işlediğini” savunarak, “Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. Bir kişinin düşünce ve kanaatlerinin, işverenin düşünce ve kanaatlerine uygun olmaması, iş akdinin feshini gerektirmez. Paylaşımlar, gazete ve dergelerden elde edilen alıntılardan ibarettir. Bu paylaşımlarla ilgili bir soruşturma ya da yasaklama söz konus değildir” görüşüne yer verdi.Hürriyet
Reklam
Başarılı İnsanların Asla Taviz Vermediği 9 Önemli Konu
Başarılı insanların, başarılarının ardındaki sırları hep merak etmişizdir. Genel olarak söyleyebiliriz ki, başarılı insanlar standartlarından taviz vermezler. Mümkün mertebe istediklerinin en iyisini gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha azı için uğraşmazlar. Ayrıca, şundan eminiz ki, başarılı insanlar aktif olmanın önemini iyi bilirler. Atalarımızın da dediği gibi, emek yoksa ekmek de yok. Şimdi bu bahsettiklerimizi detaylı olarak 9 konu başlığı altında galerimizde inceleyebilirsiniz:
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Dün dört gazete hemen hemen aynı manşetle çıktı: Başkanlık sistemine ilk adım.Sabah, Akşam, Yeni Şafak ve Star, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’nu Ak Saray’da toplamış olmasını bu şekilde duyurdular.Dört gazeteyi de artık “hükümet yanlısı olarak” tarif edenler haksızlık etmiş olur; çünkü artık bir Erdoğan çizgisi var.Aylardır Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplayacak olmasını Türkiye’de Parlamenter rejimden Başkanlık rejimine geçiş olarak görenlere yönelik eleştiri dalgası bu manşetlerle boşa çıktı, kabul edilmiş oldu.Çünkü Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplaması kendisinden önceki cumhurbaşkanlarında olduğu gibi “istisna” değil, “kaidedir”.
Reklam
AKP'nin Yüce Divan Firesi Sosyal Medya Gündeminde
Dört eski bakan ile ilgili Salı Meclis'te yapılan Yüce Divan oylamasının ardından AK Parti cephesinin 40-50 civarında fire vermesi sosyal medya gündeminde.AK Parti'nin fire sayısı eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için 38, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler için 43, eski AB Bakanı Egemen Bağış için 48 ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar için ise 14 oldu.
Fenerbahçe 'Altın' Buldu
Kupada İzmir'de Altınordu ile karşılaşan Fenerbahçe kritik bir üç puanı hanesine yazdırdı.Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe, deplasmanda Altınordu'yu 2-1 mağlup etti.Ziraat Türkiye Kupası E Grubu'nda kötü hava şartları nedeniyle ertelenen Altınordu-Fenerbahçe maçında, iki takımın teknik direktörü de İstanbul'daki müsabakanın ilk 11'lerinden 4'er değişiklik yaptı. Yağışlı hava nedeniyle 30 Aralık'ta oynanamayan ve bugüne ertelenen karşılaşma için kamp yaptığı Antalya'dan bugün İzmir'e gelen sarı-lacivertli ekipte, genç oyuncular Uygar Mert Zeybek ve Melih Okutan ilk 11'de şans buldu.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, İstanbul'da 1-1 berabere kaldıkları Altınordu maçındaki ilk 11'inden 4 değişikliğe gitti. Sarı-lacivertli ekipte Savaş Polat, Selçuk Şahin, Caner Koca ve Serdar Kesimal'ın yerine Bekir İrtegün, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu ve Melih Okutan bugünkü maçta forma giydi. Altınordu Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu ise kupadaki son Fenerbahçe maçından farklı olarak ilk 11'de, 4 değişik futbolcuya yer verdi. İzmir temsilcisinde, Evren Üstündağ, Kemal Cingirt, Çağlar Söyüncü ve Halil İbrahim Tuna'nın yerine Tolgahan Acar, Erdoğan Yeşilyurt, Kerim Alıcı ile Sinan Osmanoğlu Fenerbahçe karşısında sahaya çıktı.Sarı lacivertliler ilk yarıda kalesinde önemli tehlikeler görürken, kaleci Mert yaptığı kurtarışlarla dikkat çetki. Sarı lacivertliler 32. dakikada girdiği tek pozisyonda golü buldu. Emre'nin adrese teslim pasında savunma arkasına koşu yapan Mehmet Topuz güzel bir vuruşla golü kaydetti. Bu arada ilk yarının bitimine dakikalar kala sakatlanan Emre Belözoğlu yerini Alper Potuk'a bıraktı. İlk 45 dakikanın uzatma dakikalarında Kadıköy'de gol atan Taha sahneye çıktı, kornerde Fenerbahçe savunmasının yaptığı hatayı affetmedi. Ve ilk yarı 1-1 sona erdi.İkinci yarıda galibiyet için rakip kaleye yüklenen Fenerbahçe golü 79. dakikada buldu. Alper Potuk'un sürüklediği atakta Yusuf ters bir vuruşla topu kendi ağlarına yolladı.Böylece Fenerbahçe 4 maç sonunda 7 puana ulaşırken, Altınordu ise 4 puanda kaldı.Lig Tv
'Hasta Adam' Artık Avrupa
Başbakan Davutoğlu, Avrupalıların, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri için kullandığı 'hasta adam' teriminin artık Avrupa için kullanılır hale geldiğini söyledi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye ve İngiltere ekonomilerinin bir araya gelmesi Avrupa Birliği açısından da Brüksel açısından da bir çare olabilir' dedi.Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Borsa İstanbul ve Türk İhracatçılar Birliğince, İstanbul Finans Merkezi Girişiminin işbirliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansının medya sponsoru olduğu 'İstanbul: Bölgesel Merkez, Küresel Aktör Forumu'na hitap etti.İngilizce yaptığı ve TRT'den simültane çeviriyle yayınlanan konuşmasında Davutoğlu, İstanbul ve Londra'nın, şehir kültürü ve geleneği bakımından birbirine benzediğini, iki büyük, güçlü geleneğin iki şehirde de yaşatıldığını söyledi.Londra'nın, yurt dışında ziyaret ettiği ilk şehir olduğunu dile getiren Davutoğlu, o dönemde gittiği kitabevlerine, Başbakan olması nedeniyle şimdi gitmekte zorluk çektiğini anlattı. Davutoğlu, kitabevlerine her zaman zaman ayırmaya çalıştığını kaydetti.Modern ekonomiyi anlamak için Londra'yı, geleneksel ekonomiyi anlamak için de İstanbul'u anlamak gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi:'Bu iki gelenek bir araya gelerek, küresel ekonomiyi ortaya koymaktadırlar. Modern ekonominin merkezi Londra, sermaye piyasasındaki zorluğu aşmak açısından geleneksel piyasalarla bir araya gelmekte. Bu birlikteliğin bir araya gelmesi, küresel ekonomiyle geleneksel ekonominin bir araya gelmesi şeklinde ortaya konmakta. Türkiye ve İngiltere ekonomilerinin bir araya gelmesi Avrupa Birliği açısından da Brüksel açısından da bir çare olabilir.''Londra ve İstanbul alternatiftir'Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Brüksel'de olduğunu, şimdi farklı alternatiflere bakmak gerektiğini ifade ederek, 'Farklı alternatif burada. Londra ve İstanbul alternatiftir, Doğu ve Batı'nın bir araya gelmesi. Avrupa ancak bu iki gelenek bir araya gelirse, entegre bir Avrupa ekonomisi haline gelebilir ancak. Gelişmekte olan Türkiye ekonomisi ve uzun soluklu modern ekonomi geleneği İngiltere, Londra ve İstanbul birlikte olduğunda zorlukları aşma konusunda Avrupa güçlü hale gelebilir' diye konuştu.Türkiye'nin küresel aktör şeklinde kendini ortaya çıkardığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin bu yıl G20 dönem başkanlığını yürüteceğini hatırlattı.'Hasta adam...'Davutoğlu, Avrupalıların, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde 'hasta adam' şeklindeki açıklamalarının bulunduğunu, 20. yüzyılın başında bunun, Avrupa açısından kullanılan bir terim haline geldiğini anlattı. 21. yüzyılın başında ise Türkiye'nin öne çıktığını ifade eden Davutoğlu, 'Çünkü, demokratik meşruiyet, siyasi istikrarın güven unsurunu aşılaması gibi son 12 yılda Türkiye'de öne çıkan unsurlar söz konusu' dedi.Birçok gözlemcinin, 2014 yılı açısından Türkiye ile ilgili pek çok şüpheler ortaya koyduğunu söyleyen Davutoğlu, 'Çünkü Suriye'de, Ukrayna'da kriz söz konusuydu. Çevrede zorluklar söz konusuydu ve bazı paralel yapıların çabaları söz konusuydu ekonominin istikrarsızlaştırılması açısından. Bir de iki seçim söz konusuydu. Seçimler siyasi meşruiyet açısından çok önemli. Aynı zamanda ekonomi açısından çok önemli' değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de hükümetin ortaya koyduğu çalışmalar sonucu, 2014'ten bu yana bütçe açığının azaldığına işaret eden Davutoğlu, '2013 Türkiye için kritik bir yıldı ve 1.3 milyon yeni iş imkanı ortaya konuldu. Siz burada Avrupa'da ne kadar iş kaybı söz konusu olduğunu gördünüz. Avrupa Birliğindeki kriz olmadan önce Türkiye üye olmuş olsaydı Türkiye'deki ortaya koyulan iş imkanları çerçevesindeki buradaki zorluklar da azalmış olabilirdi' diye konuştu.Türkiye'deki ekonomik büyümenin yüzde 3 olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu akamın beklentilerinin altında kaldığını, ancak bu oranın kalkınmakta olan ülkelerin üzerinde olduğunu söyledi.Davutoğlu, şöyle devam etti:'Bu büyüme oranı ikinci en büyük Avrupa'da ve OECD'de üçüncü en büyük rakamları ortaya koymakta. Şimdi bizim büyüme oranlarının da yükselmesini beklemekteyiz ve enflasyonun da azalmasını beklemekteyiz. Mayıs'a kadar yüzde 6'lı oranlara düşmesini beklemekteyiz enflasyonun. Bu açıdan bakacak olursak 12 yıl Türkiye açısından başarıydı. Dünya ekonomisi daralırken, Türkiye ekonomisi büyüdü ve dünya ekonomisi büyürken daha önceden, hükümetimiz öncesinde daralma söz konusuydu Türkiye'de. Bu şunu ortaya koymakta ekonomik çareler, ekonomik programlar çok önemli ancak siyasi istikrar bundan daha da önemli. Bunları görmekteyiz. Siyaset ve ekonomi diye ayrı ayrı konuşmaktan ziyade 'siyasi politik ekonomi' kavramını ortaya koymaktayız ve bu çerçevede bütün projeler çerçevesinde bunun farkında olunması gerekmektedir.'Başbakan Davutoğlu, siyasi istikrar ile ekonomik akıcılığın, ekonomik rasyonelliğin bir arada olması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu, ''Biz Türkiye olarak bakacak olursak etkili bir hükümete, siyasi bir istikrara sahibiz ve 2023 için de bir vizyona sahibiz. Vizyona sahip olan ülkeler arasındayız da aynı zamanda. Biz burada bütün bunları bir araya getirmenin gerekliliğine inanmaktayız' şeklinde konuştu.AB'nin vize serbestisini anladığını düşünmüyorumBaşbakan Davutoğlu, bölgesel merkez olmanın önemine değinerek, Orta Avrupa'dan Doğu Asya'ya, Japonya ve Çin'e kadar bütün Avrasya bölgesinde İstanbul'un bir merkez olduğunu dile getirdi.Türkiye'nin 65'ten fazla ülkeyle vize serbestisi anlaşması yaptığını anımsatan Davutoğlu, bu çalışmaların Türkiye'nin dinamizm içinde olması için yapıldığını ifade etti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bunu Avrupa Birliğinin tam anlamıyla anlamış olduğunu düşünmüyorum. Vize serbestisi konusunda Türkiye'nin ortaya koyduklarının çok çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Ve bizler, bunu gerçekleştiriyoruz çünkü Türkiye'nin kaynakları, petrol ya da doğal kaynaklar değil insan kaynaklarıdır. Ve insanımız nereye istiyorsa serbest bir şekilde gidebilmeli. Afrika'ya açılmak istiyorsa bunu gerçekleştirebilmeli.'Türkiye'nin Afrika için özel politikalar geliştirdiğini anlatan Davutoğlu, bunun, Türkiye'nin Afrika, Asya ve Avrupa için Doğu Asya ve Latin Amerika arasında bölgesel bir merkez olması amacı taşıdığını belirtti.'Başarılı bir testti'Davutoğlu, Türkiye'de Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasındaki konum değişiminin yumuşak şekilde yaşandığına dikkat çekerek, 'Bu gerçekten başarılı bir testti ve yumuşak bir geçiş çerçevesinde gerçekleşti' ifadesini kullandı.Hükümet programı çerçevesinde, 25 sektörel dönüşüm programı hazırlandığını anlatan Davutoğlu, buradaki amaçlarının ekonomide ve insan gücündeki kalitenin ortaya konulması ve eğitimdeki kalitenin yükseltilerek, TEKNOPARK'ların oluşturulması olduğunu aktardı.Toplumun ve ekonominin dönüşmesi konusunda teknolojik yatırımların önemini vurgulayan Davutoğlu, teknolojik ürünlerin ortaya konulması konusunda da çalışmalar yürüttüklerini anlattı.'İstanbul tarihi kimliği korunarak merkez olmalı'Davutoğlu, Napolyon Bonapart'ın, 'Dünya tek bir ülke olsaydı hangi şehir başkent olurdu' sorusuna, 'İstanbul' yanıtını verdiğini anımsatarak, İstanbul'un tarihi kimliğinin korunarak bir merkez olması gerektiğini söyledi.İstanbul'un zaten coğrafi olarak merkez olduğunu belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ancak finansal merkez olmak size bağışlanmış bir unsur değil. Ancak bu bir politikanın ürünü olabilir. Bu çerçevede bir politikanın ürünü olarak ortaya çıkmakta. Bölgesel anlamda değil ama finansal olarak önemli olan şehirler söz konusu. Ancak İstanbul'a bakacak olursak kendiliğinden bölgesel merkez ve aynı zamanda önemli başarılarla birlikte İbrahim Turan başkanlığında Borsa İstanbul'un ve hükümetimizin ortaya koyduğu yaklaşımlarla birlikte İstanbul aynı zamanda finansal merkez olma yolundadır' şeklinde konuştu.Son 3 yılda küresel finansal merkez endeksinde İstanbul'un önemli bir sıçrama kaydettiğini belirten Davutoğlu, 72'nci sıradan 42'nci sıraya çıkarak, 30 basamak yükseldiğini, bu durumun hızlı şekilde sürmesini umduğunu söyledi.Ekonomide dönüşüm programıSermaye Piyasası Kanunu'nun 2012'de ortaya konduğunu anımsatan Davutoğlu, bu konuda yasal çerçevelerinin hazır olduğunu bildirdi.Davutoğlu, 25 sektörde dönüşüm programını duyurduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:'İstanbul, sektörlerin dönüşümüyle ilgili elbette finansal merkez yaklaşımımızı da bu noktada çalışmalarımıza bir hedef unsuru ortaya koymaktayız. Daha kapsamlı, daha çeşitlilik arz eden bir sermaye piyasası, elbette ki yeterli yasa ve yeterli yaklaşımlarla gerçekleşebilir. Gerçek sektör ve sermaye piyasası arasında da bu çalışmaların eş güdüm içerisinde ortaya koyulması gerekmektedir. Türkiye'nin stratejisi bütün bunları ne şekilde bir araya getirebiliriz, reel sektör ve finansal sektör açısından ne şekilde biz desteğimizi her ikisine birden ortaya koyabiliriz, üretimin artırılması konusunda ne şekilde bütün bu hususları birlikte yükseltebiliriz, bunlara bakmaktayız. Aynı şekilde bankacılık sektörü çerçevesinde.''Bugün yeni bir adım atmaktayız'Borsa İstanbul'un da bu stratejinin, temel omurgasını ortaya koyduğuna işaret eden Davutoğlu, 'Bugün bizler yeni bir adım atmaktayız, yeni bir yere adım atmaktayız. Bu güzel şehirleri bir araya getirerek, 'benim şehrim' olarak tanımlayabileceğim şehri bir araya getirerek, küresel ekonominin şekillenmesi konusunda bu birlikteliğin, bu evliliğinin çok fazla yeni sonuçlar ortaya çıkarabileceğini düşünmekteyim. Türk ve İngiltere ekonomisi açısından. Aynı zamanda Avrupa ve dünya ekonomisi açısından. Borsa İstanbul ve Londra Borsası'nı tebrik etmek istiyorum. Bu stratejinin gerçekleşmesi açısından ne zaman desteğe ihtiyacınız olursa hükümetimiz yanınızda olacaktır' değerlendirmesinde bulundu.NotlarPrograma, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Borsa İstanbul Başkanı İbrahim Turan da katıldı.Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının ardından hatıra fotoğrafı çektirildi.AA
Reklam
Mahmut Tanal'dan Çağlayan ve Sarraf Hakkında Suç Duyurusu
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve işadamı Rıza Sarraf hakkında “naylon fatura düzenledikleri” iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.Mahmut Tanal, dört eski bakan hakkındaki Meclis Soruşturma Komisyonu dosyalarında, işadamı Rıza Sarraf’ın imzaladığı ve “Saat bedeli olan 240.000 Euro’yu Zafer Çağlayan’dan teslim aldım” yazılı belgede, saatin markası ve cinsinin belli olmadığını söyledi.Tanal, Maliye Bakanlığı’nın 27 Nisan 2004 tarihli Vergi Usul Kanunu Uygulama Tebliği’ne göre 8.000 TL’nin üzerindeki ödemelerin banka üzerinden resmi olarak transfer edilmesi gerektiğini ifade etti.
Enteresan Bir Şekilde Fiyatları Enflasyonun Tersine Giden 9 Ürün
Mektup gönderme ücreti, flüt, yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, krem peynir gibi maddelerin enflasyon sepetindeki oranları tartışması artık takside, kuaförde hatta yılsonu zamları görüşülürken bile ilgi çekmezken; son 10-15 yılda fiyatı aynı kalan hatta düşen ürünlere şaşıracak hafifletici sepetler bulmak gerekti, buyrunuz:
Timeline Uygulaması Bir Zaman Tüneli Şeklinde Tarihi Öğretecek
Şimdilerde zaman tüneli denildiğinde ilk akla gelen şey kuşkusuz Facebook. Ancak henüz çok yeni piyasaya çıkan Timeline uygulaması, bu algıyı kırabilecek güçte bir uygulama olmuş gibi gözüküyor.Kullanıcılar için çok değerli bir içerik kütüphanesi sunmaya hazırlanan Timeline, pek çok tarihsel ya da günümüz gündem konularının geçmişlerini kronolojik olarak sunuyor. Bunu oldukça sade bir tasarımla, bir zaman tüneli üstünde gerçekleştiren mobil uygulamanın amacı tarihi de ön plana çıkarmak.App Store’da yerini alır almaz en iyi yeni uygulamalar listesinde de hemen yerini alan San Francisco merkezli girişim Timeline, özellikle kullanıcı deneyimini de çok ön planda tutmuş bir uygulama. Şimdilik sadece iOS versiyonu bulunan uygulamanın Android versiyonu henüz yok. Fakat uygulamanın mobil web versiyonu  m.timeline.com sayesinde herkese açık olduğunu söyleyebiliriz.
Reklam
Drenthe, Kayseri Erciyesspor'a Transfer Oldu
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Sheffield Wednesday'dan Hollandalı oyuncu Royston Drenthe'yi kadrosuna kattı.AA muhabirinin kulüp yetkililerinden aldığı bilgiye göre, mavi-siyahlı ekip, 27 yaşındaki orta saha oyuncusuyla 1,5 yıllık sözleşme imzaladı.Hollandalı oyuncunun Kayseri temsilcisinin Antalya'da devam eden kampına katılacağı öğrenildi.Bir dönem Real Madrid'de de oynayan Drenthe son olarak İngiltere Championship takımlarından Sheffield Wednesday formasını giymişti.Kayseri Erciyesspor ara transferde, geçen sezonun ikinci yarısında takımda kiralık olarak forma giyen Pape Diakhate ile Gaziantepspor'dan Orhan Gülle'yi kadrosuna katmıştı.Eurosport
Alves: 'Egemen Korkmaz Büyük Bir Savunma Oyuncusu'
Fenerbahçe'nin savunmacısı Bruno Alves, birçok konuda açıklamalarda bulundu.ANTALYA (AA)Fenerbahçeli futbolcu Bruno Alves, kamp dönemlerinde zorlu antrenmanların doğal olduğunu söyledi.Fenerbahçe'nin Antalya'nın Belek beldesinde yaptığı devre arası kampında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alves, hazırlıkların iyi gittiğini belirtti. Alves, 'Belki zorlu antrenmanlar oluyor ama kamp dönemlerinde bunların olması doğaldır. Bu antrenmanlar, kampların olmazsa olmazıdır. Şu anda takım halinde çok iyi seviyede olduğumuzu düşünüyorum ama hala kendimizi geliştirebiliriz. Hedeflerimize ulaşabilmek için geliştirebileceğimiz şeyler var' diye konuştu.Alves, Galatasaray maçında gördüğü kırmızı kart ve sonrasında yaşadığı süreçle ilgili bir soruya ise şöyle yanıt verdi: 'Zorlu bir dönemdi. Her zaman hayatta önümüze bakmamız lazım diye düşünürüm. Tüm bunları geride bıraktım ve sonrasında daha güçlü şekilde takımıma geri döndüm. Nasılsam yoluma aynı şekilde devam edeceğim. Güçlü ve sert şekilde antrenman yapmayı, takımım için mücadele etmeyi, takımımın formasına katkıda bulunmayı seviyorum. Fenerbahçe'yi korumak için, renklerini temsil etmek için sonuna kadar her şeyi yapacağım. Hayat gibi futbolda da bir şeyler öğrenerek yolunuza devam edersiniz. O günler, benim yaşadıklarımın ve öğrendiklerimin bir parçasıydı. En önemli şey takımıma yardım edebilmek ve şampiyon olabilmektir. Ailem ve takım arkadaşlarım bana o dönem çok yardımcı oldu. Bana destek veren herkese çok teşekkür ederim.''Jiujitsu sporunun, futbolla hiç alakası yok'Alves, maçlardaki ve antrenmanlardaki sertliğinin yaptığı jiujitsu sporu ile alakalı olup olmadığının sorulması üzerine ise şunları söyledi: 'Jiujitsu sporunun, futbolla hiç alakası yok. Jiujitsu bir savunma sporudur. Futbolda yaptığım herhangi bir top kapma hareketi, savunma sporu. İkisini karıştırmamak lazım diye düşünüyorum. Ben takımıma sadık bir futbolcuyum. Benim ben olabilmem için takıma her şeyimi vermem lazım. Benim için antrenman maçtır, maç da antrenman. Maçta nasıl oynayacaksam öyle antrenman yapmak zorundayım. Çünkü iyi antrenman yapmazsam, güçlü bir şekilde oynayamam.'Alves, Galatasaray maçında gördüğü kırmızı kartın hatırlatılması üzerine, duygu yüklü, çekişmeli ve zor karşılaşma olduğunu anlattı. Alves, 'Ben her zaman takımımın savunmasında yer almak isterim. Hep en iyisini vermeye çalışıyorum. Tabii ki bazen böyle durumlar ortaya çıkabilir. Açıklaması da zordur, bunu ancak sahanın içinde olanlar açıklayabilir' diye konuştu.'Egemen Korkmaz büyük bir savunma oyuncusu'Portekizli futbolcu Alves, savunmada partneri Egemen Korkmaz ile ilgili de 'Egemen, çok büyük bir savunma oyuncusu ve aynı zamanda çok büyük bir lider' dedi.Egemen'in en iyi Türk oyunculardan biri olduğunu belirten Alves, 'Ancak diğer savunma oyuncularını da unutamayız. Hocamız için de zor diye düşünüyorum, elinde çok fazla seçenek var. Böyle rekabetler her zaman takım adına faydalıdır. Fenerbahçe her zaman büyük oyunculara sahip olacaktır. Kimin oynadığının önemi yok, önemli olan sonunda Fenerbahçe'nin şampiyon olmasıdır' ifadelerini kullandı.Alves, 'Oğlunun futbolcu olmasını ister misin' şeklindeki soruya, '3 nesildir ailemdeki herkes profesyonel futbolcu. Oğlumun sadece mutlu olmasını istiyorum. Neyi yapmaktan mutlu oluyorsa, onu yapsın. Oğlum bu yolu takip eder mi bilmiyorum. Ben bildiğim şekilde ona eğitim vermeye çalışıyorum. Çocuğuma verebileceğim en iyi eğitim, onun bildiği şeyleri yapabilmesi ve yeteneklerini geliştirme konusunda en iyi ortamı sunabilmektir' yanıtını verdi.Alves, yabancı oyuncu kuralı değişikliğinin olumlu ya da olumsuz olduğunu yaşanacak süreç sonrasında anlaşılacağına dikkati çekerek, 'Birkaç gün içinde Fenerbahçe de neler yapılacağını açıklayacaktır, onu beklemek lazım. En önemlisi Türk futbolunun gelişmesi, dünya ve Avrupa çapında kendine yer bulabilmesidir. Türkiye kesinlikle bir futbol ülkesi' dedi.Türk oyuncuların oldukça yetenekli olduğunun altını çizen Alves, 'Bir şeylerin iyi yapılmadığını düşünmüyorum. Bence Türk oyuncular gerçekten yetenekli. Brezilya, Arjantin ve Portekiz ile kıyaslanabilecek isimler var. Bana göre genç yaşlarda daha iyi bir eğitim ve çevre sağlanabilir. Eğer sıkıntı varsa eğitimlerinden geliyor. A takımlara geldiklerinde daha eğitimli ve komple şekilde gelmeleri gerekli' diye konuştu.'Ronaldo ödülü fazlasıyla hak etti'Portekizli futbolcu Bruno Alves, FIFA Altın Top Ödülü'nü kazanan Cristiano Ronaldo ile ilgili de şunları söyledi: 'Cristiano Ronaldo, ödülü gerçekten çok fazlasıyla hak etti. Her yıl üzerine katarak yoluna devam ediyor. Aynı zamanda Messi ile girdiği rekabetin dünya futbolu açısından son derece olumlu olduğunu düşünüyorum. Kalitesi, yetenekleri ve geçen yıl kazandığı kupalar, ödülü almasında fark yaratan nokta oldu. Çok iyi çalışıyor, iyi dinleniyor, iyi besleniyor ve kendini çok iyi hazırlıyor. Aslında yaptıkları büyük bir sır da değil. Sadece herkesin yapmak istediklerinden biraz daha fazlasını yapıyor. Her zaman dünyanın en iyisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Onunla zaman geçiren insanlar için bu şaşırtıcı değil. Portekizli olarak ben de çok gururluyum. Çünkü Portekiz gibi küçük bir ülkeden böyle bir oyuncu çıkması, futbolun en üst seviyesinde olmak Portekiz için çok güzel. Aynı zamanda Portekizli futbolcuların değerini artırıyor ve onlara kapıları açıyor.'skorer
Reklam
228,496 Dolar Değerinde iPhone 6 Çalındı
Çin'de geçtiğimiz günlerde filmlere konu olacak birhırsızlık olayı yaşandı.Günümüzde iPhone'ların fiyatları onları hırsızların gözdesi haline getiriyor. Çok kısa bir süre önce bir adam cücuduna bantladığı 94 iPhone'u Çin'e kaçırmak isterken yakalanmıştı . Şimdi ise yine Çin'de ilginç bir iPhone 6 hırsızlığı olayı yaşandı. Pekin polisinden gelen bilgilere göre 3 adam, bir depoya 50 cm'lik delik açarak içeri girdi ve tam 240 ünite iPhone 6'yı çaldı .Polis raporlarına göre 228,496 dolar değerinde olan çalınan iPhone 6'lar Çin'deki bir lojistik firmasının deposunda duruyordu. Hırsızlar sonrasında ise, ele geçirdikleri iPhone 6'ları satarak, araba , altın satın aldılar ve kumar oynadılar.Çalınan iPhone 6'ların seri numaralarından yola çıkan polisler, önce hırsızların iPhone'ları sattığı kişileri, sonrasında ise hırsızları buldu. Kısa bir iPhone macerasına girişen hırsızlar şimdi ise yargılanmayı bekliyorlar.Emre Çetinkayateknokulis
Beşiktaş'ın İstediği Salah'a Roma da Talip Oldu
Beşiktaş'ın transfer listesinde bulunan Chelsea'nin Mısırlı futbolcusu Mohamed Salah'a İtalya'dan Roma da talip oldu.Beşiktaş'ın transfer listesinde bulunan Chelsea'nin Mısırlı futbolcusu Mohamed Salah'a İtalya'dan Roma da talip oldu.İngiltere Premier Lig'in lideri Chelsea'de takımın genç futbolcusu Mohamed Salah'ın talipleri artmaya devam ediyor.Beşiktaş'ın kiralık olarak takıma kazandırmak istediği 22 yaşındaki futbolcu için girişimlerini sürdürürken, bugün İngiltere'den flaş bir iddia ortaya atıldı.Chelsea ile iyi ilişkileri bulunan Fikret Orman, bu transferi tamamlamak için İngiliz deviyle görüşmelerini sürdürürken, Mısırlı milli futbolcuya İtalya'dan bir talibi daha çıktı. Önce Roberto Mancini'nin takımı Inter'in transfer etmek istediği Salah için bugün diğer bir İtalyan ekibi Roma'nın da girişimlere başladığı belirtildi.İngiltere'de çıkan habere göre, Salah için kiralama teklifini yapan Beşiktaş'ın bu transfere daha yakın olduğu fakat başarılı kanat oyuncusunun sezon sonuna kadar Roma'ya gitmek isteyeceği iddia edildi.Basel'den 11 milyon Sterlin'e Chelsea'ye transfer olan 22 yaşındaki futbolcu bu sezon 7 resmi maça çıkarken toplamda 270 dakika sahada kaldı ve gol atma başarısı gösteremedi.Alphan Doğualpeurosport
Samuray Olgusuna Dair Yapılmış 25 Kaliteli Film
17. yüzyıl japonya'sında savaş yılları geride kalınca samuraylar da işsiz kalmıştır. Monarşik düzenin öğüttüğü ronin'ler, barış zamanında birer posa olarak görülmekte ve birer birer harakiri yapmaktadırlar. Hatta açlık yüzünden onurlarından bile vazgeçip, otorite sahiplerinden para istemekte ve aksi taktirde kapılarının önünde harakiri yapmakla tehdit etmektedirler. Böyle bir ortamda yine eski bir samuray olan Hanshiro, yerel bir lordun huzuruna çıkar ve seppuku töreni için izin ister.http://www.imdb.com/title/tt0056058/
Türkiye'de Yeraltı Edebiyatını Sevdiren 10 Yazar
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat. Sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışa vurumudur. Kökleri yeteri kadar eşelendiğinde Marquis de Sade'e (1740-1814) kadar varılabilir. Sade, yazdıkları ile 'başkalarına acı çektirmekten hoşlanma' olarak adlandırılan 'Sadizm'in fikir babası olmuştur. Erotizm ve şiddetle ilgili kitapları yaşadığı dönemde epey yadırganmış hapse atılmıştır. Ancak yazdıkları başka yazarlara ilham kaynağı olmuştur. Birçok edebiyat kalıbını hiçe sayan yeraltı edebiyatı, Charles Bukowski'yi (1920-1994) tanımamıza neden olmuştur. 'Factotum', 'Kasabanın En Güzel Kadını' (The Most Beautiful Woman in Town), 'Pulp', 'Postane'(Post Office) eserlerinden sadece birkaçı. Özellikle de 'Factotum' yazarı daha iyi tanımamıza yardımcı olmakta. Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü. Yazar kitabında; çeşitli serseriliklerini, sürekli iş değiştirmesini ve kadınlarla olan ilişkilerini anlatırken kendisinin de bir yeraltı kahramanı olabileceğinin sinyallerini vermektedir. Son yıllarda daha hızlı gelişme kaydeden edebiyat, Chuck Palahniuk'un 'Dövüş Kulübü' (Fight Club) adlı eserinden 1999 yılında sinemaya taşmıştır ve hayran kitlesini arttırmıştır. Türkiye'de de yeraltı edebiyatına okurlar tarafında büyük ilgi gösterilmekte. Genel olarak 20 - 40 yaşları arasında bulunan kitlelerce saygı gören yeraltı edebiyatına katkıda bulunan çok önemli eserler yazılmıştır. Türk insanına yer altı edebiyatını sevdiren en önemli isimlere bu yazıda yer vereceğiz.
Reklam