Emekliye Yılda İki Kere Çift Maaş Verebilmek İçin Yapılabilecek 10 Basit Şey
CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun notere onaylattığı emekliye her yıl iki defa çift maaş sözünün üzerine, başbakan Ahmet Davutoğlu 'vereceksin de nereden vereceksin bu parayı? Biz kasada biriktirdiğimiz paraları onun için biriktirmedik.' Diyerek cevap vermiştir. Peki gerçekten emekliye her yıl iki defa çift maaş verilemez mi? Bunun için kaynak bulmak çok mu zor? Kılıçdaroğlu bol keseden mi sallıyor yoksa Ahmet Davutoğlu yanılıyor mu?Sizler için Onedio makro ekonomi uzmanı ekibimiz bir araştırma yaptı ve emeklilere çift maaş için nereden para bulunabilir araştırdı.
Japon Mühendisi İntihara Götüren Çatlak
İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü'ndeki halatın kopmasından kendisinı sorumlu tutarak intihar eden Japon mühendis Kishi Ryoich'in halatın kopmasına sebep olan Türkiye’de imal edilen bağlantı noktasındaki çatlağı birkaç gün önce gördüğü, bu yüzden cumartesi günü olmayan fırtınayı gerekçe göstererek çalışmaları durduğu iddia ediliyor.Ryoichi’yi intihara götüren halatın kopmasına sebep olan bağlantı malzemesindeki çatlağının fotoğrafları ortaya çıktı. Murat Özgöl'ün Hürriyet'teki haberine göre bağlantı yerinde aşağıya doğru ilerleyen çatlağın, görevli çalışanlar tarafından olaydan birkaç gün önce fotoğrafla saptandığı belirtildi. Kazadan sonra çekilen fotoğraflarda da bağlantı yerinin halatın ağırlığı taşıyamadığı için kağıt gibi yırtılıp koptuğu görüldü. Köprü inşaatının, kopan bağlantı yeri dahil bazı parçalarının Türk firmaları tarafından imal edildiği, kedi yolunun montajının yapıldığı halatların ise yurt dışında imal edilip Türkiye’ye getirildiği belirtildi.DİĞER HATTIN DURUMUUzmanlar, İzmit Körfez Geçişi Köprüsü inşaatında cumartesi günü doğu yönündeki hattın kopmasıyla, ağırlığın batı yönündeki hatta baskı yaptığını vurguladı. Bağlantı yerlerinin aynı malzemeden ve aynı firma tarafından yapıldığına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun her gün 100’ün üzerinde irili ufaklı akaryakıt, LPG tankeri, kuru yük gemileri ve Gölcük Deniz Üssü’ne gidip gelen savaş gemileri için tehlike oluşturduğuna dikkati çekti.MÜHENDİS ÇARESİZ KALDIJapon mühendisin, her biri 8’er ton ağırlığında toplam 14 halattan oluşan ‘kediyolu’ bağlantı yerinde birkaç gün önce meydana gelen çatlağı gördüğü ve çaresiz kaldığı ileri sürüldü. Köprü inşaatında çalışan personele cuma günü ‘Cumartesi günü büyük bir fırtına olacakmış, çalışma yapmayacağız, kimse gelmesin’ duyurusu yapıldığı belirtildi. Tamamlandığında İstanbul- İzmir karayolu yolculuğunu 3.5 saate indireceği belirtilen 377 kilometrelik otoyol projesinin en önemli geçiş noktası İzmit Körfez Köprüsü’ndeki çalışmalar heyecanla izleniyordu. Her aşaması haber konusu olan, şubat ayından itibaren de iki yaka arasında kılavuz kablolar çekildikten sonra ‘kediyolu’ olarak adlandırılan geçici yürüyüş yolu montajına başlanan köprüden Haziran ayında yürüyerek geçmenin planları yapılıyordu. Ancak geçen cumartesi günü köprüde iki yakayı birleştiren, mühendis ve işçilerin geçici yol montajının yapıldığı ‘kediyolu’ bir kazaya sahne oldu. Her biri 8’er ton ağırlığında 14 kablodan oluşan hat Yalova Hersek Burnu tarafındaki ayağın üst bağlantı yerinden koptu. Dünyanın dördüncü büyük asma köprüsü olacak İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü’ndeki bu kaza başta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olmak üzere yüklenici firmada da büyük şok etkisi yarattı.
"Reklamında Oynayacağım Markanın Halka Ulaşması Çok Önemli"
Türk futbolunun son dönemlerde yetiştirdiği ve yurtdışına ihraç ettiği en büyük yeteneklerden Arda Turan, Hürriyet Gazetesi'ne konuştu.Türk futbol endüstiri nasıl yönetiliyor? Sizce futboldaki sorunlar neler?Türk futbolunda yatırımların karşılığı yok. Bir şirketi yönetmek için başına uzman ekipler atarsınız. Ancak futbolda böyle değil. Yönetenler futbolu bilmiyor. Toplumun baskısı ile günlük hamleler yapıyorlar. Bütçeyi doğru planlayamıyorlar. Günün sonunda kaybediyorlar. Büyük kulüpler bir oyuncuya yılda 5 milyon lira verirken, kimse altyapısına 5 milyon lira harcamıyor. 5 milyonu altyapıya harcasanız 5 yıl sonra 10 tane 20 milyon Euro’luk oyuncu çıkabilir. 200 milyon Euro’ları bulan sermaye oluşturabilirsiniz. Yöneticiler Türk futbolunun daha iyi yönlendirmeli. Kulüpte inşaatçı bir adam gelip transfere karışmamalı. Tabi ki fikrini söylemeli ama profesyonel yönetime ihtiyaç var.Türk sporun ve futbolunu geliştirmek için projeleriniz var mı?Türkiye’de futbolcu sendikası istenilen düzeyde değil. Futbolu bıraktıktan sonra ‘Futbolcular Birliği ve Sporcular Birliği’ kurmak istiyorum. Sporda yıldız adaylarını korumak ve güçlendirmek adına onların arkasında durabilecek iki önemli birlik kurmayı hayal ediyorum.Futboldan kazandığınız parayı nereye yatırıyorsunuz? Ticari hayatta hayalleriniz var mı?İnsanlar hep işime karıştılar. Futbolu her insanın sevdiğini ama her insanın bilmediği düşünüyorum. İnsanlar bilmedikleri halde işime karıştılar. Ben bilmediğim bir işte olmak istemedim. Ticaret benim bilmediğim bir iş olduğu için yatırımımı hep gayrimenkul üzerine yaparım. Bazen girişimciye ve yeteneğe güvendiğim için de ticari yatırımlar yaptım. Mesala Hakan Baş bana geldi Lidyana.com ile ilgili görüşlerini anlattı. ‘Ben interneti açıp kapatmayı bilirim. Ancak anlattıkların doğru. Benim tek kriterim başarı. Eğer beni başarısız kılarsan seninle sıkıntımız var’ dedim. Sonra ekipler inceledi ve e-ticarete girdim. Şu an çok iyi gidiyor. Cirosu çok yüksek. 100 binin üzerinde üye var. Burada çalışan herkese benim kriterime uydukları için teşekkür ederim.Şu anki kazancınız nedir? Türkiye’de mi yoksa İspanya’da mı daha çok kazandınız?Türkiye’de futbolcular çok iyi kazanıyor. İspanya’da futbolcular net para üzerinden anlaşılır. Ancak burada kulüplerin üzerinde yüzde 45’lere varan vergi yükü var. Atletico Madrid’te çok iyi para kazanıyorum. İspanya’daki maddi kazancımı şu anda Türkiye’de bir kulübün karşılaması çok zor. İlk senelerde bu rakam azdı ama şuan iyi bir seviyeye geldi. Son iki yıldır finansal açıdan rahatladım.Gayrimenkule yatırım yaptığınızı söylüyorsunuz. Sadece Türkiye’de mi yoksa yurtdışında da konut alıyor musunuz?Londra’da ev almayı düşünüyorum. Çok büyük değil 180 metrekare gibi bir daire bakıyorum. Hayatımız boyunca orada bir evimiz olsun istiyorum. Günün birinde çocuğumuz okumaya gider. Bir ayağımız Londra’da olsun. İspanya’da da ev almayı düşünüyorum. Kendi oturduğumuz evin fiyatı yüksek. Belki orayı almak zor olabilir.Simit yemeği sevdiğiniz söylüyorsunuz. Reklamlarında oynadığınız Simit Sarayı’na yatırım planınız var mı?Apo Ağabey (Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu) ile çok iyi bir ilişkimiz var. Önümüzdeki günlerde bir kaç ortaklığımız olacak. Yurtdışında Simit Sarayı şubeleri açacağız.Gündemi yakından takip ediyorsunuz. Son dönemlerde dolar TL karşısında değer kazanıyor. Cumhurbaşkanı ve Merkez Bankası arasında faiz tartışmaları biraz olsun yumuşadı. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?Türk ekonomisi çok iyi. Dolarda biraz dalgalanma var. Faizlerin düşmesi gerektiğini düşünüyorum. Yatırımcının ve girişimcinin işleri iyi gidiyor. İyi gitsin ki esnafta iş yapmaya devam edebilsin. Zaman zaman Türkiye’nin önde gelen işadamları ile buluşuyorum. Ali Ağabey (Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı) ve Ferit Ağabey (Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk) bunların başında geliyor. Onlarla zaman zaman abi kardeş gibi konuşuyoruz. Onlar da bana sahip çıkıyorlar ve destek oluyorlar.Türk futbolu son yıllarda sponsorlarını kaybediyor. Bu konuda ne yapılması gerekiyor?Türkiye’de sponsorluk mantalitesinin değişmesi gerekiyor. Sponsor şirket sponsorluk yaptığı zaman kendi adamını kulübe koyup hamle yapmak istiyor. Sponsor olup futbol ve basketbolu bilmeyen adamın kulübe koyup transfere karışıyor. Bu adeta parayla patronluk taslamaktır. Sponsorluk yapıyorsa verdiği paranın bir kısmının altyapıya gideceğini bilmesi lazım. Bunu kontratına yazsın. Doğru konumlandırılmış sponsorluk çok önemli.İstanbul’un Bayrampaşa ilçesinde büyüdünüz. Bu semte yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?Bayrampaşa’da otel hayalim var. Ancak Bayrampaşa’da arsalar çok değerlendi. Bazı yerler boşaltıldı. Birçok değreli proje yapılıyor. Bayrampaşa Cezaevi de yıkıldı. Kocaman bir arsa var.Oteli Bayrampaşa Cezaevi’nin olduğu arsaya mı yapmayı planlıyorsunuz?Orası bomboş duruyor ancak benim böyle bir planım yok. Ben asla devletin hiçbir kısmından kendime avantaj sağlayacak bir şey istemem. İnsanların önüne geçip kul hakkı yemek istemem. Tabiki yardımcı olunabilir ama ben böyle şeylere çok karşıyım. Allah bana hem maddi hem manevi anlamda çok özel şeyler vermiş. Bunun fazlasını istemek aç gözlülük olur.Birçok markanın tanıtım yüzü oldun. Bu markaları seçerken nelere dikkat ediyorsun?Reklamında oynayacağım markanın halka ulaşması çok önemli. Daha önce DeFacto’nun yüzü oldum. Baktım fiyatları çok uygun herkes alabilir kabul ettim. Daha sonra Simit Sarayı ile anlaştım. O da Türkiye’ye özel bir ürün satıyor ve yurtdışında büyüyor. Son olarak Türkiye Finans ile anlaştım. 282 şubesi bulunuyor. Büyüme hayalleri var. Türkiye Finans hes profesyonel hem de hızla gelişen bir marka. Bana da İstanbul Caddebostan şubesinden hesap açtılar.Peki markalar neden seni seçiyor? Çok fazla talep var mı?Gençlere kötü örnek olacak bişey yapmayaya çalışıyorum. Samimi ve sıcak buluyorlar. Çünkü ben de halktan biriyim. İnsanlar samimiyet arıyor. Kendi inanmadığım bir şeyi halkın almasını da istemem.Spor artık dünya ekonomilerine yön veriyor. İspanya’da dünya çapında sporcular ve kulüpler var. Türkiye’de spor ile kalkınabilir mi?İspanya’da spor ve turizm ikisi birlikte gidiyor. Teniste Rafael Nadal, Formula 1’de Fernando Alonso gibi dünya yıldızları yarattılar. Barcelona ve Real Madrid gibi dünyada milyonlarca kişinin izlediği takımları var. Ülke spor ve turizmi doğru şekilde harmanlayarak ayakta duruyor. Türkiye’de çok büyük bir genç nüfus var. 7 farklı bölge var. Her spora yatkın fiziksel özelliğe sahip genç var. Ama nerdeyiz diye bakarsak, Fenerbahçe-Galatasaray derbisi bile dünyada önemli maçlar listesine giremiyor.İspanya’da ekonomi nasıl? Tüketici hareketlerini gözlemliyor musunuz? Türkiye’deki siyasi gündemi değerlendirir misiniz?İlk gittiğim zaman ekonomide sıkıntılı bir durum vardı. Bu sokağa yansıyordu. Hem olaylar oluyordu hem de insanlar tüketimi azaltmıştı. İspanya, ekonomik krizi iktidar ve muhalefetin ortak atılımlarıyla atlattı. Benim ülkemde anlayamadığım şeylerden biri de bu. İktidar partisi hiç mi doğru bir şey yapmıyorda, muhalefet onları desteklemiyor. Ya da muhalefet partisi hiç mi doğru bir şey sunmuyorda iktidar desteği alamıyor. Yani sen iktidarsın, ben muhalefetim 10 küsür yıldır birbirimizin onaylayabileceği, birbirimizin gerçekten içine sineceği bir şey söyleyemiyormuyuz.Çözüm süreciyle ilgili ne düşünüyorsunuz?İnsanların ölmediği, ülkemin huzurlu ve barış içinde yaşamasını istiyorum. Benim ülkemin toprakları da insanı da çok güzel. Bu ülke yıllarca savaşmış. Bu ülkenin toprakları savaşmak için değil yaşamak için var. Bir annenin ve babanının evladı için üzülmesini istemem.Atletico Madrid’e transfer olduğundan beri İspanya’ya giden turist sayısı arttı diyorlar. Buna katılıyor musun?Arda Turan turizmi. Ülkemin her kesiminden halkından, siyasetçisinden, sanatçısından birçok misafir ağırlıyorum. Sağcısı, solcusu herkes evimin etrafında birleşti. Bu beni çok mutlu ediyor.Futbol hayatınızı sonlandırdıktan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?Bunun için bir kaç plan var. Teknik direktörlük olabilir, başkanlık olabilir. Ama başkanlık kısmında maddi imkanlarımı en üst seviyeye çekmem lazım. Bu maddi gücü sağlamak gerekiyor. Hayallerim için de sahada var yöneticilikte var. Bunların ikisi de olabilecek konumda 35-45’’e kadar saha olur. 45’ten sonra başkanlık olur. hepsi olur.Hürriyet
28 Maddede Cristiano Ronaldo
Asıl Adı Cristiano Ronaldo Dos Santos De Aveiro Olarak Geçse de Adında En Büyük Rakibinin İsmi Geçmektedir,Asıl Adı Cristiano Ronaldo Messias Dos Santos De Aveiro'dur.Adının Ronaldo Olmasının Nedeni Babasının Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ve Eski Aktör Ronald Reagan'a Hayranlık Duymasıydı.Onun Başkanlığına Değil Aktörlüğüne Hayrandı Ve Ronald Portekizce'de Ronaldo Diye Okunuyordu.
İstanbul'un Kanlı Tarihi, Nika Ayaklanması
Bugünkü Sultanahmet parkı, Roma ve Bizans imparatorlukları döneminde, Hipodrom (Atmeydanı) adıyla anılmaktaydı. Alan, İsa’dan 196 yıl sonra Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından yaptırılmaya başlanmış, Konstantin zamanında bitirilmişti.Hipodromda kanlı gladyatör dövüşleri ve araba yarışları yapılırdı. Bu kanlı dövüş ve yarışlar, özellikle Bizans’ın günlük yaşantısının ayrılmaz bir parçası haline gelmişti. Hipodromu çevreleyen tribünler, 30 – 40 basamaklıydı ve söylentilere göre otuzla yüz bin kişi arasındaki seyirciyi alabilecek büyüklükteydi. Önceleri hipodromda yırtıcı hayvanlarla da gösteriler yapıldığından, seyircileri hayvanların saldırısından korumak için, tribünlerin önüne derin hendekler kazımıştı.
Mehmet Özdilek, Görevinden İstifa Etti
Spor Toto Süper Lig takımlarından Suat Altın İnşaatKayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, görevinden istifa etti.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, iki günlük iznin ardından bugün akşam saatlerinde Hacı Boydak Tesisleri'ne gelen Özdilek'in, yönetim kuruluna sunduğu istifası kabul edildi.Özdilek'in futbolcularla da vedalaştığı öğrenildi.Son olarak Kayseri Erciyesspor'un ligin 25. haftasında sahasında kümede kalma mücadelesindeki rakiplerinden Çaykur Rizespor'a 3-0 mağlup olduğu maçın ardından taraftarlar Özdilek'i istifaya davet etmişti.Kayseri Erciyesspor'da Uğur Tütüneker'in görevinden ayrılmasının ardından devre arasında göreve getirilen Özdilek, takımı başında çıktığı 9 maçta 7 mağlubiyet, 2 galibiyet elde etmişti.Sabah
Kira Beyanı 31 Mart'a Uzatıldı
Ev sahipleri için 25 Mart’ta sona erecek kira geliri beyan süresi uzatıldı. Evsahipleri 2014 yılında elde ettikleri kira gelirleri için beyannamelerini, 31 Mart Salı günü mesai bitimine kadar verebilecekler.2014 yılında evini kiraya veren kişilerin bu yıl mart ayında gelirlerini Maliye’ye bildirmeleri gerekiyordu. Beyan dönemi 25 Mart günü bitecekti. Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı, dün bir sirküler yayımlayarak süreyi uzattı. 2014 yılı gelirleri için gelir vergisi beyannameleri 31 Mart akşamına kadar verilebilecek. Evini kiraya vermiş ve 2014 yılında 3 bin 300 liranın üstünde kira geliri elde edilmişse 31 Mart tarihinde mesai bitene kadar beyannamelerini verecekler. Eğer kira geliri 3 bin 300 liranın altındaysa beyanname verilmesine gerek kalmayacak.YÜZDE 25 İNDİRİMKonut kirası elde edenler beyanda bulunurken götürü gider ya da gerçek gider yöntemini seçebilecekler. Götürü gider yöntemini seçenler 3 bin 300 lira istisna düşüldükten sonra yüzde 25 oranında indirim uygulayabilecekler. Gerçek gider yöntemini seçenler sahibi bulunduğu konutu kiraya verip, kendisi kirada oturuyorsa, 2014 yılı içinde ödediği kira tutarını gider olarak indirebilecek.
İşte Memurların Yeni Çalışma Saatleri
İstanbul Valiliği, yaz saati uygulamasına geçilmesi nedeniyle kamuda mesai saatlerini yeniden düzenledi.İstanbul Valiliği'nden konu ile ilgili yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:'Bakanlar Kurulu'nun 17 Mart 2015 tarih ve 2015/7391 sayılı Kararı gereğince 29 Mart 2015 tarihinden itibaren ülke genelinde ileri saat uygulamasına geçilecektir.Gün ışığından daha fazla yararlanıp enerji tüketiminin azaltılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 100'üncü maddesi gereğince İlimizde mesai saatleri, 30 Mart 2015 Pazartesi gününden itibaren 08:30-12:30, 13:00-17:00 olarak uygulanacaktır.'
‘Abdullah Gül Yeni Parti İçin Harekete Geçti’ İddiası
Abdullah Gül'ün eski danışmanı ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, bugünkü köşe yazısında Abdullah Gül'ün yeni bir siyasi parti için harekete geçtiğini söyledi.'Ankara’da derin siyaset kulislerinden ulaştığım bilgilere göre, Abdullah Gül yine yeni bir siyasi parti kurulması için harekete geçti' diyen Ahmet Takan, Gül'ün yeni parti için Ali Babacan, Taner Yıldız ve Hüseyin Çelik gibi isimlere görev verdiğini, Arınç'ın da yeni parti çalışmalarına destek verdiğini ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de bu oluşum içinde yer aldığının iddia edildiğini söyledi.Ahmet Takan'ın bugün yayınlanan köşe yazısı:Gül yeni hamle yaptı...Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Nevruz bombasını patlatıp ertesi günde Recep Erdoğan’a diklenişine devam edince ülke gündemi doğal olarak iktidar içindeki fay kırıklarına ve buna bağlı hareketlenmelere kilitlendi. Dün,öğle saatlerinde saltanat kapışmasına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de sosyal medya üzerinden katılıp Arınç’ı “istenmeyen adam” ilan etmesi tuz biber oldu. Gökçek, Erdoğan nezdinde yeni bonuslar kazanırken bir yandan da geçmişin (Arınç son iki yerel seçimde Gökçek’in aday olmaması için son derece etkili uğraş vermişti) rövanşını alıyordu. Aynı zamanda AKP’den Ankara milletvekili aday adayı olan oğlu Osman Gökçek için mayın temizleme harekatına girişiyordu. Kafasında aynı anda bin tane üç harfli dolaşabilen Melih Gökçek, Arınç ve diğer fay hatlarını tetikliyor.Gelelim sizlere geçtiğimiz Cumartesi yaşanan ve Pazar günkü yazımızda ön bilgi ve perde arkasını verdiğimiz büyük kapışmanın esas nedenlerine;Önce, (bence) bazı yanlış bilgilendirme ve yorumlara cevap verelim. Bülent Arınç’ın bu son çıkışının “Başbakan” Ahmet Davutoğlu onayı ve talimatıyla Hükümeti korumak için yaptığına-bana gelen somut bilgiler de o doğrultuda- hiç inanmıyor ve ihtimal vermiyorum. Arınç’ın çoğu siyasi görüş ve icraatlarını eleştirsem de kendisinin birilerinin mayın tavşanlığını yapmayacağını, talimatlı konuşmayı asla kabul etmeyeceğini yakından tanıdığım kadarıyla çok iyi bilirim. Ayrıca, Davutoğlu’nun da Erdoğan tarafından çok yakından takip edildiği halde Arınç’a “Çık şöyle bir rest çek de rahat nefes alalım diyebilecek” kadar cesareti olmadığını da bilirim. Yaşanan gerçeklikte de bu eleştiriler Hükümet adına yapılamaz. Çünkü şu andaki kabine 4 parçalı; Tayyipçiler, Gülcüler, Hocacılar ve ortada gezinenler. Ve hepsi birbirini yiyor.O zaman, yakın zamanda Erdoğan’ın Gül için yaptığı “milletvekili adayı olursa iyi olur” tartışmalarına ve Gül’ün nasıl geri vitesine taktığı krizi hatırlayalım. Bu kavganın tüm perde arkası bilgilerini YENİÇAĞ’da okumuştunuz. AKP içindeki derin deprem aslında bu fay hattında devam ediyor. Erdoğan, yalnızca Davutoğlu’nun hal ve hareketlerini takip etmiyor hala Gül’ün ve başta Arınç olmak üzere 3 döneme takılan ağır topların kendisine karşı yaptıkları gizli hamleleri ve nefes alışlarını bile izliyor, izletiyor. AKP içinde bir taraftan milletvekili aday listelerinde son kararı kim verecek kapışması şiddetli şekilde devam ederken diğer taraftan 7 Haziran sonrası hükümranlık kavgası içinde yeni hamleler yapılıyor.Geçen hafta, peş peşe düşen şu 2 haber gözünüzden kaçmamıştır. Çankaya Köşkü’nden ayrılırken intifada başlatacağını söyleyen Hayrünnisa Gül’ün Al-Manitor sitesine verdiği röportajda “evimin bahçesine dönüyorum” mesajları. Ardından da Abdullah Gül’ün “İslam İşbirliği Örgütü tarafından kurulan İslam Kalkınma Bankası’nın Başkanlık Danışma Kurulu’nda görev yapacak” haberi.Gerçekten öyle mi?Ben iddiamda ısrarlıyım; Abdullah Gül savaşarak siyaset yapmaz. Hele Erdoğan’a karşı asla ve kata. Sorunun yanıtına geçelim. Ne Hayrunnisa Gül ne de Abdullah Gül aktif siyaset hırslarından vazgeçmiş değiller.Ankara’da derin siyaset kulislerinden ulaştığım bilgilere göre, Abdullah Gül yine yeni bir siyasi parti kurulması için harekete geçti. Az sonra aktaracaklarıma hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı kaynakları doğrular nitelikte bilgiler verdi. Şöyle;Gül, yeni parti için Ali Babacan, Taner Yıldız ve Hüseyin Çelik gibi isimlere görev verdi. Arınç da yeni parti çalışmalarına destek veriyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de bu oluşum içinde yer aldığı iddia ediliyor. Yeni parti çalışmalarında AKP’nin kuruluşuna benzer metotlar uygulanıyor. Kanaat önderleri ve yeni teşkilatlanma için belirlenen tüm isimlerle bire bir özel görüşmeler yapılıyor. Görüşmeler tutanak altına alınıyor. Görüşülen şahıslara, yeni parti programı, Türkiye’nin sorunları, çözüm süreci, başkanlık sistemi tartışmaları, dış politika gibi belli alanlarda sorular soruluyor. Düşünceler not ediliyor. Konuyla ilgili bilgi aldığım kaynağım, parti programının yazım aşamasına bile geldiğini ileri sürdü, Gül’ün, “Parti programına bugüne kadar Erdoğan’ın yaptıklarının tersini ve AKP’nin yapamadıklarını yazın” talimatını verdiğini iddia etti. Konuşulanlara göre, Gül’ün yeni parti çalışmaları 7 Nisan’da milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesinin ardından ivme kazanacak. Çalışmalara AKP’den çok ağır isimler katılacak. Partinin resmileşme tarihi için 7 Haziran sonrasına işaret ediliyor. AKP’den kopan isimlerin kurdukları partilerin de bu oluşumun içinde yer alacağı ileri sürülüyor. Daha seçim olmadan erken seçim hesapları yapılıyor. Gül’ün yeni partiye genel başkanlık edip etmeyeceği henüz netleşmemiş. Kesin olan bir şey var; Gül’ün 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacağı hesapları.Söz konusu tabloda durumu en sıkışık olan “Başbakan” Ahmet Davutoğlu. Kendisine yakın kaynaklar Davutoğlu’nun “Sen kalk o koltuğa ben oturayım diyor Abdullah Gül. Böyle şey olur mu?” diyerek tepki gösterdiğini ifade ediyor.Köşk ve Başbakanlık kaynaklarından aldığım bilgiye göre son krizlerin diğer bir sebebi de Erdoğan’ın Merkez Bankası krizindeki tutumu. Çok özel bir toplantıda Erdoğan ekonomi yönetiminin başına 7 Haziran seçiminden sonra damadı Berat Albayrak’ı uygun gördüğünü açıkça dile getirmiş. Bugüne gelen büyük kopuşta “bu dayatmaya” gösterilen iç tepkiye işaret ediliyor.Anlayacağınız!.. Ne çözüm süreci ne izleme heyeti, aslı kavga saltanat için. Erdoğan’ın son zamanlarda askeri toplantılara katılıp “aldatıldım” açıklamaları da yeni ittifak arayışlarında tezgahın bir başka boyutu.Hele bir de, 18 Mart’ta İngiliz Büyükelçinin Türkçe attığı “Çanakkale Geçilmez” tiviti var.Saf olmayın..Yeni bir İngiliz oyunu kurgulanıyor. Yine İslam Kalkınma Bankası üzerinden.Uyanık olmakta fayda var. “Demedi” demeyin!..
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
BİR: Ahmet Davutoğlu'nun ısrarlı ve manidar suskunluğu...İKİ: Bülent Arınç'ın Erdoğan'ın karizmasını çizmeyi göze alması.ÜÇ: Arınç'ın hareketinin bireysel değil kurumsal olması.DÖRT: Erdoğan'ın rest çekmesi ve bunu sürdürmesi...BEŞ: Melih Gökçek'in 'Bülent Arınç istifa' diye haykırması.ALTI: Erdoğan medyasında çıkan Bülent Arınç karşıtı yazılar.YEDİ: Ak trollerdeki büyük şaşkınlık.
“Game of Instagram Likes” Hayranlarının Bilmesi Gereken 8 Çok Mantıklı Like Nedeni
Artık hayatımız sosyal medya. Türk insanının misafirperverliğinden kaynaklanıyor olması muhtemel bir sosyalliği olduğunu dünya aleme ispat etmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz şüphesiz. Kimi Facebook’un pabucunu dama atalı hayli oldu, öte yandan ise 'hashtag'lerle süslenen, çeşitli filtrelerle marine edilmiş görsellere acıkmış biçare insanımız Instagram’a bir sarıldı ki o kadar olur! Size yüksek etkileşim ipuçları veremesek de “canımın içi insanımız neden sizi tanısın veya tanımasın fotoğraflarınızı beğenir?” noktasında bizim de söyleyeceklerimiz var!
"Bilginin Gereksizi Olmaz" Diyen Bünyelere İlaç Niyetine 31 Leziz Bilgi
Bizce bilginin gereksizi olmaz; ya ne olur? Henüz kullanma ihtiyacı duymadığınız bilgi olur. Sizi böylesi bir durumda, kör kuyularda merdivensiz bırakmamak adına, “yanınızda bulunsun, sosyal insansınız bir ortamda olmazsa başkasında lazım olur!” diyerek derlediğimiz güzide bilgiler için, buyursunlar…
Dolar Son 3 Haftanın En Düşüğünde
Geçtiğimiz hafta tüm zamanların en yükseğinden düşüşe geçen dolar/TL kuru, yeni haftanın ilk gününde aşağı yönlü harekete devam ederek 2.55'in altına geriledi.Önceki haftalarda ABD'den gelen güçlü ekonomik veriler ve Avrupa'nın parasal genişlemeye başlaması ile euro/dolar paritesinde yaşanan düşüşün etkisiyle zirve rekorunu 2.6485'e kadar taşıyan dolar/TL kuru, geçtiğimiz hafta TCMB ve politika kanadı arasındaki gerilimin azalması, Mart ayı toplantılarında Fed'in yıl sonu faiz beklentisini düşürmesi ve TCMB'nin faizleri koruması ile gevşedi. Dolar/TL bugün güne 2.57'nin hafif üzerinde başlarken, 2.58'i aşması ile birlikte hızlandı ve 2.59 seviyelerini test etti. Daha sonra euro/dolar paritesindeki yükseliş ile gelişen ülke paralarındaki genel yükselişle tekrar düşüşe geçen kur 2.55'in altınıa gerilerken, saat 16:45 itibarıyla yüzde 1.05 aşağıda 2.5455 liradan alıcı buluyor. Euro/dolar paritesi önceki hafta 1.05'in aşağısına gerilemesi sonrasında, geçtiğimiz hafta Fed'in faiz beklentisini düşürmesi ile hızlı yükselerek 1.10 doları denedi. Burada tutunamayan parite gevşeyerek haftayı 1.07 seviyelerinde tamamlarken, bugün tekrar yukarı yönlü hareket ederek 1.09'u aştı ve yüzde 1.07 artışla 1.0937 dolardan işlem görüyor. Euro/TL yüzde 0.24'lük düşüşle 2.7846 liradan fiyatlanırken, sepet kur ise 2.6650'de seyrediyor.
Gir Kanıma (Let the Right One In) Tv Dizisi Oluyor
John Ajvide Lindqvist’s romanı önce 2008'de İsveç'de Tomas Alfredson'un yönetmenliğinde filme alındı. Film uluslararası alanda büyük bir başarı elde etti ve 2008 Tribeca Film Festivali'nde 'En İyi Kurmaca Film' ödülü, Avrupa Fantastik Film Festivalleri Federasyonu'nun 'En İyi Avrupa Yapımı Fantastik Film' ödülü Altın Méliès ve İsveç Film Enstitüsü'nün Guldbagge Ödülleri'nden dördünü de dahil pek çok ödül kazandı. Bunca övgü ve ödül nedeniyle filmin İngilizce yeniden yapımı Matt Reeves yönetmenliğinde 2010 yılında yeniden vizyonlardaydı.Amerikan A&E kanalı Showtime ile giriştiği teklif çekişmesinden zaferle çıkarak tüm hakları satın aldı ve Let The Right One In Tv dizisi olarak üçüncü kez seyircinin karşısında olacak.Hikaye on iki yaşında arkadaşları arasında alay konusu olmuş bir çocuğun bir vampirle geliştirdiği arkadaşlık, filmin senaryosunda romanda yer alan birçok korku unsuru hafifletilerek öncelikli olarak iki ana karakter arasındaki ilişkiye odaklanmıştır. Tv serisi halini de merakla bekliyoruz.Filmin İsveç, Amerikan ve hatta tiyatro oyunundan hatırlatma amacıyla ufak kesitler...