İdam Edilişinin 48. Yılında Deniz Gezmiş'in Mektupları
'Bilekleri zincire vurabilirsiniz ama düşünceleri asla' deniliyordu.Ama onlar yola çıkan genç fidanları, zincire vuramadıkları düşünceleri darağacında asmaya karar verdiler...Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, tam bağımsız bir Türkiye istedikleri için yaptıkları eylemler sonucunda 06.05.1972 tarihinde olağanüstü hal mahkemelerinin verdiği kararla idam edildiler. Asıldıklarında Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydı. Onlardan geriye yalnızca düşünceleri ve mektupları kaldı.İşte Deniz Gezmiş'in ceza evinde babasına göndermiş olduğu mektuplar.
Turgay Kıran Transfer Sözü Verdi
Galatasaray Başkan Adayı Turgay Kıran, Santra Haber Radyo’da bomba gibi açıklamalar yaptı.Santra Haber Radyo’da Erkan Hakarar ile futbol sohbetine telefon ile katılan ve Başar Büyükkol ile Erkan Hakarar’ın sorularını yanıtlayan Turgay Kıran, birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.AKILLI FUTBOL VE 3 PUAN!Galatasaray’ın, Akhisar deplasmanında akıllı bir futbol sergilediğini söyleyen Kıran, “İhtiyacımız olan ve bizim için önemli bir üç puanı akılcı bir oyun, iki de güzel golle aldık. Yarışa devam ediyoruz. Ümit ediyorum, sezon sonunda gülen taraf biz olacağız. Futbolcularımızı ve teknik heyetimizi kutluyorum. Bir Galatasaraylı olarak çok mutluyum” dedi.İBRA EDİLMEYİ HAK EDİYORDU!Kıran, Galatasaray’da yapılacak kongre öncesi listesindeki kurmaylarıyla yaptığı özel toplantının sonrasında verdiği röportajında mali kongreye de değinerek, “Galatasaray’da önemli bir kongre yapıldı. Ben hep söyledim. Ünal Aysal iyi niyetli ve tecrübesizdi. Başarısız bir süreç yaşandı. Galatasaray’a yakışan bir kongre oldu ve yüzde 55-60’lık bir oy ile Sevgili Aysal ibra edildi. Olması gereken buydu. Çünkü ibra edilmemeyi hakketmiyordu. Bende ibra edilmesini doğal buluyor ve mutlulukla karşılıyorum” dedi.YANLI BASIN İŞ BAŞINDA!Kıran, adaylık süreci içinde bazı medya kuruluşlarının yanlı haberler yaptığını da iddia ederek, “Adaylığımı açıkladığım günden bu yana bazı basın kuruluşları ve muhabirler benim adaylıktan çekileceğimi iddia ettiler. Süreç içinde başka iddialarda bulundular ama gelinen noktada gördüler ki ben adaylıktan çekilmedim ve bu yoldan vaz geçmedim. Bunlar bilinçli yapılan haberlerdi ve yanlı basın üzerine düşeni yaptı” ifadelerini kullandı.İNAN KIRAÇ VE STATÜKOCU ZİHNİYET!Galatasaray’da bazı medya kuruluşlarının daha şimdiden Dursun Özbek’i başkan ilan etmesine tepki gösteren Kıran, “Zihniyet aynı zihniyet. Kıraç Vakfı’nın başındaki isim statükocu zihniyeti yönetiyor. İnan Kıraç, Adnan Polat gidecek dedi ve Adnan Polat gitti. Ardından Ünal Aysal gelecek, yanında da şu isimler olacak dedi, oldu. Şimdi de Sevgili Dursun’u işaret edip, yine aynı oyunu oynuyor. Galatasaray’da kongre üyeleri hür iradeleriyle gelip, kendi istedikleri başkanı seçmeliler. Galatasaray’dan bu statükocu zihniyeti kaldırmamız gerekli. Dursun benim çok sevdiğim, aynı sınıfta okuduğum bir arkadaşım. BEN SPORUN İÇİNDEN GELİYORUMGalatasaray Başkan Adayı Turgay Kıran, “Ben sporun içinden geliyorum. 1985’te Türkiye Futbol Federasyonu’nda görev yaptım. Sonra 90’lı yıllar, 2004’lü yıllar ve kürek federasyonunda görev yaptım. Galatasaray’da az önce de söylediğim gibi bir statükonun varlığı muhakkak. Biz bu zihniyete karşıyız. Galatasaray’da bir reform gerekiyor. İşte bu yüzden bizde bu göreve soyunduk. Galatasaray çok büyüdü. Galatasaray’ı konuyu bilen uzman kişilerin yönetmesi gerekiyor. Listemde bulunan isimlerin büyük kısmı ekonomist. Galatasaray’ın sorunu ekonomi. Sürdürülebilir başarı için ekonomiyi düzeltmemiz gerekiyor. İdari ve mali güç gerekiyor. Benim listemdeki 7 ekonomist arkadaşımla bizde bu sorunları aşacağımızı düşünüyoruz” dedi.KIRAN’DAN SERT YANIT!Bazı medya kuruluşlarında ‘KIRAN’ın LİSTESİNDE BÜYÜK SKANDAL’ haberlerine de sert tepki gösteren Turgay Kıran, “Aysal’ın başkanlık yarışı verdiği dönemde, Dursun Özbek aidatlarını ödemediği için listeye girememiş, yerine de Candan Erçetin görev almıştı. O dönemde bu yaşananlar skandal olmadı. Şimdi bizim getirdiğimiz aday 3 gün aidatını geç ödediği için mi skandal oluyor. Bu Galatasaray camiasını ve medya kuruluşlarını yanlış yönlendiren bizimde bildiğimiz bir kişinin ürünü” şeklinde konuştu.MALİ SORUNDAN ÇIKIŞIN FORMÜLÜ BİZDE!Mali sıkıntıların çözümü için formülün kendilerinde olduğunu ifade eden Kıran, “Az önce de söylediğim gibi listemizde banker, maliyeci ve ekonomist 7 arkadaşımız var. Ama Ünal Aysal döneminde 100 milyon dolar getirme sözü verip beş kuruş ödenmeyen Galatasaray’a bugün gelecek arkadaşlarda 50 milyon 100 milyon veremeyecektir. Ama biz kurumsal olarak çalışıp, daha önce bazı medya kuruluşları ve televizyonlarda da açıkladığım projelerimizle, Galatasaray’ın mali sorunlarından nasıl arınacağını, nasıl para bulacağımızı, mali açıdan nasıl kalkınacağımızı ifade etmiştim. Dolayısıyla bunlar 7 tane ekonomistin bulunduğu yönetimde kesinlikle sorun değil. Galatasaray iyi bir tüccar olarak gayrimenkul ortaklıklarından elde edeceği parayla, önce borcunu kapatacaktır. Ondan sonra kısa orta ve uzun vadeli planlarla sorunlarını çözecektir” dedi.HAR VURUP HARMAN SAVURMADAN TRANSFER!Transfer politikası hakkında da konuşan Kıran, “Galatasaray’da bugün çeşitli mevkilerdeki sorunlar konuşuluyor. Bunlar, sezon sonu geldiğinde hocamız Hamza Hamzaoğlu ile çözülecek sorunlardır. Har vurup harman savurmadan, boşa harcamadan, saçma sapan paralar harcamadan, doğru adama doğru para vererek gerekli yerlere transferler yapılacaktır. Ama ne yazık ki Aysal döneminde bu yaşanmadı ve sadece bonservis bedeli olarak 120 milyon Euro para harcandı. Yazık değil mi Galatasaray’ın parasına. Taraftarlarımız rahat olsun. Sürdürülebilir bir yarış için mali güç şart. Biz de onu sağlayarak, ihtiyaç doğrultusunda nokta transferler yapacağız” dedi.YURT DIŞI FİNANSAL KURUMLARLA GÖRÜŞÜYORUZ!Katar Emiri Şeyh Bin Tamim’in kendisine ekonomik destek verdiği yolunda çıkan haberleri gülerek cevaplayan Kıran, “Bizim arkadaşlarımız başta İslami kesim olmak üzere, Uzakdoğu ve Avrupa’daki finansal kurumlarla görüşmeler yürütüp, çeşitli sohbetlerde bulunuyorlar. Zaman zaman böyle abartılı haberler çıkıyor. Bunların hiçbir tanesi teberrü başka bir şey değil. Ama biz görüşmelerimizi sürdürüp çeşitli iş ortaklıkları konusunda fikir alışverişi yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.Santra Haber
Yalnızca Geri Ödemeli Öğrenim Kredisi Alanların Anlayacağı 12 Durum
Öğrenciyken ayın 7'si gibi taksit taksit yatan, ama iş ödemeye gelince kütür kütür çıkan, girişi tatlı, çıkışı acı olan para. Alanın tadına doyamadığı, ödeyenlerin ise öde, öde bitiremediği illet.Bereketi olmayan.Biz de sizin için hayatınızın ilk büyük borçlanmasını 12 maddede listeledik.Buyurun. Bankamatik kuyruğundaki safları sıklaştıralım.
Anne-Çocuk Sağlığı Listesinde 'Türkiye 65. Sırada'
Türkiye 2014'te aynı listesnin 59. sırasında yer alıyordu.Rapor, anne ölüm hızı, beş yaş altı çocuk ölüm hızı, kişi başına düşen gayrisafi milli gelir, çocukların eğitim hayatında geçirebildikleri ortalama süre ve kadınların ülke yönetimlerinde yer alma durumlarını göz önüne alarak ülkeleri sıralamaya tabi tutuyor.Raporda annelerin refahı konusunda en ileri ülke Norveç.Listenin üst sıralarında kuzey Avrupa ülkeleri bulunurken, ABD 33, İngiltere ise 24.sırada.Listenin sonunda Somali yer alırken, son on ülke Batı ve Orta Afrika ülkeleri.Save the Children, annelerin özellikle şehirlerin kıyı kesimlerinde oldukça kötü durumda olduklarına dikkat çekiyor. 'Kentsel Dezavantaj' başlığıyla çıkan rapor şehirlerde yaşanan kötü durumu mercek altına almış.Buna göre kentlerin en yoksul çocukları en zengin çocuklara göre ölüm riskini iki kat daha fazla yaşıyor.ABD neden 33. sırada?Raporda ABD'nin neden daha üst sıralarda yer almadığına da değiniliyor.Buna göre ABD her ne kadar eğitim ve ekonomi alanında oldukça ileri düzeyde de olsa, anne sağlığı konusunda 61 ve çocukların sağlığı konusunda 42. sırada yer alıyor. Kadınların siyasete katılımı konusunda ise dünyada 89. sırada yer alıyor.BBC Türkçe
Gıda Enflasyonunda 12 Yılın Rekoru
Gıda enflasyonu, yüzde 1,72 ile 2003'ten sonraki en yüksek Nisan ayı artışını kaydetti. Gıda fiyatları, dünyada gerilerken Türkiye'de hızla artmaya devam ediyor.Yıllık gıda enflasyonu da yüzde 14,4’ten yüzde 14,7’ye yükseldi. Yıllık gıda enflasyonunda yükseltici unsur işlenmemiş gıda fiyatları olurken; yıllık işlenmiş gıda enflasyonunda Aralık 2014 itibariyle gözlenen düşüş trendi bu ay da devam etti. Enflasyon TÜFE'de Nisan'da yıllık bazda yüzde 7,91'e yükseldi.
16 Sezonun En İyi "Deplasman Kartal"ı
Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in geride kalan 29 haftasında deplasman maçlarında aldığı sonuçlarla, son 16 yıldaki en iyi performansını sergiledi.Ligin kalan 5 haftasına lider olarak giren Beşiktaş, bu sezon deplasman maçlarındaki başarısıyla ön plana çıktı.Siyah-beyazlılar, şu ana kadar 15 deplasman maçına çıkarken, bu karşılaşmaların 12'sini kazandı, 3'ünde sahadan yenilgiyle ayrıldı. Dış sahada 36 puan toplayan 'Kara Kartal', ligin en iyi deplasman performansına sahip takımı oldu.Ligde bu sezon sırasıyla Mersin İdmanyurdu, Bursaspor, Balıkesirspor, İstanbul Başakşehir, Kardemir Karabükspor, Gaziantepspor, Torku Konyaspor, Gençlerbirliği, Çaykur Rizespor, Sivasspor, Kasımpaşa ve Trabzonspor'u deplasmanda yenmeyi başaran siyah-beyazlılar, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Eskişehirspor ve Fenerbahçe deplasmanlarından ise puan çıkaramadı.1998-1999 sezonundan sonra en iyisiBeşiktaş, oynadığı deplasman maçlarında sadece 9 puan yitirirken, aldığı başarılı sonuçlarla son 16 sezondaki en iyi deplasman performansını sergiledi.Şampiyonluk iddiasını son 5 haftaya taşıyan ve ligin kalan bölümünde iki deplasman maçı daha bulunan (Akhisar Belediyespor, Galatasaray) siyah-beyazlılar, son olarak 1998-1999 sezonunda deplasmanda oynadığı ilk 15 dış saha maçında sadece 8 puan yitirerek 37 puan toplamıştı.Söz konusu sezonda kalan iki deplasman maçını kazanıp dış sahada 43 puan toplayan Beşiktaş, bu başarısını iç sahaya yansıtamamış ve sezon sonunda şampiyonluğa ulaşan Galatasaray'ın bir puan arkasında 77 puanla ikinci sırada yer almıştı.Beşiktaş, kalan iki deplasman maçını kazanması halinde 2000'li yıllardaki en iyi deplasman performansını da sergilemiş olacak.
İnternetten Tanışılan Biriyle İlişki Başlatmak İçin 12 Altın Kural
Çağımız teknoloji çağı, önceden çöpçatan denilen kişilerin yaptıklarını internet şimdi tek başına yapıyor. Yani bir insan ile tanışmanızı kolaylaştırıyor.Tamam artık yeni birileriyle tanışmak 10-15 yıldır falan çok kolay.Ama ya o insanı, sizin doğru kişi olduğunuzu ikna etmeniz?Biz de sizler için, internetten tanışılan biriyle ilişki başlatmak için 12 altın kuralı listeledik.Onedio çöpçatanlık A.Ş iftiharla sunar...
‘Zannedersiniz Ellerinde İman Ölçer Var’
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Kimsenin imanını, inancını sorgulama hakkı yok. Benim ve sizin imanımızı ancak yaradan Allah sorgular. Zannedersiniz ki ellerinde bir iman ölçer var herkesin imanını ölçüyorlar, notunu veriyorlar. Sen inanıyorsun, sen inanmıyorsun diye. Hiç kusura bakmasınlar ama Allah'tan başkasına hesap vermek zorunda değiliz' dedi.Partisinin Balıkesir mitinginde konuşan Demirtaş, hükümetin hayvancılığı ve küçük üreticiyi bitirmeye çalıştığını söyleyerek, Cumhurbaşkanını ise mitinglerde HDP'yi hedef gösterdiği iddiasıyla eleştirdi. Miting sırasında HDP'lilere tepki gösteren bir kadın için Demirtaş, protesto hakkının olduğunu belirterek korumalarına nazik davranmalarını isterdi. Etkinlik sonrası HDP'lilere tepki gösteren bir ve Bozkurt işareti yapan gruba polis biber gazlı müdahale etti.Konuşmasına genel seçimde büyük bir insanlık mesajının verileceğini söyleyek başlayan Demirtaş, '7 Haziran'da gireceğiniz oy kabininde önünüzdeki oy pusulasında partilerin ve adaylarının isimleri gelecek. Ama unutmayın ki; yapacağınız tercih sadece bir parti seçmek ve kimlerin milletvekili olacağı konusunda tercihte bulunmanın çok ötesinde bir tercih. Çok ötesinde bir seçimi olacak. Ya özgür, demokratik, eşitlikçi, adil bir yaşam, barış içinde bir yaşam ve Türkiye'nin her yerinde hiç kimsenin korkmadan, birbirinden çekinmeden, kimliğinden, mezhebinden, dilinden dolayı horlanmadan yaşayacağı bir ülke. Ya da diktatörlük ve tek adamlık sultası ve onun baskısı altında inleyen bir ülke tercihinde bulunulacak' dedi'SEÇİME İKİ PARTİ GİRİYOR; BİZ VE DİKTATÖRYALLAR'Seçime iki partinin girdiğini söyleyen Demirtaş, 'Aslında seçime iki parti giriyor; biz ve diktatöryallar. Yani ezilenlerin partisi; çalışanların alın teriyle üretenlerin, namusuyla yaşayan, helal lokma yiyenlerin partisi. Bir de hırsızların, soyguncuların partisi. İki çizgi, bu seçimde halkın huzuruna çıkacağız. Sizler Balıkesir'de yaşayan, merkezde, ilçelerine, köylerine, mahallelerine kadar her biriniz bulunduğunuz yerde alın terinizle ister tarlada, ister fabrikada, okulda, atölyede, devlet dairesinde alın terinizle üretip ülkenin ekonomisine katkılar sağlıyorsunuz. Sizler çalışıyorsunuz, üretiyorsunuz. Bu ülkenin Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 80'nini sizler; yani alın teriyle kazananlar üretiyorlar' dedi. 'YANİ NEFES ALMAK BİLE VERGİLİ BU ÜLKEDE'Devlette ya da özel sektörde çalışanların vergilerinin maaşlarından peşin kesildiğini söyleyen Demirtaş, 'Yani cumhurbaşkanının bilmediği asgari ücret var ya? Bin lira deyip geçtiği, 949 lirayla çalışmak zorunda kalan asgari ücretliler. Siz bu ülkenin yüzde 80 varlığını alın terinizle üretiyorsunuz. Her yerde bunu yapıyorsunuz. Sizler bunu üretirken, yani ülkeyi kalkındırırken, en büyük vergiyi de ödüyorsunuz. Maaş alanlar; ya devletten ya da özel sektörden maaşla çalışanlar; sizin vergileriniz zaten peşin kesiliyor. Yani maaş alırken vergiyi kesiyorlar, sonra maaşınızı veriyorlar. Dolayısıyla tek kuruş vergi sektirmeden sizden alınıyor. Ülkenin vergilerinin yüzde 70'i de bu şekilde toplanıyor. Peki siz maaş alırken ödediğiniz vergi bitiyor mu? Hayır. Harcarken nereye gidiyor diyorsunuz. Bakın neredeyse gelirinizin yüzde 30-40'ını peşin olarak sizden kesiyorlar. Ama siz aldanıp maaşı; yani vergisi ödenmiş helal parayı, o küçücük miktarı bile harcarken ekmek almaya gittiğinizde vergi ödüyorsunuz. Minibüse bindiğinizde, telefonda alo dediğinizde, arabanıza yakıt aldığınızda, bir çorap aldığınızda vergi ödüyorsunuz. Yani nefes almak bile vergili bu ülkede. Sizler bu şekilde ülkede geri kalan yüzde 30 vergisini ödemiş oluyorsunuz. Neredeyse yüzde 95 vergi sizin cebinizden çıkıyor. Devletin hakkı vergiyi topla. Madem bu vergileri topladın şimdi dağıtırken adaletli olmak lazım. O pay dağıtılırken adaletli bir şekilde dağıtılması gerekir' dedi.
Bilardoda 10 Madalya
Türkiye Bilardo Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, Almanya’nın Brandenburg eyaletinde düzenlenen şampiyonada milli sporcuların, katıldıkları her branşta madalya kazandığı bildirildi.Avrupa Bilardo Şampiyonası, Milli Takım'ın katıldığı turnuvalarda en çok madalya kazandığı organizasyon olması dikkati çekti.Serdar Gümüş Artistik Bilardo, Berkay Karakurt Gençler ve Arda Güngör ise 17 Yaş Altı kategorilerinde altın madalyaya uzandı. Ayrıca, takımlar kategorisinde de Mecidiyeköy Spor Kulübü’nden Can Çapak ve Birol Uymaz Avrupa Şampiyonluğu'na ulaştı.Bu arada, 9 yıl aradan sonra CEB Avrupa Bilardo Federasyonu tarafından özel olarak davet edilen Dünya Şampiyonu Semih Saygıner, grup maçlarını başarıyla tamamlayarak, ilk 32’den oluşan ana tabloya kalmayı başardı.Saygıner ilk 16’ya kalma maçında, finalde kaybederek Avrupa ikincisi Belçikalı Eddy Merckx'e 40-34 mağlup oldu ve elendi.Milli takıma madalya kazandıran isimler şöyle:Avrupa Artistik Bilardo Şampiyonu: Serdar GümüşTakımlar Avrupa Şampiyonu: Can Çapak ve Birol UymazAvrupa Gençler Şampiyonu: Berkay KarakurtAvrupa 17 Yaş Altı Gençler Şampiyonu: Arda GüngörKadınlar Avrupa ikincisi: Gülşen DegenerKadınlar Avrupa üçüncüsü: Müjde KarakaşlarBüyükler Avrupa üçüncüsü: Adnan YükselMilli Takımlar Avrupa üçüncüsü: Adnan Yüksel ve Tayfun TaşdemirAvrupa Artistik Bilardo üçüncüsü: Barış ÇinKüçük Masa Avrupa üçüncüsü: Ömer KarakurtAA
Mayweather Eski Arsenallı Futbolcuyu Zengin Etti
Eski Arsenallı futbolcu Emmanuel Frimpong, asrın boks maçına oynadığı bahisle gündem oldu.Geçtiğimiz Pazar sabaha karşı oynanan Floyd Mayweather - Manny Pacquiao ünvan maçına dünya çapında ilgi büyüktü. Mayweather'ın rakibini puanla yendiği maça bahis oynayanlardan biri de eski Arsenalli, şu anda Rus ekibi Ufa'da forma giyen Frimpong'du.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
ODTÜ Bahar Şenliği'nin iptali ile ilgili yazdığım yazıya rektörlükten yanıt geldi. Rektörlük, 'ODTÜ'nün tüketimi değil, üretimi öne çıkaran çok sayıda sanat-kültür-spor etkinliği yaptığını ve değerlerine uygun nitelikte eğlence ortamları yaratma yeteneğine ve birikimine sahip olduğunu biliyoruz' diyor.ODTÜ’deki Uluslararası Bahar Şenliği’nin iptali üzerine geçen hafta Uluslararası Gençlik Topluluğu (UGT) başkanı Emre Kara ile konuştum. Kara, iptale giden süreci açıklıkla anlattı.Bu sürecin diğer aktörünü de dinlemek gerekiyor elbette. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’ın “Çevreyi rahatsız ediyor, dışarıdan da katılım olduğu için güvenlik önemlerimiz yetersiz kalıyordu. Amacımız şenliğin kaldırılması değil, sürdürülebilir olması” dediğini söylemiştim. ‘Sürdürülebilir’ vurgusunun çok önemli olduğunun da altını çizmiştim.
Ankara'da Trafik Kazası: 2 Kişi Can Verdi, Çağlayan'ın Oğlu Ölümden Döndü
Aşırı hız yapan araç kontrolden çıktı, karşı şeritteki iki otomobile çarptı. Kazada iki üniversite öğrencisi hayatını kaybetti, eski Ekonomi Bakanı Çağlayan'ın oğlu yaralandı.Ankara'da, Kuzey Çevre Yolu Optimum Kavşağında meydana gelen trafik kazasında iki üniversite öğrencisi hayatını kaybederken, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kağan Çağlayan yaralandı.
Enflasyon Beklentinin Üstünde
Enflasyon nisan ayında beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Geçtiğimiz ay yüzde 1.35 artacağı öngörülen TÜFE'de yüzde 1.63 artış yaşandı. Yıllık enflasyon ise yüzde 7.61'den 7.91'e çıktı. En yüksek artış giyim ve ayakkabıda...Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre; Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,63, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,71 arttı. Artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,91 olurken, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 8,57'ye ulaştı.
6 Başlıkta OECD Verileri ile Türkiye
Türkiye'nin üyesi olduğu İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) raporları, Türkiye'de gelir eşitsizliğinden sendikalaşmaya, sağlık harcamalarından eğitim ve yaşam kalitesine birçok konuda çarpıcı gerçekler ortaya koyuyor. Farklı alanlarda hazırlanan raporlarda son sıralarda bulduğu yerler ile dikkat çeken Türkiye, OECD'nin gelir, eğitim, çevre sağlık, ve yaşam memnuniyeti gibi kriterlerle oluşturduğu Daha İyi Yaşam Endeksi'nde de üye ülkeler arasında kötü bir tablo çizmeye davam ediyor. OECD raporları ve Better Life Index kriterleri baz alındığında Türkiye'deki durumun genel bir değerlendirmesi;