MART
Japonya Başbakanı Suga: "Vietnam, İndo-Pasifik'te Anahtar Partner"
TOKYO (AA) - Japonya Başbakanı Suga Yoşihide, 'Vietnam, 'Serbest ve Açık İndo-Pasifik' vizyonunun başarılmasında önemli ve anahtar bir partner.' dedi.Başbakan Suga, ilk resmi yurt dışı turu kapsamında geldiği Vietnam’da, savunma ve ekonomi dahil birçok alanda Japonya-Vietnam iş birliğinin güçlendirilmesi konularını görüştü.Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc ile görüşmesi sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Suga, Güney Çin Denizi'nde hukukun üstünlüğünü tehdit altına alan eylemlere tepki gösterdi.Bölgenin barış ve refahına Japonya'nın katkı sağlamayı sürdüreceğine dikkati çeken Suga, 'Vietnam, 'Serbest ve Açık İndo-Pasifik' vizyonunun başarılmasında önemli ve anahtar bir partner.' dedi.Suga, görüşmede, Japonya’nın Vietnam’a savunma ekipmanları ve teknolojisi ihraç etmek üzere prensip anlaşmasında karar kılındığını da aktardı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında getirilen seyahat sınırlamalarının kademeli olarak hafifletilmesi kararına vardıklarını bildiren Suga, Kuzey Kore-Japonya arasındaki 'alıkonulmuşlar' sorununda, Japonya’nın çabalarına Vietnam'ın destek vereceğini kaydetti.'Japonya'yı içtenlikle karşılıyoruz'Phuc, bölgesel güvenlik ve seyrüsefer serbestiyetinin sağlanması ve İndo-Pasifik bölgesi sorunlarının barışçıl yöntemlerle çözülmesinin önemine değinerek, 'Bölgenin istikrarına aktif katkı sağlayacak uluslararası güç merkezi Japonya'yı içtenlikle karşılıyoruz.' dedi.Japon firmalarına uygun yatırım iklimlerinin oluşturulması için gerekli desteğin sağlanacağını belirten Phuc, emlak ve insan kaynakları ihtiyaçları konusunda Japon yatırımlarını destekleyeceğini vurguladı.Suga, temasları sonrasında Jakarta’ya hareket edecekBasın toplantısı sonrası Vietnam Japonya Üniversitesine geçerek burada bir konuşma yapan Suga, 'Baskı ve kuvvete başvurmaksızın, Güney Çin Denizi'ndeki krizlerin barışçıl çözüme kavuşturulması doğrultusunda ilgili tüm ülkelerin birlikte çalışması önemli.' ifadelerini kullandı.Vietnam Devlet Başkanı Nguyen Phu Trong tarafından da kabul edilen Suga, yurt dışı turu kapsamında Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ile görüşmek üzere Cakarta’ya hareket edecek.
Bakan Pekcan: "Otomotiv İhracatında Ciddi Artış Bekliyoruz"
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bu yıl otomotiv ihracatındaki ilk toparlanmanın eylülde görüldüğünü belirterek, 'Bu bize pozitif sinyaller veriyor. Bundan sonra otomotiv sektörümüzün ana ve yan sanayiyle beraber ihracatında ciddi artışlar bekliyoruz.' dedi.Bakan Pekcan, Almanya Otomotiv Dijital Sektörel Ticaret Heyeti Programı'na video konferans yöntemiyle katıldı.Organizasyonla birlikte, mayıstan bu yana sanal ortamda 16'ncı sektörel ticaret heyetini gerçekleştirdiklerini ifade eden Pekcan, 9 genel nitelikli ticaret heyeti programını tamamladıklarını söyledi.Pekcan, 33 ülkeyle genel ve sektörel sanal ticaret heyetleri organizasyonu gerçekleştirdiklerini anımsatarak, 'Mayıs ayından itibaren 4 bin 200'ün üzerinde iş görüşmesi yaptık. İnşallah bu rakama otomotiv sektörümüz de ilave olacak.' diye konuştu. Ticaret heyetleri dışında 4 sanal fuar ve 9 farklı ülkeye yönelik Özel Nitelikli Alım Heyeti organizasyonu düzenledikleri bilgisini veren Pekcan, firmaların sanal ticarete ilgisinin yüksek olduğunu ve çok başarılı sonuçlar aldıklarını bildirdi.'Almanya en büyük ticaret ortaklarımızdan'Almanya'nın Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Pekcan, bu ülkeye geçen yıl 16,6 milyar dolarlık ihracat yapıldığını ve oradan 19,2 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildiğini aktardı.Pekcan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle Almanya'ya ihracatın yılın 9 ayında 2019'un aynı dönemine göre yüzde 8,6 azaldığına işaret ederek, eylülde bu ülkeye ihracatın yıllık bazda yüzde 10,6, aylık bazda ise yüzde 25,3 arttığını kaydetti. Almanya'ya toplam ihracatın içinde otomotiv ana sanayisinin payının yüzde 10, yan sanayisinin payının ise yüzde 16 olduğuna dikkati çeken Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:'Bu yılın 9 ayında, Almanya'ya otomotiv ana sanayisi ihracatı yüzde 20,2 daralarak 906 milyon dolar oldu. Otomotiv yan sanayisinde ise 1,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Yan sanayide de yüzde 19'luk azalma var ancak biz Almanya'dan otomotiv sektöründe çok ciddi oranda da ithalat yapıyoruz. Özellikle ocak-eylül dönemine baktığımız zaman, geçen sene 683 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirirken, bu sene rakam 1 milyar 475 milyon dolara ulaştı.'Pekcan, 9 ayda Almanya'dan otomotiv ithalatının yıllık bazda yüzde 115 artışla 1 milyar 475 milyon dolar olduğunu vurgulayarak, 'Yalnızca eylül aylarını mukayese ettiğimiz zaman da Almanya'dan otomotiv ithalatımızın yüzde 128 arttığını görüyoruz. Ben ihracatçılarımızdan da bu oranları yakalamalarını bekliyorum. İhracatımız da en azından o oranlarda artmalı.' ifadelerini kullandı. Salgın koşullarında bile bu rakamların potansiyelin altında olduğuna dikkati çeken Pekcan, 'İhracatçılarımızın ve sektörümüzün ihracat rakamlarını ithalattaki yüzde artışlarla beraber artıracağını öngörüyoruz.' dedi.'İhracatta minimal de olsa toparlanma var'Pekcan, Avrupa Otomobil İmalatçıları Birliği verilerine göre Avrupa Birliği binek otomobil pazarının, 9 aylık dönemde yüzde 28,8 daraldığını belirterek, 'Eylül ayında ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artmış. Eylül ayındaki genişlemeyle otomotiv sektörü, yıllık bazda genişleyen ilk sektör olmuş.' bilgisini paylaştı.Bu yıl otomotiv ihracatındaki ilk toparlanmanın eylül ayında görüldüğünü anımsatan Pekcan, şöyle konuştu:'Minimal de olsa yüzde 0,5 civarında geçen senenin eylülüne göre bir artış gördük ama bir önceki aya göre de bu yüzde 82,5 civarında bir artışa tekabül ediyor. Bu bize pozitif sinyaller veriyor. En azından bundan sonra otomotiv sektörümüzün ana ve yan sanayiyle beraber ihracatında ciddi artışlar bekliyoruz. Otomotiv sektöründe dünyanın en derinlikli pazarlarından birine sahip olan Almanya gibi bir ülkeye farklı ürün kalemlerinde ihracat yapmamız özellikle teknolojik açıdan niteliği yüksek ürünlerdeki pazar payımızı artırabilmemiz önem arz etmektedir.''Almanya en stratejik pazarlarımızdan birisi olmaya devam edecek''Türkiye olarak önümüzdeki dönemde küresel tedarik zincirlerinde daha da etkin bir rol alma hedefimiz var. Bunu başaracak altyapımız mevcut. ' diyen Pekcan, Almanya'nın en stratejik pazarlardan birisi olmaya devam edeceğini dile getirdi.Bakan Pekcan, bakanlık olarak ihracatta devlet destekleriyle her zaman ihracatçıların yanında olmayı sürdüreceklerini belirterek, şöyle devam etti:'Küresel Tedarik Zinciri desteğimizle özellikle otomotiv, savunma ve havacılık ile makine sektörlerinde faaliyet gösteren firmalarımızın ürün imalatçısı şirketlerin tedarik havuzlarında yer almalarını destekliyoruz. Bu çerçevede firmalarımızın ihtiyaç duyduğu makine ekipman, donanım, yazılım, kalite sertifika belgeleri almaya destek veriyoruz. Bugüne kadar Küresel Tedarik Zinciri destekleri kapsamında destekten yararlanan 84 firmanın içinde 40 tane otomotiv sektöründen firmanın olması da bu desteklerin önemini gösteriyor.'Pekcan, ihracatta devlet desteklerinden tüm firmaları faydalanmaya davet ederek, her ölçekten firma için cazip desteklerin olduğunu kaydetti.Ağustos sonu itibarıyla Kolay İhracat Platformunu da devreye aldıklarını hatırlatan Pekcan, 'Platformun yıl sonundan önce tamamlamayı planladığımız 2'nci fazında ilgili ülkelerdeki ithalatçı bilgilerini de paylaşıyor olacağız.' ifadelerini kullandı.'18 Ekim itibarıyla ihracat verilerimiz son derece olumlu'Bakan Pekcan, küresel ekonominin yakın tarihin en zor dönemlerinden birisini yaşadığına belirterek, şunları kaydetti:'Tüm bu koşullara rağmen, bizim ana ihracat pazardaki ekonomik küçülmeye rağmen, Türkiye olarak bu süreci diğer ülkelere kıyasla en az hasarla atlatacak ve en hızlı toparlanmayı yaşayacak ülkelerden birisi olacağımızı öngörüyoruz. OECD'nin 16 Eylül’de yayımladığı raporda da OECD ülkeleri arasında Çin ve Güney Kore'den sonra en az hasarla kapatacak ülkenin Türkiye olduğu belirtildi.'Dış ticarete yönelik belli öncü göstergelerde de güçlü toparlanma işaretlerinin görüldüğüne işaret eden Pekcan, eylül ayında ihracatın yıllık bazda yüzde 4,8 altın hariç bakıldığında da yüzde 5,9 artış gösterdiğini vurguladı.Pekcan, altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının eylül ayında yüzde 90,9 seviyelerine gerçekleştiğine dikkati çekerek, ''18 Ekim itibarıyla da verilerimiz son derece olumlu gidiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95,7, altın hariç karşılama oranı yüzde 104,5 düzeyinde.' dedi.Söz konusu göstergelerin hızlı toparlanma ve üçüncü çeyrek büyümesi açısından oldukça olumlu olduğunu vurgulayan Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:'Pandeminin azalması ve tam anlamıyla kontrol altına alınması sürecine bağlı olarak mümkün olan en hızlı toparlanmayı sağlayacağımıza inanıyoruz. Türkiye, her şeye rağmen, belli bir dirençle, kendi güçlü potansiyeli doğrultusunda, kendi hedeflerinin arkasında yoluna devam etmektedir ve edecektir. Bu yönde ihracatçılarımıza çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Biz de bu amaçla tüm ihracatçılarımızın yanındayız.'
Burak Arzova Yazio: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Kararı Öncesi Tespitler?
Geçtiğimiz hafta (12.Ekim-16 Ekim Haftası) ekonomiyi yakından takip edenler açısından veri yoğun geçen bir haftaydı. İçeride hem 3. çeyrek büyümesini tahmin etmemize bizi yaklaştıran Sanayi Üretim Verisi en çok beklenen verilerden biriydi. Bu veriyle birlikte Perakende Satış Endeksleri ve Ciro Endeksleri geldi. Bu veriler yakından takip ettiğimiz veriler.  Geçen hafta benim için de çok yoğun geçti. Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız “Endekslerle Türkiye Ekonomisi” kitabımız Remzi Kitabevinden çıktı. Hem kendimle ilgili nedenlerden hem de yeni çıkan kitabın verdiği yoğunlukla geçen hafta yazımı yazamadım. Peşinen özürlerimin kabulünü rica ederim.  Ekonomiyi arz ve talep noktasından düşündüğümüzde Sanayi Üretim Verisi işin arz yönünü gösteresi bakımından önemliyken, Perakende Satış Verileri talep yönünü takip etmeye imkân tanıdığı için genel trendi görmek bağlamında önem arz ediyor. Sektörel bazlı cirolardaki artış ya da azalışı takip etmek de sektörlerin satış, karlılık durumlarının analizi, devletin vergi beklentisi ve banka ve finans kurumları açısından da verilmiş kredilerin tahsil edilebilirliğinin öngörüsü açısından önem taşıyor.  Bu veriden başka IMF tarafından Ekim 2020 Dünya Görünüm raporu açıklandı. Bu rapor içerisindeki ülkemize yönelik öngörülere (özellikle 2020 Büyüme Öngörüsü) kısmen itirazlarımı dile getirdim. Özellikle büyüme konusunda IMF kadar kötümser değilim. IMF 2020 genelinde  -%5'lik bir büyüme yani daralma öngördü. Bu oldukça kötümser bir öngörü. Bu oranda yüksek bir daralmanın mevcut verilerle sinyalini almadığımızı hemen söylemeliyim.  IMF raporundaki daralma beklentisine şaştığı söylediğimde haliyle çok fazla sayıda kişiden, açıklanan verilere güvenip de nasıl yorum yaptığım sorusu da geliyor.
Altın Terazi Uzun Metraj Ve Kısa Metraj Film Yarışması'nın Jüri Üyeleri Belli Oldu
İSTANBUL (AA) - 10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali kapsamında düzenlenen 'Altın Terazi Uzun Metraj ve Kısa Metraj Film Yarışması'nın jüri üyeleri açıklandı. Adalet temalı filmlerin katılacağı yarışmanın uzun metraj jüri başkanlığını, 'Teen Patti' ve 'Parched' gibi ödüllü filmlerin yönetmeni ve yapımcısı Leena Yadav yapacak. Yarışmanın jürisinde ayrıca yönetmen Ömür Atay, yönetmen Rodd Rathjen, film eleştirmeni Alin Taşçıyan ve oyuncu Tuba Ünsal yer alacak.-Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması Jürisi Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması'nın jürisi ise yönetmen Ruth Gabriel'in başkanlığında yönetmen Vuslat Saraçoğlu ve oyuncu Alican Yücesoy'dan oluşacak.Ulusal ve uluslararası filmlerin yer alacağı festival, 20-26 Kasım'da çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
Can Aydoğmuş Yazio: 2021 = 3.Dünya Savaşı
Canım Okurlarım, Özellikle aylardır 2020 Eylül sonundan itibaren Satürn’ün düz dönmeye başlaması ile 2020 Ekim, Kasım ve Aralık aylarının özellikle çok sert geçeceğini hatta 2020 yılının Ocak ayının sonunda başlayıp Mayıs ayına kadar süren dönemin tekrar yaşanacağını  söylemiştim. Açıkçası 2020 Ekim, Kasım ve Aralık ayı; terör, saldırılar, yangınlar, doğal afetler, dış düşmanların saldırıları, gizli düşmanların ortaya çıkması ve artması, sel, toprak kayması, ekonomik sıkıntı, bankalar için tatsız süreç, deprem ve açıkçası Türkiye için uykusuz ve gergin geceler anlamına geliyor...  Bir insanın astroloji haritasında böyle bir açı meydana geldiği zaman, endişe ve kaygı bozukluğu yaşanabilir. Düşmanlar saldırabilir, sağlık sıkıntısı yaşanabilir ve alacaklarını alamamanın yanında ekonomik krize 30 yıldır girilmediği kadar yoğun bir şekilde girilebilir!  Açıkçası bu dönemin zaten Amerika ve Rusya için çok kötü bir dönem olduğu ve aynı zamanda Azerbaycan’ın 2023 Ocak sonrasına kadar ciddi bir mücadeleden geçeceği, İran’ın özgürleşme mücadelesine gireceği, birçok Arap ve Afrika ülkesinin sert yönetimlerden daha cumhuriyetçi veya özgürlükçü yönetimlere geçişe yönelecekleri görünüyor. Bu açıdan 2020 yılının; 2021 ve 2022 yıllarına göre bizler ve dünya için de gergin bir süreç olduğunu söyleyebiliriz.
Reklam
İstanbul Ticaret Borsası 96 Yaşında
İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, 'Her geçen gün yenilenen, zamana uyum sağlayan daha güçlü bir borsayız. Gücümüzü tarihten alıyoruz.' ifadesini kullandı.İSTİB'in, kuruluşunun 96'ncı yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan İSTİB Başkanı Kopuz, 'Cumhuriyet tarihinin en köklü iktisadi teşekküllerinden biri olan İstanbul Ticaret Borsasına başkanlık yapmaktan gurur duyuyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Kopuz, İSTİB'in 19 Ekim 1924'te İstanbul Ticaret ve Zahire Borsası adıyla kurulduğunu ve Cumhuriyetin tüm iktisadi tarihinin bir parçası olduğunu anımsatarak, 'Devraldığımız bayrağın kıymetinin farkındayız ve bu bayrağı daha yukarılara taşımak için tüm gücümüzle çalışıyoruz.' dedi.İlk günkü heyecanla çalıştıklarını belirten İSTİB Başkanı Kopuz, 'Her geçen gün yenilenen, zamana uyum sağlayan daha güçlü bir borsayız artık. Gücümüzü tarihten alıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren üyelerimizin sesi olduk ve olmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı. Kopuz, İstanbul Ticaret Borsası'nın kurulduğu günden bu yana ekonomik alanda yaptığı çalışmalarla etkin bir kurum haline geldiğini kaydederek, şu şekilde devam etti:'Yakın zamanda Hatay'ın 3 ilçesinde hain terör örgütü uzantılı bir grubun çıkarmış olduğu yangın sonucu birçok ormanlık alanımız yok oldu. İstanbul Ticaret Borsası olarak yaşanan bu can acıtıcı durum karşısında sessiz kalmıyor, bir nebze de olsa Hatay’a nefes olmak için kuruluş yıldönümümüz olan 1924 yılından ilhamla 1924 adet fidanı zarar gören bölgedeki ormanlara dikilmek üzere bağışlıyoruz.'İSTİB'in tarihinden aldığı güç ve çalışanlarının çabasıyla Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için borsa olarak üzerine düşeni yapacağını vurgulayan Kopuz, şunları kaydetti:'Vizyonumuz Borsamızın 100'üncü yılında uluslararası piyasalarda referans alınan emtia borsalarından biri olmak. İstanbul Ticaret Borsası bu vizyon doğrultusunda, tüm yönetim kadroları ve çalışanları ile birlikte İstanbul ve Türkiye'nin hizmetinde olmaya devam edecektir.İstanbul Ticaret Borsasını bugünlere getiren, kuruluşundan bu yana borsamız ve ülke ekonomimizin gelişimi için hizmetlerde bulunan tüm meclis, yönetim kurulu ve komite üyelerimiz ile personelimize saygı ve minnetlerimi sunuyor, vefat etmiş olanlara Allah'tan rahmet, hayatta olanlarına sağlıklı uzun ömürler diliyorum.'
Arkeologlardan Aizanoi'nin Tiyatro Ve Stadyumuna "Antik Çağ" Dokunuşu
KÜTAHYA (AA) - MUHARREM CİN - Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde geçmişi 5 bin yıl öncesine uzanan Aizanoi Antik Kenti'ndeki tiyatro ve stadyum yapılarına orijinal görünümlerinin kazandırılması amacıyla, zamanla yerinden sökülen 1 ton ila 3 ton arasında değişen ağırlıklara sahip 2 bin 400'e yakın taş bloğun kaldırılması işlemi tamamlandı.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2012'de dahil edilen, 'İkinci Efes' olarak da nitelendirilen Aizanoi'de kazı ve alan araştırması, Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer başkanlığında 9 yıldır sürüyor.Özer, AA muhabirine, Roma dönemine ait 20 bin kişilik tiyatro ile bitişiğindeki 13 bin 500 kişilik stadyumun restorasyonunun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kütahyalı iş insanı Rıza Güral arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında sürdüğünü belirtti.Kütahya Valiliğinin de destek verdiği çalışmaların bu yılki bölümüne 16 Haziran'da başladıklarını belirten Özer, 'Restorasyon çalışmalarını tamamlayarak burayı Antik Çağ'daki görünümüne kavuşturmayı ve bölgeye daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz.' dedi.Özer, tiyatro ve stadyumdaki çalışmaların 5 yıl daha sürmesinin hedeflendiğini aktardı.Deprem ve toprak kayması gibi doğal afetler nedeniyle yerinden sökülen taşların yerleri tespit edilip sınıflandırılarak, 130'ar ton kapasiteli iki vinçle çevredeki boş alanlara alındığını bildiren Özer, şöyle devam etti:'3 aydan beri antik tiyatroda yaptığımız çalışmalarda, meydana gelen depremler, toprak kaymaları gibi doğal afetler nedeniyle yerinden çıkan ağırlıkları 1 ila 3 ton arasında değişen yaklaşık 2 bin 400 devrilen kaya ve taşlar kaldırıldı. Her bir taşın vaziyet planı ve rölevesi çıkarılarak restorasyona hazır hale getiriliyor. Ayrıca tiyatroda biriken topraklar çıkarılarak bilimsel kazılar yapıldı. Yaklaşık 70 kamyon toprak çıkarıldı. Burada 60 işçi ve 13 teknik elemanla çalışmaları yürütüyoruz. Aynı zamanda burada bir istihdam da sağlamış oluyoruz.' 'Taşlar konuşmaya başladı'Prof. Dr. Özer, tiyatroda taşların kaldırılmasının yanı sıra yürütülen kazı çalışmalarında buluntuların da ortaya çıktığını dile getirdi.Adeta 'taşların konuşmaya başladığını' vurgulayan Özer, şunları kaydetti:'Sahne binasından orkestra bölümüne devrilen pek çok heykel parçası gün yüzüne çıkmaya başladı. 3 katlı olduğu düşünülen sahne binasının bir katının frizlerinde, Eroslar ile hayvan avının betimlendiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca olasılıkla bir imparatora ait ve başkumandan gibi betimlendiği düşünülen zırhlı heykelin parçaları yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Heykel parçalarının işleniş biçimine bakıldığında, Roma dönemi ve özellikle milattan sonra 2'nci yüzyıl heykel üslubuna göre üstün bir işçilikle yapıldıklarını gözlemledik.'Özer, bu sene için çalışmaların aralık ayına kadar kesintisiz devam edeceğini sözlerine ekledi.Aizanoi Antik KentiKütahya il merkezine 57 kilometre uzaklıkta yer alan ve Frigya'ya bağlı Aizanitislerin ana yerleşim merkezlerinden biri kabul edilen Aizanoi kent alanının, milattan önce 3000'li yıllardan itibaren kullanıldığı tahmin ediliyor.Milattan önce 133'te Roma egemenliğine giren, bir piskoposluk merkezi de olan kentin, erken Bizans döneminde önemini yitirdiği belirtiliyor. 13'üncü yüzyılda Çavdar Tatarlarının üssü olan, sonraları Çavdarhisar ismini alan kent, Avrupalı gezginlerce 1824 yılında keşfedildi.Aizanoi'de, Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1970-2011 yıllarında yapılan kazılarda Anadolu'nun en iyi korunmuş Zeus tapınağı, tiyatro, stadyum, iki hamam, dünyanın ilk borsa yapısı, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde 5 köprü, 'Meter Steunene' kutsal alanı, nekropoller, bent ve su yolları gün ışığına çıkarıldı. Tapınağın çevresinde milattan önce 3000'li yıllara ait yerleşim tabakaları bulundu.Antik kentte 1970'ten itibaren 41 yıl yaz aylarında çalışma yürüten Alman Arkeoloji Enstitüsünün lisansı Bakanlar Kurulu kararıyla 2011'de iptal edilerek kazı görevi Türk arkeologlara verildi.
Reklam
Gündem / 19 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni'ne katılacak. (İstanbul/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edilecek, Başbakan Ali Asadov ve Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova ile görüşecek, şehitlikleri ziyaret edecek. (Bakü) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplanacak. (Ankara/12.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, videokonferans yöntemiyle Almanya Otomotiv Dijital Sektörel Ticaret Heyeti Programı'na katılacak.(Ankara/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayına ilişkin uluslararası yatırım pozisyonu verilerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmaların durdurulması amacıyla varılan ateşkes süreci ve bölgedeki gelişmeler izleniyor.

(Bakü)

 (Fotoğraflı-Görüntülü) 2- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.


(Ankara/Atina/Lefkoşa)

 (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler izleniyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(Ankara/09.30)SPOR1- Süper Lig'de sezonun 5. haftası, Galatasaray-Aytemiz Alanyaspor ve Gençlerbirliği-Yukatel Denizlispor maçlarıyla tamamlanacak.(İstanbul/Ankara/20.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TFF 1. Lig'de 5. haftanın kapanış maçında Akhisarspor ile Menemenspor karşı karşıya gelecek.(Manisa/19.00) (Fotoğraflı)3- Medipol Başakşehir, UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu ilk maçında salı günü deplasmanda Almanya'nın Leipzig takımıyla yapacağı maç için Leipzig kentine gidecek. Havalimanına girmeden önce teknik direktör Okan Buruk, basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.Teknik direktör Okan Buruk ve takımdan bir futbolcu ile Medipol Başakşehir'in rakibi Leipzig'in teknik direktörü Julian Nagelsmann, Red Bull Arena'da düzenlenecek basın toplantısında soruları cevaplayacak.(İstanbul/12.00-Leipzig/19.30/20.00/17.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- Hentbol Kadınlar Süper Lig'in 4. haftası İzmir Büyükşehir Belediyespor-Yenimahalle Belediyespor maçıyla tamamlanacak.(İzmir/18.00)ÖZEL HABER1- Sahte içkiye 10 günde büyük darbe vurulduTürkiye genelinde 9 Ekim'den bu yana 58 kişinin ölümüne neden olan sahte içkiyle mücadele hız kazandıSahte içki üretimi ve ticaretine yönelik 23 ilde düzenlenen operasyonlarda 39 bin 850 litre ve 2 bin 165 şişe sahte içki, 27 bin 225 litre ve 2 bin 850 şişe etil alkol ile 15 ton sahte içki yapımında kullanılan malzeme ele geçirildiSöz konusu operasyonlarda yakalanan 296 şüpheliden 78'i tutuklandı(Halil Şahin/İzmir)2- Ekonomi 3 çeyrekte pandemiye karşı antikor üretmeyi başardıİstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 'Pandemetre-2' araştırması, Kovid-19'un etkisini sürdürmesine karşın yılın 3 çeyreğinde 14 göstergeden 11'inin geçen yılın aynı dönemini geride bıraktığına işaret ettiİTO Başkanı Şekib Avdagiç:'Türkiye, pandemiyle yaşamayı öğrendi. Ekonomide pandemi kaynaklı hasarların giderek azalma eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz''Özellikle hizmet sektörlerinden kaynaklanan kayıplar, sanayi sektörlerimizdeki hızlı ivmelenme ve güçlü iç talep ile telafi edilebildi'(Ergin Garip/İstanbul)3- Tedarik zincirinde Türkiye, Latin Amerika ve Afrika öne çıkacakC2FO Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu:'Türkiye, Latin Amerika, Afrika gibi bölgelerden yapılacak satın alımların önümüzdeki yıllarda genişlemesini bekliyoruz''Kısa bir sürede dijital dönüşümü başarmak son derece zor. Bu dönemde yapılanlar ancak bazı önemli iş akışlarının imkanlar ölçüsünde dijital süreçlere aktarılması olarak değerlendirilebilir''KOBİ'lere tavsiyemiz, onaylanmış alacaklarını nakit akışına çevirmek için tüm finansal alternatiflerini iyi değerlendirmeleri' (Mehmet Fatih Erdoğdu/İstanbul)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Japonya Başbakanı Suga İlk Yurt Dışı Ziyareti Kapsamında Vietnam'da
TOKYO (AA) - Japonya Başbakanı Suga Yoşihide, 'İndo-Pasifik ülkeleri olarak bölgesel kalkınma ve refaha katkı sunmak amacıyla Japonya ve Vietnam’ın iş birliğini hedefliyorum.' dedi.Başbakan Suga, ilk resmi yurt dışı ziyaret kapsamında geldiği Vietnam’da Başbakan Nguyen Xuan Phuc tarafından Hanoi’de resmi törenle karşılandı.Daha sonra geçilen heyetlerarası görüşmelerin basına açık kısmında Vietnam Başbakanı Phuc, iki ülkenin stratejik partner olduğunu belirtti.Phuc, “Bölgesel barış ve istikrar için Japonya ile birlikte çalışmak ve iki ülke ilişkilerine yeni irtifalar kazandırabilmek için yeni yol haritaları ele almak istiyoruz.” dedi.Suga, ülkesinin 'Açık ve Serbest İndo-Pasifik' vizyonuna dikkati çekerek, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerinin de bu vizyona proaktif katılımının önemini vurguladı.Görev süresi boyunca bu vizyonu izleyeceğini kaydeden Suga, ”İndo-Pasifik ülkeleri olarak bölgesel kalkınma ve refaha katkı sunmak amacıyla Japonya ve Vietnam’ın iş birliğini hedefliyorum.” diye konuştu.İkilinin gün boyu görüşmelerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında getirilen seyahat sınırlamalarının kademeli hafifletilmesini, ekonomi ve savunma iş birliğinin güçlendirilmesini ele alması bekleniyor.Ayrıca, çeşitli sektörlerin tedarik zincirlerinin desteklenmesi, Kovid-19’da artan tıbbi ekipman talebine karşı ithal üretim kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve sınır ötesi sirkülasyonun kolaylaştırılması konuları da görüşülecek.
Suga’nın Vietnam makamları ile görüşmeleri sonrası, resmi ziyaret kapsamında Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ile görüşmek üzere Jakarta’ya hareket etmesi bekleniyor.
Reklam
"Kudüs Şairi: Nuri Pakdil" Vefatının Birinci Yılında Anılıyor
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Edebiyat dünyasına adını altın harflerle yazdıran, 'Kudüs Şairi' unvanlı Nuri Pakdil, vefatının birinci yılında anılıyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, tüm şehre duyuru yapılabilen anons sisteminden vefatının birinci yıl dönümünde Pakdil'i andıklarını belirterek, 'Kudüs şairimiz, hemşehrimiz Nuri Pakdil ağabeyin vefat yıl dönümü. Sizlere birazdan Nuri Pakdil ağabeyin mektubunu dinleteceğiz. Kudüs şairimize rahmet ve özlemle.' dedi. Konuşmanın ardından şehrin tüm sokaklarında Pakdil'in 'Sevgili Maraş halkına. Aziz hemşehrilerime. Maraş adı geçer geçmez ben olağanüstü heyecanlanıyorum.' mısralarıyla başlayan mektubu dinletildi.Bir yandan mektup okunurken diğer yandan belediye personeli kentin işlek caddelerinde şairin 'Sınır tanımayan devrim ateşi: Mektuplarım' ve 'Bağlanma ve Batı Notları' eserlerini vatandaşlara ücretsiz olarak dağıttı.
Reklam
Erdoğan, Ak Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi'nde Konuştu: (2)
ŞIRNAK (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu yerde, kazananlar başka coğrafyadan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım.' dedi.Erdoğan, Şırnak Şehir Stadı'nda düzenlenen AK Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmasında, dünyanın salgın hastalıklardan mülteci akınına, ekonomik yıkımlardan siyasi çöküşlere kadar nice krizlerle boğuştuğu bir ortamda Türkiye'nin birliği, beraberliği ve kardeşliği sayesinde dimdik ayakta kaldığını söyledi.Milleti bölme, ülkeyi parçalama, devleti yıkmaya yönelik söylem, eylem ve tavır içinde olanların herkesin en büyük düşmanı olduğunu belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: 'Her kim birliğimize, beraberliğimize kardeşliğimize omuz veriyorsa bilin ki hepimizin en büyük dostudur. Hiçbir siyasi, ideolojik, sosyal, kültürel, ekonomik mülahaza 83 milyon olarak birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha ileri, daha önemli, daha hayati değildir. Ne diyor Mehmet Akif, 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Yüreklerimiz toplu vurduğu müddetçe, her türlü tefrikayı bünyemizden uzak tuttuğumuz müddetçe Allah'ın iziniyle bu ülkenin yükselişinin, bu milletin zenginliğinin önünde duracak hiçbir güç yoktur. Bugün burada gördüğüm manzara, kadim medeniyetlerin şehri, maziden atiye kurduğumuz köprünün altın halkası Şırnak'ın bu konuda da öncülüğü elden bırakmadığını gösteriyor.'AK Parti'nin ilk il kongresi için Şırnak'ın seçilmesinin rastgele bir tercih olmadığını vurgulayan Erdoğan, 'Her şeyden önce geçen yıldan kalan Şırnak'a bir sözümüz vardı. Bu vesileyle onu yerine getirmiş oluyoruz ama tek sebep bu değil. Kongremizin ilk durağı olarak Ahmedi Hani'nin, Mela Ahmed Ceziri'nin, El-Cezeri'nin şehri Şırnak'ı seçmemiz aynı zamanda dünyaya bir mesajdır.' dedi.'30 yıldır müzakereyi bitirmediler'Irak'ta, Suriye'de, geçmişte Balkanlar'da şu anda Libya ve Karabağ'da yaşananların ayrımcılığın, ayrılıkçılığın, küçük hesaplar peşinde koşmanın nasıl kan ve gözyaşından başka bir netice getirmediğini gösterdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: 'Biz niye Azerbaycan'da varız, niye Azerbaycan'daki kardeşlerimizin yanındayız? Dikkat edin ne deniyor, 'Minsk Üçlüsü'. Kimdir Minsk Üçlüsü? Amerika, Rusya, Fransa. Peki bunlar kimin yanında yer aldı? Ermenistan'ın yanında yer aldı. Ermenistan'a, Ermenilere her türlü silah desteği veriyorlar mı, veriyorlar. Bütün bunlar yapılırken şu anda Azeri kardeşlerimiz Ermenilere karşı çok ciddi bir mücadelenin içindeler. Bu mücadeleyi neden veriyorlar? Çünkü Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını Ermenilerden kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. Bundan daha doğal, daha tabii ne olabilir? 30 yıldır Amerika, Rusya, Fransa kalkıp da bu müzakereyi bitirmediler ve Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Şimdi de Azeri kardeşlerimiz işte işgal altındaki bu topraklarını kurtarmanın mücadelesini veriyorlar. Rabb'im yardımcıları olsun. İnanıyorum ki işgal altındaki bu toprakları Ermenilerden alacaklar ve kurtaracaklar. Duadayız, inşallah bunu da başarıyla götürsünler diyorum.''Hayırdır ne işin var burada'Erdoğan, Libya'da 'Wagner' denilen Rusların paralı askerinin darbeci Hafter'e destek verdiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bize ne diyorlar, 'Sizin oralarda ne işiniz var?' Biz zulüm neredeyse oradayız. Diyorlar ki 'Suriye'de ne işiniz var?' 911 kilometre bizim sınırımız var. 911 kilometre sınırımızın olduğu yerde böyle bir işgal varsa biz bu işgalden oradaki kardeşlerimizi kurtarmayacak mıyız? Sınırlarımızı güvence altına almayacak mıyız? Bu niye birilerini rahatsız ediyor? Kusura bakmasınlar orada da varız ve olacağız. Amerika'nın, Suriye'de 24 tane üssü var. Amerika'nın 11 bin kilometreden buraya gelip de burada üs kurmasının anlamı ne? Öbür taraftan Amerika buraya 3 bini aşkın tır silah, mühimmat, araç gereç getiriyor. Hayırdır ne işin var burada? Bunları neyle izah edeceksiniz? Ama dünya, Batı şu anda Azerbaycan'ın yanında değil. Dikkat edin ateşkes ilan edildi bu gece ama ateşkesi Ermeniler yine bozdu ve tekrar saldırmaya başladılar. Bütün bu gerçekler ortadayken Batı ses çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Türkiye ses çıkardığı zaman 'Türkiye'ye bak ya hiç de sessiz durmuyor' diyorlar. Durmayacağız. Biz hakkın ve haklının yanında yer alacağız.' 'Terör örgütlerinin yol açtığı acılar yaşanıyor'Türkiye'ye yakın coğrafyada mezhepçilik veya köken farklılığı adına gerilim, çekişme, çatışma ortaya çıktığında kaybedenin sadece Müslümanlar olduğuna vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:'Ağıtlar hep Türkçe, Kürtçe, Arapça yakılmış, zafer çığlıkları ise hep başkalarının dillerinde yükselmiştir. Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu bir yerde kazananlar başka coğrafyalardan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım. Şırnak'ın bir tarafı Irak, bir tarafı Suriye. Her iki tarafta yaşayanlar da hangi kökene, hangi inanca, hangi mezhebe, hangi meşrebe sahip olurlarsa olsunlar bizim binlerce yıllık kardeşlerimizdir. Maalesef her iki tarafta da istismarcı terör örgütlerinin, zalim rejimlerin veya mezhepçi fanatiklerin yol açtığı acılar yaşanıyor. Terör örgütleri lafa geldiğinde sizin tüm hassasiyetlerinizi, tüm hayallerinizi istismar ederler ama gerçekte bu örgütlerin her biri coğrafyamızla da inancımızla da kültürümüzle de ilgisi olmayan sadece kendi çıkarları ve hesapları için burada bulunan ülkeler için çalışıyor. Canı yanan biziz, kanı dökülen biziz, evlat acısı çeken biziz ama kazanan başkaları. Böyle bir çarpıklığa nasıl göz yumabiliriz? Bu anlayışla biz 18 yıldır ülkemizde herkes için demokrasi herkes için kalkınma diyerek gece gündüz hizmet ediyoruz.'(Sürecek)
Reklam
İran Cumhurbaşkanı Ruhani: "İran Düşmanları, İçerideki İhtilaflara Özel Yatırım Yaptı"
TAHRAN (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesine düşman güçlerin, içerideki tartışmalara ve ihtilaflara özel yatırım yaptığını söyleyerek, 'Rejimin ve ülkenin tüm yetkililerini ve gönüldaşlarını sükuneti korumaya davet ediyorum.' dedi. Ruhani, başkent Tahran'daki Ekonomi Koordinasyon Merkezi toplantısında, son günlerde kendisine yöneltilen eleştirilerle ilgili değerlendirmede bulundu. İçerideki tartışmalara ve ihtilaflara siyasi akıl yoluyla engel olunması gerektiğini dile getiren Ruhani, 'İran düşmanları, içerideki tartışmalara ve ihtilaflara özel yatırım yaptı. Rejimin ve ülkenin tüm yetkililerini ve gönüldaşlarını sükuneti korumaya davet ediyorum. Bazı kişilerin hizipçilik ve grupçuluk hissiyle düşmanların kötü emellerinin gerçekleşmesi için uygun siyasi zemin oluşturmasına izin verilmemelidir.' ifadelerini kullandı. Ruhani, ABD yaptırımlarının ülkenin döviz gelirinin düşmesine yol açtığını hatırlatarak, 'Ülkenin döviz geliri 2020 yılında 2010 yıllarındaki gelirle kıyaslanamaz. Yaptırımların başlangıcından bu yana hükümet uyguladığı programlarla ABD'nin hedefi olan ülkenin çöküşünü engellemiştir.' diye konuştu. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, 14 Ekim Çarşamba günü Bakanlar Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Hazreti Hasan'ın Muaviye ile yaptığı barış anlaşmasını örnek göstererek, 'Halk barış istiyorsa ben barışı tercih ederim.' demişti.Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Mücteba Zünnur ve Ali Hamaney'e bağlı Keyhan gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari Ruhani'nin bu açıklamasına sert tepki göstermişti. Zünnur, Ruhani'yi, 'ABD ile müzakereleri haklı çıkarmaya çalışmakla' suçlayarak, 'Bugün İran halkının çoğunluğu, azledilmenizden ve cezalandırılmanızdan başka bir şeye razı olmayacaktır. Sizin mantığınıza göre, Devrim Rehberi (Hamaney), hakkınızda bin kez idam fermanı vermelidir.' demişti. Şeriatmedari de Ruhani'yi 'halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine tarihi gerçekleri çarpıtmakla' suçlamış ve nükleer anlaşmaya işaret ederek, 'Ülke için ekonomik refah elde etmenin bir yolu olarak uzlaşma yıkıcı bir hataydı.' ifadelerini kullanmıştı.
Otomotiv Sektörü Pandemide De "Gaz Kesmedi"
İSTANBUL (AA) - ABDULSELAM DURDAK - İstihdam, üretim, ihracat, yan sanayi ve yedek parça gibi farklı kanallar üzerinden ekonominin önemli alanlarından birini oluşturan otomotiv sektörü, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında gösterdiği performansla ülke ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ediyor. Kovid-19 nedeniyle küresel piyasalardaki dalgalanmaların artırdığı finansal riskler, tedarik zincirlerine ve ihracata yansıyan olumsuz etkiler ve salgınla mücadele tedbirlerinin iç talebe etkileri ülke ekonomilerini zor durumda bıraktı.Özellikle salgının ilk dönemlerinde birçok sektör olumsuz etkilenirken, otomotiv, en fazla etkilenen sektörlerin başında geldi. Otomotiv üreticileri, üretimlerini durdurmak zorunda kaldı. Salgın mart-nisan-mayıs döneminde Avrupa'daki satışlarda büyük kayıplar yaşanmasına neden olurken, Türkiye otomotiv pazarı da salgından olumsuz etkilendi.Kovid-19'un Avrupa'ya kıyasla Türkiye'de daha geç görülmesi, alınan güçlü önlemler ve özellikle ertelenen talepler nedeniyle artan satın alma iştahı gibi nedenler otomotiv satışlarında Türkiye'nin daha güçlü kalmasını sağladı. İhracat tarafında da otomotiv sektörü, ilk şoku atlatmasının ardından güçlü konumunu korumaya devam etti. Ayrıca, kamu bankalarının haziran ayında taşıt kredi faiz oranlarını tarihi düşük seviyelere çekmesi, otomotiv sektöründe de canlanmayı beraberinde getirdi. Otomotiv pazarında yüzde 115,8'lik büyümeAA muhabirinin derlediği verilere göre, gerileyen faiz oranlarının etkisiyle haziranda araç satışları 70 bin 288 adede ulaştı. Temmuzda otomobil ve hafif ticari araç satışı, 87 bin 401 adetle tüm zamanların en yüksek temmuz ayı satış rakamı olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç pazarı, eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 115,8 büyüyerek 90 bin 619 adetlik satış rakamına ulaştı. Otomobil satışları, 9 aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 70 artarak 388 bin 690 adet olurken, hafif ticari araç pazarı da yüzde 99,2 yükselerek 104 bin 931 adede ulaştı. Bu yılın eylül ayı ile geçen yılın aynı ayı değerlendirildiğinde ise otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 115,8'lik büyümeyle 90 bin 619 adet oldu. Bu şimdiye kadarki en yüksek eylül ayı satışı olarak kayıtlara geçti.Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık eylül ayı ortalama satışlara göre yüzde 52 artış gösterdi. Otomobil pazarı, 10 yıllık eylül ayı ortalama satışlara göre yüzde 62,5 ve hafif ticari araç pazarı da yüzde 22,8 büyüdü. Yıl sonunda satışların 700-750 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor.Yüzde 15,7 pay ile ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini koruduSatışların yanı sıra ihracatta da tam gaz devam eden otomotiv, ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, dünya genelinde Kovid-19 salgınının yoğun etkisiyle şubatta düşmeye başlayan ve nisanda 596 milyon 332 bin dolara kadar gerileyen otomotiv ihracatı, bu aydan sonra yükselmeye başladı ve yükseliş serisini ağustosa kadar sürdürdü. Türkiye'nin otomotiv ihracatı, ağustos ayında gerilemesine karşın eylülde tekrar toparlandı ve bu yıl içerisindeki zirvesine ulaştı. Türkiye ihracatının lokomotifi olan otomotiv sektörünün ihracatı, eylülde bir önceki aya göre yüzde 68,7 artarak 2 milyar 605 milyon 33 bin dolara yükseldi. Otomotiv sektörünün ocak-eylül ihracatı ise otomotiv fabrikalarının bakım, onarım faaliyetleri için üretime ara vermesi ve salgının etkisiyle 2019'un aynı dönemine kıyasla yüzde 24 gerileyerek 17,1 milyar dolar oldu. Toplam otomotiv sanayi ihracatı, bu dönemde yüzde 15,7 pay ile ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. Ülkeler bazında bakıldığında, eylül ayında otomotiv endüstrisinin gerçekleştirdiği ihracatta AB ülkeleri önemli rol oynadı.Salgının en yoğun hissedildiği dönemler sonrası yavaş yavaş normale dönülmesi, ekonomi yönetiminin iş dünyasını destekleyici adımlarıyla sanayinin çarklarının tekrar dönmeye başlaması, ekonominin toparlanma sürecine girmesi ve sanayi tesislerinin üretime kademeli olarak geri dönmesi, otomotiv sektörünün ihracatını olumlu etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Üretim tarafı da olumlu sinyaller veriyorOtomotiv sanayi üretimi de pandemi döneminde görülen yavaşlamadan çıkış sinyalleri verdi. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, geçen yılın eylül ayında 136 bin 236 adet olan otomotiv üretimi, bu yılın aynı döneminde yüzde 4 artarak 142 bin 129 adet seviyesine yükseldi. Yılın 9 ayında ise toplam üretim, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 854 bin 227 adet, otomobil üretimi de yüzde 18 düşerek 575 bin 761 adet oldu.Otomotiv satış sonrası pazarında satış, üretim ve ihracat artmaya devam ediyor Bu arada, otomotivin önemli bileşenlerinden olan otomotiv satış sonrası pazarında da olumlu gelişmeler yaşandı.Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği'nin ağustos sektörel değerlendirme anketine göre, ay boyunca sektördeki satış oranları ortalama yüzde 10 arttı. Üretici üyeler arasında ağustosta kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 80'e çıkarken, üyelerin ağustos ayındaki ihracatlarında temmuza göre yüzde 7,34'lük artış kaydedildi.İstihdam korunduAnkette, katılımcıların istihdam durumları da mercek altına alındı. Katılımcıların ağırlıklı olarak istihdam oranlarını koruduğu, dağıtıcı üyelerin personel artışının üretici üyelerinin artışının üzerinde olduğu belirlendi. Söz konusu soruya, katılımcıların yüzde 33'ü 'arttı', yaklaşık yüzde 65'i 'değişiklik yok', yüzde 2,4'ü de 'azaldı' yanıtını verdi.Otomotiv sanayisinin, bundan sonraki seyrini küresel pandeminin gidişatı ve ekonomideki gelişmelere göre belirleyeceği öngörülüyor.
Reklam