Toplumun kenarında kalmış hayatların kesiştiği Masumiyet, suç, tutku ve çaresizlik üçgeninde sıkışıp kalan insanların hikayesini anlatır. Namus cinayeti nedeniyle yıllarını cezaevinde geçiren Yusuf, özgürlüğüne kavuştuğunda kendini hayata ait hissedemez. Sığındığı izbe bir pansiyonda yolu, aşkı bir saplantıya dönüştüren Bekir ve kendi kaderini kabullenmiş gibi görünen ama içten içe kırılgan olan Uğur’la kesişir. Bu karşılaşma, üç karakteri de geri dönüşü olmayan bir yolculuğa sürükler. Uğur’un kalbi başka bir adama, Zagor’a aittir; Bekir ise karşılıksız aşkın içinde yavaş yavaş tükenir. Yusuf ise tüm bu kaosun ortasında, masumiyetin gerçekten mümkün olup olmadığını sorgular. Zeki Demirkubuz’un karanlık atmosferiyle hafızalara kazınan film, insan ruhunun en çıplak ve en acı yanlarını sarsıcı bir dille gözler önüne serer.