Çalışanlar İçin Hafta İçi Akşamlarına “Makarna Olmayan” 11 Pratik Yemek
Tatlı yiyelim tatlı konuşalım, eğri oturalım doğru konuşalım: Hemen hemen hepimiz için işten geldikten sonra mutfağa girmek, dünyanın en kolay işi değil. Zaman zaman yemek aşkımız kabarıyor, daha işten çıkar çıkmaz mutfağa koşmaya başlıyoruz da her gün değil. O koşuların da bitiş noktası genelde pratik tariflere oluyor.Yine öyle bir koşu, yine öyle bir yolculuktayız. Hem içlerinde makarna da yok (pratik deyince akla makarna geliyor malum).
Hangi Sektör Hangi Yemeği Yiyor?
200’ü aşkın şirkette 20 binin üzerinde personele yemek yediren Keyveni Kurumsal Hazır Yemek, “hangi sektör, ne yiyor” araştırması hazırladı. Keyveni Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik; teknoloji sektöründe daha çok fast food yiyecekler, ağır sanayi sektöründe ise tencere yemekleri tüketildiğini açıklarken, diğer sektörlere ilişkin analizleri ise detaylı olarak yorumluyor.Bilişim, yazılım, araştırma, danışmanlık ve internet siteleri çalışanları- Teknoloji sektörüAğırlıklı olarak 20- 35 yaş arası çalışanların bulunduğu teknoloji sektörünün, fast food ürünler tüketmeyi tercih ettiğini söyleyen Çelik, ” Yemek menülerinde fast food tarzı yiyeceklerin bulunmasını talep eden bu sektörlerin tercihlerinin yaş gruplarına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Genç nesil çalışanlar menülerinde klasik veya tencere yemeklerinin dışında pizza, pide, hamburger gibi yiyeceklerin bulunmasını istiyor” diyor.İnşaat sektörüİnşaat sektörü çalışanlarının mühendis ve işçi kadrosu olmak üzere ikiye ayrıldığını vurgulayan Sadık Çelik, “Mühendis kadrosunun yemek seçimlerinde salata ve protein dengeli daha düzenli bir beslenme modeli olduğu görülürken, işçi sınıfı tercihlerinde ise ağırlıklı olarak kalorisi daha yüksek yiyecekler bulunuyor. Yağlı ve kalorili yiyecekler tercih eden işçi kadrosu, yemeklerinde seçmeli olan meyve tercihi yerine de tatlı tercih ediyor. İşçi kadrosunda görülen bu tercihler ise çalışma koşulları nedeniyle baş gösteriyor. Yoğun tempoda ve yüksek enerjide çalışan işçiler, çok fazla efor ve enerji sarf etmeleri sebebiyle yemeklerinde mutlaka tatlı yemek ve doyurucu menüler tüketmek istiyorlar” diye açıklıyor.Ağır sanayi sektörüAğır sanayi sektörü çalışanlarının ağırlıklı olarak tencere yemekleri tercih ettiğini bildiren Çelik, “Bilişim ve teknoloji sektörünün aksine kesinlikle fast food yiyecek tüketmek istemiyorlar. Ekmeği fazla tüketmekle birlikte karbonhidratı yüksek besinler yemek istiyorlar. Bunun sebebi ise en fazla ayakta çalışmak durumunda olan sektörde yer almalarından kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra, bu sektör çalışanlarının çoğu geleneksel Türk aile tarzında yetiştiriliyor. Halk arasında ekmeği suya bandırmak şeklinde bir söylem vardır. Bu sektör çalışanlarının temsilcilerinin talebi de bize bu yönde oluyor. Ekmeği suyuna bandırılacak çeşitlerde yemekler yemeyi tercih ediyorlar” diyor.AVM, Otel, Hastane. Hizmet SektörüHizmet sektöründe çalışanların tümünün fazla detaycı olduğuna dikkat çeken Sadık Çelik, “Daha özenilmiş ve düşünülmüş menüler bekliyorlar. Verilen hizmetin tüm detayını sorguluyorlar. Kullanılan ekipmandan yemeğin hammaddesine kadar sorular soruyorlar. Hemen hemen her çeşit yemeği belirli bir plan ve sıklık dahilinde yemeyi tercih ediyorlar. Bunun sebebi ise kendileri de müşteri ve hizmet odaklı olarak çalışıp hizmet ettikleri için, kendilerine verilen hizmetin de kusursuz olmasını beklemelerinden kaynaklanıyor” diyorGıda ve sağlık sektörüGıda sektörü çalışanlarının sağlıklı ve dengeli besinler tüketmeyi tercih ettiğini söyleyen Sadık Çelik, “GDO’lu olma ihtimali bulunan, işlenmiş ve naylon ürünlerden uzak duruyorlar. Daha az işlenmiş ürünleri tercih ediyorlar. Patates kızartması, nugget ve schnitzel gibi ürünleri menülerinde görmek istemiyorlar. Bunun sebebi de; içinde bulundukları sektörde yiyeceklerin besin değerlerini ve zararlarını çok iyi bilmelerinden kaynaklanıyor. Sağlıksız gıdaların ve hazırlanış şekillerinin bilincinde olmaları sebebiyle işlenmiş ürünlerin sağlığı tehdit edici unsurlarından kaynaklı doğal ürünler yemek istiyorlar.” diyorKimya sanayi, deri, ayakkabı, tekstil ve matbaa sektörüKimyevi madde solunumuna maruz kalan bu sektörlerin çalışanları menülerinde özellikle yoğurt ve yoğurt ürünleri tercih ettiğini açıklayan Sadık Çelik, “Çalışma şartlarından kaynaklı kimyevi maddeler ile iç içe olmalarına bir önlem olarak tükettikleri yoğurtla kimyevi madde zararlarının önüne geçmek istiyorlar” diyor.Spor ve fitness sektörüSpor sektörü çalışanlarının ağırlıklı olarak eğitmen kadrosundan oluştuğunu ve bu kişilerin de genellikle spor akademisini bitirmiş kişiler olduğunu belirten Sadık Çelik, “İşleri gereği kendi vücutlarına ve formlarına da dikkat eden spor sektörü çalışanları, ağırlıklı olarak gramajı belli protein ürünleri tercih ediyorlar. Ketçaplı mayonezli yağlı yiyeceklerden uzak duruyorlar. Yağsız ve kalorisiz protein ağırlıklı beslenme tercih ediyorlar” diyor.Ofis tipi çalışan beyaz yakalılarBu grupta çalışan özellikle kadınlar salata bar seçeneği fazla ve zeytinyağlı menüler tüketmeyi tercih ediyor. Masa başı çalışmalarından kaynaklı gün içinde hareketsiz kaldıklarından dolayı hafif yiyeceklerin kilo alma riskini önleyeceğini düşünüyorlar. Bu konuda çok haklılar. Özellikle gün içinde egzersiz yapılmadığı ve uzun saatler oturulduğu müddetçe yenilen yemekler enerji olarak dışarı atılamadığından dolayı kilo olarak vücutta kalıyor. Bu yüzden sindirimi kolay ve kalorisi düşük salata ve zeytinyağlıların tercih edilmesi formunu ve kilosunu korumak isteyen kişiler için ideal bir seçenek oluşturuyor. Bu kişilerin diyet menü taleplerinin de ağırlıkta olduğu zamanlar olabiliyor. Kalorisi düşük, yağsız, karbonhidratsız menüler yemek istiyorlar. Özellikle yaz aylarında bu talepler artıyor.Yine ofis tipi çalışanları incelediğimizde ay içinde belirli dönemlerde brunch tarzı kahvaltılık yiyecek talepleri olduğu görülüyor.
Ünlülere Ait Çatkapı Gidebileceğiniz 10 Restoran
Bir kebabı çok sevdin o seni hiç sevmiyor mu? Geçmişi unut; Adanaların, Urfaların, fıstıklı kebapların Tatlıses'te sana koştuklarını göreceksin. Gitmişken İbrahim Tatlıses ile karşılaşmak da ilginç olabilir.
Ekmek Kavurması Tarifi
Bayat ekmekleri değerlendirmek, ziyan etmemek için oldukça faydalı ve lezzetli bir kavurma bu. Yapılırken soğan ya da yumurta da kullanabilirsiniz damak tadınıza göre. Ben çocukken babannem yapardı, çok da severdim. Siz de çocuklarınıza yapınız, tavsiye ederim.Ekmek Kavurması İçin Malzemeler; Yaklaşık 1 adet bayat ekmek1 adet kırmızı biber1 tatlı kaşığı salça2 yemek kaşığı tereyağıKekikPul biberTuz2 adet yumurta (arzu ediliyorsa)Ekmek Kavurması Yapılışı:Ekmek kavurması hazırlamak için öncelikle bayat ekmekleri küp küp doğruyoruz. Büyük bir tavada tereyağı eritiyoruz ve biraz zeytinyağı da koyuyoruz. Kırmızı biberleri doğrayıp yağda kavuruyoruz.Biberler kavrulurken salçayı ilave edip kavuruyoruz. Ekmekleri de koyuyoruz.Karıştırırken üzerine su serpiyoruz fakat ekmekler çok kuru ve nemsiz değilse çok fazla su kullanmamak gerekir.Son olarak bahartalarını ekliyoruz ve kızarana kadar karıştırıp ocaktan alıyoruz. Herkese afiyet olsun.
Ağlayan Pasta Tarifi
Ağlayan Pasta Malzeme Listesi1 pkt.(adet) kabartma tozu1 pkt.(adet) vanilya4 tane taze yumurta1 çay bardağı pastorize süt4 yemek kaşığı kakao2 çay fincanı toz şeker1 su bardağı unAğlayan Pasta Krema MalzemeleriKek Islatmak için 3 çay bardağı ılık süt2 çay bardağı süt1 paket krem şantiAğlayan Pasta Çikolatalı Sos Malzeme Listesi2 çay bardağı süt1 yemek kaşığı kakao1/2 yemek kaşığı nişasta200 gr. çikolata(Ben Sütlü çikolata kullandım)3 yemek kaşığı şekerPasta Üzeri İçinHindistan Cevizi , Fındık (Elinizde Ne Varsa Kullanabilirsiniz)Ağlayan Pasta TarifiŞeker ve yumurtayı mikserde çırpın .Üzerine sütü , kakaoyu ekleyin ve çırpmaya devam edin.Ardından üzerine kabartma tozu , vanilya ve azar azar un ekleyerek homojen bir karışım elde edene kadar yoğurun . Yağlı kağıt serdiğimiz daha önceden ısıtılmış 180 derecede pasta kekini pişirin.Pasta kekini biraz soğuttuktan sonra ılık süt ile ıslatın . Krem Şantiyi 2 çay bardağı sütle yapın ve pasta kekinin üzerine sürün. Buzdolabında keki 1-2 saat kadar soğutmaya bırakın.Şimdi çikolata sosunun yapımına geçelim.tencereyi oacağa koyun ve şekerle ,sütü kaynayana kadar karıştırın.Aynı zamanda elinize bir kase alın ve kakao , nişastayı biraz suyla açın . Kasemizdeki malzemeyi kaynayan süte ekleyin ve muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.Kaynadıktan sonra karışımı ocaktan alın ve çikolatayı içine ekleyip ılımaya bırakın.Sos ılıdıktan sonra kremalı kekin üzerine dökün ve spatula yardımıyla kekin üzerine yayın.üzerine fındık , fıstık , hindistan cevizi ne varsa ekleyip buzdolabında soğutmaya bırakın . Afiyet olsun.http://www.youtube.com/user/kurabiyepastahttp://www.twitter.com/lezizyemeklerimhttps://facebook.com/pages/Leziz-Yemek-Tarifleri/1557862191114664https://plus.google.com/101699581977366634714kaynak : kolaypastatariflerim.com
Çay Bayramı Olduğunu Biliyor uydunuz?
Ali Rıza Erten’lerin, Hulusi Karadeniz’lerin, Zihni Derin’lerin, Esat Özoğuz’ların, Raşit Hatipoğlu’ların, Rizeliler’in rüyasıydı ve gerçek oldu.Ali Rıza Erten’lerin, Hulusi Karadeniz’lerin, Zihni Derin’lerin, Esat Özoğuz’ların, Raşit Hatipoğlu’ların, Rizeliler’in rüyasıydı ve gerçek oldu. Rize başta olmak üzere, Trabzon, Artvin, Ordu ve Giresun’da, kimi zaman bin metreye kadar yükselen, 758 bin dekarlık alanda çay tarımı yapılıyor bugün. Çaylıklar, tepelerden yamaçlara doğru, yemyeşil bir halı gibi her yeri kaplıyor. Türk ve çay sözcüklerinin birlikte anıldığı bilinen en eski metin 8’inci yüzyıla aittir. Çin çay kültürünün anlatıldığı bu kaynakta şair Li Yu, en ideal çayın, Türk süvarisinin deri çizmeleri gibi boğumlu yapraklardan elde edilen çay olduğunu belirtmekteydi. Çinli şairin Türkler ile çay arasında kurduğu bu ilgi, elbette kültürel bir nitelik taşımıyordu ve sadece Çinliler’in zihnindeki Türk imajının, teşbih sanatının kullanılmasıyla edebi bir üründe dışa vurumundan ibaretti. Li Yu’nun yaşadığı tarihlerde çay yalnızca Çin ülkesinde biliniyor ve tüketiliyordu, dolayısıyla Çinliler, bu konuda başka topluluklara karşı tartışılmaz bir üstünlüğe sahiptiler.Rizeliler’in 21 Mayıs tarihini Çay Bayramı olarak kabul ettiklerini ve bu münasebetle bu sene ilk defa olarak Çay Bayramı yapıldığını bildirmiştim. Rize’de çay zeriyatı memleket iktisadiyatında mühim bir mevki alacak vaziyettedir. Şimdiye kadar Rize’de hakiki çay yeşerebileceğini istihfafla karşılayanlar bugünkü mevcudiyet karşısında fikirlerini değiştirmişlerdir. Baharın ilk yaprak mahsulünden 45 kilo kuru çay elde edilmiştir. Bu ilk mahsul hakikaten nefistir ve bunlar numune olarak hususi ambalajlar içinde muhtelif makamlara gönderilmiştir. Rusya’dan 30 bin kilo çay tohumu getirilmiş, bunlar Rize’nin 32 mahallinde ve 77 köyünde halka tevzi olunmuştur. Bu tohum 516 dekar araziye diktirilmiştir. Çay fidanlıkları seyyar ziraat fen memurları ve mütehassıs işçiler vasıtası ile kontrol ettirilmektedir. Bu tohumların vereceği fidanlarla bu sene 15 bin dekar çay bahçesi vücuda getirilecektir. Aynı mesai gelecek sene de sarf edilirseçay bahçeleri 30 bin dekarı bulacak ve iki sene içinde çay ziraatı ikmal edilmiş ve Türkiye’nin senelik ihtiyacı olan bir buçuk milyon kilo çay memlekette yetiştirilmiş olacaktır. Bu neticeyi elde ettikten sonra derhal bir çay fabrikası kurmak zarureti baş gösterecektir. Aynı zamanda halka borç para vermek de lazımdır. Burada yetiştirilen çay Çin, Cava, Hind ve Seylân çaylarından, kalite ve koku bakımından hiç de aşağı değildir. Bunun için, Meclis’e verilen kanun lâyihasının sür’atle kesbikat’iyet etmesini Rizeliler sabırsızlıkla beklemektedirler. O vakit bu işe geniş mikyasta başlamak imkânı elde edilecek, iki-üç sene sonra da Türkiye’ye hariçten çay ithaline lüzum kalmayacaktır.”Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde başlayan Anadolu’da çay ziraatı çabaları, aynı zamanda Türkiye’nin de öyküsüdür. Anadolu’dan binlerce kilometre uzakta, kaynar suya düşen bir çay yaprağıyla başlayan bu yolculuk başlangıçta Rize’nin, çok kısa bir süre sonra da Türkiye’nin tarihindeki en önemli sosyal ve ekonomik dönüm noktalarından biri olur.Kaynak: Çayın 90 yılı - ÇAYKUR
Dünyadaki Besin Değeri En Yüksek 11 Yiyecek
Gün içerisinde yiyebileceğiniz besinler kısıtlıdır. Alabileceğiniz besin değerlerini maksimuma çıkarmak için, kalori bütçenizi akıllıca harcamanız gerekir. Bunu yapmanın en iyi yolu, besin değeri yüksek yiyecekleri yemek. Sizin için besin değeri yüksek 11 yiyeceği listeledik.
Bu Hafta Finali veya Sunumu Olanlar İçin Zihin Açıklığı Veren 12 Tatlı Tarifi
“Ders rektörün emri ah şu sınavlar olmasaydı”Öğrenci dostlar yaklaşın, size, “Allah zihin açıklığı versin evladım” diyen babaanne duası kadar mühim, tatlı hediyelerimiz var.Bu aralar enerjiye, yorgun düştüğünüz anda sizi ayağa kaldıracak kollara ihtiyacınız var.“Kim yapacak bu yoğunlukta?” demeyin, hiçbiri mola verdiğinizde izlediğiniz diziden daha fazla zamanınızı almayacak, söz veriyoruz.
Nefis Lezzet Katmer Poğaça Tarifi
Malzemeleri1 çay bardağı sıvı yağ1 tane yumurta (akı içi için, sarısı üzeri için)20 gram yaş maya veya 2 yemek kaşığı kuru maya2 çay kaşığı tuz3 yemek kaşığı şekerAldığı kadar un (yaklaşık 3,5 su bardağı) İç malzemeleri75 gram tereyağ (oda sıcaklığında yumuşatılmış)100 gram beyaz peynirYapılışıBir kaba çok az su koyup mayayı eritin. Ilık süt, sıvı yağ, tuz, şeker, yumurta akı ve unu da ekleyerek elinize yapışmayacak yumuşaklıkta bir hamur hazırlayın. Hemen 8 bezeye ayırın. Bezeleri tabak kadar açın ve üzerine yumuşak tereyağı ve ince bir tabaka beyaz peynir sürün.Diğer hamurları da üstüne dizerek, aynı işlemi yapın. Son koyduğunuz parçaya yağ sürmeyin. Dizdiğiniz hamurları merdane ile 60 santimetre çapına gelene kadar açın.Sigara böreği gibi kesip arasına beyaz peynir ekleyin ve sarın. Yarım saat bu şekilde dinlendirin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Katmer poğaça hazır.
Ton Balıklı Sandviç Tarifi
2 KişilikÇok kolay gibi gözükse de aslında bir dolu çeşidi olan sandviçtir bu. Damak tadına göre labne ile de yapılır, hardalla da…Besleyici bir tariftir. Öğle yemeği için zamanınız yoksa, ve enerjinizi korumanız gerekirse şip şak yapıp yiyip çıkabilirsiniz evden.Karabiberli ya da isotlu da yapabilirsiniz. Tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış.Benim tarifim de biraz farklı. Oldukça da lezzetli!Ton Balıklı Sandviç Malzemeleri4 dilim tam buğday ekmeği2 küçük kutu diyet ton balığı konservesi1 yemek kaşığı diyet mayonez2 adet taze soğan2 yemek kaşığı kıyılmış dereotu...