Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Aralık 2012 tarihli Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliği'nde 'sakatat-karkas et' düzenlemesi bugünden itibaren yürürlüğe girdi.
Bazılarımız vardır çikolatalı tatlıları sevmezler. Nedendir bilinmez ama inceden bir çikolata düşmanlıkları vardır. Biz çikolata severler bu durumu anlayamasak da onlar misafir olarak geldiklerinde onlara içinde kakao olmayan şeyler yapmak durumunda oluruz. İşte buradaki tarifler de tam onlara göre
Son yıllarda hormonların fazlasıyla yiyeceklerimize katılmasıyla evimizde tarım yapma ihtiyacını hisseder olduk. Evinin bahçesi olanlar bu konuda çok daha avantajlı olsalarda balkonu olanlar da minik saksılarda birçok besin yetiştirmeye başladı. Ama bu sefer yapacağımız şey biraz şaşırtıcı. Evde tamtamına 45 kilo patates yetiştirmenizi sağlayan bu yöntem ile bütün patates ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Hem de hiçbir katkı maddesi olmadan!
Yemek tarifi deilince aklımıza ya yemek kitapları ya da televizyonda gündüz kuşağında olan uzun mümkünse birkaç konuklu yemek programları gelirdi. Bu durum son yıllarda yerini hızlandırılmış ve kısa süren yemek videolarına ve televizyonda yemekle özelleşmiş kanallara bıraktı. Tam buna alışmışken işte yeni bir akım ortaya çıktı 'stop motion yemek videoları'
Türkiye'de en az çay kadar içilen içeceklerden biri de şüphesiz kahvedir. Ben, “Çocuklar kahve içmez kızım, kara kız olurlar”la büyüyen bir aileden geliyorum. Eskiden ''çocuklar kahve içmez zararlıdır'' diye konuşulurken, bugün ise en çok vakti kahve içilen yerlerde geçiriyoruz. Kahvenin yararlarından bahsediyoruz. Alışılagelmedik sunumu ile şüphesiz en çok dikkatimizi çeken ise 3. Dalga kahve dükkanları oldu. Kahve tutkunları, kahvenin tadını ve kalite tarihini üçe ayırıyorlar. Buna göre birinci dalgada tüketim ön planda; ikinci dalgada yavaş yavaş kahveden keyif alma ve 3. Dalga ise işin gurmeleştiği, kahvenin ve çekirdeğin öne çıktığı döneme deniyor. 3. Dalga, kahve severlerin değişik demleme yöntemleri ile değişik kahve lezzetleri elde edilebildiğinin anlaşılmasına vesile olmuştur. Kahvenin buğday gibi ticari bir mal yerine, tıpkı şarap gibi zanaatkar elinden çıkmış bir besin maddesi olarak değerlendirildiği bu akım, üretimin bütün süreçlerini geliştirmeye yönelik ilerlemektedir. Sizler için bu kültürü geliştirmeye önderlik eden, kahve anlayışınızı tümden değiştirecek Ankara'daki 3. Dalga kahvecileri sizler için derledik!
Hemen bize kızmayın, tabii ki de aşçılık dünyanın en zor ve en önemli mesleklerinden bir tanesi. Ancak hepimiz kendi evimizin, sevdiklerimizin aşçısı değil miyiz? Biraz öyle oluyoruz. Evde eğer yemekleri siz yapıyorsanız ya da yapmak istiyorsanız, kendinizin şefi olup tek başınıza enfes yemekler yapmak istiyorsanız en temel kuralları öğrenerek başlayabilirsiniz. Hazırsanız biz de başlıyoruz.
60 yıllık fast food devi McDonalds yeni bir konseptle karşımızda. Yıllardır alışkın olduğumuz restoran modeli ve yiyeceklerin dışında farklı bir restoran konsepti denemesi Hong Kong'daki şubede tanıtıldı. Şimdilerde ise dünyanın farklı merkezlerinde bu yeni nesil restoranlar açılmaya başlandı.
Nar dünyanın en güzel meyvelerinden değil de ne? Kışı çekileilir yapan şeylerden biri de hiç şüphesiz nar! Eh durum bu olunca onunla hazırlanan lezzetleri söylemesem olmazdı.
Zamanımızda 'Food Art' gittikçe daha çok popülerlik kazanmaya başlıyor. Yemek sanatını en güzel temsil edenlerden birisi de Amerikalı yetenekli fotoğrafçı Sam Kaplan. Bisküvi, pasta, tatlı ve sandviçlerden piramit şeklinde yaplmış yiyecekler görenleri hayran bırakıyor. Yemeklerden farklı olarak, Kaplan içeceklerin ve parfümlerin de harika fotoğraflarını çekiyor.
Kendisini amatör gıda sanatçısı olarak tanıtan doktor, pirinç kullanarak sevimli yemekler yapmayı çok sevdiğini ve bu işi yapmak için her daim zaman yaratabildiğini söylüyor. Bu işe ilk kez, kendisi için yemek yaparken İnstagram'da beğendiği bir yemeğin fotoğrafını gördükten sonra başladığını söylüyor. Sanatçı, yemekleri yaparken sadece pirinç değil, patates püresi, tost ve farklı sebzeleri de kullanmayı seviyor.
Bizim annelerimiz gibi olan var mıdır ya! En güzel yemekler hep Türk annelerinden çıkar. Tam ders çalışırken midemizin de hafif hafif kazınmaya başladığı anda sanki annemize bildirim gidiyormuşçasına kapımızı çalar ve elinde mükemmel bir lezzetle içeri girer. İşte o anda bütün dünyalar bizim olur. Kabul edelim mutfakta artan yiyecekler her daim en güzelleridir. Bu artanları temizleme işi de evin en küçüğü yani çocuklarına kalır. Bu nedenle evin en şanslıları olduğumuz doğrudur. Gelin bu lezzetlere bir göz atıp biraz nostalji yaşayalım.
Evet yine bir kokteyl içeriğiyle karşınızdayım. Her seferinde alkol çok pahalı diyenleri dikkate alıp bu sefer en ucuz içki olan bira ile harikalar yaratan kokteyller hazırladım. Her seferinde dümdüz bira içmek yerine bu sefer farklılık yaratayım derseniz işte bu kokteyller tam size göre!
1-2 kase patates püresi3 dilim küp küp doğranmış jambon3-4 dilim cheddar peyniri1 yumurta3-4 çorba kaşığı un (aldığı kadar)Karabiber Tuz Püreyi ılık olacak şekilde ısıtın. İçine yumurtayı, jambonu, peyniri, tuz ve karabiberi karıştırın. İyice karıştıktan sonra içine unu ekleyin. Çok akışkan olmayan bir karışım elde edeceksiniz. Kaşık yardımıyla alıp kızgın yağda kızartın. Dilerseniz karışıma ince kıyılmış taze soğan da ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun.