Kahve Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey Daha
Yapılan bir araştırmaya göre ortalama bir kahve bağımlısı her gün neredeyse seks düşündüğü kadar kahve içmeyi düşünüyor. Düzenli içiciler kahveden gelen kafein ile fazladan herhangi bir uyarıcı etkisine maruz kalmıyor sadece günlük dozlarını alıyorlar. Buna karşın şayet günlük kafein dozu alınmazsa içinde kafein olan her şeyin tadı daha da güzelleşiyor. Kahvenin bir faydası daha var. Kahve kokusu sizin daha etkileyici biri olmanızı sağlayabilir. Yapılan araştırmalar kahve kokusunun insanları birbirlerine daha nazik davranmaya yönelttiğini ortaya çıkardı.
HIV Virüsü Taşıyan Bir Adam, İnsanların Kendisine Dokunmasını İsterse Ne Olur?
HIV virüsüne sahip birine karşı nasıl yaklaşıyorsunuz? HIV virüsü dendiğinde aklınıza neler geliyor? Peki, bu virüse sahip birine dokunabilir misiniz? HIV virüsü bulunan herkesin AIDS olduğunu düşünüyoruz ve izlediğimiz tonlarca yanlış film senaryosu sebebiyle de hastalığın nasıl bulaştığını doğru bir şekilde öğrenemiyoruz. Aslında her HIV+, bir AIDS hastası değil ve kişi AIDS olsa bile bu virüs dokunmak ya da sarılmak gibi etkileşimlerle bulaşan bir virüs değil...HIV virüsü taşıyıcısı Janne ve Yle Kioski, Helsinki'deki Onur Haftası (Gay Pride) sırasında bir video hazırlayarak farkındalık amaçlı bir proje hazırladılar.
Okyanusları Taşıracak Dertleri Olsa da Kimseye Anlatamayan İnsanların Bildiği 18 Durum
Derdimiz büyük. Kimseye anlatamıyoruz. Anlatsak da dinlemiyorlar zaten. Kendi konuşma sıralarının gelmesini bekliyorlar sadece...Biz de bulutlara anlatmayı deniyoruz. Denizlere döküyoruz derdimizi. Oradan okyanuslara karışıyor, sığmıyor taşıyor. Evrende kocaman bir kanser hücresine dönüşüyor tüm dertler birikip. Kan kusturuyor Samanyolu'na, yine de iflah olmuyor.Biz de bu içerikte 'Okyanusları Taşıracak Dertleri Olsa da Kimseye Anlatamayan İnsanların Bildiği 18 Durumu ' anlatmaya çalıştık.Buyurunuz.
En İyi 25 Distopik ve Post-Apokaliptik Film
Karanlık, anti-ütopik bir gelecekte (ya da hayalî bir dünyanın apayrı bir zaman çizgisinde) geçen her filmi distopya türüne dahil edebiliriz. Distopik filmler kendi içlerinde kültürel, apokaliptik, post-apokaliptik, sahte-ütopik, totaliter, siberpunk ve kim bilir daha neler neler olarak alt-türlere ayrılıyor, ama bana fazlasıyla kafa karıştırıcı geldikleri için film açıklamalarında onlara hiç girmiyor, distopik diyor ve bırakıyorum. Post-apokaliptik filmlerse çoğu zaman distopyanın bir alt türü olarak zaten distopik filmler kategorisine giriyor ama her zaman değil, başlıkta ayrıca belirtmem bu nedenden. (Nükleer ya da çevresel bir felaket, salgın hastalık ya da herhangi bir olağanüstü durum sonucu yok olmuş bir medeniyetten sonra yaşananları anlatıyorsa, o film post-apokaliptir.)
“Seni Asla Üzmeyeceğim” Sözünün Gerçek Dışılığı Üzerine 10 Saptama
“İlişki” temelinde güven olan bir olgudur. Yaşaması için güvenin kaybolmaması gerekir. Bu sadece sevgilinizle olan ilişkiniz için geçerli değildir, arkadaşlarınızla, ailenizle olan ilişkilerinizde de güven önemli bir faktördür. Yaşadığımız her ilişkide, hatta tanımadığımız insanlarla girdiğimiz etkileşimler de bile güven belli derecelerde etkilidir ve ihtiyaç duyarız. Güven kendimizi güvende ve rahat hissetmemiz için önemlidir. Birine ne kadar çok güvenirsek kendimizi ona açmamız o kadar kolay ve hızlı olur.Bu noktadan insanların hata yapmaya, insanların duygularını kırmaya ne kadar müsait yapıda olduklarına geliyor ve birine verebilceğiniz en kötü sözün “seni hiç üzmeyeceğim” olduğunu iddia ediyoruz.
Yurdum İnsanının Gündüzlerini Heba Ettirip, Geceleri Uykularını Kaçırtan 21 Büyük Korkusu
Yurdum insanı genellikle Allah'tan başka kimseden ve hiçbir şeyden korkusu olmadığını söyler. Buna da yürekten inanır. Gelin görün ki, birçok başka korkusu da vardır. Hatta bir korkular âleminde yaşar ancak bununla yüzleşmek de istemez; çünkü bundan da korkar ama korkunun ecele faydası yok. Kork kork nereye kadar? O zaman galeri gelsin, korkularla yüzleşilsin.