onedio
'İyi Günde Kötü Günde' Demeden Önce İki Tarafın da Yapmamaya Söz Vereceği 50 Şey
İnsanlar sıklıkla söz verir, fakat verilen sözler nadiren tutulur. Bunun sebebini hiç merak ettiniz mi?Hepimiz bu konuda en az bir kez akıl yürütüp bunun nedenini bulmaya çalışmışızdır. Vardığımız sonuçlar farklı olsa da tüm çıkarımlar insanlar olarak “biraz” tembel olmaya yatkın olduğumuz gerçeğine varıyor. Kendi menfaatimize dahi olsa alıştığımızın dışında bir şeyler yapmakta genelde zorlandığımızı kabul edelim.En çok da kendimize verdiğimiz sözleri tutmuyoruz aslında. Çoğumuzun daha sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya, kendimiz için faydalı olan şeyler yapmaya karar verip sonra da kendimize verdiğimiz sözleri tutmadığımıza şüphe yok.Kendinize verdiğiniz sözlerde durmamakla sevgilinize verdiğiniz sözlerin arkasında durmamak arasında da bir fark var. Mesela size çok da önemli gözükmeyen kimi sözler sevgiliniz için fazlasıyla önem taşıyor olabilir. Verdiğimiz sözlerde durmamızı kolaylaştıracak bir taktik aslında mümkün. Kendi tembelliğimizi yine kendi çıkarımıza kullanarak bir şeyi “yapmaya” değil “yapmamaya” söz vererek sözlerimizi tutma ihtimalimizi arttırabiliriz. Bir şeyi yapmaya söz vermekle yapmamaya söz vermek arasında çok büyük bir fark yokmuş gibi gelir ama söz konusu kırılması güç alışkanlıklar olduğunda küçük bir farklılık yaratmak bile zaman içerisinde büyük değişimlere neden olabilir.İnsanın hayatında vereceği belki de en büyük söz; hayatınızı o en sevdiğiniz insanla, iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta, bir ömür boyu beraber geçireceğinize dair verdiğiniz sözdür.İşte bir ömür beraber olmayı kabul etmeden önce vermeniz gereken; ilişkinizi, evliliğinizi ve mutluluğunuzu daim kılacak 50 önemli söz:
Reklam
Reklam
Evlenmeyi Düşünenler ve Evli Olanlar Dikkat! Bu 15 Davranış Evliliğinizi Bitirebilir!
Eğer bu davranışları yapıyorsanız, evliliğinizde tutku ve aşk aramayın! Bu kötü davranışları yapan insanlar evliliklerinin sonunu görüyor. Bunları yapmayarak evliliğinizi kurtarabilir, mutlu ve huzurlu bir hayat geçirebilirsiniz. Aslında bu kötü davranışları değiştirmek çok kolay. Yeter ki siz isteyin! İşte insanların evliliğini tehlikeye atan o davranışlar. 👇
Reklam
Reklam
Agah Aydın Yazio: Deprem: Bakmadığımız Yerden Yıkıldık
etiket
Çocuktuk!Bilmemizi istemedikleri her şeyi bilir, hiçbir şeyi bilmiyormuş gibi yapardık. Bilmek istemediğimiz şeyleri de bilirdik. Ama kendi kendimizden utanıp bildiğimizi bilmiyormuş gibi yapardık. Türkân Şoray’ın Kanunlarını Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndan, hatta bildiğimiz her şeyden daha iyi bilirdik. O filmde Türkân Şoray’ın Kadir İnanır’la sevişip, dudak dudağa öpüşeceğini bilmemezlikten gelmek zorunda olduğumuzu da bilirdik. Mevzunun sevişmek değil aşk, şehvet değil şefkat olduğuna da inandırırdık kendimizi. Filmin en heyecanlı yerinde 51 ekran televizyonun camında beliren kırmızı güllerin ardında adamla kadının şehvetle birbirinin içine geçmediğine kim inanır? Kadir İnanır diye öfkelenip, yapma Türkân Şoray diyerek sitem ederdik.Freud’a göre medeniyete girişimiz, insan oluşumuz, vücudun bir parçasının hariç tutulmasını talep eder: Hem ödediğimiz bedel hem de bakmaktan aldığımız hazzın koşulu budur (1). Saçlar, dudaklar, yanaklar, ayaklar, eller, zaman zaman baş kaldırmış memelerden söz edilir de okuru endişelendirmemek için cinsellik, cinsel birleşme, erkek ve kadın cinsel organları neden dışarıda bırakılır? Biz onları dışarıda bırakınca onlar dışarı da mı kalır? Kalmaz elbette! Buna kim inanır? Kadir İnanır!
Reklam
Pelin Çini Yazio: Bin Dolarlık Çanta Paylaşımı SMA’dan Daha mı Değerli?
etiket
Çantamda sürekli taşıdığım ben ta lisede iken- 90’lara tekâmül ediyor- annemin aldığı ve o zamanlar anlamını çözemesem de sonradan “köfteyi çaktığım” bir anahtarlık var. Üzerinde “Erkekleri tanıdıkça kedilerimi daha çok seviyorum” yazılı. Merak etmeyin, bu cümleyi savunacak derecede delirmedim ya da şöyle söyleyeyim kadın-erkek ilişkilerine “at gözlüğü” ile bakacak kadar yara almadım (şükürler olsun tabii) hem zaten bugünkü yazının konusu da kadın-erkek-aşk-sevgi-seks ya da bulunamayan ruh eşi değil. Her ne kadar bu meseleler üzerine kalem oynatmaktan keyif alsam da bugün daha CİDDİ, daha HAYATİ ve kusura bakmayın ama daha GERÇEK bir konudan bahsedeceğiz. Peki, neden konuya seneler önce alınmış o anahtarlık ile girdin? diyen dikkatli okuyucu; hemen açıklıyorum.
Reklam