Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, son yıllarda Akdeniz’de zehirli balık türlerinde artış olduğunu söyledi.SÜVEŞ KANALI YOLUYLA GELİYORLARKüresel ısınma nedeniyle Akdeniz’in tropikalleştiğini, bu nedenle Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nda görülen zehirli balık türlerinin Süveyş Kanalı yoluyla kıyılarımıza geçmeye başladığını belirten Prof. Dr. Cemal Turan, zehirli balık sayısının hızla arttığını ve acilen önlem alınması gerektiğini söyledi. Araştırma ekibiyle birlikte Akdeniz’de yaptıkları çalışmada tespit ettikleri zehirli balık türlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara bildirdiklerini belirten Turan, son olarak İskenderun Körfezi’nde zehirli olan Mavi Çizgili Papağan Balığı (Scarus Ghobban) ile Pasifik Aslan Balığı (Pterois Miles) türlerini tespit ettiklerini kaydetti.DİĞER BALIKLAR İÇİN TEHLİKEBu 2 balıkla birlikte tespit ettikleri zehirli balık sayısının 66’ya çıktığını belirten Prof. Dr. Turan şunları söyledi:'Bu Papağan Balığı, çok renkli ve güzel görünümü var ekonomik değeri yok. Güzel görünümlü Aslan Balığı da öyle. Her ikisi de güzel görünmesine rağmen zehirli. Özellikle Pasifik Aslan Balığı çok zehirlidir. Özellikle dalgıçların yüzücülerin bu balığa dikkat etmesi gerekiyor. Bu balığı görenler dokunmamalı.KALP KRİZİNE YOL AÇABİLİRYüzgeçlerinin ucunda zehirli iğneleri var ve battığı zaman yüksek acı veriyor. Kalp hastası olanlarda kalp krizine neden olabilir. Zehirli balıkların ekonomik bir değeri yok ama diğer ekonomik değeri yüksek olan balıkların besinlerini paylaşıyor. Hatta aralarında ekonomik değeri yüksek balıkları tüketen balıklar da bulunuyor. Kızıldeniz’den gelen bu tehlikeli balık türleri yüzyıllardır buralarda bulunan ekonomik değeri yüksek balıkları tüketerek, yer değişerek besin rekabetine girmekte daha baskın balıklar olmakta.'GÜNEY KIBRIS TEŞVİK VERİYORZehirli balık türleriyle mücadele kapsamında bazı ülkelerde teşvikler çıkarıldığını kaydeden Turan şöyle devam etti:'Amerika’ya Pasifik Aslan Balığı da geçiş yapmış. Onlar bu türün ortadan kaldırılması için araştırma çalışmaları başlatmış ve yapmışlar. Güney Kıbrıs’ta görülen Balon Balığı türü için Avrupa Birliği destekli projeyle ortadan kaldırma çalışması yapıyorlar. Balon Balığı’nı avlayan kişilere balık başına 1 Euro teşvik verilerek ortadan kaldırma çalışması yürütüyorlar. Çünkü ekonomik değeri olmayan bu tür balıkları yakalayan balıkçılar tekrar denize atıyorlar. Teşvik uygulaması ile balıkçılar tuttukları balıkları atmıyorlar.'MKÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, son olarak Akdeniz’de artmaya başlayan zehirli balık türleriyle etkin bir mücadele başlatılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:'Türkiye’de de bu konuda çalışmaların yapılması gerekiyor. Çünkü bir süre sonra sayıları daha da artacak, dominant olacak. Bu türlerin incelenmesi ve mücadele edilmesi gerekiyor. Yeni gelen türler için erken uyarı sistemlerin geliştirilmesi gerekiyor. Biz ekip olarak balıkçı tekneleri ile açılarak araştırma inceleme yapıyoruz. Dalarak gözlemsel incelemelerimizle, ekosisteme etkileri, yayılımı, dağılımı ile ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Avlanıp ortadan kaldırılması için teşvikler oluşturulmalı. Şu anda yayılım aşamasındalar. Denizlerimiz için tehlikeli olan balıkların avlanıp ortandan kaldırılması lazım. Aksi taktirde birkaç yıl sonra geç olabilir.'Milliyet
Elbette seviyorsunuz karşınızdaki kadını. Fakat bilmediğiniz veya oldukça zorlu olan mekanlarda birlikte vakit geçirmişliğiniz var mı? En kötü hallerinizdeyken birbirinize katlanabiliyor musunuz?Günümüzde evliliklerin en büyük problemi çok erken yapılmaları sanırım. Demek istediğim, çiftlerin birbirleriyle yeteri kadar zaman geçirmeden evlenmeleri değil, fakat birbirlerini yeteri kadar tanımadan evlenmeleri.Çok ünlü bir laf vardır: 'Bir kişiyle seyahat edene kadar, o kişiye ait karakterin yalnızca yarısını tanıyabilirsiniz.' Bu söz gerçekten de doğrudur; bir insanla seyahate çıkana kadar, onun derinlerde saklanmış özelliklerini asla öğrenemezsiniz. Birlikte seyahate çıkma fikrini evlilik öncesi balayı gibi de düşünebilirsiniz ama mutlaka düşünmelisiniz. Çünkü bir kadınla seyahat etmeden asla evlenmemeniz gerektiğini gösteren bazı önemli detaylar bulunmakta. İşte onlardan bazıları;
Fotoğrafçı Ariko Inaoka.2006 yılında ( ikizler 6 yaşındayken )tanıştığı ikizlerle uzun soluklu bir projeye adım atmaya karar vermiş. Birbiriyle özel bir bağı olan ikizlerin gelişimlerini ve iletişimlerini 10 yıl boyunca fotoğraflamayı amaçlamış. ' Neden böyle bir çalışma yapılmış? ' diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Fakat ikizlerimiz Erna ve Hrefna'nın iletişimleri bir fotoğraf serisine konu olacak derecede güçlü. Birbirleriyle neredeyse telepatiyle anlaşıyorlar, sürekli birlikteler ve birisinin başladığı cümleyi diğeri tamamlıyor. İkisi de bale dersleri alıyorlar ve ilerleme seviyeleri hemen hemen aynı. Hatta aynı rüyaları gördüklerini söylüyorlar.Biraz ilginç biraz da ürkütücü olan fotoğraf serisine yakından bakalım...
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Yelda Uçtu Öge, kişinin mikrop bulaşır endişesiyle ellerini sık sık yıkaması, otomobilinin kapısını kilitlediğinden, ütüyü fişten çektiğinden emin olamaması veya sehpa örtülerini sık sık düzeltme hali gibi takıntıların Obsesif Kompulsif Bozukluk belirtisi olduğunu belirterek takıntı ve saplantılar ile ilgili açıklamalarda bulundu.OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) NEDİR?Obsesif Kompulsif Bozukluğu tanımlayan Öge, Obsesyon adı verilen takıntılı düşünce ve dürtülerle, kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir kaygı bozukluğu türü olduğunu belirtti. Obsesyonların kişinin zihninden bir türlü uzaklaştıramadığı, düşünceler olduğunu aktaran Uzman Psikolog Yelda Uçtu Öge, “Kişi bu dürtü ve düşüncelerin mantıksız olduğunun farkında olmasına rağmen kendisini bir türlü bu düşüncelerden uzaklaştıramaz. Bu durum kişide huzursuzluk ve kaygı oluşturur. Kompulsiyonların ise, obsesyonların sebep olduğu rahatsızlık verici durumla başa çıkabilmek için yapılan davranış ve zihinsel eylemlerdir. Birçok kişinin günlük yaşamı içinde birtakım kaygıları, takıntıları ve evhamları olabilir. Fakat günlük yaşam içinde bu durumlarla başa çıkabilmekte güçlük çekiyorsa, yaşam kalitesini ve aktivitelerini kısıtlıyorsa obsesif-kompulsif bozukluk tanısı düşünülmelidir” ifadelerini kullandı.YAYGIN OLARAK GÖRÜLÜYORSon yıllarda obsesif-kompulsif bozuklukla ilgili yapılan araştırmalarda, bunun toplum içinde oldukça yaygın olduğunun tespit edildiğini anlatan Öge, “Toplumda 100 kişiden 2 ya da 3 kişide OKB tanısı konduğu saptanmıştır. OKB genellikle ergenlik dönemlerinde başlamakta ve en çok 20-30 yaş arasında ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte çocukluk döneminde de görülmektedir” şeklinde konuştu.NEDENLERİ NE?Uzman Psikolog Yelda Uçtu Öge Obsesif Kompulsif bozukluk nedenlerini ise şöyle açıkladı: “Kişinin ailesinde ya da herhangi bir akrabasında OKB öyküsünün bulunması; genetik nedenler, beyin işlevlerinde ve seratonindeki bozulmalar, çocukluk çağı travmaları, istismar, ihmal, şiddet gibi, ciddi stres yaratan beklenmedik şekilde gelen olumsuz yaşam olayları, beklenmedik ölüm, yas ve kayıplar, kişilik yapısı olarak kuralcı, titiz ve mükemmeliyetçi olmak.”NASIL TEDAVİ EDİLİYORÖge, Obsesif Kompulsif Bozukluğun tedavisi ile ilgili de, “OKB, kendi kendine tedavi olmadan geçebilecek birhastalık değildir. Bireyler genellikle zor durumlarla başa çıkabilmek için kaçınma davranışları içine girebilirler. Düşüncelerden ve davranışlardan kaçınmak sıkıntının daha fazla artmasına sebep olur. OKB ‘nin en iyi tedavi şekli bilişsel-davranışçı terapiler ve ilaçlardır. Tedavi süresi genellikle uzun sürelidir ve düzenli devamlılık gerektirmektedir” diye belirtti.
Gece banyodan sonra saçları kurutmadan uyumak da ıslak saçla sokağa çıkmak kadar tehlikeli. Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, “ Islak saçla dışarı çıkmanın zararları ve dikkat edilmesi gerekenler” hakkında bilgi verdi.Islak saç migreni tetikliyor!Islak saç migrenin tetikleyicisi olabilir. Migren ağrıları, neredeyse 4 kadından birinde görülen, ataklar halinde ortaya çıkan, başın bir bölümünü etkileyen, zonklama ve bulantı yapabilen ağrılardır. Hastalar ataklar sırasında ışıktan, gürültüden ve kokulardan rahatsızlık duyabilirler. Her migren atağının -hasta farkında olmasa da- bir tetikleyicisi, başlatıcısı vardır. Saçı kurulamamak, ıslak saçla dolaşmak, nadir de olsa migren ağrılarını başlatabilir. Böyle bir durumu tespit eden hastalar, banyodan sonra saçlarını iyice kurutmalı, banyo sonrası nemli saçlarla gezmemelidir. Ayrıca banyo yapmakla ilgili, diğer bir ağrı türü vardır ki, bunların bir kısmı hemen tıbbi inceleme ve tedavi gerektirir (Bath related headache-BRH).Yüz felcine dikkat!Islak saçlarla, soğuk ve rüzgarlı havalarda gezmek, uykuya dalmak, klima karşısında bulunmak veya hava akımının olduğu yerlerde oturmak, yüz felci gibi ciddi sayılabilecek bir durumla da sonuçlanabilir. Yüz siniri, yüzün iki tarafında da bulunur ve yüzün mimik kaslarına kumanda eder. Yani yüz felci olan bir hasta, kaşını kaldıramaz, gözünü sıkamaz ve ağzını büzemez. Bu durum genellikle iyileşen bir süreç olsa da, ilaç tedavisi gerektirir ve iyileşme zaman alır. Yüzle ilgili fonksiyonların kaybının yanı sıra estetik bir bozulma da yaratır. Korunmak için, saçların mutlaka iyi bir şekilde kurutulması gerekir.Sinüzit ve gribe de neden oluyor!Islak saçın getireceği diğer önemli bir sağlık problemi de, gribal enfeksiyonlar ve sinüzitlerdir. Bunlar yine tedavi gerektiren, iş gücü kaybına neden olan hastalıklardır.Saçlarınızı kurutmaya özen gösterin!Saçlarınızı kurutmadan dışarı çıkmayın.Banyodan sonra saçlarınızı kurutma makinesi ile kurutun ve diplerinin nemli kalmasını önleyin.Saçlarınızı banyodan sonra evde olsanız bile mutlaka kurulayın.Saçlarınız ıslak olarak acil sokağa çıkmanız gerekiyorsa baş, ense ve kulaklarınızı mutlaka bir bere ve atkı ile kapatın.Açık alanlarda ve hava akımının yoğun olduğu yerlerde bulunmaktan kaçının.
Sağlımızla ilgili bir problemle karşılaştığımızda mutfağımızdaki gıdalara bir göz atmakta fayda var. Çok severek tükettiğimiz besinlerin belki de vücut üzerindeki etkilerini bilmiyoruz. Prof. Dr. Dilek Demir Erol, hemen herkesin tükettiği gıdaların faydalarını ve hangi sağlık sorununa karşı koruyucu olduğu konusunda bilgilerini paylaştı.TANSİYONU DENGELİYORTon balığında bulunan yağ asitleri kan basıncını düşürücü, migrene bağlı baş ağrılarını baskılayıcı, egzamayı önleyici ve kuru cilde nem desteği sağlayıcı özelliğe sahip bulunuyor.TÜMÖR DÜŞMANI PORTAKALKanseri önleyici birleşimi olan portakal, kişinin günlük C vitamini gereksinimini karşılıyor ve bakterilere karşı direnci artırıyor. Portakal, sağlığa zararlı olan ve tümör hücrelerinin gelişimine yardım eden serbest radikaller ile hızla savaşıyor.2 YUMURTA 3 BARDAK SÜRE EŞDEĞERA vitaminince zengin olan havuç, saça ve cilde iyi geliyor. Ceviz ise beynin gıdası. 453 gr ceviz yaklaşık 2 yumurtaya veya 3 bardak süte eşdeğer. Cevizde bulunan proteinler arasında lysine maddesi bulunur. Bu madde beyin için faydalıdır ve gözaltı torbalanmalarına da iyi gelir.MADEN SUYU, ÇİLEK, DOMATESCilde iyi gelen maden suyu, sindirime ve toksinlerin atılmasına da yardımcı oluyor. Çilek suyu lezzetli olduğu kadar, sağlık açısından da faydalı özellikleri bulunuyor. Cilt dokusunu düzgünleştiren çilek, ishale iyi gelir, karaciğer ve idrar atılım sistem rahatsızlıklarında faydalıdır. Ayrıca dişeti rahatsızlıklarına iyi gelir; nefesi tazeler ve boğazı yumuşatır. Kansere karşı savaşta etkili olan domates iştah açıcı, enerji verici ve cilt tonu açıcı özelliklere de sahip bulunuyor.KABUKLU DENİZ ÜRÜNLERİB12 vitamini içeren kabuklu deniz ürünlerinin cilt sağlığı, esnekliği ve parlaklığı için faydaları çok.HAFIZA DOSTUYumurta hafızayı güçlendirmenin yanında, H vitamini (Biotin) alımına ve sentezine yardım ediyor.GÖZALTI MORLUKLARINA PATETESMenopozdaki sıcak basmalarına, kabızlığa iyi gelen patates gözaltı morluklarını da azaltıyor. Sindirimi kolaylaştıran yoğurt, bağırsak enfeksiyonunu önlüyor ve vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Sütle karşılaştırıldığında; düşük yağ ve yüksek kalsiyum oranı nedeniyle yoğurt tercih edilmeli. B2 vitaminince zengin olan yoğurdun vücuda çok faydası bulunuyor.MANTARDAKİ MUCİZEBesleyici, bağışıklık sistemini güçlendirici, kilo vermeye yardımcı özellikleri bulunan mantar kalori değeri de düşük olduğu için çok yense bile kilo aldırmaz. Bol miktarda bitki selülozu bulunan mantar; kabızlığı önlüyor, kandaki kolesterol miktarını azaltıyor, ortalama bir meyveden daha fazla C vitamini içeren mantar, bu nedenle metabolizmayı da çalıştırıyor.GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI TOFUÖstrojen bakımından zengin olan soya fasulyesi kadın sağlığı için son derece önemli bir besin. Soya fasulyesinden elde edilen bir tür peynir olan ve iyi bir protein kaynağı olan tofunun, içeriğinde bulunan isoflavin adlı maddeler östrojeni azaltabiliyor. Göğüs kanserinden endişelenenlerin tofu yemesi öneriliyor.UÇUĞUN İLACI ELMASelüloz, C vitamini ve şeker içeren elma; uçuk oluşmasını önlüyor, cildin parlaklığını korumasına yardımcı oluyor.
İskenderun'da bulunan Özel Yükseliş Koleji’nin kurucuları ve 43 öğretmenin organ bağışında bulunduğu, öğrencilerinin de organ bağışının önemine dikkat çektirildiği etkinlikte İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, 'Ne kadar organ bağışlarsanız o kadar günahtan düşüyor' dedi.Hatay Sağlık Müdürlüğü tarafından özel İskenderun Yükseliş Kolejinde, 'Doku ve Organ Bağışı' ile ilgili düzenlenen etkinliğe İskenderun ilçe Kaymakamı Hasan Özyiğit, Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İlçe Emniyet Müdürü Cengiz Başar, İlçe Sağlık müdürü ile öğrenciler veliler katıldı. Öğrenciler tarafından yapılan sunumda organ bağışının insan hayatı için önemi anlatıldı. Bir gün herkesin organ ihtiyacının oluşabileceği gerçeğini her insanın düşünmesi ve buna göre hareket etmesinin önemini anlatan öğrenciler cana can katın diyerek herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırdılar.İlçe Sağlık Müdürü Yusuf Saydam, Hatay'da organ ve doku bağışı konusunda vatandaşların gün geçtikçe bilinçlendiğini belirterek, 'Hatayda 2009 yılından bu yana 1062 kişi organlarını bağışladı. Bunların 408'i İskenderun'dan' dedi.Yükseliş koleji kurucu ortağı Nuri Üysen öğretmenlerin gösterdikleri duyarlılığa teşekkür ederek sayının 42 olduğunu öğrendiğinde çok mutlu olduğunu ve kendisinin de organlarını bağışladığını söyledi. Organ bağışında Türkiyenin son sıralarda yer aldığını söyleyen Doktor Nermin Örnek organ bağışında insanların beyin ölümü ile bitkisel hayatın karıştırıldığını tam anlaşılmadığı için iyi anlatılması gerektiğine dikkat çekti.ÖBÜR TARAFTA GÜNAHTAN DÜŞÜYOROrgan Bağışının önemini ve muhteviyatının daha henüz kavranmış olmadığını söyleyen İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, 'İstatistiklerde görüldüğü gibi yüzde 3,5'larda kalmış kadavradan ve bağışlardan alınan organlar çok yetersiz. Tabiki burada büyük sorumluluk mMilli eğitime müftülüklere ve de diyanet işlerine düşüyor. Halkımız organ bağışlamanın günah olduğunu daha bu konuda aydınlanmadığını biliyoruz. Bu konulara değinmek lazım. Çünkü yarın hangimizin buna ihtiyacı olabileceğini bilemiyoruz. Bir de büyük sevap ne kadar organ verirsen öbür tarafta o kadar günahtan da düşüyor. Değil mi müftüm' diye konuştu.Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu kamuoyunda organ bağışıyla ilgili en önemli sıkıntının beyin ölümü ile bitkisel hayatın karıştırılması olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: 'Belli şartlarla din işleri yüksek kurulu organ bağışına müsade etmiş. Yolda, evde ölünce olmuyor. Hastanede olunca ve beyin ölümü gerçekleşince organ bağışı oluyor. Toplumu bilgilendirmemiz gereken bölüm burası. Ancak beyin ölümünün gerçek ölüm olmadığına inanıyor insanlar buna kendi meslektaşlarımda dahil. Bunun ispatlanması anlatılması tıp insanlarına düşüyor.'İskenderun Kaymakamı Hasan Özyiğit de organ bağışında toplumsal hayatın sosyal boyutunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, 'Hakikaten organ nakli hem toplumsal hem hem sosyal hem kültürel aynı zamanda ekonomik boyutu var' diyerek konuşmasını tamamladı.Konuşmaların ardından 43 öğretmenin organ bağışında bulunduğu Yükseliş Koleji kurucusu Nuri Üysene ilçe sağlık müdürlüğü tarafından teşekkür plaketi verildi.DHA
Muğla Bölge İdare Mahkemesi, Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde yapılması planlanan Akyar Rüzgar Enerji Santrali projesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Danıştay 6. Dairesi'nin kararı çevreciler tarafından sevinçle karşılandı.Yalıkavak Mahallesi'ne yapılacak 11.2 megavat gücünde ve yıllık 48 milyon kilovat elektrik üretmesi beklenen Geriş Rüzgar Enerji Santrali ile Rüzgar Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından Akyarlar Mahallesi'ndeki Mandıra Tepesi'ne kurulması planlanan 15 megavat gücündeki yıllık 55 milyon kilovat elektrik üretim kapasitesine sahip Akyar Rüzgar Enerji Santrali Bodrum'da çevrecileri ayaklandırdı. Geçen 11 Kasım'da Geriş, bir gün sonra da Akyar RES için yapılan bilgilendirme toplantılarında çevreciler ve mimarlar tepkilerini dile getirdi.Tepkiler sürerken arazisi istimlak edilen bir vatandaşın iki hafta önce açtığı davada, Muğla Bölge İdare Mahkemesi kararını verip, Akyar Rüzgar Enerji Santrali Projesi'nin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.TEMA Bodrum Sözcüsü Haluk Ortaç, 'Akyarlar Mahallesi'ndeki bir vatandaşın arazisinin kendi bilgisi dışında kamulaştırılması nedeniyle açtığı dava, Danıştay 6. Dairesi'nin 'acele kamulaştırmanın yürütmesini durdurma' kararıyla aynı tarihlere denk geldi. Vatandaşın kamulaştırma sırasında fikri alınmadan rayiç bedelinin çok altında yapılan kamulaştırmanın iptali ile proje de askıya kalktı, durduruldu. Bizler RES'lere değil kurulacak yerdeki doğal ve arkeolojik SİT alanlarının talan edilmesine karşıyız. Bunu şirket yetkililerine söyledik. Her iki proje önceden hazırlanmış, lisansları alınmış, iş bitmiş bizim önümüze getirilip, 'Buyurun, bunu yiyin' diyorlar. Böyle bir şey olması söz konusu olamaz. Bodrum'daki 42 sivil toplum örgütünün alacağı karar doğrultusunda Yalıkavak'taki Geriş Rüzgar Enerjisi Santrali projesinin de iptal edilmesi için bölge idare mahkemesine dava açacağız. Çünkü 1500 yıllık tarihi bir köyün (Mahalleye dönüştürülen Sandıma) tepesinde rüzgar santrali olmayacağı gibi, hak ve adalet olmadan yapılan kamulaştırma çalışmalarına da karşıyız.'Santrali kurmayı planlayan Rüzgar Elektrik Üretim Anonim Şirketi yetkilileri ise konu ile ilgili olarak hafta içerisinde yazılı açıklama yapacaklarını bildirdi.DHA
Bu filmlerin ortak yanları 'gore splatter' tarzı çekilmiş olmaları. Kimisinde sembolik izler varken kimileri bu amaçta olmayıp sadece işkence sahnelerini vurguluyorlar. Bazıları var ki gerçek görüntülere dayanıp dayanmadığı bile meçhul. Her bünyenin kaldıramayacağı türden filmler.Bu kategoriye giren bazı filmler de burada:Sağlam Psikolojiyle Bile İzlemesi Zor 20 Rahatsız Edici FilmÖzetler IMDb, beyazperde ve TA alıntısıdır.
Bu çalışma derin bir araştırma sonucunun ürünüdür. Son derece titizlikle ifşa edilen bu araştırma ile Türklerden türediğine inandığımız 38 yabancı isim keşfettik. Bu liste kesinlikle uydurmasyon içermemektedir. Emeğe saygı, lütfen!Şaka Şaka :) Sadece kusursuz benzerlik taşıyan 38 ismi listeledik.Unuttuğumuz, atladığımız veya hiç bilmediğimiz benzerlikte isimler olduğunu düşünüyorsan lütfen bu isimleri yorum olarak gönder, listemizi beraber büyütelim.
Victoria's Secret'ın bu yılbaşında moda takipçileriyle paylaşacağı Dream Angels Fantasy Bra sütyenler, ünlü mücevherci Mouawad tarafından özel olarak tasarlandı.Dream Angels Demi formundan ilham alan ve her birine 2 milyon dolar değer biçilen Dream Angels Fantasy Bra sütyenlerin, 16.000 adet değerli taşla süslendiği belirtiliyor. Sütyenlere 18 ayar altınla birleştirilmiş değerli taşlardan oluşan kol, bacak, karın ve boyun takıları eşlik ediyor. Adriana Lima ve Alessandra Ambrosio tarafından sergilenecek sütyen ve vücut takılarının yaratılması ise, 1.380 saatten daha uzun sürdüğü de bilgiler arasında.
Bazı filmler vardır ki kadın izleyicilerdeki yeri ayrıdır.IMDb puanlarına göre sıralandı(oy sayısı dikkate alınmadan), özet alıntıları beyazperde'dendir. İyi seyirler.
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Onlar markalarıyla ile birlikte çıktıkları iş yolculuklarında inanılmaz başarılara imza attılar ve şirketlerine milyonlar kazandırdılar. 2014'ün en başarılı işadamları sizler için derlendi.
Brezilya'nın 1960'lı yıllarda başlayan ve 80'li yıllarda giderek tırmanan ve halen dünyanın en tehlikeli yerlerinden birisini oluşturmasının hikayesidir.Bu şehrin hikayesini anlatabilmek için şehirde yaşayan birçok insanın hayatları, bu karakterlerden biri olan Buscape'in gözünden anlatılmaktadır. Küçük, fakir ve zenci bir çocuk olan Buscape hem çok sağlıksızdır hem de çok korkmuştur. Hem diğerleri gibi suçlu biri haline gelmekten korkmakta hem de az maaşlı bir işle yetinemeyecek kadar da akıllı olduğunu bilmektedir. Oldukça vahşi bir ortamda yetişen bu çocuğa talih hiç gülmemiştir ancak gerçekleri başka bir gözle görebileceğinin farkına varmıştır.http://www.imdb.com/title/tt0317248/
Birçok ebeveyn, çocuklarının erkek veya kız olma ihtimalini eşit görüyor ve bu durumun kromozal şansa bağlı olduğunu düşünüyor. Fakat gerçekte durum çok daha farklı; erkek veya kız çocuğunuz olma olasılığı eşit değil. Neden mi? İşte cevaplar;
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)