Göbek Yağlarının Erimemesinin Sebepleri!
Göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak, basit bir zayıflık isteğinin ötesinde bir sağlık ihtiyacı. Göbeğinizi çevreleyen yağlar kalp sağlığınızı da etkiliyor. Karın yağları kalp rahatsızlığı, 2.tip diyabet, insülin direnci ve bazı kanser türlerine zemin hazırlıyor. Göbek eritme diyeti ve egzersiz karın bölgenizdeki şişlikten kurtulmanıza yardımcı olmadıysa, hormonlarınız, yaşınız ve diğer genetik faktörler bunun nedeni olabilir. İşte karın yağlarından kurtulamamanızın sebepleri! Yaşlanmayla birlikte vücudunuzun kilo alıp verme fonksiyonu da değişir. Hem kadınlar hem de erkekler yaşlandıkça metabolizmalarında düşüş yaşar. Ayrıca vücutlarının ihtiyacı olan kalori miktarı da ilerleyen yaşla birlikte azalır. Bunlara ek olarak bir de kadınlar menopozla uğraşmak zorunda. Menopoz döneminde kadınlar genellikle karın bölgelerinden kilo alırlar. Bu dönemde östrojen ve projesteron hormonlarının salgılanması yavaşlar. Bu yavaşlamayla birlikte testosteron hormonunun salgılanması da bir miktar yavaşlamaya başlar. Hormonlardaki bu değişiklikler, kadınların karın ve bel bölgelerinde yağlanma olmasına neden oluyor.
Bebek Gibi Cildin Sırları
Her bayanın hayali olan bebek gibi bir cilt elde etmek için birkaç ipucunu sizlerle paylaşmak istedik. Bebek gibi bir cildin ilk adımı cildinizi her zaman temiz tutmaktır. Gün sonunda ne olursa olsun cildinizi uygun bir tonikle temizleyin. Cildiniz kuru ise gül suyu sizin için biçilmiş kaftandır. Pamuğa döktüğünüz gül suyu ile cildinizi silmeniz gözeneklerinizin temizlenmesi için çok etkilidir. Cildinizin yapısına uygun maskelerle haftada iki kere mutlaka bakım yapın. Gözenekler ve lekeler cildinizin bebek gibi görünmesini engeller. Bunun için gözeneklere ve lekelere savaş açın. Cilt Bakım - Moda
İlk Buluşmada Yapılan En Büyük Yanlışlar!
Siberalem.com’un üyeleri arasında gerçekleştirdiği ankete göre, ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya gitmeme kararı alanların yüzde 36’sı en çok karşılarındaki kişinin eski sevgilisinden bahsetmesinden, yüzde 24’ü ise sürekli kendini övmesinden rahatsız oluyor. Çoğunlukla Siberalem.com’un kadın üyelerinin katıldığı ankete göre; birçok kişi güzel, yakışıklı ya da zengin değil, güvenilir ve saygılı biriyle birlikte olmak istiyor. Anket sonuçlarına göre ilk görüşmede yapılacak en büyük hata: “eski defterleri açmak” Anket kapsamında Siberalem.com’un yönelttiği “Sizin için hangisi ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya çıkmama kararı alma sebebidir?” sorusuna verilen “Eski sevgilisinden söz etmesi” yanıtı, yüzde 36 ile en ölümcül hatalar arasında ilk sırada yer aldı. Buluştuğu kişinin sürekli kendini övmesinden rahatsız olanların oranı ise yüzde 24’ü buldu. Paradan çok güven önemli Anket sonuçlarına göre, sevgili adayının ilk buluşmada hesabı kendilerine ödetmesi birçok kişi için ikinci görüşmeyi engelleyen bir neden değil. Ankette bu nedenle ikinci görüşmeye gitmeyeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 5’te, “Dış görünüşünden hoşlanmadığım kişiye ikinci bir şans vermem” diyenlerin oranı ise yüzde 18’de kaldı. Ankette tüm bu seçeneklerin ikinci defa görüşmeme kararı almalarına yol açacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 36’yı buldu. Bu sonuçlara göre özellikle kadınlar, ilk buluşmada güvenilir, mutevazı, saygılı ve eğlenceli buldukları erkeklerle ilişkilerini sürdürme kararı alıyor. Kadınlar için bir erkekte görülen en itici özellikler ise, eski sevgililerini unutamamaları ve kibirli olmaları. İlk buluşmanız unutulmaz olsun Erkeklerin ilk görüşmede kadınları etkilemek için kullanabilecekleri küçük ama etkili taktiklerden bazıları şöyle: Bakımlı görünün ve tıraş olmayı ihmal etmeyin. Kıyafet seçimine dikkat edin. Buluşmaya ne fazla özenli ne de çok salaş gidin. Mekan seçimi önemli. Buluşma yeri olarak ikinizin de sevebileceği bir yer seçmeye özen gösterin. Buluşmadan 1-2 saat sonra “Uyudun mu?”, “Eve vardın mı?” gibi mesajlar atmanız, kadınların çok hoşuna gidecektir.
Chantelle Büyük Beden İç Giyim Koleksiyonu
Fransa’nın ünlü iç giyim markası Chantelle, yeni sezon büyük beden koleksiyonunu tanıttı. Kampanya yüzü olarak Avustralyalı büyük beden manken Robyn Lawley’i seçen marka, başarılı bir çekim gerçekleştirdi. Dantel detaylarının ön plana çıktığı koleksiyonda mor ve zümrüt yeşili gibi iddialı renkler kullanılmış. Koleksiyonda renkler ve desenler öne çıksa da siyah ve beyazın vazgeçilmezliği de yerini her zamanki gibi koruyor.
Göz Şeklinize Göre Kaş Modelleri
Kaş şekliniz yüzünüze uygun mu? Size vereceğimiz küçük adımlarla bakışlarınızla doğru ifadeler katabilir, güzelliğinizi ön plana çıkarabilirsiniz. İşte adım adım yüzünüze en uygun kaşı bulmanın yolları… Büyük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Kalın kaşlar Kaş renginize uygun bir kaş kalemi ile kaşlarınızın etrafını bir çizgi ile belirleyin. Daha sonra çizdiğiniz çizginin ve kaşlarınızın boş kısımlarını kalem yardımıyla doldurun. Son olarak kaşlarınızı tarayın. Küçük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Hafif kavisli Kaşınızın uç kısmını gözünüzün dış kenarına doğru hafifçe uzatın. Eğer o kısımlarda fazla kaşınız varsa alın ve hafif kavis verin. Oval gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Keskin kavisli Yüzünüze en uygun kavisli kaş modelini bulabilmek için bir kalemi burnunuzun kenarından göz merkezine doğru tutun. Böylece yüzünüze en uygun kaş kavisinin açısını yakalamış olacaksınız.Kaş Modelleri
Saç Rengini Doğal Yöntemlerle Açmak
Yaz mevsimlerinde daha açık saç rengine dönmek isteyen bayanlar için kolay yollar deneyerek saçlarını yıpratmadan uygulayabilecekleri tariflerimizi aşağıda bulabilirsiniz. Evde Uygulayabileceğiniz Saç Açma Yöntemleri: Papatya çayı saç renginizi açan en bilinen yöntemlerdendir. Saçınızın uzunluğuna yetecek kadar papatya çayı demleyin. Çay soğumaya başlayınca saçınıza dökün. 40 dakika sonra saçınızı papatya çayından arındırın. Limon saç rengini açan bir diğer doğal yöntemdir. Su bardağı limon suyu içine 3 su bardağı su ekleyin ve saçınıza dökün.  Saç Bakımı
Reklam
Bel Ağrısı Nasıl Geçer?
Dr. Mehmet Öz’ün realage.com.tr sitesinde verdiği bilgilerden faydalanarak bel ağrısından kurtulmak için yapabileceklerimizi bir araya getirdik. Bel ağrısı için ilk yardım Bel ağrısı genellikle bir hastalık veya spesifik bir yaralanma ile ilişkili olmayan, sık rastlanan bir semptomdur. Bir haftadan uzun süren bel ağrısı ataklarının büyük bir kısmı bir ay içinde kendi kendine azalır. Bel ağrısını iyileştirmek için şu seçenekleri göz önünde bulundurabilirsiniz: Rahatsızlığın ilk 24-48 saati içinde ağrıyan bölgeye 5-10 dakika süreyle soğuk kompres uygulaması (havluya sarılmış bir buz torbası) yapabilirsiniz. Eğer ağrı birkaç gün içinde iyileşmiyorsa ağrıyan bölgeye sıcak kompres uygulayabilirsiniz. Hareket etmeye devam edin ancak belinizi koruyun. Ani dönüşlerden veya bükülme hareketlerinden kaçının. Olabildiği kadar yatak istirahatinden kaçının. Yardım isteyin. Eğer ağrı 1 hafta sonrasında hala yoğunluğunu kaybetmemişse bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanından randevu almalısınız. Eğer ağrı 4-6 hafta içinde tolere edilir bir düzeye kadar azalmadıysa doktorunuzdan bir randevu alın. Soğuk kompres uygulaması Doktorunuz size ağrıyan bölgeye soğuk kompres yapmanızı önerebilir. Tek başına veya ağrı kesicilerle birlikte soğuk kompres uygulaması ağrınızın giderilmesine yardımcı olacaktır. Tipik olarak soğuk kompres uygulamasının semptomlar başladıktan sonraki ilk 48 saat içinde uygulanması gerekir. Ağrıyan bölgeye içi buzla dolu (havluya sarılmış da olabilir) bir torba 5-10 dakika süreyle uygulanır. Sıcak kompres uygulaması Tek başına veya ağrı kesicilerle birlikte sıcak kompres uygulaması da ağrınızın giderilmesine yardımcı olacaktır. Eğer bel ağrınız 48 saatten daha uzun sürerse sıcak bir yastık veya sıcak suyla alınacak bir duş semptomlarınızın giderilmesine yararlı olacaktır. Yatak istirahati Eğer ağrınız cok ciddi düzeyde ise doktorunuz sizden kısa bir süre yatak istirahati isteyebilir. Bununla beraber bu istirahat 2-3 günü geçmemelidir. Bundan daha uzun sürecek bir yatak istirahati rahatlamanızı sağlayamadığı gibi daha zararlı bile olabilir. 5 günden uzun süren bir yatak istirahati kas gücünde azalmaya yol açar ki bu da ağrının süresini uzatır ve iyileşmeyi geciktirir. Eğer kas fonksiyonu kötüleşirse ağrı kronik hale gelebilir. Eğer yatmanız gerektiğini hissediyorsanız, yürümek belinizin ağrımasına neden olsa bile birkaç saat arayla kalkıp yürümelisiniz. Normal faaliyetlere dönüş sırasında birtakım rahatsızlıklar hissetmek sık rastlanan bir durumdur. Bu rahatsızlık kendi kendinizi daha incitmek anlamına gelmemelidir. Bel ağrısı sırasında egzersiz Bel ağrısı çekmekte olduğunuz sırada egzersiz yapmak kendinizi daha kısa sürede iyi hissetmenizi sağlar, bel ağrısının daha da şiddetlenmesini önler. Eğer hafif ile orta şiddette bel ağrınız varsa belinize çok fazla yüklenmeden aşağıdaki egzersizleri yapabilirsiniz: Kısa yürüyüşler yapın, Esneme ve gerilme egzersizleri yapın, Kondüsyon bisikleti kullanın, Yüzün. Egzersize kolaydan başlayıp giderek zorlaştırmak veya süreyi başta kısa tutup sonradan kademeli olarak uzatmak esastır. En başta semptomlar biraz daha kötüleşebilir veya aktif hale gelebilir. Genellikle bu kötüleşme kaygı yaratacak bir nitelikte olmaz. Bununla beraber eğer ağrı şiddetliise bir doktora başvurulmalıdır. Normal aktivitelerinize geri döndüğünüz zaman doktorunuz size ek aerobik egzersizler veya bel egzersizleri önerebilir. Bel ağrısını önlemek için nelere dikkat etmeli? Rahat giysiler, alçak topuklu ayakkabılar tercih edin. Eğer gerekli ise ayakkabınıza yerleştirecek tabanlık gibi özel aparatlarla yürüyüşünüzü değerlendirme ve düzeltme fikrini gözden geçirin. Çalışma alanınızın sizin için uygun yükseklikte olduğundan emin olun. Hafifçe geriye yatan, sağlam bir bel desteği olan bir sandalye seçin. Eğer uzun zaman oturarak çalışmak zorundaysanız ayaklarınızı döşeme üzerinde veya düşük bir yükseklikte (hangisi rahat ise) dinlendirin. Eğer uzun süre ayakta çalışmak zorundaysanız bir ayağınızı düşük bir yükseklikte dinlendirin. Eğer uzun mesafe araç kullanmak zorundaysanız belinizin arka kısmına küçük bir yastık veya rulo yapılmış bir havlu koyun, bu arada sık sık mola vermeli, birkaç dakikalık yürüyüşler yapmalısınız. Eğer uyku probleminiz varsa dizlerinizin altına bir yastık koyarak sırtüstü veya dizlerinizi büküp arasına bir yastık koyarak yan yatın. Uyku sırasında bel ağrısını önlemek için ne yapmalı? Uyku sırasında bel ağrısını önlemek için tok ancak sert olması gerekmeyen bir yatak kullanmalısınız. Yan tarafınıza dönük uyurken dizleriniz hafifçe bükülmüş olmalıdır; bu pozisyon belinize ve sırtınıza en az düzeyde yük getirir. Dizleriniz arasındaki bir yastık bu yükü daha da azaltır. Eğer sırtüstü yatmayı tercih ediyorsanız dizlerinizin altına bir yastık koyabilirsiniz. Yüzüstü yatmak omurganızı doğal olmayan bir pozisyona sokacağı için sabah oluşacak bir bel ağrısına davetiye çıkaracaktır. Bazı kişiler yattıkları zemini sert bir hale getirecek destekler kullanırlar, bazıları ise vücut ağırlığını diğer yataklardan çok daha eşit biçimde dağıtan su yatağını tercih ederler. Ana kural kendinizi en rahat hissettiğiniz yatağın seçimidir. Bel ağrısı için ne zaman tıbbi yardım almak gerekir?
Kendini iyi hissetmenin 99 adı
Kendimizi çekici hissetmeyip, değersiz bulduğumuz her an için bir kavanoza bozuk para atsaydık eğer, çoğumuz şu an milyoner olmuştuk. İnsanoğlu hep neşe, mutluluk, sevinç gibi kavramların peşinde koşar. Oysa, ihtiyacımız olan şeyler, karnımızı doyurabileceğimiz basit bir yiyecek ve başımızı sokabileceğimiz bir çatıdan ibarettir. Ve işte bunlardan mahrum kaldığımızda, azla yetinebilmeyi öğrenmeye başlarız. Yaşantımızı öylesine negatiflikler üzerine kurmuşuz ki, sonunda kusurlarımız ve yenilgilerimiz, hayatımızın merkezine yerleşmiş. Mutluluğu geride bırakıp yaşamımızın arka planına itmişiz. Kötü hissetme konusunda bu kadar başarılıyken, bir şeyleri hâlâ değiştirme şansımız var mı? Daha mutlu olabilir miyiz? Hayatımıza yapacağımız bazı ufak dokunuşlarla bu soruya rahatlıkla “evet” diyebiliriz. Mutluluk -ruhsal ve bedensel olarak- en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. Ve mutluluğu elde edebilmenin yolu, her ne olursa olsun hayata olumlu bakabilmekten geçiyor. Kalbimiz ve beynimiz her zaman, sevgiyi yeni baştan öğrenebilmemiz için kolayca programlanabilir. Boş, aldatıcı hayaller ve beklentilerle yaşamak, bizlerden her gün bir şeyler alıp götürür, sonunda da bitap düşürür. Ancak pozitif düşünce ve davranışlar, bizleri karanlıktan kurtarabilir. Basit ve küçük davranış değişiklikleriyle, daha mutlu, kendinden daha memnun bireyler haline gelebiliriz. İpuçlarını duymak ister misiniz? Öyleyse, mutluluğa giden yolda ışık tutabilecek 99 formülden oluşan listeyi paylaşıyoruz sizlerle. 1)   Annenizi arayın: Kulağa oldukça sıradan gelebilir, ama burada esas istediğimiz, size en çok destek veren kişiyle düzenli olarak konuşmanız ve ondan olumlu sözler sarf etmesini istemeniz. Eğer anneniz dışında,  başka biri de size aynı güveni veriyor, size iyi geliyorsa, düzenli olarak onu arayın . 2)   Aynaya bakın: Kusurlarınızı boş verin, tüm dikkatinizi sadece güzel olan yerlerinize verin. Gözleriniz, gülüşünüz ya da saçınız mı güzel ? Yalnızca bir dakika, beğendiniz kısımlara odaklanın ve bunlar için şükredin. 3)   Küçük notlar yazın: Sevdiğiniz birine küçük notlar bırakın, birine onu sevdiğinizi tekrar tekrar göstermek sizi daha sevgi dolu biri  yapar. 4)   Başardıklarınızı bir kağıda yazın: Şu ana kadar ki tüm başarılarınızı bir kağıda not edin, okuyun ve kendinizle gurur duyun. 5)   Masanızı temizleyin: Üstü ıvır zıvırlarla dolu düzensiz masanızı temizleyin, yapacağınız bu temizlik, size yeni ve yaratıcı kanallar açar.
Reklam
Üstsüz Ucuz Romanseverler
Hem kültürlüler hem de göze hitap ediyorlar… Yanlış anlaşılmasın kitaplardan bahsetmiyoruz… New York’ta yeni moda haline gelen üstsüz güneşlenme akımına kapılmış güzel kızlardan bahsediyoruz… “Üstsüz Ucuz Roman Okurseverler” diye bir topluluk kısa bir süre önce ABD’de doğdu. Bu topluluğun amacı üstsüz güneşin tadını çıkarmak ve doğa içinde kitaplarını okumaktı. Cicibebeler olarak bizde bu topluluğa dair sizin için görseller ve bilgiler toplamaya çalıştık. İlginç bir röportaj umarım sizin kafanızı aydınlatır… RÖPORTAJ-TIKLAYIN
Reklam
08 Mayıs 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Gerçek Çiçekler Kullanılarak Yapılmış 12 Yaratıcı Elbise Tasarımı
Singapur'da yaşayan  22 yaşındaki öğrenci Grace Ciao moda tasarımında farklı bir yaklaşım gelişirmiş. Mürekkep, sulu boya, kumaş veya kalem yerine gerçek çiçek yaprakları kullanıyor. Bu tasarımları yapmasına sebep olan olay ise erkek arkadaşının ona aldığı çiçekleri heba etmeme isteği. Genellikle birden fazla renk ve tonda olan yapraklarla çalışmayı daha çok sevdiğini söyleyen genç sanatçı işletme okumasına karşın freelance olarak moda tasarımı yapıyor. İyi eğlenceler dileriz... 
Reklam
13 Adımda KOÜ'lü Olmak
Üniversite sınavlarına girdiniz, istemeyerek,pardon çok istekli bir şekilde Kocaeli Üniversitesini tercih ettiniz.Tercihleriniz arasında 25 ile 30 arasında bulunan  güzel okulumuzun enfes ayrıcalıkları :)
Reklam
Selülitsiz Bir Yaza Merhaba Deyin!
“Portakal kabuğu” dendiğinde aklınıza sadece turuncu renkli bir kış meyvesi geliyorsa şanslı azınlıktansınız. Bahar aylarını zayıflama ve selülit tedavisine başlamanın habercisi olarak gören çoğunluktaysanız Estetik Dermatolog Dr. Melisa Eczacıbaşı’na kulak verin ve selülitsiz bir yaza merhaba deyin Bahar aylarının gelmesi ile birlikte kadınların pek çoğunda alarm çanları çalmaya başlıyor. Kalın giysilerin altına saklanan fazla kilolar ve selülitlerin gün yüzüne çıkacak olması fikriyle yüzleşince kurtulmak için en hızlı ve etkin çözüm yollarına başvurmak da kaçınılmaz oluyor. İnsan vücudunun kusursuz yapısında dış etkenler nedeniyle oluşan deformasyonların tıbbi müdahalelerle giderilerek doğal yapısına kavuşturulmasının beden ve ruh sağlığı açısından önemine dikkat çeken Estetik Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Melisa Eczacıbaşı, “Kişi aynaya baktığında fazla kilolarından, kırışıklıklarından rahatsızlık duyuyorsa yapılacak uygulamalarla istediği görünüme kavuşabilir. Ancak tabi ki bu uygulamalar aşırıya kaçılmadan, kişinin doğal güzelliğini gölgelemeyecek seviyede olmalıdır” diyor. Pürüzsüz bir cilt için geç değil Özellikle yaz dönemine girmeden önce kadınların bölgesel zayıflama ve selülit tedavilerine yöneldiğini söyleyen Dr. Melisa Eczacıbaşı, “Sağlığımıza ve görünümümüze her daim özen göstermeli ve düzenli bakımlarımızı yaptırmalıyız ama yaza formda ve pürüzsüz bir ciltle girmek için de geç kalmış sayılmazsınız” diyerek yaptırabileceğiniz uygulamalar hakkında şu bilgileri veriyor: “Farklı tedavi ve uygulama yöntemleri geliştiriliyor olsa da bölgesel zayıflama ve selülitin ortadan kaldırılmasında en iyi sonuç alınan yöntemlerden biri mezoterapi ve lipoliz dir. Mezoterapi uygulamasında sorunlu bölgede deri altına ince uçlu iğnelerle bitkisel kökenli ilaç enjekte edilerek o bölgedeki yağ bloklarının yıkılması ve kan dolaşımının artırılması sağlanıyor. Sıkışmış yağ hücreleri rahatlarken, bağ dokusu güçlendiriliyor ve selülit bölgesindeki ödem çözülüyor. Haftada bir kez olmak üzere 2-3 seans sonunda fark gözlemlenmeye başlıyor ancak tam çözüme ulaşmak için kişinin yapısına göre 8-10 seans uygulama yapılması gerekiyor. Sanılanın aksine selülit oluşumunun kilolu olmak ile doğrudan ilişkisi yoktur. Selülit kan dolaşımı bozuklukları, bağ dokusu zayıflığı, hormonal değişiklikler, yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik gibi etkenlerden dolayı oluşur. Selülit tedavisinin ardından kişinin kan dolaşımına katkı sağlayacak masaj uygulamaları ve egzersiz yapması tekrar selülit oluşumuna engel olacaktır.” Sarkmadan kilolarınızdan kurtulun Mezoterapinin boyun, karın ve göbek yağları, bel ve sırt bölgesi gibi vücudun pek çok bölgesine uygulanabildiğini belirten Dr. Melisa Eczacıbaşı, “İstenilen bölgede 15-20 cm’ye kadar zayıflama meydana geliyor. Uygulamanın ardından bölgede hiçbir sarkma sorunu olmuyor, aksine toparlanma gözleniyor. Özellikle gebelikten sonra karın ve bacak bölgesinde ya da yaşın ilerlemesine bağlı olarak kol altındaki sarkmalar için de tercih edilen bir uygulama olup başarılı sonuçlar alınıyor. Enjekte edilen solüsyon doğal ve homeopatik vitamin, mineral, aminoasit vb içeriği sahip olduğu için ciltte yenilenme yaşanıyor ve daha pürüzsüz bir görünüm elde ediliyor. Ancak mezoterapi genel bir kilo probleminin çözümü olarak görülmemeli. Kişinin kilo problemi varsa diyetisyene yönlendirilerek bazal metabolizması, günlük aktiviteleri ve alternatif yemek biçimleri göz önüne alınarak, özel diyet programı hazırlanıyor. Egzersiz ile düzenli ve sağlıklı beslenme tarzını benimsemesi öneriliyor” diyor. Lipoliz yönteminde soya fasulyesi ilacı Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde etkili yöntemlerden birinin de lipoliz olduğunu söyleyen Eczacıbaşı, “Lipolizde esas madde soya fasulyesinden elde edilen fosfatidil kolin maddesidir. Yağ bezelerinin içerisine enjekte edilerek, küçülme ve erimeleri sağlandığından bölgesel zayıflamada başarılı sonuçlar elde ediliyor. Ortalama 2-4 haftada bir ve ortalama 3-6 seanstan sonra uygulama yapılan bacak, basen, karın, midede hem bölgesel yapılanmalar küçülür hem de selülit görüntüsünde azalma meydana gelir” diye konuşuyor.
Reklam