Hamilelik Hakkında Bilgiler
Hamilelik dönemi her kadın için hayatının en özel zamanlarından biridir. En çok merak edilen ise doğacak bebeğin cinsiyeti ve doğuma kadarki sürecin nasıl takip edilmesi gerektiğidir. 14. haftadan sonra bebeğin cinsiyeti kesin olmamakla birlikte öğrenilebilir. 24. haftada bu bilgi netlik kazanacaktır. Hamilelikle birlikte birçok sorun yaşanabilir. Özellikle ileri yaşlarda tehlikeli boyutlara varan sağlık sorunları sık görülmektedir. Doktorların önerileri ise hamilelik döneminin erken yaşlarda olması gerektiğidir. 35 yaş üzeri hamileliklerde bebeklerin down sendromlu olma ihtimali artmaktadır. Hamilelik her yaştaki kadın için dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Kimyasal içerikli her maddeden uzak durulmalı ya da olabildiğince az maruz kalınmalıdır. Bunlara örnek olarak temizlik malzemeleri ve saç boyalarını söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonucunda hamilelik sürecinde uygulanan saç boyasının bebeğe hiç zararı olmadığı anlaşılsa da tedbir olarak bitki özlü saç boyaları kullanılması tavsiye edilebilir. Röntgen filmi çekimlerinde kullanılan X ışınları bebeğe kalıcı hasarlar verebilir. Bu hasarlardan korunmak için çok gerekmedikçe röntgen filmi çektirmemek doğru olacaktır.Hamile bir kadının ilaç kullanımı mutlaka hekim denetiminde olmalıdır. Doktorun izni olmadan aspirin dahi kullanılmamadır. Kafeinli ve asitli içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketmek önerilir. Bitki çayları tüketirken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Özellikle bazı bitkilerin rahmi uyardığı ve rahim kasılmalarını başlattığı bilinmelidir. Bu bitkilere örnek olarak; alge vera, sarıçiğdem, fesleğen (reyhan) yıkan otu, karanfil yağı, eşekkulağı, karakafes, pamuk kökü, dong quai, koyungözü, kırlangıçotu, ardıç, ardıç yağı, ökseotu, yarpuz, kın, yalancı ginseng, sedefotu, kafuriye, solucanotu ve yabani yer elması sayılabilir. Kadınların hamilelik boyuncabu bitkilerden uzak durması faydalıdır.Hamilelikte dikkat edilmesi gereken bir konuda aşırı kilo alınmasıdır. Normal seyreden gebelikte ilk aylarda her ay birer kilo alınırken, ilerleyen aylarda iki kiloya kadar artabilir. Aşırı kilo alınması halinde, hamilelikte annenin başka rahatsızlıklarla karşılaşmasına sebep olurken, doğum sırasında da sorunlar yaşayabilir. Ayrıca doğum sonrasında bu kilolardan kurtulmak kolay olmayacaktır. Hamilelik devam ederken cinsel ilişkide bulunmanın bir sakıncası olmadığı doktorların ortak kanısıdır. Ancak son aya girildiğinde daha dikkatli davranmak gerekebilir. Elbette bazı riskli gebelikler için bu geçerli olmayabilir. İlk aydan doğuma kadar doktorun öngördüğü düzenli kontrollerden geçmek çok önemlidir.
Mide Kanseri Hakkında Önemli Bilgiler
Mide kanseri, sindirim sistemi organlarından biri olan midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türüdür. Mortalite oranlarına göre erkeklerde 2. kadınlarda ise 3. kanser çeşididir. Midede oluşan kötü huylu tümörün neden olduğu mide kanseri genellikle midenin küçük bölümünde ortaya çıkmaktadır. Nedenleri arasında; beslenme alışkanlığının yanı sıra aşırı kilolu olmak ve hastalığın ailede görülmüş olması riski artıran sebepler arasındır. Mide kanseri belirtileri arasında; elle muayene sırasında hissedilen kitle, midede ağrı ve ağırlaşma hissi, iştahsızlık, mide şişliği, bulantı, kusma, kansızlık dahası mide ve bağırsaklarda kanamalar ki (gizli şekilde ilerleyebilir) sayılmaktadır. Her hastalıkta olduğu gibi; erken tanı konması çok önemlidir. Sigara ve alkol kullananlar bu kötü alışkanlıklara son vermelidir. Sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyecekler mide kanserine yol açtığından dolayı bu tür beslenme yöntemleri terk edilmelidir. Hayvansal yağ kullanımı en aza indirilmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Şehir hayatının neden olduğu aşırı yorgunluk ve stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Yeterince dinlenmek ve sessiz ortamlarda bulunmak çok faydalı olacaktır. Mide kanseri gibi ciddi bir hastalıktan bile alınacak basit önlemlerle korunmak mümkündür. Hastalık şüphesi olan kişilerde mide kanseri olup olmadığının kesin tanısı endoskopidir. Bir borunun ucundaki kamerayla mideye girilerek gözlenmesine biyopsi uygulaması denir. Tanı koymak için çeşitli yollar olsa da biyopsi kesin sonucu verir. Evrelendirme TNM sınıflaması kullanılmaktadır. Bu işlemlerden sonra...Devamı İçin : http://www.saglikhatti.info/mide-kanseri-hakkinda-onemli-bilgiler/
Ufak Diyet Sırları
Ekmeksiz diyet yapmayın ; ekmeğin içerisindeki maya sinir sistemini rahatlatması nedeni ile daha rahat diyet yapmanızı sağlayacaktır. Günde 10000 adım atın ; Spor yapma şansınız yoksa Dünya Sağlık Örgütünün önerisi günde 10000 adım atmanızdır. Tarçın ile tatlı isteğinizi bastırın ; Kan şekerini dengeleyen tarçını çayın, yoğurdun veya salatanın içine ekleyebilirsiniz. Yemekten önce su için ; Yemeklerden önce su içmek mide hacmini doldurur ve öğünde daha az besin tüketmenizi sağlar. Öğün öncesi içilen 1-2 bardak su, yemek anında 100-150 kalori daha az almanızı sağlar. Aldığınız öğünlerde protein kaynağı bulundurun ; Özellikle ana öğünlerde herhangi bir protein kaynağının bulunması kilo verme hızınızı arttıracaktır. Sebze yemeklerinin yanında yoğurt, ayran veya cacık tüketilmelidir. Eğer ana öğünde sadece salata tüketeceksek içerisine peynir, tavuk veya balık eklenmelidir. Egzersizi yaşam biçimi haline getirin ; Sağlıklı beslenme gibi egzersizde belirli bir süreç olarak görülmemelidir. Hayatın her anında olması gereken egzersiz için ayırabilecek zamanınız yoksa en mantıklı seçim daha fazla yürümektir. Atıştırmalıkları unutmayın ; Zayıflamak için atıştırmalıklar şarttır. Önemli olan doğru zamanda doğru atıştırmalık seçimleridir. Şekerli besinler, kek, pasta, çikolata gibi besinler yerine kuruyemişler, kuru meyveler, ekmek, peynir, yoğurt, ayran ve meyveleri tercih edebilirsiniz. Sabah kahvaltısını atlamayın ; Kahvaltısız başlanılan günü kaybedilmiş bir gün olarak düşünebiliriz. Özellikle uyandıktan;
Zayıf Kalabilen Kadınların Sırları
Sürekli zayıf kalabilen kadınlar ın beslenirken nelere dikkat ettikleri neyi ne zaman tükettikleri her zaman kadınlar için merak konusu olmuştur. Ve şimdi bunu başarabilen kadınların sırlarına gelecek olursak şunları sıralayabiliriz; Yediğiniz yemeği bitirmek için acele etmeyin yavaş yavaş tadını çıkararak yiyin ve tıka basa hiç bir zaman midenizi şişirmeyin ne tam doyun ne de aç kalın..Ara ara dinlenerek yemek bunu başarabilmeniz için yeterlidir. Diyet kuralları na takılmayın istediğinizi istediğiniz zaman tüketin tabi ufak parçalarla bunu açıklamak gerekirse canınız pizza mı çekti bir dilimini yiyin.Canınız çikolatamı çekti ufak bir parça koparıp yiyin. Zayıf kalmayı başaran kadınların bir diğer sırrı da duygularının kurbanı olmamaları. Stres, üzüntü gibi duyguları çikolata, kurabiye veya dondurmayla bastırmaya çalışmaktan vazgeçmek gerekiyor. Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin. İsterseniz sinirinizi spordan çıkarabilirsiniz. Sürekli kilonuzu kontrol edin tartıya çıkmaktan korkmayın. Kilolu kadınların kiloları almasındaki ana neden tabi ki hareketsizliktir.Her anınızı değerlendirin alışverişe yürüyerek;
2014 Moda Renkleri
2014′ün moda renkleri bu yazı dahada ısıtacak. Canlı ve solgun renkler bu yazın modası. Bir yanda fuşya, pembe tonları, açık sarı, elektrik mavisi ve turuncu gibi sıcak renkler diğer yanda ise gri, haki, su yeşili, buz mavisi gibi soğuk renkler. Siz de cilt renginize en uygun tonları seçin ve bu yaza hazırlanın.BUZ MAVİSİAçık mavi tonları pastel renkler modası ile son yıllarda hayatımıza tekrar girdi. Her ten rengine gitmeyen bu tonları bu rengi denediklerinde solgun gözükmeyenler tercih etmeli. Hele bir de mavi renkli gözleriniz varsa ve bu rengi kendinize yakıştırıyorsanız, bu yaz mavilere bürünün. Buz mavisini beyaz pantolonlarla ya da renkli şortlarla kombinleyebilirsiniz. Abiye elbiselerde de bu rengi tercih edip çaba sarf etmeden şık ve sofistike görünebilirsiniz.LAVANTA RENGİLavanta rengi ise esmer tenliler için mükemmel bir tercih. Eğer ten ve saç renginiz koyu ise beyaz ve soğuk renkler sizin en yakın dostunuz. Bu yaz buz mavisi, lavanta rengi ve daha bir çok soğuk tonları denemelisiniz. Lavanta rengi de bu yıl moda olan ve uzun süre moda olmaya devam edecek gibi gözüken renklerden. Bu yaz bir kaç lavanta rengi parçaya yatırım yapmak gerekli.
RTÜK'ten 'Cinsel Dürtülere Hitap Edici' Klibe Ceza!
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Calvin Harris’in “Summer” klibini yayınlayan Kral Pop TV’ye ceza kesti.Bianet'in haberine göre, karar bir Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), bir Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve iki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üyelerinin karşı oyuna beş Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyesinin oylarıyla verildi.Doç. Dr. Ahmet Yıldırım kanalın “müstehcenlik” gerekçesiyle cezalandırıldığını belirterek şunları ifade etti: “Klipte bikinili bir kadın dans ediyor. Karşı oy veren bir üye olarak şunu söylemeliyim ki, eğer bu videoya ceza veriliyorsa o zaman en çok yazın yayınlanan magazin programlarının hepsine ceza kesmeye başlamamız lazım.”Kurul raporunda kliple ilgili “Sırf kadın bedeninin çıplaklığının cinsellik dürtüleri uyandıracak biçimde, yatak, küvet ve yatak odası gibi cinsellik algısı uyandırabilecek mekanlarda cinsel dürtülere hitap edici kıyafet ve figürlerle sergilenmektedir” ifadeleri yer alıyordu.Tartışılan klibin görüntüleriRTÜK daha önce Shakira ve Rihanna’nın birlikte yer aldıkları klibinin 'eşcinsellik çağrıştırdığı' ve 'gençlere rol model olabileceği' gerekçesiyle Dream TV, Kral TV ve Show TV’ye ceza vermiş, Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki öpüşme sahnesi sebebiyle Kanal D’ye iki defa kesmiş, kanal toplam 859 bin 486 TL para cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Psikolojik Deney Olayı Giderek Büyüyor
Facebook'un, kullanıcılarının ruhu duymadan onları deneye alet etmesi, büyük tepki topluyor! Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bilimsel bir makalede, Facebook'un bir psikoloji deneyi için üniversite ile işbirliği yaparak, 700 bin kullanıcının ana sayfasında, kullanıcılardan habersiz olarak deneysel materyal gösterdiği ve kullanıcıların tepkilerini, mesajlarını, yorumlarını incelediği, üstelik bu verileri araştırmacılarla paylaştığı ortaya çıkmıştı. Olay ortaya çıktıktan sonra özür dileyen Facebook'un başı şimdi de ABD Ticaret Komisyonu ile derde girecek gibi görünüyor zira deneyden rahatsız olan kullanıcılar, ABD Ticaret Komisyonu'nuna resmen başvurarak Facebook'u şikayet ettiler. Electronic Privacy Information Center isimli sivil toplum örgütünün yaptığı başvuruda, Facebook'un etik dışı davrandığı gibi, kullanıcıların özel verilerinin izinsiz olarak araştırmada kullanılmasının yasalara aykırı olduğu vurgulanıyor. Üstelik, kullanıcılar üzerinde yapılan psikolojik deneyin 700 bin kullanıcının psikolojilerinde olumsuz etki bırakmış olduğunun araştırma sonuçlarında ortaya çıktığı da hatırlatılıyor. EPIC, 2012'de yapılan izinsiz deney için Facebook'a ceza verilmesini ve deneyde habersizce kullanılan insanlara tazminat ödenmesi gerektiğini savunuyor.
25 Adımda THKU'da Öğrenci Olmak
Bakkal Osman amcadan tutun başka üniversitelerin öğretim görevlilerine kadar herkesin THK da okuyurum dediğiniz de 'Aa siz şimdi oradan mezun olunca pilot olacaksınız değil mi ?' ve ya ' Pilotluk ne kadar ? Pahalıymış sizin orada' gibi söylemlerle sık sık karşılaşmanız ve diğer bölümlerin kâle alınmaması
Japonya'da Bulunan Eğlenceli ''Kaka Müzesine'' Hoş Geldiniz!
Her insanın farklı hobileri vardır. Kimileri spor yapmayı, kimileri sanat galerilerine gitmeyi, kimisi de alışveriş yapmayı sever. Fakat Japonya'da yenilerde açılan ''Kaka Müzesi'ne'' insanların neden gittiğini anlamak biraz güç duruyor. Genellikle çocukların daha fazla ilgi gösterdiği bu müze ziyaretçilerine dışkı ile ilgili birçok konuda detaylı bilgiler veriyor. Tokyo'ya giderseniz ziyaret etmeyi unutmayın.İyi eğlenceler dileriz...
Türkiye'de Boşanmaların İlk Nedeni Artık 'Aldatma' Değil 'İlgisizlik'
Türkiye'de boşanmaların en büyük nedeninin ''sorumsuzluk ve ilgisiz davranma'' olduğu belirlendi. 2006'lı yıllarda boşanma nedeni olarak ilk sırada yer alan ''aldatma'' ise, 2011 yılında daha gerilerde kaldı.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2006 ve 2011 yıllarındaki araştırmalardan yola çıkarak beş yıllık sürede gerçekleşen boşanma oranlarının değişimini inceledi. Buna göre 2006 yılında yüzde 1,5 olan 18 yaş üstü kişilerde boşanma oranı, 2011 yılında yüzde 2,2'ye yükseldi. Ayrıca 2011 yılı verilerine göre, 18 yaş üstü nüfusun binde 6'sının ayrı yaşadığı ortaya çıktı. 2011'de kişilerin yüzde 4,4'ü en az bir kez boşanmış iken, ilk evliliklerde boşanmaya daha az rastlandı. İkinci ve daha sonraki evliliklerde ise boşanma daha yaygın. İlk evliliklerin yüzde 5'i boşanmayla sonuçlanırken, ikinci evliliklerin yüzde 12'si, üçüncü ve sonraki evliliklerin ise yüzde 29'u boşanmayla sonuçlanıyor. En az bir kez boşanmış kişilerin evlilik sayıları da dikkat çekiyor. İkinci evlilikler tüm nüfus içerisinde yüzde 4'ün altında seyrederken, en az bir kez boşanmış kişilerin yarıdan fazlası birden fazla kez evlendi. Bu da evlilik normunun boşanmış kişiler arasında güçlü olduğunu gösteriyor. İlk yıllarda boşanma daha çok oluyor Veriler evlilik süresi ile boşanma arasında ters orantı olduğunu ortaya koyuyor. 2011 araştırması sonuçlarına göre, medeni durumu boşanmış olan her beş kişiden birinin evliliğinin 2 yıl ya da daha kısa sürdüğü, her beş kişiden ikisinin evliliğinin 5 yıl ya da daha az sürdüğü görüldü. Boşanmış kişilerin yüzde 50'sinin evliliğinin 8 yıl ya da daha az sürdüğü belirlendi. Çocuk sahibi olmanın evlilik süresini artırdığı da görüldü. 2011 yılı verilerine göre evli kişilerin yüzde 8'inin, boşanmış kişilerin ise yüzde 22'sinin çocuğunun olmadığı ortaya çıktı. Bu da boşanma kararının çocuksuz ya da az çocuklu bireyler ve çiftler tarafından daha sık alınması şeklinde yorumlandı. En çok İzmir, Ankara ve İstanbul boşanıyor Araştırmada boşanmayla sonuçlanan evliliklerin nasıl yapıldığı da incelendi. Sadece resmi nikahla kurulan evliliklerin yüzde 13'ü, sadece dini nikahla kurulan evliliklerin yüzde 15'i, her iki nikahın da bulunduğu evliliklerin ise yüzde 4,7'si boşanmayla sonuçlandı. Evliliklerine kendi karar verip, ailesinin de rızasını alan kişilerin yüzde 5'i boşanırken, görücü usulü ve kendi kararıyla evlenenlerde bu oran yüzde 12,2'ye çıktı. Görücü usulüyle ve kendi kararı dışında evlenenlerde ise bu oran yüzde 4 olarak belirlendi. Boşanmanın en yaygın olduğu iller sırasıyla İzmir, Ankara ve İstanbul olarak tespit edildi. Buna karşın boşanmış bireylere en az rastlanan bölgelerin başında Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu bölgeleri geldi. Araştırma ayrıca özellikle öğrenim düzeyi artan kadınların boşanma oranının da arttığını ortaya koydu. Kadın ''içki ve kumar'' nedeniyle boşanıyor Boşanmaların en büyün nedeninin ''sorumsuzluk ve ilgisiz davranma'' olduğu belirlendi. Kadınlar ve erkeklere göre boşanma nedenleri değişim gösterebiliyor. Kadınlar ''içki ve kumar, dayak ve kötü muamele'' nedeniyle evliliklerini sonlandırırken, erkekler ise ''terk etme ve terk edilme'', ''aldatma'' nedeniyle boşanıyor. ''Aileye karşı saygısız davranma'' ise erkekler arasında daha yaygın bir boşanma nedeni olarak ortaya çıkıyor. Kişilerin ''tek başına boşanma sebebidir'' dediği durumların başında ise ''aldatma'' geldi. Boşanma nedenlerinden biri olarak belirtilen ''aldatma'', 2006 yılında boşanmalarda ikinci en çok görülen sebep iken, 2011 yılında gerilerde kaldı. Boşanma artacaktır Türkiye'deki boşanma seyriyle ilgili hazırlanan raporun sonucunda boşanmaların, evliliklerin ilk yıllarında yoğunlaştığı, evlilik süresinin uzunluğu gibi çocuk sayısının artışının da boşanma oranını azalttığı belirtildi. Türkiye'de boşanma oranlarının düşük olduğu, ancak son yıllarda yaşanan artışın devam etmesinin beklendiği ifade edildi. Raporda, ''Günümüzde Türkiye'de boşanmış ve yalnız yaşayan bireylerin, boşanmış ve çocukları ile tek ebeveynli olarak yaşayan bireylerin yer aldığı aile yapıları vardır ve bu ailelerin oranı önümüzdeki yıllarda artacaktır'' değerlendirmesinde bulunuldu. Öte yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ''Boşanma Nedenleri Araştırması ve İleri İstatistik Analizi Araştırması'' da başlattı.AA