Küresel Kirliliğe Dikkat Çekmek İçin Bir Haftalık Çöplerinin Arasında Yatan İnsanlar
Küresel kirlilik sorunu tüm dünyayı ilgilendiren ve sürekli artan bir problemdir. Kaliforniyalı fotoğrafçı Gregg Segal bu soruna dikkat çekmek üzere farklı sosyal sınıflardan insanlarla birlikte '' 1 haftalık çöp '' isimli fotoğraf serisini başlatmış. Bu seri için 1 hafta boyunca çöp biriktiren katılımcılar biriken çöpü gördüklerinde utançlarını gizleyememişler. Bu çalışmanın amacı insanları daha az ambalajı olan ürünleri kullanmaya teşvik ederek kirliliğin bir nebze önüne geçmek.  Umarız çalışma amacına ulaşır...
Sakallı Kadın Artık Moda Fenomeni!
Bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkesi Avusturya'yı temsil eden Conchita Wurst, kariyerinin en şaşaalı günlerini yaşıyor.İmajıyla bütün dünyanın ilgi odağı olan Wurst, son olarak ünlü modacı Jean Paul Gaultier'ın Paris Moda Haftası'ndaki defilesinde podyuma çıktı. Gaultier, Wurst için, 'O durdurulamaz bir kadın' dedi. 10 Temmuz 2014 Modern dünyanın güzellik simgesiFransız moda tasarımcısı Jean Paul Gaultier, 25 yaşındaki Conchita Wurst'ün en büyük hayranlarından. Onu tarif ederken bile heyecanlanıyor, tanışma anlarına geri dönüyor:'Conchita ile 2 yıl önce şovlarımdan birinde tanıştım. Görünüşünü çok beğendim. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı temsil edeceğini duyduğumda da çok sevindim. Kazandığında mutluluktan uçacak gibi oldum. Her zaman söylerim; güzellik fark yaratmaktır. Conchita bize bunu kanıtladı. Durdurulamaz bir kadın olduğunu da gösterdi. Moda konusunda çok iyi. Podyumda şahane görünüyor!'Tasarımcıların genellikle favori modellerini podyuma çıkardığı Paris Moda Haftası'nda yer almak mankenler için çok büyük bir prestij. Birçok ünlü isim bunun için aylar öncesinden seçmelere giriyor, kendini beğendirmeye çalışıyor. Bundan önce hiçbir modellik deneyimi olmayan Conchita Wurst'un podyumda bir profesyonelden farksız yürümesi, Fransız basınında geniş yer aldı. The Independent, 'Wurst çelik gibi sağlam, kaskatı yüz ifadesiyle yürüdü. Teatral el hareketleriyle, avuç içini bir kraliçe gibi havaya kaldırmasıyla, bakışlarıyla herkesi etkisi altına aldı' diye yazdı.Modacı Gaultier, büyüleyici gösteriden sonra dizlerinin üzerine çöküp Wurst'e teşekkür etti ve minnettarlığını gösterdi.Wurst, Eurovision'u kazandığından beri aynı zamanda sıkı bir LGBT simgesi olmuş durumda. Bu yılki Gay Pride (Eşcinsel Onur Günü) kutlamalarında en ön sırada boy gösterdi. LGBT'liler de onun albümünü ve şarkılarını dinlemekten hiç vazgeçmedi. Wurst'un şimdiki hedefi, Grammy kazanmak!
Bursa'da Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 10 Yer
Ulu Camii Ulu Camii, Osmanlı Devleti ’nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezıd tarafından mimar Ali Neccar ´a 1396-1399 yılları arasında yaptırılmıştır. Rivayete göre Sultan, Niğbolu Zaferi öncesinde savaşı kazanmak için Allah’a yalvarmış ve 20 cami yaptırmayı adamıştı. Zaferden sonra damadı Emir Sultan’ın önerisi ile 20 cami yerine 20 kubbeli tek bir cami yaptırmaya karar vermişti. Cami, zaferden elde edilen ganimet ile yapılacaktı. Ancak 1402 ’deki Ankara Savaşı ’nda sultanın esir düşmesinden sonra Timur camiyi ahır olarak kullanmış, 1403 yılında Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin yaktırmış, 1413 ’de Karamanoğlu Mehmet Bey ’in kuşatması sırasında cami tekrar yanmıştı. Onarımı, Bayezıd ’ın oğlu 1. Mehmet gerçekleştirdi ve cami 1421 yılında ibadete açıldı. 1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde 17 kubbesi çöken cami, onarım görerek 1862 yılında tekrar ibadete açılmış; 1889 yangınında da hasar görmüştür. Caminin iki minaresi vardır. Kuzeybatı köşede yer alan cami ile birlikte Yıldırım Bayezıd döneminde inşa edilmiş; kuzeydoğudaki muhtemelen Çelebi Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 2215 metrekare alan kaplayan Ulu Cami, her biri dörder kubbeli 5 bölümden oluşur. Hemen hemen eşit büyüklükteki 20 kubbesinin ortasındaki kubbe açık olarak yapılmıştır. Telle örtülü bu orta kubbeden giren yağmur damlaları havuzda toplanır, ışık ise camiyi aydınlatırdı. Günümüzde kubbe camekanla kaplı olduğunda yağmur suyu toplama işlevini gerçekleştirmiş ama aydınlatma görevi devam etmektedir. Osmanlı’nın vizyonunu ortaya koyan bir eserUlu Cami Osmanlı’nın vizyonunu ortaya koyan bir proje. Rumeli ve Bizans’a dönük hedefleri ortaya koyan bir eser. Bir diğer misyonu ise Ulu Cami ile Bursa artık resmen bir Osmanlı şehri olmuştur. Çünkü Osmanlı şehirlerinin merkezinde büyük bir cami vardır. Aynı zamanda Süleyman Çelebi Mevlidi burada yazmıştır. Burası bir okuldur, hocaların dersler okuttuğunu tespit edilmiştir. Önemli bir kütüphanedir, hat sanatları ile de önemli bir sanat merkezidir. İslam dini açısından 5 önemli mabetten biridir. Geçmişte Rumeli’den hacca gidenler önce Bursa’ya gelip Ulu Cami’de namaz kılar, sonra hacca gidermiş. Yani burası bu kadar önemli bir mabet. Bursa Ulucamii'yi görmeden ölmeyin :)
Reklam
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler Şevval Orucu Kamerî/Ay takviminde Ramazan ayından sonraki ay, Şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha fazîletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimiz’in Ramazanı oruçla geçirip buna Şevvalden altı gün ilâve eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifâdesini (Müslim, Sıyâm 204), “Kim iyi bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır” (6/En’âm, 160) âyetiyle birlikte değerlendiren kimi âlimler, bire on hesabıyla, Ramazan orucunun on aya, altı gün Şevval orucunun da altmış güne karşılık olduğunu ve bu sûretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir. Âşûrâ Orucu Muharrem ayının onuncu gününe “âşûrâ” denilir. Hz. Peygamber’in devamlı olarak bugünde oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Fakat sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bir rivâyete göre Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde yahûdilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görünce, bu orucun anlamını, yani ne için tutulduğunu sormuştu. Yahûdiler, bugünün büyük bir gün olduğunu; Allah’ın Mûsâ’yı ve İsrâiloğullarını düşmanlarından bugünde kurtardığını ve Mûsâ’nın bu sebeple bugünde oruç tuttuğunu, kendilerinin bugünde oruç tutmalarının da bundan kaynaklandığını söyleyince, Peygamberimiz “Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir (İbn Mâce, Sıyâm 41). Âşûrâ orucunu câhiliyye döneminde Araplar’ın tuttuğu ve Hz. Peygamber’in de Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar bu orucu tutmayı emrettiği rivâyetleri de vardır (Müslim, Sıyâm 116). Daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca âşûrâ orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmış, fakat âşûrâ günü oruç tutulması tavsiye edilmiş ve bugün oruç tutmak sünnet olarak devam etmiştir. Her Ay Üç Gün Oruç Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim (ay takvimi) hesabına göre bu günlere “eyyâm-ı bîd” denir. Peygamberimiz’in özellikle kamerî ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivâyeti (Müslim, Sıyâm 181-182) yanında, Hz. Âişe’nin, Peygamberimiz’in her ay üç gün oruç tuttuğuna dâir rivâyeti de bulunmaktadır. Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevâben de “İnsanların amelleri Allah Teâlâ’ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum” (Ebû Dâvud, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 42) dediği rivâyet edilmektedir. Zilhicce Orucu Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü Kurban bayramının ilk günüdür. Peygamberimiz’in Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivâyet edildiği için Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Fakat sıkıntıya ve halsizliğe sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün fazîletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur” (Müslim, Sıyâm 196) buyurmuş, yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” (Müslim, Sıyâm 197) dediği nakledilmiştir. Haram Aylarda Oruç Haram aylar olarak anılan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır. Şâban Orucu Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Âişe vâlidemizin belirttiğine göre Peygamberimiz en çok orucu Şâban ayında tutmuş, Şâban ayının tamamını oruçla geçirdiği olmuştur. Fakat, pazartesi, perşembe veya her ay üç gün ve benzeri gibi tutulagelen mûtat oruç dışında Şâban ayının ikinci yarısında oruç tutmak, bâzı âlimlerce mekruh kabul edildiği gibi, Şâfiî mezhebine göre haram sayılmıştır. (Özellikle üç aylar denilen Receb, Şâban ve Ramazan ayının tüm günlerini peş peşe oruçlu geçirmek sünnette olmayan, sonradan uydurulmuş bir davranış biçimidir. Bazı insanların önemli bir sünnet gibi Receb ve Şâban ayının tümünü oruçla geçirerek oruç aylarını üçe çıkarmaları doğru değildir. Bunun yanında, Receb ve Şâban ayının bazı günlerinde oruç tutup bazı günlerini oruçsuz geçirmek çok daha fazîletlidir.) Dâvud Orucu Gün aşırı oruç tutmak, yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın fazîletli olduğu ifâde edilmiştir. Peygamberimiz bu şekildeki oruç hakkında “En fazîletli oruç, Dâvud’un tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı” demiştir. Sahâbeden Abdullah bin Amr, “Ben daha fazlasını tutabilirim” deyince, Peygamberimiz bunun fazîletli bir şekil olduğunu ve daha fazlasını tutmaya çalışmamayı tavsiye etmiştir (Müslim, Sıyâm 187-192). Bu bakımdan gün aşırı oruç tutmak, en fazîletli nâfile oruç olarak değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın fazîleti ve kişiye kazandıracağı sevaplar konusunda birçok hadis rivâyet edilmiştir. Oruç tutmanın tavsiye edildiği günler incelendiğinde bunların belirlenmesinin gelişigüzel olmayıp, belli bir periyoda göre düzenlendiği görülür. Bu bakımdan oruç tutmanın ruhî ve bedenî yararları göz önüne alındığında yılın belli zamanlarında oruç tutmak oldukça yararlı, tutulacak oruçları Peygamberimiz’in önerdiği günlerde tutmak ise oldukça sevaplıdır. Bununla birlikte, oruç tutulması haram ve mekruh olmayan günlerde kişi kendi durumuna ve tercihine göre istediği zaman nâfile oruç tutabilir.
Mükemmel Bir Diyet İçin Ne Yapmalı?
Sık sık yeni diyetler sağlığın, hızlı kilo vermenin ve düz karın kaslarının sırrı olarak öne çıkıyor. Aslında gerçek diyet ne? Dengeli Beslenme Dengeli beslenme, tüm vücut sistemini koruyacak doğru miktarda ve doğru çeşitte kaloriyi (enerjiyi) alarak yapılan beslenmedir. Bu mükemmel beslenme için 3 ana kural vardır: Sakın kahvaltıyı atlamayın , çünkü o günün en önemli öğünüdür; Günde en az 3 öğün yeyin çünkü daha az öğün metabolizmanızı yavaşlatır; Her öğünde bütün besin gruplarından yiyecek yemeye çalışın çünkü uygun miktarda ve daha nitelikli kalorilerle beslenmiş olacaksınız. Mükemmel Beslenme, 5. sınıftayken öğrendiğiniz beslenme piramidindeki tüm yiyecek çeşitlerinden oluşmaktadır. Piramitte 6 besin grubu bulunur. Her besin grubundan yaşamak ve mükemmel beslenmeyi oluşturmak için gereken bir veya daha fazla besini temin edebilirsiniz. Yazının devamı için tıkla
Reklam
Almanya Vizesi İsteyen Türk Eşlerin Almanca Bilme Şartı Kaldırıldı
Avrupa Adalet Divanı, Almanya’da yaşayan Türklerin Almanya’ya getirmek istedikleri eşlerinin Almanca bilmek zorunda olmadıklarına hükmetti. Almanya 2007 yılında, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden, Almanya’daki eşlerinin yanına gelmek isteyenlerin temel düzeyde Almanca bilmeleri zorunluluğunu getirmişti. Almanya’da 1998 yılından beri yaşayan ve Almanca bilmediği için eşine vize verilmeyen bir Türkün açtığı davada mahkeme, kuralın Avrupa Birliği mevzuatına aykırı olduğuna karar verdi. Avrupa’nın en yüksek adli makamı olan Adalet Divanı, kararına esas olarak Avrupa Birliği’nin 1970′li yıllarda Türkiye ile yaptığı ve AB içinde yerleşme özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar getirilmeyeceğine ilişkin anlaşmayı gösterdi. Almanya’da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk’ten yaklaşık yarısı Alman uyruğu taşıyor. Mahkeme Alman yetkililerin, ailelerin birleştirilmesi amacıyla talep edilen vize başvurularında sadece Almanca bilgisine değil, tablonun bütününe bakmaları gerektiğini vurguladı. Avrupa Adalet Divanı’nın kararları temyiz edilemiyor. REUTERS
Reklam
Sadece Yaz Aşkı Olanların Anlayabileceği 15 Şey
Yaz tüm coşkusuyla sürerken, kimimiz tatil yaptığı yerde, kimimiz yolda derede, kimimiz de ansızın işe giderken aşık oluverebiliyoruz. Sıcak, güneş, mevsimin yaydığı hava... Nedendir bilinmez yazın aşık oluverir bir çoğumuz. Bu aşkın peşinden koşup mutluluğa erenler de azımsanmayacak kadar bol miktarda aramızda bulunur. Fakat yazın aşık olmak zordur, önemli sınavları birlikte atlatmayı gerektirir. Yazın aşık olan anlar diyerek başlıyoruz;
Reklam
Bebek Gibi Işıldayan Cildin Kaynağı Bulundu
Estetik operasyonla güzelliğin peşinden koşmak, artık tarih oluyor. “Şarap gibi” ve “bebek yüzlü” olmak isteyenler, yeni hazineyi kulak arkasında buldu. Dermatolog Dr. Erçin Özüntürk, Türkiye’de ‘Fibrocell’ ismine sahip yöntemi uygulayan uzmanlardan biri. Özüntürk “Uygulamadan sonra mucize beliriyor” diye konuşuyor. Türkiye bu yöntemi sanatçı Sertab Erener sayesinde tanıdı. Sanatçının Almanya’da yaptırdığı kök hücre tedavisi ile ismini duyduğumuz “Fibrocell”, artık Türkiye’de de yapılıyor.Özüntürk, kök hücre tedavisiyle cildin bebek cildi gibi olacağını beyan ederek “Kulak arkasından mercimek tanesi büyüklüğünde bir adet doku biyopsisi ve hastanın kanını alıyoruz. Örnekler 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlı tam donanımlı laboratuara ulaştırılıyor. Kişinin kendi serumu kullanılarak, hücre üretimine alınıyor. İstenilen hücre sayısı ve yoğunluğu yaklaşık 1 ay içerisinde ulaşılarak ‘Fibrocell’ elde ediliyor. Birer ay ara ile toplamda 3 uygulama yapılıyor. Dokuyu kulak arkasından almamızın sebebi ise bu bölgenin hiç güneş görmeyen bebek cildi kadar temiz bir bölge olmasından” dedi.haber kaynağı: 724saglik.org/kadın sağlığı
Kızıl Saçlılar Azalacak Mı?
Global ısınmanın kızıl saçlıların azalmasına ve üstelik “ortadan kalkmasına” neden olabileceği öne sürüldü. DNA analizleri yapan ScotlandDNA kliniğinin yöneticisi Dr. Alistair Moffat, insanların açık tenli ve kızıl saçlı olmasının nedeninin, güneş ışınlarının az olduğu bölgelerde D vitamini ihtiyacını karşılamak olduğunu anımsattı. Moffat, açık tenli ve kızıl saçlıların bu nedenle daha fazla İskoçya, İrlanda ve İngiltere’nin kuzeyinde görüldüğünü söyledi. Independent gazetesine açıklama yapan Moffat, kızılların taşıdığı genin küresel ısınmadan etkilenebileceğini beyan ederek günlerin daha güneşli ve daha az bulutlu geçmesiyle bu çekinik geni taşıyanların sayısının da giderek azalabileceğini savundu.haber kaynağı: 365haber.org/sağlık haberleri
Reklam
Yazın Vazgeçilmez Meyvesi Karpuzun Hiç Bilmediğiniz Yararları
Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvesi karpuzun iştah açan görüntüsü ve lezzetinin yanı sıra birçok faydası var. Günlük ihtiyacımız olan C vitaminin %20’sini, A vitamininin %17’sini karşılayan karpuzun bir tabağı sadece 46 kaloridir. Bunun yanında içerdiği potasyum, mineral, hazmettirici lifler ile kan şekerini stabil tutar.Bir porsiyon karpuzda, bir domatesten 1.5 kat daha çok likopen bulunur. Likopen vücut için antioksidan niteliği görür, hücrelerimizi yeniler ve bağışıklık sisteminin güçlendirir.Karpuzun kan şekerini düzenlemesinin sebebi içerisinde bulunan sitrulin. Vücut fonksiyonlarını geliştiren sitrulin, kan şekerini de düzene sokuyor. Rahatlayan damarlar sağlıklı bir bünye sonucu Viagra etkisi de yaratıyor.%91.5’i su olan karpuz, gün içerisinde vücudumuzun ihtiyaç duyduğu su ihtiyacını temin eder.haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Yaz Düğünü Yapacaklar İçin 10 Hayati Madde
Herkesin hayali muhteşem bir yaz düğününde “evet” demektir. Ancak yazdüğünleri çok büyülü de olsa sıcaklar ve diğer etkenler bazen dezavantajlar oluşturabilir. Bu etkileri en aza indirmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyormusunuz?Yaz düğünleri oldukça eğlenceli görünse de ufak ve can sıkıcı detaylarlaçekilmez bir hal alabilir. Bu özel günde dezavantajları avantajlar halinegetirmek ise sizin elinizde. Çiftlerin düğün yardımcısı Dugun.com yaz düğünlerine dair ipuçlarıyla dikkat edilmesigereken 10 maddeyi sıraladı. 1- Yazın doğanın yeşermesiyle beraber sinekler ve küçük haşereler deortaya çıkmaya başlar. Özellikle kısa bir gelinlik modeli tercih ediyorsanızhaşereler biraz can sıkıcı olabilir. Bu yüzden mutlaka yanınıza sinek kovarürünlerden alın ve hem bacaklarınıza hem de kollarınıza bolca uygulayın. 2- Gelin adayıysanız mutlaka yanınıza bir babet alın. Hem daha rahatdans edebilmek hem de sıcakta rahatça dolaşabilmek için hayat kurtarıcı birönlem olacaktır. 3- Damat adayıysanız, mutlaka yedek bir gömlek bulundurun. Misafirlerleöpüşüp bol bol dans ettikten sonra değiştirme ihtiyacı duyacaksınız. 4- Düğünden 3 gün önce yakın arkadaşlarından birini mekanınhavalandırması ve yemeklerin kontrolü için görevlendirin. Böylece düğüngüneşin tam tepede olduğu saatlerde ve açık havada gerçekleşecekse tenteleryardımıyla gölgelik alanlar oluşturulabilir. Listenin devamı için tıklayın
Sokak Köpeklerinin Kurtarılmadan Önceki ve Sonraki Hallerini Gösteren 25 Fotoğraf
etiket
Her gün sokaklarda gördüğümüz onlarca yardıma muhtaç sahipsiz hayvanın da aslında uygun koşullar altında ne denli sevimli canlılara dönüşebileceğini gösteren bir çalışmayla karşı karşıyayız. Umarız tüm sokak hayvanları kendi kahramanlarını bulurlar ve huzurlu bir yuvada yaşamaya başlarlar. Lütfen heves uğruna hayvan alıp sonrada onu kaderine terk etmeyin!  Aldığınız en ufak bir canlı bile kocaman bir sorumluluk gerektirir.
Reklam