Ruj Seçimi Nasıl Olmalıdır?
Ruj seçimi konusunda titiz davranmak gerekir, zira yanlış seçimler tüm makyajınızın boşa gitmesine neden olabilir. Üstelik güzelliğinizi gölgeleyebilir ve istenmeyen görüntülere neden olabilirsiniz. Ruj seçerken kişinin ten rengi son derece önemlidir. Aynı zamanda dudak yapısı da ruj seçimlerini etkileyen en önemli faktörler arasındadır. Tabi ki o gün ne giyeceğinizi de göz ardı etmemelisiniz. Açık tenli kadınlar ruj seçerken özellikle daha açık pembeler ve turuncular kullanabilirler. Dudakları kalın ve dolgun ise biraz daha koyu renkleri tercih edebilirler ancak ince dudaklılarda mutlaka dudak kenarlarını açık renk bir kalemle yok edip, üzerine açık tonda parlak bir ruj sürmelidirler. Böylece dudakları daha dolgun ve seksi görünecektir. Açık tenli bayanlar, dudak yapıları müsaitse çekinmeden kırmızı ruj da kullanabilirler.Esmer bayanlar ise çok açık pembeler ve turunculardan biraz uzak durmalı, onun yerine kahverenginin her tonunu denemeliler. Kahve tonları ve toprak renkleri esmer bayanlarda hem çok doğal durmakta, hem de ten rengine uyum göstermektedir. Dolgun dudaklara sahip esmer bayanlar bordo ve kırmızı gibi rujları da kullanabilirler ancak dudak yapısı ince ise esmer bayanların koyu renk rujlardan kesinlikler uzaklaşıp doğal tonlara yönelmeleri gerekmektedir. Koyu renk rujlar ince dudakları daha da ince göstereceği için tavsiye edilmez. Alt ve üst dudak arasında farklılık varsa, ince olan dudağı kalın olana göre kalemle aynı orana getirerek ruj sürmek de daha iyi bir makyaja neden olacaktır. Tabi, iyi bir dudak bakımı da oldukça gereklidir.
Bohem Kıyafet Stilleri
Bohem giyim 1960′ların sonlarında ve 1970′li yıllarda ortaya çıkan bir hayat tarzının yansıması diyebiliriz. Aslında “Bohemian” kelimesi çingenelerden geliyor. Bu hayat tarzını tıpkı çingeneler gibi özgür, rahat, anı yaşamayı seven ve gezgin ruhlu insanların benimsediğini söylemek gerek. Günümüze baktığımızda Bohem yerine daha çok “ Boho Chic ” kavramının kullanıldığını duyuyoruz. Esasında, Boho Chic; son moda parçaların Bohem stiliyle kaynaştırılması anlamına geliyor. Bohem stili nin moda kaygısı yoktur, ancak günümüzde yorumlanan Bohem stilinde parçaların Bohem parçalarla birlikte..
Makine Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Makine Mühendisliği programı, artan kontenjanları, yüksek kontenjan doluluk oranları ve adaylar arasındaki yoğun rekabet ile dikkat çekiyor. Geleneksel bir alan olmasının yanı sıra insan yaşamında önemli bir yere sahip olması da adayların Makine Mühendisliği programını tercih etmesindeki etkenler arasında. Biz de Makine Mühendisliği’ni tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Makine Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Bilgisayar bilimleri, matematik, fizik ve elektrik gibi çok sayıda alanla bağlantılı ve diğer mühendislik disiplinleri ile iç içe bir alan olduğu için,Otomotivden havacılığa, biyomekanikten denizciliğe ve soğutma sistemlerinden enerji üretimine kadar pek çok sektörde çalışma imkanına sahip olmak için,Uçaklar, hastanelerde kullanılan cihazlar ve endüstriyel ekipmanlar gibi neredeyse her endüstride kullanılan cihaz ve sistemlerin ne şekilde işlediğini öğrenmek için,Gelişen teknoloji ve bilimin ışığında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamaya yönelik çalışmalar yürütme ve yaratıcılığını kullanma şansı sunduğu için,Her geçen gün gelişen ve yenilenen bir alan olmasının yanı sıra hayat boyu öğrenmeyi desteklediği için,Teknolojik gelişmelere katkıda bulunabilmek için,Spor malzemeleri, ev eşyaları ve otomobiller gibi modern hayatın içinde olan cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımında, geliştirilmesinde ve üretiminde rol oynamak için,Mezuniyet sonrasında pek çok endüstri kolunda, departmanda ve dünyanın her yerinde çalışma olanağı sunduğu için,Hayal ettiğin ürünlerin tasarımını ve üretimini yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olmak için,İnsan hayatını kolaylaştırmaya, iyileştirmeye ve zenginleştirmeye olanak sağladığı için Makine Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
29 Nisan Boğa Burcunda Güneş Tutulması
29 Nisan’da saat 09:15’de Boğa burcunun 8 derecesinde Yeni Ay ve Halkalı Güneş tutulması meydana gelecek. Ülkemizden izlenemeyen tutulma Avustralya,Antartika ve Güney Afrika’dan gözlenebilecek. Yeni başlangıçları temsil eden Güneş Tutulmasının etkileri altı aylık bir süre içerisinde hissedilebilir. Tutulmanın olduğu hafta, bir ay sonrası ve Güneş ile Mars’ın tutulma derecesine açı yaptığı 1-10 Ağustos aralığı önemli etkiler ortaya çıkabilir. Toprak elementi ve sabit nitelikli Boğa burcu maddi değerlerimiz, para, sahip olduğumuz mal varlıkları, aşk, sevgi, estetik, sanat, beş duyuya hitap eden tüm ihtiyaçlarımızla ilgilidir. Boğa burcu geçici, yüzeysel değil kalıcı ve uzun vadeli değerleri önemser. Bu tutulmadan sabit grup burçlar Boğa, Akrep, Aslan ve Kova’nın ilk dekanında doğanlar ile 8 derece yakınlarında kişisel gezegeni olanlar etki alabilirler. Özellikle 26 Nisan–2 Mayıs arası doğmuş Boğa’lar, 29 Ekim-3 Kasım arası doğmuş Akrep’ler, 29 Temmuz- 3 Ağustos arası doğmuş Aslan’lar, 26 Ocak–1 Şubat arası doğmuş Kova’lar bu tutulmanın etkisiyle hayatlarında önemli yenilikler yapabilirler. Tutulma derecesi Schedir sabit yıldızı ile kavuşuyor. Bu yıldız Venüs tabiatında şanslı bir yıldızdır. Sanatçılar, müzisyenler ve yazarlar için başarı veren bu yıldız, mistik, ruhsal konuları ve astrolojiyi de destekler. Tutulma Buteyn Ay durağında meydana geleceği için kadınlara ait kavramlar, aşk, sevgi, muhabbet, evlilik ve iş ortaklıkları için de verimli kabul edilir. Tutulma anı haritasında Yengeç burcu yükseliyor. Yönetici Ay Güneş ile birlikte haritanın on birinci evinde yerleşerek sosyal ve toplumsal konuları öne çıkarıyor. Tutulma yöneticisi Venüs Balık burcunda yüceliyor ve haritanın onuncu evinde yerleşerek daha fazla güç kazanıyor. Tutulma derecesi ile sextile açı yapan Neptün ise haritanın tepesinde MC ile kavuşuyor. Su grubu burçlarda yerleşen Jüpiter, Satürn ve Venüs arasındaki olumlu görünümler devam ediyor. Bu yerleşimler sevgi, merhamet, maneviyat, özveri, ilham, sanat, sanatçılar ile ilgili etkileri daha güçlü hale getiriyor. Tutulma noktasına yakın yerleşen Boğa burcundaki Merkür ve Plüton ile yaptığı üçgen açı sabırlı, güvenli ve istikrarlı uzun vadeli güçlü düşünceler, planlar ve anlaşmalara imkan verebilir. Merkür iletişim, haber, medya, yazı, yazarlara ve güçlü etkilerine de özellikle vurgu yapıyor. Bunun yansıra öncü gruplardaki büyük karenin etkisi tutulma sırasında da görülüyor. Gökyüzündeki güçlü değişim ve dönüşüm enerjileri devam ediyor. Boğa burcu bedenimizde boğaz, boyun, bademcikler, ses telleri, kulakları temsil eder. Vücudumuzdaki bu bölgelerin daha hassas olması ve tedavileri ile ilgili konuların gündeme gelmesi mümkün. Boğa burcunda yaşanacak Güneş tutulmasının burcunuza ve tüm burçlara etkisini öğrenmek için devam edin…
Ve KPSS Kaldırılıyor...
Hükümet, devlete memur alımında uygulanan merkezi sınav KPSS'yi kaldırmaya hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile yapılan çalışma kapsamında, merkezi sınav sistemi yerine bakanlıklara kendi sınavlarını yapma hakkı verilecek.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son Bakanlar Kurulu toplantısında bakanlık çalışmaları ve Meclis'e sevk edilmek üzere hazırlanan yasa taslakları hakkında bilgi verdi. Sunumdaki en önemli konulardan birini KPSS ile ilgili yapılan hazırlık oluşturdu. Mevcut sisteme göre, devlete alınacak personel ile ilgili ÖSYM tarafından belirli aralıklarla sınav yapılıyor. Atamalar bu sınavda en yüksek puanı alandan aşağıya doğru sıralanarak gerçekleştiriliyor. SÖZLÜ SINAV DA YAPILABİLECEK Cumhuriyet'in haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın isteği doğrultusunda başlayan çalışma kapsamında KPSS kaldırılacak. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının ÖSYM tarafından yapılan tek bir sınav ile personel alması dönemi sona erecek. Yapılan çalışmaya göre; merkezi sınav sistemi yerine tüm bakanlık ve kurumlara kendi ihtiyaçlarına göre alacakları personel için sınav yapma hakkı verilecek. Üzerinde çalışılan sisteme göre, her kurum alacağı personel için kendi sınavını açıklayacak. Alınacak personel için duyuru yapılacak. Başvuranlar, kurumun ihtiyaç duyduğu kadroya uygun soruların yer aldığı yazılı sınava girecek. Gerek duyulursa sözlü sınav da söz konusu olacak. EN AZ 3 YIL KALACAK Takvim'in haberine göre; memur olarak göreve alınanların özlük hakları ve çalışma şekilleri ile ilgili de bazı düzenlemeler gündeme gelecek. Sınav kazanıp ataması yapılan bir kişi, atandığı yerde en az 3 yıl çalışmak zorunda olacak. Örneğin; Milli eğitim Bakanlığı'nın sınavı ve gerekli eğitim programlarından geçip öğretmen olarak Güneydoğu başta olmak üzere ülkenin herhangi bir yerine atanan kişi burada en az 3 yıl kalacak. Bu süreden önce tayin isteyemeyecek.  Cumhuriyet
15 Dakikalık Kalça ve Bacak Egzersizleri
İki bacağının üstünde durduğun her saniye, kalça ve diz kaslarının çalıştığına emin olabilirsin. Ne var ki sen de birçok çalışan Türk kadını gibi, günün büyük bölümünü bilgisayar ekranı karşısında oturarak geçiriyorsun. Çok yazık! Çünkü vücudun en büyük ve muhtemelen en güçlü kas grubu olan kalçayı çalıştırırsan hem yüksek oranda kalori yakarsın hem de metabolizmanı hızlandırırsın. Eğer kalça kaslarını ihmal edersen, vücudun o bölgesinden problemli bir çocuk yaratmış olursun. Kapasitesi olduğu halde, tembel, unutkan, motivasyonu eksik bir çocuk ister misin? Böyle bir kalçanın ne sana ne de kendine faydası olacaktır… Bu 9 hareketle, kalçanın içinde bulunduğu makûs talihi yenebilirsin! Kalça ve etrafındaki kas gruplarını çalıştıran egzersizler, kalçanın sıkılaşmasını ve biçimlenmesini sağlayacak. Bunları ister kendi egzersiz rutinine ekleyebilir istersen de seri halinde uygulayabilirsin. Aşağıdaki “Mükemmel Kalça Egzersizleri” sana yol gösterecek. Ne yaparsan yap, bu egzersizi düzenli olarak uygularsan çok kısa zamanda amacına ulaşacaksın!
Reklam
Miranda Kerr Sure Dergisine Poz Verdi
Victoria’s Secret’ın eski meleği Miranda Kerr, şu sıralar yaptığı işlerle gündemden hiç düşmüyor. Victoria’s Secret’ın eski meleği Miranda Kerr, şu sıralar yaptığı işlerle gündemden hiç düşmüyor. Markalarla yapılan işbirlikleri ve çekimlerle bir hayli yoğun olan güzel model, bu kez Güney Kore’nin popüler dergisi Sure için kamera karşısına geçti. Çekimlerde nude tonlarda giydiği kıyafetlerle göz kamaştıran Miranda, duru güzelliği ile herkesi kendine hayran bıraktı.
Jenny Craig Diyetinin En Önemli Noktası
Ünlü şarkıcı Mariah Carey'nin 8 ayda 32 kilo vermesiyle ünlü olan Jenny Craig diyetinin en önemli noktası, hazır yiyeceklerden uzak durmak.Birçok ünlünün de uyguladığı Jenny Craig diyeti; vücudunuzdan su yerine yağları atarak formunuzu uzun süre koruma altına alacaktır. 3 seviyeden oluşan bu diyetin 1. seviyesi; az ve sık porsiyonlarla beslenmedir. 2. seviyesi, basit aktivitelerle enerjiyi artırmaktır. En önemli olanı ise 3. seviyedir ve kiloyu koruyup dengeli beslenmektir. Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği yüzde 55 karbonhidrat, yüzde 25 protein ve yüzde 20 yağ içermelidir. Tavuklu makarna, sebze çorbaları, taze sebze-meyvelerle beslenmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Diyetin olmazsa olmazı ise her gün mutlaka 1 kase yağsız yoğurt yemek. KAHVALTI: Yarım bardak yağsız süt 1 adet kepekli tost (yağsız peynirle ve 1 çay kaşığı margarinle yapılmış) ATIŞTIRMA: 1 küçük muz Yarım bardak yağsız süt ÖĞLEN YEMEĞİ: 2 kase salata (mevsim yeşillikleri ve 1 çay kaşığı zeytinyağı, limon suyu ile) ATIŞTIRMA: 1 kase meyve 1 kase yağsız yoğurt
Reklam
'Papa'yı Vurduğum İçin Mutluyum'
PAZAR günü azizlik mertebesine yükseltilecek olan Papa 2. Jean Paul'e 1981 yılında suikast girişiminde bulunmuş olan tetikçi Mehmet Ali Ağca, yaptığından pişman olmadığını söyleyerek, böyle ilahi bir planın içinde yer almaktan mutlu olduğunu söyledi. Ağca'nın, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Mehmet Ali Ağca, 2005 yılında hayatını kaybeden 2. Jean Paul'un, Pazar günü Papa Francesco yönetiminde gerçekleştirilecek olan büyük bir törenle 'aziz' ilan edilecek olması nedeniyle İtalyan haber ajansı Ansa'ya özel bir röportaj verdi. Saldırıyla ilgili her seferinde verdiği farklı bilgilerle suikastın aydınlanmasının önüne geçmiş olan Ağca, 'Yaptığım saldırıdan pişman olmadım. Kesinlikle Papa'yı öldürmek ve ardından Aziz Petrus Meydanı'nda ya intihar etmek istiyordum ya da linç edilecektim. Tartışılamaz kişisel kanıtlar ışığında yıllar sonra anladım ki, 13 Mayıs 1981 tarihinde Tanrı o meydanda bir mucize gerçekleştirdi' ifadelerini kullandı. PAPA'YA SALDIRI GİBİ İLAHİ BİR PLANIN İÇİNDE OLMAKTAN MUTLUYUM Ağca neden pişman olmadığını ise, 'Aldo Moro'nun (öldürülen İtalya eski başbakanı) haksız bir psikopat suç sonucu öldürülmesi ile benim Papa'ya düzenlediğim saldırının ilahi bir mucize olması arasında hesaplanamaz farklılık var' diye açıkladı. Ağca, hayatının 30 yılını cezaevinde geçirmesine sebep olsa da, Papa suikastı gibi ilahi bir planın merkezinde yer almaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Ağca, kendisini Aziz Petrus Meydanı'na götüren şeyin, Vatikan'da çoğu kişinin düşündüğü gibi Şeytan ve onun iblisleri olmadığını, aksine ilahi sistem olduğunu söyledi. Saldırıdan 4 gün sonra kendisini affetmiş olan Papa'nın, Rebibbia Cezaevi'ne gelerek kendisiyle buluşmasının da bir mucize olduğunu öne süren Ağca, 'O gün Papa'nın samimiyeti ve dürüstlüğü beni çok etkiledi' dedi. İnsan kutsallığını ve iyi bir insan modelini tanımlamak gerekirse, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olarak anılmayı hak ettiğini ifade eden Mehmet Ali Ağca, 'Ancak sadece bir aziz var ve o da Tanrı'dır' diyerek, azizlik mertebesi verilmesinin doğru olmadığını öne sürdü. ORLANDI VATİKAN'IN ELİNDE Ağca, Vatikan'da bir yetkilinin kızı olan Emanuela Orlandi'nin 22 Haziran 1983 tarihinde Roma'da gizemli bir şekilde ortadan kaybolması hakkında da konuştu. Orlandi'nin hala sırrı çözülemeyen ortadan kayboluşu hakkında, Mehmet Ali Ağca ile takas edilmesi, Vatikan seks partilerinde ölmüş olabileceği ve Magliani çetesi tarafından kaçırılıp öldürüldüğü gibi iddialar ortaya atılmıştı. Ağca ise, son açıklamalarından birinde Orlandi'nin Türkiye'de tutulduğunu söylese de yine ağız değiştirerek, başka bir iddia ortaya attı. Ağca, 'Bazı Batılı gizli servisler, Orlandi'nin Vatikan yönetiminin ellerinde olduğunu gayet iyi biliyor. O muhtemelen bir manastırda misafir ediliyor. Papa Francesco onun derhal serbest bırakılması emrini verebilir' dedi. DHA
Bilgisayar Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Giderek gelişen, yaygınlaşan ve hayatımızda daha fazla yere sahip olan bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, kariyerini bu yönde inşa etmek isteyen çok sayıda öğrenci bulunuyor. Bilgisayar Mühendisliği programını tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Bilgisayar Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Matematik, fizik ve bilgisayar bilimleri ile yakından ilgilendiğin ve bu alanlarda başarılı olduğun için,Her gün yeni bir ürün geliştirebilme ve yaratıcılığını kullanabilme şansı sunduğu için,Bireysel çalışmaların yanı sıra takım çalışmalarına da olanak sağladığı için,Analiz, yorumlama, gözlem yapma ve problem çözme becerilerini geliştirmek için,Günlük hayatımızın içinde olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan televizyonlar, müzik çalarlar, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar gibi cihazlarla ilgili bir alan olduğu için,Her geçen gün gelişmeye devam eden, her gün yeni bir şey keşfetmeyi ve hayat boyu öğrenmeyi destekleyen bir alan olduğu için,Sağlıktan tarıma, finanstan müziğe kadar bir çok sektörde çalışma imkanı sunduğu için,Günlük hayatımızın her alanında ihtiyaçlara cevap verebilecek, hayatı kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik ürünleri, programları ve uygulamaları geliştirmek için,Dünyayı ve insan yaşamını değiştirme şansı sunduğu için,Geleceği yaratan alanlardan biri olduğu için Bilgisayar Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Reklam
Mimarlık mı Mühendislik mi?
İnsanlık tarihinin en eski disiplinlerinden biri olan Mimarlık ve popülaritesini kaybetmeyen, geleneksel Mühendislik programları, ortaöğretimde Fen Bilimleri alanına yönelen öğrencilerin sıklıkla tercih ettikleri programlar arasında bulunuyor. Mühendislik alanları ve Mimarlık programı arasında seçim yapmak konusunda kararsız olan adaylar için programları dersleri, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekler ve kariyer seçenekleri gibi çeşitli açılardan detaylı olarak inceledik.Mimarlık programlarında statik, matematik, mimari proje ve anlatım teknikleri, mimarlık tarihi, mukavemet, yapı ve yapım yöntemleri, tarihi çevre koruma ve restorasyon, şehircilik ve imar hukuku, yapım yönetimi ve ekonomisi, mimari tasarım bilgisi, tasarım ve yapım üretim teknikleri gibi temel derslerin yanı sıra bilgisayar destekli tasarım, mimari tasarım kuram ve yöntemleri ve malzeme ve teknoloji gibi seçmeli dersler yer alıyor. Mimarlık programlarında eğitim alan öğrenciler dersliklerin yanı sıra stüdyo, atölye ve laboratuvarda proje dersleri ve uygulamalı dersler alıyorlar. Mimarlık eğitimini başarıyla tamamlamak için öğrencilerin bir bitirme projesi hazırlaması da gerekiyor.Makine, endüstri ve inşaat gibi mühendislik alanlarında uzmanlık alanına yönelik olarak farklı dersler yer alıyor. Fakat genel olarak mühendislik fakültelerinde fizik, genel kimya, matematik, analiz, istatistik, tasarım, lineer cebir ve ekonomi gibi temel dersler bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler alıyorlar.Mimarlık eğitimi almak ve Mimar olmak isteyenlerin matematik ve geometri gibi fen bilimlerine, güzel sanatlara ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, analitik ve sayısal düşünebilmesi, yaratıcı olması, tasarım becerisine sahip olması; dikkatli, titiz ve yeniliklere açık olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, analiz etme becerisine sahip olması, problemleri fark edebilmesi, sorumluluk sahibi olması, estetik algısının kuvvetli olması, zaman yönetiminde başarılı olması ve eleştiriye açık olması gerekiyor.Mühendislik programlarında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin ise matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ilgili olması, deney yapmaktan hoşlanması, problemleri fark edebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmesi; yaratıcı, meraklı ve sorgulayıcı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması; dikkatli, ayrıntıcı ve disiplinli olması, teknolojik gelişmeleri takip etmesi, yeniliklere ve hayat boyu öğrenmeye açık olması, grup çalışmalarında başarılı olması, soyut düşünebilmesi, şekil uzay ilişkisini görebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapabilmesi ve uygulayabilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Mimarlar şantiyelerde, inşaatlarda, atölyelerde ve ofislerde çalışabilirler. Mimarlık programından mezun olanlar hem kamuya hem de özel sektöre ait kurum ve kuruluşlar için projeler yürütebilirler. Mühendisler de benzer bir şekilde ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda çalışabilirler. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunmadan enerjiye ve bilişimden otomotive kadar pek çok sektörde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabilirler.
Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Ülke, Üniversite ve Bölüm Seçimi
Yurtdışında üniversite eğitimi almaya karar verdikten sonra ilk adım hangi ülkede, üniversitede ve bölümde okuyacağını seçmek. Çok sayıda ülke, her ülkede bulunan yüzlerce üniversite ve sayısız bölüm içinden kendine en uygun olanı seçmek oldukça zor. Senin için bu süreci kolaylaştıracak bazı öneriler hazırladık: Bölüm SeçimiHangi bölümü seçeceğine karar verirken ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kariyer planlarını göz önüne almalısın. Bunun yanı sıra lisede hangi alandan mezun olduğunun da bölüm seçiminde önemli bir etken olduğunu unutmamalısın. Bunların yanı sıra kendin için doğru bölümü seçmek için Kişilik Testini alabilir ve Hangi Bölüm yazımızı okuyabilirsin.İlk olarak hangi bölümde eğitim alacağına karar vermek uzun üniversite ve ülke listesini daraltabilmen ve daha rahat bir seçim yapman konusunda sana yardımcı olacaktır. Örneğin Moda Tasarımı alanında bir kariyer hayalin varsa Fransa veya İtalya’da; Mühendislik alanında ilerlemek istiyorsan Almanya’da ya da Sosyoloji eğitimi almak istiyorsan Avusturya’da bir üniversite doğru tercih olabilir.Üniversite SeçimiÜniversite seçimi yaparken öncelikle okumak istediğin bölümün hangi üniversitelerde olduğunu öğrenmelisin. Bunun için internetten yararlanabilirsin ya da yurtdışı eğitim danışmanlık firmalarına başvurabilirsin. Üniversite seçimine okumak istediğin bölümün bulunduğu üniversitelerin listesini yaparak başlayabilirsin. Başlangıçta uzun bir listeye sahip olman oldukça normal. Üniversite seçiminde kullanabileceğin diğer kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        SAT, GMAT, GRE ve TOEFL gibi sınavlarda aldığın puanlar hangi üniversitelerin şartlarını karşılıyor?-        Üniversitenin aradığı diğer akademik özellikleri sağlıyor musun?-        Üniversitenin eğitim giderlerini karşılayabiliyor musun?-        Konaklama, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayacak maddi yeterliğe sahip misin?-        Üniversitenin yabancı öğrencilere sunduğu konaklama ve oryantasyon gibi olanaklar senin için yeterli mi?-        Üniversitenin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif konularsa sağladığı imkanlar beklentilerini karşılıyor mu?-        Üniversitenin eğitim tarzı ve öğretim yöntemleri senin için yeterli mi?-        Üniversite öğrencilere staj olanağı sunuyor mu?Bunların yanı sıra Hangi Üniversite yazımızı okumak kendin için en uygun üniversiteyi seçmene yardımcı olabilir. Ülke Seçimi Bölüm seçiminin ardından üniversite ve ülke seçimi birbirine paralel olan bir araştırma süreci gerektiriyor. Öncelikle bundan sonraki 4 yılını nasıl bir şehirde ya da ülkede geçirmek istediğini düşünmelisin. Ülke seçimini yaparken değerlendirebileceğin kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        İklim koşulları senin için uygun mu?-        Toplumsal kurallara ve kültürel özelliklere kolaylıkla uyum sağlayabilir misin?-        Maddi olanakların ülkenin ekonomik koşulları ile uyumlu mu?-        Boş vakitlerini değerlendirebileceğin yerler beklentilerini karşılıyor mu?-        Öğrenci olarak ülke içerisinde yarı zamanlı çalışma şansına sahip misin?Ülke seçimi yapmadan önce Ülke Seçenekleri I ve Ülke Seçenekleri II yazımızı mutlaka okumalısın. Ayrıca Yurtdışında Okumanın Avantaj ve Dezavantajları ile Yurtdışında Üniversite Eğitimi Hakkında Bilmen Gereken Her Şey yazılarımız da karar vermene yardımcı olabilir.
Hukuk mu Tıp mı?
Hukuk ve Tıp Fakülteleri Türkiye’de en fazla tercih edilen ana dallar arasında yer alıyor. Üniversite sınavlarında en yüksek puana sahip olan öğrencilerin yerleştiği bu iki geleneksel ana dal aynı zamanda popülaritesini her zaman koruyor. Tıp ve Hukuk ana dalları arasında kararsız kalan adayların öncelikle ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini bilmeleri gerekiyor. Ayrıca, bu iki ana dal arasında bir seçim yapmak için öncelikle ortaöğretimde Tıp için Matematik-Fen,  Hukuk için ise Türkçe-Matematik alanına yönelmek gerekiyor.Hukuk ve Tıp Fakültesini arasında bir tercih yapmayı düşünen adayların kendileri için doğru bir karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla bu iki ana dalın özellikleri, lisans eğitimindeki dersleri ve gerektirdiği kişilik özellikleri gibi konularda detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi eğitimi 4 yıl sürüyor ve öğrenciler Anayasa, Aile, Ceza, Vergi ve İnsan Hakları Hukuku gibi temel hukuk derslerinin yanı sıra tarih, ekonomi, sosyoloji ve genel kültür alanlarında da dersler alıyorlar. Tıp Fakültesi eğitimi ise, üç aşamadan oluşuyor ve 6 yıl sürüyor. Eğitimin ilk aşaması, yani birinci ve ikinci sınıflar, temel tıp bilimleri eğitimini: ikinci aşaması, yani üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar, klinik bilimleri eğitimini; ve üçüncü aşama yani altıncı sınıf, öğrencilerin tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları içeriyor.Hukuk Fakültelerinden mezun olan bireyler Hukukçu, Tıp Fakültesinden mezun olanlar ise Pratisyen Doktoru unvanını taşıyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamusal ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapabiliyor. Hukuk okuyanlar, mezun olunca serbest ve kurumsal avukat olabilmenin yanı sıra, birer hakim, savcı, noter, uzman hukukçu, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli hukuk formasyonu ile ilgili mesleklere de yönelebiliyorlar. Pratisyen Doktorlar ise, akademik kariyerlerine devam edebilme seçeneklerinin yanı sıra Tıpta Uzmanlık Sınavında başarı kazandıkları takdirde farklı sürelerde eğitimlerine devam edecekleri onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabilirler. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanı kazanırlar.Hukuk eğitimi almak isteyen bir bireyin genel olarak yerel sorunlara yerel bakış açısı ile, global sorunlara ise global bakış açısı ile bakabilmesi; bağımsız düşünebilmesi, eleştirel bir bakış açısına sahip olması, birey haklarına saygı gösteren ve toplumsal değerlere karşı duyarlı biri olması, adalet duygusuna sahip olması ve toplumsal ve bireysel problemlere duyarlı olması gerekiyor. Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Hukukçu olmak isteyenlerin detaylı araştırmalar yapmaktan hoşlanması; bilgileri toplama, organize etme, analiz etme ve yorumlama becerisine sahip olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, problem çözme ve problemlere alternatif çözüm yolları bulma konularında yetenekli olması ve analitik düşünme ve değerlendirme yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Pratisyen Doktor olmak isteyenlerin ise güçlü iletişim yetenekleri olması, anatomi ve insan sağlığına karşı ilgili olması, hastalıklar hakkında bilgi sahibi olması, medikal tedavi ile ilgili olarak farklı kültürlerin tutum ve davranışları ile ilgili farkındalığa sahip olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi, analitik zekası ve yorumlama becerisinin kuvvetli olması, hızlı ve doğru kararlar alabilmesi, araştırma yapmaktan hoşlanması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, bireysel çalışmalarda ve takım çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğuk kanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor.
Reklam
Uzaktan Eğitim ve Açık Öğretim
Açıköğretim ve Uzaktan Eğitim, belli düzeydeki bir eğitim programının ilgili kurumlara gitmeden dışarıdan sürdürülerek gerçekleştirilmesidir. Her iki eğitim türü de özellikle çalışmak zorunda olan, ya da belli bir engeli nedeniyle, fiziksel olarak okula devam edemeyecek ya da normal okul çağında okula devam edememiş öğrencilere belli düzeydeki öğretim programlarını tamamlama imkanı vermektedir. Ülkemizde bu kapsamda, açık öğretim ortaokulu ve açık lisenin yanında, yüksek öğretim fakülteleri ve uzaktan eğitim programları bulunmaktadır.Yükseköğretim seviyesindeki Açık Öğretimde  Ön lisans/Lisans düzeyindeki programları, Uzaktan Eğitimde de Lisans/Yüksek Lisans programlarını tamamlamak mümkün olabilmektedir. Öğrencilerin kendi kendilerine ders çalışarak ve belli tarihlerde sınavlara girerek tamamladıkları bu programlar Türkiye genelinde oldukça yüksek oranda ilgi görmektedir. Açıköğretim/Uzaktan Eğitimin çok önemli avantajlarından biri de ikinci bir üniversite tamamlama imkanı vermesidir. Bir kişinin iki ayrı örgün öğretim programına aynı anda kayıt yaptırmasına imkan verilmezken, bir örgün ve aynı anda bir Açıköğretim/Uzaktan Eğitim programına kayıt yaptırma imkanı vardır. Bu durum da, özellikle  bu programlara katılımı daha da arttırmaktadır.AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTELERİ (AÖF) Açıköğretim Fakültelerinde 2 yıllık ön lisans ve 4 yıllık lisans programlarını tamamlama imkanı sunulmaktadır. Bazı programların kontenjanları sınırlıdır, bazıları ise sınırsız sayıda öğrenciye açıktır.Kimler Girebilir? Sınavla Başvuru: Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, kontenjanı sınırlı veya sınırsız olan tüm lisans veya önlisans programlarını tercihlerinden gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Sınavsız Başvuru: Örgün eğitim kurumlarının 2 yıllık önlisans veya 4 yıllık lisans programlarına halen kayıtlı olanlar veya mezunlar,Açıköğretim önlisans ya da lisans programlarından mezun olanlar (okumakta veya mezun oldukları alanlarda olmamak kaydıyla)  Açıköğretim/ Uzaktan öğretim ön lisans veya lisans programlarına sınava girmeden başvuru yapabilirler. Örgün eğitimdeki kayıtlarını sildirmelerine gerek yoktur ve doğrudan ilgili Üniversiteye başvurarak kayıt yaptırabilirler.Dersleri nasıl takip edilir?Açıköğretim Fakültesinde öğrencilerin dersleri izlemek için yararlanabilecekleri kaynaklar arasında kitaplar, CD’ler, televizyon ve radyo programları ve internet siteleri vardır. Ayrıca uygun bulunan bölgelerde akademik danışmanlık ve uygulama hizmetleri (yüz yüze eğitim) de verilmektedir.Anadolu Üniversitesi ve TRT ortaklığı ile TRT Okul’da gün boyunca AÖF dersleri yayınlanmaktadır. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki “aof e-ogrenme “ sitesinde ve diğer forum sitelerinde dersler ve sınavlarla ilgili destek verilmektedir. E-öğrenme portalında yer alan en yeni hizmetlerden biri canlı ve interaktif sanal sınıflarda alanlarında uzman akademisyenlerin yüz yüze ders verdiği e-seminerhizmetidir. Diğer hizmetler ise, etkileşimli e-kitap ve e-öğrenme malzemeleridir. Öğrencilerin, hem dersin sorumlusu olan öğretim elemanlarıyla hem de ilgili dersi alan diğer açıköğretim öğrencileriyle bilgi alış-verişinde bulunup, sorular sorabilecekleri Tartışma Gurupları da yeni hizmetlerden bir diğeridir. Tüm bu yeni hizmetlerle Açıköğretimle Uzaktan Eğitim arasındaki önemli farklar da azalmaya başlamıştır.Sınavlar ve Kredi SistemiAçıköğretim Fakülteleri 2012 yılından itibaren kredili sisteme geçmiştir.Kredili sistemde öğretim yılı bahar ve güz olarak iki döneme ayrılır.Her ders için her dönemde en az bir ara sınav ve bir yılsonu sınavı yapılır.Yılsonu sınavları klasik yöntemle bizzat sınav yapılacak merkezlere giderek alınır.Kredili sistemde bütünleme sınavı yoktur. Ara ya da yılsonu sınavlarına girmeyen bir öğrenci girmediği sınavdan sıfır almış sayılır.Sınavlarda değerlendirmeler 100 üzerinden yapılır. Ders geçme notu ara ve yılsonu sınavlarının farklı ağırlıklarda etkisiyle hesaplanır.DenklikAçıköğretim fakültesindeki  bütün bölümler diğer örgün yükseköğretim kurumlarındaki bölümlere denktir. Açıköğretim öğrencileri diğer üniversite öğrencilerinin yararlanabildiği  tüm sosyal haklardan yararlanabilmektedir.Yatay Geçiş/Dikey GeçişYatay Geçiş: Açıköğretim ya da Uzaktan Eğitim Programlarından Örgün Öğretime Yatay Geçiş Yapılabilir.Şartları: Öğrencinin öğrenim görmekte olduğu programdaki genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 olması gerekir. Ya da öğrencinin kayıt olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği üniversitenin diploma programının o yılki taban puanına eşit veya yüksek olması gerekir. Dikey Geçiş: Açıköğretim Fakültelerinin 2 yıllık önlisans programlarından, 4 yıllık bir Açıköğretim  ya da örgün eğitim programına geçiş yaparak Lisans diploması almak mümkündür. Bu geçiş için gerekli şartları sağlayanların Dikey Geçiş Sınavı’na girip başarılı olmaları gerekir. Bu konuda daha detaylı bilgileri Dikey Geçiş yazımızda bulabilrsin.Ayrıca, bazı bölümler için istisnai durumlar sözkonusudur.**_Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Fakültesinin önlisans programlarından mezun olan öğrenciler Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinin lisans bölümlerine sınavsız “Dikey Geçiş” kapsamında kayıt yaptırabilirler._**_ Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerine sınavsız Dikey Geçiş kapsamında kayıt için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Dikey Geçiş Sınavına (DGS) girme şartı bulunmamaktadır._Kayıt ve Öğrenim SüresiÖğrencilerin, kayıt yaptırdıkları yıldan başlamak üzere önlisans programında 4 yıl, lisans programlarında ise 7 yıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanma ve programa devam etme hakları vardır.Öğrenciler kayıtlarını yenilemedikleri dönemlerde öğrencilik haklarından yararlanamaz, ancak sürelerini kullanmış sayılırlar.Bu sürelerin bitiminde öğrenciler kayıtlarını yenilerlerse, sınavlara katılarak öğretimlerini sürdürebilirler, ancak öğrencilik haklarından yararlanamazlar.Açık öğretim programlarının herhangi birinde öğrenci iken okumakta olduğu alan dışındaki örgün öğretim programlarından birine yerleştirilen adayların açık öğretimdeki kayıtları silinmez.Türkiye’de Açıköğretim Fakülteleri Bulunan Üniversiteler:İstanbul Üniversitesi (Auzef),Anadolu Üniversitesi (AÖF) veAtatürk Üniversitesi (Ata-AÖF)UZAKTAN EĞİTİMAçıköğretimde olduğu gibi, bir yandan yüksek öğretime devam ederken, bir yandan da iş hayatını sürdürmek isteyenler, ya da bulunduğu şehrin dışındaki bir üniversiteden eğitim almak isteyenler için önemli bir seçenek haline gelen Uzaktan Eğitim, çağımızın teknolojik gelişmeleriyle birlikte örgün eğitimle yarışabilecek kalitede eğitim sunabilmektedir.Uzaktan Eğitim’de, Önlisans, Lisans veya Yüksek Lisans programlarının yanı sıra Lisans tamamlama ve Sertifika programları da sunulmaktadır.Kimler Başvurabilir?Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, tüm Lisans veya Ön lisans programlarını tercihlerinde gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Yüksek Lisans programlarına ise diğer yüksek lisans programlarına yapıldığı şekilde başvuru yapılır. ALES, GMAT ve GRE sınavlarından (ALES dışındaki sınavların kabul edilip edilmediği başvuru yapılan enstitüden öğrenilebilir) yeterli puan alan ve diğer belgelerini tamamlayan lisans mezunları uzaktan eğitim yüksek lisans programlarına başvuru yapabilirler.Dersler Nasıl Takip Edilir?Uzaktan eğitim programlarında dersin iki farklı işleniş biçimi vardır.Eğitimler bazen eşzamanlı bazen de serbest zamanlı olmaktadır.Eşzamanlı eğitimlerde daha önceden belirlenen gün ve saatte öğrenciler bilgisayar başında bulunur ve sanal bir sınıf ortamında sınıf arkadaşları ve öğretmeni ile bir araya gelmiş olur. Sanal sınıf ortamlarında öğretmene soru sorabilen öğrenciler aynı zamanda uzaktan eğitimin eksik yanı olan sosyal etkileşimi de sağlamış olurlar. Eşzamanlı eğitimde öğrenci zaman açısından bağımlı olsa bile, mekan olarak bağımsızdır. Herhangi bir  şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın farklı yerlerindeki öğrenciler, aynı anda sanal bir sınıfta bir araya gelip, birbirleriyle sosyal paylaşımlar içerisinde olabilirler.Serbest zamanlı eğitim ise hem zaman hem mekanda bağımsızlık sağlayan uzaktan eğitim türüdür. Programa kayıtlı öğrenci, dersleri istediği gün ve saatte girip takip edebilir. Daha sonra tekrar girdiğinde kaldığı yerden devam edebilir, eğitmenine ya da arkadaşlarına sorular sorabilir, paylaşımlarda bulunabilir.Alınan Diplomada Örgün Öğretime Göre Herhangi Bir Fark Var mıdır?Bazı programlar örgün öğretim mezunlarının sahip olduğu diplomanın birebir aynısını verirken bazı üniversitelerin programlarının diplomalarında Uzaktan Eğitim ibaresi yer almaktadır.Uzaktan Eğitim Hangi Üniversitelerde Var?Türkiye’de uzaktan eğitim merkezi bulunan yaklaşık 50 üniversite bulunuyor. 10 yılı aşkın süredir Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin yanı sıra her geçen yıl yeni üniversiteler uzaktan eğitim merkezi kuruyor. Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin bir kısmı aşağıda listelenmiştir. Bunların yanı sıra üniversitelerin web sitelerinden Uzaktan Eğitim Merkezlerine ulaşabilirsin.Akdeniz ÜniversitesiAnadolu ÜniversitesiAnkara ÜniversitesiAtılım ÜniversitesiAtatürk ÜniversitesiBahçeşehir ÜniversitesiBaşkent ÜniversitesiBoğaziçi ÜniversitesiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDokuz Eylül ÜniversitesiEge ÜniversitesiFatih ÜniversitesiFırat ÜniversitesiGazi ÜniversitesiHacettepe Üniversitesiİnönü Üniversitesiİstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesiİstanbul Teknik Üniversitesiİstanbul ÜniversitesiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKırıkkale ÜniversitesiMaltepe ÜniversitesiMersin ÜniversitesiOndokuz Mayıs ÜniversitesiYıldız Teknik ÜniversitesiAçıköğretim ile Uzaktan Eğitimin Benzerlikleri ve Farklılıkları Benzerlikler:Açık öğretim ile uzaktan eğitim arasındaki en önemli ortak nokta öğrencilerin her iki sistemde de okula gitmeden eğitim almalarıdır.Öğrenciler her iki öğretimi de tercihleri arasında göstererek ÖSYM tarafından programlara yerleştirilebilirler. Bunun yanısıra, daha önce belirtilen şartları sağlayan herkes programlara sınava girmeden doğrudan başvurabilirler.Her iki öğretimde de arasınavlar internetten, yılsonu sınavları da okula giderek yapılır.Farklılıklar:Uzaktan eğitimde, öğrenciler öğretim elemanları ile iletişim kurabilmekte, sanal derslere katılarak sorular sorabilmektedir. AÖF’de bu durum çok yaygın olmamakla birlikte yeni yeni uygulanmaya başlamıştır. Anadolu Üniversitesi’nin e-öğrenme portalında buna benzer hizmetler sunulmaya başlamıştır.AÖF'de öğrenciyi araştırmaya sevk eden proje ve ödevler verilmez. Uzaktan eğitimde ise, öğrenciler yaptıkları projeleri ve ödevleri öğretim elemanına göndererek dönüt alabilir.Uzaktan eğitim programlarının ücretleri, AÖF’den çok daha yüksektir.
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları alanında yetkin antrenörler, öğretmenler ve spor yöneticileri yetiştirmeyi amaçlıyor.Giriş KoşullarıBeden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarını tercih etmek isteyen adayların Yükseköğrenime Geçiş Sınavından (YGS) üniversiteler tarafından belirlenen baraj puanı almaları gerekiyor. Bu puan, her üniversite ve her bölüm için değişiklik gösteriyor. Ayrıca, Milli Sporcu olan adayların BESYO’ya başvurabilmesi için gereken baraj puan, diğer adaylardan beklenen puandan daha düşük olabiliyor. Bunun yanı sıra, spor dallarında yetenekli ve üstün başarı gösteren adaylar,  belli kurallar çerçevesinde bu programlara yerleştirilebiliyorlar. Böyle bir ayrıcalıktan yararlanabilmek için adayların belli yarışmalarda 1., 2. veya 3.’lük derecesinin kazanmış olması gerekiyor. Ortaöğretim kurumlarının spor alanı mezunları da bazı bölümlere ek puanla yerleştirilebiliyor. YGS’de yeterli puan alan adaylar, resmi sağlık kurumlarından  ‘uygulamalı beden eğitimi ve spor özel yetenek sınavına girmesinde ve spor yapmasında sakınca yoktur’ belgesini aldıktan sonra özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar.Spor Yüksekokullarındaki BölümlerRekreasyonSpor YöneticiliğiAntrenörlükBeden Eğitimi Öğretmenliği İş OlanaklarıBeden Eğitimi Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ve özel okullarda çalışabilirler. Uzmanlık alanlarında antrenör olarak ve çeşitli spor örgütlerinin birimlerinde görev yapabilirler. Spor Yöneticiliği bölümünden mezun olan öğrenciler spor kulüplerinin idari birimlerinde, özel spor işletmelerinde ve Gençlik ve Spor Müdürlükleri’nin ve kamu kurumlarının ilgili kadrolarında çalışabilirler. Rekreasyon bölümü mezunları ise turizm alanında ve kamu kurumlarının ilgili birimlerinde görev yapabilirler.Bunların yanı sıra, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarından mezun olan öğrenciler, spor ve rekreasyon aktivitelerinde, spor etkinliklerinin organizasyonlarında, idari hizmet alanında, sosyal tesislerde, seyahat acentelerinde, fizik tedavi merkezlerinde, onkoloji servislerinde ve diğer sağlık kuruluşlarında çalışma olanağına sahipler.
Reklam
Kararsız Üniversite Adayları için Tercih Öncesi İpuçları
Üniversite ve bölüm seçimi yapmadan önce senden hayatının büyük bir bölümde ne yapmak istediğini farkında olman bekleniyor. Fakat pek çok öğrenci gibi sen de liseden mezun olurken ve hatta üniversitenin ilk yıllarında ne yapmak istediğine henüz karar vermemiş olabilirsin. Hepimiz bir hukuk profesörünün yıllar sonra fizik alanında doktora yapması gibi çeşitli ilham verici öyküler duymuşuzdur. Bir karar vermek ya da verilen kararı değiştirmek için hiçbir zaman çok geç değil. Ancak karar verme sürecinde ve devamında çok esnek davranmanın olumsuz yanları da var. Örneğin, liseden mezun olurken hangi bölümü ve hangi üniversiteyi seçeceğin konusunda net olman gerekiyor. Çünkü tercih listende çeşitli üniversitelere ve bölümlere yer verme şansın olsa da yalnızca bir tanesinde eğitim alma şansın olacak.Hangi bölümü ve hangi üniversiteyi tercih edeceğin ve hangi kariyere yöneleceğin konularında kararsızsan senin için hazırladığımız öneriler faydalı olabilir:1. Karar verememiş olmayı umutsuzluk olarak değil bir fırsat olarak gör.Hedeflerin ve planların hakkında düşünürken ya da bunları belirlemeye çalışırken ‘ne yapmak istediğimi bilmiyorum’ diye umutsuzluğa kapılmamalısın. Hangi alanlara ilgi duyuyorsun? İlgini pek çok alan mı çekiyor? İlgi duyduğun alanlar arasında bağlantı var mı? Bu sorulara cevap vermen ve biraz iç gözlem yapman sana ilgini çeken konuları keşfetmen konusunda çok yardımcı olacaktır.  Birden fazla alana ilgi duyuyorsan ve karar verememenin sebebi hangisini seçeceğine emin olamamaksa, üniversiteleri araştırırken hangi bölümler arasında yan dal ve çift dal olanaklarıolduğunu, farklı alanlardan seçmeli dersler alıp alamayacağını ve bölümler arasında geçiş yapıp yapamayacağını araştırmalısın. Bunun yanı sıra ilgi duyduğun alanlardan birinde eğitim alırken başka bir alanda kurslara katılabileceğini ve öğrenci kulüp ve topluluklarına dahil olabileceğini de unutmamalısın.2. Bir şeyi gerçekten sev. Her şeyi beğenmek (ya da daha kötüsü hiçbir şeyi sevmemek) yerine gerçekten seni heyecanlandıran ve gerçekten sevdiğin bir alanı tespit et. Bu araştırma yapmak, yazmak, okumak, planlamak ya da yorumlamak gibi herhangi bir şey olabilir. Yürekten sevdiğin bir şeyi açıkça tanımladığın zaman bunu hangi dalda devam ettirebileceğini rahatça bulabilir ve tercihlerini yaparken gerçekten mutlu ve başarılı olacağın bölümleri seçebilirsin.3. Tercih listen üzerinde düşünmek için kendine zaman tanı.Bölüm, üniversite ve kariyer için çok sayıda seçeneğe sahipsin. Eğer sosyal bilimlere ve sanata ilgi duyuyorsan yalnızca yerleşebileceğin ya da pek çok kişi tarafından kabul gördüğü için mühendislik veya tıp tercih etmemelisin. İlgi duyduğun alanlar üzerinde düşünmek ve onlar arasında bir seçim yapmak daha doğru olacaktır.İlgi duyduğun alanlar arasında bir karar vermen konusunda Hangi Bölüm yazımız sana yardımcı olabilir.4. Kişilik testi al.Kişilik testleri eğlenceli olmalarının yanı sıra faydalı da. Online kişilik testleri, gazete ve dergilerdeki testler kendinle ve ilgi alanlarınla ilgili yeni şeyler keşfetmene yardımcı olacaktır. Hangi alanlarda yetenekli olduğunu ve sana en uygun kariyer seçenekleri bu şekilde keşfedebilirsin. Sonuçları daha önce farkına varmadığın ve üzerinde düşünmediğin pek çok şeyle karşılaşabilirsin. Parlakbirgelecek.com’un ücretsiz ilgi bazlı kişilik testi ile ilgi alanına göre sana en uygun kariyerleri kolayca tespit edebilirsin. Testi almak için bu linki tıklaman yeterli. Parlakbirgelecek.com Üniversite Tercih Rehberiniz
Tercih Yaparken Doğru Zannedilen Yanlışlar
Tercih zamanında yüzlerce birbirine zıt öğüt kafanı mı karıştırıyor? Tercih döneminde birçok adayın yanlış bildiği 7 doğru bu yazımızda:1. YANLIŞ: 30 tercihin tümünü doldurmalıyım.DOĞRU: İstediğin kadar tercih yapabilirsin. Ancak, şansını arttırmak için tercih sayısını çok düşük tutmamakta yarar var. Gitmek istemediğin hiçbir programı tercih listene koymamalısın.2. YANLIŞ: Benim tercih sıralamamda bir program altlarda yer alıyorsa, aynı programa tercih listesinde daha yukarılarda yer vermiş olan bir aday benim önüme geçer.DOĞRU: Adaylar yerleştirilirken, ilk önce yerleştirme puanlarına bakılır ve puanı yüksek olan aday, tercihi kaçıncı sırada olursa olsun o programa yerleştirilir. İki adayın puanının tamamiyle eşit olması durumunda  sırasıyla, ilk önce ham YGS-LYS puanlarına, sonra ağırlığı en büyük olan testin ham puanına, sonra tercihlerdeki sıralamaya ve en sonunda da doğum yılına bakılır.  Böyle bir eşitlik olasılığı o kadar düşüktür ki,  bir programın tercihlerindeki yerinin başka bir adaydan sonra olması senin o programa yerleştirilmende hemen hemen hiç etkili değildir.3. YANLIŞ: Ben tercihlerimde yer verdiğim bir programa yerleştirilsem bile kayıt yaptırmazsam, bir puan kaybım olmaz.DOĞRU: Tercihlerinde olduğu için yerleştirilmiş olduğun bir programa, kayıt yaptırmamış, ya da hiç devam etmemiş, ya da kayıt yaptırmış ama tercih döneminden önce kaydını sildirmiş olsan bile, bir sonraki yıl üniversite sınavına girdiğinde okul not ortalaması puanın yarıya indirilir. Bu nedenle, tercih listende mutlaka okumak isteyeceğin programlara yer vermelisin.4. YANLIŞ: Puanım tutmadığı için asla giremeyeceğimi düşündüğüm bir bölümü tercih listeme hiç almamalıyım.DOĞRU: Yerleştirilmeyi çok istediğin bir programı, puanın/sıralaman tam olarak uymasa bile 1. tercihin olarak listene alabilirsin. Puanlarda ya da sıralamalardaki oynamaların ne kadar olacağını kimse tam olarak kestiremez. Çünkü şu anda yaptığın değerlendirmeleri geçen seneki puanlara/sıralamalara göre yapıyorsun. Ancak, bu puan/sıralama farkı çok çok büyükse boş bir tercih olacaktır. Örneğin, 3000’lerde öğrenci alan bir programı, 50000’lerde bir öğrenci olarak tercih etmenin çok anlamı olmayacaktır.5. YANLIŞ: Ben bu sene çok istediğim bir üniversitenin istemediğim  ama daha düşük puanlı bir programına yerleştirilirsem, seneye istediğim bölüme yatay geçiş yapabilirim.DOĞRU: Yatay geçiş imkanları çok sınırlıdır. Ancak çok başarılı öğrencilerin, benzer bölümler arasında yatay geçiş yapmasına izin verilir. Bu imkanı yakalayamazsan, hiç istemediğin bir mesleğin eğitimini almak zorunda kalabilirsin. Herşeyden önce mesleğine karar verip, o mesleğin eğitimini hangi üniversitelerde alabileceğini, puanını ve sıralamanı  gözönünde bulundurarak araştırmalısın.6. YANLIŞ: Tercih listemi yaparken, sadece o programın kaç puanla öğrenci aldığına bakmak yeterli olur. Benim puanımdan düşükse, o programa mutlaka yerleştirilirim.DOĞRU: Bu sene yaptığımız tercihlerimizi geçen sene o programa yerleştirilmiş olanların puanlarına göre yapıyoruz. Bu nedenle, başarı sıralamasını dikkate almak daha doğru olacaktır. Başarı durumu kaçıncı sıradaki öğrenci yerleştiyse, puanlar düşse ya da artsa bile bu sene de benzer sıralamalardaki öğrenciler o programa yerleşecektir. Başarı sıralaması senin sıralamandan biraz daha yukarıda veya aşağıda olan programları da mutlaka listene almalısın.7. YANLIŞ: Bir tek başarı sıralaması bilgisine bakıp, o programın bana uygunluğuna karar verebilirim.DOĞRU: Klavuzda programların karşısındaki sütunlardaki, öğrenim süresini, puan türünü, kontenjanı ve özellikle ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALARI (verilen sayıların ne anlama geldiği, ilgili tablonun ardından gelen sayfalarda açıklanmaktadır) mutlaka okumalısın. Bazen cinsiyet, yaş, mezun olunan lise türü vb. konularda çeşitli sınırlamalar olan, ya da öğretim dili veya ücreti sana uymayan programlar olabilir. ÖSYM sana uygunluk durumunu araştırmadığı için, sana uymayan bir programa yerleştirilip, programa devam etme şansın olmadığını ancak kayıt yaptırmaya gittiğinde öğrenip, bu sene yerleştirilme şansını kaybedebilirsin.
Diş Hekimliği Okumak için 10 Neden
Adaylar arasındaki yüksek rekabet oranları ve tamamen dolan kontenjanlarıyla dikkat çeken Diş Hekimliği programını tercih edip etmemek konusunda karar veremiyor musun? Senin için ‘neden Diş Hekimliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:İnsan sağlığını ve yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik bir alan olduğu için,Ağız ve diş sağlığının vücudun diğer organlarını ne şekilde etkilediğini ve sağlık problemlerinin çözüm yollarını öğrenmek için,Teşhise dayalı, teknik ve cerrahi bir alan olduğu için,Çok sayıda insanla iletişim kurmayı sağlayan ve insanlara direkt olarak yardım edebilme imkanı sunan bir alan olduğu için,Yaşam ve ölüm arasında kritik bir role sahip olmasan da insan sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik önemli bir görev üstlenmek için,Baskı ve stresin yoğun olmadığı bir alan olduğu için,Mezuniyet sonrasında güvenli bir gelecek imkanı sunduğu için,Çalışma saatleri belli ve düzenli bir kariyere sahip olmak için,Anatomi, biyoloji ve fizyoloji gibi konulara ilgin yüksek olduğu için,Dünyanın her yerinde ihtiyaç duyulan ve çalışma imkanı sunan bir kariyere sahip olmak için Diş Hekimliği okumayı seçebilirsin.
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Güzel Sanatlar Fakültesi
İnsanlarda coşku, hayranlık ve heyecan uyandıran; duyu organlarının birine ya da birkaçına aynı anda etki edebilen sanatlar ‘Güzel Sanatlar’ olarak tanımlanabilir. Geçmişte geometri, güzel konuşma, felsefe ve astronomiyi de içine alan Güzel Sanat dalları, bugün edebiyat, resim, heykel, mimarlık, müzik, tiyatro ve dans olarak biliniyor. Ayrıca günümüzde sinema ve fotoğrafçılık da Güzel Sanat dalları arasında yer alabiliyor.Güzel Sanatlar Fakülteleri, farklı sanat dallarında sanatçıların yetiştirilmesi, toplumun sanat yapısının evrensel değere ulaştırılması, sanat alanlarında bilgili ve yetkin sanat eğitmenlerinin yetiştirilmesi ve gelecek kuşaklara sanatsal değerlerin aktarılması amacıyla kuruldu. Güzel Sanatlar Fakültelerinde eğitim almak isteyen öğrencilerin, kesin bir karar vermeden önce aileleriyle, arkadaşlarıyla ve rehber öğretmenleriyle fikir alışverişinde bulunmalarında ve kendilerini daha iyi tanımalarında fayda var. Bu konuda daha doğru bir karar almak için öncelikle şu soruları cevaplamalısın: Yeteneğimi geliştirip, hayatım boyunca sürdürmeyi düşüneceğim bir kariyer olarak değerlendirmek istiyor muyum?Sahip olduğum yeteneği geliştirmek için sürekli emek ve zaman ayırmaktan  hoşlanıyor muyum?Disiplinli ve istikrarlı mıyım?Yaratıcılığımı ilgilendiğim alanda ortaya koyabiliyor muyum?Sabırlı mıyım?Kendi kendimi motive edebiliyor muyum?Benzer konular üzerinde uzun süre çalışabiliyor muyum?Rekabetin yoğun olduğu ortamlarda kendimi rahat hissedebiliyor muyum?Baskı altındayken verimli çalışabiliyor muyum?Güzel sanat dalları ile ilgili temel kavramları ve yaklaşımları biliyor muyum?Eğitim almak istediğim alana ilişkin yeterli bilgim var mı?Giriş KoşullarıGüzel Sanatlar Fakülteleri, Yükseköğrenime Geçiş (YGS) ve Özel Yetenek Sınavlarında başarılı olan öğrencileri kabul ediyor. Adayların YGS’de almaları gereken puan her üniversiteye ve her bölüme göre değişiklik gösterebiliyor. Özel yetenek sınavları ise üniversitelerin Nisan ile Temmuz ayları arasında açıkladıkları tarihlerde yapılıyor. Bu tarihler ve sınavın aşamaları da her üniversiteye ve bölüme göre değişiklik gösteriyor. Dolayısıyla, eğitim hayatına Güzel Sanatlar Fakültesinde devam etmek isteyen adayların, girmek istedikleri üniversitelerin YGS taban puanlarını, özel yetenek sınavlarının tarihlerini, aşamalarını ve bu aşamalarda ne tür yeterliklerin gerektiğini dikkatli bir biçimde araştırmaları gerekiyor.Ortaöğretim ve dengi kurumlardan mezun olan bütün öğrenciler, YGS’de yeterli puan almaları halinde Güzel Sanatlar Fakültelerinin özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar. Adaylar çok sayıda üniversitenin sınavına ve üniversitelere göre farklılık gösteriyor olsa da, her üniversitede birkaç bölüme birden başvuru yapılabiliyor. Ayrıca, bu programlara girebilmek için bir yaş sınırı aranmıyor.BölümlerGüzel Sanatlar Fakültelerinde yer alan bölümler genel olarak şu şekilde sıralanabilir:Baskı SanatlarıÇizgi Film (Animasyon)El Sanatları Tasarımı ve ÜretimiEndüstri Ürünleri TasarımıFotoğrafçılıkGeleneksel Türk SanatlarıGörsel İletişim TasarımıGrafik TasarımıHeykelİç Mimarlıkİletişim TasarımıKültürel Varlıkları Koruma ve OnarımMüzikMüzik ve Sahne SanatlarıResimSahne Dekorları ve KostümüSanat YönetimiSeramik ve Cam TasarımıSes Sanatları TasarımıTekstil ve Moda TasarımıTiyatroÖzel yetenek sınavı ile öğrencileri kabul eden bu bölümlerin büyük bir çoğunluğu Güzel Sanatlar Fakültesi altında yer alsa da Ankara Üniversitesi Tiyatro bölümü ‘Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinde’; İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji ile Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarma Programı ‘Edebiyat Fakültesinde’; Gazi Üniversitesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi, Grafik Tasarımı, Moda Tasarımı, Tekstil Tasarımı ve Üretimi, Görsel Sanatlar ve Tasarımı ile Seramik Tasarımı bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ ve Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları, İletişim Tasarımı ve Sanat bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ bulunuyor.İş OlanaklarıGüzel Sanatlar Fakültesinden mezun olan öğrenciler, alanlarına göre serbest sanatçı, akademisyen, sanat eğitmeni ve danışmanı olabilirler.Müzik ve müzik teknolojileri bölümlerinden mezun olan öğrenciler Müzikolog unvanına sahip olurlar. Ancak Türkiye’de müzikologların kısıtlı bir çalışma alanı bulunması sebebiyle; müzik bilimi ve teorileri hakkında çeşitli gazete ve dergilerde yazar olarak görev yapabilir, müzik eserlerini yorumlayabilir, devlet tiyatrolarında repertuar düzenlemesi yapabilir, film, opera ve tiyatrolarda müzik danışmanlığı yapabilir, müzik dershaneleri ve kurslar açabilir ve pedagojik formasyon alarak öğretmenlik yapabilirler. Müzik teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar ise aranjörlük, ses kayıt, seslendirme, radyo ve televizyon yayıncılığı ve müzik üretimi gibi alanlara yönelebilirler.Resim, heykel, iç mimarlık ve çevre tasarımı bölümlerinde eğitim alan öğrenciler çevre tasarımcısı, sanat danışmanı, anıt ve mimariye bağlı değişik tekniklerle uygulanabilecek heykel sanatçısı, iç mimar mücevher sanatçısı, tiyatro dekoratörü ve restorasyon uzmanı olarak görev yapabilirler. Grafik tasarımı bölümünden mezun olan öğrenciler grafik tasarımcısı ve sanat yönetmeni olarak görev yapabilir. Pek çok özel ve kamu kuruluşunun pazarlama ve tanıtım birimlerinde çalışabilirler.
Reklam