Bir Vajinası Olan Herkesin Mutlaka Bilmesi Gereken 21 Şey
Vajinanızı daha yakından tanımak, onun hakkında bilgi sahibi olmak istemez misiniz? İstiyorsanız sizi içeriğimize alalım. Vajinal bölge görüntüsü, vajina örnekleri ve vajinanın dille uyarılması gibi bilgilere bu içeriğimizden ulaşabilirsiniz. Dikkat!İçeriğimiz +18'dir. Rahatsız edici imajlar olabilir.
Hangi Romantik Film Senin İlişkine Benziyor?
Filmleri izlerken hep kendimizden parçalar bulup kendimizi ya da ilişkimizi o filmlere benzetmeye çalıştık yıllarca. En azından ben öyle yaptım ve yalnız olduğumu düşünmüyorum :) İşte sana bir fırsat! Testi çöz ve hangi film senin ilişkine benziyormuş öğren!
Durex, İyi Bir İlişki İçin Doğru Noktaya Temas Ediyor
Durex, duygusal videosu ile teknolojide yeni bir dönem başlatıyor. 'Yeniden Bağlanmak için Önce Bağlantıyı Kes'Durex öncülüğünde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre çiftlerin yüzde 40’ı, mobil teknolojiler yüzünden seks yapmayı erteliyor. Katılımcı çiftlerin üçte biri ise telefonlarını cevaplamak için sekse ara verdiklerini belirtiyor. Araştırmadaki bulgular ile yola çıkan Durex, duygusal videosu ile teknolojide yeni bir dönem başlatıyor.İlişki uygulaması Siren Mobil işbirliğinde hayata geçireceği dijital buluşu ile gündeme gelen, dünyanın bir numaralı cinsel sağlık markası Durex, çiftlerin cinsel hayatını tamamıyla değiştirmesi beklenen akıllı telefon teknolojisini açıkladı: “Kapatma” Tuşu. Aşk hayatlarını hareketlendirmek isteyen gönüllü çiftlerin, bu teknolojiyi deneyimledikleri görüntüleri içeren video (http://youtu.be/wpdd2eBvyXM) asıl cevabın çok basit bir işlemde gizli olduğunu gözler önüne seriyor. Yayınlanması ile birlikte sosyal mecralarda büyük ilgi gören video, bu teknolojiyi deneyen gönüllü çiftlerin duygusal yolculuğuna tanıklık ederek, teknolojinin günümüz dünyasını nasıl esir aldığını gösteriyor. Dünyanın bir numaralı prezervatif markası Durex’in öncülüğünde Durham Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma ise yaygın teknoloji kullanımının, çiftlerin cinsel hayatı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyarken, cinsel birlikteliklerin yarıda kesilmesi ve ilişkilerde gerginlikler gibi sonuçlara sebep olduğunu da vurguluyor. Durham Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Merkezi’nin gerçekleştirdiği araştırmaya göre katılımcıların yüzde 40’ı, akıllı telefon veya tablet gibi teknolojiler yüzünden seks yapmayı erteliyor veya gelen mesajları cevaplamak için cinsel aktiviteyi hızlıca bitirmeye çalışıyor. Bunun yanı sıra katılımcı çiftlerin üçte biri ise telefonlarını cevaplamak için sekse ara verdiklerini doğruluyor.
Türkiye Trans Cinayetlerinde Avrupa'da Birinci
Türkiye’de 2009-2014 yılları arasında 34 trans kadın nefret cinayetinin kurbanı oldu. Son 6 yılda İstanbul’da 14 trans kadın öldürülürken bu rakam Manisa, Kocaeli ve Hatay’da 1 olarak kayıtlara geçti. Türkiye trans kadın cinayetlerinde Avrupa’da birinci sırada yer aldı.CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 20 Ekim 2014’te trans cinayetlerini TBMM gündemine verdiği soru önergesiyle taşımıştı. Onur, Meclis’te son 5 yılda kaç trans bireyin hangi illerde öldürüldüğünü ve nefret cinayetlerinin önlenebilmesi için hangi yasal adımların atılacağını sormuştu.Begüm Erginbay, M. Efe Altay ve Efe Sönmez’in DağMedya’daki haberine göre; Elde edilen veriler, Türkiye’de transfobinin ne boyutta olduğunu gözler önüne serdi. Son 6 yılda 34 trans kadın ateşli silahla, kesici aletle ya da dövülerek öldürüldü. Trans kadınlara yönelik nefret cinayetlerinde kullanılan yöntemler arasında ise yüzde 61’lik oranla kesici aletlerin fazlalığı göze çarptı.
Reklam
13 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Dünya Sağlık Örgütü: Ebola Kurbanlarının Sayısı 10 Bini Geçti
Dünya Sağlık Örgütü, Ebola virüsünden etkilenen Batı Afrika ülkeleri Liberya, Gine ve Sierra Leone'de ölenlerin sayısının 10 bini aştığını bildirdi.DSÖ'nün açıklamasında, salgının devam ettiği Liberya, Gine ve Sierra Leone'de görülen 24 bin 350 Ebola vakasında, 10 bin 4 kişinin öldüğünün tespit edildiği belirtildi.Ebola virüsünden Liberya'da 9 bin 343 vakada 4 bin 162 kişi, Sierra Leone'de 11 bin 677 vakada 3 bin 655 kişi, Gine'de ise 3 bin 330 vakada 2 bin 187 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.Liberya'da son iki haftada yeni vaka tespit edilmediği açıklandı.Ebola virüsü nedeniyle Batı Afrika'da 491 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği duyuruldu.Batı Afrika dışında Ebola virüsünden Mali'de 8 vakada 6, Nijerya'da 20 vakada 8 ve ABD'de 4 vakada 1 kişi hayatını kaybetmiş, İngiltere, Senegal ve İspanya'da birer vaka saptanmıştı.Dünya genelinde Ebola virüsünden ölenlerin sayısı bu ülkeler de eklendiğinde 10 bin 19'a yükselmiş oldu.AA
Reklam
Dünyanın En Büyük Mağarası | Son Doong
Vietnam'daki Doong Son Mağarası dünyanın en büyük mağarası olarak kabul ediliyor. Yüksekliği 40 katlı bir apartman büyülüğünde olduğu söylenen mağaranın keşfi çokta eskilere dayanmıyor. 5.5 millik bir alanı kaplayan mağarayı gezebilmek için de 6 gün gerekiyormuş.
Time Lapse Görüntüler ile Karlar Altındaki Kapadokya'nın Eşsiz Güzelliği
Kapadokya'nın uzun uğraşlar sonucunda karlar altındaki eşsiz güzelliğini ortaya çıkaran çok güzel bir çalışma.'Kapadokya da 5 gün içerisinde çekimleri tamamladığım 7439 fotoğrafın birleşmesiyle oluşan yaklaşık 4 dakika süren kısa filmim sert kış şartları altında gerçekleşti. Gece -16, gündüz ise 0 derecede seyreden havalarda çekimleri tamamladık. Sabaha kadar çekim yaptığımız günler de oldu, gün doğmadan uyandığımız günler de... Zorlu kış şartları sonuna kadar kendini bize hissettirdi. Gün oldu sabahları çadırlarımızı kar kaplamışken uyandık, gün oldu yağmur altında kaldık. Karlar altındaki Kapadokya'yı sizlere timelapse tekniğiyle anlatmaya çalıştık.'
Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi Arasında, Türkiye'den Hiç Okul Yok
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) dünya üniversiteleri itibar listesini açıkladı. Geçen yıl 71-80 sıra bandında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi de ilk 100'e giremeyince 2015'te 'itibar' listesinde Türkiye'den hiçbir üniversite yer almadı. Listenin ilk sıranda ABD’de bulunan Harvard Üniversitesi bulunurken, ikinci ve üçüncü sırada İngiltere’den Cambridge ve Oxford üniversiteleri yer aldı.Önder Öndeş'in Hürriyet’te yer alan haberine göre, listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı atılım dikkat çekti. Türkiye ’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. Sıraya yükseldi. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut Hürriyet gazetesine şöyle değerlendirdi:“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.1-Harvard Üniversitesi2-Cambridge Üniversitesi3-Oxford Üniversitesi4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)5-Stanford Üniversitesi6-Kaliforniya Üniversitesi7-Princeton Üniversitesi8-Yale Üniversitesi9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü10-Columbia ÜniversitesiT24
Reklam
Üniversiteden Mezun Olmadan Önce Mutlaka İçinde Bulunduğunuz 18 Öğrencilik Hali
Zamanında üniversite öğrencisi olmuş olanlar veya hala eğitimine devam edenler çok iyi bilir; bir öğrenci olarak yapılabilecek fakat iş hayatıyla birlikte yalnızca birer anı olarak kalacak olan bazı şeyler bulunmakta. Hayatınızın öyle bir noktasındasınızdır ki, bu süreçte mutlaka deneyimlemiş olmanız gereken öğrenciliğe özgü bu durumlar sizin de mutlaka başınıza gelmiştir.
Facebook'ta Birini Arkadaşlıktan Çıkarmadan Önce 2 Kere Düşünmenizi Sağlayacak 9 Sıradışı Hikaye
''Facebook'tan silmek'' ilişkide olup bitenlere tepki göstermek adına, son günlerin en afili hareketi ve hatta belki de bir insana yapılabilecek en kötü şey. Artık ''O kadar kızdım ki; Facebook'tan sildim!'' cümlesine herkes çok aşina fakat silinen arkadaşlarınız her zaman tepkisiz kalmayabilir.İbret-i alem olan bu olaylardan sonra, siz siz olun arkadaşlarınızı silmeden önce iki kere düşünün.
Reklam
Çocuğunun Gelişimi İçin Kendini Feda Eden Babaya Dair
Dünyada kabul görmüş bir davranış biçimi midir bilinmez ama Türk babaları çocuklarının yaptığı her şeyi abartı şekilde övme, göklere çıkarma eğilimindedir. Belki de doğrusu budur ama yaşanmış bir hikaye ile konuya eğilmek istedik.
YGS'ye Girecekleri Böyle Alalım:  Türkçe Öğretmeninden 17 Püf Noktası
etiket
YGS’ye birkaç gün kala heyecanlı olduğunuzu biliyorum. Kiminiz belki 9. sınıftan beri, kiminiz on aydır, kiminiz belki birkaç haftadır  hayatınızı belirleyecek olan bu sınava hazırlanıyorsunuz. Ben de sizin için Türkçe bölümüne dair önemli tüyolar vermek isterim. Tüyoları az sonra okuyacaksınız ama unutmayın bu sadece bir sınav ve ne kadar soğukkanlı davranırsanız zamanı  o kadar iyi kullanacak ve başarılı bir sınav çıkaracaksınız.
Reklam
Domuz Gribi Aramızda
İstanbul'da hizmet veren Gelişim Tıp Laboratuvarları Ocak, Şubat ve Mart ayında grip şikayetiyle kendilerine gelen 164 hastadan 13'ünde domuz gribi virüsü tespit etti. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Paşa Göktaş, domuz gribinin salgın boyutta olmadığını ancak giderek artığını söylüyor.Radikal'den İdris Emen'in haberine göre Gelişim Tıp Laboratuvarları, İstanbul 'da son üç ayda çeşitli şikayetlerle kendilerine başvuran 13 hastada domuz gribi virüsüne rastlandığını açıkladı. Laboratuvarın verilerine göre 2015 yılı Ocak ayında çeşitli testlere tabi tutulan 76 hastanın 2’sinde domuz gribi virüsüne rastlandı. Şubat ayında teste tabi tutulan 51 hastanın 5’inde, Mart ayında ise test edilen 37 hastanın 6’sında domuz gribi virüsü tespit edildi. Yani 2015 yılının ilk üç ayında 13 hastada domuz gribi virüsüne rastlandı. Kış ve bahar aylarında domuz gribi vakalarının arttığını söyleyen enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Paşa Göktaş sözlerine şu şekilde devam etti:“Ocak 2015 tarihine kadar domuz gribi virüsüne rastlamadık. Ancak Kış ve bahar aylarına denk gelen Ocak, Şubat ve Mart aylarında domuz gribi virüsünde bir artış yaşandı. Bu üç aylık sürede laboratuvarlarımızda 164 hastanın 13’ünde domuz gribi virüsüne rastladık. Bu rakamlar dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak domuz gribinin şu anda salgın bir boyutta olmadığını ve kontrol altında olduğunu belirtmekte fayda var.”Domuz gribi belirtileri nelerdir?Halk arasında ‘domuz gribi’ olarak da adlandırılan, H1N1’in belirtileri arasında boğaz ağrısı, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı, burun akıntısı, öksürük, solunum güçlüğü, kusma, ishal ve yüksek ateş şikayetleri bulunuyor. Uzmanlar 38 dereceyi aşan yüksek ateşli hastalarda bu belirtilerden en az bir tanesinin görülmesi durumunda hastanın domuz gribine yakalanmış olabileceğini, dolayısıyla hastanın mutlaka doktora başvurması gerektiğini belirtiyor.Kimler domuz gribi tehdidiyle karşı karşıya?Hamileler, iki yaş altındaki çocuklar, kronik karaciğeri hastalığı olanlar, kalp -damar hastalığı olanlar, aşırı kiloya sahip olanlar, 18 yaş altı sürekli Aspirin kullananlar ve 65 yaş üstü olanlar domuz gribi risk grubunda bulunuyor. Domuz gribinden korunmanın en önemli yolunun hijyen olduğunu belirten uzmanlar, özellikle ellerin sabun ve bol suyla yıkanmasını tavsiye ediyor.
Sağlık Çalışanlarının Nöbet Ücretine Yüzde 50 Zam
Başbakan Ahmet Davutoğlu, sağlık çalışanlarının fazla mesai ücretlerine yüzde 50 ila yüzde 75 zam yapılacağını açıkladı. Ayrıca isteyen doktorlar 70 yaşına kadar çalışabilecek.Başbakan Davutoğlu, Ankara'da, Sağlık Bakanlığı'nın 'Şifa Veren Ele Vefa' adlı etkinliğinde bir konuşma yaptı. Davutoğlu fazla mesai ücretlerine zam, daha yüksek emekli maaşı ve erken emeklilik gibi bir dizi yeni imkan ve hak getirileceğini söyledi:'Evvelki gece sağlık bakanımız ile konuştuk. Tıp bayramı münasebetiyle sağlık çalışanlarımızın nöbet ücretlerinde yüzde 50 zam yapıyoruz. Acil servislerde ve riskli noktalarda çalışanların mesai ücretlerine yüzde 75 zam yapıyoruz. Sabit döner sermayeden gelen gelirlerse isterseler daha fazla kesinti yapıp daha fazla emekli maaşı almaları sağlanacak. Hekim sayımızdaki açık var. Çalışmak isteyen hekimlere 70 yaşına kadar çalışma imkânı getireceğiz. Mali sorumluluk tazminatında 400 bin TL’lik limit 600 ila 800 bin TL’ye çıkarılacak. Ayda belli saat nöbet tutan hekimlerimize kademeli olarak emeklilikte fiili yıpranma hakkı verilecek.''Sağlık çalışanlarını anlamalıyız''En güzel hastaneleri kurabiliriz ama insan faktörü olmadan ne araçlar, ne kanunlar işe yarar' diyen Davutoğlu, sağlıkta gelişimin doktorlara bağlı olduğunu söyledi. Başbakan, 'Devletin saadeti insanın sıhhatine bağlıdır' dedi ve şöyle devam etti:'Hastanedeki her ortamda, o telaşlı koşuşturma içinde, belki zihninde beş hastayı aynı anda taşıyarak, oradan oraya koşturan doktorların, hemşirelerin, hasta bakıcıların haletiruhiyesini anlamadan, yaşadığı küçük bir sorun dolayısıyla, onlara saldırma cüreti, küstahlığı gösteren kişilerin merhamet yoksunu olduğuna inanıyorum.''Kadına şiddet alkol ve uyuşturucu bağımlılarından geliyor'Davutoğlu sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçilmesi için çağrı yaparken, kadına yönelik şiddete de dikkat çekti. Başbakan, 'Kadına şiddet özellikle alkol ve uyuşturucu bağımlısı kesimden geliyor. Buna da dikkat etmemiz lazım' dedi.Başbakan iç güvenlik paketinde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle mücade bir düzenleme getirileceğini belirtip, 'Hem şifa veren sağlık çalışanına saldırcaksın hem de arka kapıdan çıkacaksın. Bir hesap vereceksin. Vaka adli makamlara tevdi edilecek.' diye konuştu.Kaynak: Al Jazeera
Acı Zamanla Unutulur mu?
Yeni doğum yapmış kadınlar çektikleri acıdan dolayı ikinci çocuk için “bir daha asla” derler çoğunlukla. Ama yıllar geçip o acılar unutulunca yeni çocuklar doğar. Evrimsel açıdan soyun devamı bakımından işlevseldir bu durum. Fakat gerçekten de acılar unutulur mu?Doğum ağrısı konusunu inceleyen bir araştırmada kadınların aslında bu acıyı unutmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca İsveç’te 2000 kadın üzerinde yapılan ve ağrıyla ilgili hafızanın zaman içinde değişip değişmediğine bakıldı.Kadınlardan bu ağrının şiddetini doğumdan iki ay sonra ve 12 ay sonra derecelendirmeleri istendi. Veriler ağrının unutulmadığını gösteriyordu. Kadınların yüzde 60’ı her iki dönemde aynı derecede ağrı bildiriminde bulunmuş, üçte biri daha önce hangi dereceyi bildirdiklerini unutmuş, yüzde 18’i ise 12. ayda daha fazla ağrı çektiklerini ifade etmişti.Beş yıl sonra araştırmacılar kadınlarla yeni bir değerlendirme yaptı. Bazı kadınların ağrıya dair hafızaları silikleşmiş, yarıya yakını ilk değerlendirmeden daha az acıya işaret etmişti; fakat ilk değerlendirmede en fazla ağrıdan söz edenlerde acıya dair hafıza etkisini yitirmemişti. Ancak bu kötü anlama gelmiyordu. Kadınlar doğum tecrübesini bir başarı olarak görüp, “doğum acısına katlandıysam her şeye katlanabilirim” sonucunu çıkarıyordu.Acıya dair hafızanın zamanla etkisini yitirmemesi bazıları için şaşırtıcı olabilir. Çünkü hafızayla ilgili psikolojik araştırmalar uzun süre, olayları her hatırlayışımızda hafızamızı biraz farklı bir biçimde yeniden şekillendirdiğimizi gösteriyordu. Yani hafızamız bir DVD gibi her defasında olayları olduğu gibi hatırlamıyordu.Teorik olarak doğum sancısı sonunda ortaya olumlu bir sonuç çıktığı için ağrıya dair hafızanın zamanla azalması gerekir. Fakat böyle olmuyor. Peki, daha kötü tecrübelerde yaşanan ağrıların şiddeti zamanla unutuluyor mu?Kendi güvenliğimiz ve iyiliğimiz açısından bazen acıyı ve o acıya neyin yol açtığını unutmamak önem taşır. Örneğin sıcak bir şeye dokunduğumuzda ya da teneke kutuyu açmaya çalışırken elimizi kestiğimizde hissettiğimiz acıyı akılda tutarak kendimizi benzer kötü tecrübelerden korumuş oluruz.Fakat bazı acıları unutmak da iyidir. Bazı hastalıklara bağlı kronik ağrılar gibi. Bu tür ağrıları kontrol etme ve azaltma konusunda yeni çalışmalar yapılıyor.Daha önce parmağınızı sıkıştırdığınız kapının yanından geçerken o acıyı hatırlayınca irkilirsiniz. Buna PKMzeta adı verilen bir molekülün neden olduğu belirtiliyor. Bu molekül, yeni bir şey öğrendiğimizde beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor; ayrıca acı bir tecrübenin ardından fiziksel duyarlılık oluşmasına neden oluyor.Arizona Tıp Fakültesi’nde fareler üzerinde yapılan deneylerde, omurilikte bu moleküller bloke edildiğinde acıya karşı ekstra duyarlılık ortadan kalkıyor. Bu veriler, bu yöntemin gelecekte kronik ağrıların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.Acılı bazı tedavilerde benzer yöntemler kullanılıyor. Örneğin kolonoskopi yapılırken hastaları yatıştırmak için verilen midazolam türü ilaçlar ayrıca geçici olarak yeni hafıza oluşumunu da engelliyor; böylece o işlemin yol açtığı acının daha sonra hatırlanması zorlaşıyor.Fakat Avustralyalı anestezi uzmanı Andrew Davidson, geçen yıl bir tıp dergisine yazdığı makalede, bu tür ilaçların kullanımının etik sorunlar içerdiğini, bu ilaçların bilinçli hafıza oluşumunu zorlaştırmakla birlikte zımni hafızayı olduğu gibi koruduğunu belirtiyor. Yani kolonoskopi olan biri bu işlemi hatırlamasa da örneğin “hortum gördüğünde tuhaf bir rahatsızlık hissedebilir”. Davidson bu nedenle bu tür ilaçlar verildiğinde etik olarak hastanın bu tür bir etkiye karşı uyarılması gerektiğini söylüyor.BBC Türkçe
Reklam