Düşündüğünüzden daha iyi bir hayata sahip olduğunuzun 19 işareti
Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. Fakat en zor zamanlarda dahi, olaylara ve durumlara bakış açımızı belli bir perspektif dahilinde tutmamız, yaşadığımız sıkıntılarla baş etmek açısından son derece önemli.Henry David Thoreau bu konuyu güzel bir sözle özetliyor: ¨Gerçek zenginlik, hayatı tamamıyla deneyimleyebilmektir.¨Çoğu zaman düşündüğümüzden daha iyi durumdayızdır. Ancak, ne yazık ki günlük hayatın karmaşası içerisinde sahip olduklarımızdan ziyade olamadıklarımıza odaklanırız.Uplifers olarak zor zamanlarınızda kendinize hatırlatmanın faydalı olacağı 19 maddelik listeyi Marc ve Angel çiftinin kaleminden sizlere sunuyoruz...
21 Maddede "İngiliz Dili ve Edebiyatı Okumak Ne Demektir?"
Öncelikle bir anlam karmaşasını açığa kavuşturalım: İngiliz Dili ve Edebiyatı demek İngiliz Dili ve İngiliz Dilinin Edebiyatı demek değildir, İngiliz Dili ve İngiliz Edebiyatı demektir. Peki, İngiliz Dili ve Edebiyatı okumak ne demektir? 
Protein Tozu , Faydaları , Zararları Nedir?
Protein tozu şöyledir böyledir bir dünya laf edilir durur bununla ilgili gerek salonlar da gerek arkadaş muhabbetlerinde laf dönerde döner.”Kullanma aman çok zararlı” , “Baba kullan yoksa olmaz bu iş” ve nice laflar vardırda doğru düzgün kimsenin bilgisi yoktur. Daha önce Protein tozu görmemişler bile bi dünya laf eder bu konuda.Bende zamanında sizin gibi çokca araştırdım, çokca düşündüm ,deneyimlerimi ve sizin gibi bende sorduğum sorulara bulduğum cevapları burada yazacağım. Konuya girmeden önce şunu belirtim bu makale Protein Tozunu övmek için olmadığı gibi yerden yere vurmak içinde değildir.Yazıyı detaylı bir şekilde yazmaya gayret gösterip mümkün olduğunca anlaşılır bir dilde yazacağım. Protein Nedir? Vücudumuzun temel yapı taşı olan Amino Asitler birleşerek proteinleri , proteinler birleşerek (evet sadece proteinler değil biliyorum) hücreleri , hücreler birleşerek dokuları,dokular birleşerek orgran ve kas gruplarını oluşturur.Protein her canlı organizma da (virüslerde RNA olarak bile) bulunur.Ama tabi bu her canlıda protein grubuda oranıda aynı olacak değildir.Burada çıkaracağımız sonuç kas kütlesi için proteinin önemi Protein Nelerde Vardır? Protein için genelde ülkemiz de ; kırmızı et , tavuk eti , balık , yumurta , süt ve süt ürünleri , soya ,mercimek vb. bir çok gıda kullanılır.Ama bizim için en yararlı olanlar tabi ki de et ve süt ürünleridir.Besin değerleri listesi için Ne kadar Protein Alınmalı? Bunun net bir cevabı yoktur.Diyet uygulaması gerekenler veya bir sağlık sorunu olmayanlar için ağırlığının 1,5 veya 2 katı gram kadar alınması uygundur.Örnek : 70 kilo bir insan düşünelim 70 kiloyu gram olarak düşünün.70×1,5=105 ,70*2=140 yani bu insanın gün içinde ortalama 105 ile 140 gr arası protein alması uygundur. Bu Besinlerde Protein Var Madem Neden Protein Tozu Kullanayım? Doğru bu besinlerde protein var ama sadece protein de yok.Örneğin 100 gr dana etinde ortalama 20 gr protein içerir peki geriye kalan 80 gr?Onlarda bize yağ ve karbonhidrat olarak geliyor.Bu da bize yüksek bi kalori verip sağlığımız için teklikeli olmasına sebep olur.Üstüne ülkemizde ki fiyatları göz önünde bulundurursak bu besinleri alıp tüketmekte o kadar kolay değil. Protein Tozu Nedir? Protein tozları genelde peynir altı ve yoğurt sularını yüksek teknolojilerle proteince yüksek ve kolay kana karışarak hızlıca kas hücrelerini beslemelerini sağlayan bir yapıdır.Adı üstünde toz şeklindedir.Peynir altı suyu diye pek korkmayın aromalı yapılır ; çikolata , muz , çilek vb.Bazı markalar soya proteini de kullanırlar ama soya erkeklerde östrojen salgısını da arttırdığı yönünde yazılar okumuştum. Protein Tozu Zararlı Ama? Sigara ve alkol tüketiyorsanız bence protein tozunun zararlarında bahsetmek komik olacaktır.Protein tozu hakkında bütün dünyanın elinde yeterince bilgi var , yeterince araştırma yapıldı ülkemize nazaran dolayısıyla bundan sonra şahsa kalır. Protein Tozu Çeşitleri Var Mı? Evet hatta baya var.Teknoloji geliştikçe bir çok yeni yapıda ve kalite de protein tozları ortaya çıkmaktadır.Örnek verirsek ; bazıları Karbonhidratla desteklenin hacim arttırma gibi özelliklere sahiptir.Bazıları yüksek protein değerlerine sahip olup kasların içini doldur gibi özelliklere sahiptir.Tür olarak verelim örnek ; Whey Proteinler içinde bir çok amino asit olduğundan çok tercih edilen bir proteindir.Bir çok amino asit olduğundan bir çok kas grubuna uygundur. Protein Tozunu Kimler Kullanmalıdır? “Kilo almak isteyenler” ,”Çabuk gelişmek isteyenler” arkadaşlar hiç biri değil.Siz eğer bir diyet programı hazırlamadıysanız ve gerekli antremanları yapmıyorsanız kullansanızda bir fayda etmez zaten.O yüzden bu şu kişiler kullanmalı bu kişiler kullanmamalı demek saçmadır. Protein Tozu Nasıl Kullanılır? Aldığınız marka protein tozunda gerekli açıklamalar vardır genelde.1 ve 2 ölçek diye yazar.Ama bu kişiden kişiye de değişebilir tabi.Bunu suyla veya yağsız sütle iyice çalkalayın.Toz iyice suya karışsın ve tek seferde için.Genel olarak yazmak gerekirse bana göre en iyisi 1 ay kullanıp 1 ay vücudu dinlendirmektir.Böylece vücut daha çok protein sentezi yapmaya da yöneltilir. Ne Zaman Kullanmalıyım? Bu sorununda cevabı diyet programınızda belli oluyor.Uzman bir kişi tarafından hazırlanan diyet programınız (devlet hastanelerinde de yapılabilir bu) sayesinde bunu antremandan önce mi sonra mı yatmadan mı artık ne zaman olacağı söylenir.İlla cevap istiyorsanız bir ölçeğin yarısını antremandan yarım saat önce geri kalan yarısınıda antremandan sonra hemen için. Hangi Marka Alınmalı? Bu da kişini genetiği ile alakalı bi durum bi marka kimisine iyi gelir kimisinde bir etki yaratmaz.Bunun en iyi çözümü denemektir. Bu yazıda okuduklarınız tamamiyle şahsi görüşüm ve deneyimlerim.Kimseye kullan kullanma demiyorum bu yazıda sadece zamanında kendimin çokca araştırdığı başlıkları tek bir konuda birleştirip kendi görüşlerimi paylaştım sizlerle. Bolca sağlıklı günler
Sıradışı Genetiğe Sahip Meyveler
Ülkemizde de artık eser miktarda da olsa Genetiği değiştirilmiş organizma içeren ürünlerin satışı yasal.Tabi Çinli kardeşlerimize bu eser miktar yetersiz kaldığı kesin, genetiğini değiştirmemişler adeta baştan yaratmışlar listelediğim meyve ve sebzeleri.
Reklam
Dünyanın En Büyüleyici Yerlerinden Birisi Olan Bavyera Ormanı'ndan Nefes Kesen 12 Doğa Manzarası
Bavyera Ormanı, Bavyera Milli Parkı'nda bulunan ve herhangi bir doğa severin rüyalarını süsleyen harika bir doğal yaşam bölgesidir. Almanya'da bulunan bu orman alçak bir dağ bölgesinin devamı niteliğindedir. 1970 yılında, Bavyera Milli Parkı Almanya'nın ilk doğal parkı olarak kurulmuştur. Arazinin % 95' i berrak dağ akarsuları, patikalar ve ormanlarla kaplıdır. Buradaki yaban hayatı çeşitliliği ise mükemmel seviyede. Kahverengi ayılar, kurtlar, yaban kedileri, baykuş ve hatta deniz samuru gibi nadir bulunan hayvanları bile burada görmek mümkün. Bavyera Ormanı Ulusal Parkında  9.200 ile 10.750 arasında  farklı hayvan türü yaşadığı tahmin ediliyor. İyi eğlenceler dileriz...
7 Maddede İlişkide Erkek Tipleri
Bu tip erkekler genellikle ergenliğinde metal veya rock müzik dinlemiş ya da hala dinleyen tiplerdir. Unutamadıkları eski sevgilileri vardır ve bu eski sevgilileriyle kötü bir ayrılık yaşamış ya da tam olarak ayrılamamış tiplerdir. Ebeveynlerinden birini kaybetmiş olmaları da muhtemeldir. Sen eğlenceli bir şeyler yapalım kafasındasındır ancak onların düşünmeleri gereken sorunları, çözmeleri gereken karmaşıklıkları, hiç olmadı 'yalnız kalmaları' gerekmektedir. Depresif olmayı pesimist düşünmeyi deli gibi seven yaşı kaç olursa olsun ergen hissiyatlarından kurtulamamış insanlardır.
Reklam
Türkiye'de Çocukların Yüzde 22.5′i Şişman
Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan ‘Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’ sonuçlarına göre; Türkiye’de ‘beden kitle indeksine göre’ çocukların yüzde 22.5′ i şişman ve yüzde 2,1′ i ise zayıf.Erkek çocukların yüzde 23,3′ü şişman iken, kız çocuklarında bu oran yüzde 21,6. Boya göre sınıflamada çocukların yüzde 2.3′ü bodurken, vücut ağırlığına göre çocukların yüzde 2.3′ü zayıf olarak tanımlandı. Türkiye’deki okulların durumu da araştırma kapsamında yer aldı. Yapılan araştırmada okulların yüzde 78,5′inde kantin (kentte yüzde 92,0, kırda 26.4), yüzde 20.6′sınde yemekhane (kentte yüzde 17.8, kırda yüzde 26,4) bulunduğu belirtilirken, okulların yüzde 78,5′inda beslenme eğitimi verildiği belirtildi. Türkiye’deki okulların yüzde 96,3′ünde oyun alanı bulunduğu kaydedilerek, haftada ortalama 87,8 dakika beden eğitimi dersine süre ayrıldığı ifade edildi. Sağlık Bakanlığı’nı araştırmasında, öğrencilerle ile sorular ailelerinin verdiği bilgilere göre değerlendirildi. Ailelerden alınan bilgilere göre, Türkiye’de televizyon seyrekmek çocukların önemli etkinliklerinden biri. Araştırmaya göre haftaiçi çocukların yüzde 74,5′i televizyon izlerken, hafta sonu bu oran yüzde 87′ye çıkıyor. Dikkat çeken bir diğer araştırma sonucu da okul yolunun güvenliği. Buna göre, ailelerin yüzde 70′i okul yolunu güvensiz buluyor. Önemli bir diğer veri ise çocukların spor alışkanlıklarına ilişkin. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yapılan araştırmada, çocukların yüzde 74,2′sinin hiç spor kulübüne gitmediği ortaya çıktı. Ailelerin verdiği verilere göre öğrencilerin günlük beslenme düzeyleri ve zaman ayırdıkları etkinlikler ile ilgili sonuçlar şöyle: Her altı çocuktan beşi (yüzde 84,6) her gün kahvaltı yapmaktadır. Ailelerin yüzde 42,8′i çocuklarının her gün taze meyve, yüzde 18,3′ünün sebze tükettiğini belirtmiştir. Her gün her 10 çocuktan 5′i peynir, 4′ü tahıl, ekmek, yumurta, taze meyve, yoğurt, 3′ü ayran ve süt tüketmektedir. Çocuklar haftada 1-3 kez şeker içeren gazlı içecekleri yüzde 50, cips, patlamış mısırı yüzde 60, şekerli barklar ve çikolatayı yüzde 56, bisküvi, kek, kurabiyeyi yüzde 54, pizza, pide, lahmacun, patates kızartması ve hamburgeri yüzde 66 oranında tüketmektedir. Çocukların uyuma süreleri ortalama 9.30 saattir. Her dört çocuktan üçü (yüzde 74,2) hiç spor kulübüne gitmemektedir. Çocuklar hafta içinde yüzde 60′ı 2 saat ve üzerinde, yüzde 40′ı her gün 1 saat ve 1 saatten az oyun oynamaktadır. Ailelerin yüzde 30′u okul yolunu güvenli, yüzde 70 güvensiz bulmaktadır. Öğrenciler okula giderken yüzde 70′i yürüyerek, yüzde 20′si servisi, yüzde 7′si arabayı, yüzde 0,3 bisikleti kullanmaktadır. Öğrenciler hafta içinde ev ödevi yapma ve kitap okumaya yüzde 71 oranında 1 veya 2 saat zaman ayırmaktadır. Evlerden yüzde 52,5′inde bilgisayar bulunmaktadır. Çocukların hafta içinde yüzde 43,4′ünün ve hafta sonunda yüzde 55,8′inin günlük aktiviteleri arasında bilgisayarda oyun oynama gelmektedir. Televizyon seyretmek çocukların önemli etkinliklerinden birisidir. Hafta içinde çocukların yüzde 74,5′i ve hafta sonunda yüzde 87′si günlük 2 saatten fazla televizyon seyretmektedir.” Araştırma, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriterler çerçevesinde yapılırken, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğiyle tamamladı. 67 ilde yapılan araştırma kapsamında, 216 okulda 2. sınıfta eğitim gören (7 ve 8 yaş grubu) 5.101 öğrenci ve aileleriyle görüşüldü. Araştırmanın saha uygulaması 78 ekip ile Mayıs-Haziran 2013 tarihlerinde yapıldı. Üç yılda bir yapılan araştırma ile büyüme sürecinde, çocuklardaki değişimin izlenmesi hedefleniyor. Öğrencilerin boy ve kiloları dikkate alınarak, beslenme ve fiziksel aktivite davranışlarıyla ilgili anket uygulandı. Aynı zamanda araştırmanın yapıldığı okulların beslenme ve fiziksel aktivite kapasiteleri de araştırmaya dahil edildi. DHA
Aşkı Hissettiren 15 Muhteşem Nişan Fotoğrafı
Dünyaca ünlü düğün organizasyon şirketi olan Junebug Weddings, bu yıl ikincisini düzenlediği en iyi nişan fotoğrafları yarışmasının kazananlarını açıkladıEn iyi 15'ini seçtik, 50'sine de aşağıdan ulaşabilirsiniz
Reklam
Nefes Kesen Manzaralarıyla Dünyanın En Güzel 10 Teleferik Yolu
Midesi kaldırmayan yolcular kesinlikle dağın tepesine bakmamalıdır. Riode Janeiro’nun Sugarloaf dağında bulunan bu teleferiğe ulaşmak için 2 ayrı teleferiğe binilmesi gerekiyor. Bunların biri 20 metredeki Moro de Açúca’ya diğeri ise limandan 396 metre yükseklikteki Pão de Açúcar’a ulaşıyor. Fotoğraf tanıdık geldiyse şunu ekleyelim. James Bond’un Moonraker filminde bu teleferikte çekilmiş sahneleri bulunuyor. 
Tarihe Mal Olmuş 26 Efsane Şehir
Günümüzde sadece çok küçük bir kısmı kalmış olan dünyanın dört bir tarafından döneminin en güzel şehirleri olan kayıp kentler.
Selülite Çözüm; Kuru Vücut Fırçalama
7/24Saglik.org Haber Ekibi Selülit sorununa bir çok farklı yöntem olsa da en etkililerinden biri şüphesiz, Avrupa’da da son derece yaygın olan kuru vücut fırçalaması yöntemi. Bu yöntem ölü deri hücrelerini temizliyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve lenf sistemini uyarıyor. Uygulamadan sonra ise bir masaj eldiveniyle hafif dokunuşlarla cilde vurulması, kolajen liflerini yumuşatıyor ve yağ hücrelerini vücudunuzdan söküp atmak üzere harekete geçiriyor. bu nedenden kuru vücut fırçalaması yöntemi selüliti engelleme de son derece etkili bir yöntem. Nasıl fırçalayacaksınız? Yumuşak, doğal kıllara sahip uzun saplı bir fırça ile sırtınızı fırçalayın. Kolunuzun uzanabildiği her yeri fazla bastırmadan fırçalamaya devam edin. Daha sonra yavaş yavaş alt bölgenize geçin, bacak, kalça ve karnınızı fırçalayın. Fırçalarken lenf sistemini uyarmak için omuzlarınızda ve sırtınızın üzerinde aşağıya doğru, kol ve bacaklarınızda çalışırken yukarıya doğru fırçalayın. Bütün bu işlemler birkaç dakikanızı almalı, daha fazla değil. Duşa girdiğinizde, suyun sıcaklığı ile oynayarak bu uygulamanın etkisini daha da artırabilirsiniz. Yıkandıktan sonra suyun sıcaklığını azaltın ve soğuk suyla birkaç dakika durulanın. Sonra suyun sıcaklığını tekrar arttırın ve bir dakika kadar böyle kalın. Duşunuzu beş saniyelik bir soğuk su şoku ile tamamlayın. Sıcaklık değişiklikleri kılcal damarları hareket ettirip dokuları güçlendirerek kan dolaşımını hızlandırır. Varisli damarların üstü gibi cildinizde sorunlu bir bölge varsa, buraları hiç bir zaman fırçalamayın. Kuru vücut fırçalamasını bir ay düzenli uygulayarak, vücudunuzdaki sonuçları görebilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/estetik-güzellik
Reklam
İş Arayanlara En Kötü 10 Tavsiye
İş başvurularıyla ilgili her okuduğunuz öneriye inanmayın. İnternet sitelerinde iş başvurularında dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili pek çok makale yayınlanıyor. Gerek haber sitelerinde gerek blog sayfalarında hem Türkçe hem de İngilizce pek çok yazı bulmak mümkün. Ancak bu bilgilerin çoğu maalesef sizi başarıya götürecek ipuçlarını taşımıyor. İşte dikkat etmeniz gereken en kötü 10 öneri. 1- Özet yapmayın Özgeçmişinizin başına kariyer hedefinizi ya da özet bölümü eklemeniz pek çok makalenin iddia ettiğinin aksine gereksiz değildir. CV’nizi okuyan kişiye sizin ne yaptığınızı ve yapmak istediğinizi bildiğinizi gösterir. Ayrıca iyi bir özet yazı yazma beceriniz konusunda fikir verebilir. 2- Herşeyi anlatın Müstakbel işvereninizin sizin hakkınızda herşeyi bilmek istediği efsanesini unutun. Moder bir özgeçmiş en fazla iki dosya kağıdını geçmemelidir. Uzun iş tecrübenizi iyi bir şekilde özetlemek sizin becerinizi de gösterir. 3- Kurumsal bir dil kullanın “Çok aşamalı eğitim aşamalarında gruplar arası takımların hedeflerinin realize edilmesi” gibi cümleler, okuyan kişide sizin ne kadar profesyonel olduğunuzu değil ne kadar kendini beğenmiş biri olduğunuz izlenimini yaratır. Bu tür cümlelerden kaçının. 4- İş telefonunu asla cevapsız bırakmayın ertelemeyin Kötü bir iş önerisi de şudur: “Duşta da olsanız kardeşinizin düğününde de iş görüşmesi için sizi ararlarsa asla meşgul olduğunuzu söylemeyin”. Gerçekten meşgul olduğunuzda yapacağınız en iyi şey iki tarafında uygun olacağı belli bir gün ve saat için randevulaşmaktır. Unutmayın sizinde bir hayatınız var ve henüz girmediğiniz bir iş için onu mahvetmeye kimsenin hakkı yok. 5- Para konuşmayın İkinci görüşmede mutlaka para beklentinizden bahsedin. İşvereniniz kararını verirken sizin emeğiniz karşılığında ne kadar para kazanacağını ve karşılığında size ne kadar ödemesi gerektiğini bilsin. 6- Özgeçmişinizi sadece iş ilanına gönderin Başarılı iş arayanlar sadece ilanlara başvurmazlar. Sonuç almak için arkadaşlarınızı, Linkedin gibi profesyonel siteleri ve hedeflediğiniz sektörde size kontak bulabilecek çevrenizi kullanmalısınız. 7- Asla kâğıt özgeçmiş göndermeyin Internet çağında e-posta yerine normal postayla gönderilen özgeçmişler çöpe gidiyor sanıyorsanız bir daha düşünün. Gönderdiğiniz e-postanın spam filtresine takılması ya da aynı gün e-postayla 200 iş başvurusunu bir çalışan tarafından okunmadan silinmesi daha yüksek olasılık. 8- Sizi aramalarını bekleyin Özgeçmişinizi gönderdikten sonra kurumların sizi aramalarını sonsuza kadar bekleyemezsiniz. Özgeçmişiniz yüzlercesiyle birlikte yatıyor olabilir, onu harekete geçirmek size kalmış. Telefon edin ve iş bşvurunuzun akıbetini öğrenin. 9- Her şeyi verin Özgeçmişinizi, başvuru mektubunuzu, telefon ve birebir görüşmeler için zamanınızı verin. Ama ortak bir yola girdiğinize inana kadar referanslarınızın listesini vermeyin. Genel müdürle görüşmek ümidiyle sayısız test ve görüşmeye girmek için de vaktinizi kaybeteyin. ikinci görüşmeden sonra sizi işe alacak kişiyle hala görüşemiyorsanız vakit kaybetmeyin. 10- Özgeçmişinizi heryere gönderin İş verenler işe alacakları çalışanları tek kaynaktan aramazlar. Çaldıkları her kapının ardından sizin çıkmanız sizin adınıza çok da iyi bir işaret değildir. İş dünyasında bu sizi fazlasıyla kolay erişilebilir, değersiz ve iş bulmak için umutsuz bir çalışan durumuna düşürebilir.
Özel Okullara Puan Sistemi Geliyor
MEB özel okulları A, B, C ve D olmak üzere gruplara ayıracak ve 5 yıldızlı oteller gibi yıldız verecek. Yüzme havuzu olanlar 30, ibadethanesi bulunanlar 20 puan kazanacak. Öğretmene iyi maaş + 30 puan. Dershaneden dönüşerek okullaşanların kategorisi D sınıfı. LYS’de başarıya + 35, ikramiye verene + 20 puan.Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki günlerde özel okullarla ilgili önemli bir karara imza atıyor. Nuran Çakmakçı'nın Hürriyet'teki haberine göre Bakanlık, özel okulları A, B, C ve D olmak üzere gruplara ayırarak akredite edecek. Yani okullara 5 yıldızlı oteller gibi adeta yıldız verecek. Okullar, kriterleri e-okul üzerinden kendileri dolduracak, Bakanlık bunu valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla denetleyerek onaylayacak. Veliler, hangi okulun hangi kategoride olduğunu kurumun internet sayfasından görerek, karar verecek. Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, yatılı lise, fen ve sosyal bilimler liseleri ile meslek liseleri buna göre gruplandırılacak. Dershaneden dönüşerek okullaşanların kategorisi şimdiden belli: D sınıfı. TUVALETTEN 70 PUAN Yüzme havuzu olanlar 30, ibadethanesi bulunanlar 20 puan kazanacak. Müdürü ulusal ve uluslararası çalışmalara katılanlar 10’ar puan alırken, öğretmen maaşı brüt 3500 TL’nin üzerinde olan okullar da 30 puan kazanacak. Maaşları zamanında ödeyen, ikramiye veren okullar da 20’şer puan alacak. TEOG (Temel eğitimden orta öğretime geçiş) için Türkiye ortalamasının üstünde puan alan her kategori için artı 10 puan, LYS’lerde başarılı olan 35 puanı kazanacak. Tuvalet temizliği ve temizlik malzemeleri istenilen şartlara uygun olan anaokulları 130, diğer okullar 70 puan alabilecek. Öğrencilerin öğrenme stillerine göre eğitim veren okullar 20 puan birden kazanacak. ÜST KATEGORİYE TEŞVİK VAR Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, karara son noktayı koymak üzere. Sayıştay ve Maliye Bakanlığı yetkilileri ile görüşmeler tamamlandı. Sıra kararın yayımlanmasında. Okullar; fiziki standartları, yönetim ve organizasyonları, eğitim öğretim süreçleri ve destek hizmetleri olmak üzere 4 başlıkta tasnif edilerek, kategorileştirilecek. Okullara teşvikler bu kategorilere göre yapılacak. Okulların kategorisine ait sertifikalar, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nce düzenlenecek. Yeni okul açanlar Bakanlığın belirlediği kategorilere göre okul açacak. Halen var olanlar ise talep etmeleri halinde valilik ve kaymakamlıklara başvuru yapacak. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Valilik, okulların gruplarının belirlenmesi amacıyla 3 kişiden oluşan ekip görevlendirecek. Ekipte okulun üyesi olduğu özel eğitim kurumları derneğinin bir temsilcisi ile Genel Müdürlük’te denetim yetkisine sahip en az 2 personel ya da 2 maarif mütfettişi yer alacak. Oluşturulan ekipten bir kişi ekip sorumlusu olacak. İnceleme ekibi en geç 30 iş günü içinde inceleme raporu doğrultusunda okullara standart alanlarına göre A, B, C veya D grubu olarak sertifika verecek. ÜST KATEGORİ İÇİN 3 AY Özel Öğretim Kurumları derneğine üye olmayanlar okulların incelemelerinde Genel Müdürlük’te görevli 2 personel veya 2 müfettişi görevlendirecek. Sertifika alanlar isterlerse 3 ay sonra standart alanlarına göre değişiklik talep ederek, sertifikalarını değiştirmek için başvuruda bulunabilecek. Ne, kaç puan Bağımsız okul binası olan anaokulları 130, ilk, orta ve liseler 120 puan Kütüphane: 50 puan Beden eğitimi salonunu: 40 puan Konferans salonu: 50 puan Yemek salonu: 20 puan Fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarı 20’şer puan 20 yıl üzeri okullar 10 puan alırken 11-20 yıl arası olanlar 6, 1-10 yıl olanlar ise 3 puan alacak. Yüksek lisans yapmış eğitim personeli oranı yüzde 20’nin üzerinde olanlar: 20 puan Yöneticileri proje alanlar 10 puan, uluslararası projelere katılanlar 15 puan Öğrencilerin öğrenme stillerinin belirlendiği çalışmalar yapan: 20 puan Öğrencilerin gelişim ve ihtiyaçları ile bireysel özelliklerini tanımaya yönelik kararlar alan: 20 puan Eğitim teknolojilerini kullanan ilkokullar 40, diğer okullar 20 puan TEOG başarısı ortaokulda Türkiye ortalamasının üstü 5 eşit kademeye ayrılarak her kademe için artı 10 puan Ölçme değerlendirme analiz rapoları: 30 puan Öğrenci gözlem formları tutan: 40 puan Öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ortaya çıkmasına yönelik çalışma yapan: 20 puan Lisanslı sporcu öğrencisi yüzde 41 oranında olan: 20 puan Okul spor takımı 5 ve üstünde olan: 20 puan Okulda otomatik yangın söndürme sistemi olan: 12 puan Z tipi yangın merdiven sistemi olan: 10 puan 3 ve daha fazla güvenlik görevlisini 24 saat sistemine göre çalıştıran: 25 puan Okulda tam zamanlı doktor bulunduran: 25 puan Her 350 metrekare kapalı alan için bir temizlik personeli çalıştıran: 20 puan Tuvalet temizliği ve temizlik malzemeleri istenilen şartlara uygun olan anaokulunda 130, diğer okullarda 70 puan Okul servis araçlarının yüzde 70’i 5 yaş altında olan: 20 puan Gıda hizmeti sunma göreviyle çalışan personele gıda güvenirliği sağlanması, insan sağlığının korunması ve gıdaya bulaşmalarını engellenmesi amacıyla düzenleme anaokulunda 30, diğer okullarda 15 puan Her ders öğretmenin kullanabileceği alanıyla ilgili eğitim materyali olan: 25 puan HANGİ OKUL KAÇ PUAN Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından verilen fiziksel standart alanlarına göre 1 yıllık geçici süre için A, B, C ve D grubu kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenleniyor. 1 yıllık süre içinde bu yönergelerde belirtilenler Genel Müdürlükçe/ maarif müfettişlerince yapılan denetim sonucunda düzenlenecek rapor doğrultusunda valiliğin uygun görüşü de dikkate alınarak okullara A, B, C ve D grubu sertifikları kurum açma izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile birlikte yeniden düzenleniyor. A grubu okullar: 850-1000 puan B grubu okullar: 700-849,99 C grubu okullar: 500-699,99 D grubu okullar: 499,99 ve altında puan alanlar VERGİDE İNDİRİME GENİŞ TEŞVİK Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin çalışmayı şöyle anlattı: “Bu kategorileşme ile çeşitli kriterler önem derecesine göre puanlanarak 4 alt standart bakımından okula bir puan verilmesi ve vergi muafiyet ve indirimleri, bina destekleri ile eğitim ve öğretim desteğini de içine alacak geniş çapta bir teşvik sisteminin bu ayaklar üzerine oturtulması hedeflenmiştir. Bu şekilde yapılacak bir kategorileşme çalışması bir akredetitasyon sisteminin de ilk ayağını oluşturacak ve bu da özel okulların standartlarını yükseltme gayesi ile daha fazla çalışmaları, eğitim ve öğretim kalitesine önemli katkılar sağlamaları sonucunu doğuracaktır.”Nuran Çakmakçı | Hürriyet
Reklam
42 Yıldır Kapalı Şişe İçinde
Dünyanın en küçük yaşayan ekosistemi bir şişenin dibinde bulundu. İngiltere’nin Crainleigh şehrinde dünyanın en ilginç ekosistemlerinden biri ortaya çıktı. 1960 yılında büyük bir şişenin dibine ekilen toprak en son 1972 yılında sulanmış.
Yaza Hazır Olmanız İçin 10 Altın Öneri
Kış boyunca kıyafetlerimizin altına saklanan fazla kilolardan kurtulmak için henüz geç değil. Herbalife Türkiye Danışman Diyetisyeni Canan Aksoy, yaza hazır olmak ve daha sağlıklı bir görüntüye kavuşmak isteyenler için şu tavsiyelerde bulunuyor. İçeceklerden gelen kalorilere dikkat edin “Çayıma sadece 1 tane küp şeker atıyorum” diye düşünmeyin. Günde 4 tane küp şeker tüketiyorsanız yaklaşık 60 kalori alıyorsunuz demektir. Krema, yağla neredeyse eşit enerji taşır, bu nedenle kremalı kahvelerden kaçının. Ayrıca kahvelerin içine konan şurupların da şeker içerdiğini unutmayın. Meyve suları yüksek enerji içerirler ve glisemik indeksleri de yüksektir. Bu durumda ne içeceğiz sorusunun en doğru cevabı her zaman sudur. Sıcak veya soğuk bitki çayları ve tansiyon probleminiz yoksa maden suyu da önerilen içeceklerdir. Kahvaltı ve ikindi öğününe dikkat Kahvaltı metabolizmanın çalışmaya başlamasını sağlayan öğündür. Uyandıktan sonra en kısa zamanda kahvaltı yapmanız önemlidir. Kahvaltı için vaktiniz yoksa öğün yerine geçen shakeler alternatifiniz olabilir. İkindi öğününde doğru beslenmek ise, akşam yemeğinde porsiyonlarınızı rahatça kontrol etmenizi sağlar ve yemekten sonra atıştırma yapmanızı önler. Yağdan ve tuzdan kaçının 1 gram yağ yaklaşık 9 kaloridir. Yemeklerinizi mümkün olduğunca az yağla pişirin ve kızartmalardan kaçının. Salatanıza koyduğunuz zeytinyağını mutlaka ölçerek koyun. Dışarda yemek yediğinizde gerekenden çok daha fazla tuz aldığınızı unutmayın. Fazla tuz kilonuzu olduğundan yüksek gösterir. Tuzu vücuttan atmanın en kolay yolu da su içmektir. Günde 1,5 litre civarında su içmeye dikkat edin. İkramlardan ve ısrarlardan kaçının Ofiste veya ziyaretlerinizde size ikram edilen her yemeği yemek zorunda değilsiniz. Özellikle ara öğünleriniz için ise ikramlardan uzak durun ve yanınızda sağlıklı ara öğün alternatifleri bulundurun. Örneğin protein barlar bu konuda size destek olabilecek lezzetli alternatiflerdir. Öğünlerinizde salata ve çorbaya yer verin Yemek yemeye başlamamızdan yaklaşık 20 dakikadan sonra vücudumuz tokluk hissini algılamaya başlar. Bu sebeple yemeklerde çorba ve salata yemek yeme hızınızı düşürür ve midenizi doldurarak doygunluk hissi sağlar. Yemeklerinizde yoğurt ve süt ürünlerine yer verin Süt ürünlerinin içinde bulunan kalsiyum yağa bağlanarak, yağın sindirilmeden atılmasını sağlar. Yağsız süt ürünleri doğal zayıflatıcılardır, ana ve ara öğünlerinizde yağsız süt-yoğurt-ayran-kefir gibi ürünlere yer verirseniz, bir miktar kalorinin vücudunuz tarafından kullanılmadan atılmasını sağlamış olursunuz. Günde 5–7 porsiyon sebze-meyve ve salata tüketmeye özen gösterin Posa oranı yüksek bir diyetle sindirim sisteminiz daha rahat çalışacaktır. Sebzelerin enerjisi düşüktür ve salata doygunluk hissi sağlar; meyveler ise metabolizmamızın düzgün çalışması için gereken vitaminleri içerirler. Kafein tüketiminize dikkat edin Günlük güvenilir kafein alımı 300 mg/gün’dür. Bu miktarın üzerinde kafein almak kalp hastalıkları riskini etkileyeceği gibi, sinir sisteminizi de olumsuz etkiler ve dolaşım sistemini etkilediği için selülit problemlerine yol açar. Bir kupa çayda 60 mg, bir kupa kahvede 80 mg kafein bulunduğunu unutmayın. Günlük kafein alımınızı bu çerçevede düzenlemeniz, selülitlerinizin azalmasına da yardımcı olur.
Reklam