Oruçluyken Oluşan Ağız Kokusunu Önleme Yolları
Ramazan ayının gelmesi ile oruç tutanların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de ağız kokusu oluyor. Oruçluyken nefes kokusunu önlemek için, gün boyu bazı tedbirler almak ve ağız hijyenine her zamankinden daha çok dikkat etmek gerekiyor. Peki oruçluyken ağız kokusunu engellemek için neler yapılabilir?İftar ve sahurdan sonra diş bakımınızı mutlaka yapın. Dişlerinizi fırçalayın ve fırçalama sonrasında ağız bakım suyu ile ağzınızı çalkalamayı unutmayın. Diş ipi, dişlerde daha ince ayrıntıların da temizlenmesini sağlar ve ağızda kokunun oluşmasını engeller. İftar ve sahurdan sonra diş ipi kullanabilirsiniz. Sahurda pastırma, sucuk ya da sarımsak gibi kokuya neden olacak yiyeceklerden uzak durun. Soğuk içeceklerin de ağız kokusuna neden olduğunu biliyor muydunuz? Sıcak havadan dolayı bol bol tüketilen soğuk içecekler ağız kokusunu tetikler. Bu nednele ağız kokusunu önlemek için, oda sıcaklığında içecekleri tercih etmek daha uygun olacaktır. Öğlen ve akşam vakitlerinde yemek yediğimiz için, vücut alıştığı üzere bu saatlerde mide öz suyu salgılar. Mide öz suyu salgılandığında yemek yenmediği için de ağız kokusu kaçınılmaz hale gelir. Bu yüzden, bu saatlerde konuştuğunuz kişilerle uzak mesafeden iletişimde bulunmaya dikkat edebilirsiniz.Kendi ağız kokunuzu farkettiğinizde yalnızca su ve diş fırçasıyla dişlerinizi ve dilinizi fırçalayabilirsiniz. İftar ve sahurdan sonra bir miktar aromatik çaylardan içmek de hem midenizi rahatlatır hem de ağız kokusunun oluşumunu engellemeye yardım eder. Nane, adaçayı ve yeşil çay gibi çayları bu dönemlerde tüketebilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/ağız ve diş bakımı
ForenScope Tıp Alanında Devrim Yaratacak
Dünyada ilk kez dermatoloji hastalıklarında gözle görünmeyeni görüntüleyen, doktorların ofislerini cep telefonlarında taşıyabileceği ForenScope görüntüleme cihazı birçok alanda devrim yaratacak. Erken teşhis ve cilt hastalıklarının takibinde devrim yaratan buluş olarak tanımlanan ForenScope görüntüleme cihazı, dermatologların yanı sıra fotoğrafçılıkta da makro görüntüden mikroya geçişi sağladı. ForenScope, dünyanın ilk multispektral mobil görüntüleme ve arşiv sistemi olarak geçiyor. Türkiye’nin mobil proje alanında ihraç edeceği ve global pazarda adından söz ettirecek ForenScope görüntüleme cihazının global pazara tanıtılacağı dünya lansmanı ise, 2014 yılı sonunda Kore’de gerçekleştirilecek. Uluslararası akademik platformlarda büyük ilgi gören ForenScope projesi için bugüne dek 1,5 milyon dolar üzerinde Ar-Ge yatırımı gerçekleştirildi. ForenScope ilgili “Türkiye’de geliştirilen en büyük mobil sağlık projesi” yorumunu yapan ForenScope projesi Ar-Ge Başkanı Osman Eşki, halihazırda üretimi tamamlanmış ve satışa hazır bin adet cihaz bulunduğunu belirtti. Eşki, cihazın satış rakamı ile ilgili, “Farklı ihtiyaç ve kullanım alanlarına göre oluşturduğumuz setler 350 ile 3 bin dolar arasında fiyatlandırılmıştır.” açıklamasını yaptı. Ayrıca, cihazda kullanılan dalga boylarının insan sağlığına hiçbir yan etkisinin bulunmadığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Forenscope projesi, Ar-Ge’si Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark’ta faaliyetlerini sürdüren Grimed şirketine aittir. Bilimsel çalışma grubumuzun merkezi Türkiye, üretim yerimiz ise Şenzen’dir. ForenScope mobil projesi Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağlayacak, global pazarda adından söz ettiriecek.” Prof. Dr. Server Serdaroğlu, konuyla ilgili, “ForenScope ile artık karanlık odaya ihtiyaç duyulmadan florasans görüntüleme (wood lambası işlevi) yapılabilecek olmasıyla birlikte görüntüleme kalitesi ve kullanım kolaylığı devreye girmiş olacak. Elde edilen görüntülerin gerek hasta takibinde, gerek arşivlemede, gerekse eğitimlerde kullanılabilecek olması sayesinde ise doktorlar ofislerini cep telefonlarında taşımış olacak. Doktorların üzerinden büyük bir yük alacak. Ayrıca zaman kazandıracak ve hastalıklarda erken teşhis sağlayacak. Özellikle ForenScope ile alınan görüntülerin yan yana ya da üst üste kullanılabilmesi, dermatoloji kadar kozmotolojide de hastalık seyirlerinde ve tedavi süreçlerinde önemli avantajlar kazandıracak. Aynı zamanda tanı koyma sürelerini kısaltacağı gibi dermatoloji kliniklerinin standartlarını yükseltecek. Ekonomik açıdan ise ciddi anlamda maliyetleri düşürecek ve her doktor ForenScope mobil görüntüleme cihazına sahip olabilecek.” dedi Doç. Dr. Mustafa Kamaşak, ForenScope ile ilgili teknoloji açısından şu yorumu yaptı: “İnsanlar mobil cihazlarda sağlık ile ilgili yeni projeler bekliyor. ForenScope sayesinde fotoğrafı çekilen görüntülerin akıllı analizi yapılacak. Böylelikle birtakım ön analizlerle şüpheli veya görülen hastalıkların mobil cihazlarla ortaya çıkarılmasını mümkün kılacak. Bu gelişmenin öncelikli faydası sağlık hizmeti veren kuruluşlarda veya merkezlere bağlı çevre ilçelerde yapılacak taramalarda kolaylık sağlanması olacak.” Ofisler cepte taşınacak  “Tak-çevir” yöntemiyle tüm akıllı telefonlar ve kamera özellikli mobil cihazlarda kullanım kolaylığı sağlayan ForenScope ile artık karanlık odaya ihtiyaç duyulmadan florasans görüntüleme (wood lambası işlevi) yapılabilecek. Dayanıklı, hafif ve zarif tasarımıyla ForenScope, gizli USB geri besleme çıkışına sahip. Ayrıca, aralıksız 48 saate kadar multispektral incelemelere olanak sağlıyor. Bir puzzle gibi tasarlanan ürünün farklı lens alternatifleri sayesinde, 365 nm-700 nm aralığındaki tüm dalga boylarında multispektral dermatolojik mikro ve makro görüntülemeler kayıt edilebiliyor; tanı ve tedavi öncesi veya sonrası görüntüleri saklanabiliyor, paylaşılabiliyor. ForenScope için özel olarak geliştirilen mikro lensle, 16 mm’lik bir lezyonu benzersiz keskinlikte görüntülenebiliyor. Tek bir parmak hareketiyle mikro görüntülemeden makro görüntülemeye geçiliyor. Mükemmel netleme özelliği sayesinde büyük lezyonların dermatoskopik takibi, akne, damarsal yapılar ya da kozmetik uygulamalarda dövme lekesi gibi birçok alanda standart ölçeklemesiyle de kolay ve hızlı kullanım sağlıyor. ForenScope için özel olarak geliştirilen yazılımın da kullanımı oldukça kolay. Görüntülemelerin gruplandırılması, makro görüntü veya robot resim üzerinden noktalama, lezyon gelişimlerini adım adım izleme, karşılaştırma (yan yana veya üst üste), renk-ölçek skalası, hasta veri güvenliği için şifreli koruma gibi birçok özelliği içeriyor. Zorlu testlerden geçen tüm ForenScope modelleri FCC, CE ve RoSH sertifikalarına sahip bunuyor. Türkiye dünya pazarında  Türkiye’deki hastanelerde mevcutta kullanılan ve tamamı yurt dışından ithal edilen dermatoskopi cihazlarının bir adetinin dört yıllığına ülke ekonomisine bedeli 17 bin euro. ForenScope görüntüleme cihazı ise sağlıkta daha düşük miktarda yatırım bütçesine geçiş yapılmasına imkan sağlayacak. Böylelikle sağlık sisteminde daha etkin sonuçlar doğurması da cihazın sağlayacağı ekonomik avantajların başında geliyor. Türkiye’nin mobil proje alanında ihraç edebileceği ForenScope, aynı zamanda global pazarda de rekabet üstünlüğü ve uluslararası platformlarda teknoloji alanında prestij de sağlayacak.
Reklam
Van Kertenkelesi Koruma Altına Alınıyor
Endemik türler arasında bulunan ve Van’ın Erciş ilçesinde yaşayan Van kertenkelesi koruma altına alınıyor. Bu yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın öncelikli korunacaklar listesine giren Van kertenkelesi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından proje hazırlandı. Proje kapsamında iki uzman sürüngenci bölgeye giderek krtenkele yakalamaya çalıştı. Van’ın kedisi ve balığının ardından kertenkelesi de koruma altına alınıyor. Alman ve Rus bilim insanları tarafından 1994 yılında keşfedilen ve bir daha izine rastlanmayan kertenkeleler, bu yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın öncelikli korunması gerekenler listesine girince, bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü proje hazırladı. Proje kapsamında 165 gün çalışma yapacak bilim insanları ilk olarak Van kertenkelelerini doğal alanlarında incelemeye başladı. KERTENKELE YAKALAMAK İÇİN BÜYÜK ÇABA GÖSTERDİLER Dünyada sadece Van’ın Erciş İlçesi’nde yaşayan Van kertenkeleleri araştırma projesinde sürüngen konusunda uzman olan adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Mehmet Zülküf Yıldız ile Dr. Bahadır Akman görev aldı. Kertenkelelerin 1994 yılında görüldüğü Zilan bölgesine giden iki uzman sürüngenci, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Van Şube Müdürü Yunus Bakıcı eşliğinde kayalıklar arasında kertenkele yakalamaya çalıştı. Büyük uğraşlar sonrası yakaladıkları Van kertenkelelerini inceleyecek bilim insanlarının bilgileri doğrultusunda koruma eylem planı hazırlanacak.Alan çalışmasına katılan Van Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürü Yunus Bakıcı, projenin alan ve literatür çalışması olmak üzere iki bölümde yürütüleceğini söyledi. Projenin korumaya yönelik planın hazırlanmasına rehberlik edeceğini belirten Bakacı, 'Türe ve yaşam alanlarına yönelik tehditler belirlenecek. Projenin sonunda kapsamlı bir çalıştay düzenlenecek. Türün korunmasına yönelik eylem planı masaya yatırılacak. Kertenkelelerin popülasyonu sürdürebilmesi için tedbirler görüşülecek' dedi.Osman BEKLEYEN/VAN, (DHA)
Reklam
Meleklerden İlham Alan Koku
Victoria's Secret meleklerinin kendine güvenen ve rahat tarzından ilham alınarak yaratılan Angel's Only, modern çiçek kokularıyla çekici bir tazeliğin birleşmesinden ortaya çıkıyor. Victoria's Secret melekleri için üretilen Angel's Only yaz aylarında kokusuyla ön planda olmak isteyen kadınların vazgeçilmezi olacak! Angel's Only yeni bir Victoria's Secret meleğinin ilk kez kanatlarını takıp podyuma adım attığı anın heyecanını yakalıyor. Bu eğlenceli ve çok özel parfümü tüm Victoria's Secret mağazalarında bulabilirsiniz.
Hamilelikte Oruç Tutmak Riskli mi?
Hamilelik, İslam dininde oruçtan muafiyet için sayılan istisnalardan biridir ancak buna rağmen birçok hamile kadının ramazan ayında oruç tuttuğu görülüyor. Peki anne adayı ve bebek açısından bu durum sağlıklı mı? Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölümü'nden Op.Dr. İbrahim Sözen, ''Gebelikte orucun hem hamile kadın hem de gelişmekte olan bebek için zorlukları ve sakıncaları mevcuttur.'' Gebeler, hamileliğin fizyolojisi icabı daha sık acıkıyorlar. Çünkü bu dönemde, bebeğe sağlamakla yükümlü oldukları ekstra kaloriyle birlikte günlük kalori alım gereksinimleri de artıyor. Op. Dr. Sözen şöyle diyor: ''Gebelerin 3-4 saatte bir düşmeye eğilimli kan şekerlerini sabit halde tutmak için küçük öğünler alması tavsiye edilir. 2004 yılında Singapur'da yapılan bir çalışmada, oruç tutan gebelerin yarısından fazlası gebelik öncesindeki oruçlara göre çok daha zorlandıklarını, üçte biri ise oruca bağlı yan etkiler yaşadıklarını belirtmişlerdir.'' Aç kalmak bebeği etkiliyor Peki orucun bebekler içinde bir riski olabilir mi? Op. Dr. İbrahim Sözen soruyu şöyle yanıtlandırıyor: ''Bebek için görülen en büyük tehlike, onların ileride nörolojik ve psikolojik gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek ketonların oruç sırasında kanda artışıdır. Ketonlar şekerin hücrelerin kullanımı için ortamda olmadığı durumlarda depolanmış yağların yakılması sonucu açığa çıkarlar. Örneğin uzun süren açlıklarda vücudun şeker deposu çabuk tükenir ve hücrelerin enerji gereksinimi için yağlar yakılır. Bunun sonucunda hem anneye hem de bebeğe zararlı olabilecek ketonlar yağ yakılması sonucu açığa çıkarlar. Kontrol edilemeyen diyabette de aynı durum söz konusudur. 1995 yılında American Journal of Obstetrics and Gynecology dergisinde Rizzo ve arkadaşları tarafından yayınlanan bir çalışmada, kontrol edilemeyen diyabet ve uzun süreli açlık gibi durumlarda kanda oluşan yüksek keton oranlarının ileride bebeklerin beyin ve psikolojik fonksiyonlarında bozukluğa neden olduğu gösterilmiştir.'' Hamilelerde yüksek ketonlara ulaşılmasının sebepleri nedir? Sorusuna ise şu yanıtı veriyor: ''Gebelerde yüksek keton oranlarına kolaylıkla ulaşılmasının iki nedeni vardır. Öncelikle gebelerdeki açlık süreçleri gebe olmayan kadınlara kıyasla çok daha çabuk bir şekilde hipoglisemiye (kan şekeri düşüşü) yol açmaktadır. Kanda, bu düşüş nedeniyle, hücrelerin enerji olarak kullanımları için şeker kalmayınca da vücut yağlar yakar ve ketonlar bu yakımın yan ürünü olarak yükselir. Gebe olmayanlarda bu keton yükselmesi 24 saat içinde yoğunlaşırken, gebelerde bu süre 16 saat civarındadır. Yüksek keton oranlarının gebelerde oluşmasına olanak tanıyan ikinci neden ise gebelerde, özellikle ileri haftalarda, insülin direncinin gelişmesidir. Bu direncin çok yüksek olduğu durumlarda gebeliğe ait diyabet gelişir. Bu durumda kanda yeteri kadar şeker vardır ama bu şekeri hücrelerin kullanımına sokacak olan insülin görevini yapamaz. Şeker kanda yükselir ama hücreler yakıt olarak şekeri kullanamaz. Hücreler bu nedenle alternatif yakıt olan yağı yakarlar ve bu da açığa yüksek keton oranları çıkarır. Susuzluğa dikkat! ''Oruç tutarken bir diğer potansiyel sorun vücudun sıvısız kalmasıdır.'' Diyen İbrahim Sözen şöyle devam ediyor: ''Gebelerde damarlarda dönen kan ve sıvı miktarı çok artar. Bu kan ve sıvı miktarını koruyabilmek için gebelerin günde en az 3 litre civarında sıvı almaları gerekir. Nisbi sıvısızlık durumlarında, kan basıncı düşer, plasentaya (bebeğin eşi) ve dolayısıyla bebeğe giden kan akımı azalır. Bunun sonucunda bebeğin oksijenlenmesi ideal oranların altına düşebilir. Gerçekten de bebeğin beyninin oksijenlenmesinin testi olan ve ultrasonla yaptığımız bir ölçüm olan biyofizik profil skoru oruç tutan annelerin bebeklerinde tutmayan annelerin bebeklerine oranla daha düşük bulunmuştur. 2003 yılında International Journal of Gynecology and Obstetrics dergisinde yayınlanan bu çalışmaya göre bebeğin iyi oksijenlenmesinin en iyi ultrasonografik bulgularından biri olan fetal breathing (diyafram hareketi) oruç tutan annelerin bebeklerinde ciddi olarak azalma göstermektedir. Özetle, oruç tutmak isteyen hamile kadınların orucu, hamileliğin sonunda kaza orucu şeklinde tutmaları hem kendileri hem de bebek açısından çok daha olumlu olacaktır.'' Emziren anneler oruç tutabilir mi? Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Ela Tahmaz, emziren annenin oruç tutmasıyla ilgili şöyle diyor: Anne sütü konusunda yapılan araştırmalar kısa süreli yemek yememenin sütü azaltmadığını ancak ciddi sıvı kaybının sütü azaltabileceğini göstermiştir. 2- 5 ay arasında bebeği olup emziren kadınlar arasında yapılan bir çalışma göstermiştir ki, oruç sırasında anne sütünün içeriğinde bir miktar değişim olmaktadır. Alınan enerji miktarı, protein, vitamin A ve C gibi elemanların günlük ihtiyacın altında kaldığı saptanmıştır. Bu da emziren annelerin oruç sırasında süt kalitesinin etkilendiğini göstermektedir. Bu nedenlerle emziren annelerin, özellikle bebeğin sadece anne sütüyle beslendiği ilk 6 ayda bütün gün su içmemeleri doğru değildir. Oruç tutabilmek için gereğinden önce ek gıdalara ve mamaya başlanması da uygun bir davranış değildir. Ancak 6 ayın üzerinde veya başka nedenlerle zaten ek gıdalara başlamış bebeklerde oruç sırasında annenin yememe ve içmemesi daha kolay tolere edilebilir. Ancak bu durumda da mutlaka sahura kalkmak ve iftardan sahura kadar geçen süre içinde bol miktarda sıvı almak şarttır. Ayrıca günü dinlenerek geçirmeleri ve kendilerini fazla yormamaları de gereklidir. Bebeğin aynı aralıklarla emmeye devam etmesi ve ek gıdaların da aynı şekilde verilmesi önerilmektedir. Şunu da unutmamak gerekir ki, şeker metabolizması ile problemi olan anneler örneğin diyabet veya kan şeker düşüklüğü ya da diğer sağlık problemi olan annelerin oruç tutması risklidir ve mutlaka doktorlarına danışmaları gerekmektedir.
KPSS'ye Girecekler Dikkat
Öğretmenlik ve kamudaki A ve B grubu kadrolar için yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) 4 oturum şeklinde hafta sonu gerçekleştirilecek. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) gerçekleştirilecek sınav, 81 il merkezinde ve Lefkoşa'da cumartesi sabah ve öğleden sonra, pazar sabah ve öğleden sonra olmak üzere 4 oturumda yapılacak. Sınavın sabah oturumları 09.30'da, öğleden sonraki oturumları 14.00'de başlayacak. Tüm adayların, cumartesi sabah oturumuna girmesi ve genel yetenek, genel kültür testlerini cevaplaması gerekiyor. Öğretmen kadrolarına atanmak isteyenler, sınavın cumartesi öğleden sonra oturumuna ve alanlarına bağlı olarak da 20 Temmuz'da yapılacak Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine (ÖABT) de katılacak. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenler de cumartesi sabah oturumuyla birlikte 18 Ekim'de yapılacak Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testine de (DHBT) katılması gerekiyor. Sınava giriş belgeleri adayların adreslerine gönderilmeyecek Her oturumda bir soru kitapçığı ve bir cevap kağıdı kullanılacak. Cumartesi sabah oturumunun süresi iki saat (120 dakika), öğleden sonra oturumunun süresi 100 dakika, pazar sabah ve öğleden sonra oturumlarının süresi ise 160 dakika olacak. Cumartesi sabah oturumunda genel yetenek ve genel kültürden 60'ar soru cumartesi öğleden sonra oturumunda eğitim bilimlerinden 80 soru yöneltilecek. Pazar sabah oturumunda ise adaylara hukuk, iktisat, işletme, maliye ve muhasebeden 30'ar soru sorulacak. Pazar öğleden sonra oturumunda da adaylara, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, ekonometri, istatistik, kamu yönetimi, uluslararası ilişkilerden 30'ar soru yöneltilecek. Adaylar sınava, ÖSYM'nin ''http://ais.osym.gov.tr'' internet adresinden, her oturum için ayrı ayrı edinecekleri sınava giriş belgeleri ve nüfus cüzdanı/pasaport ile girecekler. Sınava giriş belgeleri adayların adreslerine ayrıca gönderilmeyecek. Adayların sınava girecekleri binayı sınav gününden önce görmeleri yararlarına olacak. (AA)
Reklam
Öğrencilere Staj İmkânı Veren Firmalar
Her geçen gün daha fazla öğrencinin mezun olduğu düşünüldüğünde öğrencilerin iş hayatına atılmadan evvel staj imkânı ile desteklenmesi, iş hakkında genel bilgi edinmeleri ve kendilerini geliştirebilmeleri adına faydalı olacaktır. Öğrencilere staj imkânı veren firmalar genel olarak mühendislik alanlarında ve sağlık sektöründe yer alan firmalardır.Staj yapılması zorunlu olan bölümlerde okuyan öğrencilerden yaklaşık olarak 20 iş günü staj yapmaları ve bunu staj yaptıkları kurumdan alacakları belgeler ile dosya haline getirmeleri istenmektedir. Bunu yanı sıra staj yapılması zorunlu olmayan bölümlerde, iş alanı olarak belirlenmiş sektörlerde gidip firma ile görüşülerek kabul edilmesi koşuluyla staj yapılabilmektedir. Bu sayede bireyler işin işleyişi ve genel prosedürü......
Yüzü Daha İnce Gösteren Makyaj Teknikleri
Yalnızca güzellik için değil yüzünüzün daha ince görünmesi için de makyajdan faydalanabilirsiniz.Koyu renk, kavisli kaşlar Kavisli ve koyu renkli kaşlar yüzü olduğundan daha ince gösteriyor. Eğer kaşlarınızda kavis yoksa en azından rengini koyultarak yüzünüzü daha ince gösterebilirsiniz. Bunun için kaş boyalarından yararlanabilir ya da kaş farlarıyla kaşlarınızı bir kaç ton daha koyu renge boyayıp kaşlarınızı daha belirgin bir hale getirebilirsiniz.Göz altlarını aydınlatın Göz altınızda oluşan mor bölgeleri aydınlatmak da yüz hatlarının daha ince görünmesini sağlar. Çünkü yorgun gözler, yüzünüzde daha şiş ve dolgun bir görünüme sebebiyet verebilir. Makyaj yapmasanız da cilt tipinize uyan bir göz altı kapatıcısını kesin olarak uygulayın. Göz kapaklarında ve burun kısımlarında karanlık bölgeler varsa bu bölgeleride aydınlatın.haber kaynağı:  724saglik.org/estetik-güzellik
Freelance Çalışma Avantajları
Freelance demek serbest çalışmak demektir. Yani bir firmada iş yapmayan bireylerin dışarıdan çalışması anlamındadır. Freelance iş alanı, genel olarak grafik tasarımları, çevirmen, tasarım projeleri ve web sitesi gibi alanlarda çokça görülür. Freelance çalışanlar bir maaş sistemi ile ödeme almazlar. Yaptıkları iş ya da çalıştıkları saat ile ücretlendirilirler. Dönemlik iş arayan öğrencilere Freelance iş imkanları adeta bir ilaç gibidir. Freelance çalışanları sadece işverenin işini yapmakla yükümlüdür. Bazı firmalar için belli dönemlerde Freelance çalıştırmak bir çıkış yolu olarak görülür. Firmada iş yoğunluğu fazla olduğunda ya da üst seviye kalite gerektiren işlerde Freelance çalışan arayışı olur. Yaz tatillerinde bir firmaya bağlı olmak istemeyen öğrenciler için ya da insanlarda içli dışlı olmak istemeyen öğrencilere Freelance iş imkanları çok mantıklı görünür. Freelance çalışmanın avantajları ise: Freelance çalışan kişi yaptığı işle doğru orantılı para kazandığı için maaşlı çalışanlardan daha özgür bir çalışma şeklinde sahiptir. İş yoğunluğu ve iş tercihlerini....
Reklam
Audi'den Sonra Mclaren'de Bisiklet Üretiyor
Geçtiğimiz hafta Facebook sayfamızdan yayınlamış olduğumuz Audi’nin bisikletinden sonra şimdi de McLaren ekibi sınırlı sayıda üretilecek bisikletlere girişti. Detaylar haberimizde. ABD’li bisiklet üreticisi olan Specialized, İngiliz şirket McLaren ile birlikte bir anlaşma sağlayarak sadece 250 adet üretilecek olan müthiş tasarıma sahip bisikletleri tasarladı. ARABA FİYATINA BİSİKLET Bisiklet McLaren kalitesi ile birlikte üretileceği için öyle ucuz olmasını beklemeyin. Bisikletin adet fiyatı 20 bin dolar etiket fiyatı ile satışa çıkartılacak. Bisikletin ismine S-Works McLaren adı verilirken, karbon kaplama tekniği ile birlikte tasarımı konuşturmuşlar. TEKNOLOJİ İLE TASARLANDI Bisiklete şöyle bir alıcı gözü ile baktığımızda araba gibi yok artık dedirten bir tasarıma sahip. FACT karbon yapı ile birlikte adeta uçar gibi bisiklet sürmenize imkan verirken, hızlandıkça ağırlığın düşmesini sağlayan teknoloji ile donatılmış. McLaren tarafından yapılan yazılı bir açıklamaya göre “bisiklet zaten güçlü bir donanıma sahip, daha da iyi hale gelmesi için çok çalıştık” şeklinde açıklamaları mevcut. Bisikletin toplam ağırlıkları henüz açıklanmadı. Fakat orjinal modelde CLX 40 tekerlekler yerine CLX40R tekerlekler tercih edilmiş durumda. Bisikletin jant tellerinde azalmalar görülürken, karbon fiber sele sütun ile bisiklet epey hafiflemiş durumda. Pchocasi - Faruk YILMAZVİDEO
Melek Yolculukları Hikayesi
Victoria's Secret 2014 plaj koleksiyonunu Candice Swanepoel ile yapılan çok özel çekimle tanıttı. Victoria's Secret 2014 plaj koleksiyonu, hazırlanan Plaj Kataloğu ile sıcak yaz sahillerinde de tarzını yansıtmayı seven takipçilere sunuldu. Bu sene Plaj Kataloğu ''Melek Yolculukları'' hikayesinden yola çıkılarak dünyadaki en büyüleyici plajlarda yapılan çekimlerle gerçekleştirildi. Serinin ilk kataloğu moda fotoğrafçısı Russell James ile Saint-Tropez, Fransa'da gerçekleştirildi. Melek Candice Swanepoel ile yapılan çekimlerde model giydiği pembe Very Sexy Lei bikinisi ile kataloğun kapağında yer aldı. VS 2014 plaj koleksiyonunda sezonun trendi olan dantel ile desteklenen seksi kesimler, metal aksesuarlar, hayvan desenleri ve siyah – beyaz renkler kullanılmıştır. Ayrıca bu katalogta bu sene öne çıkan yüksek belli kesimler, fırfır ve düz çizgili modeller de kullanılmıştır. Kendi tarzını ve kişiliğini yansıtmayı seven müşteriler farklı desen, model ve detayları rahatlıkla kombinleyebilecekler. Candice Swanepoel KwaZulu-Natal, Güney Afrika'da doğdu. Her yıl yapılan Victoria's Fashion Show'unda 2007'den beri yer almakla beraber markanın bir çok kampanya ve katalog çekimini büyüleyici kılmıştır. Candice kapağında yer aldığı Victoria's Secret Plaj Kataloglarının kariyerinde yükselmesinde en önemli rolü olduğunu belirtmiştir. Candice Swanepoel çekim ile ilgili olarak; ''Plaj Kataloğunun kapağına seçilmek benim için büyük bir onurdu. Plaj koleksiyonu çekimleri benim için Victoria's Secret meleği olmanın en güzel kısmı. Bu yoğun ve uzun çalışmanın muhteşem bir katalog haline gelmesini görmek en büyük mutluluk'' dedi.
Reklam
Tuba Ünsal’dan Selülit Önleyici Maske
Gerek fiziği gerekse enerjisiyle gençliğini koruyan Tuba Ünsal’dan selülitlerinizden kurtulmanızı sağlayacak bir maske tarifi…3 yemek kaşığı filtre kahveyi, 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 1 tatlı kaşığı sandal ağacı yağıyla karıştırın. Karışımı haftada 3 kere selülitlerin yoğun olduğu bölgelere uygulayın. Bu uygulamanın yanında gün içerisinde üç litre su içmeyi alışkanlık edinerek, şekerli, yağlı gıdaları azaltarak ve bulduğunuz her fırsatta yürüyerek siz de selülitsiz güzel bir vücuda elde edebilirsiniz.haber kaynağı: 724saglik.org/fit yaşam
Kilolu Gösteren Kıyafetler
Olduğunuzdan daha kilolu görünmenize neden olan kıyafetlerden kaçınmanız için tüyolar yazımızda gizli… Straplez kıyafetler her zaman şık bir kurtarıcı olmayabilir. Çizgili ve diz altında yer alan buna benzer elbiseler boyunuzu kısa gösterecek ve renkler sebebiyle kilolu görünmenize sebep olacaktır. Dikine çizgiler de daima sizi zayıf göstermeyebilir. Eğer basen, karın bölgenizde fazlalıklarınız varsa kesinlikle buna benzer kıyafetlerden kaçmalısınız. Dar kesim ve dikine çizgili elbiseler, üst bedeninizde şekilli dursa da alt bedene doğru kaydığında geniş görünmennize sebep olur. Bu da tüm dikkatlerin bu bölgeye çekilmesine sebep olur. Desenli çoraplar, bilhassa kalın bacaklı kadınların kaçınması gereken kıyafetlerdendir. Desenler bacaklarınızı olduğundan kalın gösterir ve tüm dikkatin bacaklarınıza odaklanmasını sağlar. Bilhassa etnik desenli ve çiçek desenli kıyafetler için bunu söylemek mümkün. Büyük bir giyim hatası olarak kabul edilebilecek iri desenli bir giysiyi tek başına kullanma hatasına düşmeyin! Eğer giymeyi tercih ediyorsanız, koyu renk geniş paçalı bir pantolonla kombinleyebilirsiniz. Yüksek belli dar pantolonlar basen bölgesinde fazlalıkları olanlar için iyi bir tercih olmayacaktır. Fitlli dokusuyla kalın bir kumaş olan kadife pantolonlar da kilo sorunu olanların giymemesi gereken giysilerdendir. haber kaynağı: stilveyasam.com/moda trendleri
En Yaratıcı 27 Vosvos ve Kullanıcı Tipi
Dünyada en çok satan araba olma özelliği taşıyan efsane araç Vosvos, herkesin hayallerini süsler. Vosvos'u farklı bir boyuta taşıyan modeller ise son model bir arabadan bile daha çok ilgi çeker. İşte Vosvos'a sınıf atlatan 21 yaratıcı model ve kullanıcı tipi.
Trafikte Doğru Bilinen 14 Yanlış!
Ambulanslar, özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafikteki uyanıklara hizmet vermektedir. Bir ambulans görürseniz hemen arkasına takılın ve ambulans ile kullandığınız araç arasına canınız pahasına da olsa kimseyi sokmayın. Böylece varmak istediğiniz yere 1,5 dakika daha erken varacaksınız. Bu son derece doğal, etik ve sürekli başvurulan bir yöntemdir.
Reklam