Kadınlarla Erkeklerin Ayrı Gezegenlerden Olduğunun 15 Delili
Bir zamanlar ellerden düşmeyen bir kitap vardı, bilen bilir ismi lazım değil. Kadınlarla erkeklerin ayrı dünyalardan olduğu konusunda bizi ikna etmek için yazılmış zilyon küsur satırla tebelleş olmuştuk. Aslında o kadar uzun yazmaya gerek yok biz size olayı 15 maddede toparladık. Yaz geldi diye yeni bir aşka yelken açacaklara uyarı niteliğindedir;
Yıpranan Saçlarınızı Gül Suyu ile Canlandırın
Gül suyu daha fazla cilt için kullanılsa da, doğrusunu isterseniz saçların sağlıklı ve bakımlı uzaması için de son derece etkilidir. İşte gül suyunun saçlara olan faydalarıGül suyu saç derisindeki kan akışını hızlandırır. Kanın akış hızı arttığında saç telleri daha sağlıklı uzar ve doğal yoldan beslenir. Gül suyu saç köklerini güçlendirdiği için dökülmeyi engellediği belirtilmektedir. Bunun yanında saçlardaki mat görüntünün giderilmesini sağlar. Saç tellerine gül suyu ile bakım yapıldığında saçlarınız canlanarak parlar. Gül suyunun saçlara yapacağı olumlu etkiyi gül suyu içeren şampuanlardan da sağlayabilirsiniz. Saçınızda gün boyu birikmiş olan toz ve kalıntılar, duman gibi kokular gül suyu sayesinde yok olur. Saçların doğal yapısını bozmadan temizleyen gül suyu, saçı en iyi olacak şekilde arındırır. Gül suyu saçlara yararlı bitkisel yağlarla karıştırılıp kullanıldığında saçların kalitesini yükselterek kopmalarını engeller. Böylece saç yapısını güçlendirir ve saç kırılmalarının önüne geçer. Gül Sulu Saç Maskesi 5 kapsül C vitamini ampulü, 1 çay bardağı gül suyu. C vitamini ampüllerini kırıp gül suyu ile karıştırın, hazırladığınız karışımı saçınıza masaj yaparak sürün bu şekilde 1 saat saçlarınızda bekletin ve daha sonra saçlarınızın ılık suyla durulayın. Haftada bir kere uygulayacağınız bu saç maskesiyle, yıpranmış ve cansızlaşan saçlarınız eski sağlıklı görünümünü geri kazanacaktır. kaynak: 724saglik.org/estetik-güzellik
Dekolte Bölgesindeki Kırışıklıkşarı Gideren Doğal Maske Tarifleri
Göğüs ve boyun bölgesini kapsayan dekolte bölgesi, güneşin zararlı ışınlarından etkilenerek zaman içerisinde kırışmalar gösterir. Kadınların yaşlarını ele verdiği bölgelerin başında gelen dekolte kırışıklıkları için tarifini veridğimiz maskelerden faydalanabilirsiniz.Limonlu Maske1 adet yumurta akı, 2 tatlı kaşığı buğday yağı, bir adet limon.Limon suyunun tamamı kase içine sıkıldıktan sonra çırpılmış yumurta akı ve buğday yağı ilave edilerek karıştırılır. Karışım dekolte bölgesine sürüldükten sonra 15 dakika bekletilir. Maskeyi soğuk su ile durulayıp, nemlendirici krem ile işlemi tamamlayın. Etkili sonuç alabilmek adına maskeyi haftada 1-2 kere düzenli bir şekilde uygulayın.Ballı Maske2 çay kaşığı bal, 2 tatlı kaşığı mısır nişastası, bir adet yumurta akı.Bal, yumurta akı ve mısır nişastası karıştırıldıktan sonra dekolte bölgesine sürülür. Maskeyi 20 dakika bekletip bol su ile durulayın. Bu karışım kırışıklıklar gidene kadar haftada 2 kez uygulanır.724saglik.org/estetik-güzellik
Hindistan'da Doktorlar Bir Gencin 232 Dişini Çekti
Hindistan'da doktorlar 7 saat süren bir operasyonla 17 yaşındaki bir gencin ağzındaki 232 dişi çekti.Mumbai'deki JJ Hastanesi Diş Hastalıkları Bölümü Müdürü Dr. Sunanda Dhiware, Ashik Gavai'nin sağ yanağındaki bir şişlik nedeniyle hastaneye geldiğini söyledi. 18 aydır bu rahatsızlığı çeken genç, yaşadığı yerdeki doktorların rahatsızlığın nedenini çözememesi ardından yaşadığı köyden hastanenin bulunduğu kente geldi. Doktorlar hastanın durumunun nadir olduğunu ve ağızda bu kadar çok diş bulunmasının bir 'dünya rekoru' sayıldığını söyledi. Doktorlar Gavai'nin hastalığının nedeninin karmaşık bir odontoma (kaynağını dentinden alan veya dentinden oluşan herhangi bir tümör) bileşimi olduğunu, bu yüzden tek bir dişetinin birçok diş çıkardığını söylediler. Dr. Dhiware, operasyonu şöyle anlattı: 'Bir kez açtığımızda inci gibi küçük dişler birer birer dışarı çıkmaya başladı. Başlangıçta onları topluyorduk ve gerçekten küçük beyaz inci gibiydiler. Ancak daha sonra yorulmaya başladık. Toplamda 232 diş saydık.' Dr. Dhiware 30 yıllık kariyeri boyunca hiç böyle bir olaya rastlamadığını belirtti. Gavai'nin babası Mumbai Mirror gazetesine, oğlunun bir ay önce ağır bir ağrıdan şikayetçi olmaya başladığını, bunun kansere dönüşmesinden korktuğunu, bu yüzden oğlunu Mumbai'ye getirdiğini söyledi.BBC
Orgazma bilimsel bakış
Orgazm konusu, günümüzde hala bir efsaneymiş edasıyla konuşulup tartışılıyor. Orgazmın oluşumu ve beyindeki reaksiyonlarına ilişkin olarak hazırlanmış bu sempatik eğitici video orgazm hakkında soramadığınız soruları cevaplıyor. Bilimin bir anda bu kadar seksi olması ne hoş.Video İngilizce’dir, Youtube’un CC tuşuna tıklayarak İngilizce metnini altyazı olarak kullanabilirsiniz.Devamı: http://www.uplifers.com/orgazma-bilimsel-bakis-video/#ixzz38NGT6Hiy
Spor Salonu Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Spor salonu secerken dikkatli olmalisiniz.Uygun bir salon sizi spor yaparken rahat ettirecektir ve gelisiminizi olumlu yonde etkilecektir.Bu yazida sizlere spor salonu secerken dikkat etmeniz gereken bazi noktalara deginecegim.Ilk olarak sakin salonu gezmeden kayit olmayin. Spor salonunuzun konumu evinize yakin olmalidir.Devamli gidip geleceginiz icin yakin olan yer sizin icin daha iyidir.Eger uzak bir salona giderseniz.Bir sure sonra o gittiginiz yol size zul gelecektir. Spor salonlarini fiyatlari bulundugu yere,hocalarina,aletlerine vb. durumlar nedeniyle degisiklik gostermektedir.Spor salonuna kayit yaptirmadan once planlamanizi yapmalisiniz.Eger planlamaniz yoksa uzun sureli uyeliklerden kacinin. Spor salonundaki uyelerde seciminizde buyuk bir etkendir.Bazi spor salonlarina insanlar sadece ortam ve cevre edinmek icin gelirler.Uyeleri,yas gruplarini ve amaclarini iyi gozlemlemelisiniz. Salon secerken salonun size sunabilecegi olanaklarida degerlendirin.Havuz,masaj,sauna,plates gibi bircok secenek olabilir. Salon secerken calisma saatlerinide dikkate almalisiniz.Normal gunlere ve tatil gunlerindeki saatleri dikkatlice inceleyin. Salondaki en buyuk etken hocalardir.Hocalarin kacinci derece antrenor olduklarini ogrenin.Daha onceki basarilarina bakin.Yetistirdigi sporcularla konusun.Hoca sizin her isteginize karsilik verebilmeli. Kayit olmayi dusundugunuz spor salonunda yapilan toplu aktiviteler spordan bunaldiginiz anda sizlere yardimci olur. Salondaki ekipmanlarin tipleri ve kaliteleri cokta onemsenecek bir konu degil.Aslinda istediginiz kaslari uygun calistirabilecek makinalar var ise bu size yeterli olacaktir.Zaten hocaniz iyiyse sizi birkac aletle bile ileri seviyelere tasiyabilir. Spor salonunda onemli noktalardan birisi de temizliktir.Soyunma odalari,duslar,tuvaletlerin temizligi ortamin temizligi cok onemlidir.Sonucta spor salonlari herkesin terledigi bir ortam.Hijyenin tam saglandigi salonlari tercih etmelisiniz. Spor salonu secerken dikkat etmeniz gerekenler bu kadar.
Reklam
Cinsel birleşme olmadan cinselliği keşfedin
Cinsellik denildiği zaman akla, genellikle cinsel birleşme gelir. Cinsel birleşme, sağlıklı bir cinsel yaşamın temelini oluşturur. Ancak uzun yıllar süren, tatmin edici ve keyifli bir cinsel yaşam için yapabilecekleriniz, birleşmeyle sınırlı değil.Uplifers olarak, cinsel yaşamın keyfini cinsel birleşme olmadan da sürebilmenizi sağlayacak bir bakış açısı ve önerileri sizler için bir araya getirdik.Cinsel birleşme = Gerçek cinsellik?Birçok insan cinsellikten bahsederken, bahsettiği konu cinsel (penil-vajinal) birleşmedir. Birçok insan yetişkinliğe adım atarken, cinsel birleşmenin sağlıklı bir cinsel yaşamın özü olduğunu keşfeder.Vücudunu ve cinsel partneri tanımakla başlayan keşfetme aşaması, sonraları farklı teknikler vepozisyonlar keşfetme sürecine dönüşür. Cinselliğin mastürbasyon, oral seks, erotik masaj ve aşk mektupları yazmak gibi başka boyutları olsa da, bunların neredeyse tamamı büyük şov olan “cinsel birleşme” için yapılan hazırlıklardır.Ne var ki, sağlık problemleri, duygusal ya da psikolojik problemler, ilişki sorunları gibi nedenlerle; herkes cinsel birleşmeden yeterli derecede keyif alamaz. Böyle bir durum söz konusu olduğunda birçok kişi, cinsel birleşmenin ötesinde bir cinsellik arayışına girerler. Aşağıda yer alan öneriler, bu süreçte bulunan ya da cinsel yaşamına farklı şeyler eklemek isteyen kişiler için ideal.Cinsel birleşmenin ötesine geçmekCinsel birleşmenin keyif verici olduğu bir cinsel yaşamınız varsa, herhangi bir değişiklik yapmanın gerekmediğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak, cinselliğin çiftler arasındaki bağı daha fazla güçlendiremeyeceği bir durum söz konusu olduğunda, ufkunuzu genişletmeniz yararınıza olaacaktır.Cinselliğin tanımını sadece cinsel birleşmeyle sınırlandırmamak gerekir. Çünkü;Uzun süreli ilişkilerde, cinsel yaşam rutinleşip sıkıcı bir hal alabilir.Partnerlerden herhangi biri medikal bir prosedür aşamasında ya da iyileşme sürecinde olabilir.Partnerlerden herhangi birinin psikolojik problemleri olabilir.Partnerlerden herhnagi biri, kronik bir ağrı ya da acıdan yakınıyor olabilir.Bu durumda, yapmanız gereken, kendinizi fiziksel, ruhsal ve cinsel yönlerden besleyebileceğiniz kaynaklar kullanarak; cinsel yaşamınızı farklı bir boyuta taşımaktır.DüşününCinselliğin tanımını kişiden kişiye değişebilir. Cinsellik üzerine yeterince düşündüğünüzde ise; cinsellikte sizin için nelerin önemli olduğunu keşfedebilir, cinselliği yaşama tarzınızla ilgili düşüncelerinizi fark edebilirsiniz.Cevaplarınızı bulabilme aşamasında yardımcı olması için hazırladığımız soruları cevaplandırırken, yanlış bir cevap olmadığını ve cevapların kişiden kişiye değiştiğini aklınızdan çıkarmayın. Önemli olan kendinize karşı dürüst olmanız ve cevap vermek için kendinize yeterince zaman tanımanız.Cinsel şartlarınız ve sınırlarınız nelerdir?Cinsel yaşamınız boyunca sizin için önemli olan olaylar nelerdir?Cinsel anatominiz nasıl? Zevk noktalarınızı tanıyor musunuz?KonuşunDüzenli bir cinsel yaşamınızın olması, partnerinizle kurduğunuz cinsel iletişimin yeterince sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Bu noktada yapmanız gereken, partnerinizle birlikte,Neden cinsellik konusunda çekindiğinizi düşünün.Partnerinizle fikir alışverişi yapın ve yeni bir cinsel aktivite keşfedin.YapınCinsellik konusunda öneriler sunan kaynakların birçoğu, cinsel birleşme üzerinde yoğunlaşır. Ancak bu kaynaklar, cinsel birleşme dışındaki seçeneklerinizden bahsetmez. Birleşme olmadan da cinselliğinizi yaşayabilmenize yardımcı olacak öneriler için;Öpüşün.Cinsel ve tutkulu dokunuşlarınızı genital bölge dışında yoğunlaştırın.Kendinize dokunun.Birbirinize dokunun ve birbirinizi yönlendirin.Konuşun.Oral seks yapın.Birbirinize cinsellik hikayeleri okuyun.Erotik oyuncaklar kullanın.Fantezilerinizi harekete geçirin.Sınırlarınızı belirleterek cinsel hazzın limitlerini keşfedin.Cinsel yaşamınıza Tantra gibi ruhsal tamamlayıcıları dahil edin.Tantrik cinsellikTantra, cinsellikten alınan zevki heyecan ve huzurla birleştirerek, hayat boyu sürecek bir mutluluğa dönüştüren bir öğreti. Cinsel birlikteliği orgazmdan çok, partnerle bütünleşme olarak açıklayan Tantra öğretilerinin amacı, kalbi ve duyguları serbest bırakarak, cinselliği özgürce ve olabildiğince uyumlu yaşamak.Tantral cinsellik prensibinin temelinde vücut sıvılarını muhafaza etmek ve nefesi doğru kullanmak yer alıyor. Partnerlerin birlikte yapabilecekleri,Heyecanınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacak nefes egzersizleri veCinsellik kaslarınızı çalışmanıza ve boşalmayı kontrol altına almanızı sağlayan Kegel egzersizleri de cinsel birleşme olmadan cinselliğin tadını çıkarmanıza yardımcı olabilir.Devamı: http://www.uplifers.com/cinsel-birlesme-olmadan-cinselligi-kesfedin/#ixzz38NCf3KQv
Görsel Şölen: Tarihi dokusuyla İtalya
Vatikan’dan Pisa Kulesi’ne, Venedik’ten Assisi’ye, tarihi dokusu ve sokaklarıyla İtalya’yı keşfetmek isteyenler için fotoğraflarla İtalya turu;Devamı: http://www.uplifers.com/gorsel-solen-tarihi-dokusuyla-italya/#ixzz38N7GUzKt
Reklam
Reklam
Erkeklerin Hayattaki En Zor 15 Sınavı
Hayatta bazı anlar diğerlerine göre daha zor. Biz erkekler öyle anlar yaşıyoruz ki adeta bir sınav veriyoruz. Her sene sınav sistemi değişiyor, tam yerleştim derken açıkta kalıyoruz bazen bu sınavlarda. Kadınların hayatlarındaki zor sınavları 20 madde ile anlatamayacağımı bildiğimden sonraya sakladım ve erkeklerin hayatlarından genelde ilişkilerle alakalı biraz komik biraz da zor anları listeledim.
Saçları Güzelleştirme Formülleri
Saç deriniz kuruyor ve kaşınıyor ise , başınızı elma sirkesiyle yıkayın. Elma sirkesi kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacak, kuruluğu da giderecektir. Saçınız sürekli karışıyor ve zor mu taranıyor? Herhangi bir saç kreminden çok az bir miktarı spreyli bir şişeye koyun. Su ekleyin ve iyice çalkalayarak kullanın. Kepekten korunmak için ise bal kullanın. Çeyrek bardak sıcak suda bir kaşık balı eritin. Parmaklarınızla saç diplerinize masaj yaparak bu karışımı iyice yedirin. Daha sonra saçınızı yıkayıp durulayın. Durumun değiştiğini hemen fark edeceksiniz. Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar. Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmaz mıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir. Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz: Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın. Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur. Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela ‘ammonium laurel sulfate’ , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük;
Bacakları Daha İnce ve Uzun Gösterecek Öneriler
Stilinizde yapacağınız birkaç küçük değişiklikle bacaklarınızı olduğundan daha uzun gösterebileceğiniz i biliyor muydunuz? , yazımızdaki tüyolara mutlaka göz gezdirin. Kısa elbiseler Bacaklarınızı ince ve uzun göstermek istiyorsanız, kısa elbiseleri en yakın dostunuz haline getirin. Kısa elbiseler, midi ve uzun olanlara göre bacakları iki kat fazla uzun gösterir. Topuklu ayakkabılar Topuklu ayakkabıların bacak boyunu daha uzun gösterdiği herkes tarafından bilinen bir gerçek. Ayrıca topuklu ayakkabı ile yüründüğünde bacak kasları daha çok çalışır ve bacağınız olduğundan daha düz ve güzel görünür. Düz espadrillere ve babetlere veda edip topuklu ayakkabılara yönelmek için yeterince iyi sebep değiller mi? Kalem etekler Kalem etekler, vücudu saran yapıları ile sizi daha ince gösterir. Bluzunuzu ya da tişörtünüzü kalem eteğinizin içine sokarak giyerseniz, kalçalarınız biraz daha yukarıda görünür ve bacaklarınız olduğundan daha ince ve uzun gözükür. Yüksek bel pantolonlar Yüksek bel pantolon da kalem etek gibi kalçaların daha yüksekte görünmesine neden olur ve bacaklarınızı da olduğundan uzun gösterir. Yalnızca yüksek bel kıyafetler değil, baştan aşağı aynı renk giyinmek de bacakları uzun gösteriyor. Monokrom stil, yalnızca bacakları uzun göstermekle kalmıyor, aynı zamanda sizi olduğunuzdan daha zayıf göstermeye de yardımcı oluyor. Kısa şortlar Yazın vazgeçilmezlerinden biri olan kısa şortlar, rahat olmalarının yanı sıra bacakları da uzun gösteriyor. Teniniz bronzsa giydiğiniz şort bacaklarınızı olduğundan daha uzun gösterecektir. Eğer açık tenliyseniz, şort giymeden önce sprey bronzlaştırıcıları kullanabilirsiniz. Uzun ve dik çizgili pantolonlar Dik çizgili pantolonlar, bacakları uzun göstermek te oldukça büyük etkiye sahiptirler. Küçük bir göz yanılsamasına neden olan çizgiler, koyu renkli ya da beyaz üzerine siyah şeklinde;
Reklam
Diş Ağrısı İçin Pratik Öneriler
Diş ağrısı nın kesin çözümü diş hekimine gidip profesyonel yardım alıp tedavi olmaktır. Ancak doktora gidinceye kadar ağrıyı hafifletmede bazı doğal çözümler uygulanabilir, bu çözümlerin geçici olduğu unutulmamalıdır. Oruçluysanız ve dişiniz ağrıyorsa ağrıyan diş bölgesine soğuk kompres uygulaması geçici olarak ağrıyı hafifletir. -İlk olarak diş fırçalama yı deneyin. Fırçalama çürüğe sıkışmış ve ağrıya neden olan besinleri uzaklaştırmaya yardımcı olur. Dişlerin dişipi ile temizlenmesi ve fırçalama ağrının azalmasına neden olur. Sirkeli su ve tuzlu su gargarası diş ağrılarını kısmen uyuşturur. Dişi bakterilerden temizler şişlikleri azaltır. Dişeti ve açık diş çürüklerine dezenfektan etkisi vardır. Ağrı kesici ve antibiyotik kullanın. Ağrıyan diş ısırdığında daha fazla ağrıya neden olursa bu iltahaplanmanın göstergesidir ve antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Karanfil yağı veya kuru karanfil yüzyıllardır enfeksiyonu tedavi etmede kullanılır. Diş ağrısına iyi gelen karanfil yağı anestezik ve antiseptik özelliklere sahiptir. Eugenol denilen güçlü bir madde içerir. Bakteri öldürmeye yarayan bu madde diş macunlarında da vardır. Kuru karanfil ağrıyan bölgeye konup bekletilirse o bölgeyi uyuşturarak ağrı hissini azaltır. Ayrıca antibakteriyel özelliğinden dolayı çürük dişin çevresindeki zararlı bakterilere etki eder. Buz uygulaması; Ağrıyan diş bölgesi ne soğuk kompres uygulaması geçici olarak ağrıyı hafifletir. Sarımsak çürük diş üzerinde bekletilerek ağrıya neden olan bakterileri yok eder. Çörek otu uyuşturma özelliği yoktur ancak düzenli kullanıldığında ağrıya neden olan etkenlerin ortadan kalkmasını sağlar. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Buğday çimi suyu; diş etleri ve dişlerdeki enfeksiyonlardan koruyan doğal bir antibiyotiktir. Ağızda bakterilerin artmasını engeller ve diş ağrısını azaltır. Zerdeçal; antibakteriyel ve antiseptik özellikleri sayesinde ağrı giderme gücüne sahiptir. Su ile;-
Reklam
Yedi Saat Uyumak Sekiz Saat Uyumaktan Neden Daha İyi?
Genellikle uzmanlar, sağlıklı yetişkinlere yedi ila dokuz saat uyumalarını öneriyor. Ancak uyku üzerinde çalışan bilim insanları, uyku konusundaki son araştırmaların yetersiz olduğunu göz önünde bulundurarak yeni araştırmalara ihtiyaç olduğunu süylüyor. Uyku konusunda yapılan birkaç araştırmada, zihin ve sağlıkla ilgili belirtilere bakıldığında yıllardır inanılan 'sekiz saatlik uykunun yeterli olduğu' düşüncesinin doğru olmadığı ve ideal uykunun yedi saat olduğu ortaya çıktı ancak çoğu doktor bu sonucun doğruluğundan emin değil. Diğer araştırmalar ise 20 dakika az uyumanızın bile ertesi günkü performansınızı ve hafızanızı kötü yönde etkileyeceğini söylüyor. Az uyumanın yanı sıra çok uyumanın da diyabet, obezite ve ölümcül boyutlara ulaşabilen kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini belirtiliyor. Arizona, Phoenix'te bulunan Arizona Üniversitesi'nin hemşirelik ve sağlık bölümü profesörü Shawn Youngstedt, 'Yedi saatlik uykuda hastalığa yakalanma ve hastalık yüzünden ölme oranları en düşük seviyede,' dedi. Aşırı uyumanın etkilerini araştıran Youngstedt sözlerine 'Uyku süresinin sekiz saat ya da daha fazlası olmasının tehlikeli olduğu gerçeği sürekli karşımıza çıkıyor,' diye devam etti. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention; CDC), uyku konusundaki bilimsel yayınları tekrar gözden geçirmek adına tıp uzmanları ve araştırmacılardan oluşan bir panel düzenlemek adına çalışmalar yapıyor. Uyku hakkında yeni bilgi ve önerilerin geliştirileceği panel, büyük olasılıkla 2015 yılında gerçekleşecek. Kaliforniya Üniversitesi psikoloji bölümü fahri profesörü Daniel F. Kripke, büyük çaplı bir kanser araştırmasına katılan 1,1 milyon kişinin 6 yıllık verilerini takip ederek bir araştırma yapmış. Az ve çok uyuyan bireylerek kıyasla 6,5 ile 7 saat 40 dakika arası uyuyan bireylerdeki ölüm oranının daha düşük olduğunu belirten araştırma, 2002 yılında Archives of General Psychiatry adlı bilimsel dergide yayımlanmıştı. Araştırmada ilaç tedavisi de dahil olmak üzere 32 adet sağlık faktörü test edildiği de biliniyor. Kripke, 2011 yılında Sleep Medicine isimli bir dergide yayımlanan başka bir araştırmasında, ideal uyku süresinin sekiz saatten daha az olduğunu gösteren kanıtlar bulunuyor. Bu araştırmadaki görevliler, 450 adet yaşlı kadının bileklerine bağlanan ölçüm aletleri sayesinde kadınların uyku aktivitelerini bir hafta boyunca kaydetmiş. Bundan nerdeyse on yıl sonra araştırmacılar beş saatten az veya altı buçuk saatten fazla uyuyan bireylerin ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu bulmuş. Diğer uzmanlar ise fazla uyumaya bağlı olarak gelişen hastalık semptomlarıyla ilgili araştırmalar konusunda uyarılar yapıyor. Bu uzmanlar, hastalıkların bir insanı daha fazla uyumaya ve yatakta daha fazla zaman geçirmeye ittiğini söylüyor. Ayrıca kendi uyku düzenlerini kendileri takip eden insanlarla yapılan çalışmaların hatalı olabileceği belirtiliyor. Uyku doktorları ve araştırmacıları temsil eden, Mayo Clinic Uyku Tıbbı Merkezi'nde profesör olan Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin (American Academy of Sleep Medicine) başkanı Timothy Morgenthaler, 'Bu araştırmalardaki en büyük sorun, araştırmaların nedenleri yerine yol açtığı sonuçlarıyla ilgili bilgi vermesi,' dedi. Doktor Morgenthaler, hastalarına iki farklı günde 7 ve 8 saat uyuyup uyku sonrası kendilerini nasıl hissettiklerini değerlendirmelerini öneriyor. Morgerthaler ayrıca genetik ve kültürel farklılıklar yüzünden uyku ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğini söyledi. İhtiyacınız olan uykuyu almanız, ertesi gün için dinç olmanız açısından önem taşıyor. Son zamanlarda yapılan birkaç araştırmaya göre 7 saatlik uyku ve bilişsel performans arasında bir bağlantı var. Geçen sene Frontiers in Human Neuroscience adlı dergide yayımlanan bir makalede, bilişsel eğitim veren Lumosity adlı internet sitesindeki kullanıcı verilerinden yararlanılmış. Araştırmacılar, uzamsal hafıza testleri yapan 160,000, aritmetik testler yapan yaklaşık 127,000 bireyin uyku alışkanlıklarıyla ilgili verilerini incelemiş. Sonuç olarak ortaya çıkan ise uyku saati yediye ulaşan ve devam eden insanların bilişsel performansının arttığını göstermiş. Lumosity'nin sahibi ve Lumos Labs Inc. adlı şirketteki bilim insanlarıyla birlikte araştırma yapan, Kuzey Karolina'daki Duke Üniversitesi Tıp Merkezi profesörü Murali Doraiswamy, yedi saati aşan uykunun 'bireye fayda sağlamadığını' söyledi. Araştırmasının hafıza kayıplarıyla ilgili verilen içeren daha eski bir araştırmanın tekrarı olduğunu belirten Doraiswamy, 'Eğer hafıza kaybına neden olan tüm etkenleri düşünürseniz, uykunun en kolay tedavi edilebilen faktör olduğunu görürsünüz,' dedi. Çoğu araştırma, bilişsel ve sağlıkla ilgili gerilemelere ve kilo alımına yol açan az uyumanın etkilerini araştırıyor. Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Okulu'nda uyku eksikliği üzerine çalışan bilim adamı David Dignes, ideal olduğu söylenen en az 7 saatlik uyku süresini devamlı olarak 20 veya 30 dakika azaltmanın bilişsel algılama hızını azalttığını ve dikkat eksikliğini arttırdığını söyledi. Uzmanlar, insanların kendi ideal uyku sürelerini belirlemeleri gerektiğini söylüyor. Özellikle de tatilde oldukları bir haftanın üç günü uyku sürelerini takip ederek anlayabileceklerini belirtiyor. İhtiyacınız olan uyku süresini belirlerken uyanmak için alarm kurmamanız, yorgun hissettiğinizde uyumanız, fazla kafein veya alkol tüketmemeniz ve uyumadan önce elektronik cihazlardan birkaç saat uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca bu süreç boyunca uyku sürenizi kayıt altına almak adına not tutmanız veya kayıt yapabilen bir cihaz kullanmanız öneriliyor. Eğer kendinizi gün boyunca iyi ve dinç hissediyorsanız, muhtemelen ihtiyacınız olan ideal uyku sürenizi keşfetmişsiniz demektir. Uykuyla ilgili temel ilkeler; Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, uyku ile ilgili alanları araştıran Sleep Research Society, uyku konusunda uzmanlaşmış araştırmacılardan oluşan bir kuruluş ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'nin katılacağı panelde yeniden belirlenecek. Akademi başkanı Morgenthaler, panelde tartışılacak olan önerilerin bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgiler ışığında sunulacağını ve panelin cinsiyet ve yaş gibi etkenleri de göz önünde bulunduracağını söyledi. Uyku üzerine araştırmalar yapan ve kar amacı gütmeyen bir başka araştırma grubu National Sleep Foundation ise geçtiğimiz ocak ayında uyku konusundaki güncel bilgilerin aktarıldığı bir panel düzenlemişti. Bahsedilen tüm araştırma grupları, şu anda sağlıklı bir yetişkinin günde yedi ila dokuz saat uyumasını öneriyor. Ulusal Kalp, Akciğer, ve Kan Enstitüsü (The National Heart, Lung and Blood Institute¬) hem yetişkinlere hem de yaşlılara 7 ila 8 saat uyumalarını tavsiye ediyor. Uykuyla ilgili güncel verilerin çoğu, okul çağındaki çocukların en az 10, ergenlik çağındaki gençlerin ise 9 ila 10 saat uyuması gerektiğini belirtiyor. Detroit'teki Wayne Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uyku ilaçları, akciğerler ve yoğun bakım alanlarında yetkili olan Safwan Badr, uyku süresi konusunda 'Eğer sağlıklı bir uyku düzeniniz varsa, zaten fazla uyuyamazsınız. İhtiyacınız olan uykuyu aldığınızda istemsiz olarak uyanırsınız,' dedi. Journal of Clinical Sleep Medicine adlı derginin bu ayki sayısında yayımlanan bir araştırma, Badr'ın sözlerini kanıtlayan bir nitelik taşıyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada, iki aydan uzun bir süre boyunca beş sağlıklı yetişkin birey, araştırmacıların 'Taş devri koşulları' dediği elektriğin, saatlerin ya da akarsuyun olmadığı bir yerde yaşamaya başlamış. Katılımcıların normalde uyudukları saatten iki saat önce uyudukları ve ortalama uyku saatlerinden bir buçuk saat daha fazla uyudukları gözlemlenmiş. Araştırma sonucunda belirlenen ideal uyku süresi ise 7 saat 20 dakika. WSJ
İngilizceye Bizden Geçen 30 Kelime
etiket
Esasen daha fazlası mevcut ama sizler için bu 30 kelimeyi seçtik. Bu kelimelerden bazılarının Arapça ve Farsça olduğunu düşünebilirsiniz ki öyledir ancak İngilizler bu kelimeleri Osmanlı'dan görüp aldığı için Türkçeden geçmiş olarak kabul ettik. Zira Osmanlı Türkçesi Arapça ve Farsçadan geniş şekilde etkilenmiş bir Türk diliydi.
Reklam