İngiltere'de Şoförsüz Araçlar Trafiğe Çıkacak
İngiliz hükümeti, şoförsüz arabaların gelecek yıl trafiğe çıkabilmesi için bazı tebdirler ve düzenlemeler hazırlıyor. Halihazırda, bu tür şoförsüz arabalar yalnızca trafiğe kapalı yollarda kullanılabiliyor. İngiltere Ulaşım Bakanlığı daha önce şoförsüz arabaların trafiğe açık yollarda 2013 yılı sonunda test sürüşü yapabileceği sözünü vermişti. Geçen Aralık ayında açıklama yapan Hazine, bir kasaba ya da kentin şoförsüz araçların test sürüşü yapmasına elverişli hale gelmesinin 10 milyon Pound (yaklaşık 35 milyon TL) ödenek gerektirdiğini belirtmişti. Hükümet, İngiltere'nin bu tür bir teknolojide öncü rol üstlenmesini istiyor. İngiltere'nin İş Dünyasından Sorumlu Bakanı Vince Cable'ın test sürüşleri için gerekli düzenleme ve tedbirleri açıklayacağı belirtiliyor. İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, '2013 Ulusal Altyapı Planı'nı açıklarken, şoförsüz araçlara dair amacını şu ifadelerle dile getirmişti: 'Araba şirketlerine verilen tavsiyelere göre, İngiltere şoförsüz araçların geliştirilmesi ve test edilmesi için en uygun yer.' İngiliz mühendisler bir süredir şoförsüz araçları deniyor ve geliştirmeye çalışıyor. Ancak hukuki mevzuat ve sigortaya dair çekinceler nedeniyle bu tür araçlar yalnızca trafiğe kapalı yollarda kullanılabiliyor. Otomobil mühendislik şirketi MIRA, ürettiği araçları İngiltere'nin Midlands bölgesinde denedi. Bazı ülkeler, şoförsüz arabaları trafiğe çıkarma konusunda oldukça istekli görünüyor. Örneğin ABD'deki Kaliforniya, Nevada ve Florida eyaletleri, tüm yollarını bu araçlar için uygun bir şekilde asfaltladı. Sadece Kaliforniya eyaletinde, Google'ın şoförsüz arabası 300 bin milden (yaklaşık 480 bin mil) fazla yol gitti. 2013 yılında Nissan ise, Japonya'da trafiğe açık bir otobanda şoförsüz araçla test sürüşü gerçekleştirdi. İsveç kenti Göteburg'da 2017 yılı itibariyle bin kadar şoförsüz Volvo'nun yola çıkacağı belirtiliyor. Açıklamada üretilmesi planlanan aracın bir modeli de gösterilmişti. Buna göre söz konusu araçlarda direksiyon veya pedal bulunmuyor, yalnızca 'hareket etmesini' ve 'durmasını' sağlayan bir düğme yer alıyor. Google şoförsüz araç teknolojisini Toyota, Audi ve Lexus gibi şirketlerin arabalarında da deniyor. BMW, Mercedez-Benz, Nissan ve General Motors gibi markalar, kendi ürettikleri teknolojiyi kullanıyor. Otomatik park etme de yeni geliştirilen teknolojiler arasında yer alıyor. Ancak şoförsüz araçlara yönelik endişeler, ABD ve bazı diğer ülkelerde siyasiler tarafından dile getirilmişti. Bu ay başlarında Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) bir uyarı yaparak, şoförsüz araçların öldürücü silahlar olarak kullanılabileceğini söylemişti.BBC
Beren Saat ve Kenan Doğulu Evlendi
Beren Saat ve Kenan Doğulu dün Los Angelesta sade ve romantik bir düğünle evlendi. Malibuda kumsalda gerçekleşen düğüne çiftin yakın arkadaşları katıldı.Beren Saat, Mira Zwillinger tasarımı sade hatlara sahip gelinliğini inci aksesuarlar ve şapkayla tamamladı. Kenan Doğulu ise buz mavisi damatlık tercih etti.Beren Saat ve Kenan Doğulu çiftini tebrik ediyoruz!kaynak:http://www.instyle.com.tr/
Validebağ Korusu'nda Tahsis Bilmecesi
354 bin metrekare alanıyla İstanbul’un Anadolu yakasının ikinci büyük yeşil alanı ve 1. derece doğal sit olan Validebağ Korusu’nda şu an üç ayrı inşaat çalışması yürütülüyor. Yıllardır süren inşaat çalışmaları çevre halkını rahatsız ederken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin korunun kendilerine tahsis edilmesi için yaptığı girişimler de endişe yarattı. Validebağ Gönüllüleri, korunun olduğu gibi korunması için imza kampanyası başlattı. Özlem Güvemli'nin Cumhuriyet'te yer alan haberine göre, mülkiyeti Hazine’ye, kullanımı Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) ait olan koru, 1999 yılında 1. derece doğal sit alanı edildi. Validebağ Korusu için Üsküdar Belediyesi ile bakanlık 2006 yılında temizlik, bakım ve onarım işi için protokol imzaladı. Ancak korunun yapılaşmaya açılacağı ve içinden yol geçirileceği endişesi taşıyan semt sakinleri ayağa kalktı. İstanbul Valiliği yoğun tepkiler üzerine bir açıklama yaparak protokolle korunun Üsküdar Belediyesi’ne devir, tahsis ya da kiralanmasının söz konusu olmadığını, belediyenin koru düzenleme projesini de Koruma Kurulu’na sunacağını bildirdi. Tepkiler üzerine belediye projeyi askıya almak zorunda kaldı, fakat koruda güvenlik görevlileri bulundurmaya devam etti. 2009 yılında Üsküdar Belediyesi koruda koşu parkuru yapmaya başladı. Türkiye ve Avrupa Kros Şampiyonası burada düzenlendi. Bu organizasyonlar koruya büyük zarar verdi. Tahsis başvurusu İBB de son iki yılda iki kez MEB’e başvurarak korunun kendilerine tahsis edilmesini istedi. Geçen yıl yaptığı başvuru reddedildi ancak en son bu yıl yapılan başvurunun sonucu henüz netleşmedi. Üsküdar Belediyesi de korunun kendisine tahsis edildiğini iddia ediyor. Yıllardır yapılaşma tehdidi ile karşı karşıya olan koruya sahip çıkmak için kurulan Validebağ Gönüllüleri Derneği ise son günlerde gündeme gelen tahsis iddialarına karşı harekete geçti. Dernek Başkanı Arif Belgin, ilçe belediyesinin böyle bir tahsis için başvuruda dahi bulunmadığını öğrendiklerini belirtti. Şu an koru içinde 3 ayrı inşaat çalışması olduğunu anlatan Belgin, “Biri Adile Sultan Kasrı çevresindeki yol düzenleme çalışması. O bölge çok bakımsızdı düzenleme yapılmasını biz de istiyorduk ama her tarafı taşla kaplayıp ağaçları kesmelerini beklemiyorduk” dedi. Yol ve çevre düzenlemesi projesinde olmayan mescit yapımının ve duvar yıkımının da bu çalışma kapsamında gerçekleştirildiğini ifade eden Belgin, “Karşı çıktık ama engel olamadık. Mescit yeri ayrıldı ama yapımı henüz başlamadı. Portatif olacakmış. Buradaki binaların içinde bir dolu boş alan var onlar mescit olarak kullanılabilirdi” diye konuştu. Belgin, Tophanelioğlu Caddesi’ne uzanan duvarların da yıkılıp yeniden yapıldığını aktararak, bu duvarın kısa süre önce tadilat geçirdiğini, iddia edildiği gibi eski ve yıkılmak üzere olmadığını vurguladı. Duvar ile koru içindeki tarihi yapılar arasında görsel uyumun bozulduğunu söyleyen Belgin, “Bembeyaz duvar diktiler yerine. Korunun bütün duvarlarının yıkılacağı söylentisi de var” dedi. 2012 yılında başlayan bu çalışmaların 8 ayda bitirilmesi planlanmasına karşın hâlâ devam ettiğine dikkat çekti. İkinci çalışmanın da koru içinde hastane binalarındaki güçlendirme çalışması olduğunu söyledi. 10 yıl kadar önce İzci Müzesi’ne dönüştürülen av köşkünün de restore edilmeye başladığını belirten Belgin, 3 koldan süren inşaatın koruyu olumsuz yönde etkilediğini vurguladı. 1- derece doğal sit alanı olan Validebağ Korusu’nun doğal haliyle korunması için imza kampanyası başlattıklarını duyuran Belgin, 5 günde 1400 imza topladıklarını açıkladı. Gönüllüler 40 bin imza toplamayı hedefliyor. İmzalar, Koruma Kurulu ve MEB’ye verilecek.Kaynak: Cumhuriyet
İç Çamaşırlarında Nelere Dikkat Etmeli?
Hamilelik döneminde hem kendiniz, hem de bebeğiniz için dikkatli olmamız gerekiyor. Bu nedenle en ufak ayrıntıyı bile çok dikkatle takip etmeli ve buna uygun davranmalısınız. Gebeliğin ilk üç ayında göğüsler ileri derecede büyüyecektir. Bu dönemde meme dokusuna tam destek sağlayacak şekilde ne büyük ne küçük tam ölçüsünde geniş balenli ve geniş askılı sütyenler tercih edilmelidir. İleri derecede büyümüş göğüsler için gebelere gece yatarken de destek sağlama amaçlı sütyen kullanmaları önerilir. Hamilelikte meme deformasyonunun sebebi zamanında meme dokusuna uygun destek vermemektir. Hiçbir zaman unutmayınız meme bağ dokusu bir kez deforme olduğunda, geri dönüş mümkün değildir. Halk arasında emzirmenin memeyi deforme ettiğine inanılmaktadır. Bu inanç yanlıştır. İç çamaşırları genellikle
Bacak Sağlığınız İçin Muz Yiyin!
Gebelik sırasında toplardamarların taşıması gereken kan miktarı % 20 oranında artar. Bir litreye yakın olan bu artış, gebeliğin son aylarında kan hacmindeki artışla birlikte hızlanır. Artan kan hacmini taşımakta zorlanan toplardamarlar, aynı zamanda gebeliğin devam etmesi için salınan hormonların toplardamar duvarında esneme ve gevşemeye neden olmasıyla normal fonksiyonlarını yapamaz. Gebeliğin sonuna doğru ise anne karnındaki bebeğin başının kalça kemiklerine oturması ve buradaki damarları sıkıştırmasıyla kanın kalbe taşınması iyice zorlaşır. Kanın toplardamarlarda göllenmesiyle damarlar genişler, varisli damarların oluşma riski artar. Bacak ağrısının anneye etkileri nelerdir? Bacaklarda göllenen kan artar, bebeğe yeterli kan göndermeyi amaçlayan anne kalbi daha hızlı çalışır. Toplardamarlarda kan göllenmesinden dolayı azalan kan hacmi; baş dönmesi, şuur kaybı ve düşmelere neden olabilir. Anne adayının varisli damarları varsa, hamilelik boyunca bu damarlar genişler ve göllenen kan pıhtılaşabilir. Bacaklardaki derin toplardamarlarda pıhtıların oluşması ölümle sonuçlanabilir. Doğumdan sonra varisli damarların çoğu kaybolsa da, göllenen ve böylece pıhtılaşma riski artan kanın, bebek ve annenin hayatını tehlikeye sokacağı bilinmelidir. Ayakta kalan anne adaylarının kalbe giden kan miktarında azalma ve bebeğe yeteri kadar kanın ulaşamaması, prematür doğumların nedenleri arasındadır. Bacak ağrısı için neler yapılabilir?
Gebeliğin 5 Faydası
Hamilelik, güzel bir bekleyiş olsa da sabah bulantıları, mide ekşimesi, bacak krampları gibi birçok sorunla beraber geliyor ne yazık ki. Anne adayları için mutsuzluk verici tarafları olduğu kuşkusuz. Ama inanın, bebeğin gelişimi için üretilen hormonlar, kendinizi pek çok konuda daha iyi hissetmenizde de etkili oluyor. Hamileliği sevmeniz için, kavuşmayı beklediğiniz bebeğinizin yanı sıra tam 5 güzel nedeniniz var! 1- Daha zevkli cinsellik Hamileyken seks yapılmaz diye düşünmeyin. Yapılır, hem de daha çok zevk alınır. Çünkü hamileliğin ikinci üç aylık döneminde pelvik bölgesine kan akışı artar. Bu da birliktelik boyunca daha çok hassasiyet ve daha büyük orgazm anlamına gelir. Uzmanlar, pek çok kadının hayatları boyunca ilk kez hamilelikte orgazm ve zincirleme orgazm duygusunu yaşadığını söylüyor. Hamilelikte sadece cinsel yaşam daha zevkli olmakla kalmıyor, kendinizi daha çekici de hissediyorsunuz. Çünkü hamilelik hormonlarının yanı sıra androjenler (kız ve erkek fetusların ikisi tarafından da üretilen erkeklik hormonları) libidoyu artırır. Hamilelik döneminde ilişkiye girmenin bebeğe zarar vereceğinizi düşünmeyin. Sadece kocaman bir karınla özellikle hangi pozisyonların uygun olduğunu kestiremeyebilirsiniz. Bunun için hamileler için seks pozisyonlarını öğrenin. 2- Adet sancılarına veda Doğumdan hemen sonra adet döngüsü yeniden başlar. Ama beraberinde hayatınıza bir yenilik de getirir’ Daha az adet sancısı yaşama ihtimali. Bazı kadınlar hamilelik ve doğum sonrasında adet sancılarının tamamen kesildiğini söylüyor. Bu ağrı azalması ya da kesilmesi durumu iyi bir gelişme olarak bilinirken, böyle bir şeyin neden gerçekleştiği tam olarak bilinmiyor. Bir teoriye göre doğum, rahimdeki prostaglandin reseptörünün etkisini ortadan kaldırıyor. Prostaglandin hormonlarının, doğum esnasında rahmi yönlendirmek gibi çeşitli görevleri var. Bu hormonların aynı zamanda adet sancılarında da rol oynadığı biliniyor. Sonuç olarak, daha az ağrı reseptörü, daha az kramp anlamına geliyor. 3- Sağlıklı alışkanlıklar edinme
Reklam
Hamile Kalma Şansınızı Arttırın
Hamile kalma şansınız ovulasyon (yumurtlama) sürecinde nasıldır, hangi günler bu şans daha yüksektir? Ovulasyon genellikle adet döneminden 14 gün sonra yaşanır. Ancak adet döngünüz 28 günden az veya çoksa ovulasyonun zamanında da değişiklik gözlenebilir. Her aylık döngüde vücut hamile kalmak için gerekli tüm olayları gerçekleştirir. Vücut ısınız düşer ve ovulasyondan hemen önce yükselir. Isınız yükseldikten sonraki bir gün sizin en doğurgan olduğunuz dönemdir. Rahminizde de değişiklikler meydana gelir. Spermin daha rahat hareket etmesi ve yumurtaya ulaşabilmesi için rahminiz kayganlaşır ve gerginleşir. Ovulasyonda bir bezecik yırtılır ve yumurta bırakılır. Ovulasyondan sonra çeşitli hormonlar devreye girer. Progesteron ve östrojen miktarında değişimler gözlenir. İşte 28 günlük döngüye göre vücudunuzda olanlar ve hamile kalma şansı…
Reklam
Nepalli Bal Toplayıcılarının Nefes Kesen Görüntüleri
Ödüllü seyahat fotoğrafçısı  Andrew Newey tarafından fotoğraflanmış bu harika görüntüler Nepal'deki bal avının görüntüleri...  Yılda iki kez ,Gurung balı avcıları yüksek uçurumların tepesinden atalarının kullandığı yöntemlerle inerek bal hasatı yapıyorlar. Fakat bu iş biraz tehlikeli. Himalaya bal arılarının büyüklükleri 3 cm'ye karar ulaşabiliyor ve yüksek uçurumlar da cabası. Bu kadar tehlikenin doğal olarak karşılığı da var. Bu bal Uzakdoğu'da çok iyi fiyatlara satılabiliyor. 8000 yıldır bal toplayıcılığı yapan Nepallilerin inanılmaz görüntüleri sizlerle...
Reklam
İçinizi Isıtacak 15 Hayvan Dostluğu Hikayesi
etiket
Bazı insanlar hala hayvanların aptal varlıklar olduğuna inanıyor. Fakat bu galeri hayvanların da tıpkı bizim gibi sevgi ve şefkat duyguları olduğunu ispat eder nitelikte. Bu fotoğraflar sadece sevimlilikle sınırlı değil, olayın özünde fotoğrafta gördüğünüzden daha fazlası var. Neden bu hayvanlar dostluk kuruyor? Aslanlar, köpekler, filler, hatta vahşi hayvanlar. Bu soru; hayvanların kendi türlerinin dışında bazı sosyal ilişkiler kurma isteğiyle cevaplanabilir. Tıpkı bizim gibi. Yani onlar bizden çok uzakta değiller, bizden daha az duygusal ya da daha az yardımsever olduklarını söyleyemeyiz. Bazı hayvanlara kendi ebeveynleri bile bakmazken, başka türden bir hayvanın onlara annelik etmesi başka neyle açıklanabilir? Hangi sebeple olursa olsun, bu olağandışı dostluklar hayvanların birçoğumuzun düşündüğünün aksine, ne kadar duygusal olduklarının kanıtıdır. Belki de bu arkadaşlıklar o kadar da olağandışı değildir.
Japonya'da Bulunan 144 Yaşındaki Mor Salkım Ağacının Oluşturduğu Harika Manzaralar
Japonya'da Ashikaga Çiçek Parkı'nda bulunan bu ağaç kesinlikle dünyanın en büyük değil ama yine de en etkileyici ağaçlarından bir tanesi. Kapladığı 1990 metre karelik alan ile ziyaretçilere rüya gibi dakikalar yaşatan bu ağaç tam 144 yaşında. Akşamları yapılan pembe ve mor ışıklandırma bu görsel şölene ayrı bir güzellik katıyor. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Reklam
Ziyaretçilerle Özel Anlar Yaşayan 21 Hayvanat Bahçesi Sakini
Çoğu insan en sevdiği ve en merak ettiği hayvanı yakından görebilmek için hayvanat bahçesine gidiyor. Sırf insanlar merakını gidersin diye hayvanların esaret altında tutulmasını bir kenara bırakırsak, favori hayvanlarıyla özel anlar yaşayan ziyaretçileri şanslı sayabiliriz.
Otomobilde Kablosuz Şarj Yaygınlaşıyor
Elektronik cihazları kablosuz olarak şarj etme teknolojisi otomobillerde yaygınlaşmaya başlıyor. General Motors'un ardından Cadillac da yeni araçlarında bu teknolojinin bulanacağını açıkladı. İlk başlarda ev ve iş yeri kullanımı için düşünülen kablosuz şarj teknolojisinin bir sonraki hedefinin otomobiller olacağı tahmin ediliyordu. Bu tahmin boşa çıkmadı. ABD'li otomobil üreticisi Cadillac'ın 2015 model ATS modellerinde kablosuz şarj özelliği bulunacak. Otomobillerde tercih edilen kablosuz şarj standardı ise Powermat oldu. Rakibi Qi kadar yayın olmayan bu teknolojide birkaç santimetreden uyumlu cihazlar şarj edilebiliyor. Cadillac'ın ATS modelinde yer alan multimedya sisteminin arkasına konumlandırılan kablosuz şarj istasyonu hareket halinde iken telefon ve benzeri cihazları şarj etme imkanı sunuyor. İlk olarak ATS modelinde yer alacak teknolojinin aylarda Cadillac'ın CTS ve Escalade modellerinde de yer alacağı açıklandı. Powermat ve Qi var Powermat sistemi standart olarak telefonlarda bulunan bir özellik değil. Bu sistem ayrıca rakibi Qi kadar yaygın bir teknoloji değil. Birçok telefona sonradan takılabilen ek aksesuarlarla bu özellik kazandırılabiliyor. Powermat teknolojisi daha önce General Motors'un Chevy Volt modelinde de opsiyon olarak kullanılabiliyordu. Powermat teknoloji aynı zamanda ABD'de bazı Starbucks kahve zincirlerinde de kullanılıyor. Al Jazeera
Isınma Hareketlerinin Önemi
Her egzersizden once isinma hareketleri yapmak faydalidir.Hatta yapmazsaniz vucudunuza cesitli yonlerden zarar verebilirsiniz.Spor salonlarinda yada herhangi bir egzersize isinmadan basliyorsaniz cok dikkatli olmalisiniz.Cunku isinmadan yaptiginiz egzersizlerde sakatlanma ihtimaliniz daha yuksektir. Isinma hareketleri esnekliginizi arttirir.Eklemlerinizin cevresindeki kaslari dengeler ve egzersiz suresince ve sonrasinda sakatlanmalari azaltir. Esnetme ve germe hareketleri sakatlik riskini azaltir.Kaslarinizi isindirmadan yaptiginiz her turlu kasilma ve gevseme hareketi kaslariniza zarr verebilir.Bu yuzden her kas gurubunuzu 20 ile 60 saniye arasi isindirmalisiniz. Kısacası esneme ve germe hareketleri vücudunuz için bir kurtarıcıdır. Her sporda bedeninizi o egzersize alıştırmak için ısınma aktivitesi için bir kaç dakikanızı ayırmalısınız.
Reklam