22 Yıl Sonra Doğduğu Topraklara Döndü
Şırnak'ta kapatılan HEP İl Başkanlığı yaptığı dönemde Avrupa'ya giden avukat Mesut Uysal, 22 yıl sonra memleketine döndü. İlk olarak harabeye dönen evini ziyaret eden Uysal, 'Evimin yıkılması önemli değil. Devlet bize borçludur. Devlet bizden özür dilemelidir' dedi. Avrupa'da Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) üyesi de olan ve kapatılan Halkın Emek Partisi (HEP) Şırnak İl Başkanı iken, Avrupa'ya göç eden avukat Mesut Uysal, 22 yıl sonra memleketi Şırnak'a döndü. Geçtiğimiz Salı Günü geldiği Ankara Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındıktan sonra, herhangi bir araması olmadığı için serbest bırakılan Uysal, bugün uçakla geldiği Şırnak'ta HDP il teşkilatını ziyaret etti. Burada Kürtçe konuşan Uysal, ' Değerli arkadaşlar 22 yıl önce zoraki olarak buradan gitmiştim. Sizi çok özledim. Milletimi, Kürdistan toprağını çok özlemiştim, ben geldim sizi gördüm çok mutlu oldum. Ancak bazı dostlarımı göremiyorum, duydum ki hayatını kaybetmişler, şehit olmuşlar. Onları da görmek istiyordum, ancak Allah'ın rahmetine kavuşmuşlar. Ben bu toprakları özlemiştim, milletimi özlemiştim. Kadın, erkek, genç insanları özlemiştim, Kürdistan'ı özlemiştim. Bu süreçte size kavuştum, çok çok mutlu oldum. Göründüğüme bakmayın ben ihtiyarım, genç oldum diyerek, ben burada size borçlu olarak gittim. Kürdistan'a borçlu olarak gittim. Elimden gelirse ben bu borcu ödeyemem gerek diyerek hepinize teşekkür ediyorum' dedi. Daha sonra 1990'lı yıllarda geride bıraktığı ve harabeye dönen evini ziyaret eden Uysal, ' Evim önemli değil. 22 yıl çok uzun bir süre. Devlet bize büyük haksızlık etti, hem bana hem de dostlarıma. Biz bunu hak etmemiştik. Elimden gelirse bunun hesabını soracağım' diye konuştu. Çözüm sürecini değerlendiren Mesut Uysal şunları söyledi: 'İyidir, Kürtlerin lehinedir. Eskiden böyle bir kelimeyi burada söyleyemiyordum. Ancak şimdi söyleyebiliyorum. Devlet bize borçludur. Devlet bizden özür dilemelidir. Devlet Kürtlerin tazminatlarını ödemeli. Böyle olmasa biz devleti affetmeyiz. Siz affederseniz de, ben affetmem. Süreç iyidir, eskiden daha iyidir, ancak bu kadar yetmez. Biz haklarımızı, özgürlüğümüzü istiyoruz. Bu da bizim hakkımızdır. Bu annemizin sütü gibi bize helaldir. Ama vermek istemiyorlar. Bunun için bizim mücadele etmemiz gerekiyor. İnanıyorum ki ilerde daha iyi olacak ve Kürtler haklarını elde edeceklerdir .' DHA
Yalan Söyleyen Kişiler Nasıl Anlaşılır?
Yalan söyleyen kişiler yalanlarını gizlemek için; çok çaba sarf etmek zorundadır. Bunun için de huzursuz görünen bir kişiden çok rahat görünen kişilerin yalan söyleme olasılığı daha yüksektir.American Society for Information and Technology” (Amerikan Toplumu Bilgi ve Teknolojileri” dergisinde yer alan bir makalede yalan söylediğine emin olunan bir kişiyle telefon ya da cep telefonu mesajı ile değil yüz-yüze iletişim kurulması tavsiye ediliyor.Genel olarak yalan söyleyen kişiler şunları yapıyor:► Yalan söyleyenler genellikle göz temasından kaçınır. Ellerini ve kollarını daha az kullanır. Soru sorduğunuzda avucunu sıkar ya da ellerini size çevirmez.► Genel tavrı değişir. Sakin bir insan aniden heyecanlı davranırken, daha hareketli insanlar donuk tavırlarla konuşmaya başlar.► Sorduğunuz basit sorulara daha önceden cevabını tasarladığı için gerektiğinden detaylı cevaplar verir. Fakat bunun ardından beklemediği bir soru sorarsanız birden bocalar ve cevap vermek için zaman kazanmaya çalışır.► Şaşkınlık, korku ya da mutluluk gibi duyguları belirten ifadeleri sadece ağız bölgesiyle sınırlı kalır.► Ayakta dururken ya da otururken yalan söyleyen birisi genellikle sırtını dik tutmaz.► Bulunduğu rahatsız ortamdan kurtulmak isteğiyle gözünü kapıya çevirir ve konuştuğu kişiyle arasına mesafe koyar.► Sorulara net cevaplar vermez. Her zaman sakin karşıladığı sorulara aşırı tepkiler verir. Kendisi size soru yöneltmez.► Şakalar yaparak konuyu geçiştirmek ister ya da çok dramatik bir hikaye anlatarak sizi duyarsızlıkla suçlar.► Sık sık yüzüne dokunur. Burnunu çeker, başını kaşır. Özellikle ağız bölgesine yakın bölgelere dokunması dikkat çeker.► Üstündeki kıyafetleri düzeltir. Gömleğinin yakasını gevşetir. Ya da elinde tuttuğu bir cisimden güç almaya çalışır.
'Matematiğe Yeteneksiz' Denilen Bir Kadının 'Matematik Nobeli'ne Gidiş Öyküsü
İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani'nin hayatı lise müdürünün kendisini Uluslararası Matematik Olimpiyatları'na göndermesiyle değiştiİranlı matematikçi Meryem Mirzakhani, matematiğin Nobel’i diye de anılan Fields Madalyasını kazanan ilk kadın oldu. Mirzakhani aynı zamanda 1936’dan beri dört yılda bir verilen bu ödülü kazanan ilk İranlı da olmayı başardı. İşte ünlü matemetikçi Meryem Mirzakhani’nin 5harfliler.com’dan Arkadaş Özakıntarafından derlenen yaşam öyküsü:Mirzakhani, küçükken matematikçi olmayı düşünmüyormuş hiç. Kitap okumayı, kendi kendine hikayeler uydurmayı seviyormuş, ve televizyonda ünlü kadınların hayatlarına dair belgeseller seyredip, bir gün büyük bir yazar olma hayali kuruyormuş. Ailesi ise ünü, başarıyı pek dert etmiyormuş ama anlamlı ve kendisini tatmin edecek bir mesleği olmasını diliyormuş. “Çok iyi bir ortamda büyüdüm,” diyor Mirzakhani.
Reklam
Validebağ Korusu Yapılaşma Tehlikesi ile Karşı Karşıya
Üsküdar Belediyesi, İBB’nin desteğini alarak birinci derece SİT alanı Validebağ Korusu’nda “çılgın proje”sini hayata geçirmek istiyor. Korunun yapılaşmamaya açılmaması için gönüllüler nöbete başladı Emrah Temizkan'ın haberine göre, bir süredir yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya olan 354 dönümlük Validebağ Korusu'nun İBB'ye tahsisi için Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) başvurulması üzerine Validebağ Gönülleri koruda nöbete başladı. GEÇEN YIL REDDEDİLDİ Koru arazisinin kullanım hakkı Milli Eğitim Bakanlığı'na, mülkiyeti ise Hazine'ye ait. Birinci derece SİT alanı olan 354 dönümlük Validebağ Korusu'nun tahsisi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) geçtiğimiz MEB'e başvurmuş ancak başvurusu reddedilmişti. Korunun Üsküdar Belediyesi'ne tahsis edildiği yönündeki iddia üzerine İBB ve Üsküdar Belediyesi'nden bilgi almak isteyen Validebağ Gönülleri bu konuda iki taraftan cevap almış değil. BAŞBAKAN DESTEK VERİYOR Üsküdar'ın şu andaki AKP'li Belediye Başkanı Hilmi Türkmen seçim öncesinde Başbakan'dan destek aldığı söylediği, Validebağ Korusu için planladığı ve “çılgın proje” adını verdiği projesini açıklamıştı. Bu projede, koruya çocuk parkı, seyir terası, göletler, açıkhava tiyatroları ve düğün salonları yapılacağı açıklamıştı. Projeyi kimsenin provoke etmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Türkmen, burayı kendi çıkarları için kullanan belli bir marjinal grubun tüm engellemelerine karşın, İBB'nin desteğiyle, geniş kapsamlı bir düzenleme yapacaklarını eklemişti. PROJE TEPKİLERLE ASKIYA ALINDI Korudaki yapılaşma tehlikesi 2006 yılında Üsküdar Belediyesi ile MEB arasında imzalanan protokolde ilk kez ortaya çıktı. Protokolün amacı temizlik, bakım ve onarım olarak belirtildi. O dönemde, korunun yapılaşmaya açılacağı endişesi semt sakinleri tarafından yoğun olarak dile getirildi. Bu tepkiler üzerine İstanbul Valiliği bir açıklama yaptı ve protokolle korunun Üsküdar Belediyesi’ne devir, tahsis ya da kiralanmasının söz konusu olmadığını belirtti. Ayrıca belediyenin korunun düzenleme projesini Koruma Kurulu'na sunacağını kaydetti. Tartışmalar sonrasında belediye projeyi askıya aldı. Hilmi Türkmen'in çılgın olarak adlandırdığı projenin bir benzeri 2009 yerel seçimleri öncesi AKP Üsküdar Belediye Başkanı adayı Mustafa Kara tarafından da dile getirilmiş, seçimlere Mustafa Kara belediye başkanı seçilmişti. Üsküdar Belediyesi, 2009 yılında koruda koşu parkuru yapmaya başladı, Türkiye ve Avrupa Kros Şampiyonası burada düzenlendi. Bu organizasyonlar koruya epey zarar verdi. Emrah Temizkan | BirGün
Sarışın Erkeklerin de Karizmatik Olduğunun 24 Kanıtı
Aslında genel olarak esmer erkeklerin karizmatik olduğunu duyduk hep, ben de böyle bildim... Sonra bir gün baktım ki sarışınlar aldı başını gidiyor, bunlara da yetişmek lazım ve oturdum hazırladım. Evet bayanlar ve baylar hazırsanız.....
Reklam
Sadece Renkli Saçlı Kızların Anlayacağı 10 Durum
Sarı, kızıl, siyah falan derken saç boyası sektörü aldı başını gitti. Artık mavi, pembe, mor gibi pek çok renk seçeneği de mevcut. Ancak saçınızı bu renklerden birine boyatırsanız karşılaşmayı göze almanız gereken bir kaç sinir bozucu durum var.
Reklam
Reklam
Yüksek Kolesterol Gebeliğe Engel Olabiliyor
Kolesterol gebeliği güçleştiriyor . Yüksek kolesterol kontrol altına alınmadığında kadınlar da çocuk sahibi olmayı güçleştiriyor. Kolesterol tüm vücut hücrelerinde bulunan yağ benzeri bir maddedir. Yağ benzeri bu maddenin, kanda fazla miktarda bulunması oldukça zararlıdır . Birçok hastalığa sebep olan kolesterolün, bir yıkıcı etkisi daha tespit edildi. Yapılan araştırmalar da, yüksek kolesterolün yalnızca kalbe zararlı olmadığını ve aynı zamanda kadınlarda çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığı gözlemlendi. Çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin öncesin de, kolesterol ölçümlerini yaptırmaları gerektiği bildirildi. Kolesterol bütün vücudumuzun tüm hücrelerinde bulunan yağ benzeri bir maddedir. Kan da fazla miktar da bulunması zararlıdır.
Tırnak Yeme Alışkanlığı
Tırnak Yeme Alışkanlığı Genellikle çocukluk döneminde, çocuğun bedenini keşfetmesi ile başlayan bir rahatsızlıktır. Ancak sıklıkla ergenlik dönemindeki bireylerde de görülebilmektedir. Tırnak yeme alışkanlığı, genellikle kişinin gerginliğini giderebilmek için başvurduğu bir davranış biçimidir. Genetik yatkınlık veya model alma da bu alışkanlığı tetiklemektedir. Ayrıca bu alışkanlık, zaman geçtikçe katlanarak artabilir. Bu alışkanlık ile ilgili yanlış bilinen bir bilgiyi düzeltmek gerekir. Tırnağını yiyen birini uyardığınız zaman, bu alışkanlığından vazgeçmez. Aksine kişi daha da bağımlı hâle gelecektir. Bu tür davranışlar, alışkanlıkları daha da pekiştirici hâle getirmektedir. Kişinin tırnak yeme alışkanlığından kurtulması için o an dikkatini başka bir uğraşa vermeleri gerekmektedir. Gerekirse küçük çocuklar için çeşitli faaliyetler yapılmalıdır. Eğer ki çocukta depresyon seviyesine varan gerginlik ve sıkıntı mevcut ise, bunun psikolog, pedagog ya da psikiyatrlar tarafından tedavi edilmesi gerekmektedir. Ancak çocukta depresyon mevcut değilse ve yalnızca kaygılı olduğu anlarda tırnağını yiyorsa bu durumda uzmanlar çeşitli bilişsel davranışçı teknikler kullanarak çocuğun bu hareketten uzaklaşmasını sağlarlar. Yani yazımızı kısaca özetlememiz gerekirse, kişi asla “ tırnağını yeme , elini ağzına götürme” şeklinde uyarılmamalı, bunun yerine bir uzmandan destek alınmalıdır.
Reklam
Dostluğun Maddiyatla Alakası Olmadığını Gösteren 15 Harika Köpek
Paranın arkadaşlıkları ve kişinin yaşadığı çevreyi fazlasıyla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Fakat bu evsiz insanların köpekleri adeta bize insanlık dersi verir nitelikte. Her türlü zorluğa karşı sokaklarda sahibinin yanından asla ayrılmayan ve aslında bir hayatı onunla paylaşan cesur köpekler onlar. Fakat şaşırtıcı şekilde dar gelirli insanların köpeklerini daha iyi besledikleri ve onlara daha çok ilgi gösterdikleri belirtiliyor. İşte maddiyattan arınabilmiş dostluk manzaraları...
Reklam