Tunceli'de, Munzur Vadisi içinde yapılması planlanan 4 HES projesi, Ankara 3'üncü İdare Mahkemesi tarafından hukuka aykırı ve ÇED yeterliliği olmadığı gerekçesiyle iptal edildi.Tunceli ile Ovacık İlçesi arasında bulunan Munzur Vadisi Milli Parkı içinde yapılması planlanan 4 HES projesinin iptali için, kentte yaşayan 5 avukat ile 19 vatandaş, Ankara 3'üncü İdare Mahkemesi'ne başvurup projelerin iptal edilmesi için dava açtı.DHA'dan Ferit Demir 'in haberine göre, Mahkeme, Temmuz ayında Konaktepe 1, Konaktepe 1 ve Bozkaya Baraj ve HES projelerini hukuka aykırı ve ÇED yeterliliği olmadığı gerekçesiyle iptal etmişti. Son olarak mahkeme 31 Ekim günü yapılan duruşmada Munzur Vadisi'ndeki dördüncü proje olan Kaletepe HES projesini de iptal etti.'Munzur Vadisi'ne çivi bile çakılamaz'Munzur Vadisi üzerindeki 4 HES projesinin iptal edilmesi için mahkemeye başvuran avukatlardan Tunceli Barosu Başkanı Uğur Yeşiltepe, Özgür Ulaş Kaplan ve Haydar Çetinkaya ile birlikte basın toplantısı düzenledi.Avukat Kaplan, Munzur Vadisi'nde yapım aşamasına gelen 4 HES projesinin mahkemelerce iptal edilmesinin en büyük gerekçesinin geçmiş yıllarda baraj projesi hazırlanırken hukuksuz gerekçeler gösterilmesi ve ÇED muafiyeti olduğunu söyledi.Munzur Vadisi içindeki Milli Park sahası içinde kimsenin tek bir çivi bile çakamayacağını söyleyen Kaplan, 'Bundan böyle Munzur içersinde hiçbir baraj projesinin hayata geçirilmesi imkansız hale geldi. Devlet bir daha vadi içinde baraj projesi hayata geçirmek isterse bu tamamen hukuksuz ve kaçak bir çalışma olur ve buna da kimse müsaade edemez zaten' dedi.Sol
Güvenlik araçları bazen yarış pilotları için yarışın kendisi kadar tehlikeli olabiliyor – Formula 1 sürücüsü Jules Bianchi’nin yakın zamanda yaşadığı bir kaza buna bir örnek. Eğer US Grand Prix’inde “virtual safety car” denemesi başarılı olursa daha az tehlikede olabilecekler. Sarı bayraklar süresince yavaşlatmak için öncü araçlar yerine gösterge tabloları kullanılan sistemde pilotlar belli bir sınırın altında kalmaya teşvik ediliyor ve eğer bu sınırı aşarlarsa cezalandırılıyorlar. Bu hafta sonu sadece ısınma turlarında kullanılacak olan teknoloji başarılı olursa geniş çapta kullanılmaya da başlanacak.Ancak VSC’nin başarısı biraz zor gözüküyor ve pilotlar sistemin işi çok zorlaştırdığından, gözlerini yollarda tutmak yerine sürekli panelleri gözlemlemek zorunda kaldıklarından yakınıyorlar.
Mayıs ayında sıradan bir Cumartesi. 21 yaşındaki Lenyenne Helen de Oliveira'nın erkek kardeşinin düğün günü!En azından Lenyenne'nin erkek arkadaşı, 26 yaşındaki Felipe Comparini Aragon öyle zannediyordu. Bilmediği şey aslında kendi düğününe katılacağıydı! Lenyenne kendi kurguladığı, damadın hiç bir haberinin olmadığı sürpriz düğünü şöyle anlatıyor; İlk başlarda Felipe için büyük sürpriz oldu, neredeyse kalp krizi geçirecekti ama sonradan o da bu müthiş sürprizin bir parçası olmaktan zevk aldı. Felipe de şöyle diyor; 'Benim için çok heyecanlı bir deneyimdi, bence bu aramızdaki aşkın bir ispatı'
En eğitimlisi, en moderni ya da en az Karadenizli olanı dahi 'da'yı mutlaka kullanır. 'Da' vazgeçilmez bir kelimedir, İstanbul Türkçesinde hiç bir kelime bunun karşılığını veremez. Var mı aramızda 'Anne bi çay koy daaaa' yı İstanbul Türkçesine çevirebilecek olan?
Fransız Colette, efsane kahraman Batman’in 74.yaşını, farklı tasarımcılarla iş birliği yaparak kutluyor. Hem de rüyamızı süsleyecek parçalarla! (Merak etmeyin, satın alabiliyoruz.) Berluti, Eugene Riconneaus, Eleven Paris, Yazbukey, New Era, kendi Batman ürününü tasarlayan modacılardan birkaçı. Ürünler arasındaysa, tişörtten papyona, saatten telefon kılıfına, bereden çeşit çeşit tişörtlere her şeyi bulmak mümkün.Yarasa Adam olarak da bilinen ve Bob Kane tarafından yaratılan karakterin, diğer birçok kahramanın aksine süper güçleri yok ama şimdi süper bir koleksiyonu var! Tim Burton’ın yönettiği ilk filmi sonrası bir seriye dönüşen ve izlenme rekorları kıran Batman’e özel hazırlanan koleksiyondan bizim favorimizse bu ayakkabılar. Topuklu olan Eugene Riconneaus, spor olansa Berluti imzası taşıyor.Elle
Bilenler bilir; Couchsurfing güzel şeydir. Seyahat etmekte olduğunuz şehirlerde yaşayan insanlara ulaşıp, hiçbir ücret ödemeden onların misafiri olabilirsiniz. Peki insanlar bunu neden yapar? Kültürel değişim ve farklılıkları deneyimlemek adına tabi ki. Peki ya yatak-surfing nasıl bir mantığa dayanır?19 yaşındaki Çinli genç kız, Ju Peng, oldukça sıra dışı seyahat planını, bir sosyal ağ olan Weibo sitesi üzerinden herkesle paylaştı. Kızın planı şu şekilde: Çin topraklarında bir seyahate çıkacak ve tanımadığı insanların evlerinde kalacak. Fakat bu insanlara para ödemeyecek. İşin ilginç yanı da burada yatıyor; Ju Peng'in planı, insanlara olan borcunu onlarla seks yaparak ödemek.
Brezilyalı model bikiniyle çıktığı televizyon programında sunucunun iltifatlarıyla onurlandırıldığını düşünürken, yapılan eşek şakasıyla 26 milyon televizyon seyircisinin önünde böyle rezil edildi. Zafira adlı modeli bikiniyle stüdyoya davet eden sunucu ve yanındakiler modele bir süre iltifat ettikten sonra bir podyum geçişi yapmasını istedi. Stüdyodakilerin hazırladığı oyundan habersiz olan model yürümeye başladığı anda altındaki zeminin çökmesiyle beraber kendisini suyun içinde buldu. İlk anda ne olduğunu anlayamayan genç model ayağa kalktıktan sonra öfkeyle stüdyoyu terk etti. Modelin şaka adı altında milyonlarca seyircinin önünde küçük düşürüldüğü an işte böyle görüntülendi.
'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel' 30 bin sayfalık değerlendirme raporunu açıkladı. Panelin başkanı; 'İklim değişikliği insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye bir şey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.Yeryüzünde uzun ve kısa vadedeki iklim değişikliğinin nabzını ölçen ve Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel'in (IPCC), 2007 yılında sunduğu raporun ardından 5. Değerlendirme Raporu, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.Tivoli Kongre Merkezi'ndeki basın toplantısında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, bir süre önce Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile Grönland'a gittiğinde buzulların erimesini ve iklim değişikliği sonuçlarını burada bizzat gözlemlediğini söyledi.Ban, 'Bilim adamı değilim ama dünya genelinde seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerde, Amazon havzasında da Grönland'da da iklim değişikliğinin etkilerini görebildim. Eğer hemen ve kararlı şekilde harekete geçersek yaşanılabilir bir dünya imkânımız var' dedi.'B Planı yok çünkü başka gezegenimiz yok'Nobel ödüllü IPCC Başkanı Pachauri ise sera gazlarının düşürülmesi konusunda politika yapıcıların bu raporun sonuçlarından faydalanacağını umduklarını söyledi. Pachauri, 'Küresel ısınma çok açık, refah seviyesi korunarak alınabilecek önlemler var. İklim değişikliği gıda üretimini etkileyecek ve insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye birşey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.'İklim değişikliği geri döndürülemez şekilde devam ediyor'Raporda, yaşanan iklim değişikliğinin artarak ve geri döndürülemez şekilde devam ettiği belirtilerek, etkiler ve değişimin yavaşlaması için yapılması gerekenler irdelendi.Raporda, gözlenen değişiklikler, nedenleri, gelecekteki iklim değişiklikleri ve etkileri, uyum için izlenecek yol ve sürdürülebilir kalkınma gibi konulara yer verilirken küresel ısınmadaki insan etkisinin açık ve net olduğu, insan kaynaklı sera gazları emisyonlarının tarihteki en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.1950'den beri gözlenenlerin daha önce olmamış değişimler olduğu kaydedilen raporda, atmosfer ve okyanusların ısınmakta olduğu, kar yağışı ve buzul miktarının düştüğü ve deniz seviyesinin kayda değer şekilde yükseldiği belirtildi.İnsan kaynaklı sera gazları salımını, ekonomi ve nüfus yoğunluğundan kaynaklı olarak endüstri çağı öncesinden artmakta olduğu ancak şimdi hepsinden daha yüksek olduğu vurgulanan raporda, atmosferdeki karbondioksit, metan ve nitrikoksid birleşiminin 800 bin yılda yaşanmamış düzeyde olduğu kaydedildi.Gelecekteki risklerRaporda, süren sera gazları salımının iklimin tüm bileşenlerinde daha ileri düzeyde ısınma ve uzun süreli değişikliklere neden olacağı, geri dönüşü olmayan etkileri olacağı, iklim değişikliğini yavaşlatmak için gaz salınımlarının sürekli ve sağlam bir şekilde düşürülmesini gerektiğinin altı çizildi.900 bilimadamı çalıştıIPCC raporu dünyanın her tarafından 900 bilimadamının katılımıyla hazırlandığını kaydetti.Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) beş ila yedi yılda bir dünyanın iklim sisteminin geldiği durum ile ilgili değerlendirme raporları hazırlayarak duyuruyor. Bu raporlardan ilki 1990, ikincisi 1996, üçüncüsü 2001 ve dördüncüsü 2007 yılında yayınlandı.Kaynak: Anadolu Ajansı
Prof. Dr. Pazır: 'Özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var' - 'Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum', evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor'Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerle evlerde yapılan konservelerin sağlık açısından risk taşıdığı, içinde çoğalan ve zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum' adlı mikroorganizmanın, öldürücü etki yapabildiği bildirildi.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Meyve-Sebze İşleme ve Teknolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fikret Pazır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kıyı kesimlerde az da olsa konserve yapımlarının sürdüğünü belirterek, ülkenin genelinde ise havaların soğumasıyla yaz aylarında kurulan ev konservelerinin açılmaya ve tüketilmeye başlandığını söyledi.Konserve yapımında hastalık yapıcı organizmaların mutlaka yok edilmesi gerektiğini ifade eden Pazır, bunun saklandığı koşullarda gıdanın bozulmaması ve kalitesinin korunması açısından da önem taşıdığını anlattı.Pazır, bunun için ürünün 100 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta işleme tabi tutmak gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Konservelerde ayrıca ürünün asitlik durumu da var. Eğer ürün sebzeyse bunun Ph değeri 4,5 üzerindedir. Yani asitliği düşüktür. Bu durumda konservenin özel basınçlı sistemlerde sterilize edilmesi lazım. Ama görüyoruz ki, özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var. Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan clostridium botulinum, evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor.'Açık kazanda suyun kaynama sıcaklığının en fazla 100 dereceye ulaştığını vurgulayan Pazır, bu sıcaklıkta zehirlenmelere yol açan 'Clostridium botulinum'un istenilen ölçüde yok edilemeyeceğine dikkati çekti.Zehirlenmelerin bütün ev yapımı konservelerinde olabileceğini, bu riskin her zaman göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Pazır, 'Zaman zaman gazetelerde şu kadar kişi yedikleri ev yapımı konserveden öldü, bir aile yok oldu gibi haberler okuyoruz. Sanayide, fabrikalarda üretilen konservelerden bahsetmiyorum. Bu konservelerde risk yok denecek kadar az. Evde yapılan konserveler gerçekten ciddi risk taşıyor. Konserve yapacağız diye böyle bir risk almanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum' dedi.Ev yapımı konservenin ekonomik değerinin çok olduğunu düşünmediğini dile getiren Pazır, düşük çaplı tasarruf için büyük risk alınmamasını istedi.Ailelere tasarruf için sebzeleri yaz aylarında kurutmalarını öneren Pazır, 'Karadeniz bölgesinde olduğu gibi bu sebzelerin turşusu yapılır, kış aylarında kavrulup tüketilebilir. Taze fasulye, patlıcan, bamya gibi sebzeler kurutulup tüketilirse sağlık açısından hiçbir risk taşımadığı gibi konserveye göre daha faydalı diye düşünüyorum. Çünkü ev konservesi yapımında kaynatma nedeniyle sebzelerde vitamin ve mineral kayıpları fazla oluyor' diye konuştu.Pazır, meyve konservelerinin asitliğinin yüksek olması nedeniyle aynı riskin oluşmayacağını vurgulayarak, kış aylarında ev yapımı sebze konservelerinin tüketilmemesini istedi.Milliyet
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Uzmanlara göre, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve küresel ısınmayla mücadele için zaman daralıyor. BM uzmanları açıkladıkları raporda siyasetçileri olası tehlikelere karşı uyardı.Birleşmiş Milletler'e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliği ile ilgili hazırladığı beşinci raporun final bölümünü uluslararası kamuoyuna sundu. Politikacıların bir an önce harekete geçmesini isteyen IPCC, sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yarıya indirilmesi uyarısında bulundu.Raporu Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da dünya kamuoyuna tanıtan IPCC Başkanı Rajendra Pachauri, iklim değişikliğine karşı daha hızlı hareket edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak 'Emisyonları etkin bir şekilde azaltmamız gerektiğini biliyoruz' diye konuştu. Pachuri, bilim dünyasının bu konuda artık bayrağı siyasi karar vericilere teslim ettiğini söyledi.En yüksek seviyesindeIPCC'nin raporunda, atmosferdeki zararlı gaz yoğunluğunun 800 bin yıldan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Raporu hazırlayan Uzmanlar Kurulu'nun verilerine göre, 1880 ve 2012 yılları arasında üst yüzey sıcaklığı 0,85 derece, deniz seviyesi de 1901 ve 2010 yılları arasında 19 santimetre yükseldi.Bilimsel verilerin küresel ısınmayı açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten IPCC Başkanı, küresel ısınmayı iki santigratın altında tutabilmek için çok az zaman kaldığını söyledi.Raporda karbondioksit gibi iklime zararlı gazların azaltılmaması halinde fırtına, sıcak hava dalgaları ya da su baskınları gibi aşırı hava olaylarına yol açan ısınmanın 4 santigrata kadar varabileceği belirtiliyor. Bu nedenle de 2050 yılına kadar küresel ısınmanın yüzde 40 ila 70 oranında azaltılmasının, 2100 yılına kadar da sıfırlanmasının gerektiği vurgulanıyor.Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarının yerine de rüzgar, güneş ve su gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi istenen raporda ayrıca enerji tüketiminin azaltılmasının önemine de işaret ediliyor.Raporu hazırlayan IPCC bünyesindeki Uzmanlar Kurulu'nda 195 ülkenin temsilcileri yer alıyor. Rapor, üç ayrı bölüm halinde 2013 yılının eylül ayından beri açıklanıyor.Ban'dan çağrıBM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da raporun final bölümünün açıklanmasının ardından küresel ısınma ile mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Dünyanın felaketlerden korunabilmesi için derhal ve etkili bir şekilde çaba gösterilmesi gerektiğini belirten Ban, enerji tasarrufu ile herkesin bu mücadeleye katkıda bulunabileceğini kaydetti.Deutsche Welle
Cinsellik dünyanın büyük bir çoğunluğu tarafından hala aşılamaz bir tabu olarak kabul edilse de, dünyada cinselliğin hayatın bir parçası olarak kabul gördüğü birçok zaman dilimi ve topluluk mevcut.
Birçok bölgede tatil köyleri var,ama artık turizm sektörü Şarköy'e de yönelmekte.Tarihi,bulunduğu yer,havası,suyu,denizi,kumu,güneşi çoğu kişi için eşsiz olan Şarköy,aynı zamanda üzüm,zeytin,şarap,peynir helvası,laklör böreği,Roma ve Veis dondurmacıları sahil boyu geç saatlere kadar açık olan pilavcıları,bar ve pubları ile hem sakin hemde hareketli bir köy.Birkaç fotoğraf ile Şarköy'ü tanıyalım.
'Kanlı Kontes'' olarak ün yapan ve tarihteki en acımasız kadınlardan biri olarak bilinen Elizabeth Bathory'nin, yaşadığı 1560-1614 yılları arasında 600'den fazla genç kızı (bakire kızları) öldürerek kanını içtiği çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Öldürdüğü kişilerin kanıyla banyo yaptığı şeklinde rivayetler var. Bazı tarihçilere göre kanlı kontes genç kızları öldürmesinin sebebi genç kalmak istemesiydi ve genç kızların kanlarıyla banyo yaparak genç kalabileceğine inanıyordu. Bazı kaynaklara göre de Kontesin büyücülükle uğraştığı söyleniyor. (Favorimdir.)
Kilolu kadınlar nasıl giyinmeli sorusuna herkesin ilk vereceği cevap siyah giymeli, ince gösterir olacaktır. Bu tabuları yıkmanın vakti geldi de geçiyor bile. Siyah ince gösterir ama sadece siyah ince göstermez. Hem siyah ince gösteriyor diye bütün dolabınızı siyahla donatmanıza gerek yok. Siyahın yerine koyu kahverengi, koyu lacivert gibi renkleri de tercih edebilirsiniz. Üstelik bunları daha açık renklerle kombinleyebilirsiniz.Dar ve üzerinize oturan kıyafetler çok güzel dursa bile kilolu bayanların bu tercihten uzak durmaları gerekiyor. hemen bir hatırlatma yapalım. Sanıldığı gibi çok bol kıyafetler tercih etmenize de gerek yok. Çok bol kıyafetler sizi daha kilolu gösterir. Bunun yerine uzun düz bir etek veya tunik giyebilirsiniz.Gelelim çizgili kıyafet kısmına. Herkesin bildiği gibi enine çizgiler sizi daha şişman gösterir dikey çizgiler daha uzun ve ince gösterir noktasına. Bunun doğruluk payı var ancak büyük enine çizgiler yerine ince çizgili kıyafetleri tercih ederseniz bunun öyle olmadığını göreceksiniz. Bir diğer konu da desenli kıyafetler. Fosforlu, dikkat çekici renkler, karmaşık ve göz yoran desenlerin yerine daha sade ve çok göze çarpmayan renkleri tercih ederseniz çok şık olabilirsiniz.Bunların dışında neler yapabileceğinize bir bakalım. Koyu renk giyinmekten sıkıldıysanız aynı rengin farklı tonlarını kullanarak da bir bütünlük sağlayabilirsiniz. Eğer kilolarınız daha çok üst bölgenizdeyse düz renkleri tercih etmenizi öneriyoruz. Desenli şeyler giymek istiyorsanız bunu alt parçalarda kullanabilirsiniz. Kilonuz tam tersine alt bölgenizdeyse koyu renk etek ve pantolon tercih etmenizde fayda var. Üstünüzü daha renkli ve baskılı bluz, gömlek veya mevsime göre kazaklarla tamamlayabilirsiniz. Pantolon seçiminde geniş paçalı olanlar tam size göre. Üzerinize giyeceğiniz hafif bol olan kıyafetlerle çok şık görünebilirsiniz.Eğer basenli bir vücut tipiniz varsa belden oturan kıyafetler sizin stiliniz. Belden aşağı kiloş ya da çan gelen eteklerle de harika görünebilirsiniz. Tek yapmanız gereken kalçanıza oturan elbiselerden uzak durmak.Son olarak aksesuarlarla kıyafetlerinize hareketlilik katın. Unutmayın isteyen her kadın güzel, şık ve bakımlı görünebilir.Yazar: Zehra Yurtsever