Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Babasını Kaybeden Birinin Ağzından: Aynı Acıyı Yaşayanların Karşılaştığı 14 Durum

 > 
21bPAYLAŞIM

1. İlk öğrendiğinizde, kendinizi tutamaz ağlarsınız. Hem de deliler gibi. Fakat bir süre sonra, hayatın devam ettiğini fark edersiniz.

Çünkü mecbursunuz. Anneniz, varsa kardeşiniz için güçlü olmaya çalışırsınız. Kendinizi ne kadar zorlarsanız zorlayın, arada gelen ağlama krizlerini ise durduramazsınız.

2. Akrabalarınız, sevdikleriniz sizi teselli etmek için bilindik sözleri tekrarlarlar.

"Ölüm hayatın bir parçası" gibi. Fakat bunu kabullenemezsiniz. "Neden ben?" diye haykırmak istersiniz, haykıramazsınız. Sessizce dinlersiniz, bir yandan da hareketlerini izleyerek. Kimisi gelir sizi teselli etmeye çalışır fakat on dakika sonra onu başka bir konu hakkında gülerken görürsünüz. Öfkeniz iyice kabarır. Varsa kardeşinizin, annenizin ikazı ile sakinleşirsiniz.

3. Arkadaşlarınız ve sevdikleriniz size bir süre kırılgan, narin bir şeymişsiniz gibi davranırlar.

Bunun ardındaki yapaylığı sezersiniz ve rahatsız olursunuz. Ama bir yandan da arkadaşlarınızı kırmak istemediğiniz için, sineye çekersiniz.

4. Çok değil, birkaç ay içinde umursamaz bir insana dönüşürsünüz. Bazen insanları gereksiz yere terslediğinizi fark edersiniz.

Çünkü, yapılan tüm sohbetler size anlamsız ve çocukça gelir. Kimi zaman "Gerçekten bunu mu konuşacağız?!" diye bağırmak istersiniz fakat yine vicdanınız buna engel olur. Arkadaşlarınızı kırmaktansa, size çocukça gelen bir sohbeti dinlemeye devam edersiniz.

5. Bir süre sonra evdeki matem havası tamamen yok olur. Ayda yılda bir konusu açılmadıkça, kimsenin aklına gelmemeye başlar.

Ya da gelse bile, kimse muhabbetini açmaz ki sizin moraliniz bozulmasın. Ama sizin aklınızdan zaten hiç çıkmamıştır. Zira, dışarı çıktığınızda ve babası ile oynayan bir çocuk gördüğünüzde dahi içiniz cız eder.

6. Dersinize yeni girmeye başlayan bir öğretmen, sırayla tüm sınıfa sorular sormaya başlar.

Sıra size gelir. Babanızın ne iş yaptığını sorunca sınıfta derin bir sessizlik oluşur. Kimse konuşamaz. Çatallı bir ses tonuyla "Babam vefat etti." dersiniz. Öğretmen de soruyu sorduğu için üzülür ve sıvama umuduyla kısa öğütler verir. Siz de hem öğretmenlerden, hem eğitim sisteminden tiksinerek dinlersiniz.

7. Bazı öğretmenleriniz size özel ilgi gösterirler ve zamanla onu belki bir baba figürü yerine koyarsınız.

Bu sahte babalık figürü birkaç ay içinde geçer gider. Fakat bunu fark ettiğinizde içten içe yine ağlarsınız. Bir babaya ne kadar muhtaç olduğunuzu gördüğünüz için.

8. Başınız belaya girdiğinde sahip çıkacak, koruyup kollayacak bir babanız olmadığı için iyi dostluklar kurmaya çalışırsınız. Birbirinizi kollarsınız.

9. Özellikle ölüm haberini telefonla aldıysanız, telefon her çaldığında gerilirsiniz.

İnsanlara telefonla konuşmayı sevmediğinizi anlatmaya çalışırsınız ama anlayamazlar. Kimisi abarttığınızı düşünür. Bu travmayı uzun yıllar üstünüzden atamazsınız.

10. Eğer anneniz hala hayattaysa, bazen gece vakitleri içinize bir sıkıntı düşer.

Uyurken hala nefes alıp almadığını kontrol edersiniz. Bir yandan kendinize "Ne yapıyorum ben ya?" diye sorarsınız, ama diğer yandan da bunu yapmaktan kendinizi alıkoyamazsınız.

11. Karakteriniz iki şekilde değişim gösterir.

Ya çok şakacı bir insan ya da çok ciddi bir insana dönüşürsünüz.

12. Yaşınız kaç olursa olsun, babanızın engin tecrübelerine ihtiyacınız olduğunu hissedersiniz.

Çoğu zaman "Acaba o yaşasaydı bana ne akıl verirdi?" diye kendinize sorarsınız. Acaba hangi siyasi partiye oy verirdi? Acaba ülkenin şimdiki durumu hakkında ne düşünürdü? Bunları bilememek sizi kahreder. Bu yüzden anne ve babalarını olmadık şeyler için tersleyen gençler gördüğünüz zaman sinirlenirsiniz. Çünkü kıymetini bilmiyorlardır.

13. Yaptıklarınızın sorumluluklarını üstlenmeyi öğrenirsiniz ve bu size büyük bir olgunluk katar.

Zira, sizden başka sizi koruyacak kimse kalmamıştır.

14. Her şeye rağmen tüm bunlar sizi güçlü bir insana dönüştürür.

Kendi başınıza yaşamayı, kendi başınıza sorumluluk üstlenmeyi, bir işe girişirken yalnızca kendinize güvenmeyi öğrenirsiniz. Sizi koruyacak, kollayacak kimsenin olmaması çok daha temkinli bir insan olmanıza yol açar ve bu da sizi hem arkadaş çevrenizde hem de iş çevrenizde fikir sorulan, akıl danışılan birisi yapar. 

Fakat ne yaparsanız yapın, ne kadar başarılı olursanız olun; babanızı yalnızca bir saat bile görebilmek için hepsini bir köşeye atmaya gönüllüsünüzdür.

Ama olmaz ne yazık ki. Artık yapabileceğiniz yegane şey başarılı ve iyi bir insan olarak onu gururlandırmaktır.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
prviz-qurbanov

Babasiz Ne aglayabiliyorsun, ne gulebiliyorsun. Ne yasaya biliyorsun, ne ole biliyosun!

sciencesoldier

duyduğun anda neye uğradığını şaşırırsın. kavga ettiğin adam artık yok para alabileceğin insan gitti. o an yerinden kıpırdayamazsın kaskatı kesilirsin. nefes bile alamazsın. sonra kalbine bir hançer saplanır kanatır yaranı. ve o yara ilk başta o kadar güçlüdür ki nefes aldırmaz adama. uyutmaz, ayakta duramazsınız. acı o kadar keskindir ki geçsin diye uğraşırsınız geçmez. kaç yaşında olursanız olun yaranız derindir. duruma alışamazsınız hiçbir zaman. ne derler baban öldüğünde büyürsün anca. inşallah hiç büyümezsiniz. not: babam hayatta ama az da olsa hissedilenleri anlayabiliyorum.

kucuk-ahmet-topcu

15.Köy kasaba belde mahalle gibi yerlerde kimin oğlusun diye sorulduğunda babanızın önüne ''ÖLEN'' dıye gereksiz bi lanet cümle gelir.

berkut-keskin

babamı 2 sene önce kaybettim. ve şunu öğrendim. asla unutmuyorsun,asla aklından çıkmıyor sadece ölüme alışıyorsun,yokluğuna alışıyorsun ama acı hep içinde,acıya alışıyorsun.

sciencesoldier

başın sağolsun Allah mekanını cennet etsin

mithrandir

Bu tarz konuların paylaşılmasını doğru bulmuyorum bu çok kişiye özel ve hassas bir konu. İnsanın babasını kaybetmesi o başlıklarda yazdıklarınızla anlatılamaz, yaşamayan anlayamaz. Evet belki ilk zamanlardaki etkisi giderek azalır ama asla unutulmaz. Cüzdanında en sevdiğin resmi durur, her açtığında hızlıca alacağını alır ve hemen kapatırsın. Sokakta çocuğunun elinden tutmuş bir baba görürsün boğazın düğümlenir. Arkadaşının evine gidersin babası hoş geldiniz çocuklar der için burkulur. Babanın seni dolaştırdığı parkın yanından geçerken şöyle bir bakarsın burnun sızlar gözlerin dolar. Annen kardeşin emanettir sana, en ufak hastalıklarında yüreğin ağzına gelir. Belki dünyanın en iyi babası değildir ama seni sevdiğini bilirsin. Gece hastalandığında başında bekleyen odur. En ufak ihtiyacın için kendinden ödün veren odur. Senin istediğin olsun diye yıllarca üzerine tek bir şey almayan odur. Gerekirse senin için canını bile verecek odur. Nasıl unutulur ki?

Görüş Bildir