İstanbul Dünyanın En Fazla Duran İkinci Trafiğine Sahip
Dünyanın önemli motor yağı çözümleri tedarikçisi Castrol ile navigasyon ve lokasyon bazlı ürün ve servis sağlayıcısı TomTom işbirliğiyle düzenlenen Global Dur-Kalk Endeksi’nin yeni sonuçları açıklandı. Buna göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin adedi aşan dur-kalk ortalamasıyla endeks kapsamında yer alan dünya genelindeki 50 şehir içinde zirvede yer aldı. İstanbul’u takip eden diğer şehirler ise Meksiko ve Moskova oldu. “Global Sürüş Endeksi”ne göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin 200 adetlik dur-kalk ortalamasıyla ilk sırada yer alırken, ikinci sırayı 30 bin 480 adetlik ortalama dur-kalk sayısıyla Meksiko ve üçüncülüğü ise 29 bin 520 adetlik dur-kalk ortalamasıyla Moskova elde etti. Dünya çapında büyük metropolleri içeren araştırmanın sonuçlarına göre İstanbul’daki sürücülerin, listenin en sonunda yer alan Rotterdam şehrindeki sürücülere göre yılda 24 bin kez daha fazla dur-kalk yaptığı ortaya çıktı. Araştırmada yer alan önemli diğer şehirlerden biri olan Pekin’de yıllık 28 bin 200 adet, Londra’da 21 bin adet, New York’ta 15 bin 480 adet ve Sidney’de ise 13 bin 200 adetlik sürücü başına dur-kalk ortalaması olduğu tespit edildi. 2014 şehir yıllık ortalama dur-kalk sayısının ilk 10’u:1. Cakarta – Endonezya 33.2402. İstanbul – Türkiye 32.5203. Meksiko City – Meksika 30.8404. Surabaya – Endonezya 29.8805. St. Petersburg – Rusya 29.0406. Moskova – Rusya 28.6807. Roma – İtalya 28.6808. Bangkok – Tayland 27.4809. Guadalajara – Meksika 24.84010. Buenos Aires – Arjantin 23.760Zaman, ZETE
Öğrenmeyi Kolaylaştıran Besinler
Vücut ağırlığımızın sadece %2 ile 3'ü oranındaağırlığı olan beynimiz günlük kalorilerimizin ortalama %30'unu harcamakta veenerji kaynağı olarak da sadece glikozu kullanmaktadır. Araştırmalarda,algılamayı arttıran ve hafızayı güçlendiren bazı besinlerin olduğu ortayakonmuş olmasına rağmen daha güçlü bir hafıza ve konsantrasyon yeteneği içinsadece belli besinlere yönelmek ve bu besinlerden mucize beklemek doğrudeğildir. Ancak; beyin gelişimini ve hafızayı sağlıklı ve dengeli beslenme ilemaksimum performansa ulaştırabilmeye çalışabiliriz. Yeterli ve dengelibeslenme; beş grup besinin (et, ekmek, süt-yoğurt, sebze-meyve, yağ-şeker)yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları, kişiye göre değişir. Bireyinyaş, cinsiyet, sağlık, besin ve öğün tercihleri ve fiziksel aktivite durumu tüketim ve ihtiyaç miktarlarını etkiler. Bununla beraber beyin gelişimini, konsantrasyon yeteneğini artırdığı veöğrenmeyi kolaylaştırdığı bilinen besinleri ve maddeleri tanımakta fayda var. · B grubundan bir vitamin olan “Folik Asit” beyiniçin çok önemlidir. Beyin gelişimi ve zeka üzerine olan etkileri daha annekarnından itibaren takip edilmektedir. Folik asit yetersizliği zeka geriliğinesebep olabilmektedir. Bir nevi beynin gıdası diyebiliriz. USA Rice Federation’agöre 100 gr. pirinç, 4 mikrogram folik asit içerir. Özellikle pirinç tüketerekfolik asit ihtiyacını önemli ölçüde karşılayabiliriz.· B grubuvitaminleri strese, yorgunluğa, paniğe çok iyi gelir. Yetersizliğinde konsantrasyonundüştüğü ve unutkanlık, öğrenme zorluğu geliştiği gözlemlenir. Kuru baklagiller,kırmızı et, ayçekirdeği, balık, yoğurt, süt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler,tavuk eti, yerfıstığı, muz, kavun,brokoli, ıspanak, domates, yumurta, kavun ve enginar B grubu vitaminlerindenzengindir. · Bir çeşit B vitamini olan kolin yağlarınenerjiye çevrilmesini kolaylaştırır. Sinir iletiminde çok önemli görevlerivardır ve yapılan çalışmalarda güçlü hafıza ile arasında güçlü bir bağlantıbulunmuştur. Kolin her canlı hücrede bulunur. Her türlü hayvan etinde vesebzede vardır. · Omega 3 yağ asitlerinden zengin sardalya, tonbalığı, somon balığı, koyu yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu ile beslenmekzeka gelişimini ve hafızayı olumlu yönde etkiler.· · Yeterli miktarda protein tüketilmesi uykuhalinin azalmasını ve enerjinin tamamen kullanılmasını sağlar. Balık, et,yumurta, fındık, fıstık ve ceviz kaliteli protein kaynaklarıdır ve içerdikleriyağ asitleri de beyin hücrelerinin çalışması üzerinde çok önemli rol oynar. Uzman Diyetisyen Nesrin Eriş
Dünyada Sigara Paketlerine Açılan Savaş Ne Durumda?
İngiltere hükümeti ülkede tüm sigara markalarının tek tip pakette satılması planlarını erkene alacağını açıkladı.Yasa tasarısının İngiltere Parlamentosu'ndan geçmesi halinde, ülkede faaliyet gösteren tütün şirketleri, ürünlerini kendi markalarını gösteren paketlerde satamayacaklar.Hükümet böylece sigarayı özellikle çocuklar için daha az ilgi çekici hale getirmeyi hedefliyor.İngiltere'de sigara paketlerinin üzerinde sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin uyarılar uzun süredir var.Televizyonda epeydir ve yazılı basında da daha yakınlarda sigara reklamları yasaklandı; sigara tiryakilerini bu alışkanlıktan vazgeçirme amaçlı parasız programlar, yaygın şekilde duyurulmakta.Sigara karşıtı kampanya yürütenler ise daha fazla önlem alınmasını istiyorlardı.İngiltere bu yönde bir karar alırsa, Avustralya'nın izinden gidecek.Avustralya'da tütün şirketlerinin sert muhalefetine rağmen, 2012'de çıkarılan yasayla sigara paketleri tek tip olarak satılmaya başlamıştı.
Gizli Depresyona Sahip İnsanların 11 Özelliği
Bu yazıyı okuyacakları ikiye ayırabiliriz; bu maddelerde sevdikleri insanlardan izler görecek olanlar ve kendi yansımalarıyla karşılaşacak olanlar.Depresyon genelde görülmez, fark edilmez veya teşhis edilmez. Gizli depresyondan muzdarip insanlar, kendi iç dünyalarıyla başa çıkabilen ve yaşadığı zorlukları pek belli etmeyen insanlardır. Bunun en yakınları bile farkında olmayabilir ve teşhis hiçbir zaman konulmayabilir. Problem şu ki, biz kişinin çektiği zorlukların kocaman bir yara gibi ortada olduğunu düşünürüz, oysaki bunlar çoğu zaman çok dikkatli bakmadıkça kendini belli etmez.
Gerçek Bir Kova Burcu Olduğunuzun 17 Kanıtı
Büyük usta Nazım Hikmet bu dizeleri size yazmış olmasın sevgili Kovalar? Özgürlüğüne düşkün, değişim yanlısı, yaratıcı, dahiliğe yakın derecede zeki ama aynı zamanda da hümanist, sevecen.. İnsanın burç seçerken Kova olası geliyor. Tamam size biraz kendini beğenmiş diyorlar, bağlanma probleminiz de varmış. Öyle aile, akraba, talukat pek takmıyormuşsunuz. Gelenek, görenekle de alakanız yokmuş. Pardon ama Darwin bacanağıyla tavla oynasa daha mı iyiydi? Ya Ajda Pekkan eltisiyle altın günü yapsa bugün Türkiye olarak Süperstarsız ne yapacaktık?Siz bildiğiniz yoldan şaşmayın, sizin yolunuz yıldızların yolu. Zaten büyük ihtimalle onlardan birinden geldiniz.
Bitkilerden Almamız Gereken 15 Eşsiz Hayat Dersi
Bitkiler sadece yaşamımızı güzelleştirmekle, havamızı temizlemekle, dünya üzerindeki varlığımızı sürdürmemizi sağlamakla kalmıyor. Bakmasını, görmesini bilenler için eşsiz birer bilgi kaynağı vazifesini de görüyorlar. Sadece istemekle alakalı...
Dicle Vadisi ve Hevsel'deki Yıkıma Yargı Freni
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri’nde geri dönüşü imkansız doğa katliamına yol açacak olan “Yapı Rezerv Alanı” kararı, mahkeme tarafından iptal edildi.Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçelerinde geri dönüşü imkansız bir doğa katliamına yol açacak olan ‘Yapı Rezerv Alanı’ kararı, mahkeme tarafından iptal edildi. Fakat İl Toprak Koruma Kurulu’nun Hevsel Bahçeleri’ndeki 7 bin 517 dönümlük arazinin tarım arazisi niteliğinden çıkartılması yönündeki kararının bakanlıkta halen onay bekliyor olması yine de tehlikenin tam olarak geçmediğinin bir göstergesi.BELEDİYE DAVA AÇMIŞTIDİHA'nın haberine göre, Diyarbakır’ın güney batısında yer alan ve kentin yeşil alanıyla hem akciğeri, hem besin kaynağı hem de simgesi olan Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri’nde geri dönüşü imkansız doğa katliamına yol açacak “Yapı Rezerv Alanı” kararı, mahkeme tarafından iptal edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 23 Ağustos 2013’te aldığı kararla bin 100 hektarlık alanı imara açmıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ise bu karar üzerine “yürütmenin durdurulması” talebiyle mahkemeye başvuruda bulunmuştu.'DÜNYA MİRASI OLMALI'Başvuru, Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri’ne ilişkin UNESCO Dünya Mirası’na adaylık sürecinin devam etmesinin yanı sıra alanın yapılaşmaya elverişli olmadığı, imar planları ile birlikte kentin tarihi ve kültürel değerlerinin dikkate alınmamasından yola çıkılarak yapılmıştı.Açılan davaya bakan Diyarbakır 1. Bölge İdare Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde konuya ilişkin kararını verdi. Mahkeme dosya ekindeki bilgi ve belgelerden yola çıkarak söz konusu alanın “imar planları ve üst ölçekli çevre düzeni planlarında yeşil alan olarak kaldığı, ancak bakanlık tarafından yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak istenen alanın yerleşime açılamaya elverişli olmadığı” kanaatine vardı.NÖBET TUTULMUŞTUHevsel Bahçeleri'nde Dicle Üniversitesi ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan ağaç kıyımını protesto etmek amacıyla mart ayında ağaç nöbeti başlatılmıştı. Nöbette bir heyet oluşturularak Diyarbakır Valisi ile görüşme yapılmıştı. Nöbet 20'nci gününe girerken, Valilik konuya ilişkin ilgili kurumlara bir yazı göndererek ağaç kesimini durdurduğunu açıkladı.Birgün ve DİHA
Devlet Yurtları ve Kamplara 'Din ve Değerler Eğitimi' Geliyor
Yurtlarda ve Gençlik Kampları'nda yeni dönem başlıyor. Devlete bağlı üniversite yurtlarında, gençlik kamplarında, gençlik merkezlerinde din ve değerler eğitimi verilecek, Arapça ve Osmanlıca kurslar açılacak; Kuran kurslarındaki çocuk ve gençlere spor eğitimi verilecek.Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı gençlerin ruh ve beden sağlığına katkıda bulunmak amacıyla işbirliğine hazırlanıyor. Hürriyet gazetesinden Aysel Alp’in haberine göre Bakan Çağatay Kılıç ile Başkan Mehmet Görmez'in imzalayacağı 9 maddelik protokol taslağından dikkat çeken maddeler şöyle:AMAÇ: GENÇLERİN RUH SAĞLIĞINA KATKIProtokolün amacı birinci maddede sıralanıyor. Buna göre gençlerin beden ve ruh sağlıklarına, manevi gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Yüksek Öğrenim, Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarında, spor tesislerinde, kamplarda ve gençlik merkezlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatı personelinin manevi destek sağlaması, din ve değerler eğitimi vermesi, sunmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak ifade ediliyor.KURAN KURSUNDA SPORProtokolün ikinci maddesi ise kapsamını düzenliyor. Buna göre Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı yurtlar, spor tesisleri, kamplar ve gençlik merkezlerinden faydalanan gençler, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı müftülüklerden din hizmeti, değerler eğitimi talep edebilecekler. Bu hizmeti müftü, vaiz, Kur'an Kursu öğreticisi, imam-hatip ve emekli din görevlileri verecek.Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’an kursları ile Yaz Kur’an kurslarına katılan gençlere ise sporu sevdirmek, boş vakitlerini spor yaparak geçirmelerine ve onların fiziksel ve sosyal aktivitelere katılımlarına yönelik hizmet verilecek.ARAPÇA VE OSMANLICA KURSUProtokole göre bakanlık, Yüksek Öğrenim, Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarında, Gençlik Merkezlerinde, Gençlik Kamplarında ve spor tesislerinde “Din ve Değerler Eğitimi Kursları”, “Arapça, Osmanlıca vb. Dil Kursları” ile benzeri faaliyetlere katkı sağlamak üzere müftülüklerden personel talep edecek.KUTLU DOĞUM YURTLARDADiyanet İşleri Başkanlığı'nca düzenlenen Kutlu Doğum Haftası, Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nda Yüksek Öğrenim, Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarında, Gençlik Merkezleri'nde, Gençlik Kampları'nda ve spor tesislerinde müftülüklerle ortak program düzenlenecek.CAMİLERE GEZİTarihi ve kültürel camilere, dini mekânlara gezi düzenlenecek.KURAN KURSUNA KATILANA SPOR EĞİTİMİDiyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur’an Kursları ile Yaz Kur’an Kurslarına katılan çocuk ve gençlere Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı kurumlarda, spor tesislerinde ve gençlik merkezlerinde spor eğitimi verilerek, bedensel ve ruhsal gelişimlerine katkıda bulunulacak.SPOR YAPAN TÜM GENÇLERE MANEVİ EĞİTİM VERİLECEKGençlik ve Spor Bakanlığı'nca yürütülen her türlü spor ve gençlik faaliyetlerine katılan gençlerin manevi eğitimine destek sağlamak için müftülüklerle ortaklaşa programlar düzenlenecek.Gençlik Kampları Lider Eğitimleri'ne, spor branşları antrenörlük ve hakemlik kurslarına Diyanet İşleri Başkanlığı personelinden şartları tutan kişilerin katılımı sağlanacak ve başarılı olanlara Liderlik sertifikası, antrenörlük ve hakemlik belgesi verilecek.PERSONEL 'GÖREVLİ VE İZİNLİ' SAYILACAKKurumların ihtiyacı ve talebi doğrultusunda karşılıklı olarak görevlendirilen personel, görevli ve izinli sayılacak.PROTOKOL GENİŞLEYEBİLECEKBelli bir süreyle sınırlandırılmayan protokolde, tarafların mutabakatıyla değişiklik yapılabilecek, ilave hükümler eklenebilecek. Gerektiğinde de yürürlükten kaldırılabilecek.ESKİ PROTOKOLLER YÜRÜRLÜKTEN KALKACAKBakanlık ile başkanlık arasında daha önce genel müdür düzeyinde imzalanan protokoller, başkan ve bakanın imzalayacağı protokol ile yürürlükten kalkacak.
Omurilik Travması Nedir?
Omurilik zedelenmelerinin büyük bir bölümü trafik veya sanayi kazaları, düşmeler, silahla yaralanmalar ve dalma ya da kızak kayarken meydana gelen spor kazalarından kaynaklanır.Romatoid artirit gibi böyle durumları kolaylaştırıcı rahatsızlıkları olan kişilerde bazen ufak bir zedelenme ciddi travmalara yol açabilirOmurilik Travması Acil Durum Belirtileri– Bir Kaza sonrasında vücudun herhangi bir yerinde güçsüzlük, koordinasyon bozukluğu veya felç oluşması,– Uyuşma hissi veya hissizlik– Mesane veya kalın barsak kontrolünün yitimi– Solunum ve Kollarla ellerin hareket ettirilememesi– Omurilikte kanama süresiz his kaybolmasına ve kas zaafiyetine neden olabilir– Dış kanama kol ve bacakların hissizleşmesine neden olabilirOmurilik Travması Ne Kadar Ciddidir?Omurilikte oluşan bir zedelenmenin ilk sonucu vücudun bazı bölgelerinde hareket edemez hale gelmesidir. Boyun zedelenmesi solunumu etkilemişse ölümcül olabilir. Zedelenme ile tedavi arasında geçen süre hayati açıdan çok kritiktir.
Eğirdir Gölü’nde Arsenik Alarmı
Isparta Belediye Başkanı MHP’li Yusuf Ziya Günaydın, zirai ilaçlama ve çevresel atıklar nedeniyle Eğirdir Gölü’ndeki arsenik miktarının artması nedeniyle, yakında içme suyu kaynağı olarak kullanılamaz hale geleceğini söyledi.Göller Bölgesi’nin en büyük doğal zenginlikleri arasında yer alan Eğirdir Gölü, Isparta’nın da en önemli içme suyu kaynakları başında geliyor. Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, aynı zamanda çevresindeki tarım alanlarının sulama ihtiyacını da karşılayan Eğirdir Gölü’nün, içme suyu özelliğini yavaş yavaş yitirdiğini açıkladı. Gölün 20 yıl öncesiyle şimdiki halinin kıyaslanamaz düzeyde olduğunu aktaran Başkan Günaydın, 'Eğirdir suyu yavaş yavaş içilemez düzeye yaklaştı. Çevresindeki zirai olaylardan, atık faktörü ve tarım arazilerinin ilaçlamaları sonrasında 20 yıl önceki değerlerle şimdiki değerler arasında büyük fark var' dedi.'DEHŞETLE DUYURUYORUM'Isparta Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü’nün her yıl çeşitli tarihlerde göl suyundan numuneler alarak inceleme yaptığını kaydeden Başkan Günaydın, 'Suyun içerisindeki arsenik miktarı litrede 8.15 mikrogram olmuş. Bu çok tehlikeli. Bu oran 10’a ulaştığı zaman yasak ilan edilmesi gerekiyor. 20 yıl önce sıfırdan başlayıp bu seviyeye geldiğine göre tehlikeli son kaçınılmaz olacaktır. Bunu dehşetle duyuruyorum. Eğirdir suyu birkaç sene içinde kullanılmaz hale gelecek' diye konuştu.'BİRÇOK ATIK KARIŞIYOR'Eğirdir Gölü’nün çevresinde kurulu elma bahçelerinden kaynaklanan zirai ilaç kalıntılarının yanında, çevresel ve evsel atıklardan kaynaklı kirlendiğini vurgulayan Başkan Günaydın, göldeki tehlikeli ilerlemenin durdurulması gerektiğine işaret etti. Gölle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca tedbir alınması gerektiğini kaydeden Başkan Günaydın, şöyle konuştu:'Dünyanın en güzel göllerinden birine sahibiz ama bunun için hiçbir çaba harcamıyoruz, inanabiliyor musunuz? Orada 134 balıkçı teknesi var. ’Onlar kirletiyorlardır burayı’ diyorlar. Halbuki oraya birçok atık karışıyor. Onlar kirletmiyormuş da balıkçılar kirletiyormuş gibi lanse ediliyor. Bakanlık bu kadar eksik bilgiye sahip. Zirai ilaçlama, evsel atıklar kirletiyor burayı. Sudaki arsenik miktarı litrede 10 mikrograma ulaştığı zaman en tehlikelisi bu. Valimize de buradan çalışma başlatması için sesleniyorum.'Başkan Yusuf Ziya Günaydın, kentin içme suyu ihtiyacının karşılanabilmesi için de bir an önce Darıderesi 2 ve Darıderesi 3 projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkati çekti.ÜST LİMİT 10 MİKROGRAMIsparta Süleyman Demirel Üniversitesi Su Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Diler, Dünya Sağlık ile Gıda ve Tarım Örgütleri’nin verileri doğrultusunda sudaki arsenik limit değerinin litrede 10 mikrogram olduğunu belirtti. Prof. Dr. İbrahim Diler, 'Bu değer içme suyu töleransında maksimum sınır değerdir. Bu değerin altındaki tüm veriler içme suyu açısından içilebilir anlamı taşır. Bu değer ve üzeri sular ise içilemez' dedi.EĞİRDİR’İN SUYU SADECE ISPARTA’YAIsparta kent merkezinde 200 binin üzerindeki nüfusun içme suyu ihtiyacı Eğirdir Gölü ile Darıderesi 1 Göleti’nden sağlanıyor. Arıtma sistemi yalnızca Isparta Belediyesi’nde olduğu için başta Eğirdir İlçesi olmak üzere, bölgedeki yerleşim yerlerinin su ihtiyacı başka kaynaklardan sağlanıyor.Mehmet Erçakır, DHA
Başarılı İnsanların Asla Taviz Vermediği 9 Önemli Konu
Başarılı insanların, başarılarının ardındaki sırları hep merak etmişizdir. Genel olarak söyleyebiliriz ki, başarılı insanlar standartlarından taviz vermezler. Mümkün mertebe istediklerinin en iyisini gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha azı için uğraşmazlar. Ayrıca, şundan eminiz ki, başarılı insanlar aktif olmanın önemini iyi bilirler. Atalarımızın da dediği gibi, emek yoksa ekmek de yok. Şimdi bu bahsettiklerimizi detaylı olarak 9 konu başlığı altında galerimizde inceleyebilirsiniz:
Masallar Çocuklara Uygun mu?
Grimm masalları 200 yıl önce Almanya’da yayımlanmış, daha sonra farklı dillere çevrilmişti. Fakat masal dendiğine bakmayın; güzel başlıkların altında aslında şiddet, seks, cinayet, yamyamlık, bebek katilliği ve ensest hikâyeleri yatıyor. Bunlar bugün çocuklar için uygun kabul edilecek türden konular değil.Jacob ve Wilhelm Grimm kardeşler Almanya’nın Kassel kentinde yaşıyordu. Almanca ve hukuk eğitimi almışlardı. Onlar bu masalları yazdığında dünya farklıydı.Grimm kardeşler 1812-14 yılları arasında 150 masal yazmıştı. Bunların bir kısmı popülaritesini yitirdi, ama Kırmızı Başlıklı Kız , Kül Kedisi , Hansel ve Gretel , Pamuk Prenses gibileri ölümsüzlüğe kavuştu. Bunlar çok sayıda romana ve filme de konu oldu.Fakat Harvard Üniversitesi’nden Alman folkloru ve mitolojisi profesörü Maria Tatar’a göre, “cinsellik ve şiddet içeren bu masallar çocuklara uygun değil”. “Örneğin Pamuk Prenses ’te üvey anne küçük kızın akciğerini ve karaciğerini istiyor. Kız daha yedi yaşında ve avcı tarafından ormana götürülüyor. Oldukça korkutucu. Daha sonra ise kötü üvey anneye kızgın demir ayakkabılar giydiriliyor. Kül Kedisi Sindirella ’da ise üvey kız kardeşlerin topukları ve ayak parmakları kesiliyor.”Tatar, “ Pamuk Prenses ’in kaç yeni versiyonu piyasaya çıktı artık saymıyorum. Bunlar sadece çocuklara yönelik Disney filmleri de değil. Bu masallardaki sapkın cinsellik öne çıkarılarak yetişkinlere yönelik filmeler de yapılıyor,” diyor.Bunlar doğru ve yanlışa dair masallar. Ders çıkarmaya yönelik. Aldatma ve dürüst olmamanın cezalandırılacağı, dürüstlüğün ve çalışkanlığın ödüllendirileceğine, verilen sözlerin tutulması gerektiğine, yabancılara dikkat etmek gerektiğine dair dersler bunlar.Fakat bu masalların cazibesi bu derslerden ziyade dinleyiciye gergin anlar yaşatan kanlı senaryolarda yatıyor. Profesör Tatar bu durumu şöyle ifade ediyor: “Hayal edebileceğimiz en kötü şey başımıza gelse ne olurdu türünden bir senaryo yaratılıyor; ama bunu ‘bir zamanlar’ ifadesiyle bizden uzak bir zamana götürerek bize güven de veriliyor.” Yaşanan kötü olaylara rağmen hikâyeler mutlu sonla bitiyor.Çocukların çoğu bu türden kanlı masalları sevse de ebeveynlerin çok da hoşlanmadığını ortaya koydu geçen yıl yapılan bir araştırma. Bazı aileler çocuklarının Kırmızı Başlıklı Kız ’ın başına gelenlere ağladığını bildiriyor. Bazıları ise çocuk kaçırma ve idam içeriğinden dolayı Rumpelstilskin masalını okumadıklarını söylüyor. Bazı ebeveynler de Sindirella’nın bütün gün ev işi yapmasından dolayı çocukları için iyi bir örnek olmadığını ifade ediyor.Tatar, Pamuk Prenses masalında kötü kraliçenin güzel kadınlıktan çıkıp yaşlı ve çirkin bir cadıya dönüşmesinin ise aslında yetişkinlere ait bir konu olduğunu, yaşlanmaya dair endişelerimizi dile getirdiğini söylüyor.Grimm kardeşlerin yaşadığı Kassel’deki Botanik Bahçesi’nde bazı masallar canlandırılıyor, ayrıca masallarla ilgili sergi insanı düşünmeye itiyor. Örneğin Kırmızı Başlıklı Kız hikâyesinin bir parfüm reklamında kurdu terbiye etmede kullanıldığını gösteren bir video, masallarda şiddet içeren cümlelerin duvar panolarında sergilenmesi gibi.Serginin küratörlerinden Louisa Dench, çocuklara daima iyinin kazandığını göstermenin önemli olduğunu belirtiyor.Dench’e göre, masalların bugüne kadar gelmesindeki en önemli etkenlerden biri, çoğu şeyin kişinin kendi hayal gücüne bırakılmış olması. “Biri size masalı okurken zihninizde onu istediğiniz gibi canlandırabilirsiniz. İşin büyüsü de burada.”Bu, fanteziye dayanan bir büyü ve belki de bu masalları ebeveynlerin gazabından koruyan şey de o. Bazı masallar ürkütücü temalar içerse de çocuklar genellikle bunların fantezi olduğunu biliyor.İşte bu yüzden iki yüz yıldır yaşayan bu masallar iki yüz yıl daha yaşayacak gibi görünüyor.BBC Türkçe