İnsan beyni, yargılamaya programlanmıştır. Hayatta kalma mekanizmamız, insan davranışlarını değerlendirip yorumlamadan yaşamayı kabul etmiyor sanki. Biz, yargılarımızın insanlarla olan dialoglarımıza ya da onların bariz davranışlarına bağlı olduğunu sansak da; bilim öyle demiyor. BusinessInsider'dan derlenen bu bilgilerle, insanların başkaları hakkında peşin hüküm vermelerini sağlayan bu küçük şeylere çok şaşıracaksınız!
Gittiğiniz mülakatın ardından haftalar geçti, ses yok seda yok. 'Niye aramadılar?' diye düşünüyorsanız, bazı çok basit şeyleri yanlış yapıyor olabilirsiniz. Çok daha etkili görüşmeler için nelere nasıl dikkat edilebileceğini sizler için listeledik. 👇
Evlenmeden önce gelin hamamını es geçmemek gerektiğini Buzzfeed'in derlediği bu karşılaştırmalardan anlamış olduk. Aslında bir damat hamamı da fena olmaz hani.
İnsanlığın ontolojik mücadelesine nispet yaparcasına kaybolanlar, sırra kadem basanlar ya da yok olanlar ilgimizi çekmektedir. Tarihin kaydedilmeye başladığı andan itibaren ortadan kaybolma vak'alarının varlığı okuyanları şaşırtır. Kimi zaman mitolojik kimi zaman teolojik açıklamalara da yol açan ortadan kaybolmanın mantıklı bir açıklamasının da olması gerekir. Ancak bilim insanlarının hala gizemini aydınlatamadığı kimi kaybolma vak'aları da bulunmaktadır. Bu listede hala aydınlatılamamış kaybolma öykülerini okuyacaksınız. Arkasında hiç bir iz bırakmadan ortadan kaybolmak isteyenlere tarihten bir kaç örnek vermek değil niyetimiz, belki da kaybolma sıranız henüz gelmemiştir!Kapak Görseli: Sidrah Moiz Khan - Missing Not: Kaybolmak bir çözüm değildir. Ebeveyn gözetimi tavsiye edilir.
Sanat, hayatı ne kadar taklit ediyorsa; hayat da sanatı o kadar taklit ediyor sevgili dostlar. İşte hayal gücümüzle ortaya koyduğumuz, şimdilerde ise gerçekleştirmeye yaklaştığımız 10 akıl almaz teknoloji:NOT: Her ne kadar teknoloji açısından güzel gelişmeler olsa da, bu gelişmelerin çoğu insanlığın iyiliğine hizmet etmiyor.
'Birini birine götüren bu tren,birini birine getiren bu tren,birinden birini almış ayırmıştır,çekip koparmıştır birini birinden.Ben hangisi oldum, ilkin trene sordum,sana, ona ve bir de kendime sordum.gündüzün gecede okunduğu andaben kimse gelmesin diye bekliyordum.'Özdemir AsafSizleri 'Levent Metrosu'nun Uyuyan Kedisi' ile tanıştırmak istiyorum. Şurada kendisinin bir Instagram sayfası var.Cemalinde mağrur bir tebessüm ile her sabah güneşin altında ve her seher vakti iş dönüşü hengamesinde, gürültüye, koşturmacaya; insanların safiyane beşeri telaşesine aldırmadan uyur. Bazen merdivenlerde, bazen metronun dışında, bazense 'Hiçbiriniz umrumda değilsiniz' der gibi, tam yolunuzun üzerinde görürsünüz onu. Bazen dolaşmaya çıkar; genelde dolaştıktan sonra keyfi yerinde olur. Hep dolu olan mama kabından ve suyundan nasiplenir; tekrar uykuya dalar.Son bir yıldır Levent Metrosu'nu kendisine yuva edindi ve kendisi ile ilgilenen birçok insan ile oldukça mutlu; eksiği sıkıntısı yok. Belki biraz sessiz olsanız iyi gelir; ama öyle mağrur ki bunu size söylemez.Umarım ünlü olduğu için kimse kendisini keyfinden etmez; onu yuvasında ziyaret eder; iki mıncıklar, karnını sever; ama bilirsiniz kedi ziyaretinin kısası makbuldür.Şuradan kendisini takip edebilirsiniz: https://www.instagram.com/leventmetrosununuyuyankedisi/Sevgiler,
Beyaz tenli olmak zor, özellikle içinde bulunduğumuz mevsimde. Çoğu insan bu şikayetlerin hava atmak için uydurulduğunu düşünür. Oysa çeken bilir. İşte bu yaz sıcaklarında bembeyaz olmanın getirdiği problemler.
İş görüşmelerinin en zor kısmı maaş pazarlığı aşamasıdır. Çoğumuzun bu noktada eli ayağına dolaşır ama bazı önemli noktalara dikkat ederek bu kısımdan alnımızın akıyla çıkabilmek mümkün.İşte hak ettiğimiz, talep ettiğimiz maaşı çatır çatır savunabilmek ve çok daha altına razı gelmek zorunda kalmamak için dikkat etmeniz gereken bazı yanlış hareketler:
Uzun zamandır beklediğimiz yaz nihayet geldi! Kimimiz işten güçten, kimimiz soğuk havalardan bezmiştik... Aklımızda, her şeyden uzaklaşıp güzel bir tatile gitmek ve havuzun başında keyif yapmak var. Çoğu zaman bu sadece bir hayalden ibaret olsa da... Ne var ki konu ünlüler olunca, bu çok da uzak bir ihtimal değil. Muhtemelen şu anda birçoğu şişme yataklarında, simitlerinde, kuğularında uzanıp keyiflerine bakıyorlar.
Rus çizer Anthony Gudim'in illüstrasyonları hayatın acı gerçeklerini bizlere yeniden sunuyor. Kullandığı ironi ve kendine has üslubu nedeniyle, BrightSide'dan derlediğimiz bu çizimlerine tekrar tekrar bakmak gerekebilir. İyi seyirler!
Mutluluğu kalıplara koymak zordur çünkü çoğu zaman ölçülemeyen ve grafiklerde gösterilemeyen küçük şeylerle ortaya çıkar. Ve fakat insanoğlu rekabeti sevdiğinden olsa gerek; dünyada mutluluk baz alınarak yapılmış bir sıralama da mevcut. Mutluluğun baz alınması ise ekonomik, sosyolojik ve psikolojik bazı araştırmaların yapılması anlamına geliyor.BrightSide'da karşımıza çıkan bu fotoğraflar ise mutluluğun her ülkenin her yanına yansıdığını kanıtlar nitelikte.
Hiçbir şey kırılmış bir kalp kadar acıtmaz insanı... Her ayrılık sonrası, kalbimiz yara alır ve iyileşmesi gerekir. Bu iyileşme sürecinde ne yaparsak yapalım, bazı şeyler var ki onlardan kesinlikle uzak durmalıyız! Eğer bunları yaparsak bize daha fazla acı getirebilir.İşte bu nedenle, ayrılık sonrası asla yapmamamız gereken şeylere dikkat etmeliyiz! Peki, nedir bu yapmamamız gereken şeyler?
Patronsunuz ama elinizdeki yetmiyor, zenginsiniz ama zenginlik seviyeniz az geliyor. Yeni riskler alarak daha fazla kazanmak yerine refahınızı elinizdekilerle nasıl artırırsınız açıklıyoruz! Bunların hepsini yapan bir patronun servetine servet katmama ihtimali yok. Tek yapmanız gereken elinizdeki kaynakları doğru bir stratejiyle kullanmak.