Bilindiği gibi bu güzel hayvanlar büyük bir tehlike altında. Fakat yalnızca onların gülümseyen gözlerine bakarak bu dünyayı ne kadar sevdiklerini ve burada yaşamaya en az insanlar kadar hakları olduğunu görebilirsiniz.
'... Geçenlerde birine denk geldim. Yanındaki kıza, güzelliğinden dolayı bakamıyorum ben. Yani kız o kadar güzel ki bakmaya hakkım yok diye düşünüyorum. Benim gibi 120 kilo, kıllı tüylü bir adam böyle bir güzelliğe bakmamalı diyorum ama o da ne, hayvan evladı kızı masaya oturttu gitti PES oynuyor. Kız da bunu bekliyor, masada sap gibi oturuyor. Lan öyle bir kız benim yanımda olsa omzumda taşırım, başına taç takarım, ne demek o kızı bırakıp da PES oynamak? Mal mısın? Zengin misin nesin anlamadım ki?...'
Gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, elektrikli otomobiller sıradan araçların aksine daha az sıcaklık üretiyor ve doğanın dengesini bulmasında önemli rol oynuyor.Nature'ın paylaştığı özel bir rapora göre, çok sayıda bilim insanının katıldığı bir araştırma, gelecekte elektrikli otomobillerin dünyanın ve pek tabii doğanın dengesi için önemli bir rol üstleneceğini ortaya koymuş. Buna göre elektrikli araçlar günümüzde diğer otomobillere göre çok daha az sıcaklık üretiyor, aşırı ısınmadan kaçınmış olarak mevsim dengelerini bile korumanın önünü açıyor.Elektrikli otomobillerin sahip oldukları soğutma sistemleri ve enerji depolama için kullanılan özel aksamları, mevcut araçların motorlarına göre de daha çevre dostu olarak biliniyor. Ürettikleri sıcaklığın minimum seviyede olduğu dile getirilirken, önemli bir de ekleme yapılıyor. Rapora göre özellikle de büyük şehirlerde yaygınlaşacak olan yeni nesil otomobiller sıcaklığı yüksek tutmayacağı için daha az klima çalışacak, bu da atmosfere yayılacak daha az zararlı gaz anlamına gelecek.Beijing'teki elektrikli otomobiller sayesinde, kısa bir süreçte havalandırma kaynaklı karbondioksit günlük emisyonu 11 bin 779 tonluk bir düşüşesahne olmuş. Kara geçilen binlerce kW'lık enerji de bir başka artı olmuş.San Francisco Bay gibi ekoloji dostu bölgelerde bile henüz düşük kullanım oranlarına sahip olan elektrikli otomobillerin ilerleyen yıllarda daha çok yaygınlaşacağı söylenirken, bu sayede hem petrole olan bağımlılık azalacak, hem de doğa için çok önemli bir devrim yaşanmış olacak.ShiftDelete.Net
Mercedes-Benz, yeni plug-in hybrid otomobillerinin yolda olduğunu açıkladı. 1926 yılında Karl Benz’in şirketi Benz & Cie. ve Gottlieb Daimler’in şirketi Daimler Motoren Gessellschaft’ın birleşmesi sonucu kurulan Mercedes-Benz, 10 yeni hibrit modelin 2017’nin sonuna kadar piyasaya sürüleceğini duyurdu.Dört ayda bir yeni bir hibrit model tanıtması beklenen Mercedes-Benz, ilk hibrit modelleri C-Serisi’nde sunacak. Bu yıl piyasaya sürülecek C350e ve S550e modelleri hibrit motor seçenekleriyle birlikte tüketicilerin karşısına çıkacak. Mercedes-Benz, bu modeller haricinde GLE sınıfındaki SUV kategorisi araçlarında ve B-Serisi araçlarında hibrit motor seçeneği yer alacak. Bu yıl yollarda görmeye başlayacağımız hibrit Mercedes otomobillerin satış fiyatı ise henüz açığa çıkmadı.LOG
Her ne kadar aksesuar, giyim kuşam konusunda kadınlar kadar şanslı olmasalar da erkekler de ufak dokunuşlarla kendilerini farklı, çekici ve karizmatik bir hale getirebilir.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, grip nedeniyle 39 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu vakalardan 30’u domuz gribinden” dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu'nun ilk toplantısına ilişkin Bakanlık Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen basın toplantısı sonrasında, gazetecilerin halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bağlı ölümlere ilişkin sorularını yanıtladı.Gribin her yıl dönem dönem artışlar gösterebildiğini anımsatan Müezzinoğlu, 2013-2014 yıllarında yoğun grip salgını dönemlerinin yaşandığını ifade etti.Müezzinoğlu, 2013'ün kasım ve aralık, 2014'ün de ocak ve şubat aylarında grip vakalarında yoğunluk görüldüğünü dile getirerek, bu dönemlerde gece ve hafta sonu poliklinik hizmetlerine uzman doktor desteği gibi ek tedbirler alındığını söyledi. Bu yıl için aynı yoğunlukta bir pik dönemi ile karşılaşılmadığını, son 15-20 gündür sayısal bir artış görüldüğünü anlatan Müezzinoğlu, buna rağmen şu an ek bir tedbire ihtiyaç olmadığını vurguladı.Müezzinoğlu, hastanelerde günlük ortalama 60 hastayı yatarak tedavi ettiklerini belirterek, 'Son iki gündür bu yatışlarda da düşüş başladı. O pik dönemi bitti ve inişe geçti' diye konuştu. Bu dönemde yatan hastalarla ilgili eczanelerde ilaç bulunamadığını ifade eden Müezzinoğlu, 'Eczanelerde gerekli ilaçların bulunamaması gibi pik durumla karşılaşılmaması için 250 bin kutu ilacın hastanelere gönderildi' dedi.Müezzinoğlu, bu yıl da grip nedeniyle bazı hastaların hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:' Grip salgını dolayısıyla toplam kaybedilenvaka sayısı bugün itibariyle 39'dur. Bizim 4 bin 300 grip şüphesiyle tetkik yaptığımız vakalardan 366'sında H1N1 grip virüsü teşhis edildi. Bu 366 H1N1 virüsünün dışında da H3N2 virüsü, influenza B virüsü teşhis ettiklerimiz var. Kaybettiğimiz vakalardan 5 tanesi influenza B virüsü teşhisiyle, 4 tanesi H3N2 virüsü nedeniyle ve 30 tanesi de H1N1 virüsü teşhisiyle...Ama bu vakalar yalnız grip enfeksiyonu nedeniyle kaybedilmiş vakalar değildir. Bu vakaların bir kısmında kronik akciğer hastalığı olan, bir kısmında böbrek yetmezliği, bir kısmında karaciğer yetmezliği ve bunların üzerine ilave bir gribal enfeksiyon nedeniyle kaybettiğimiz vakalar bugün itibariyle 39'dur.'Bakan Müezzinoğlu, bu koruya ilişkin son verileri kapsayan detaylı açıklamayı 25 Mart Çarşamba günü yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi.AA
Türkiye’de yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının yüzde 40’ının liseye ulaşamadan eğitimi terk ettiği ortaya çıktı. Erkek öğrencilerde yüzde 35 olan eğitim bırakma oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi oldu...Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’ Türkiye’nin yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının eğitiminde yeterli başarıyı sağlayamadığını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 40’ı eğitimi erken terk ediyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Avrupa Komisyonu’nun raporundan derlediği verilere göre, 2013’te Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 39,9’u lise ve dolayısıyla yükseköğrenim aşamalarına geçemeden eğitim sürecini terk etti ya da bırakmak zorunda kaldı. Vatan'dan İlker Akgüngör'ün haberine göre, eğitimin ileri aşamalarına devam edemeyen bu gençlerin büyük çoğunluğu iş bulmakta da zorlanıyor. Türkiye erkek öğrenciler açısından da umut vermiyor. Kız öğrencilere göre daha avantajlı olsalar da erkek öğrencilerde de mevcut durum korkutucu. Erkek öğrenciler de yüzde 35 olan terk oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi olarak öne çıkıyor.AB’de 4 kat düşükEğitimi erken terk etme oranında Türkiye’nin ardından ikinci olan İspanya’da bile kız çocukların eğitimi erken terk oranı, Türkiye’nin oranına kıyasla 20 puan daha düşük. AB-28 ortalaması ise yüzde 10.2 ile Türkiye’nin dörtte biri düzeyinde. Kız öğrencilerin eğitimi erken terk oranı yüzde 2.6 ile en düşük Slovenya’da kaydedildi. Türkiye’de kız öğrenciler erkek öğrencilere göre eğitim açısından dezavantajlı durumundayken Avrupa ülkelerinde ise tam tersi yaşanıyor. Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti hariç Avrupa ülkelerinin tümünde erkek öğrenciler okulu daha erken bırakıyor. 28 üyeli AB’de 18-24 yaş aralığındaki, ortaokul diploması ile yetinmek zorunda kalan genç erkeklerin ortalaması yüzde 13,6 olurken, kızlarda bu oran yüzde 10.2 düzeyinde bulunuyor.İki yılda 400 bin öğrenci bıraktıGeçtiğimiz günlerde Millî Eğitim Bakanlığı 2014 İdare Faaliyet Raporu’nu değerlendiren Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS), 2013’te 174 bin 625 öğrenci, 2014’te ise 234 bin 932 öğrenci ilköğretim kurumlarında eğitimini tamamlamadan okulu terk ettiğini açıkladı. 2014’te ilköğretim kurumlarında (ilkokul ve ortaokul) okul terkleri 2013’e göre yüzde 35 artış gösterdi. Böylelikle 2013 ve 2014’te toplam 400 binden fazla çocuk okulu bıraktı.Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki eğitim ve öğretim faslında yer alan AB 2020 stratejisinde belirlenen başlıca eğitim hedefleri erken okul terk oranlarının yüzde 10 oranının altına düşürülmesi ve yükseköğretim derecesi elde etmiş 30-34 yaş arasındaki bireylerin oranının yüzde 40 seviyesine yükseltilmesi olarak öne çıkıyor.‘Türkiye’nin üstesinden gelecek stratejisi yok’Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’nun Türkiye değerlendirmesinde, “Türkiye’nin erken terkin üstesinden gelecek etkili bir stratejisi bulunmamaktadır” tespiti yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği yapılarak devreye sokulan ‘Şartlı Nakit Transferi’ uygulamasının da sadece muhtaç ailelerin çocuklarını desteklemeyi, onların ilk ve ortaöğretim programlarını özel finansal desteklerle takip etmeyi amaçladığına işaret edildi. Raporda mesleki eğitimi erken terk konusunda hiçbir önlem alınmadığı, eğitimi erken terkin üstesinden gelmek için diğer önlemlere başvurulmadığı, eğitim ve kariyer rehberliğinin ihmal edildiği kaydedildi.
Sürekli hayaletlerin görüldüğü, inlemelerin duyulduğu, gece gitmenin yürekten daha fazlasını istediği, cadılara, gladyatörlere, yakılıp kül edilmiş bedenlere ev sahipliği yapan, birbirinden ürkütücü hikayelerin ev sahibi mezarlar... Mezarlarımız.
Ford ve Microsoft, bulut bazlı bir servis olan Ford Service Delivery Network için güçlerini birleştirdi.Ford, Microsoft ile ortak bir projeye imzasını atıyor. Anlaşmaya göre Microsoft, Ford Service Delivery Network adlı bulut tabanlı otomobil sanal ağ platformunu kendi bulut platformu ile güçlendirecek. Şirketin açıklamasına göre Ford’a sağlayacakları hizmet sayesinde küresel bazda olmak üzere dış mekanlarda gerçekleşecek otomatik yazılım güncellemeleri, MyFord ve MyLincoln Mobile servisleri çok daha güçlü bir forma kavuşacak. MyFord ve MyLincoln Mobile, uzaktan çalıştırma, araç bulma ve otomobil bilgilerini sunma gibi içerikler sağlıyor.Birbirine bağlı otomobillerden oluşacak olan ağ, Microsoft Azure tabanlı teknoloji sayesinde Azure ve Ford veri merkezlerinde hayatını sürdürecek. Microsoft’tan Sanjay Ravi yaptığı açıklamada, Ford Service Delivery Network yapısının stratejik bir yaklaşım sunarak araçları güncel tutacağı, bir yapı haline getirerek müşterilerin bulut tabanlı hizmetlere daha çok yöneleceğini söylüyor.Ford’un güncellemeler hazır olduğu anda istediği gibi yollayabileceği ve müşterilerin de en son teknolojiye anında ulaşabileceğini de dile getiren Sanjay Ravi, bu yıl her şeyin start alacağını müjdeliyor.TechInside
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Dünyanın en güzel ve en masum şeyleri; çocuklar... Son zamanlarda çocuk sahibi olmayı erteleyenlerin sayısı gitgide artıyor fakat bu konuda gözler kadınların üzerinde. Çocuklar kadınlara daima sempatik gelse de artık birçok kadın; çocuk yetiştirmenin sorumluluğunu üstlenmek istemiyor. Toplumsal kalıpların şeklini almayan bu kadınlar; ailelerinden gördükleri baskının yanı sıra çevreleri tarafından da genellikle bencil ve korkak diye yaftalanıyor. Bu baskıların sebebi ise; toplumun kadınlık ve annelik arasında doğal olarak kurduğu o güçlü bağ. Bu bağ; çocuk büyütmenin tamamen kadının sorumluluğu olduğu illüzyonunu yaratıyor ve bazı kadınlar bu sorumluluğun yükünü taşımaya gönüllü değil. Göz önündeki ünlü kadınlar ise medyanın da ortaklığıyla bu baskılardan nasibini fazlasıyla alıyor. İşte kariyer yaparken çocuk da yapmayan o kadınlardan 12 mantıklı sebep:
3. köprü, 3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi mega projeler iklimi bile değiştirecek. İstanbul’da sıcaklık 2050’de 3 derece artacak Istrancalar’ın suyu azalacak.Nüfus artışı, yeşil tahribat ve iklim değişikliği gibi sorunlar su kaynaklarını olumsuz etkilerken, 5 bilim insanının hazırladığı raporda, İstanbul için ürkütücü tespitler yer alıyor.Dünya Su Günü'nde yayımlanan “İstanbul’un Su Krizi ve Kolektif Çözüm Önerileri” başlıklı bir rapora göre; 2050’ye kadar İstanbul’daki sıcaklık değerleri 3 derece artacak.Mert İnan'ın Milliyet'te yayımlanan haberine göre, raporda yer alan dikkat çekici tespitler şöyle:Endüstrileşme tehlikesi: En yüksek seviyeye sahip ilk üç tatlı su kaynağı Ömerli, Elmalı veKüçükçekmece. Alibeyköy, en fazla endüstrileşmiş havzadır.Sürdürülebilir değil: 31 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul’un tüm barajlarında toplam 164,5 milyon metreküp su hacmi kalmış, Sakarya Nehri’nden ek su aktarımı yapılmıştır. İstanbul’a başka havzalardan sürekli su taşınmasına yönelik bir su yönetimi sürdürülebilir olmayacaktır.Arıtma tesisleri yetersiz: Sakarya Nehri’nin sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesi sonucunda su kalitesi çok düşüktür. Melen ve Yeşilçay’ın su kalitesine göre inşa edilmiş mevcut arıtma tesisleri, Sakarya Nehri’nin suyunu arıtmaya uygun değildir.Sıcaklık 2.6 derece artacak: 2020-2050 döneminde İstanbul’un su varlıklarının önemli kısmını kapsayan alanda yıllık en yüksek sıcaklıkların yaklaşık 2,6 derece artması beklenmektedir. Sıcaklık artışının yaz aylarında İstanbul ve çevresinde 3 derece civarında olması öngörülüyor.Yaz yağışları azalacak: İstanbul’da 2020-2050 dönemi için kış mevsimi yağışlarında artış olacağı öngörülürken, yaz ve sonbahar yağışlarında azalma beklenmektedir.Mega projeler iklimi bozacak: 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul arazi kullanımı, nemlilik, sıcaklık, gaz ve enerji akışı ile albedo özelliklerde değişikliklere neden olacak, yeni ve ek ısı kaynakları yaratacaktır. Bu doğal olmayan değişim iklimler dizisini bozabilecek hatta yok edebilecektir. Projelerin yapıldığı alanlar yüksek olasılıkla birer kentsel ısı adasına dönüşecektir.3. Köprü tamamlandığında Kuzey Marmara Otoyolu ile birlikte toplamda 8 bin 715 hektarlık ormanlık alan yok edilecektir. Çökelme ve trafik nedeniyle egzoz gazları baraj göllerinde toplanan suyun kirlenmesine yol açacaktır. Özellikle Ömerli baraj gölünde oluşacak kirlilik DSİ’nin önemli yatırımlarından biri olan Melen Projesi’ni de olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Havalimanı işletmesinden kaynaklanacak kurşun bakır ve çinko gibi kirleticiler Terkos Gölü’nü ağır metallerle kirlenmiş bir göl haline getirecektir. Kanal İstanbul, gerçekleşirse İstanbul’da kullanılan suyun yüzde 6.7’sini karşılayan Sazlıdere Havzası ortadan kalkacaktır. Avrupa Yakası’nda yapılacak 4 ayrı yeni kent projesiyle Silivri’den, Bekirli’ye kadar olan tüm yeraltı su kaynakları tehlike altındadır. Kirlenen yeraltı sularının ise temizlenmesi neredeyse imkansızdır.Günlük kayıp miktarı 600 bin metreküpTürkiye genelinde şebekelerin çok eski olması ve suyun iyi yönetilmemesinden dolayı yüzde 43 oranında kayıp-kaçak yaşanmaktadır. Megakent için kayıp-kaçak oranı yüzde 27 seviyesindedir. Yıllık toplam 909 milyon 454 bin metreküp su verilen İstanbul’da yüzde 24’lük bir kayıp; günlük 600 bin metreküp suyun boşa gitmesidir. İstanbul’daki mevcut su kayıp oranı, Sakarya’dan getirilen suya denktir.
Sağlık Bakanlığı, 2011 yılında dağıtılan 300 bin ücretsiz sigarayı bırakma ilacının tükenmesi üzerine, uygulamayı yeniden başlattı.Sağlık Bakanlığı, 2011 yılında gerçekleştirdiği sigarayı bırakma ilaçlarının ücretsiz verilmesi uygulamasını Şubat sonu itibariyle yeniden başlattı. Ülke genelinde dağıtılan 300 bin ilacın tükenmesinin ardından başlatılan uygulama sayesinde sigaradan kurtulmak isteyen bir kişinin yaklaşık 600 lirası cebinde kalacak.Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. İbrahim Ocak, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, hastaların sigara bırakma ilaçlarının ücretsiz verilmesinden çok memnun olduğunu söyleyerek, “Bu ilaçların ücreti 80 ila 200 lira arasında değişiyor. Ortalama bir sigara bıraktırma tedavisi 3 ay sürüyor. Böylece hastalar yaklaşık 600 lira gibi bir maliyetten kurtuldu' diye konuştu.Her hastaya ilaç verilmediğini söyleyen Ocak, hastanın öncelikle Sigara Bırakma Polikliniği bünyesinde görev yapan psikologlar tarafından değerlendirildiğini ifade etti.Buna göre önce kişinin başvuru sonrası fagerström nikotin bağımlılık testi yapılarak bağımlılık derecesinin ölçülüyor.Bu derecelendirmede, 0-3 değerin hafif, 3-7'nin orta, 7-10'un ağır bağımlı sayılıyor. Hastanın yaşam tarzı ve hastalıklarına göre iki sigara bırakma ilacından biri yazılıyor.Uzun yol tır şoförü ya da kesici alet kullanmak zorunda olan bir mesleğe sahip kişilerin tedavi sürecinde daha dikkatli davranılıyor.‘Hastanın kararlı olması lazım’Bazen ilaç vermeyip nikotin yerine koyma tedavileri ve psikolojik destekte de bulunabildiklerini aktaran Ocak ise şu şekilde konuştu:'Sigara Bırakma Polikliniği bünyesinde görev yapan psikologlar da hastayı değerlendiriyor. Gerekli değerlendirmelerin ardından sigara bıraktırma müdahalesi başlıyor. Bunlar nikotin bandı ve sakızıyla da olabiliyor, ilaçla da olabiliyor. Hasta bize geldiğinde objektif olarak tüm verilerle kararlılığını değerlendirdikten sonra sigara bırakma ilacı öneriyoruz. Bu değerlendirme süreci bazen bir, bazen iki haftayı bulabiliyor. Hastaları birkaç defa çağırmak durumunda kalabiliyoruz.'Yeni programda ayrıca sigarayı bırakmak için polikliniklere başvuranların kontrolleri, hastalara Sağlık Bakanlığı tarafından kısa mesajla (SMS) hatırlatılıyor.AA
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Şu an bu yazıyı okurken ve aklınızda hiç bir şey yokken saçlarınızla oynayıp, tırnaklarınızı yiyor olabilirsiniz, Montreal Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırmaya göre, çeşitli dürtülerle yapılan bu tarz davranışlar, sizin kişiliğiniz hakkında düşündüğünüzden daha fazla bilgi verebiliyor.
Biz uçakta cam kenarında oturup fotoğraf çektiğimizde o kirli camdan yakalayabildiğimiz tek şey pofidik bulutlar olurken, bazı şanslı kişiler sanat eseri gibi şehir manzaralarını yakalamayı beceriyor. Yine de cam kenarında oturmaya devam edelim, belki bize de denk gelir.