Mesela Kolombiya’nın başkenti Bogota, her Pazar günü tam 130 kilometrelik yolu araç trafiğine kapatıyor. Ancak Paris işleri bir adım daha öteye götürmek için hazır; şehrin en merkezi konumlarının belirli bir günün önemli bir bölümünde boyunca araç trafiğine kapatılması için hazırlıklar yapılıyor.La Journeé Sans Voiture, 27 Eylül günü saat 11:00 ile 18:00 arası gerçekleşecek ve otomobillerin şehrin merkezine, Eyfel kulesi çevresi ve iki büyük park da dahil olmak üzere girişleri engellenecek. Parislilere ve turistlere birkaç saat boyunca normalde yoğun trafikli bölgelerde yürüme ve bisiklet sürme imkanı verecek olacak etkinlik, şehrin giderek artan hava kirliliğine dikkat çekmek için düzenleniyor.Paris belediye başkanı Anne Hidalgo ulaşım, çevre reformları ve umumi alanlar konusunda oldukça dikkat çeken projelerin arkasındaki isimdi. Paris geçtiğimiz sene trafikte bir gün tek, bir gün çift plakalı araçlara izin veren bir sistem getirmiş, ancak sistem sadece bir gün dayanabilmişti. Paris’in çözülemeyen trafik sorununa dikkat çekmesi planlanan bu etkinlikte Parislilerin çevre bilincinin arttırılması da hedefleniyor.
''Hadi kestirelim biraz!'' en çok kullandığınız cümleyse hatta günlük hayatınızda işaret diliyle anlaşır olduysanız... Evde kapıyı kim açacak ya da çöpü kim çıkaracak diye tartışmalar yaşanıyorsa...Evet siz üşengeç çiftler... Müstesna sizi anlıyor ve acınızı paylaşıyor.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına Yusuf Devran'ın görevden ayrılmasından yaklaşık bir yıl sonra Prof. Ergün Yıldırım atandı. Yeni Şafak yazarı Yıldırım 'adrese teslim ilan' tartışmasıyla gündeme geldiği kadar kadına şiddet ve HDP ile ilgili yazdıklarıyla da eleştirilmişti. Yıldırım, 2011'deki bir yazısında 'Kadın dili, şiddete motivasyonun en önemli unsurlarından biri' demişti.
Dünyanın, önümüzdeki yüzyılda insan nüfusundaki büyük artış için yeni bir yer bulması gerekebilir. Yapılan modelleme çalışmalarına göre, nüfus artış hızında büyük bir değişim olmaması durumunda, dünya nüfusunun 2100 yılı itibariyle 4 milyar artması bekleniyor.Birleşmiş Milletler Nüfus Dairesi Müdürü John R.Wilmoth ’un Seattle’da yapılan Ortak İstatistik Toplantısı’nda yaptığı açıklamalara göre 7,3 milyar olan dünya nüfusunun 2050 senesi itibariyle 9,7 milyar, 2100 senesi itibariyle 11,2 milyara ulaşması bekleniyor. Dünya nüfusunun mevcut artışını sürdürmesi durumunda, bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalacağız.
Royal Fotoğraf Topluluğu ve Cafe Art iş birliğinde, 2016 takvimlerinde kullanılacak fotoğrafların seçileceği ilginç bir kampanya yapıldı. Londra'da yaşayan 100 evsize kamera dağıtıldı ve beklemeye başlandı. Geri dönen 80 kamera ve toplamda 2500 fotoğraf içerisinden, takvim için fotoğraflar seçildi! Elbette kazanan fotoğrafların sahiplerine de ödüller verildi...
Ağaç kökünde yaşayan Mick Dodge da birçoğumuz gibi yüksek stresin ve karmaşanın hüküm sürdüğü şehir hayatının bir parçasıydı. Ancak bir gün ailesine, sahip olduklarına ve hırslarına veda ederek her şeyi ardında bıraktı. Bu inanılmaz adamın hikâyesini National Geographic, 'The Legend of Mick Dodge' (Mick Dodge Efsanesi) adıyla TV programı hâline getirdi. Hâlihazırda programın 2. sezonu yayımlanıyor.
NASA, 1992 yılından bugüne kadar dünya genelinde denizlerin yaklaşık 8 cm (3 inç) havaların ısınması ve buzulların erimesi sonucunda yükseldiğini rapor etti. 2013 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan çalışmada, deniz seviyesinin bu yüzyılın sonunda 30 ila 90 cm artacağı öngörüldü. Ancak son araştırmaya göre, deniz seviyesinin yükselmesinin büyük olasılıkla bu aralığın üst ucunda gerçekleşeceği tahmin ediliyor.BAZI BÖLGELERDE 25 CM YÜKSELDİDeniz seviyesindeki yükselmenin homejen olmadığına işaret eden bilim insanları, bazı bölgelerde geçen 23 yıl içinde suların 25 cm kadar yükseldiğine dikkat çekiyor. NASA bilim insanları tarafından düzenlenen panelde, ABD’nin batı kıyılarında deniz seviyesinin uydu verilerinden elde edilen analize göre suların 25 cm yükseldiğine işaret edildi.NASA tarafından yapılan çalışmayı gazetecilere aktaran bilim insanı Tom Wagner, “İnsanlar anlamalı; gezegen (dünya) sadece değişmiyor, değişti de” ifadelerini kullandı.NASA Dünya Bilim Direktörü Michael Freilich de, Asya’da 150 milyon insanın denizden yalnızca 1 metre yüksek yerlerde yaşadığını belirterek, sıcaklığın artması ve suların yükselmeye devam etmesiyle yaşanacak felakete işaret etti.
Ailelerin boşanması, kime sorarsanız sorun ya da hangi haber sitesinden okursanız okuyun olumsuz karşılanır, 'Aah ah olan çocuklara oluyor...' denir filan ve boşanmış aile çocuklarının içe kapanık, mutsuz, problemli çocuklar olmaları beklenir. Fakat artık evliliklerin 3'te 4'ü boşanmayla sonuçlandığı için alışıldık bir durum haline geldi. Biz de bu yüzden biraz da bu olayın olumlu yönlerine odaklanmak istedik. İşte söz konusu çocukların, ailelerinin boşanmasıyla sahip oldukları 12 ayrıcalık:
Artık internet var ve her şeyin simüle edilmiş ya da kayıt altına alınmış halini deneyimleyebiliyoruz. Ancak bu durum, tüm vaktimizin evde geçmesine sebep olabiliyor. Aman eskiden de ne iyiydi, şimdi çok kötü filan demek değil amacımız; yalnızca tespit.
Bu kediler karton kutu gördü mü Zincirlikuyu durağında boş metrobüs koltuğu bulmuş gibi atlıyorlar içine. Hollanda'da bir üniversitede araştırmışlar, kendilerini daha güvende hissettikleri için kutuları bu kadar seviyorlarmış. ;)
Antalya'nın Kemer ilçesindeki eşsiz güzelliğe sahip Göynük Kanyonu, adrenalin tutkusu olan turistlerin gözdesi haline geldi.Kemer ilçesindeki Göynük Kanyonu, her yıl çok sayıda macera tutkunu turisti ağırlıyor.Likya Yolu'nun önemli bir bölümünün de içinden geçtiği Göynük Kanyonu, dünyanın en iyi 10 trekking parkurlarından biri olarak gösteriliyor. Göynük'e gelen tatilciler, trekkingin yanı sıra kanyon içinde halatlarla geçiş yapıyor. Doğa ile içiçe olmanın keyfini yaşayan turistler, kanyonda yazın 12-15 derece suda serinleme imkanı da buluyor.Kanyon macerasında turistlere profesyonel rehberler eşlik ediyor. Birbirinden heyecanlı ve maceralı etkinliklerle eğlenen turistler, yılın yorgunluğunu kanyonda atmaya çalışıyor.
Sperm, ejakülasyon (boşalma) sırasında dışarı atılan meni içerisinde bulunan hücrelerdir. Muhtemelen hayatınız boyunca sperm ilgili birçok bilgi duymuş ancak bu bilgilerin gerçek olup olmadığı hakkında emin değilsinizdir. Aklınızda sperm nedir, nasıl oluşur, neden katıdır, sperm deposu ile ilgili sorular olabilir. Eh, ben de zaten bu karışıklığı biraz gidermek ve sizin sorularınıza cevap vermek için buradayım. Bu listeyi kontrol etmek için zaman ayırın. Umarım kafanızda herhangi bir soru işareti bırakmamıştır.
Yirmi yıl evvel bir Almanya seyahati sırasında Nürnberg’i gezerken denk geldiği oyuncak müzesinden çok etkilendiğini, gezerken kendi çocukluğuna, geçmişine düşsel bir yolculuklar yaptığını belirten şair ve yazar Sunay Akın, İstanbul Oyuncak Müzesi kurma fikrinin oluşma sürecini şöyle anlatıyor: “Oyuncak müzelerinde düşlerin ve hayallerin tarihi var. İnsan önce hayal eder sonra gerçekleştirir. Her şey hayallerle başlar. Ben bunu gördüm ve çok etkilendim. Sonra oyuncağın tarihini araştırdım. Oyuncakla ilgili kitaplar okudum. Kütüphanelerde araştırmalar yaptım ve ülkeme bir oyuncak müzesi kazandırmak istedim. Bir sanatçı, yazar olarak; gösterilerimden, sahne oyunlarımdan, kitaplarımdan, yaptığım televizyon programlarımdan kazandığım her şeyle de gördüğünüz bu oyuncakları satın aldım.”Oyuncaklar, çocukluğu ifade etmenin belki de en güzel yoludur. O dünyanın evrensel dilidir ancak oyundan çok daha fazlasını ifade eder. Jean Piaget'nin 'Genetik Epistemolojisi'ne göre, çocukların düşüncelerinin doğuştan gelen bilgiler etrafında şekillenmesi söz konusu değil; çocukların dünyayla ilgili düşünceleri doğal bir biçimde değil, zekâları tarafından düzenlenir. Yaşla gelen değişikliklerin düzenliliği, her ne kadar bunda deneyimin bir rolü olsa da, doğuştan gelen ve edinilen donanımın etkileşimini gösterir. Bu düşüncelerinizin sizinle birlikte büyüdüğünü ve geliştiğini gösterir. Ne var ki, çocuk için asıl önemli olan, oyuncağa yüklediği işlev ve anlam, onu kullanım biçimi ve ondan aldığı haz ve keyiftir.Bu kadar ciddi bir girişle oyuncakların o eğlenceli dünyasından uzaklaştık belki biraz ama oyuncaklardan bahsediyoruz. Sırlarımızı paylaştığımız, birlikte uyuduğumuz, korkunca sarıldığımız oyuncaklardan… Birlikte hayal kurmayı ilk onlardan öğrenmedik mi? Birlikte o gizli krallıklarda maceraya atılmayı ya da bulutların üzerindeki hayatı keşfetmeyi düşlemediniz mi? Dilleri var mıydı onların? peki ya sırlarımızı saklayabilecekleri bir hafızaları, korktuğumuzda neden koruyabilirlerdi bizleri? Yaşlandıkça her birinin yerini alan başka bir değer hayatımıza girmedi mi? Uyurken sarıldığımız o oyuncak bebeğin yerinde şimdi en sevdiğiniz yok mu? Korktuğumuzda sevdiklerimizden güç almayı, birlikte hayal kurmanın bu kadar keyifli olduğunu oyuncaklardan öğrenmedik mi?Peki, şu anda, tamda bu yaşta neden onlara sadece eski bir dost, unutulmaya yüz tutan bir hatıra, ya da yaşınız çok daha büyükse eğer çocukların eline tutuşturulan bir oyalama aracı olarak bakıyoruz.
Pek çok kültürde rastlanan alkol üretimi, aynı zamanda o kültürün dinî, coğrafi ve sosyolojik özelliklerini yansıtan bir öğe. Yapılan kazılarda bulunan testiler incelendiğinde, fermente edilmiş içeceklerin Neolitik Çağ'a kadar uzandığı tahmin ediliyor (M.Ö. 10,000 civarı). İşte alkolün tarihsel gelişimi:
Malum aylardan Ağustos, havalar bunaltıcı derecelerde sıcak. Hepimizin içinden nefis manzaralar içinde serinlemek, eğlenmek, dinlenmek geliyor...İşte biz de sizin için dünyanın farklı noktalarından yüzmek ve serinlemek için birer cennet gibi düşünebilecek 29 muhteşem noktayı bir araya getirdik. Tatil hazırlığında olanlara da şimdiden iyi tatiller, bizim için de tadını çıkarın !