Almanya’da yaşayan Ahmad, uzun bir aradan sonra İran’a döner. Onu, geçmişten tanıdığı arkadaş grubu karşılar ve kısa bir kaçamak yapmaya karar verirler. Hazar Denizi kıyısında planlanan bu tatil, hem dinlenmek hem de eski bağları tazelemek için güzel bir fırsattır. Tatilin mimarı Sepideh, gruba son anda Elly adında genç bir kadını da dahil eder. Ahmad’ın Elly’le daha önce hiç tanışmamış olması tesadüf değildir; Sepideh’in aklında ikisini birbirine yaklaştırma fikri vardır.
Her şey keyifli ve sorunsuz ilerlerken, tatilin ikinci günü beklenmedik bir olay yaşanır: Elly ortadan kaybolur. Sabah saatlerinde Tahran’a dönmesi gerektiğini söylemiş olan Elly’den bir daha haber alınamaz. Bu gizemli kayboluş, arkadaş grubunu derin bir paniğe sürükler.
Elly’nin yokluğu, herkesin sakladığı küçük ya da büyük gerçekleri gün yüzüne çıkarır. Masum görünen yalanlar, zamanla birbirini tetikleyerek olayların seyrini geri dönülmez biçimde değiştirir. Film, tek bir kayboluş üzerinden, yalanın, korkunun ve toplumsal baskının insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer.