'The Walking Dead' 4. Sezon 15. Bölüm Türkçe Altyazılı Fragmanı
'The Walking Dead' 4. sezon 15. bölüm Türkçe altyazılı fragmanı yayında!'The Walking Dead'in 4. sezon 15. bölümü 23 Mart 2014 (Pazar) tarihinde yayınlanacak. Bölüm adı 'Us' olarak açıklandı.'The Walking Dead'in 4. sezon 15. bölüm Türkçe altyazılı fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
Minik Kız ve Köpek Arkadaşı Lola'nın 19 İlham Verici Fotoğrafı
Rebecca Leimbach kızı doğduğundan beri ona aldıkları İngiliz bulldog'u Lola ve kızının dostluk hikayesini fotoğraflamış. Yıllarca çocukları olmayan çift Harper doğduktan sonra da tüp bebek çalışmalarına devam ettiler fakat Rebecca'nın sağlık durumundan dolayı Harper'ın bir kardeşi olmadı. Bu eksikliğini köpeğiyle gideren Harper halinden gayet memnun görünüyor...
Warframe Platinum Ve Warframe İncelemesi
Günümüz oyun severlerinin en çok tercih ettiği oyunlar arasında gelen multiplayer (çok oyunculu) oyunlar gün geçtikçe daha da gelişmekte ve meraklılarına yeni dünyaların kapılarını açmaktadırlar. RPG (Role Playing Game) oyunlar, yani rol yapma oyunları dünya çapında büyük kitlelerce takip edilmekte ve neredeyse 7/24 sürekli oynanmaktadırlar. Warframe‘de bu tarzda bir oyundur. MMORPG yani; çok oyunculu bir rol yapma oyunudur. Bu tür oyunlarda sizin sahip olduğunuz ve yönettiğiniz bir karakter bulunur. Bu karakter, savaştıkça ya da oyun tarafından belirlenen hedeflere vardıkça çeşitli özellikler kazanır. Çeşitli saldırı ve savunma tekniklerinin yanı sıra farklı büyü ve silah çeşitlerini kullanabilirler. Karakterinizin gelişmişliğini belirleyen ve diğer karakterlere belirten şey ise gelmiş olduğu seviye ya da level ‘dır. Warframe bu tarzda oluşturulmuş oyunlar arasında oldukça dikkat çeken bir tanesidir. Diğer birçok oyunun aksine Warframe yeni ve modern bir dünyada geçmektedir. Bu modern dünyada var olan 4 ırk ve bunların sürekli olarak devam eden ve hiç bitmeyen savaşı; Warframe oyunu nun konusu tam olarak böyle özetlenebilir. Diğer RPG oyunlarına benzer olarak, karakteriniz yaratıklarla ve düşmanlarınızla savaştıkça ve onları yendikçe deneyim puanı kazanarak seviye atlar. Seviye atlamanın yanında birbirinden farklı özelliklerde silah ve zırhlara sahip olmakta mümkün. Oyundaki düşmanlarınızın her biri sizin gibi bir oyuncu olduğu için mutlaka rakibinizi yenmeniz kolay değil tabi ki, ancak bu mücadelede var olmak ve bağlı bulunduğunuz ırk için bir şeyler yapabilmek bile size oldukça fazla keyif verebilir. Warframe , oldukça farklı ve göze hoş gelen grafiklere sahip bir oyun. Güzel ve farklı grafiklerinin yanında sahip olduğu kaliteli ses efektleri ile de oldukça çekici ve oynaması keyifli bir oyundur. Dileyen oyuncular DurmaPlay üzerinden Warframe Platinum Epin 'lerini alabilirler. Aldıkları Warframe Platinum Epinleri sayesinde oyun içerisinde bir çok ekstrayı kolay bir şekilde elde edebilirler. Oyunda Warframe Platinum alarak oynayarak sahip olabileceğiniz bir çok malzemeye hemen sahip olabilmektesiniz. Warframe Platinum 'un yanında birde oyunun sunduğu Prime Paketleri vardır. Bunlar Parıltı Prime Paketi , Alev Prime Paketi ve Cehennem Prime Paketi olarak ayrılmışlardır. Avantajlı Warframe Platinum almanızın yanı sıra hediye bazı eşyalar vermektedir. Bu yönü ile direk Warframe Platinum almakdan daha avantajlıdırlar. Warframe Platinum 'u nasıl yükleyeceğiniz ile ilgili bilginiz yok ise yardım bölümümüzde bulunan Warframe Platinum Nasıl Yüklenir başlıklı konumuza göz atabilirsiniz.
Facebook Yüz Tanıma Teknolojisi DeepFace'i Duyurdu
Facebook’un yeni yapay zeka araştırma ekibi, yüz doğrulama yazılımlarında köşe taşı olacak bir gelişmeyi duyurdu. Söylediklerine göre Facebook’un yeni teknolojisi, yüz tanıma konusunda insan zekası seviyesine ulaşmış durumda. Yabancı birine ait iki ayrı fotoğrafı gösterdiğinizde, insanların yüzlerini doğru eşleştirme oranı yüzde 97,53. Facebook araştırmacılarının yeni geliştirdiği yazılımın aynı testteki skoru ise yüzde 97,25. Sonuç, ışık ya da kişinin doğrudan kameraya bakıp bakmıyor oluşu gibi varyasyonlardan etkilenmiyor. Yani Facebook’un yeni yazılımı, neredeyse, yüzleri sizin kadar iyi eşleştirebiliyor. Yeni yazılım, 4 bin kişiye ait 4 milyon adet yüz resminden oluşan ve bugüne kadar oluşturulan “en büyük veritabanı” kullanılarak eğitilmiş. Geliştirmeyle Facebook’un bugünkü teknolojisinin hata oranında yüzde 25 oranında azalma sağlanmış ve insan deneyimine bir hayli yaklaşılmış. Facebook araştırmacıları, ”DeepFace” adını verdikleri yeni yaklaşım sayesinde bir önceki yüz tanıma teknolojisine göre majör bir geliştirme sağlamış. Modern yüz tanıma teknolojilerinde konvansiyonel yaklaşım Tespit et => Birleştir=>Sun=> Sınıflandır aşamalarını takip ederek çalışıyor. Buna karşın, Facebook’un yeni yazılımı, birleştirme ve sunma aşamasını yeniden ele almış. Ve buraya 9 katmanlı derin bir nöral ağdan yüz sunumunu sağlayan 3 boyutlu yüz modellemesi eklenmiş. Bu derin ağ, 120 milyondan daha fazla sayıda parametre içeriyor. Facebook yazılımı Deeep Learning adı verilen yapay zeka teknolojilerine de yeni bir yaklaşım getirmesiyle de çok önemli bir gelişme olarak görülüyor. Deep Learning, yapay zekanın bir alanı ve uyarılmış nöron ağları kullanarak, büyük miktardaki veri içinden belirli kalıpları tanımayı öğrenebiliyor. Facebook’un yeni geliştirmesi, size bir portre fotoğrafının kime ait olduğunu söyleyemiyor, henüz değil. Ancak araştırmacılar yüz doğrulamak için kullandıkları bazı tekniklerin, yüz tanıma teknolojilerine de uyarlanabileceğini söylüyor. Webrazzi
Bir İngiliz İle Evlenmek – Vizeler Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
1) Birleşik Krallık’ta evlenmek istiyorsanız, bir AEA (Avrupa Ekonomik Alanı) veya İsviçre vatandaşı değilseniz bir vize almanız gerekir: Ziyaret-Evlilik Vizesi veya Nişanlılık Vizesi.2) Birleşik Krallık’ta yaşamak istiyor ama nerede evleneceğinizi düşünüyorsanız, yurtdışında (Birleşik Krallık dışında) evlenip daha sonra bir Eş Vizesine başvurmanız daha ucuz ve kolaydır. Birleşik Krallık’ta evlenmeye karar verirseniz önce Nişanlı Vizesine ve evlenmenizden itibaren 6 ay içerisinde bir Eş Vizesine başvurmanız gerekir. Bu, stresli olmasının yanında pahalı ve zaman alıcı bir süreç olacaktır. 3) Siz de sponsorunuz (eşiniz) da Yerleşim Vizesi için 18 yaşını doldurmuş olmalısınız. 4) Sponsorunuzun (eşinizin) (İngiliz Vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta yerleşik) yıllık gelirinin en az 18600 Sterlin olması gerekir. 5) Vize seçenekleriniz: Ziyaret- Ziyaret -Evlilik Vizesi – Birleşik Krallık’a sadece evlenmeye gelip ve/veya evlendiğinizi bildirmeye gelip sonrasında Birleşik Krallık’tan ayrılmanız için kullanılan vize türüdür; veya Yerleşim – Nişanlılık Vizesi (diğer adıyla Evlilik Vizesi) – Birleşik Krallık’ta evlenip veya hemcins birlikteliği töreni yapıp sonrasında Birleşik Krallık’ta yaşamaya devam etmek için kullanılan bir vize türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). Yerleşim – Eş/Hemcins Birlikteliği Vizesi – Mevcut durumda evli veya hemcins birlikteliğini kaydettirmiş kişilere yönelik başvuru türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). Yerleşim – Evli Olmayan Eş Vizesi – En az 2 yıldır birlikte yaşadıktan sonra (karı-koca hayatı) Birleşik Krallık’ta birlikte yaşama niyetinde olanlara yönelik başvuru türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). 1) If you want to get married in the UK you need a visa (unless you are a citizen of an EEA country or Switzerland) – either a Visit-Marriage Visa or a Fiancé(e) Visa. 2) If you want to live in the UK, but are wondering where to marry, it may be cheaper and easier to marry overseas and then to apply for a Spouse Visa. If you marry in the UK instead you have to make two applications – first for a Fiancé(e) Visa then, within 6 months, for a Spouse/Civil Partner Visa. This can be expensive and time-consuming, not to mention stressful. 3) You both have to be over 18 to be eligible for any of the ‘Settlement’ Visas. 4) The sponsor (British Citizen or British permanent resident) must show they can support their partner with a minimum income of £18,600 5) The visa options: Visit -Visit-Marriage Visa – just to visit the UK to give notice of a marriage and/or to get married, then to leave the UK; or Settlement – Fiancé(e) Visa (aka Marriage Visa) – for those intending to marry or have a civil partnership ceremony in the UK, then remain living in the UK (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK) Settlement – Spouse/Civil Partnership Visa – for those who are already married or have registered as civil partners (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK) Settlement – Unmarried Partner Visa – for those who can demonstrate that they have been living together in a relationship ‘akin to marriage’ for at least 2 years, who now want to live together in the UK (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK). Etiketler: bir İngiliz ile evlenmek, ingiltere aile birleşimi, ingiltere yerleşim vizesi
Başarılı Bir İngiltere Yerleşim Vizesi Başvurusu İçin 5 İpucu
1) Çok, azdan iyidir! Başvuru dosyanızda mümkün olduğunca çok destekleyici belge sunun. Zira, başvurunuzu yaptıktan sonra ek belge sunma şansınız olmayabilir.2) Sponsorunuzun (İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta yerleşik olan eşiniz) sizi maddi olarak destekleyebileceğine ilişkin pek çok net kanıt sunun. 3) Nerede evleneceğinizi düşünüyorsanız, yurtdışında (Birleşik Krallık dışında) evlenip daha sonra bir Eş Vizesine başvurmanız daha ucuz ve kolaydır. Birleşik Krallık’ta evlenmeye karar verirseniz önce Nişanlı Vizesine ve evlenmenizden itibaren 6 ay içerisinde bir Eş Vizesine başvurmanız gerekir. Bu, stresli olmasının yanında pahalı ve zaman alıcı bir süreç olacaktır. 4) İnternette tanıştıysanız, eş/hemcins partner/nişanlı olarak Birleşik Krallık’a yerleşim başvurunuzun olumlu olabilmesi için yerleşim başvurusundan önce yüz yüze görüşmeniz gerekir. 5) Destekleyici belgelerin mümkün olduğunca asıllarını sunmaya çalışın. Özellikle evlilik cüzdanınızın/hemcins birlikteliği belgenizin aslını sunun. 1) More is better than less! Provide as much supporting documentation with your application as you can – you may not be given a chance to provide it after you have submitted your application. 2) Provide plenty of clear evidence that your sponsor (the partner who is British/settled in the UK) can support you financially. 3) If you are wondering where to marry, it is cheaper and easier to marry overseas and then to apply for a Spouse Visa post-marriage. If you decide to marry in the UK instead you have to make two applications – first a Fiancé(e) Visa application then, within 6 months, a Spouse Visa application. This is expensive and time-consuming, not to mention stressful. 4) If you met over the internet, you must meet in person before you will qualify for a visa to settle in the UK as a spouse/civil partner/fiancé. 5) Try to provide originals of all your documentation wherever possible – in particular your marriage/civil partnership certificate.Etiketler: 5 tips for uk settlement visa, ingiltere aile birleşimi vizesi, ingiltere yerleşim vizesi, ingiltere yerleşim vizesi için 5 ipucu, uk settlement visa
'Labirent: Ölümcül Kaçış' Filminin Türkçe Altyazılı Fragmanı
‘Labirent: Ölümcül Kaçış’ (The Maze Runner) filminin Türkçe altyazılı fragmanı yayında!Açlık Oyunları benzeri çok iddialı bir serinin ilk parçası olan Labirent: Ölümcül Kaçış’ta Thomas bir grup gençle beraber kocaman bir labirentin içinde sıkışmış olarak uyanır. Dış dünyayla ilgili hiçbir şey hatırlamayan gençler, gizemli bir organizasyonla ilgili tuhaf rüyalar görmektedirler. Thomas’ın labirentten çıkış yolunu bulabilmesi için tek çaresi geçmişinden parçaları birleştirmeye çalışmaktır. James Dashner’ın çok satan romanından uyarlama.‘Labirent: Ölümcül Kaçış’ (The Maze Runner) filminin Türkçe altyazılı fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
'Labirent: Ölümcül Kaçış / The Maze Runner' (Dylan O'Brien) Filminin Fragmanı
‘Labirent: Ölümcül Kaçış’ (The Maze Runner) filminin fragmanı yayınlandı!16 yaşındaki Thomas , bir asansörde uyanır. Nereden geldiğini kim olduğunu , neden orada olduğunu hatırlamamaktadır. Bildiği tek şey kendi adıdır. Asansörün kapılarının açılmasıyla birlikte, kendi yaşlarında bir çok erkek çocuğunun arasında bulur kendini ve onlar da neden orada olduklarını bilmemektedir. Bu gizemli labirent dünyasının içinde kaybolan gençler durumu anlamaya çalışacaktır. ‘Labirent: Ölümcül Kaçış’ (The Maze Runner) filminin fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
WhatsApp'a Yeni Özellikler Eklendi
Facebook tarafından satın alınan sosyal mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın yeni özellikleri belli oldu! Akıllı cihaz kullanıcıları tarafından sevilerek kullanılan sosyal mesajlaşma ve multimedya paylaşım uygulaması WhatsApp, geçtiğimiz haftalarda sosyal ağ devi Facebook tarafından 19 Milyar Dolar’a satın alınmıştı. Satın alımın hemen ardından gelen 2 yeni gizlilik iyileştirmesi ve sesli arama özelliğiyle internet gündeminde yer edinen WhatsApp’a bir özellik daha kazandırıldı. Microsoft’un popüler mobil işletim sistemi Windows Phone 8’e getirilen Beta sürümüyle birlikte, sohbet arayüzü arka plana atılabilecek, uyarı sesleri değiştirilebilecek ve güvenlik düzeyi arttırılacak. Kişiye özel bildirimler için alarm kurulabilecek ve daha önce de sızan özellikler arasında yer alan “son görülme zamanı” özelliği yalnızca istenilen kişiye açılabilecek. (TEKNOLOJİ GÜNDEM)
Çanakkale Savaşı 18 Mart 1915
Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleriarasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti konumundaki İstanbul’u alarakİstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zaptetmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir. Osmanlı İmparatorluğu, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914′ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya’nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz’de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul’a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması’na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz’e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etmiştir. Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı’nın donanmayla geçilerek İstanbul’un işgalini öngören bir planı Başbakan Herbert Asquith’e vermiştir. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz’a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vaz geçilmek zorunda kalındı. Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnusahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay AlbayMustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir. Kaynak :http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87anakkale_Sava%C5%9F%C4%B1
Zamanın Başladığı Ana Ait İzlere Ulaşıldı
Gökbilimciler, Albert Eintein'ın Evren'in oluşumu hakkındaki teorisini doğrulayan çok önemli bir keşfe imza atarak, Büyük Patlama'nın ardından oluşan yerçekimsel dalgaları tespit etmeyi başardı.Bilim dünyası, Higgs Bozonu'nun keşfedilmesinin ardından en önemli gelişmeye tanık oldu. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Profesör John Kovac'ın başını çektiği araştırma ekibi, Antarktika'daki Bicep2 teleskobunu kullanarak 'Evren'in oluşumunda ortaya çıkan yankıları tespit etti. Büyük Patlama'nın ardından gelen 'Evren'in ilk genişleme sürecine ait olan dalgalara ait yankılanmalar, Einstein'ın teorilerini de doğruladı. Bilgisayar modelleri, 'Evren'in göz açıp kapayıncaya kadar 100 trilyon trilyon kat (.0000000000000000000000000000000001) genişlediğini ortaya koymuştu. Einstein'ın yaklaşık 100 yıl önce öne sürdüğü Genel Görelilik Kuramı'nda, yerçekimsel dalgaların Büyük Patlama'da ortaya çıktığı ve 'Evren'in genişlemesiyle güçlendikleri savunulmuştu. Bugüne kadar kesin delillerle doğrulanamayan görelilik kuramı, yıllar sonra Güney Kutbu'nda çözümlendi. 25 milyon dolarlık Bicep2 teleskobuyla ulaşılan 13.8 milyar yıllık yankılar, aynı zamanda 'Evren'in en eski 'radyasyon fosillerini' temsil ediyor. Araştırmada yer alan Minnesota Üniversitesi'nden Clem Pryke, 'Samanlıkta iğne bulmaya çalışırken bir levye bulduk' ifadesini kullandı. Pryke, 'Evren'in genişleyerek büyüdüğüne ait en büyük delili bulduk. Bulgular, Büyük Patlama'da bir araya gelen temel kuvvetlerin, CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda yapılan deneylerde ortaya çıkan enerjinin 10 trilyonlarca katını temsil ettiğini gösteriyor' bilgisini verdi. Işın parçacıklarını okudu Bilim insanları, Bicep2 ile elde edilen bulgunun öncesinde, ‘uzayın kumaşını’ ışıktan bile hızlı yırtarak 'Evren'i şiddetle sarsan patlamanın milyarlarca ışık yılı uzunluğunda yerçekimsel dalgalar oluşturduğunu düşünüyordu. 'Evren'in genişlemesiyle ortaya çıkan olağanüstü güç, tıpkı depremlerde okyanusların yüzeyinde suların titremesi gibi uzay-zamanı sarsmaya başladı. Bicep2, elde ettiği izlerle, görelilik kuramına ait en önemli delili buldu. Yerçekimsel dalgaları doğrudan göremeyen teleskop, Evren’in henüz 400 bin yaşında ve sadece sıcak bir plazma topu halinde olduğu dönemden Dünya’ya ulaşan ışınlardaki fotonları taradı. Uzay boşluğunda ilerledikleri süre içinde yerçekimsel dalgaların etkisiyle sıkışan ve belli yönlerde kutuplaşan ışınların ortaya koyduğu kozmik izler, 13.8 milyar yıl öncesinin fosillerine ulaşılmasını sağladı. Büyük Patlama'dan gelen telegraf Johns Hopkins Üniversitesi'nden fizikçi Marc Kamionkowski, araştırma ekibiyle basına yaptığı açıklamada, 'Kozmolojideki eksik halkayı bulduk... Varlığından çok emin değildik ama 20 yıl süren araştırmalar sonuç verdi' ifadesini kullandı. Yerçekimsel dalgalar, uzayda ilerledikçe sıkıştıkları için arkalarında mikrodalga boyutunda iz bırakıyor. Işın dalgaları gibi kutuplanmaları, bilim insanlarına kutuplanma sinyallerini tespit etmelerini de sağlıyor. Bulguları çok titiz bir şekilde değerlendireceklerini belirtem Kamionkowski, 'Eğer sonuçlar birbirlerini tutarsa, Büyük Patlama'nın bize yerçekimsel dalgalar olarak işlenmiş, gökte ise mikrodalga izi olarak yansıyan telegrafına ulaşacağız. Gelecek yıllarda bu mesajın bize neler anlattığını daha iyi anlayacağız' dedi. Kaynak: Nature