Rihanna'nın Olay Yaratan Kıyafetinin İlginç Sırrı
Amerika Moda Tasarımcıları Birliği Ödülleri'nde  'Moda İkonu' seçilen Rihanna, ışıltılı bir fileden oluşan kıyafetiyle gündem oluşturdu.  Elbisenin sırrı ise eski bir fotoğraf karesinde gizli.  Rihanna ile pişti olan bu kadın Josephine Baker 1920'lerde Paris'te fırtınalar estiren ve Siyah Amerikan kültürünün güzellik ve canlılığının simgesi haline gelen kadın dansçı ve şarkıcı. Ve 3 Haziran onun doğum günü! Attığı  tweetle zamanının çok ilerisinde düşünen, çeşitli milliyetlerden bebekleri evlat edinen, insan haklarına saygı mitinglerine katılan ilk siyah efsaneyi onurlandıran Rihanna bu kez ince görmüş.
Google+ Mobil Uygulaması İzinsiz Fotoğrafınızı Çekiyor, Ses Kaydı Yapıyor!
Akıllı telefon kullanıcılarının, cihazlarına yükledikleri mobil uygulamaların birçoğunda şart koşulan sözleşme şartlarının onayı ile kişisel verilerin erişimine kolayca ulaşılabiliyor.Google’ın sosyal platformu Google+’ın mobil uygulaması yükleyip kullanıcılarına hizmet verebilmesi için fotoğraf ve video çekme, ses kaydı yapma, telefon rehberine ulaşma gibi daha birçok izin istiyor. Fakat akıllı telefon kullananların birçoğunun dikkate alıp detaylı bir şekilde okumadığı bu kullanıcı sözleşmeleri ile kişisel veriler depolanabiliyor. Radikal yazarı Serdar Kuzuoğlu , Google+ gibi aynı yetkiye sahip farklı uygulamaların da kullanıcıların haberi olmadan, istediği zaman ön ya da arka kameradan gizlice fotoğraf/video çekip, mikrofonu açıp ortam dinlemesi yapabilmesinden telefondaki bütün bilgileri ele geçirebileceği tespitinde bulundu. Kuzuoğlu'nun 'Gizlenen darbe planı sonunda bulundu' başlığıyla Radikal'deki köşesine taşıdığı (4 Haziran 2014) yazısının ilgili kısımları şöyle: Kendi türünün leşiyle beslenen kümes hayvanları gibiyiz. Sosyal medya çağında tek sermayemiz mahremiyetimiz. Elektronik dünyada neredeyse her şeye kişisel haklarımızdan feragat ederek ulaşabiliyoruz. Üstelik bu çoğumuzu rahatsız da etmiyor artık. Mahremiyet endişesi yakın gelecekte komik bile kaçabilir (10 yıl önce birine internette herkesin gerçek ismini ve fotoğrafını kullanacağını söyleseniz size gülerlerdi). Bu sancılı geçiş döneminde hepimiz nasibimiz ölçüsünde heybemizi dolduruyoruz. Tedirgin olmakta sonuna kadar haklıyız. Çünkü bugün bize ait bilgilerin ne amaçla kullanıldığına yönelik tahmin ve paranoyalarımızın ötesinde bir bilgimiz yok. Kişisel verilerin sıkı düzenlemelerle korunduğu bir geleceğin bedelini ödüyoruz bugün. Durumun vahametini zihnimizde canlandırmak için Google’ın sosyal platformu Google+’ın mobil uygulamasını örnek alalım. Yükleyip kullanmamız için bizden istediği yetkilerden bazıları şöyle: Fotoğraf ve video çekme, ses kaydı yapma, bulunduğumuz yeri tespit etme, telefon rehberimize erişme ve değiştirme, diğer sosyal ağ hesaplarımıza erişme, Google fotoğraflarımıza bakma, USB belleğimizdeki verileri okuma ve değiştirme, hesap ekleyip çıkarma, telefondaki yüklü diğer hesapları görme, NFC ile veri alışverişi yapma, internetten veri yükleme, ağ erişimini yönetme, bluetooth ile başka cihazlara bağlanma, telefonun uykuya geçmesini engelleme, duvar kâğıdını değiştirme, ses ayarlarını değiştirme, veri senkronizasyonunu yönetme, sistem ayarlarını değiştirme, takip ettiğimiz haber kaynaklarına bakma ve değiştirme... Yeter mi? Mobil uygulamaların çoğu okumadan onaylanan kullanıcı sözleşmelerindeki gibi çoğu kişinin bakmaya tenezzül bile etmediği ekranlarda topladığı bu yetkilerle çalışıyor. Google+ ile aynı yetkiye sahip kötü niyetli bir uygulama neler yapabilir düşünelim isterseniz. Haberimiz bile olmadan bizi adım adım takip edebilir, istediği zaman ön ya da arka kameradan gizlice fotoğraf/video çekip sahibine yollayabilir, mikrofonu açıp ortam dinlemesi yapabilir, telefonumuzdaki bütün bilgileri çekebilir. Daha da korkuncu, bizimle ilgisi olmayan dosyaları telefonumuza yükleyebilir, rehberimize adını bile duymadığımız kişileri ekleyebilir. Bir baskınla el konulan tabletinizden ‘Gezi Parkı Eylemleri Provokasyon Stratejisi’ başlıklı bir dosya ya da telefon rehberinizden azılı teröristlerin numaralarının çıkması işten bile değil anlayacağınız. Telefonunuzda bu yetkilere sahip en az üç, dört uygulama olduğuna bahse girerim (Bende onlarcası var). Şirketlerin vicdanı, kanunların caydırıcılığı ve devletin ilkelerinden başka tutunacak dalımız yok. Nedense hiçbiri bana aradığım huzuru vermiyor. Çağın en büyük açmazı da burada başlıyor. Yarı gönüllü bir işbirliğindeyiz. Teselli etmese de herkesin aynı durumda olduğu fikriyle avunuyoruz. Intel’in efsane CEO’sunun o meşhur sözünü de hiç unutmayalım: Sadece paranoyaklar hayatta kalır!T24
Ülkelere göre ”ortalama ilk cinsel deneyim yaşı” sıralamasında Türkiye 19.sırada
Linke tıkladığınızda görmüş olduğunuz interaktif harita, ilk cinsel ilişki deneyiminin ülkelere göre yaş ortalamalarını gösteriyor. Veriler, Durex’in 2009 yılında yapmış olduğu global araştırmanın sonucunda oluşturulmuş. Fareniz yardımıyla araştırmaya katılan ülkelerin üzerine geldiğinizde, ortalama ilk cinsel deneyim yaşını görebiliyorsunuz.Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de ortalama ilk cinsel deneyim yaşı 17,8. İlk cinsel deneyim yaşının bu kadar düşük olması üzerinde, erken yaşta evlilik oranının  yüksek olmasının büyük bir etkisi var.Elde edilen raporlar, ilk cinsel deneyimini en geç yaşayan ülkenin, ortalama 23 yaş ileMalezya olduğunu gösteriyor. En erken yaşta cinsel ilişkiye başlayan ülke vatandaşları ise15,6 yaş ortalamasıyla İzlandalılar.
Mindfuck: Kendi kendini sabote edenler kulübü
unu yapamazsın, bunu yapmamalıydın, başaramıyorsun, başaramazsan şöyle olur, böyle olur… Hepimiz kendi kendimize yapıyoruz bunu. Sürekli kendimizle konuştuğumuz, ne yapsak susturamadığımız bir iç sesimiz var.“Mindfuck” kitabının yazarı Petra Bock’ın “iç bekçimiz” olarak adlandırdığı bu sesin sahibi, ne yazık ki hiç de bizim tarafımızı tutmuyor ve yaşamak istediğimiz hayatı sabote ediyor.Almanya’nın ünlü yaşam koçu, “Mindfuck” (Beyni Becermek) isimli kitabında bu sesin nereden geldiğini, neler söylediğini ve onun olumsuz etkilerinden kurtulma yollarını araştırıyor.Mindfuck, aslında bir sinema-televizyon terimi diyebiliriz. Hani korku filmi izledikten sonra bir süre etkisinden çıkamaz, hafif ürkekleşir ve her zaman odamızda olan ağaç gölgesini bir an için katilin gölgesi gibi algılama eğilimine gireriz ya, İşte “mindfuck” terimi de, gerçekte olmayan bir şeyin etkisinde kalarak gerçeği deforme etmemiz, yanlış yorumlamamız gibi bir  durumu ifade ediyor. Etkisinde kaldığımız şey ise bizzat evdeki ses.Uzman ağzından açıklamak gerekirse, kişiliğimiz iki düzlemden oluşuyor; bunların ilki, içinde gerçek potansiyelimizin uyukladığı biri; diğeri de, bize sürekli ne yapmamız gerektiğini, daha doğrusu ne yapamayacağımızı söyleyen kişi. İkinci kişiliğimizin tuzağına sıklıkla düşüyor ve potansiyelimizi gerçekleştirmediğimiz bir yaşama razı oluyoruz...
Denizin 25 Metre Altında Çekilmiş Rüya Gibi 10 Fotoğraf
Kanadalı fotoğrafçı Benjamin Von Wong Bali açıklarında bir batıkta inanılmaz bir fotoğraf serisine imza attı. Denizin 25 metre altında model olarak kullandığı serbest dalışçılar, deneyimli dalgıçlar ve sualtı fotoğrafçılarından oluşan çekim ekibiyle rüya gibi fotoğraflar yakalama imkanı buldu. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
En İyi 16 Dizi İntrosu
Bazıları müthiş havaya sokan bazıları uzaktan duyulunca bile yüzde gülümse oluşturan türden 16 dizi introsu.   Dikkat! : Bazıları duygulandırabilir  ve ''lan çok iyi diziydi gidip baştan izliyim'' dedirtebilir.
Reklam
Dota Keyfini Birde Sanal Gerçeklik Cihazında Yaşayın
Sanal gerçeklik cihazları firmalar arasında yayılmaya başladı. 3 büyük devden sonra Valve ekibi de kolları sıvadı. Detaylar haberimizde. Sanal gerçeklik teknolojisinin gelişme süreçleri devam ediyor. En son Oculus, Samsung ve Sony’den gelen cihazlardan sonra bu ekibe Valve’de eklendi. Valve’nin üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü sanal gerçeklik cihazı ilk kez kullanıcıları üzerinde Dota 2 oynanarak denemesi gerçekleştirildi. “SANAL GERÇEKLİK CİHAZI İLE DOTA 2 DENEYİMİ” Cihaza dışarıdan baktığımızda Oculus Rift ve Morpheus cihazlarına göre çok kaba olmuş açıkcası. Cihazı kullanmak için yüzünüze taktığınızda yüzünüz adeta kayboluyor. Cihazda iki adet 1080p OLED panel bulunurken, başınız ile yapmış olduğunuz tüm hareketleri algılayarak yeni deneyimleri yaşamanızı sağlıyor. Valve’nin sanal gerçeklik cihazında dikkat çeken en önemli noktalardan birisi ise Dota 2 oyununu sunabilecek olması. Yüzünüze taktığınız cihazı oturduğunuz yerden tüm haritayı görebileceğiniz şekilde otomatik olarak alan oluşturan cihaz, istenildiği zaman yaklaşma ve uzaklaşma işlemlerini gerçekleştiriyor. “DİĞER CİHAZLARA GÖRE HANTAL” Önceki cihazlara göre yeni cihaz çok daha kullanışlı ve işlevsel olduğunu itiraf etmeliyiz. Fakat tüm bunlara rağmen rakiplerinin yanında biraz geride kalmış görünüyor.  Valve ekibi sanal gerçeklik cihazının bir Oculus veya Morpheus kadar tutulup tutulmayacağını firmanın cihaz üzerinde geliştireceği ve izleyeceği gelişmelere bağlı olarak değişecek. Pchocasi - Merve AYGÜN
Kapatılan NTV Tarih Kadrosunun Hazırladığı #Tarih'in İlk Sayısı Çıktı
Doğuş Grubu tarafından Gezi Parkı eylemleri dosya konusu yapıldığı için yayını sonlandırılan NTV Tarih dergisinin eski kadrosu, yaklaşık bir yıl sonra yeni bir tarih dergisiyle okuyucu karşısında. 1 Haziran'da #Tarih adıyla çıkan derginin kapak konusu, 301 işçinin öldüğü Soma maden faciası. Ferit Şahenk 'in sahibi olduğu Doğuş Grubu bünyesinde çıkarılan NTV Tarih dergisi, Gezi Parkı eylemlerini konu alan ve kapağına sembol 'kırmızılı kadın'ı taşıyan Temmuz 2013 sayısı nedeniyle kapatılmıştı. Patronajın kararıyla derginin yayınının sonlanması ardından derginin genel yayın yönetmeni Gürsel Göncü başta olmak üzere pek çok gazetecinin holding ile yolları ayrıldı. Yayın ekibi, hazırlanan ancak basılmayan Gezi Parkı sayısını bir süre geçtikten sonra dijital ortamda okuyucularıyla paylaştı. Aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra, aynı ekip, Doğuş Grubu'ndan bağımsız olarak #Tarih dergisini çıkardı. 1 Haziran’da çıkan #Tarih'in ilk sayısında kapağa Soma maden katliamı taşındı. Derginin ilk sayısında, ek olarak NTV Tarih'in kapatılmasına neden olan Temmuz, 2013 nüshası da veriliyor. Tarih, eski NTV Tarih Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü yönetiminde aynı ekip tarafından hazırlandı. Bu kadroya ek olarak yine Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski NTV Program Müdürü Murat Toklucu da derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi.Tarih'in yayıncısı, Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın ’ın büyük ortağı olduğu Stüdyo Yapım oldu. Aydın, Gezi Parkı eylemleri sürerken başta NTV haber kanalı olmak üzere yayın organlarında yeterince yansıtmamakla eleştirilince önce 'yaşananların izleyicilerle ilişkileri tazelemek için fırsat olduğunu' söylemiş ancak süreç istifasıyla sonuçlanmıştı. NTV Tarih'te birlikte mesai yapan ancak Gezi Parkı sürecinde yolları Doğuş Grubu ile yollarını ayıran gazetecilerin birlikte çıkardığı #Tarih dergisinin Soma faciası temalı 1. sayısının kapağı şöyle: T24
Reklam
Dünyanın Lazer Farlara Sahip İlk Seri Üretim Otomobili
Audi, dünyanın lazer farlara sahip ilk seri üretim otomobili olan Audi R8 LMX’i geliştirdi.LED farlardan iki kat daha uzağı aydınlatabilen lazer farlar, görüşü ve menzili artırırken, gelişmiş teknolojisi ile karşıdan gelen araçların aydınlatmadan rahatsız olmamasını sağlıyor.Bundan 6 yıl önce R8'de LED farları, geçen yıl da A8'de Matrix LED farları seri üretimde ilk kez kullanan otomobil markası olan Audi, aydınlatma teknolojilerinde yine bir devrime daha imza attı. Audi R8 LMX, otomotivde geleceğin teknolojisi olarak adlandırılan lazer farları kullanan ilk seri üretim otomobil oldu. LED farlara göre iki kat daha uzağı ve iki kat daha menzili aydınlatabilen lazer farlardan her biri yüksek güçlü 4 lazer diyottan oluşuyor. Far modülünde bulunan fosfor dönüştürücüler, lazer ışığını 5 bin 500 Kelvin'lik beyaz ışığa çeviriyor. Üretilen ışık, insan gözünün fark edebileceği ancak gözü yoracak derede olmadığı için, karşıdan gelen araçlar için de güvenliği artırıyor. Ayrıca farlarda bulunan kameralı sensörler de karşıdan gelen araçları fark ederek, ışığın miktarını ayarlayabiliyor. R8 LMX yüksek performansıyla da öne çıkıyor. 570 HP güç üreten 5.2 litrelik V10 motoru, 540 Nm torka sahip. Dört tekerden çekiş sistemi quattro ile R8 LMX, 0'dan saatte 100 kilometre hıza sadece 3,4 saniyede ulaşıyor. Kristal Ara Mavisi rengi, karbon fiber detayları ve arka spoyleri dinamik tasarımını pekiştirirken, özel alaşım 19 inç jantları, parlak siyah egzozu ve karbon fiber seramik diskler de R8 LMX'i öne çıkarıyor.Sabah
Hangi Ressam Senin Ruh İkizin?
etiket
Duygularını dışavurup Dali mi olacaksın, yoksa Rönesans'a gidip mükemmel uyumu mu yakalayacaksın. Hangi ressam senin ruh ikizin diyoruz yani. Testi çöz, rengin hangi üstadıyla aynı kafa yapısına sahip olduğunu öğren!
Reklam
Sosyal Medyayı Karıştıran Montaj
İspanya'daki bir yarışma programında sorulduğu iddia edilen bir soru sosyal medyada tartışma yarattı.Programdan alıntılandığı öne sürülen ekran görüntüsünün montajlanmış olduğu anlaşıldı. Söz konusu programda yarışmacıya yöneltilen sorunun 'Hangi diktatör Twitter'daki yorumlarından ötürü bir kişiyi gözaltına aldırır?' olduğu iddia ediliyordu. Şıklar ise 'Suudi Arabistan, Türkiye, İran ve İspanya' şeklindeydi. Bir İspanyol televizyon kanalında yayınlandığı öne sürülen programdan alındığı iddia edilen ekran görüntüsü, başta Twitter olmak üzere sosyal medyada birçok kullanıcı tarafından paylaşıldı. Ancak tartışma yaratan görüntünün gerçek olmadığı ve üzerinde bilgisayar ortamında oynanarak hazırlandığı ortaya çıktı.ensonhaber.com
Reklam
5 Adımda Bira Şişesinden Bardak Yapmak
Bira şişesinden bardak yapmak, hem çok keyiflidir hem de eğlenceli bir uğraştır. Bunun yanı sıra şişeden bardak yapmak için kullanılması gereken malzemeler kolayca temin edilebilir. 'Ben şişeyi bakkala verip 20 kuruş depozitosunu alırım'cıları burayı terk etmeye davet ediyorum. Malzemeler : Boş bira Şişesi Buz (ya da soğuk su) Aseton (ya da Zippo Gazı) İplik Çakmak Zımpara
Instagram Çıplaklık Yasağı Konusunda Kararlı
Popüler sosyal ağ Instagram bir süredir üstsüz kadın fotoğraflarına karşı tolerans göstermiyor ve bu tarz fotoğrafların paylaşılmasına izin vermiyor. Görünüşe göre, sosyal ağ bu kararının arkasında durmaya devam ediyor. Geçtiğimiz mayıs ayında Fransız Lui Magazine adlı dergiye verdiği çıplak fotoğrafları Instagram üzerinden yayınlayan Barbadoslu şarkıcı Rihanna, bu fotoğraflar yüzünden Instagram tarafından uyarıldı. Sebep olarak da paylaşılan içeriklerin Instagram kurallarına aykırı olduğu belirtildi. Instagram, üstsüz fotoğrafları kaldırdığı için kimileri tarafından eleştirilmişti. CEO Kevin Systrom BBC’ye yapığı açıklamasında, kuralların Instagram’ı hem yetişkinler hem de ergenlik çağındaki kullanıcılar için mümkün olan en güvenli yer haline getirmeyi amaçladığını söyledi. Öte yandan, Instagram’ın kullanım koşullarında şu şekilde bir ifade yer alıyor: “Şiddet içeren, çıplak, kısmen çıplak, pornografik ya da müstehcen fotoğraf paylaşamazsınız.” Bruce Willis ve Demi Moore’un kızı Scout Willis’in fotoğraflarından biri Instagram’dan kaldırıldı ve Wills bunu Twitter’da üstsüz fotoğraflarını paylaşarak protesto etti. Rihanna da Willis’e Instagram hesabını kapatarak destek verdi. Kuralların ünlü ya da ünsüz herkes için geçerli olduğunu belirten Kevin Systrom, “Kurallarımızın amacı Instagram’ı herkesin kullanabilmesini sağlamak.” dedi. Uzmanlar ise Instagram’ın hızlı büyümesi ve oldukça popüler olması sebebiyle platformda paylaşılan fotoğrafların artık daha göz önünde olduğunu belirtiyor.Stuff
Titanik'e Binemeyen Tek Yolcu: Besim Ömer Akalın
Efsane Titanik gemisinde 2223 yolcu vardı, ama aslında gemide 2224 yolcu olması gerekiyordu. Satılan bir biletin yolcusu Titanik’e geç kaldığından binemedi, bu bilet bir doktor tarafından Avrupa seyahati sırasında alınmıştı. Ancak doktor Fransa’dan başladığı yolculuğunu kötü hava koşulları nedeniyle Southampton limanına kadar sürdüremedi ve Titanik gemisini kaçırdı. Bileti olduğu halde 1.514 kişinin yaşamını yitirdiği gemiye binemeyen tek yolcu, Türk doktor Besim Ömer Akalın ’dı. Titanik 15 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik’in buzlu sularına gömülmüştür. Batışı 1.514 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. Besim Ömer Akalın (d. 1 Temmuz 1862, İstanbul - ö. 19 Mart 1940, Ankara), Türk bilim adamı, sivil toplum örgütçüsü ve milletvekili. Türkiye’de çağdaş doğum biliminin öncülerindendir; ülkedeki ilk doğum kliniğini açan, doğum üzerine ilk çağdaş kitabı yayımlayan kişidir. “Ebelerin ebesi” adı ile anılır; ebelik mesleğinin kurumsallaşmasına, ayrıca hemşirelik ve hastabakıcılık mesleğine büyük katkıları olmuştur. Ülkede tıbbi yayıncılığı başlatan bilimadamıdır. Titanik faciası ile sonuçlanan yolculuk için bileti olup da yolculuğa geç kaldığı için katılamayarak felaketten kurtulmuş tek kişi olması ile de tanınır.T24
Reklam