Türkiye'nin Politik Tarihinden Nostaljik Meclis Kavgaları
İngiliz Kralı John, karşılaştığı bir dizi isyandan bunalması ve bu işin böyle gitmesi halinde yerine geçebilecek herhangi bir varis olmasa bile bazı baronların kendisini öldürmesinden korkması gibi her mantıklı insanın pek de fena bulmayacağı sebeplerle, bir kerelik olsun bir değişiklik yaparak farzı misal sırf canı öyle istiyor diye kimseyi öldürmemeyi, vergi konusunda da tebaasına danışmayı kabul etti. Bugün Magna Carta Libertatum adıyla bilinen bu büyük sözleşme gerçi John'un hayatını kurtarmasına yardımcı olmadı ama, 'Parliamentum' adıyla bir kurul kurulmasına ve dünyada modern meclis geleneğinin başlamasına neden oldu. 1215 yılında Thames Nehri'nin kenarında bu gelişmeler yaşanırken, bizim buralarda hava birazcık daha değişikti. Daha ortalarda Osmanlı İmparatorluğu yoktu ve John adı verilen keferenin türlü çeşit garbi nedenle vazgeçtiği imtiyazlarına külli sahip olan Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus, kardeşi Alaaddin Keykubat'a karşı kazandığı zaferin ve Sinop vilayetini küffardan alışının tadını çıkartıyordu. Bu sebeple olacak bize Meclis envai çeşit ecnebi memleketten 6 yüzyıl kadar sonra geldi. Gerçi, bu 6 yüzyıl da pek fena yaşanmış değildi ama 19. asrın sonuna gelindiğinde Devlet-i Aliye artık birazcık kendisini çağın dışında kalmış, küffarla mücadelesinde de biraz geriye düşmüş buluyordu.  Bu sebeplerden, Memleketin halifesi, Memalik-i Ali Osmaniye'nin tek maliki, Rum'un sultanı, Cezayir'den Mısır'a envai çeşit memleketin yegane hakimi biricik Osmanlı İmparatoru İkinci Abdülhamid, üstünde güneş batmayan İmparatorluğun İmparatoriçesi, Hindistan'ın maliki, türlü çeşit uzak diyarda olmadık kolonileri bulunan dönemdaşı Büyük Britanya ve İrlanda Kraliçesi Victoria'nın bile parlamento adı verilen bir kuruma bir takım yetkileri bırakarak rahata erdiğini, memleketin külli ahalisini de Benjamin Disraeli adlı bir başka keferenin idaresine bırakmış olması nedeniyle habire yan gelip yattığını ve bayağı da kilo aldığını farkettiğinden olacak, en sonunda bir Anayasa yazılmasını, memleketin her neviden işiyle uğraşmaktansa bu işlerle tebaasından bir takım tabilerin uğraşmasını, bu arada da sağdaki ve soldaki insanların keyfi olarak tavuk gibi öldürülmemesini, kanun ve nizamın hakim olmasını, herkesin belli haklara sahip olup bu hakların da gene tebaaya mensup şahısların görev aldığı mahkemeler eliyle korunmasını kabul etti. Biz de böylelikle 1876 yılında bir Anayasa'ya kavuştuk. En sonunda şükürler olsun, Meclis-i Umumi adıyla parlamentomuz kapılarını Padişah efendimiz tarafından seçilmiş bulunan Heyet-i Ayan ve bu gariban halkın -artık hangi akıllarla Allah bilir- seçtiği bir takım vekillerden oluşan 'Heyet-i Umumi'ye açtı. Biz de tarihimizde ilk kez olsun Mebus denilen insanlarla tanışmış olduk.  Gerçi o zamanın Mebusları da güçlü kuvvetli kimselerdi ama, birbirleriyle şöyle adam akıllı bir kavga etme fırsatı bulamadan Rus Harbi sebebiyle Meclis kapanıverdi. Daha sonraları bazı tarihçiler bunu bazı mebusların Rus Harbi sırasında Padişah Efendimizin asabiyesini bozacak nazarda yaptıkları tenkitlere bağlarlar ama, Padişah hazretlerinin de bu parlamento denilen işe pek akıl sır erdiremediği, canı nasıl çekerse öyle hükmetme hakkı varken hangi sebeple habire durdurulmaya çalışıldığını pek anlamadığı da vakiadır. Sene 1908'e gelindiği zaman memleket ahalisinde bir takım huzursuzluk baş göstermeye başladı. Özellikle baş vergisi denilen bir vergi türü Erzurum'dan İzmir'e ahalinin canını sıkıyor, olmadık yerlerde olmadık isyanlar baş gösteriyor, Padişah efendimizin yolladığı tabur tabur erat bile isyankarlara katılarak 'hak isteriz' de 'hak isteriz' diye tutturuyor, Avrupa'yı mesken eylemiş bir takım zevatın adalet, özgürlük ve eşitlik talepleri memleket ahvalinde de zemin buluyor, millet Anayasa da Anayasa diye birbirini boğazlayacak hale geliyordu. En sonunda Resneli Niyazi Bey namlı bir zat Manastır'da hürriyeti ilan ediverince iş yayından çıktı ve Padişah Efendimiz, Thames nehrinin kenarında duran John gibi düşünerek, Anayasayı bir kez daha kabul etmenin pek fena bir fikir olmadığı noktasına geldi.  Artık bir Padişah tahta çıktığı zaman, Meclis-i Umumi önünde Anayasa hükümlerine uymaya ve millete sadakat yemini ediyor, en üstün iradenin milli iradenin tecellisi olan Anayasa ve hükümleri olduğunu kabul ediyordu. Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra Mondros Mütarekesi ilan edilince, memlekette bir kere daha Meclis kapatıldı.  Gazi Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde Kuva-i Milliye hareketi de İstanbul'da açılan Meclis'in pek bir işe yaramadığını, habire kapatılıp açıldığını, böyle açıp kapatma usulüyle de memleketin idaresinin biraz savsakladığını büyük bir isabetle fark ederek, bu Meclis işini Padişah'tan biraz uzakta Ankara civarında hayata geçirmenin çok daha sağlıklı olacağını, hem bu suretle İşgal Kuvvetleri ile de pek muhatap olunmadığını öngörerek, Ankara'da Büyük Millet Meclisini açtılar.  O tarihten itibaren de yüce Meclisimizin çatısı altında vatan görevini ifa etmekte olan vekillerimiz arasında nümayiş hiç eksik olmadı. Vekiller kah alengirli sözcükler ve ithamlarla birbirlerine vatan aşklarını gösteriyor, kah sövgülerle millete hizmet sevdalarını dermeyan ediyor, bazı hallerde fiziken birbirlerine müdahalede bulunmak suretiyle milli çıkarları koruma noktasındaki kararlılıklarını birinci elden gösteriyordu.  Her ne kadar bazı başka parlamentolarda vekiller Judo, Aikido, Karate hatta Kick Boks gibi sporlarla gençlerini teşvik etme yolunda büyük merhaleler kat etmiş olsa da, bizim parlamentomuz böyle bir boyut asla kazanmadı. Konunun özünden sapmadan ve yan yollara dalaşmadan birbirinin üstüne çullanan, yürüyen, tokat, tekme, kafa atma gibi geleneksel ikna yöntemleriyle işini görmeye keskin kararlı vekillerimiz sayesinde memleketin her tarafında tartışma adap ve usulü gittikçe gelişti. Yasama görevini sadece bir gönül ve fikir işi olmaktan çıkartıp fiziki bir kondisyon meselesi haline de getiren bu yöntem uzun yıllar parlamentomuza damgasını vurduğundan olacak, kanun yapma işi de bayağı önemli bir anlam kazandı. Artık kanunlarımız sadece manen veya zihnen yetkin vekillerimiz eliyle değil, aynı zamanda fiziken de dirayetli, memleketin hangi ucuna gitse kondisyonuyla parmak ısırtacak vekillerimiz aracılığıyla yapılıyor, bir kanun vekillerimizi listelere yazan haşmetmaaplarının hoşuna gitmeyecek olsun gerekirse boğaz boğaza ceng edilerek hali yoluna koyuluyor.
Kore Dizilerinin 5 Unutulmaz Karakteri
Kim Joo Won - Secret Garden  (Hyun Bin)Secret Garden adlı dizide canlandırdığı Kim Joo Won karakteriyle gönüllerde tam olarak taht kurmuş bir adam Hyun Bin. Dizide çok büyük bir alışveriş merkezinin başkanı olarak karşımıza çıkıyor.Aşık olduğu karakter ise aksiyon filmlerinde dublörlük yapan ve mali durumu hiç de iyi olmayan Gil Ra Im.Kim Joo Won Gil Ra Im'e ilk görüşte aşık oluyo ve bu denli fakir olmasına o kadar şaşırıyo ki Gil Ra Im için neredeyse eziyet sayılabilecek şeyler yapıyor.Ama bu izlerken ona aşık olucağınız gerçeğini değiştirmiyor.Güney Korenin en çok sevilen ve izlenen dizi olduğunu hatırlatmakta d fayda var tabi.
Apple ve Samsung'dan Tarihi Barış Anlaşması
Halihazırda dünyanın en büyük iki akıllı telefon üreticisi olan Apple ve Samsung savaşı yıllardır sürüyor. Bununla birlikte bu iki firma arasındaki birçok ülkede halen devam eden patent davaları da herkesin malumu. Yıllardır süren bu savaşın bir kazananı ise yok. Görünüşe göre hiç de olmayacak. Ancak bu iki dev şirket bugün yıllardır beklenen barış için çok önemli bir adım attı. Yapılan açıklamaya göre Apple ve Samsung , ABD sınırları dışındaki bütün davalarından vazgeçme kararı aldı. Diğer taraftan yapılan anlaşma herhangi bir lisan anlaşmasını içermiyor. Ayrıca ABD mahkemelerinde 3 yıldan beri sürmekte olan yüksek maliyetli davalar ise devam edecek. Öte yandan bu iki şirket birbirlerine karşı Samsung'un evi Güney Kore başta olmak üzere Almanya , Avustralya, Fransa, İtalya, Hollanda, Japonya ve İngiltere'de de patent davaları açmıştı. Yani yapılan anlaşma bu saydığımız ülkelerdeki patent davalarından vazgeçildiği anlamına geliyor.teknokulis
Big Bang Theory'nin Yıldızları Bölüm Başı 1 Milyon Dolar Alacak!
Dünyaca ünlü Amerikan dizisi 'Big Bang Theory'nin üç yıldızı, yeni bölümler için yapımcı şirketle anlaştı. Sheldon karakterini canlandıran Jim Parsons, Johnny Galecki (Leonard) ve Kaley Cuoco (Penny) Warner Bros yapım şirketi ile üç yıllık sözleşme imzaladı. Simon Helberg ve Kunal Nayyar'ın da yapımcılarla görüşmeleri sürdürdükleri ve yakın zamanda anlaşma sağlanmasının beklendiği belirtiliyor. Oyuncuların bölüm başına birer milyon dolar alacakları öne sürülüyor. Böyle bir anlaşma Big Bang Theory'nin yıldızlarını Amerikan televizyonlarında en fazla ücret alan oyuncular yapacak. Diziyi yayımlayan CBS Televizyonu anlaşmayla iligli olarak henüz açıklama yapmadı. Bir grup üstün zekalı, antisosyal gencin yaşamlarına odaklanan Big Bang Theory 2013-14'te 23,1 milyon izleyiciyle Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok izlenen dizi oldu.BBC Türkçe
Tabletinizi Güvende Tutmak İçin Yapmanız Gerekenler
Alacağınız çok basit tedbirler sayesinde tabletini her daim güvenle tutabilirsin. Tablet üreticisi Ezcool, tabletini güvende tutmak isteyenlerin bunları yapmasını öneriyor: Üçüncü parti uygulamalardan sakın. Tabletini kötü amaçlı yazılımlardan koruyabilmek için öncelikle bu yazılımlardan mümkün olduğu kadar uzak durmak gerekiyor. App Store ve Google Play gibi resmi uygulama mağazaları dışından indireceğin uygulamaların onaylı olmadığını ve her zaman için tabletinize zarar verme ihtimali olduğunu unutma. Tabletinin güvenliği için kaynağı belli olmayan yerlerden uygulama indirme. Mobil güvnelik yazılımı kullan. Henüz PC’lerde olduğu kadar yaygınlaşmamış olsa da mobil platformdaki tehlikeli virüs sayısı her geçen gün artış gösteriyor. Neyse ki bilgisayarlarda olduğu gibi mobil platformlar için de virüslere karşı çözüm sunan anti virüs uygulamaları var. Bugün kullanıcıların resmi uygulama mağazalarından indirebileceği onlarca anti virüs uygulaması yer alıyor. Bu uygulamalardan birini seçerek, hem tabletindeki kötü içerikli yazılımları temizleyebilir hem de olası tehditlerine karşı sürekli koruma sağlayabilirsin. Ebeveyn kontrolünü sağla. Tabletini yalnızca sen değil çocukların da kullanıyor olabilir. Onların güvenliği için onayın dışında tablete erişim sağlayamamalarını ya da tableti kullandıkları zaman tehlikeli içeriklerden korunmalarını sağlayabilirsin. Resmi uygulama mağazalarından indireceğin ebeveyn kontrolü sağlayan uygulamalar ile çocuklarını zararlı olabilecek içeriklerden koruyabilirsin. Kilit ekranını şifrele. Tabletin yalnızca kısa bir süreliğine tanımadığın birinin eline geçse bile farkında olmadan verilerini çaldırabilirsin. Kişisel bilgilerin çalınmasından banka hesap bilgilerinin erişimine kadar gidebilecek veri hırsızlığı, ciddi anlamda başını ağrıtacak bir soruna dönüşebilir. Tabletinin güvenliğini her daim sağlamak ve kişisel bilgilerinin istemediğin kişilerin eline geçmesini engellemek için ayarlar menüsünden basitçe kilit ekranına şifre koyabilirsin. Felaketlere hazır ol. Kimse tabletinin çalınmasını istemez elbet. Ancak olası çalınma ihtimaline karşı önlem alarak hazırlıklı olabilirsin. Tabletine yükleyeceğin çeşitli güvenlik uygulamaları ile çalınma durumunda başka bir mobil cihaz aracılığıyla tabletini kilitleyebilir ve erişimini tamamen kapatabilirsin. Böylece tabletin çalınsa bile istemediğin kişilerin erişimini engellemiş ve kişisel bilgilerini korumuş olursun.stuff
Son 10 Yıldır Türkiye Politikasında Yer Eden 25 Argüman
Türk politikası gittikçe garip bir hal alıyor. Konuşulması gereken konular bırakıldı rakiplerin dil sürçmeleri, nitelikleri, niteliksizlikleri, basit hataları üzerinden bir politika yürüyor. Asgari ücretle geçinen insanlar, içinde bulundukları açlık sınırını unuttu parti başkanlarının yürüyen merdivene nasıl ters bindiğini konuşur oldu. İşte size gereksiz yere ülke gündemini yıllardır meşgul eden, Türkiye politikasına sızmış 25 argüman.
Reklam
Apple, iPhone 5S'lerin Kırık Ekranlarını Mağazada Değiştirmeye Başladı
Akıllı telefonların birçoğunda ekran problemi yaşanıyor. Tabii ki bu durum ekranların artık eskiye oranla daha büyük olmasından kaynaklanıyor. Bu anlamda Apple , geçen sene başlattığı değişim programıyla iPhone 5'lerin kırılan ekranlarını mağazalarından değiştirmeye başlamıştı . Sonrasında ise geçtiğimiz aylarda iPhone 5c'nin ekranlarını aynı şekilde değiştiren Apple, şimdi ise iPhone 5s' lerin kırılan ekranlarını Apple Store'larda değiştirmeye başladı. Apple'ın iPhone 5s için yaptığı bu değişim programı ise bu hafta başı itibarıyla başladı. İlk etapta ABD ve Kanada'da başlayan bu hizmetin ilerleyen zamanlarda diğer bölgelerde de başlayacağı söyleniyor. Öte yandan bu hizmetin diğer yollara oranla daha ucuz ve hızlı olduğu biliniyor. Kırık iPhone 5s'lerin kırılan ekranları Apple mağazalarından 149 dolar gibi bir paraya yaklaşık yarım saat içerisinde değiştirileceği söyleniyor.teknokulis
Keban Barajı'nda Son 40 Yılın En Büyük Kuraklığı
Elazığ’ın Keban İlçesi'ndeki Keban Barajı'nda, son 40 yılın en büyük kuraklığının yaşandığını belirten, Türkiye Elektrik Üretim Anonim Şirketi (TEÜ A.Ş) Teknik Müdür Yardımcısı Yusuf Doğan, önceki yıllara oranla elektrik üretiminin yüzde 50 oranında düştüğünü söyledi.2012 yılı Ağustos ayında 842 olan su kodu, bu yıl 837'nin altına düştü.Kış ve bahar mevsiminde beklenen yağışların gelmemesi üzerine yaşanan kuraklık, bölgede elektrik üreten barajları olumsuz etkiledi. Fırat Nehri üzerinde kurulan ve Türkiye'nin ilk dev yatırımı olan Keban Barajı'nda yaşanan kuraklık nedeniyle, elektrik üretimi yüzde 50 oranında düştü. Türkiye Elektrik Üretim Anonim Şirketi (TEÜ A.Ş) Teknik Müdür Yardımcısı Yusuf Doğan, baraj gölündeki mevcut suyu yıl sonuna kadar idareli kullanacaklarını belirterek, 'Kuraklığın Keban Barajı üzerindeki etkileri, üretimimizi planlama yaparak bu yıl mevcut olan suyumuzu yıl sonuna kadar idareli kullanmak zorunda kalacağız. Şu an itibariyle Keban Barajı’na gelen su miktarı 5.5 milyar metreküp su. Ancak genel anlamda ortalama olarak Keban Barajı’na gelen su miktarı ise 17 milyar metreküp su. Yani yılların ortalamasını aldığınızda bu değerin çok altında bir değer olduğunu şu anda görmekteyiz' dedi. 2013 yılı ile kıyaslandığında elektrik üretiminde yüzde 50 oranında bir düşüş yaşandığını ifade eden Doğan, 'Şu anda bulunduğumuz göl kodu itibariyle 830.77 seviyesindeyiz. Şu anda mevcut suyumuzla yani hiç su gelmese dahi mevcut suyumuzla 1 milyar 770 milyon kilowatt saat elektrik üretebiliriz. Şu an itibariyle zaten ürettiğimiz elektrik 1 milyar 995 milyon kilowatt saat. Dolayısıyla üretebileceğimiz enerjiyi daha planlı üreterek yıl sonuna kadar bunu idareli olarak kullanmak zorundayız. Geçen yıl bu tarih itibariyle ürettiğimiz enerji 2 milyar 882 milyon kilowatt saat. Şu an itibariyle yani 2014 yılında ürettiğimiz enerji 1 milyar 995 milyon kilowatt saat. Dolayısıyla yüzde 50 civarında bir düşüş söz konusu' diye konuştu. SON 40 YILIN EN DÜŞÜK SU SEVİYESİ TEÜ A.Ş Teknik Müdür Yardımcısı Yusuf Doğan, baraj gölündeki su seviyesinin, son 40 yılın en düşük seviyeye geldiğini belirterek, 'Mevcut gelen su itibariyle kıyaslama yaptığımızda, Mayıs ayı sonu itibariyle Keban Baraj Gölü’ne gelen su, 4,5 milyar metreküptür. Geçen yıl Mayıs ayı sonu itibariyle Keban Barajı’na gelen suyun miktarı 12 milyar 200 milyon metreküptü. Dolayısıyla suyun gelişine bakıldığında, yani su gelirlerine baktığımızda; üçte bir oranında bir düşüş söz konusu. Bunu da yıl sonu itibariyle bir tahminde bulunursak son 40 yılın belki en düşük seviyesinde bir su gelirine sahip olacağız. Şu anki Keban’ın mevcut suyuyla hiç su gelmese dahi ki şu anda 150 ile 200 metreküp saniyede su gelmekte; bu su ile 1 milyar 700 milyon kilowat saat civarında bir enerji üretebiliriz. Bunu gelen suyla birlikte de kıyasladığımızda, aslında bu yılı atlatabileceğimiz bir enerji üretebileceğiz' dedi.DHA
Reklam
iPhone 6'nın Çıkış Tarihi Belli Oldu
Apple’ın yeni akıllı telefonu iPhone 6′nın çıkış tarihi belli oldu. Re/code isimli site, telefonun 9 Eylül’de tanıtılacağını açıkladıktan kısa bir süre sonra, The Wall Street Journal ve Bloomberg, isimsiz kaynaklarından aldıkları bilgilerle bu tarihi onaylayan haberler yaptılar. The Wall Street Journal’ın konuyla ilgili isimsiz kaynağına göre, Apple 9 Eylül’de bir basın toplantısı düzenleyecek ve yeni iPhone’ları tanıtacak. Bloomberg’in kaynağı ise 9 Eylül’de tanıtılacak iPhone’ların 4,7 inç ve 5,5 inç boyutlarında olacağını belirtiyor. Bu haberler, daha önce bilmediğimiz şeyler söylemeseler de, 9 Eylül tarihini doğruluyorlar. Bunlardan yola çıkarak, tam beş hafta sonra yeni iPhone’ları göreceğimizi söyleyebiliriz. iPhone 6, Apple’ın tanıtmasını beklediğimiz tek heyecan verici cihaz değil. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, Apple’ın bu yıl da ekim ayında yeni iPad’leri tanıtmasını; buna ek olarak giyilebilir teknolojiye ilk adımını atmasını bekliyoruz. Ekim ayında Apple’ın akıllı saati ile tanışacak olmamız da kuvvetle muhtemel. stuff
Dolar 2,16'yı Aştı
Dolar, Türk Lirası karşısında gelişen ülkelerdeki bozulma ve Moody's endişeleriyle 2,16'yı geçerek son dört ayın en yüksek seviyesini gördü.
Reklam
Reklam
True Detective'in 2. Sezon Konusu ve Karakterleri Belirlendi
Son günlerde “True Detective” hakkındaki haberler ardı arkasını kesmiyor. HBO’nun favori dizileri arasına girmeyi başaran True Detective için şimdiye dek o kadar şey söylendi ki, yapımcılardan da herhangi bir açıklama gelmeyince, hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu kimse bilmiyor. Dizinin yaratıcısı Nic Pizzolatto‘dan da ses seda çıkmayınca, söylentiler aldı başını gitti. İlk iddialar Brad Pitt’ın yeni sezonun başrolünü üstleneceği yönündeydi. Bir aralar Ryan Gosling’in bile dizide yer alacağı ile ilgili haberler yapılsa da, hiçbir oyuncudan cevap gelmedi. Pizzolatto verdiği röportajlarda sadece yeni sezonun Kaliforniya’da geçeceği ve başrolde kadın dedektiflerin olacağını duyurmuştu. Her zaman yaptığı gibi Pizzolatto dizi için kimlerin seçildiğini söylememişti.Ocak ayından beri devam eden spekülasyonların sonunda elimizde sadece üç isim var, belki de dört-beş-altı… Haber sitelerine bakacak olursanız sanırsınız ki ikinci sezonda bütün herkes başrolde oynayacak.. Hangisi doğru bilinmiyor fakat bu kafa karıştırıcı söylentilere dün bir yenisi daha eklendi. Başta “şaka mı yapılıyor?” diye düşünmeden edemediğimiz bu haber karşısında insanın sadece ağzı açık kalıyor denebilir zira kırk yıl fikir yürütseniz aklınıza gelmeyecek olan bir oyuncunun True Detective’in ikinci sezonunda başrolü oynayacağı açıklandı.. Colin Farrell, Jessica Chastain ve Taylor Kitsch‘in dizide oynamasına kesin gözüyle bakılıyorken, kimsenin ihtimal bile vermediği Vince Vaughn‘un HBO ile görüşmelere başlandığı söylendi.Bugünkü haberlere bakacak olursak, dünkü iddialardan ziyade daha iyimser olunabilecek gelişmeler yaşandı. Tabii eğer “Mad Men” hayranıysanız dünyalar sizin zira söylenenlere göre Elizabeth Moss dizinin kadın başrollerinden biri seçildi. Beş kez Emmy’e aday gösterilen nadir kaliteli dizi oyuncularından biri olan Moss’un dedektif işlerine yabancı olmadığını biliyoruz. “Top of the Lake” ile Yeni Zelenda kasabasında kaybolan bir genç kızı araştıran Robin Griffin’i canlandırmıştı. True Detective’de de Moss’tan aynı performansı görürsek dizinin favori oyuncusu olabilir.Bir yerde True Detective’in kadrosunun nasıl olacağı ikinci sezonun konusundan önemli bir hale geldi. Çoğu sitede yeni sezonun konusundan ziyade kimlerin oyuncu kadrosunda yer alacağı haberleri daha ön plana çıktı. Her ne kadar herkes de “oyuncuların iyi olması yeter” mantığı olsa da, dizinin konusu dandik olursa kim oynarsa oynasın o diziden hayır gelmez. Ancak HBO’nun dizisinden bahsediyorsak, beklenmedik oyuncu seçimleri yapılsa da, kalitesini her zaman koruyor zira The Wrap’in sızdırdığı True Detective’in yeni sezon bilgilerine göre, heyecan tam gaz devam ediyor;“True Detective’in ikinci sezonu Ben Caspar’ın ölümünü ele alacak. Kurgusal Kaliforniya kentinin yozlaşmış yöneticisi olan Caspar, devlet otoyol çıkmazını sonsuza dek değiştirebilecek, çığır açan bir ulaşım anlaşmasının ortasında vahşice öldürülür. Farklı şehirlerden ve farklı hükümet şubelerinden üç memur katili bulmak için görevlendirilir. Memurlar bir süre sonra soruşturmalarının sandıklarından daha derin ve karanlık olduğunu keşfederler.Caspar’ın cesedi Big Sur yakınlarındaki Pasifik Sahili Otobanı’nda bulunur. Cesedin göğsüne kazınmış satanist sembolleri vardır. Casper’ın kaba sekse bağımlı olduğu ve mistik bir olaya karıştığı ortaya çıkar.”Şimdilik söylenenlere göre Vaughn, Frank Seymon adındaki bir karakteri canlandıracak. Seymon, önceden haydut iken daha sonradan bir işadamına dönüşen, belediye başkanıyla çalışan, hızlı tren sisteminin yapımına öncülük eden bir karakter olarak dizide yer alacak.Moss’un canlandıracağı Ani Bezzerides ise çetin ceviz ama aynı zamanda mantıklı kararlar vermeyen, ailevi sorunları nedeniyle kumar ve alkol bağımlısı olan Monterey Şerifi.Colin Farrell ise Ray Velcoro karakteriyle True Detective’de görünebilir. Velcoro yıllardır kişisel ve profesyonel yaşamında sıkıntı çeken bir karakter.Kitsch’in canlandırması beklenen Paul Woodrugh, savaşlardaki vahşeti yaşamış olan 28 yaşındaki asker gazisi.Nic Pizzolatto’nun henüz hiçbir şeyi onaylamadığını belirtelim fakat birçok haber kaynağına göre ikinci sezonunda göreceğimiz oyuncular bunlar olacak.Süper Karga
Apple iPhone 6′yı 9 Eylül'de Duyuruyor
Hepimizin merakla beklediği Apple’ın yeni akıllı telefonu iPhone 6′nın, 9 Eylül tarihinde duyurulacağı bilgisi Re/Code sitesinde yer aldı. Re/Code’dan John Paczkowski’nin haberine göre Apple, iPhone 6′yı tanıtacağı etkinliği 9 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirecek. Piyasada pek çok rakip akıllı telefonun daha büyük ekrana sahip olması Apple’ı da harekete geçirmişti ve artık iPhone 6′nın daha büyük bir ekrana sahip olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Daha önce ortaya çıkan söylentiler de daha büyük ekranlı bir iPhone 6 ile karşılaşacağımızı kanıtlıyor. Bir diğer söylentiye göre ise 9 Eylül’de biri 4.7 inç diğer ise 5 inçten büyük olmak üzere iki farklı iPhone 6 modeliyle karşılaşacak olmamız yönünde.
Reklam
Tecrübeli Japon Kök Hücre Araştırmacısı İntihar Etti
Japon kök hücre araştırmacısı Yoshiki Sasai intihar etti. Sasai'nin son yayınları araştırma dünyasında çalkantılara yol açmıştı. Bu yıl başında Nature dergisinde yayınlanan iki makalesiyle kök hücre araştırması alanında büyük tartışma yaratan araştırmacı Yoshiki Sasai bugün çalıştığı RIKEN Enstitüsü’nde ölü bulundu. Sasai kolay bir başkalaşım yöntemiyle farklı türdeki hücrelerden kök hücre üretilebileceğine dair ipucu elde etmişti. Japon haber kaynaklarından alınan bilgilere göre Sasai, yüksek prestijli bir enstitü olan Kobe’deki RIKEN Enstitüsü’nün güvenlik görevlileri tarafından kendini asmış olarak bulundu. Yapılan basın açıklamasında 52 yaşındaki Sasai’nin Nature makalelerini birlikte yayına hazırladığı çalışma arkadaşlarına veda mektubu bıraktığı belirtildi ancak mektubun içeriği kamuoyuyla paylaşılmadı. Nature dergisinde yayınlanan makalelerin ardından kök hücre araştırmacıları arasında ciddi tartışmalar yaşanmış ve bu makalelerde elde edilen sonuçlar dünyadaki pek çok laboratuvar tarafından tekrar edilememişti. Süregiden tartışmalar ve yapılan incelemeler sonrasında makalelerin yazarları her iki makaleyi de yayından çekmek zorunda kalmıştı. Bu makalelerde kimi deneylerin yanlış yapıldığı, bazı kısımlarda ise sonuçların çarpıtıldığı ve intihal yapıldığı belirlenmişti. Kök hücre alanında önemli çalışmalara imza atan Sasai’nin son olaylardan olumsuz olarak etkilendiği biliniyordu. Sasai son yıllarda kök hücrelerden laboratuvarda ufak organcıklar geliştirilmesi konusunda ciddi başarılara imza atmıştı. Bugün alınan ölüm haberi başta Japonya ve tüm dünyadaki araştırmacıları yasa boğdu.Sol Portal
Atari’den LGBT Temalı Oyun Geliyor
Video oyunlarının efsanevi yaratıcılarından Atari, her yıl düzenlenen onur yürüyüşlerini (PrideFest) temel alan yeni bir oyun sunuyor. Bu yeni oyunda oyuncular seçtikleri şehirde kendi onur yürüyüşlerini oluşturabiliyor. Akıllı telefon ve tabletler için de geliştirilme aşamasında olan oyun, şehrin mutluluğunu yükseltmek için yürüyüş filolarını “göz alıcı eylemler ve eğlenceler” ile tasarlamayı da içeriyor. Oyuncuların yeni dekorasyonlara ve başka festival malzemelerine erişim sağlamak için zorlukları aşması ve bulmacaları çözmesi gerekiyor. Atari, 70’li yıllarda Nolan Bushnell ve Ted Dabney’nin firmanın klasikleri arasında olan Pong, Breakout ve Centipede’i geliştirdiği en parlak dönemlerinden beri Hasbro ve Fransız video oyunları firması Infogrames de dahil çeşitli firmalar tarafından alındı.  2013 yılında iflas koruması için yaptığı başvurunun ardından sosyal kumarhane oyunları ve sıradan akıllı telefon uygulamalarında uzmanlaşan yeni bir şirket oluştu.  Atari COO’dan Todd Shallbetter: “Atari’nin oyuncularına eğlenceli bir oyun için gereken tüm arka planları ve tutkulu bir neden sunan benzersiz ilk LGBT temalı oyununu geliştirmekten dolayı heyecanlıyız. Tüm Atari fanlarına hitap eden çeşitli oyunlar sunmaya devam edeceğiz ve Pridefest Oyunu bunu nasıl yaptığımızın başka bir örneği ” diyor. Atari kısa bir süre önce San Francisco’da düzenlenen GaymerX oyun festivaline de sponsorluk yapmıştı.  LGBT temsiliyeti oyun endüstrisinde ciddi bir şekilde artmaya başladı. Mass Effect ve The Last of Us oyunlarındaki gay ve biseksüel karakterlerden oyunlarda cinsiyet ve eğilimi belirleyen bağımsız konulara kadar kapsayıcılığın giderek büyüdüğü görülüyor.  Önde gelen oyun yaratıcılarından Electronic Arts, Seattle ve San Francisco’daki onur yürüyüşlerine katılarak çeşitlilik ve eşitliği desteklediğini gösterirken Mass Effect ve Star Wars: the Old Republic’te aynı cinsiyette ilişkilere yer verdiği için anti-gay boykotlarla karşılaşıyor.   Bununla birlikte Nintendo ise Tomodachi Life oyununda gay ilişkilere izin vermemesi nedeniyle kısa bir süre önce özür dilemişti.  Bilgi Çağı
Vay Be Dedirtecek Altıncı His Teknolojisi
Altıncı His Teknolojisi , dijital bilgiyi kullanarak fiziksel dünyamızı daha zenginleştirmeye yarayan giyilebilir bir teknoloji. Bu teknolojiyi bulan Pranav Mistry, MIT Media Lab ‘da çalışan bir Hintli. Google Glass ile hayatımıza girmeye çalışan giyilebilir teknoloji kavramı, aslında tahminlerimizden öte yeniliklere açık. Google Glass, bize sadece bir gözlük yardımıyla hayatımızı kolaylaştırabilecek bir ürün sunuyor.Altıncı His Teknolojisi sahibi P.Mistry şu düşünceden yola çıkmış: “Yaşantımızdaki günlük objeler ve jestler hakkındaki bilgimiz ve onları kullanma biçimimiz, dijital dünyayla olan etkileşimimize nasıl uyarlanabilir?… Klavye ve fare kullanmak yerine, neden bilgisayarımı fiziksel dünyayla etkileşim kurduğum şekilde kullanamayayım?”Bilgisayarın faresi ile başlayan bu araştırma, kağıtlara aldığımız notları SMS ile göndermeye, 3 boyutlu çizim yapabilen kalemlerden uçak biletini kullanarak Google Maps’de arama yapmaya kadar birçok alana yayılmış.
Reklam