Lady Gaga 21 TIR ve 144 Kişilik Ekibiyle Geliyor
Ünlü şarkıcı Lady Gaga, Türkiye'ye 21 tır ve 144 kişilik ekibiyle geliyor.Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, 'Lady Gaga's artRAVE: the ARTPOP Ball' turnesi kapsamında 68 şehirde, 78 performans sergileyecek şarkıcı, 16 Eylül'de İTÜ Stadyumu'nda Türkiye'deki ilk konserini verecek. İstanbul konseri, turnenin Avrupa ayağının da ilk konseri olma özelliği taşıyor. Toplam 21 tır ile İstanbul'a gelecek şarkıcıya sahnede, 14 dansçı ile 5 grup üyesi eşlik edecek. Gaga'nın sahnesi için dev bir bahçe ile 15 dev ağaç, 146 metrelik bir hortumla şişirilecek.Sahnede giydiği renkli kıyafetler içinde 14 gardrop kıyafeti ile gezen Lady Gaga, konserinde yaklaşık 30 saniyede kıyafetlerini değiştiriyor. Lady Gaga, İstanbul konserinde Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünde bulunan G.U.Y gibi ünlü şarkılarını yorumlayacak.CNN Türk
Dikkat! Cips Poşeti Bizi Dinliyor...
MIT araştırmacıları cipsinizin ambalajını izleyerek konuşmalarınızı tekrar oluşturan bir algoritma geliştirdi. Siz odanızda arkadaşınızla aranızda sohbet ediyorsunuz, karşı odadan birileri sizin paylaştığınız patates cipsinin ambalajını ya da saksıdaki çiçeğinizi izleyerek konuşmanızı çözümlüyor. Kulağa ne kadar absürd gelse de böyle bir vaka artık mümkün. MIT, Microsoft ve Adobe’dan bir grup araştırmacı, sesi hatta konuşmaları, etraftaki nesnelerin görüntülerinden restore eden bir algoritma geliştirdiler. The Visual Microphone: Passive Recovery of Sound from Video başlığıyla yayınlanan araştırmada etrafınızdaki cisimlerin görsel bir mikrofona dönebileceğini gösteriyor. Algoritmanın temelinde hepimizin bildiği bir fizik kuralı var: Ses dalgaları bir cisme çarptığında, cismin yüzeyinde titreşimlere neden olurlar. Buradan yola çıkan araştırmacılar, bu titreşimlerin her anını kaydedebilecek yüksek hızlı bir kamerayla cismi izlediklerinde, titreşimleri yaratan sesi yeniden kurgulayabildiklerini gördüler. Restore edilen sesler arasında konuşmalar da var, müzik de. Algoritmanın geliştirildiği durumların bir çoğu için yüksek hızlı bir kamerayla işe başlayan araştırmacılar saniyede 2 bin ve 6 bin kare çekebilen kameralarla çalışmaya başlamışlar. Pazardaki en iyi kameranın saniyede 100 bin kare olduğunu düşünürseniz bu oldukça düşük bir sayı. Buna karşın araştırmacılar, yönlendirilebilir filtreler ve fotoğraf makinelerinde hareketli görüntü çekmeyi sağlayan jöle efektinden de faydalanarak, sıradan kameralarla kaydedilmiş videolardan da sesleri restore etmeyi başarmışlar. Sözü daha fazla uzatmadan Visual Microsophone’un araştırmayı oldukça yalın bir dille anlatan videosunu izlemenizi tavsiye ederiz. Görünen o ki dinleme skandalları için artık telefonlara ihtiyaç olmayacak. Araştırmayla ilgili daha fazla teknik detaysa, ilgili makalesinde. Araştırmanın web sayfası ise burada. Webrazzi
Aylık 20 Liraya 600 Bin e-Kitap
Dünyanın online kitap devi Amazon yeni bir uygulama başlatarak, aylık 9,99 dolara 600 bin e-kitaba erişimi sağlayan projesini (Kindle Unlimited) hayata geçirdi. Okuma eylemimiz teknolojinin gelişmesiyle farklı şekillere girdi. Dünyanın online kitap devi Amazon yeni bir uygulama başlatarak, aylık 9,99 dolara 600 bin e-kitaba erişimi sağlayan projesini (Kindle Unlimited) hayata geçirdi. Uygulama sayesinde okurlar, aylık ücretini ödediği sürece 'ödünç' aldığı binlerce kitabı okuma imkânı buluyor. Dünyanın online kitap devi Amazon okuma eylemimizi gittikçe farklı hallere büründürmeye devam ediyor. Amazon, geçtiğimiz hafta yeni bir uygulama başlatarak, aylık 9,99 dolara 600 bin e-kitaba sınırsız erişim sağlayan projesini (Kindle Unlimited) hayata geçirdi. Uygulama sayesinde okurlar, aylık ücretini ödediği sürece 'ödünç' aldığı binlerce kitabı okuma imkânı buluyor. E-kitabın yanı sıra Amazon'un sitesinde yer alan iki bin kadar sesli kitaba da ulaşmayı kolaylaştıran uygulama yayıncılık endüstrisinde büyük bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hem e-kitaba hem de sesli kitaba ulaşmayı birlikte sağlayan uygulama yazarlardan, yayıncılardan ve okurlardan farklı tepkiler alırken yayıncılık dünyası, bu uygulamanın kitap endüstrine neler getireceğini konuşuyor. Zaman gazetesinden Musa İğrek'in haberine göre E-kitap pazarının yüzde 60'ını elinde bulunduran Amazon'un 'sınırsız okuma' ve 'keşfetme özgürlüğü' olarak adlandırdığı bu yeni uygulamasına, yüksek e-kitap fiyatlarına yumuşatıcı bir etki gibi olarak görülüyor. Uygulamanın okura sunduğu bu olanağın yanı sıra yazarların bu uygulamayla daha fazla okura ulaşacağı düşünülüyor. Amazon'un bu yeni programından faydalanmak için e-kitap okuma cihazına sahip olmak gerekmiyor çünkü akıllı telefon ve tablet uygulamalarından da programa erişim sağlanabiliyor. Şirket şimdilik sadece Amerika'da başlattığı bu projeyi, yakın zamanda dünyanın dört tarafında yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Uygulama, bu alanda hizmet veren diğer şirketler ve Amazon arasında da yeni bir yarışın habercisi. Amazon'un rakip olarak gördüğü Oyster ayda 9,95 dolara 500 bin, Scribd ise ayda 8,95 dolara 400 bin e-kitaba erişim imkânı tanıyor. Sürekli eleştiri konusu olan yüksek e-kitap fiyatlarına karşın bu uygulamaların en mutlu tarafı yüz binlerce kitaba ulaşan okurlar kuşkusuz, fakat yayıncılar ve yazarlar cephesinde çeşitli ihtilaflar var. Ödünç e-kitap pazarı kızışıyor Kindle Unlimited, film (Netflix gibi) ve müzik endüstrisinde (Spotify gibi) yaygın olan ödünç alma yönteminin kitaba uygulanmış hali olarak yorumlanıyor. Yayıncılık dünyasında 'altı büyükler' diye anılan (Penguin ve Random'un birleşmesinden önce), Hachette Book Group, HarperCollins, Macmillan, Simon and Schuster ve Penguin Random House ise bu anlaşmanın dışında kalmayı tercih ederken, ödünç e-kitap pazarı da daha da kızışacağa benziyor. Zira, yayınevlerinin bu tavrı, tüm pazara sahip olan Amazon'a karşı muhalif bir duruş olarak değerlendiriliyor. Uygulamaya yapılan eleştiriler ise her kitaba erişimin olmamasının ve telif hakkı dolmuş yazarların kitaplarının çokluğu. Amazon'un bu yeni programı, bireysel yayıncılık yapan yazarlara dikkati çekti, zira en çok satan e-kitap listelerinin başlarında bu yazarların kitapları yer alıyor. Yayıncılık dünyasında seslerini daha da gür çıkarmaya başlayan bu yazarlar, kitaplarını sadece Amazon'da yayımlamayı kabul ederse programa dahil olabiliyor. Amazon ayrıca başka e-kitap satış platformlarından yazarların kitaplarını çekmesini istiyor, ki bununla diğer e-kitap satış platformlarına (Scribd ve Oyster) bir nevi çelme takmaya çalışıyor. Kişisel yayıncılık yapan yazarlar, küçük bir azınlık gibi gözükse de bu kitlenin e-kitap pazarında önemli bir payı var ve her geçen gün kitlesini çoğaltıyor. Yayın dünyasında demokratik ve özgür bir hareket olarak görülen kişisel yayıncılık, pazarda yüzde 60'lık bir paya sahip olan bu dev karşısında zorlu bir seçim yapmak zorunda. Bu kitlenin Amazon'a biat edip e-kitaplarını tek bir elden satışını yapmaları eleştirilirken, Amazon'un bu politikasının diğer e-kitap ödünç hizmeti veren şirketlere karşı bir yıpratma stratejisi olarak görülüyor. Öyle ki, Amazon'un bu programına katılmayan yazarları kitaplarını satmayarak bir cezalandırmaya gittiğini de söyleyebiliriz.T24
Reklam
Dünyadaki en İlginç 9 ölüm vakası
Robotlar tarafından öldürülen ilk insan ise Kenji Urada adlı Japon mühendisti. Kenji, Kawasaki fabrikasında, onarmaya çalıştığı bir robotun mekanik kolu tarafından öğütme makinesine itilerek ölmüştü.
Harley Davidson'dan Yenilikçi Hamle: Project LiveWire
111 yıllık motosiklet tecrübesi, yeni nesil beklentiler ve kaygılara yanıt verecek biçimde yeniden şekillendi: Huzurlarınızda Harley Davidson Project LiveWire.En eski motosiklet üreticilerinden biri olan Harley Davidson çevre duyarlılığı konusundaki en büyük adımı Project LiveWire ile atıyor. Gürültülü ve iri cüsseli motorlarla tanıdığımız Harley’ler, bu kez çok daha yenilikçi ve farklı bir tasarımla karşımızda. Harley Davidson ’ın sert ve ağırbaşlı çizgileri, LiveWire’da çok daha atılgan ve çevik bir hal alıyor. Motosiklet efsanesinin şehirli sürücüleri ve çevreye duyarlı kullanıcıları hedeflediği LiveWire, son halini almadan önce iki yıl boyunca bir deneyim projesi altında dünyayı dolaşacak ve sürücülerin geri dönüşlerinden yola çıkarak nihai şekline gelecek. Project LiveWire Experience adı verilen turne 2014 yılı boyunca ABD’de gerçekleşecek, önümüzdeki yıl ise Kanada ve Avrupa’daki Harley satıcılarında ve motosikletleriyle bilinen yollarda devam edecek. Tek dolumda 85 kilometre Harley Davidson’ın 220 volt gerilimde 3,5 saatte dolan bataryası, tek şarj ile yaklaşık 85 kilometre menzili kat edebiliyor. Gücünü elektrikten sağlaması ise araca performansından çok fazla şey kaybettirmemiş. LiveWire’ı test edenler, gazı çevirdikleri anda motosikletin atik bir şekilde ileri atıldığını belirtiyor. Yeni projeleriyle ilgili konuşan Harley Davidson Başkanı Matt Levatich , başarılarla geçen 111 yılın ardından, önümüzdeki 111 yılda motosiklet kullanmayı keyifli hale getirecek harikulade bir dünya için çalışacaklarını belirtiyor.Yazan: Erhan Kahraman SDN - ShiftDelete.Net
Reklam
Tarihin ‘En Büyük’ Dijital Hırsızlığı
Bir grup Rus internet korsanının 500 milyondan fazla e-posta hesabına ait 1,2 milyar kullanıcı adı ve şifresini ele geçirdiği belirtiliyorNEW YORK - ABD merkezli güvenlik ihlallerini inceleyen Hold Security isimli şirket verilerin 420 bin internet sitesinden çalındığını belirterek bunun şu ana kadarki bilinen en büyük dijital hırsızlık olduğunu söyledi.Fakat şirket hangi internet sitelerinin saldırıya uğradığını açıklamadı.The New York Times gazetesinin yayınladığı şirket raporuna göre sadece büyük firmaların saldırıya uğramadığı küçük kullanıcıların da mağdur olduğu belirtildi.Gazetenin haberinde başka güvenlik uzmanlarının da şirketin bulgularını doğruladığı belirtildi.The Wall Street Gazetesi ise şirketin belli bir ücret karşılığında internet sitesi sahiplerine saldırıdan etkilenip etkilenmediklerini inceleyebileceklerini açıkladığını yazdı.Şirket internet sayfasında ayda 120 dolara düzenli güvenlik ihlali hizmeti vereceğini açıkladı. Fakat daha sonra bu duyuruyu sayfadan kaldırıldı.BBC'ye konuşan University College London Dr Steven Murdoch bu yaklaşımın pek de alışık olunmayan bir yöntem olduğunu göstererek şirketin kararına tepki gösterdi.Murdoch, 'Genellikle mağdur olanlar ücretsiz açıklanıp daha sonraki dönemde ücret talep edilir' dedi.
2014 Yılında Dünyanın En Zengin 10 Ekonomisi
Para tarih boyunca birçok formda karşımıza çıkmıştır ve her daim gücün simgesi olmuştur. Bir ülkenin zenginliği ekonomisinin ne kadar iyi ve sağlam durumda olduğunu göstermektedir. İş gücünün yüksek olması anlamına gelir ve buna bağlı olarak da yaşam kalitesi artmaktadır. Ticari işlemler eski zamanlardan bugüne kadar parasal döviz temelli olarak devam etmiştir. Eskiden imparatorluğun gücü ve sürdürülebilirliği anlamı taşıyan ekonomik güç, günümüzde de aynı anlamı taşımaktadır. Zengin ülkelere bakıldığı zaman acı bir gerçekle de karşılaşılmaktadır. Her ne kadar yaşam kalitesi yüksek olsa dahi, yoksulluk oranı yüksel olabilmektedir ve gelir eşitsizliği durumu ile karşılaşılabilmektedir. Dünya Bankası tarafından yapılan araştırmaya göre dünyanın en büyük ekonomisine sahip 12 ülkesinin ekonomisi, dünya ekonomisinin üçte ikisini oluşturmaktadır. World Factbook tarafından yapılan araştırmaya göre de kişi başı milli gelir üzerinden ve yoksulluk sınırında yaşayan kişilere göz önüne alınarak dünyanın en zengin ekonomileri sıralandırılmıştır. Bu sıralamalar yapılırken, IMF ve Dünya Ekonomik Görünümü göz önüne alınmıştır. Aşağıda bulacağınız sıralama ise World Factbook araştırmasından yola çıkılarak Amerikan doları alım gücüne dayalı olarak sıralandırılmış dünya en zengin ekonomileridir. KAYNAK: http://borsanasiloynanir.co/
Reklam
iPhone 6'yı 1 Ay Önceden Twitter'da Takipçilerine Gösterdi
Bir Twitter kullanıcısı, iPhone 6'yı bir ay önceden takipçilerine gösterdi. Apple'ın yeni amiral gemisi modeli iPhone 6'yı hemen herkes görmek istiyordur. Bu anlamda şimdiye kadar onlarca hatta yüzlerce sızıntı yapıldı. Geçtiğimiz gün ise Apple'ın iPhone 6'yı tanıtacağı tarihi ortaya çıkmıştı . Bu habere göre Apple'ın iPhone 6'yı tanıtmasına daha 1 ay gibi bir süre var. Ancak bir Twitter kullanıcısı geçtiğimiz gün hesabından yeni iPhone 6'nın fotoğraflarını paylaştı. Bir genç lise öğrencisine ait Twitter hesabından paylaşılan görüntülerde iPhone 6 çok net bir şekilde gözüküyor. Ancak genç kızın milyonlarca kişinin merakla beklediği bu cihaza nasıl eriştiği ise bir hayli merak ediliyor. Kim bilir, belki annesi ya da babası Apple'da yöneticidir . Ya da Apple'ın tedarikçileri Pegatron ya da Foxconn'da bir bağlantısı vardır. teknokulis
İlk Karavanın Hikayesi: Eccles Karavanları
Karavancılığın hikayesi aslında yüzyıllarca öncesine dayanmakta. Nitekim karavan kelimesinin kökü 'kervan' kelimesinden türemiştir ve bundan uzun yıllar önce at arabaları zamanında da atlarla çekilen karavanlar zaman zaman toprak yollarda boy göstermiştir. Eskiden beri dizayn edilen bu tekerlekli taşıtların günümüze kadar ulaşmasına katkı sağlayan bir şirket olan Eccles ise günümüzde de karavan üretmeye devam ediyor.
Oscar'da Nuri Bilge Ceylan'a Karşı Fatih Akın mı Yarışacak?
Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu'nun Türkiye'nin Oscar adayı gösterilmesinin ardından ilginç bir gelişme oldu. Fatih Akın'ın The Cut filminin de Almanya adına yarışması gündeme geldi. Bu arada 2013'ün Altın Palmiyeli filmi de bu yarışa katılabilir.Oscar yarışını bu yıl Türkiye başlattı. Oscar aday adayı olarak Ceylan’ın Altın Palmiye Ödüllü Kış Uykusu filminin seçilmesi, sinema çevrelerinden olumlu tepkiler alıyor. Her yıl 70’i aşkın ülkenin katıldığı yarışta diğer ülkeler henüz rengini belli etmedi. Peki, Ceylan’ı yarışta neler bekliyor, rakipleri kimler olabilir? Gelin, yakından bakalım... ALTIN PALMİYELER YARIŞIRSA Abdellatif Kechiche’in Altın Palmiye Ödüllü filmi La vie d’Adèle/ Mavi En Sıcak Renktir, bu yıl Nuri Bilge Ceylan’ın rakiplerinden biri olabilir. Adèle Exarchopoulos ile Léa Seydoux’nun başrolleri paylaştığı Mavi En Sıcak Renktir, geçen yıl Oscar yarışına katılamamıştı. Zira aday adayı filmlerin en geç Eylül sonuna kadar kendi ülkelerinde gösterime girmesi gerekiyor. Yapımcı firma, filmin Fransa gösterim tarihi olarak 9 Ekim’de direttiğinden, Kechiche’in fırtınalar estiren eseri Oscar yarışına katılamamıştı. Kimi eleştirmenlere göre, Fransa’nın bu yıl şansını Kechiche’le denemesi ihtimal dâhilinde görünüyor. Fransa’nın Mavi En Sıcak Renktir’i aday adayı olarak Akademi’ye sunması durumunda, Oscar için bu yıl Altın Palmiyeli iki film yarışabilir. AKIN, EKİM’E KALDI Fatih Akın da Ceylan’ın olası rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Akın’ın uzun süredir merakla beklenen filmi The Cut, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışacak. Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan ve iki kızını aramak üzere yollara düşen bir adamın öyküsünü anlatan filmin, Venedik serüveni Oscar yarışının da başlangıcı olabilir. Filmin sinema çevrelerinden olumlu eleştiriler alması durumunda, Almanya’nın The Cut’ı Oscar aday adayı olarak sunması bekleniyor. Ne ki, filmin Almanya gösterim tarihi şimdilik 16 Ekim olarak belirlendiğinden, Akın’ın yarışma koşullarını sağlayamaması sözkonusu olabilir. Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da birlikte yarıştığı pek çok isimle Oscar serüveninde de karşılaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan Xavier Dolan, son dönemde eleştirmenlerin favori yönetmenlerinden biri oldu. “Genç usta” Dolan’ın Mommy filmi, Fransızca olduğundan Kanada Oscar şansını Dolan ile deneyebilir. Keza, Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev Leviathan filmiyle Cannes’da pek çok eleştirmenin favorileri arasında gösteriliyordu. Rusya’nın Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nü alan Leviathan’ı Oscar yarışına sunması sinema çevreleri için şaşırtıcı olmayacaktır. DARDENNE FAKTÖRÜ Oscar Ödüllü Fransız aktris Marion Cotillard da bu yıl bir kez daha kırmızı halıda yürüyecek gibi görünüyor. Cotillard, Cannes’da büyük ödülü Ceylan’a kaptıran Dardenne Kardeşler imzalı Deus jours, une nuit/ İki Gün, Bir Gece adlı filmde başrolde yer alıyor. Ödül avcısı Dardenne Kardeşler, daha önce Oscar’a aday gösterilmedi. Belçika’nın İki Gün, Bir Gece’yi yarışa sunması hâlinde, Belçika da yarışın güçlü adaylarından biri olabilir. VE DİĞER ÜLKELER Oscar kazanan tek Latin Amerika ülkesi olan Arjantin’in Relatos salvajes/ Vahşi Öyküler, Bulgaristan’ın Stephan Komandarev imzalı The Judgement/ Hüküm, geçen yıl Oscar yarışına yeninden katılan Ekvator’un Feriado/ Tatil, Yunanistan’ın Little England/ Küçük İngiltere ve Hong Kong’un The Golden Era/ Altın Çağ filmlerini seçmesi hâlinde ödül şansının yüksek olduğu öngörülebilir. Taraf
Reklam
Reklam
En İyi 12 Game of Thrones Karakteri
Tyrion Lannister, Tywin ve Joanna Lannister'ın üçüncü ve en genç çocuklarıdır. Cüce olduğu için Küçük Şeytan ya da Yarım Adam olarak da çağrılır. Kitap serisinin önemli POV karakterlerinden biridir. TV dizisinde Peter Dinklage tarafından canlandırılmaktadır.
Sokak Sanatçısı INSA'dan 16 GIF-iti Örneği
Rengarenk sokak sanatı işleriyle tanıdığımız INSA, dur durak bilmeyen projelerini artık gif şeklinde yayınlamaya karar vermiş. İyi de etmiş. Capcanlı çizgileriyle gönlümüzde taht kuran sokak sanatçısı, İngiltere'de caddeleri panayıra dönüştürüyor. Desenleri birsüredir bikinileri süsleyen INSA'nın bu hayatta daha başka ne isteyeceğini bilemiyoruz.
The Cut’ın Fragmanı Yayınlandı
Fatih Akın'ın The Cut - Kesik filminin fragmanı yayınlandı.  Çekimleri Ürdün, Küba, Kanada, Malta ve Almanya’da gerçekleştirilen The Cut (Kesik), 1915′de Mardin’de yaşayan 2 çocuk babası bir Ermeni’nin ailesinden koparılmasını ve iki kızına tekrar kavuşma çabasını konu ediniyor. The Cut filminin senaryosu Fatih Akın ve Mardik Martin'e ait. Fatih Akın'ın son filmi The Cut'un başrolünde Cezayir asıllı ünlü oyuncu Tahar Rahim yer alıyor. Rahim'e The Cut filminde Simon Abkarian, Arsinee Khanjian ve George Georgiou'nun yanı sıra Türk oyuncular Akın Gazi, Numan Acar, Korkmaz Arslan gibi isimler de eşlik ediyor.
İstanbul'a Havaray Geliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yeni projesi Havaray ile trafik büyük ölçüde rahatlayacak. 47.8 kilometrelik 10 ayrı hatta günde 200 bin yolcu taşınabilecek. İstanbul'da toplu taşımada yeni bir dönem başlıyor. Metrobüs , metro , tramvay ve teleferikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşım yatırımlarına Havaray Projesi de (Havada giden tramvay) eklendi. Kısa mesafe olarak 10 ayrı hatta düşünülen sistem, mevcut trafiği ve yolları etkilemeden havadan sefer yapacak. Havaray Projesi'nin etüt çalışmaları için ilk ihaleyse önümüzdeki ay gerçekleşiyor. Raylı sistemi havaya taşıyarak alternatif bir yol ortaya çıkartan İstanbul Havaray Projesi'nin hangi semtlerden geçeceği de büyük oranda belirlendi. Metrobüsle entegre çalışacak Havaray hatlardan 4'ü Anadolu Yakası'nda bulunurken, 4'ü de Avrupa Yakası'nda yapılacak. Sütunlar üzerinde hareket edecek olan havaray , böylece mevcut trafiği ve yolları da etkilemeyecek. Toplu taşımada metro ve metrobüs gibi sistemlerle de entegre olacak havaraylar, kısa mesafeli ulaşımı büyük oranda rahatlatacak. Duraklar arası yolculuk 2 dakika Şu anda minibüslerin ulaşımı sağladığı bölgelere yapılacak havaraylar sonrası minibüslerin kaldırılması gündeme gelmesi bekleniyor. Avrupa ülkelerinin yanı sıra Japonya ve Çin'de de gözde toplu taşıma sistemi olarak kullanılan havarayla günde 40-50 bin yolcu taşınabiliyor. Yüksek kapasiteli olanlar günde 200 bin yolcu kapasitesine ulaşabiliyor. Sistemin duraklar arası yolculuk süresi ise 2 dakika olacak. Kaynak: Sabah
Reklam