Gözle gördüklerimizi geçtik, yüreğimiz o kadar çözünürlüğe hazır mı ne dersiniz ? Son dönemlerin en çok konuşulan teknolojik ürünlerinden olan 4K televizyonlar ve monitörler hiç şüphesiz. Daha yüksek çözünürlük sağlayan bu ekranlar oldukça güzel görünüyor fakat fiyatları da epey uçmuş durumda. Peki, 4K bize gerçekten lazım mı ? TOPUN DİKİŞİNİ GÖRELİM Özellikle geçtiğimiz aylarda 2014 Dünya Kupası’nın da yardımı ile 4K teknolojisi bu sene aldı başını gitti. Dünya kupası boyunca üç maçın 4K çözünürlükte verilecek olması teknolojinin başlı başına tüm dünyaya reklam yapmasını sağladı. “ Bu 4K nedir ? ” diye soracak olursanız, geçtiğimiz haftalarda burada yayınlanan yazımıza göz atabilirsiniz. Bugün bir 4K TV almaya kalksanız yaklaşık olarak 8 bin TL ‘yi cebinizden çıkartmanız gerekiyor. Her ne kadar teknoloji tüketimine çok fazla harcama yapsak da yeni teknolojilerin fiyatları bazen ciddi rakamlara çıkarak tüketicilerin kalbine indirebiliyor. PARANIN SATIN ALAMAYACAKLARI 4K teknolojisine sahip bir televizyonun alınıp alınmaması konusunda ilk sırada para gelmiyor tabii ki. Durumu oldukça iyi bir tüketici için 8 bin TL’nin önemi olasa da onun daha büyük bir sorunu var. İçerik olarak kullanıcıların tatmin edip edemeyeceği korkusu. Dünya Kupası’nda yayınlanan 3 maçın 4K netlikte yayınlanacağı açıklanmıştı ancak maçlar canlı değil banttan olduğu için maçlar bittikten sonra bizlere sunulmuştu. Neden mi ? çünkü henüz 4K’yı canlı olarak steam etmek gibi bir imkan yok. Bunların yanı sıra 4K içerik genel olarak dönemin en büyük sorularından bir tanesi durumunda. Şuan için belli olan en net yayın bilgisi NetFlix adlı Amerikan şirketinin bu yıl bazı dizileri 4K olarak yayınlayacak olaması. Ülkemizde NetFlix yayını bulunmadığı için bunun Türk tüketicisine bir yararı malesef ki olmayacak. 4K TV ‘ler tahmin edebileceğiniz gibi aynı zamanda akıllı TV’ler oluyor. Bu da demektir ki, içerisinde YouTube gibi servislerin yer alacağı. YouTube’un şuan için 4K çözünürlük özelliği bulunuyor. Eğer bir video 4K çözünürlükte çekildiyse kullanıcı bunu YouTube’a 4K ile yükleyebilir ve buradan 4K çözünürlüğü ile birlikte izleyebilmektedirler. Fakat bu içerikler sizleri ne kadar tatmin eder orası bilinmez. Kaldı ki, 4K yayınlar en az 15mbps internet bağlantısı istiyor. Bir diğer içerik ise 4K Blue-Ray ‘ler. Son dönemlerin ortaya çıkan Blue-Ray çeşitlerinden Türkiye’de içerik anlamında ulaşılabilir kaynak olmaya yüz tutmuştur. Filmleri 4 kat daha net izleme ve aynı şekilde ses kalitesini de artırmaya yönelik çalışmaktadır. 4K ALMALI MIYIM ? Sonuç olarak 4K teknolojisi size TV’ye değil de pencereden dışarıya bakıyormuş hissini uyandırdıysa eğer malesef gerek içerik sıkıntısı gerekse de altyazı hazırlıkları açısından henüz hazır değil. 3D TV ‘lerin ilk zamanlarını hatırlayın, benzer bir heves ile başlayıp sonra balon gibi sönen bu teknolojiye nazaran 4K’nın çok daha parlak bir geleceği olsa da ülkemiz için çok erken. Pchocasi
Yandex, bugün duyurmuş olduğu yeni dizin değişikliği ve algoritmalar ile en iyi ve en hızlı sonuçları verebilmek için arama mimarisini değiştiriyor. Yandex ekibi, Türkiye’deki faaliyetlerine kaldığı yerden devam ettiği gibi, Google’a kafa tutmaya da devam ediyor. Yandex gibi bir arama motorunun yeni algoritmalar ile birlikte indeksleri ve aranan sonuçları en doğru şekilde çıkartabilmesi için bir takım değişiklikler yapacağını duyurdu. Yapılan çalışmalar ile birlikte algoritmalarda değişikliğe gidileceğini duyuran Yandex, artık yeni algoritması sayesinde en doğru ve en uygun sonuçları arama yapan kullanıcıları için çıkartacak. Google ile Yandex’in kapışmaları şimdilik Webmaster platformlarında karşılaştırılamayacak kadar küçük görülse bile, Yandex ekibi her geçen gün farklı içerikler ile kullanıcılarını karşılamaya devam ediyor. Yeni algoritmasında Yandex, orange robotu ismi verilen örümceğine yüklü görevler veriyor. YENİ ALGORİTMALAR GELİYOR Malum Google kullanıcıları bundan yaklaşık 3 sene öncesine kadar arama motoru ülkemizde tek Google meşhur olduğu için tüm sorgular buradan yapılıyordu. Artık Yandex olaya el atarak Google’ın arama yapan kullanıcılarından trafiklerini kendisine çekmeye başladı. Açıkçası Google’ın sürekli olarak algoritmaları değiştirmesi, sildiği siteleri bir daha getirmemesi, indeks sorunları, kullanıcıların siteleri için ağır cezalar ve tema değişimine giden sitelerin sonradan yaşadığı sorunlar ile Google çok can sıkıyor. PCH Online olarak Yandex’in bu pazar payında çok daha iyi yerlere gelmesini gönülden diliyoruz. Google ‘ın sergilemiş olduğu bu tutum karşısında Yandex’in pazar payını artırması belki Google nezlinde bir takım iyileştirmelere gitmeyi zorlayacaktır. PEKİ YANDEX BİR SİTEYİ NASIL İNDEKSLER ? Yandex’in internet sitesinde yayınlanan açıklamalara göre, Yandex arama motoru kullanıcılardan gelen sorguları internette ilgili dosyaları bulup eşleştirme usulü yayınlıyor. İnternette depolanan verilerin toplamının bir milyon terabyte ya da 1,000,000,000,000,000,000 bayt’a eşit olan exabayt’larla ölçümlendiği günümüzde, her sorgu için Yandex internetin tamamını baştan sona aramak yerine, önceden “ ev ödevini ” yaparak sorguları yanıtlama işlemini hızlandırıyor. Arama ile birlikte Yandex’in bildiği her web sitesindeki bir kelimenin birer sayfa adresi ve o sayfadaki tam yerinin belirlendiği özel bir veritabanı üzerinde sorguları gerçekleştirmektedir. Bir adres rehberi veya kitaplarda bulunan dizinlere benzeyen bu veritabanına verilen isim ise indeks olarak adlandırılıyor. Web arama işlemlerini ikiye bölen Yandex ekibi, yeni algoritması sayesinde artık en uygun sonuçları kullanıcıların karşısına getirecek. Ayrıca Türkçe desteği ile kullanıcıların gün geçtikçe ilgisini çekiyor. Pchocasi
Türkiye pazarına ilk önce giriş yapan Çin firmalarından olan Huawei, geçtiğimiz günlerde ülkemizde tanıtımını gerçekleştirdiği Ascend P7 modelinden sonra çok ucuz bir cihaz ile piyasaya giriş yapmaya hazırlanıyor. Huawei Honor 3C Play isminde piyasaya çıkacak olan bu cihazın özellikleri de fiyatına göre oldukça iyi. Dört çekirdekli 1.3GHz MediaTek MT6582 işlemci, 1280 x 720 piksel çözünürlüklü 5-inç IPS ekran, 1GB RAM, 4GB dahili depolama alanı (microSD), 8 MP arka kamera, Android 4.2.2 Jelly Bean işletim sistemi Bu kadar iyi özelliğe sahip bir cihazın fiyatı nasıl oluyor da 97 dolar oluyor . Bunu da benim aklım almıyor. Demek ki ucuza da güzel telefon yapılıyormuş . Ülkemizde satışa çıkıp çıkmayacağı belli olmayan telefon zaten bize gelince 599TL diye piyasaya çıkar .
Ünlü spor giyim markası Nike, genç basketbolseverler için Çin’de gerçekleştirdiği etkinlikte dünyanın ilk tam dokunmatik, hareket sensör destekli ve LED görselleştirme teknolojisine sahip sahasını inşaa ederek hayranlık uyandıran bir çalışmaya imza attı. Nike Rise kapsamında Lakers’ın yıldız oyuncusu Kobe Bryant ile genç yeteneklere eğitim veren firma, Şanghay’daki etkinliği daha dinamik ve keyifli hale getirmek için sıra dışı bir yol seçti. House of Mamba sahasının zeminini dokunmaya duyarlı ekranlarla kaplayan Nike, ek olarak entegre hareket sensörleri ve LED teknolojisiyle yaratıcılığın sınırlarını zorladı. Her bir oyuncunun saha içerisindeki hareketlerini anlık şekilde takip eden sistem, oyuncu performanslarını istatiksel olarak kayıt altına alırken; oyuncular ise interaktif çemberlerle işaretleniyor. Tamamen dijital altyapıya sahip olan saha diğer taraftan müsabakalarda etkin bir reklam aracına dönüşerek sunduğu görsel şölenle izleyicilerin beğenisini kazanıyor. Genel itibariyle bilgisayar oyununu gerçek hayata taşıyan Nike, böylelikle farkını bir kez daha ortaya koymayı başarıyor.teknolojioku
Virüs, Trojan, Truva Atı ve daha niceleri.. Hepsi can düşmanlarımız olduğu gibi, bu yazılımların birbirinden farklarını hiç merak ettiniz mi ? Bilgisayarlarımızın can düşmanları olarak bilinen zararlı yazılımların tümünden elimizden geldiğince korunmaya çalışıyoruz. Çoğumuz bu yazılımların hepsini “ virüs ” olarak adlandırıyoruz ancak aslında zararlı yazılımlar, etki ettikleri alanlar ve yapmış oldukları ile birlikte birbirinden fazlası ile ayrılıyor. O nedenle farklı bir virüs yazılımlarının neler yapabildiğinin bilmek hepimiz için önemli durumlar arasında. İlk olarak Malware olarak adlandırılan terimi bilmemiz gerekiyor. Bu terim “virüs” türlerini kapsayan bir isim. Yani tüm zararlı yazılımlar aslında birer Malware . Bu türün içerisinde ise en çok bilineni virüsler olmak üzere birçok farklı tür bulunuyor. VİRÜS Virüs terimi kullanıcılar tarafından genellikle tüm zararlı yazılımlara verilen isim olarak biliniyor ama aslında iş göründüğü gibi değil. Virüs , bilgisayara bulaşarak kendisini kopyalayan ve bir dosyadan diğer dosyaya atlayan zararlı bir yazılım türüne verilen isimdir. Böylece virüs bulaşmış dosya farklı bir PC’ye gittiğinde zincirleme şekilde dosyalar ve farklı içeriklere bulaşarak canınızı sıkabilir. Genellikle yürütülebilir .exe uzantılı dosyalarda karşımıza çıkan virüsler, bazı durumlarda farklı dosya türlerinde kullanılabiliyor. Temel amacı bilgisayarımıza zarar vermek olan virüsler bazen PC’yi çalışamaz hale getirirken, bazen de dosyaların silinmesi ve çalışmaması gibi durumlara yol açmaktadır. Virüslerden korunmak için şaşırmayacağınız üzere anti-virüs programlarını mutlaka bilgisayarımıza güncel bir şekilde yüklemeli ve haftalık periotlarda tarama işlemlerini yapmamız gerekiyor. Burada dikkat etmemiz gereken konu ise kullandığımız anti-virüs programlarının sürekli olarak ortaya çıkan virüslere karşı güncel olması gerektiğidir. SPYWARE ( CASUS YAZILIMLAR ) Hemen hemen her türlü dosyaya yerleştirilebilen Spyware yazılımlarının tek amacı vardır. Bu amaç doğrultusunda sadece bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmışlardır. Bilgisayarınızda toplanan bilgileri karşı tarafa gönderen bu casus yazılımlar, keylogger gibi klavye hareketlerinizi takip edebiliyor. Spyware yazılımlarının en kötü tarafları hem bilgisayarınıza genelde bir zarar vermemesinden dolayı fark edilmemesi, hem de dosyaları bozmak yerine onları ele geçiriyor olmasıdır. En kötü virüs senaryosunda PC’nize format atmak bu sorunu çözebiliyor ama kredi kartı bilgileriniz çalınırsa o zaman vay halinize. Bu tür yazılımlardan korunmak oldukça önemli olduğu gibi, Spyware yazılımlarını virüs programları ile bulmakta zorlanabilmekteyiz. O nedenle direkt olarak Spyware yazılımlarına odaklanan programları kullanmak her zaman yararınıza olacağı için, güvenliği en düst düzeye çıkartmakta fayda var. WORMS ( SOLUCAN ) Kendisini bir bilgisayardan diğerine internet ağı üzerinden kopyalayan solucanların en büyük tehlikesi olarak biliyoruz. Yayılmak için taşıyıcı programa veya dosyaya gereksinim duymadan sisteminizde bir açık oluşturarak ve kötü amaçlı kişilerin sisteminizi kontrol etme yetkisi verebiliyor. Bugüne kadar en bilinen PC solucanı ILOVEYOU ismi verilen bir e-mail eki şeklinde yayılan ve toplamda 6 milyar dolarlık zarar veren bir solucan türüdür. Solucanlardan korunmak için güvenlik duvarlarınızın mutlaka aktif olması ve güncel olması gerekiyor. SCAREWARE Çok ilginç bir Malware türü olan Scareware ‘ler sizden para alabilmek adına bilgisayarınızı tutsak altına alır. Yazılım size bilgisayarınızda çok virüs olduğunu ve bunu temizlemek için tam sürüm anti-virüs satın almanızı söylemektedir. Bu türün bazı örneklerinde bilgisayarda hiçbir şey yapamaz hale gelirsiniz ve yazılımı bilgisayarın normal kaldırma araçları ile temizlemeniz mümkün değildir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda ilk yapmanız gereken, Google ‘dan yardım alarak bilgisayarınızda olan yazılımı bulmak ve kaldırmak olacaktır. Hangi Scareware yazılımına karşı hangi program gerektiğini rahat bir şekilde arayarak bulabilirsiniz. TRUVA ATI Truva atları her ne kadar zararsız görünseler de aynı Spyware ‘da olduğu gibi arka planda bazı görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler. Truva Atı bilgisayarı uzaktan kontrol etmek mümkün olduğu için, internet bağlantısı üzerinden başkasının bilgisayarınıza erişmesine sebep olan yazılımdır kısacası. Truva atları kendisi kopyalamadığı için virüslerden ayrılsalar da, korunmanın yolu virüsler ile aynıdır. Bilgisayarınızdaki anti-virüs programının kurulu olup olmadığına mutlaka bakın. Bunun yanı sıra şüpheli dosyaları açamamaya ve crack dosyalarını indirmemeye dikkat etmelisiniz.
Çinli üretici Meizu’nun yeni amiral gemisi akıllı telefonu MX4 Pro kameralara yakalandı. Oldukça şık bir tasarım ve LG G3’te olduğu gibi sınırları zorlayan ekran çerçevelerin yer verildiği telefonun donanım tarafı da oldukça iddialı görüyor. Çin’de 406 dolardan satışa sunulacak modelde 5.5-inç büyüklüğünde Quad HD çözünürlüklü ekran kullanılacak. Daha önce telefonlarında Exynos işlemciler kullanan Meizu, üst düzey yeni telefonunda bir kez daha Exynos cephesinden bir işlemciye yer verecek. İddiaya göre MX4 Pro modelinde Galaxy Note 4’te olduğu gibi 64-bit desteğe sahip sekiz çekirdekli Exynos 5433 birimi kullanılacak. Telefonda ayrıca 3GB RAM, 20MP arka kamera ve 8MP ön kamera kullanılacak. Meizu, MX4’ün bir de standart modelini hazırlıyor. Bu versiyonda ise 5-inç büyüklüğünde Full HD çözünürlüklü ekran, 3GB RAM, 20MP arka kamera ve 8MP ön kamera kullanılacak. Telefonun güç birimini Galaxy Alpha’da olduğu gibi Exynos 5430 oluşturacak. kaynak: phonearena
Dünyanın en çok oynanan iki futbol oyunu serisinden biri olan PES'in bu yılki versiyonu yakında piyasaya sunulacak. Bu anlamda Konami , kısa süre önce PES 2015'in ne zaman piyasaya sunulacağını açıklamıştı . Daha sonra ise oyunun ilk oynanış videosu gelmişti. Şimdi ise oyunu gerçek anlamda görebileceğimiz yeni bir oynanış videosu yayınlandı . Geçtiğimiz seneki oyunuyla futbolseverleri hayal kırıklığına uğratan Konami bakalım bu yıl oyunseverleri ve futbolseverleri tatmin edebilecek mi? İşte PES 15'in yeni 24 dakikalık oynanış videosu ; teknokulis
X-Men'den tanıdığımız Nicholas Hoult ile olan ilişkisini yeni bitiren Jennifer Lawrence ve Gwyneth Paltrow ile on yıldan fazla süren ilişkisini karşılıklı bir şekilde geçtiğimiz haftalarda sonlandıran Chris Martin , ünlü haber sitesi E! New'in haberine göre haziran ayının sonlarından beri birlikteler.Sitenin verdiği bilgilere göre çiftin yakın arkadaşları bu söylentiyi doğruluyor ancak çiftten şuana kadar birliktelikleri ile ilgili bir yanıt gelmedi. Söylentiler doğru mudur zamanla göreceğiz fakat doğru ise süper bir çiftle karşı karşıyayız değil mi?kaynak:http://uk.eonline.com/news/569837/jennifer-lawrence-and-chris-martin-are-seeing-each-other
Mitolojiye ilgi duyan hemen herkesin bildiği üzere tanrılar tanrısı Zeus, kadınlara olan düşkünlüğü ile bilinmektedir. Söylenmektedir ki, Sparta tanrıçası Leda'ya vurulan Zeus güzeller güzeli tanrıçayı elde etmek için, bembeyaz bir kuğu kılığına girerek ona sahip olmayı başarıyor. Ancak zamanlama manidar(!) Çünkü o gece aynı zamanda Leda'nın gerdek gecesidir. Leda ve müstakbel eşi, tanrının oynadığı bu oyundan habersiz 2 çocuk sahibi olurlar. Biri Pollux diğeri ise Truva'dan duyduğumuz Helen'dir. Resim de gördüğümüz yumurta kabukları bu iki çocuğu temsil etmektedir. Dahi deli Dali o dönemlerde günceli yakalamanın ancak bilim ve teknoloji kuramlarını takip etmekten geçtiğine inanmaktaydı. Özellikle atom bilimine ve bombasına beslediği hayranlık kendi röportajlarında sık sık karşımıza çıkmaktadır. Resimde gördüğümüz kadın karısı olan Gala'dır. Resimde dikkat çeken noktaların başında hiç bir nesnenin bir birine temas etmemesidir. Tıpkı Atomlar gibi! Atom bilimine kafayı takan ressamımız, kusursuz bir bakış açısı ile mitolojik bir konuyu, atom bilimi ile harmanlayarak ortaya kendine has bir sanat eseri çıkarmayı başarmıştır.
iPhone 6 hakkında defalarca ortaya atılan iddia, bir kez daha 'hortladı!' Apple'ın yeni ürünlerinde kullanılacağı iddia edilen safir ekranlar hakkında nihayet sevindirici bir bilgi geldi. Bir süredir bahsi geçen bu yeni ekran modelinin, gerçekten hayata geçip geçmeyeceği merak konusuydu. Özellikle iWatch ve iPhone 6 ile piyasada fark yaratmak isteyen Apple, öyle görünüyor ki bu sefer gereken her şeyi yapacak... Wall Street Journal'ın sunduğu son rapora göre Apple, safir ekran teknolojisi ile bezenmiş ilk ürünlerini, Mesa, Arizona'da bulunan fabrikada üretecek. Ağustos sonuna kadar üretimi başlanacak olan ilk parti ürünler için, Apple çoktan dev bir firma ile anlaşmış durumda. Raporun detaylarına bakıldığında, Apple'ın ortalama 700 milyon dolar harcayarak, GT Advanced Technologies ile birlikte devasa safir üretim fabrikaları açtığını görüyoruz. Esasen safir çıkarma işlemi, birçok madene göre bir hayli zor. Çok sağlam olması yüzünden ancak uçak camları ve lüks saatlerin camlarında kullanılan bu maden, aynı zamanda çok da pahalı. Nitekim Apple ve GT Advanced Technologies, safir madenlerine daha kolay ulaşmanın ve üretimini yapmamın bir yolunu bulmuş durumdalar. İşin ilginç yanıysa birçok piyasa analizcisi safir ekranların 16 dolarlık maliyeti olduğunu dile getirse de an itibariyle piyasada bulunan Gorilla Glass iPhone ekranın fiyatı 3 dolarlık etiket fiyatına sahip olması. Pek tabi safir, iPhone'a hiç de yabancı bir ürün değil zira 5S modelinin kamera camı ve Touch ID parmak tarayıcısının yüzeyi safirden yapılmıştı. iWatch'ın ekranının küçük olması sorun yaratmıyor ama iPhone 6 ile tüm ekranı safir kaplamak isteyen Apple'ın ortaya çıkacak maliyetleri son kullanıcıya nasıl yansıtacağı büyük merak konusu.
Amerika'da liseler arası oynanan bir genç kızlar futbol maçında maçın penaltılara gitmesi ile heyecan doruğa çıktı. Kullanılan son penaltı da ise yaşananlar izleyenlerin ağzını açık bıraktı. Kaleci ise hala şokta!