Apple CEO'su Tim Cook, Yılın CEO'su Seçildi
Apple'ın tepe yöneticisi Tim Cook, CNN Money tarafından yılın CEO'su olarak belirlendi. Birçok ünlü ismin bulunduğu listenin başına yerleşen Cook, kariyerine yeni bir başarı daha ekledi.Apple'ın tepe yöneticisi Tim Cook yılın CEO'su seçildi. CNN Money tarafından bu ünvana layık görülen Cook, iş dünyasından birçok ünlü ismin bulunduğu listede adını en üste yazdırmayı başardı. Ünlü ismin bu başarısının ardındaki en büyük unsur olarak Apple'ın yüzde 40 oranında artan hisse senetleri gösteriliyor.iPhone 6, Apple Watch ve Apple PaySteve Jobs'ın 2011 yılında CEO'luktan ayrılmasından sonra koltuğu ilk devraldığında hissedarlara ve Apple severlere güven veren Tim Cook, aradan geçen sürede tartışmalara konu olsa da şirketi iyi bir noktaya taşımayı başardı. Özellikle bu yıl içinde, iPhone 6'nın hızlı bir başlangıç yapması, Apple Pay ve Apple Watch'ın yarattığı heyecan Cook'a başarıyı getirdi.Steve Jobs'ın şiddetle önerdiği isimdiSteve Jobs gibi efsane bir ismin ardından o boşluğu doldurmanın zorluğuna karşın, Jobs'ın kendisine verdiği destekle işe başlayan Tim Cook, kendi çizgisini ürünlere yansıtmayı başardı. iOS 6'dan iOS 7'ye geçişteki radikal tasarım değişimde, Scott Forstall gibi şirket içinde güçlü bir ismin görevine son verilmesinde, yıllarca büyümeyen iPhone ekranının 4.7 inç ve 5.5 inç'e çıkmasında, küçük ekranlı iPad Mini'de hem Cook imzası vardı. Bakalım başarılı CEO gelecekte ne gibi başarılara imza atacak?ShiftDelete.Net
Apple Watch'a Olan İlgi Azalıyor mu?
Duyurulduğu dönemde büyük yankı uyandıran ve kendine has işletim sistemiyle rekabeti kızıştıracağı düşünülen Apple Watch, anketlere göre beklediği ilgiyi bulamamış durumda.Yatırım firması Piper Jaffray’ın iPhone sahibi olan 968 kişi ile yaptığı ankete göre bu kişilerin yalnızca yüzde 7 ‘si Apple Watch almayı planlıyor. Bu oran, eylül ayında Apple Watch duyurulduğundan bu yana gösterilen ilgide yüzde 3 ‘lük bir düşüş yaşandığını gösteriyor . Önümüzdeki yıl Apple Watch piyasaya sürülene dek bu düşüşün devam edeceği düşünülüyor.Ancak bu duruma karşı çıkan analistler de mevcut. Global Equities Research analisti Trip Chowdhry’e göre her iPhone kullanıcısı aynı zamanda Apple Watch kullanıcısı olacak. İki zıt görüş arasından hangisinin doğru çıkacağını anlamamız için Apple Watch’un çıkışını beklememiz gerekecek.LOG
İşte TÜYAP Kitap Fuarları 2015 Takvimi
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan kitap fuarlarının, 2015 takvimi belli oldu.TÜYAP'tan yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Adana, Bursa, İzmir, Diyarbakır ve İstanbul'da 1 milyon 301 bin 500 okur, kitaplarla ve yazarlarla buluştu.Yılın ilk kitap fuarı TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi 'nde kapılarını açacak. Çukurova 8. Kitap Fuarı'na 250 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince söyleşi, şiir dinletisi, panel ve çocuk etkinlikleri gibi 50 etkinlik gerçekleşecek. Bu etkinliklerde ve 6 gün boyunca düzenlenecek imza günlerinde onlarca yazar, okurlarıyla buluşacak.Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi''nde kitapseverlerle buluşacak. Kitap Fuarı, Bursa'da Haldun Taner'in 100. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Fuar süresince Haldun Taner'in, yaşamı, eserleri ve tiyatroya sunduğu katkıları söyleşi ve panellerle ele alınacak. Fuar, 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşirken 80 kültür etkinliğiyle yüzlerce yazara ve şaire ev sahipliği yapacak.TÜYAP kitap fuarları, baharı 20. kez İzmir'de karşılayacak. Bu sene de Uluslararası İzmir Fuar Alanı 'nda (Kültürpark) gerçekleştirilecek 20. İzmir Kitap Fuarı, Aziz Nesin'in 100. yaşını çeşitli etkinliklerle kutlayacak. Fuara 400 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince yaklaşık 150 kültür etkinliği düzenlenecek. Bu etkinlikler ve imza günleri yüzlerce yazarı, okurlarıyla bir araya getirecek.YENİ BİR FUAR: KARADENİZ KİTAP FUARITÜYAP kitap fuarları, takvimine yeni yılda Samsun ile devam edecek. İlk kez düzenlenecek Karadeniz Kitap Fuarı, TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi 'nde ziyaret edilebilecek. Karadeniz Kitap Fuarı kapsamında Melih Cevdet Anday'ın 100. yaşı, söyleşi ve panellerle kutlanacak. İlk kez gerçekleşecek fuara yaklaşık 150 yayınevi katılması ve fuar süresince 50'nin üzerinde kültür etkinliği düzenlenmesi bekleniyor.34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapılarını, 25. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece'de açacak. İstanbul Kitap Fuarı'na yurt içi ve dışından 800'ün üzerinde yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Fuar boyunca 50'den fazlası çocuklara yönelik olmak üzere, 300'e yakın kültür etkinliği düzenlenecek.2015 TÜYAP Kitap FuarlarıÇukurova 8. Kitap Fuarı: 13-18 OcakBursa 13. Kitap Fuarı: 14-22 Mart20. İzmir Kitap Fuarı: 18-26 NisanKaradeniz Kitap Fuarı-Samsun: 18-24 Mayıs34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı: 07-15 KasımHabertürk
Dünya Turizm Örgütü'ne Göre Dünyanın En Çok Turist Çeken 10 Yapısı
Dünya Turizm Örgütü 2013 yılı global turizm verilerini açıkladı. Açıklanan rapora göre uluslarası turizm 2013 yılında %5'lik bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bölgesel bazda en büyük büyüme ise Asya, Afrika ve Avrupa'da gerçekleşmiştir. 2013 yılının en çok ziyaret edilen 10 yapısı listesinde İstanbul'dan da bir sürpriz bulunmakta;
Hayatı ve Ünlü Şarkıları ile “Joe Cocker”
2014 yılı biterken son kaybımız Joe Cocker oldu. Cocker’ın kaybı, hem müzik camiası hem de her yaştan sevenini yasa boğdu dersek abartmış olmayız. 2014 yılının son değerli kaybıdır diye umut ederek, hayatından önemli anları ve sevilen parçalarını sizler için derlemek istedik.Asıl adı John Robert “Joe” Cocker olan ünlü müzisyen 1944 yılında, 2. Dünya Savaşı’nın henüz bittiği bir dönemde İngiltere, Sheffield’de dünyaya gelmiş. Çocukluk ve gençlik yıllarında Ray Charles, Lonnie Donegan ve Chuck Berry‘den oldukça etkilenen ve onların izinden giden Cocker, geçnlik yıllarında onların coverları ile barlarda ve publarda şarkılar söylemeye başladı. 1961 yılında Vance Arnold sahne adını kullanarak bir kaç arkadaş Vance Arnold and The Avengers isimli bir grup kurdular. 1963 yılında ünlü grup Rolling Stones, Sheffield City Hall‘de bir konser verir ve alt grup olarak da Cocker ve arkadaşları çıkarlar. O günden sonra yıldızları yavaş yavaş parlamaya başlar. Sonrasında ise bir Beatles coverı olan “I Will Cry Instead” yayınlayan ekip bekledikleri ilgiyi göremez.1966 yılına gelindiğinde dönemin jazz efsanesi Jimmy Smith’in bir röportajından esinlenerekGrease Band isimli bir grup daha kurar. Sheffield publarından öteye geçemeyen grubun bir anda şansı döner. Procol Harum, the Moody Blues ve Georgie Fame gibi isimlerin prodüktörlüğü yapan Denny Cordell grubu dinler ve kendisini Londra’ya taşınmasını ister. Londra’ya yerleşen Cocker, yine bir Beatles coverı olan “With a Little Help from My Friends“i seslendirir ve ilk 45’liğini çıkartır. 1968 yılında 13 hafta boyunca İngiliz pop listelerinde aralıksız olarak ilk onda kalan parça ile artık şeytanın bacağını kırar. Ardı ardına gelen turneler ile adını duyurmaya devam eder.1972 yılına kadar inzivaya çekilip çok ortalarda görünmeyen müzisyen ara verdiği dönemde bir takım uyuşturucu problemleri ile uğraşır. Tekrar geri dönüş yaptığında Paul mc Cartney ve George Harrison’dan bile parçalar almıştı lakin beklediği ilgiyi bir türlü yakalayamamıştır. 1982 yılında prodüktör Stewart Levine kendisinden, dönemin ünlü şarkıcısı Jennifer Warnes ile “Up Where We Belong” isimli şarkının düetini yapmasını ister. Şarkı oldukça tutulur. Hatta o zamanların en ünlü filmlerinden biri olan An Officer and a Gentleman filminde soundtrack olarak kullanılır. Şarkı Billboard Hot 100 listesinde bir numara olmuş, aynı zamanda Grammy Award for Best Pop Performance by a Duo ve Academy Award for Best Original Song ödüllerini kazanmasını sağlamıştır. 1983 yılında Ray Charles ile beraber “You Are So Beautiful” isimli şarkının kaydını yaparlar. 1987 yılına geliindiğinde ise 11. stüdyo albümü Unchain my Heart’ı piyasaya sürmüştür.Kariyeri boyunca bir çok başarılı kayda imza atan “Joe” Cocker’a geçtiğimiz yıllarda akciğer kanseri tanısı koyulmuştu. Dün kaybettiğimiz ünlü müzisyenin akıllarda kalan, gönüllerde taht kuran eserlerinden bazıları ise şöyle:
Dövme ve Tasarım Konusunda Türkiye'nin En İyi 6 Dövmecisi
Dövme sanatının ve kültürünün ülkemizde iyice yaygınlaşmış olduğu bu dönemde gerçekten yetenekli olan sanatçılarımızı belirtelimki sizde güzel dövmeler yaptırabilesiniz. sonuç olarak mezara götürebileceğiniz tek şey sizinle bu olucak ^^
Çoğunlukla Sivas ve Çevresinde Kullanılan Yöresel Sivas Ağzı'ndan Seçmeler
Abrası olmak : Bir sıkıntının üstüne sıkıntı gelmekAğartı : Süt, yoğurt gibi yiyeceklerAğlenmek : Araba için: durmak, eğlenmekAleşmek : Bir yerde oturmak, yerleşmek, durmakAhıldane : Herkese akıl veren, bilgiçlik satanAhraz : DilsizAktarmak : Sacın üzerinde yufkayı döndermek, pişirmekAlayı : Hepsi, tümüAl karısı : Lohusalara geldiğine inanılan efsanevi yaratıkAnışdırmak : Anlaşılması için dolaylı yoldan hatırlatmakArık : ZayıfArlanmak : UtanmakAtlı : EdepsizAvgun : Su taksimatının yapıldığı oyuk taşAvkalamak : Elleri ile sarsmakAvuz : Memeli hayvanın doğum sonrası ilk sütüAyıtlamak : AyıklamakAynı gelmek : Mektubun cevabı gelmekAyrıksı : UyumsuzAzınsımak : Az bulmak, yeterli bulmamak
Bıçaklardan Gölge Gibi Yükselen, Sanat Eseri Silüetler
Pekin merkezli sanatçı Li Hongbo, Contemporary by Angela Li'deki son sergisinde bıçak ustalarını utandıracak solo sergisi 'Shadow of Knives'ı görücüye çıkardı. Bıçakları oyan ve onlardan gölge gibi yükselen insan, hayvan, iskelet silüetleri yaratan sanatçı, 'Bıçakla oyun olmaz' tezini oya oya çürütüyor. Bıçaklara evrensel ve kendi kültürüne dair özel anlamlar yükleyen Hongbo, sergiyle derin ve keskin mesajlar verme peşine düşüyor.Li Hongbo, bıçakları Çin'de aileleri ve dostları bir masa etrafında toplayan yemek ile bağdaştırıyor. Sanatçı yine 'Shadow of Knives' aracılığıyla insanları, bir gün hayvanlara kötü davranmaları ve oburluklarından ötürü kendilerini yok edecekleri konusunda uyarmak istiyor. Serginin insanoğluna bir ihtar mahiyetinde olduğunu söyleyen sanatçı, dayanıklı bıçakların keskinliğiyle, oyulan figürlerin incecik hassasiyeti arasıda uçurum gibi bir kontrast yaratıyor. Fotoğraflar: artsy.net
Orijinallerinden Daha Güzel Olan 20 Uyarlanmış Şarkı
Bazıları hayal kırıklığı, bazıları orijinalinden de güzel. Kimin kimden arakladığı ya da parasını vererek telifini aldığı tartışılabilir ama çoğunu bizim aldığımız kesin. İşte yabancılardan uyarlanan 20 şarkı.
Akıllı Telefonlar Beynimizi Değiştiriyor
İsviçre'de yapılan bir araştırmada, insan beyninin dokunmatik akıllı telefon teknolojisine adapte olduğu sonucuna varıldı.Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada, beyin faaliyetlerini gözlemlemek için EEG (elektro-ensefalografi) yöntemi kullanıldı.Araştırma sonucu, eski moda telefon kullanıcıları ile akıllı telefon kullanıcılarının beyinlerinde belirgin farklar gözlemlendi.EEG incelemelerine göre, akıllı telefon kullananların parmakları daha uyumlu çalışıyor.Araştırmaya katılan 37 gönüllüden 26'sı dokunmatik ekranlı akıllı telefon, 11 kişi de eski moda telefon kullanıcısıydı.Beyin mesajları incelendiEEG yöntemiyle ellerden sinirler yoluyla beyine gönderilen ve beyinden gelen elektronik mesajlar inceleniyor.Gönüllülerin kafalarına yerleştirilen elektrotlarla duyulardaki değişimler kaydedildi.Araştırmacılar böylelikle, vücudun belirli bölgeleri için ne ölçüde beyin dokusu kullanıldığına dair bir resim çıkartabildiler.Çalışma sonuçlarına göre, akıllı telefon kullanan denekler baş, orta ve işaret parmaklarını ekrana dokundurduklarında daha yüksek EEG beyin ölçümlerine sahip oluyor.Sonuçlar dokunmatik ekranların ne sıklıkla kullanıldığına bağlı olarak değişiyor, daha sık kullananların EEG sonuçları daha yüksek çıkıyor.
Daha Az Uykuyla İdare Edebilir Miyiz?
Bazıları, uyuyarak geçirdiğimiz günün üçte birlik dilimini boşa geçen zaman olarak görür. Yapmayı planladığımız işlerimiz için gün kısa geldiğinde, neden daha az uykuyla yetinemediğimizi sorgularız. Örneğin İngiltere’nin eski başbakanı Margaret Thatcher’a günde dört saat uyumak yetiyormuş. Ressam Salvador Dali’ye de.Herkes için yeterli uyku süresi farklıdır. Uyku üzerine yazdığı kitabında Jim Horne, yüzde 80’imize 6-9 saatlik uykunun yettiğini, geri kalan yüzde 20’nin ise bundan daha az ya da çok uykuya ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.Peki alışılmış uyku düzeni kolaylıkla değiştirilebilir mi? Örneğin her sabah kendimizi normal saatimizden iki saat daha erken kalkmaya zorlasak vücudumuz sonunda bu duruma alışır mı? Malesef hayır.Uykusuzluğun etkileriYeterince uyumamanın vücudumuz üzerindeki ters etkilerine dair fazlasıyla veri var. Yani az uykuya alışılmıyor. Az uyumak kısa vadede konsantrasyonu azaltırken, aşırı durumlarda kafa karıştırıcı ve stres kaynağı olabilir; araç sürme bakımından sarhoşken araç kullanmaya eşdeğer etkileri olur.Uzun vadedeki etkileri ise çok daha ciddi boyuttadır. Yıllar boyunca ihtiyaç duyduğumuzdan daha az uyuma halinde obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp ve damar hastalıkları riski artar.Peki nasıl oluyor da bazıları diğerlerinden çok daha az uykuyla idare edebiliyor? Onlarda neden hastalık belirtileri görülmüyor?Her şeyden önce, bazı insanlar iddia ya da kabul ettiklerinden daha fazla uyuyor. Ama bazı nadir insanlar da herhangi bir ters etkisini görmeden günde beş saatlik uykuyla yetinebiliyor. Bu tür insanlara “uykusuz elitler” dendiği de oluyor.Genetik faktör2009’da California Üniversitesi’nden genetikçi Ying-Hui Fu, bir anne ile kızının az uyudukları halde her sabah dinlenmiş olarak kalktıklarını fark etti. Yapılan testlerde her ikisinde de hDEC2 adlı genin mutasyona uğramış olduğu görüldü. Fare ve sineklerde aynı genle oynandığında onlar da daha az uyumaya başlamıştı.Bu durum, uyku ihtiyacımızı belirlemede kısmen genetik faktörün de etkisi olduğunu gösteriyor. Yani bizdeki genler o “uykusuz elitler” gibi az uykuyla idare etmemize olanak tanımıyor (bu en azından bazılarımız için iyi bir bahane olabilir!).Ancak vücudumuzu az uyuma konusunda eğitmek mümkün olmasa da, askeri güçlerle çalışan araştırmacılar, önceden iyi planlandığı taktirde uyku stoku yapılabileceğini ortaya koydu. Denekler bir hafta boyunca her gece iki saat önce yatıp daha sonra uykudan mahrum bırakıldığında, uyku stoku yapmamış olanlara kıyasla uykusuzluktan çok fazla etkilenmedikleri görüldü.Kimi örnek almalı?Counting Sheep (Koyun Saymak) adlı kitabında Paul Martin vücudun doğal uyku ihtiyacını tespit etmek için şu yolu öneriyor: İki hafta boyunca her gece aynı saatte yatmaya gidip sabah kendiliğinden uyanana kadar uyumak. İlk bir-iki gece daha önceki uykusuzluk halini giderme ihtiyacı duyabileceğinizden onları hesaba katmamak gerekir. Diğer günlerdeki uyku sürenizden ise ideal uyku saati hesbını yapabilirsiniz.Vardığınız sonuç beklediğinizden fazla olabilir. Bunu boşa giden zaman olarak görmemek gerekir. Ömrümüzün üçte birini uykuya ayırmak zorunda olsak da diğer üçte ikilik zamanı en verimli şekilde kullanmak için gereklidir bu.Belki de uyku konusunda Margaret Thatcher’i değil de Winston Churchill’i örnek almalı. Churchill sabah kalkmaktan öylesine nefret edermiş ki, bazen yatağında çalışır, hatta bazı ziyaretçileri yatak odasında kabul edermiş.Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.BBC
Su Altı Videoları Çekebilen Drone
Su altında video çekebilmesiyle dikkatleri üzerine çeken HexH2o , yenilikçi özellikleriyle de farkını ortaya koymayı başarıyor.Karbon fiber gövdeye sahip olan bu drone, su geçirmez yapısı sayesinde su üzerinde durabiliyor. Su üzerindeyken kamerasını suyun altına yönlendirerek istediği görüntüleri alabilen drone, daha sonra istediği zaman tekrardan havalanabiliyor.Farklı bir motor yapısıyla gelen HexH2o , motorlarından birinde arıza çıksa dahi uçuşuna devam edebiliyor. Kendi içerisinde bir fan bulunduran drone, parçalarının aşırı ısınmasını önleyebiliyor. İçerisinde DJI Zenmuse H3-3D kamera bulunduran drone’un kamerası istendiği takdirde değiştirilebiliyor. Zenmuse’un uzaktan kontrol edilebilen yapısı sayesinde su yüzeyindeyken su altını görüntüleyebilmek mümkün oluyor. Tamir edilmesi ve taşınması kolay olan cihazın tek şarjla 25 dakika boyunca uçabildiği dile getiriliyor.3.658 dolar fiyat etiketiyle satılan drone’un kontrol cihazı dahil olmak üzere birçok önemli parçası kutu içeriğinde bulunuyor. Ancak GoPro ve pilleri ayrı olarak satın almak gerekiyor. Eğer tüm drone’u kendiniz birleştirmeyi planlıyorsanız 895 dolara parçaları satın almak da mümkün.Ocak ayının ikinci haftasından itibaren ön siparişleri kabul etmeye başlayacağı söylenen drone’un bu tarihten sonra 3 ile 4 hafta arasında kullanıcılara ulaştırılacağı ifade ediliyor.LOG