TÜİK Yetkilisi: Asgari Geçim Tutarı 1424 Lira
Asgari Ücret Tespit Komisyonu 30 Aralık'ta açıklayacağı yeni asgari ücreti görüşüyor. Toplantıda TÜİK temsilcisi, bir işçinin geçimi için gereken tutarın net bin 424 lira olduğunu açıkladı. Mevcut ücret 891 TL.Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun üçüncü toplantısı sona erdi. Toplantıda, komisyonun verdiği görev gereği hesap yapan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bir işçinin geçimi için gereken tutarı net bin 424 lira 70 kuruş olarak açıkladı.Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (Türk-İş) ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, 5'i işçi, 5'i işveren, 5'i de devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişi katıldı.İşçi tarafını Türk-İş'in, işveren tarafını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) temsil ettiği komisyona, Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın başkanlık yaptı.Kalkınma Bakanlığı temsilcisinin sunumunun ardından, komisyonun verdiği görev gereği hesap yapan TÜİK temsilcisi, varılan sonuçları açıkladı. Temsilci, ağır işlerde çalışan bir işçinin geçimi için gereken asgari tutarı net bin 424 lira 70 kuruş olarak bildirdi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında 30 Aralık'ta toplanma kararı alan komisyonun, bu toplantıda yeni yılda geçerli olacak asgari ücreti belirlemesi bekleniyor.‘İnsan onuruna yakışan ücret’Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hükümet yetkililerinin ekonominin iyi olduğu yönünde açıklamalarda bulunduğunu anımsatarak, söz konusu bu iyi tablodan asgari ücretliye düşen refah payının verilmesi gerektiğini söyledi.Asgari ücretin en düşük devlet memurunun ücreti seviyesine yükseltilmesi yönünde taleplerinin olduğunu ama komisyonun diğer üyelerinin buna sıcak bakmadığını ifade eden Irgat, 'Bizim talebimiz insan onuruna yakışan bir ücreti geçerli kılmak. Alım gücünün iyice düştüğü, kriz senaryolarının dillendirildiği bu ortamda, dar gelirliye bir simit parası kadar artışın yapılmasını kabul etmemiz mümkün değil. Bundan dolayı da TÜİK'in hesapladığı rakam müzakerelerin temelini oluşturmalıdır' dedi.Yüzde 3 zam planlanıyorİşçi ve işveren temsilcilerinin 2013'ün aralık ayındaki çetin pazarlığının ardından, 2014'te asgari ücretin ilk 6 ayda yüzde 5, ikinci 6 ayda ise yüzde 6 arttırılması kararlaştırılmıştı.Halen bir işçi için brüt bin 134 lira, net 891 lira 3 kuruş olarak uygulanan asgari ücret, kapıcılar için brüt bin 134 lira, net 963 lira 90 kuruş düzeyinde.Asgari ücretten normal çalışanlar için 242 lira 97 kuruş, kapıcılar için ise 170 lira 10 kuruş kesinti yapılırken, asgari ücretin işverene toplam maliyeti bin 332 lira 45 kuruşu buluyor.Hükümet, 2015 yılı programında, asgari ücrette bu yılın ilk ve ikinci 6 ayı için yüzde 3'er artış planlandığına yer vermişti.Kaynak: AA
Hemen Bugün Başlatılması Gereken 10 Yardım Kampanyası
Ethem Sarısülük'ü öldüren polise yardım kampanyası açıldığını öğrenince şaşırmadık ve hemen ardından Yeni Türkiye'de derhal düzenlenmesi gereken kampanyaları sizler için bir araya getirdik. Uyuma vatandaş milli iradene falan sahip çık!http://onedio.com/haber/ethem-sarisuluk-u-vuran-polis-icin-resmi-yardim-kampanyasi-426049
Tesla Roadster'ın Menzili İki Katına Çıkıyor
Tesla CEO’su Elon Musk, şirketin Roadster modelinin bir güncellemeden geçeceğini geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Musk söz konusu güncellemenin ne olduğunu nihayet açıkladı. Otomobilin pil ünitesinde yapılacak iyileştirmeyle Roadster’ın menzili 392 kilometrelik artışla 693 kilometreye ulaşacak. Böylelikle Roadster’ın kat edebileceği mesafe Tesla’nın gözde otomobili Model S’in de üstüne çıkacak. Model S tam şarjla 265 kilometre yol alabiliyor.2008 yılında tanıtılan Roadster, Tesla’nın üretilen ilk modeli unvanını taşısa da, Model S’in çıkışıyla biraz gölgede kalmıştı. Şirketin geçtiğimiz haziran ayından bu yana işaretini verdiği güncelleme altı ay sonra ortaya çıkarken, Musk ve Tesla şirketin vizyonuna güvenerek erkenden bir elektrikli otomobil satın alan 2 bin 500 kişiyi ödüllendirmiş oldu. Pil değişimi şeklinde gerçekleştirilecek güncellemenin detaylarının da gün içinde açıklanması bekleniyor. Musk, Model S için halihazıra bir güncelleme planının olmadığını, ancak bu aracın da eninde sonunda benzer bir güncellemeden geçeceğini sözlerine ekledi.Teknoblog
Yeteneği Somut Hale Getiren Jessie J'den 9 Akustik Performans
Jessie J, İngiltere topraklarının en rahat şarkı söyleyen kadını görüntüsü çiziyor. İzlerken duyduklarınıza inanamıyorsunuz ama ekrandaki Jessie J sanki sohbet ediyormuşcasına şarkıları seslendiriyor. Yeteneğin bu kadar somut bir şekilde karşımıza çıktığı her işi sevdiğimiz gibi, Jessie J’yi de sürekli olarak takdir ediyoruz. İşte kendisinin en muhteşem akustik performanslarından bazıları…Hem gözlerinize hem de kulaklarınıza inanmakta güçlük çekeceksiniz!
Reklam
Hayvanlar Tarafından Büyütülen 10 İnsan ve İnanması Güç Hikayeleri
İnsanların doğada yalnız başlarına yaşayıp yaşayamayacakları hep merak konusu olmuştur. Doğduğu andan itibaren doğada yalnız başına yaşayan insanların anlatıldığı pek çok roman ve öykü yazılmış, filmler çekilmiştir. Bazıları gerçek bazıları da efsanedir. Hazırladığımız listede her iki türden yaşanmışlıklar bulacaksınız.
Reklam
Sevimli Gine Domuzlarının Özel Tasarım Yollarda İnsanı Güldüren Koşturmaları
Kobay ya da Ginedomuzu tıknaz, birçok renkte ve şekilde tüyleri olan evcil kemiricidir. Özellikle Amerika ve Avrupa’da oldukça popüler bir evcil hayvan olan kobay, Japonya'nın Nagazaki Bio-Hayvanat Bahçesi'nde yalnızca küçük bir kafesin içerisinde yaşamak zorunda değil. Kobaylar burada etrafta gezebiliyor ve istediklere yere gidebiliyorlar. Nasıl mı? İşte cevabı:
4K Televizyonlara İlgi Artıyor
FutureSource adlı şirket tarafından yapılan araştırmaya göre 4K çözünürlüğe sahip televizyonlara olan ilgi önümüzdeki yıllarda tavan yapacak.2013 yılına kadar kullanıcılar tarafından pek rağbet görmeyen 4K televizyonlar, yavaş yavaş pazarın gözde ürünleri arasındaki yerini almaya başladı. Yeni nesil televizyon panellerinin fiyatlarının ucuzlaması ve farklı firmalar tarafından 4K TV’lerin hızla piyasaya sürülmesiyle birlikte piyasada büyük bir hareketlilik gözlenmeye başladı. FutureSource’a göre Avrupa’da satışlar hala yavaş ilerlese de dünya genelinde ciddi bir hareketlilik var.2015 yılında büyük bir sıçrama yaşaması beklenen 4K çözünürlüğündeki televizyonların 2018 yılında 100 milyon adet satılacağı öngörülüyor. Bu da televizyon pazarının yüzde 38’ini 4K televizyonların oluşturacağı anlamına geliyor. Ultra HD ekrana sahip televizyonlar, Avrupa’da yüzde 10 pazar payını elinde bulunduruyor. Amerika’da ise pazarın yüzde 8’i 4K televizyonlara ait. Yüksek çözünürlük sunan televizyonlara olan talebin önümüzdeki 4 yıl içerisinde yüzde 72 oranında artması bekleniyor. Dolayısıyla bu rakamlar çok kısa bir süre içerisinde büyük artış gösterecek gibi görünüyor.LOG
Reklam
Kodak İlk Akıllı Telefonunu Görücüye Çıkarıyor
2012 yılının başında iflasını açıklayan, ardından yeniden yapılanma kapsamında markasını lisanslama yoluyla başka üreticilerin kullanımına açan Kodak , dijital fotoğraf makinesi alanındaki isim hakkı lisansını da JK Imaging‘e vermişti.Geçtiğimiz yıl JK Imaging, Kodak’tan aldığı isim hakkı lisansıyla S1 olarak adlandırılan aynasız dijital fotoğraf makinesini Çin’de düzenlediği basın toplantısında tanıtmıştı .PRNewswire’ın aktardığı habere göre Kodak, mobil cihaz üreticisi Bullitt Group ile bir anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşmaya göre şirket, kendi markasıyla bir akıllı telefonu görücüye çıkaracak. Kodak markasını taşıyacak telefon İngiliz şirket Bullitt Group tarafından geliştirilecek. Kodak ve Bullitt Group ortaklığında hazırlanan telefon önümüzdeki ayın başında gerçekleşecek CES Fuarı’nda tanıtılacak. LOG
Ankaralılar Yüksek Katlı Yapıları Tercih Etmiyorlar
Sektör temsilcileri, yüksek binaların özellikle satış aşamasında sıkıntı yaşandığını ifade ederek, bu sorunun Ankara’nın geleneksel konut yapısına duyulan alışkanlık, yükseklik korkusu ve güvenlik endişesinden kaynaklandığını söylüyor.-Ankaralılar yükseği sevmiyor-İnşa edilen markalı projeler sayesinde konut algısını değiştiren Ankara,“yüksek kat” kabuğunu ise halen kıramadı-Sektör temsilcileri, özellikle en üst katların satışında sıkıntı yaşandığını ifade ederek, bu sorunun Ankara’nın geleneksel konut yapısına duyulan alışkanlık, yükseklik korkusu ve güvenlik endişesinden kaynaklandığını söylüyor-Başkent Ankara, geleneksel konut algısını yıktı. Önceden binalar en fazla 4-5 kattan oluşurken, modern yapılaşmayla yükseklikler neredeyse 50 kata kadar ulaşmış durumda.Bu durum kentin siluetinde ciddi değişime yol açıyor açmasına ancak, konut almak isteyen Ankaralılar üst katlardan uzak durmaya devam ediyor. “Yüksek kat” kabuğunu halen kıramayan konut alıcıları, alçak katları tercih etme alışkanlığını sürdürüyor.Bu durum elbette yüksek katlı binalar inşa ederek kentin görünümüne katkıda bulunan inşaat firmalarına sıkıntı yaratıyor. Sektör temsilcileri, yüksek binaların özellikle satış aşamasında sıkıntı yaşandığını ifade ederek, bu sorunun Ankara’nın geleneksel konut yapısına duyulan alışkanlık, yükseklik korkusu ve güvenlik endişesinden kaynaklandığını söylüyor.Manzarayı seyretmek güzel ama…Son olarak, tamamlandığında Ankara’nın en yüksek iş merkezi olacak 150 metre yüksekliğindeki Regnum Sky Tower İş ve Yaşam Merkezi projesini hayata geçiren Uzaltaş İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Pala, Ankaralılar’ın genelde yüksek katlara karşı uzak kaldığını ifade etti.Bu durumun ofis ya da konut olarak ayrılmadığını belirten Pala, “İnşaat sektöründe trend şuan yüksek katlı yapılar. Dünyanın modern şehirleri en yüksek kuleyi yapabilmek için birbiriyle yarışıyor. Manzarayı seyretmeyi herkes ister ancak iş o manzaraya sahip olmaya gelince değişiyor. Özellikle konutlarda ilk etapta çok yüksek katlarda oturmak Ankaralı için ürkütücü geliyor. Ancak zamanla alışacaklarına ve keyif alacaklarına şüphe yok. Başkent’in ilk çevreci konut kulesi 32 katlı Paladyum Beytepe’nin satış aşamasında da karşı karşıya kaldığımız bu problemi biz çözdük. Umuyorum yüksek katlı bina inşa ederek kentin görünümünde imza atan tüm firmalar da bizim kadar şanslı olur” dedi.Güvenlik endişesi büyük sorunYüksek katlı binaların konut alıcısında güvenlik endişesi yarattığını bildiren AYMOR Grup Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ayhan da, bu nedenle üst katlardan uzak durulduğunu ifade etti.Ayhan, Başkent’in yeni cazibe merkezlerinden Batıkent Karacakaya’da hayata geçirdikleri Mebuskent’i de bu sorunun çözümüne uygun şekilde projelendirdiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:“Özellikle yeni yapılan projeler en modern şekilde, dünya örnek alınarak hayata geçiriliyor. Genelde yüksek katlı kulelerin pencereleri boydan boya camla kaplı oluyor. Tabi bu durum özellikle çocuklu ailelerde güvenlik endişesi yaratıyor. Biz Mebuskent sakinlerinin yüksek kat sıkıntısı yaşamaması için projede 15 katlı 10 blok ve çeşitli katlarda villalara yer verdik. Mebuskent’te herkes aradığı konutu kolaylıkla bulabilecek.”Gelenekselden kopamayanlar varŞehir merkezinden uzaklaşmadan kaliteli yaşamın kapılarını açan Urankent’te birbirinden iddialı projelere imza atan Uransan’ın Satış ve Pazarlama Müdürü Gazi Çelik ise, Ankaralı bazı konut alıcılarının geleneksel konut tipinden vazgeçemediği için yüksek katları tercih etmediğinin altını çizdi.Geçmişte Ankara’daki yapılaşmanın en çok 5 katlı binalardan oluştuğunu anımsatan Çelik, “Bu durum Ankaralılar’da bir alışkanlık yaratmış durumda. Çünkü en fazla 5 kat yükseklikte yaşam sürdürüyorlardı.Yeni binalarda ise 30’uncu kat alternatifleri ortaya çıkıyor. Bu durumda yüksek kat sevenler bile bu kadar yükseğe çıktıklarında ürkebiliyor. Uransan olarak biz de çok yüksek katlı konutlara yer vermiyoruz. Uransan konutları genellikle 12 ila 17 kat yüksekliğinde oluyor. Bu da alıcıya güven veriyor. Konut almak isteyenlere tavsiyem, kat yüksekliğinden ziyade projeyi hayata geçiren firmanın güvenirliğine, yaptıkları inşaatlardaki kalite ve sağlamlığa bakmaları. Kaliteli konuta bu şekilde ulaşılır” diye konuştu.
Reklam
Türk Sanatçıdan Birbirinden Enfes 25 Dizi-Film Karakteri İllustrasyonu
Fırat Bilal Eskişehir Anadolu Resim Öğretmenliği mezunu ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde Grafik Tasarım  Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi son zamanlar da özellikle dizi ve film temalarına yoğunlaşmış durumda, yaptığı çalışmalarla da göz dolduruyor.Sadece dizi ve film illüstrasyonları değil kişisel portreler ve sıra dışı farklı çalışmalarda sergiliyor. Fırat Bilal’in çalışmalarına buradan ulaşabilirsiniz.Kaynak: http://yaz.ma/dfj5s
Bir Tarikatın Toplu İntiharı: Jonestown Katliamı İncelemesi
etiket
18 Kasım 1978 günü Guyana toprakları üzerinde kurulmuş Jonestown kasabasında yaşayan People's Temple (Halkın Tapınağı) Tarikatı'na mensup 900'den fazla kişi, tarikat liderleri Jim Jones  (James Warren Jones)'un vaazı üzerine siyanür içerek intihar etti. İntihar etmek istemeyen üyeler silahla vurularak öldürüldü. UYARI: Bu galeride yer alan içeriğin bazı bölümleri küçük yaştaki kullanıcılar için uygunsuz olabilir.
Reklam
Birdly Uçuş Simülatörü ile Kuşlar Gibi Özgür Olun
İnsanoğlu kuşlar gibi uçabilmek için geçmişte bir çok zorlu sınavdan geçti. Zürih Üniversitesi'nden araştırmacılar tamamiyle sürükleyici, sanal gerçekliğe dayanan bir simülatör geliştirdi. Simülatörün adı 'Birdly' uçuş simülatörü. Teçhizat gelecekten çıkıp gelmiş bir masaj sedyesini andırıyor, kullanıcı yastıklı çerçevelerden oluşan bir bölümde yüzüstü uzanıyor. Sanal gerçeklik sağlaması için kulaklıklı Oculus Rift takıyor ve ardından kollarını açarak kanatları kontrol edecek olan levhaların üzerine ellerini yerleştiriyor. Ayrıca kullanıcının kafasının hemen ilerisien yerleştirilmiş bir pervane de uçuş simülasyonu sırasında çalıştırılarak sanal gerçeklik görüntülerine bakan kullanıcıya gerçekten uçuyor hissi veriyor.Bunun yanı sıra üzerine yattığı teçhizat kanat hareketlerine bağlı olarak sağa, sola, öne ve arkaya doğru yatabiliyor. Bu hareketler alıcılar yardımıyla Oculus Rift'teki sanal gerçeklik simülasyonuna aktarılarak kullanıcının uçuşunu kontrol edebilmesi sağlanıyor. Ayrıca kanat çırpma hareketlerine bağlı olarak da simülasyon içerisinde yükselme sağlanıyor.Birdly ile ilgili tanıtım videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.MilliyetTeknoloji.com
Dış Dünyaya Kendini Kapatmış Kuzey Kore'den 26 İlginç Fotoğraf
etiket
Basın mensuplarının fotoğraf çekmesinin bile yasak olduğu Komünist bir ülkenin fotoğraflarını dijital hafıza kartları kullanarak yasadışı bir şekilde dünyaya gösteren bir fotoğrafçıdan bahsediyoruz.Kuzey Kore'ye 6 kez girme şansı bulan o fotoğrafçının ismi Eric Lafforgue.Lafforgue, çektiği fotoğraflarla Kuzey Korelilerin de birer robot değil, acı çeken insanlar olduğunu gösteriyor.'Son ziyaretim Eylül 2012'de çektiğim bazı fotoğrafları internette yayınladığım için sınır dışı edildim. Bazı Kuzey Koreliler, fotoğrafları silmemi yoksa başımın çok belaya gireceğini söyleseler de, ülkenin gerçek halini göstermemenin adil olmayacağını düşünerek reddettim. ' diyor Lafforgue.Pyongyang gibi büyük şehirlerin kırsallarında yaşayanlar için hayatın hiç de kolay olmadığını belirtiyor.'Kuzey Kore'deki yaşam şartları batıya oranla çok daha kötü' Birçok kez ziyaret ettiği küçük balıkçı köyünde, Eric Lafforgue onur konuğu olarak karşılanıyor. Dünyadan soyutlanmış, hayatlarında cep telefonu görmemiş bu köyün insanları geçimlerini balıkçılık yaparak ve su yosunu yetiştirerek sağlıyorlar.'Olumsuz yaşam standartlarına, gözlerindeki yaşlara ve çoğu zaman yiyecek bir şeyler bulamamalarına rağmen liderlerine hala taparcasına saygı duyuyorlar.'
Xbox ve Playstation'a Saldırı İddiası
Xbox ve PlayStation'ın çevrimiçi servislerinde teknik sorunlar yaşanıyor. Bunun bilgisayar korsanlarının saldırısından kaynaklanmış olabileceği öne sürülüyor.Bu oyun konsollarının üreticileri Microsoft ve Sony, sorunun giderilmeye çalışıldığını açıkladı.Lizard Squad adlı bir bilgisayar korsanları grubu, Noel tatilinde Xbox ve PlayStation'a saldırı düzenlediğini duyurdu.Microsoft ve Sony, iddia konusunda yorum yapmadı.Türkiye saatiyle 23.00'te Playstation'ın resmi Twitter hesabında 'Hâlâ, daha önce bildirilen PSN (PlayStation Network) sorunlarını gidermeye çalışıyoruz. Sabrınız için teşekkür ederiz' denildi.Xbox'un internet sitesinde de 'Xbox Live'a girmekte zorlanıyor musunuz? Sorunu çözmete çalışıyoruz' ifadesine yer verildi.BBC Türkçe
Türkiye'de En Fazla Bilim Dergisi Ankara'dan
Hazırlanan bir kitapta yer alan bilgilere göre Türkiye'deki bilimsel dergilerin yüzde 30'u Ankara'da yayınlanıyor. Bilimsel dergilerin yarısı ise sosyal alanlardaki konuları içeriyor. Üniversiteler arasında ise en fazla dergiyi ise İstanbul Üniversitesi çıkarıyor. Veriler, yeni çıkan Türkiye Akademik Dergiler Rehberi-2014 adlı kitaptan.Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi Kozak tarafından hazırlanan Türkiye Akademik Dergiler Rehberi-2014 kitabında Türkiye'de yayınlanan 1679 bilimsel dergiye ait bilgiler yer alıyor. Kitaptaki bilgilere göre ülkemizdeki bilimsel/akademik dergilerin yüzde 30’u Ankara’da yayınlanıyor.Bilimsel dergilerin yarısı sosyal alanlarda yayınlanıyorKitapta yer alan bilgilere göre bilimsel/akademik dergilerin yüzde 50,8’i (861 dergi) sosyal bilimler alanlarında yayınlanıyor. Sağlık bilimleri yüzde 25,4 (430 dergi), teknik bilimler yüzde 7,9 (154 dergi) ve matematik ve fen alanlarında yayınlanan dergilerin oranı ise yüzde 4,7 (79 dergi). Bilimsel/akademik dergilerin yüzde 43,4’ü (736 dergi) Türkçe-İngilizce olmak üzere iki dilli yayınlanıyor. Türkçe yayınlanan dergilerin oranı yüzde 30,5 (517 dergi), dergilerin yüzde 14,7 (249 dergi) ise İngilizce yayınlanıyor (249 dergi).Araştırma sonuçlarına göre bilimsel/akademik dergilerin yalnızca yüzde 22,8’i (387 dergi) kağıda basılı olarak yayınlanıyor. Öte yandan, bilimsel dergilerin yüzde 49,3’ü (835 dergi) hem kağıda basılı ve hem de online ortamda yayınlanırken, dergilerin yüzde 19,2’si (325 dergi) tümüyle online ortamda yayınlanıyor.En fazla dergi Ankara’daAraştırma bulgularına göre en fazla bilimsel/akademik dergi Ankara’da (511 dergi) yayınlanırken, Ankara’yı 459 dergi ile İstanbul izliyor. En çok bilimsel/akademik derginin yayınlandığı diğer iller şu şekilde sıralanıyor: İzmir (75 dergi), Konya (43 dergi), Elazığ (27 dergi), Bursa yüzde (26 dergi), Isparta (25 dergi), Eskişehir (25 dergi), Erzurum (22 dergi), Sakarya (20 dergi), Malatya (16 dergi), Diyarbakır 17, Mersin (16 dergi) ve Antalya (15 dergi) dergi. Bu arada 62 derginin ise yayımladığı yer belirlenemedi.İstanbul Üniversitesi 56 dergi ile öndeBilimsel/akademik dergilerin yüzde 43,5’i üniversitelerce yayınlanırken, yayınevleri tarafından yayınlanan dergilerin oranı yüzde 15,5, derneklerin oranı yüzde 19,4 ve özel kişilerin oranı ise yüzde 4,2 şeklinde sıralanıyor. En çok dergi 56 dergi ile İstanbul Üniversitesi tarafından yayınlanırken, bu üniversiteyi sırasıyla 44 dergi ile Ankara Üniversitesi, 30 dergi ile Hacettepe izliyor. En çok bilimsel dergi yayınlayan diğer üniversiteler ise şu şekilde sıralanıyor: Gazi Üniversitesi (29 dergi), Süleyman Demirel Üniversitesi (24 dergi), Selçuk Üniversitesi (20 dergi), Dokuz Eylül Üniversitesi (19 dergi), Marmara Üniversitesi (18 dergi), Atatürk Üniversitesi (17 dergi), İnönü Üniversitesi (13 dergi), Cumhuriyet Üniversitesi (12 dergi), Ege Üniversitesi (12 dergi), Fırat Üniversitesi (11 dergi) ve Düzce Üniversitesi (10 dergi).Bilimsel dergi alanı bütünüyle denetimsiz1997 yılından bu yana bilimsel/akademik dergiler konusunda beşer yıllık aralıklarla dört ayrı araştırma gerçekleştirilen Prof. Dr. Nazmi Kozak, bilimsel dergi yayımcılığının dergi sayısının artmasıyla denetimi zor bir alan haline geldiğini açıkladı. Bilimsel dergi yayını ile ilgili uygulamaların Türkiye ve dünyada akademik çevrelerin iç denetimine bırakıldığı açıklayan Prof. Dr. Kozak, 2002 yılından sonra bilimsel makalelere akademik yükseltmelerde yüklenen işlevin bu alandaki keyfiyetin inanılmaz boyutlara ulaşmasına yol açtığını söyledi.Bilimsel süreli yayıncılık alanında ULAKBİM tarafından 1990’ların başından itibaren Türk Tıp Dizini ile başlayan önemli birtakım çalışmaların yapıldığını, ancak bu çalışmaların dergiler üzerindeki yaptırım gücünün kapsadıkları dergilerle sınırlı kaldığını açıklayan Prof. Dr. Kozak,bilimsel dergilerin nitelikleri ilgili olarak akademik yükseltmelerde görev alan jüri üyelerine önemli bir sorumluluk düştüğünü belirtti.“Günümüzde bilimsel dergi çıkarmak o kadar kolaylaştı ki; bir domain satın alınarak, bir hosting kiralanarak herkes bilimsel dergi çıkarabiliyor artık” diyen Prof. Dr. Kozak konuyla ilgili şu bilgileri veriyor: “Dergicilik çok da ucuza geliyor! İstediğiniz adı verebiliyorsunuz; ‘uluslararası dergi yayınlıyorum’ diyerek bütün makaleleri Türkçe yayımlayabiliyorsunuz. Adı İngilizce, yayımlanan bütün makaleleri Türkçe olan pek çok ‘uluslararası dergimiz’ var! Hatta durum öyle boyutlara ulaştı ki, biri çıkıp dergisinin ilk sayısına ‘Yıl 5, Sayı 1’” diyebiliyor.”Denetim yapan bir otorite olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Kozak “Uluslararası dergi olmanın ölçütleri nedir? diye sorduktan sonra şunları söylüyor: Uluslararası makale olmanın ölçütleri nedir? Belli değil. Herkes kendi kuralını koyuyor. “Elbette bilimsel yayıncılık teamüllerine uyan pek çok online dergi var; bunları ayırmak lazım. Bilimsel dergilerin niteliği konusunda bütün sorumluluk akademik yükseltme jürilerinde; haliyle her bir jüri üyesinin alanıyla ilgili bütün bilimsel/akademik dergiler konusunda ayrıntılı bilgiye sahip olamaması, sorunu içinden çıkılmaz kılıyor. Örneğin ülkemizde sosyal bilimler alanında 861 bilimsel/akademik dergi yayınlanıyor, dolayısıyla sosyal bilimlerin herhangi bir alanındaki bir akademisyenin bütün bu dergiler hakkında bilgili olması beklenemez.”Güleriz ağlanacak halimizeTarandıkları indekslere göre bilimsel dergilere atfedilen değeri (puanı) elde etmek için yanlış veya bilimsel etik kurallarına uygun olmayan birçok uygulama olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kozak, “Öyle örnekler var ki, güler misiniz, ağlar mısınız? Örneğin bir arkadaşlık sitesi olan ‘FriendFeed’i, herkesin bildiği ‘Google Scholar’ı, ‘PHD Library’ı, bir dergi rehberi olan ‘Ulrich’s Periodical Directory’ı ‘indeks’ gibi gösteren çok sayıda bilimsel dergi var” diye uyarıyor.Al Jazeera Turk
Reklam