onedio
Yeşilçam Oyuncusu Hakkı Kıvanç Hayatını Kaybetti
Karakter oyuncusu olarak tanıdığımız Hakkı Kıvanç'ın yaşamını yitirdiği haberi geldi.Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ın yaşamını kaybettiğini Türk sanat müziği sanatçısı Onur Akay Twitter adresinden paylaştı. Akay, ‘Bir süredir mide kanseri ile mücadele veren ve neredeyse her filmde izlediğimiz Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ı kaybettik. Cenazesi, yarın öğle namazına müteakip Beyoğlu Ağa Camii’nden kaldırılacak. Sevenlerine ve ailesine başsağlığı dilerim.’ dedi.HAKKI KIVANÇ KİMDİR?Hakkı Kıvanç (Hakkı Güvenç), 18 Temmuz 1931 yılında Adana'da doğdu. 1955 yılında Kızımla Beraber Ağladık filminde figüran olarak başladığı oyunculuk hayatında birçok filmde rol aldı. Yeşilçam filmlerinin değişmez yardımcı oyunculardan biri olan Hakkı Kıvanç, mafya adamı, polis, kahveci gibi karakterleri canlandırdı. Özellikle; Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Ayhan Işık gibi oyuncuların oynadığı filmler ile tanınır.Sinema dışında 1980'li yıllardan başlayarak bazı televizyon dizilerinde de rol alan Hakkı Kıvanç, 500'den fazla film ve dizide rol aldı.Cumhuriyet
'Vergi Tabana Yayılacak'
Maliye Bakanı Şimşek, Kayıt Dışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı’nı açıkladı. Planın amacı, vergiyi tabana yayarak kayıt dışılığı azaltmak. Yeni vergi olmayacak. Kayıt dışı istihdam azaltılacak.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı'na ilişkin, 'Buradaki amaç; vergiyi tabana yayarak, kayıtdışılığı azaltarak, ülkemizin, ekonomimizin gelişmesi, kalkınması için daha fazla kaynak sağlamak. Yeni herhangi bir vergi yok. Sadece vergide adaleti sağlamaya, vergiyi tabana yaymaya yönelik bir çerçeve, bir eylem planı' dedi.Şimşek, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, 'Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı'nı açıkladı.Kayıtdışı ekonominin, ülkenin gelişmesini engelleyen temel bir yapısal sorun olduğunu belirten Şimşek, kayıtdışı ekonomiyle mücadelenin en az terörle mücadele kadar önemli olduğunu ifade etti.Bu eylem planıyla hiçbir şekilde dar gelirli kesimin, esnafın veya genel anlamda tüm kesimlerin vergi yükünü artıracak bir adım atılmayacağını vurgulayan Şimşek, 'Buradaki amaç; vergiyi tabana yayarak, kayıtdışılığı azaltarak, ülkemizin, ekonomimizin gelişmesi, kalkınması için daha fazla kaynak sağlamak. Dolayısıyla yeni herhangi bir vergi yok. Sadece vergide adaleti sağlamaya, vergiyi tabana yaymaya yönelik bir çerçeve, bir eylem planı' diye konuştu.Kayıtdışılığın, bir anlamda vatandaşların sosyal güvenlik haklarından mahrum kalması anlamına da geldiğini dile getiren Şimşek, çalıştığı halde maaşların düşük gösterilmesinin de kayıtdışılık olduğunu ifade etti. Şimşek, ilerleyen dönemde kayıtdışı istihdamla mücadelenin de çok önemli bir alan olacağını vurguladı.Vergi oranları düştüBuna karşın, mevzuatın basitleştirilmesi anlamında daha yapılacak çok işin olduğunu belirten Şimşek, ilerleyen dönemde bu çalışmaların devam edeceğini söyledi.Vergi oranlarının 2002 yılında çok yüksek olduğunu ve bu oranları AK Parti olarak ciddi anlamda düşürdüklerini anlatan Şimşek, 'Artık, 'gelir vergisi oranları çok yüksek, onun için kayıtdışı kalınıyor' demek, bence makul bir gerekçe değil' diye konuştu. Şimşek, kurum kazançları üzerindeki vergi yükünün OECD ülkeleri arasında en düşük olduğu ülkenin, Türkiye olduğunu ifade etti. Bu dönemde, dolaylı vergi oranlarını da ciddi şekilde düşürdüklerini belirten Şimşek, özellikle KDV oranlarını önemli ölçüde aşağı çektiklerini kaydetti.Vergi tabana yayılacakAmaçlarının, vergiyi tabana yaymak olduğunu ve bunun için kayıtdışılıkla mücadele edeceklerini vurgulayan Şimşek, bu mücadeleyi yaparken gönüllü uyumu arttıracaklarını, vergiye uyum maliyetlerini aşağı çekeceklerini bildirdi. Bunun için de teknolojinin getirdiği imkanları sonuna kadar kullandıklarını aktaran Şimşek, 'Bir anlamda elektronik maliye sistemini oluşturduk. Bugün itibarıyla beyannamelerin yüzde 99'undan fazlası elektronik ortamda alınıyor, ödemelerinizi artık elektronik ortamda yapabiliyorsunuz' dedi.Şimşek, teknolojiyi daha da yaygın şekilde kullanacaklarını belirterek, amaçlarının vergi uyum maliyetlerini aşağıya çekerek, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak olduğunu söyledi.Dünya Bankasıyla PWC'nin, 2015 yılında yayımladığı vergi ödemeleri raporunda, vergi ödeme kolaylığı açısından 189 ülkenin incelendiği ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:'Bu çalışmaya göre Türkiye 189 ülke arasında 56. sıraya yükseldi. Daha önceki araştırmada 71. sıradaydık. Demekki bütün bu çalışmalar aslında sonuç verdi ve dünyanın diğer ülkelerine göre biz daha hızlı ve etkin bu işi yapıyoruz ancak bu yeterli değil. Bizim ilk 30'ları, ilk 20'leri hedeflememiz lazım. Dolayısıyla daha yapacağımız çok şey var ama hakikaten çok mesafe katetmiş ve Türkiye bu alanda başarılı olmuştur.'100 çalışandan 36’sı kayıtdışıBakan Şimşek, 2002 yılından bu yana kayıtdışılıkla mücadelede önemli mesafe alındığına işaret ederek, şunları söyledi:'Kayıtdışı ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya oranını 2002'den bu yana 6 puan düşürdük. Son olarak, yüzde 26,5 seviyesindeyiz. Yani kayıtdışı ekonominin milli gelire oranı yüzde 26,5. Nereden geldik, yüzde 32'lerin üzerinden geldik. Yeni eylem planını uygulayarak, 2018 yılı sonunda kayıtdışı ekonominin büyüklüğünü milli gelire oran olarak yüzde 21,5'e düşürmeyi hedefliyoruz. Ben inanıyorum ki biz daha iyisini yapabileceğiz.Kayıtdışı istihdamda da çok ciddi bir azalma söz konusu. 2002 yılında her 100 çalışandan 52'si kayıtdışıydı, bu çok ciddi bir rakam. Bugün her 100 çalışandan sadece 35-36'sı kayıtdışı. Bu da yüksek bir rakam ama bunu daha aşağı çekmek için bu eylem planını hazırladık. Hedefimiz 2018 yılında yüzde 30'un altını görmektir.'AA, Al Jazeera Turk
Spacey'nin Oynayamayacağı Rol Kaldı mı?
Usta aktör, Barry Sonnenfeld'in çekeceği 'Nine Lives' adlı komedide bir kedinin vücuduna sıkışan bir adamı canlandıracakGeçtiğimiz günlerde ABC kanalında yayınlanan 'Jimmy Kimmel Live!' talk showunda Ameowdeus adlı müzik dehası kediyi canlandıran, artık oynayamayacağı rol kalmadığı düşünülen ABD'li aktör Kevin Spacey, bu kez Hollywood'un emektar isimlerinden Barry Sonnenfeld'in yöneteceği 'Nine Lives' adlı filmde ruhu bir kedinin vücuduna giren bir adamı canlandıracak.Milliyet Sanat
Reklam
4G İçin Türkiye'de 1.5 Milyon Km Fiber Altyapı Gerekiyor
TELKODER, Türkiye’de bulunan 60 bin civarındaki baz istasyonunun milyonlarca abonenin İnternet ve ses kullanım yükünü ancak fiber şebeke sayesinde kaldırabileceğine dikkat çekti.Türkiye’de elektronik haberleşme sektörünün 2015 yılı gündeminin en önemli maddelerinden birisi yapılacak olan 4G ihalesi olacak. 4G teknolojisinin tüketicilere getireceği en büyük avantajlar arasında, 3G teknolojisine göre çok daha büyük hızlarda veri taşıma kapasitesinin olması ve bu sayede İnternet’e çok daha hızlı erişim sağlanması bulunuyor. İhalenin gerçekleştirilmesi gündemdeyken, ülkemizin altyapısının 4G’ye geçişe hazır olup olmadığı sorusu ise henüz kesin olarak yanıtlanmış değil.Mevcut uygulamada cep telefonu ile baz istasyonu arasındaki iletişim telsiz sinyalleri kapsamında sağlanıyor. Baz istasyonundan sonraki adımda ise 4G ile ortaya çıkacak olan büyük kapasitenin taşınabilmesi için her baz istasyonunun fiber ile birbirine bağlanması gerekiyor. Ülkemizde yurt çapına yayılmış toplam 60.000 civarında baz istasyonu olduğu düşünüldüğünde fiber şebekelerin neden hızla yaygınlaştırılmasının gerekliliği açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Son BTK raporuna göre ülkemizdeki fiber şebekelerin toplam uzunluğu 240.000 kilometre olarak verilmiş durumda. 60.000 adet baz istasyonunun bağlanabilmesi için ise bu uzunluğun en az 7-8 kat arttırılması gerekiyor.4G teknolojisinin verimli olarak kullanılması için gerekli olan fiber şebeke uzunluğu belliyken, mevcut fiber şebekesi bu ihtiyacı karşılamaktan çok uzak. Bunun yanı sıra fiber alanına yatırımlar da yeterli hızda değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınan verilere göre, kazı izni verilen fiber optik metrajları 2008’den 2014’e kadar büyük ölçüce düşmüş gözüküyor. 2008 yılında başlanan fiber optik şebeke yatırımlarında yıllar içinde artış olması beklenirken, İstanbul’da 7 yıl içinde yapılan kazı uzunluğunun tam tersine çok büyük ölçüde düştüğü gözlemleniyor.
Liberal Demokrat Parti'nin Seçmenlerine Öğrettiği 11 Önemli Şey
26 Haziran 1994 tarihinde Besim Tibuk başkanlığında kurulan siyasi partidir.Politik görüşü klasik liberalizm, bireysel özgürlük, serbest piyasa ekonomisi ve insan haklarına dayalıdır. Hukuka dayalı, insan hak ve hürriyetlerini birincil koşut kabul eden, yetkileri sınırlandırılmış merkeziyetçi olmayan devleti savunmaktadır. Parti ekonomi politikalarında serbest piyasa ekonomisi ve serbest ticareti, sosyal politikalardaysa sivil liberteryenizm ve kültürel liberalizmi savunma eğilimi göstermektedir.
Reklam
Uluslararası Projeler Nasıl Gidiyor?
Uluslararası projeler ile hızlı büyüme inşaat firmaları açısından önemli bir stratejik karar. Tüm sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de uluslararası projelerde kıyasıya bir rekabet yaşanmakta, açılan ihalelerde en iyi teklif verme ve projeyi zamanında teslim etme gibi unsurların yanı sıra faaliyet gösterilen ülkelerdeki riskler de ön plana çıkmaktadır.Uluslararası arenadaki riskler aslında inşaat firmalarının kendi ülkelerinde karşı karşıya olduklarıyla benzerlik gösterse de ülkeden ülkeye farklılıklar da söz konusu. İnşaat şirketlerinin sürdürdükleri projelerdeki performansları bu risklerin doğru yönetilmesine bağlı. Yapılan çeşitli araştırmalar uluslararası projelerde kayda alınması gereken 18 riskin bulunduğunu gösteriyor. Siyasi istikrar, hukuk ve kanunlar, döviz kuru riski, kültürel farklılıklar, enflasyon, kamusallaştırma, farklı vergi ödemeleri/uygulamaları, dil farklılığı, rüşvet ve yolsuzluk, mücbir sebepler ve sosyal/siyasi karışılıklar risk haritasının önemli ögeleri.Bir ülkenin siyasi istikrarı ile ekonomik performansı arasında doğrudan bağ olduğunu ele alırsak döviz kuru, enflasyon ve ilişkili olarak faiz riskleri en önemli unsurlar.Küresel rekabet açısından Türk inşaat şirketleri dünyada son derece önemli bir yere sahip. Bu durum ENR tarafından her yıl hazırlanan “Dünyanın İlk 250 inşaat Şirketi” raporu ile de her yıl kanıtlanyor.İlk 250 şirketin toplam uluslararası cirosu 544 milyar dolara yakın. İspanya ve Çin’in başa güreştiği bu listedeki Türk şirketlerinin ciro toplamı 20 milyar dolar civarında. Bu büyüklükle Türkiye 9’uncu sırada. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre ise tüm sektörün uluslararası projelerden elde ettiği ciro 32 milyar dolara yakın. Daha da önemlisi tanışıklığın pozitif fayda getirdiğini düşünürsek, dünya ölçeğinde ilk 250’de yer alan Türk şirketlerin sayısı 42 . Bu yönden değerlendirildiğinde müteahhitlik hizmetlerinde Türkiye uluslararası arenada Çin’nden sonra ikinci sırada .Türk inşaat şirketleri son 40 küsür yılda 285 milyar dolar değere sahip 7 bin 500 uluslararası projede rol oynadı. Müteahhitlik hizmetlerinin yanı sıra Türkiye inşaat malzemeleri üretiminde de dünyanın önde gelen ülkeleri arasında. Dört kıtada 103 ülkede proje yürüten Türk inşaat firmalarının etkin olduğu alanlar inşaat malzemeleri üretiminden altyapıya, konut üretiminden fabrika inşaatına ve turizm projelerine kadar uzanıyor.Türk inşaat firmaların gerçekleştirdiği uluslararası projeler açısından Rusya Federasyonu, Türkmenistan ve Irak oldukça önemli pazarlar. Bu ülkelerin ihracat kalemleri, yani ülke gelirlerinin çoğu petrol ve doğal gaza bağlı. Malum, ham petrolün varil fiyatı son bir yılda %50-60 dolar bazında değer yitirmiş vaziyette.MIT Üniversitesi ’nin “Karmaşık Ekonomi Gözlemevi” ülkelerin ekonomik göstergelerini kullanarak bir takım veriler yayınlıyor. Bu veriler ışığında bir ülke ekonomisinin riskleri hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. Buradaki “karmaşık” kelimesine takılmış olabilirsiniz. Bunu çeşitlilik olarak da algılayabilirsiniz. Örnek olarak Türkiye ihracattan sağladığı gelirler anlamında çeşitliliğe sahip. Yani bir ihracat kaleminin kötüye gitmesi, diğer birinin olağanüstü başarılı olmasıyla dengeler altüst olmadan pekala ekonomik krizlerden uzak kalma olasılığına sahip. Buna karşılık ihracatının yüzde 60’ını petrol ve doğal gaz satışlarından sağlayan Rusya Federasyonu’nun bu emtia fiyatlarında yaşanacak çöküntü karşısında yapabileceği pek de bir şey yok.Durum Türk inşaat şirketlerinin ağırlıklı olarak projelerini gerçekleştirdiği diğer ülkeler olan Türkmenistan, Irak ve Katar’da da pek farklı değil. İhracat gelirlerine bakıldığında petrol ve doğal gaz bağımlılığı Türkmenistan’da yüzde 91, Irak’da yüzde 99 ve Katar’da yüzde 95. Bu ülkeler arasında Katar, Dünya Kupası hazırlıkları ve altyapı hizmetleri yatırımlarında kararlığı açısından “risk” olarak görülmeyebilir.Ekonomi Bakanlığı verilerine göre 2010-2013 yıllarını kapsayan dönemde Türk inşaat firmalarının proje geliştirdikleri ilk üç ülke sırasıyla Türkmenistan (yüzde 23), Rusya Federasyonu (yüzde 17) ve Irak (yüzde 12). Üç ülkenin toplam ciro içindeki payı yüzde 52. Projelerin gerçekleştirildiği petrol ve doğal gaz üreticisi ülkelerin toplam içindeki payı ise yüzde 75’in üzerinde. Toplam ciro içerisinde karayolu/tünel inşaatı yüzde 14 ile başta olmakla birlikte ikinci sıradaki konut projeleri yüzde 13 ikinci sırada ve hatırı sayılır bir ağırlığa sahip. Verilerde diğer olarak geçen yüzde 30’luk bölüm ve konut projeleri dışında kalan yüzde 57 havalimanı, spor tesisleri, alışveriş merkezleri, demiryolu, fabrika, petro-kimya tesisi, turizm tesisi, karayolu/tünel projelerini içeriyor.Gerçekleşen proje değerlerine bakıldığı zaman Rusya Federasyonu 2011 ve 2012’deki liderliğini 2013’te Türkmenistan’a kaptırmış vaziyette. Yine de bu ülkenin, 2013 yılında 32 milyar dolara yakın gerçekleşen sektörün uluslararası cirosu içerisindeki payı yüzde 18. Cironun yüzde 61’i, Türkmenistan (yüzde 34), Rusya Federasyonu (yüzde 18) ve Azerbaycan’da (yüzde 9) elde edilmiş. Türk inşaat şirketleri tarafından 47 ülkede 393 proje gerçekleştirilmiş. Türk inşaat şirketlerinin en fazla proje gerçekleştirdiği ilk üç ülke Irak (74), Türkmenistan (60) ve Rusya Federasyonu (51). Projelerin yüzde 70’inden fazlası petrol ve doğal gaz üreticisi ülkelerde.Ekonomi Bakanlığı verileri Türkiye inşaat sektörünün 2014 ilk 6 ay 10 milyar dolar mertebesinde değere sahip 116 proje gerçekleştiğini gösteriyor. Bu dönemde önemli bir değişiklik göze çarpıyor. Proje tutarlarına göre ilk 3 sırada Katar, Cezayir ve Irak göze çarpıyor. Bu üç ülkenin toplam içerisindeki payı yüzde 57. 2014’de Ruble’nin gerilemesi ve ekonomisinin petrol ve doğal gaza bağımlılığı ve buradaki fiyat düşüşleri ile ekonomisi büyük darbe alan Rusya Federasyonu’nun payı ise yüzde 2. Bu dönemde petrol ve doğal gaza bağımlı ekonomiye sahip ülkelerin ciro içindeki payı yüzde 67. Karayolu/köprü/tünel (yüzde 28), demiryolu (yüzde 23) ve konut (yüzde 15) projeleri toplam cironun yüzde 66’sını oluşturuyor.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi tarafından yapılan açıklamaya göre 2014 sonu itibariyle yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinden sağlanan geli 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu durumda, 2014 yılında 2013 senesine göre müteahhitlik hizmet ihracatında Türkiye’nin kaybı 10 milyar dolar ya da yüzde 31 civarında . İlk beş ülke sırasıyla Türkmenistan, Rusya, Cezayir, Katar ve Kazakistan.Yıllar bazında gelinen noktada inşaat sektörünün daha katma değerli uluslararası projeler ürettiği bir gerçek. Zira 1972-2014/6 aralığında ortalam proje değeri 38 milyon dolar. 2013’te üretilen 116 projeden ortalama 80 milyon dolar, 2014’ün ilk 6 ayında üretilen 116 projenin beher değeri ise ortalama 86 milyon dolar.Buna karşılık Türk inşaat sektörü ekonominin dalgalı ve siyasi sorunların yaşandığı coğrafyalarda faaliyet gösteriyor. Irak ve Libya’daki olumsuzluklar, Rusya Federasyonu’nun yaşadığı ekonomik problemler 2014 performansındaki düşüşe neden olmasında kuşkusuz önemli. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında düşüş, faaliyet gösterilen ülkelerde yaşanan kur sorunları ve neticesinde ekonomilerinde yaşanan problemler, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin toplam cirolarında önemli yer turan Türk inşaat şirketleri tarafından yakından gözlemlemesi ve stratejilerinde özümsenmesi gereken hususlar.İnşaat Sektörü’nün Türkiye’nin can damarı olduğu herkesin bildiği bir gerçek. Öyle ki sektör Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Milli Hasıla’sının yüzde 6’sına karşılık geliyor ve 2 milyon kişiye yakın istihdam sağlıyor. Sektörün ülke ekonomisine doğrudan ya da dolaylı etkisi ele alındığında tarım sektörü hariç payı yüzde 30 civarında. Yine tarım sektörü hariç işgücünün yüzde 10 civarında bir kısmı bu sektörden ekmek parasını kazanıyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü’ne göre Türk İnşaat sektörü 2013’te yıllık bazda Gayrisafi Yurtiçi Milli Hasıla’nın 3,1 puan üzerinde yüzde 7,1 büyüdü.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ’nin açıklamasında yer alan “Müteahhitlik sektörümüz en önemli hizmet ihraç kalemlerimizden biridir. Cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağlamaktadır” ibaresini hatırlamakta fayda var. Bu durumda cari açıkta 2014 yılı itibariyle kapatılması gereken 10 milyar dolarlık bir açık oluşmuş durumda. 2015 yılının müteahhitlik hizmeti açısından önde gelen pazarlarından Rusya Federasyonu açısından hiç de iyi gitmeyeceği düşünülürse cari bu açığın artması muhtemel .İnşaat sektörünün diğer sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmalar gibi ekonomisi daha karmaşık yapıya sahip farklı ülkelerde fırsatları kovalayarak pazar riskini yaymaları çok önemli.
Bill Gates, Bir Sanal Asistan Üzerinde Çalışıyor
Bill Gates, üzerinde çalıştığı yeni gizemli projesi ile geleceğin tüm cihazlarını değiştirebilir!Bill Gates'in 'Personel Agent' adında geleceğe yönelik bir teknoloji üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.Gizemli projenin amacı, Gates'in sözleriyle 'her şeyi hatırlamak ve geri dönüp önem verdiğiniz şeyleri bulmanıza yardımcı olmak'. Reddit'teki ask-me-anything oturumunda soruları cevaplayan Gates, önümüzdeki senelerde neler olacağına dair bir soruya şöyle cevapladı: 'Önümüzdeki 30 yıl içinde her zamankinden daha çok ilerleme olacak. Sadece önümüzdeki 10 yıl içinde vizyon ve konuşma algılama, çeviri teknolojileri çok daha iyi olacak. Meyve toplama veya bir hastayı hastaneye taşıma gibi mekanik robot işleri çözülecek. Bilgisayarlar/robotlar görme ve hareket etme konusunda belirli bir seviyeye ulaştıklarında, yaygın olarak kullanılacaklar.'Gates, üzerinde çalıştığı 'Personal Agent' projesini ise şöyle açıkladı: 'Fikir, uygulamaları bulmak zorunda olup, içerisinde nelerin yeni olduğuna bakmanın etkili bir model olmadığı üzerine kurulu - agent bu sorunu çözecek. Tüm cihazlarınız üzerinde çalışacak.'Apple Google ve Microsoft'un son senelerde üzerinde çalıştıkları dijital asistanları bulunuyor. Gates'in girişimleriyle sanal asistan işi, gelecekte daha da heyecan verici bir işlev olacak gibi görünüyor.CHIP Online
'İnternetin de Fişini Çekmeye Hazırlanıyorlar'
CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, torba yasa teklifinde yer alan internet düzenlemesini değerlendirdi. Cihaner, “AKP, sansür duvarına bir tuğla koyuyor” dedi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa teklifindeki internet düzenlemesiyle ilgili CHP’li İlhan Cihaner, “Şimdi internetin fişini çekecek olan yasa teklifi ile bu kara tabloya bir fırça darbesi daha atılıyor, özgürlüklerin önündeki duvara bir tuğla daha konuluyor” dedi.AKP’nin özellikle Gezi eylemlerinden sonra interneti baş edilmesi, zapturapt altına alınması gereken bir ‘baş belası’ olarak gördüğüne ifade eden Cihaner, “İfade özgürlüğü tamamıyla rafa kaldırılıyor. Bu cezayı yememek için erişim ve yer sağlayıcıları kendi kendine sansür uygulayacak. Otosansür artık fiilen sansüre dönüşecek” görüşünde.Cihaner’in yasa teklifinde yer alan internet düzenlemesiyle ilgili yazılı açıklaması şöyle:“Daha önce iki kez Anayasa Mahkemesi’nden dönen internete sansür girişimi yeniden TBMM gündeminde.AKP milletvekilleri tarafından imzalanan yasa teklifi neler getiriyor:Yürüklükteki 5651 sayılı yasada sadece katalog suçlar vardı. Yeni, yasa teklifine göre; yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın korunması gibi hallerden birinin veya bir kaçının bulunması halinde ‘içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı’ verilebilecek.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen teklif bu şekilde yasalaşırsa neredeyse TCK’daki bütün suçlar internet erişiminin engellenmesi için gerekçe olabilecek.Başbakan’a ve bakanlara site kapatma hakkı veriliyor. Bu düzenleme ile hukuki bir durum için YARGI yerine YÜRÜTME’ye karar verme yetkisi veriyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerinden birisi olan ‘yargı kararı şartı’ aranmayacakÖrneğin, ‘Kaçaksaray’ın maliyeti açıklansın’ diye bir protesto eylemi düzenliyorsunuz ve bunun duyurusunu yapmak için de Facebook’ta bir etkinlik sayfası hazırladınız. Başbakan ya da bakanlar ‘Yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi’ gerekçesiyle Facebook’un kapatılmasını isteyebilecek.Bundan sonra özgürce internet kullanma hakkımız başbakanın ya da bakanın iki dudağı arasında olacak.Kapatma kararının uygulanmaması halinde erişim ve yer sağlayıcıya 500.000 TL’ye varan cezalar ve lisans iptali öngörülüyor.İfade özgürlüğü tamamıyla rafa kaldırılıyor. Bu cezayı yememek için erişim ve yer sağlayıcıları kendi kendine sansür uygulayacak otosansür artık fiilen sansüre dönüşecek.Bu düzenleme ile URL engellemesi geliyor. ‘İhlal önlenemedi’ gerekçesiyle internet sitesinin tümden kapatılması öngörülüyor.Örneğin, Redhack grubunun ya da @fuatavni’nin Twitter’daki bir hesabı kapatıldığında başka bir hesap açılıyor, o da kapatıldığında yenisi açılıyor. Böyle olunca ‘ihlal önlenemiyor’ bahanesi ile Twitter toptan engellenebilecek.“AKP İNTERNET SİTESİ KAPATMADA DA ÇOK HIZLI“Engelli Web’in verilerine göre 29 Ocak 2015 itibarıyla 2006’dan bugüne kadar 65.672 adet internet sitesinin IP adresinin ya da blogger’ın erişimi engellendi.2015’in ilk 29 gününde 1.110 internet sitesine erişim engellendi.Bu yasa teklifi, AKP’nin seçime hazırlık çalışmasıdır. AKP’nin amacı seçim öncesinde yolsuzluklara, usulsüzlüklere, hırsızlıklara ilişkin haber ve bilginin halka ulaşmasını engellemektir.Bu yasa teklifinin amacı, para kasalarının, ayakkabı kutularının, sıfırlamaların üstünü örtmektir.Bugün medyanın içinde bulunduğu durum dikkate alındığında birkaç istisna dışında yolsuzluklara, usulsüzlüklere hırsızlıklara yer veren gazete, televizyon kalmadı.Tek istisna ise internet siteleri ve özellikle, Twitter, Facebook gibi sosyal medya olarak adlandırılan alanlar.Bu yasa teklifi ile internetin de fişini çekmeye hazırlanıyorlar.Anayasa Mahkemesi iki kez benzer düzenlemeleri iptal etti.Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin düşünce ve ifade özgürlüğü ile ilgili verdiği kararlar dikkate alındığında bu yasa teklifinin TBMM’den geçmesi halinde normal şartlar altında Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi gerekir.Ancak AKP’nin hesabı başka. AKP, AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın Mart ayında yaş haddinden emekliye ayrılmasından sonra dengelerin değişeceğini ve İPTAL talebinin reddedileceğini bekliyor. Eğer ret çıkmayacaksa, o zaman da kararın seçimden sonra çıkmasını hesaplıyorlar.Yani bütün amaçları seçim sürecinde dikensiz gül bahçesi yaratmak.TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ FOTOĞRAFITürkiye, Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yaptığı Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda, 2002 yılında 139 ülke içerisinde 99. sıradayken, 2014 yılında 180 ülke içerisinde 154. sıraya geriledi.41 OECD ülkesi arasında yapılan demokrasi sıralamasında Türkiye sonucu sırada.The Economist’in 167 ülkeyi kapsayan 2014 demokrasi endeksinde Türkiye’nin hızla ‘otoriter rejim’e doğru yol aldığı belirtildi. Türkiye 2012 endeksine göre iki sıra gerileyerek 98’inci oldu.Türkiye, Uganda ve Kenya’nın ardından Lübnan’la aynı sırada yer aldı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu ”Hibrit Rejimler” sınıfında 36 ülke bulunuyor ve aynı klasmanda Bangladeş, Tanzanya, Sri Lanka ve Uganda gibi ülkeler mevcut.İnsan hakları, demokrasi, şeffaflık ve özgürlükler konusunda Türkiye’nin düşüş istikrarı, Freedom House’un yayımladığı, “Dünyada Özgürlük, 2015” raporunda da değişmedi.Türkiye, siyasi haklarını kullanımda geçen yıla oranla 2 puan, sivil haklarının kullanımında ise 3 puan, toplamda 5 puan kaybetti ve 55 puan aldı. 2006’da 65 olan Türkiye’nin genel puanı, 2014’te ise 60’a düştü. Türkiye’ye “Kısmen Özgür” ülkeler arasında yer veren raporda, özgürlükler açısından Türkiye’nin gerilediği vurgulandı.ZETE
Reklam
Ekim Alanı Son 20 Yılda Yüzde 60 Azaldı
Türkiye, bakliyat üretimindeki gerileme ile net ithalatçı konuma düşerken destek primlerinin artırılması ile üretimde artış hedefleniyor. Ekilebilir tarım arazilerinin her geçen gün azaldığı bir ortamda uzun vadede primlerin tek başına yeterli olup olmayacağı ise soru işareti.Türkiye'de bakliyat ürünlerine yönelik üretim son yıllarda ciddi bir gerileme trendinde. TÜİK verilerine göre 1990’larda 630 bin ton olan kırmızı mercimek üretimi, 2013’te 395 bin tona geriledi.216 bin ton olan yeşil mercimek üretimi 22 bin tona gerilerken, aynı dönemde nohut üretimi 860 bin tondan 506 bin tona düştü.Kuru fasulye üretimi ise 210 bin ton seviyelerinden 195 bin tona inerken bakla üretimi de 75 bin tondan 18 bin tona geriledi.Hepimizin bildiği bu rakamların özeti olarak 1990’lı yıllarda 2 milyon ton seviyelerindeki kuru bakliyat üretimi geçen yıl itibariyle 1.1 milyon tonu gördü.Üretim ile paralel şekilde baklagil ekilen tarım arazileri de hızla azalıyor.1990'lı yıllarda 20 milyon dekar olan Türkiye'nin bakliyat ekim alanı 2013 yılında 8 milyon dekara geriledi.
Anitsayac.com: Şiddetten Hayatını Kaybeden Kadınlar İçin Dijital Anıt
Anıt Sayaç Türkiye’de şiddetten hayatını kaybeden kadınları anmak için yapılmış dijital bir anıt. 2013 yılında bu yana Anitsayac.com adresi üzerinden kayda devam eden projeye aşinaysanız, büyük olasılıkla ilk kez sosyal medyada bir arkadaşınızın paylaşımıyla karşılaştınız. Zira Anitsayac.com’un amacı hatırlatma işlevini doğal bir şekilde yerine getirmek.Anıt Sayaç sanatçı Zeren Göktan‘ın ilk kez 2013 yılının Mart ayında sergilenen “Sayaç” adlı iki aşamalı çalışmasının katmanlarından biri. Bir ayağı fiziksel bir ayağı sanal dünyaya açılan sergisinde Göktan, sergilenen objelere gömülü QR kodlarla izleyicileri anitsayac.com sitesine yönlendiriyordu. Nisan 2013’te sergi sona erdikten sonra güncellenmeye devam eden Anitsayac.com’un yapılış amacının var oluş nedenini ortadan kaldırmak olduğunu söylüyor Göktan. Yani Türkiye’de kadına yönelik şiddet tamamen yok olana kadar Anitsayac.com saymaya ve hatırlatmaya devam edecek. Webrazzi, Zeren Göktan’la Anıt Sayaç’ı konuştuk:
Imgur, Videolardan Yeni Hareketli Gıf Oluşturma Aracını Tanıttı
Hareketli GIF formatının 2010 yılından sonra yıldızının tekrar parladığını ve özellikle bir mizah aracı olarak çok yaratıcı şekilde internette milyonlarca farklı örneği var.Günümüzün süperstar şirketleri arasında yer alan Twitter’ın hareketleri GIF’lere destek vermesi, Tumblr’ın hareketli GIF’ler ile sanatçıların büyük markalar için GIF tasarlayarak gelir elde edebileceği ayrı bir kanal oluşturmasıyla aslında hareketli GIF’lerin kendine ait ayrı bir pazarı var.Servis, online video sitelerinden istediğiniz videoyu sadece URL’ini kopyalarak içerisinden seçtiğiniz bölümü GIF yapabilmenize olanak sağlayan aracını tanıttı.
Reklam
Sebze Fiyatları Uçtu
Ocak ayının sonunda bir çok sebze meyve ürününde fiyatlar tırmandı. Özellikle Antalya ve çevresinde etkili olan yoğun yağış ve sel sera ürünlerinin fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu.Çarliston biberin kilo fiyatı ayın ilk günlerine oranla yüzde 100 artışla 3 liradan 6 liraya çıkarken sivri biberin bir önceki ay 3.5 lira olan kilo fiyatı ise 4.5 liraya çıktı.Dolmalık biber ise en çok artışın yaşandığı sera ürünlerinden biri oldu. Ocak ayının ilk günlerinde 4 lira olan kilogram fiyatı, ayın sonunda yüzde 75 artışla 7 liraya yükseldi.DOMATESTE TABAN FİYAT 4 LİRASofraların ve yemeklerin vazgeçilmezi domateste de tablo değişmedi. Kilogram fiyatı 2.5 ile 4 lira arasında olan domatesin ay sonu fiyatı 4 lira 6 lira arasında değişiyor.Taze fasulyenin kilo fiyatı 9.5 liradan 15 liraya yükselirken patlıcanın kilo fiyatı da 4-7 lira aralığından 6-85 lira aralığına yükseldi.Salatalığın ise fiyatı ayın ilk günlerinde 3.5-7 lira aralığındayken, 4-20 lira aralığına çıkarken, sakız kabağın kilo fiyatı 7 liradan 6.5 liraya geriledi.Kış sebzelerinde ise beyaz lahananın kilo fiyatı ocak ayının başında 1.5 lirayken, ayın sonunda 1 liraya düştü. Havucun kilo fiyatı ise ayın ilk günlerine göre yüzde 25 artışla 2.5 liraya çıktı.Ispanağın kilosu ise 2.5 liradan 4 liraya yükseldi. Karnabaharın fiyatında da artış yaşandı. Ayın ilk günlerinde 3 lira olan kilo fiyatı yüzde 33 artışla 4 lira oldu. Limonda 3.5 liradan 4 liraya yükseldi.SALATA YAPMAK EL YAKIYORBuna karşılık pırasa 3.5 liralık kilo fiyatını korudu. Kuru soğan ise 3.5 liradan 4.5 liraya yükseldi. Göbek salatanın adet fiyatı 2.5 liradan yüzde 80 artışla 4.5 liraya çıkarken kıvırcığın fiyatı yüzde 60 artışla 4 liraya yükseldi.Kırmızı turp ise ayın ilk günlerinde ki 2-3 lira aralığında ki fiyatını korudu. Maydanozun demeti ise 1.5 liradan 1 lira 30 kuruşa gerildi. Taze soğan ise yüzde 50 artışla 2 liradan 3 liraya yükseldi.Armutun fiyatı Ocak ayının ilk günlerinde 6 lirayken ayın sonunda 3.5 liraya gerilerken ayvanın da kilo fiyatı 8 liradan 7 liraya düştü. Elma ise 3.5-6 lira aralığındaki fiyatını, kivi 4 liralık fiyatını, mandalina ise 2.5-6 lira aralığındaki fiyatını korudu.Muzun kilo fiyatı 5.5 liradan 6 liraya yükseldi. Narın kilosu 5 liradan 3 liraya, portakalın kilosu ise 2 liradan 1.5 liraya, zencefilin ise 28 lira olan kilo fiyatı 15 liraya çekildi.DHA
MEB'in Basın Duyuruları Artık Sosyal Medyada
Milli Eğitim Bakanlığı, kamuoyunu bilgilendirme amaçlı bilgi notları ve basın duyurularının artık sosyal medyada yer alacağını duyurdu.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince başlatılan yeni uygulamayla sosyal medya ortamlarında, Bakanlık adına dolaşan yanlış bilgilerin önüne geçilmesi de hedefleniyor.MEB, 'Twitter.com/meb_basin', 'instagram.com/mebbasin', 'Youtube.com/c/mebbasin' sosyal medya hesaplarından bilgi notları ve basın duyurularını paylaşacak.AA
Reklam
Android'i Google'a Karşı Yeniden Yorumlayan Cyanogen'e Microsoft Dopingi
Nokia’yı satın alarak akıllı telefon pazarında oyun dışı kalmaktan kurtulan Microsoft, gelen haberlere göre Android’i kendine göre yorumlayan Cyanogen‘e yatırım yapmayı planlıyor.Mobil işletim sistemi pazarında Windows Phone‘un düşük pazar payı, Microsoft‘u yeni hamleler yapmaya itiyor. WSJ’ye konuşan kaynaklar Microsoft’un Android’in farklı bir sürümü olan Cyanogen OS‘u 70 milyon dolar ile destekleyeceğini söylüyor.Microsoft’tan başka yatırımcılar da olabilirBu yatırım gerçekleşirse Microsoft azınlık hissedarı olurken, Cyanogen de ‘yüksek’ yüz milyon dolarlar seviyesinden değerlenmiş olacak. Microsoft dışında stratejik yatırımcıların Cyanogen’e yatırım yapması da mümkün ama bu konuda net bir açıklama yok.
Alternatif Tarih Sevenler İçin Pek Şahane Bir Dizi: The Man in the High Castle
Geçtiğimiz günlerde pilot bölümüyle yayına başlayan The Man in the High Castle, umut veren bir bölümle izleyenlerin takdirini aldı. Philip K. Dick`in 1961 yılında yayınlanan aynı isimli kitabından esinlenerek yapılan dizide Alman ve Japonların ikinci dünya savaşını kazandığı bir dünya kurgulanmış.Nazi Almanyası ve Japon İmparatorluğu II.Dünya Savaşı`nı kazanmışlardır. Dünyanın çeşitli yerlerine kukla hükümetler kurarlar. ABD`nin bir kısmını Japonya işgal etmiştir. İtalya tüm akdenizi ele geçirmiştir. SSCB dağıtılarak yok edilmiştir. Dünyada Almanya ve Japonya arasında soğuk savaş başlar. Hitler`in yerine gelen Bormann Ay, Venüs ve Mars`ta koloniler kurdurur.Rufus Sewell, Luke Kleintank ve Alexa Davalos`un başrollerinde olduğu dizinin yapımcılığını usta yönetmen Ridley Scott üstleniyor.Dizinin uyarlandığı Philip K. Dick`in kitabı ülkemizde Yüksek Şatodaki Adam adıyla satılmaktadır.
Uçuşlarla İlgili Bilgiler Artık 'Cep'te
DHMİ Genel Müdürlüğünün mobil uygulamasıyla uçuşların gerçekleşme, gecikme, iptal gibi anlık durum bilgileri kullanıcılara ulaştırılacak.Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün mobil uygulamasıyla uçuşların gerçekleşme, gecikme, iptal gibi anlık durum bilgileri cep telefonu kullanıcılarına ulaştırılacak. Kullanıcılar, ayrıca havalimanlarının pist, apron, taksi yolu, günlük meteorolojik ve genel durum bilgilerinden de haberdar olacak.DHMİ Genel Müdürlüğünün internet sitesindeki duyuruya göre, kuruluşun mobil uygulaması, App Store, Android ve Windows Market'te yayınlandı. Kullanıcılar, kendi işletim sistemlerine uyumlu hazırlanan uygulamayı ücretsiz olarak cihazlarına indirebilecek. DHMİ Bilgi Teknolojileri Daire Başkanlığı programcıları tarafından hazırlanan uygulamada, kuruluşla ilgili haber, video ve duyurular okunup izlenebilecek.
Reklam