onedio
"Gol Kaçırdığım İçin Ağlayınca Verilen Desteği Unutamam"
Fenerbahçe’nin Senegalli yıldızı Musa Sow, şampiyonluk yolunda en unutulmaz anı, gol kaçırdığı maçtan sonra gözyaşlarını tutamadığında yaşadığını söyledi. Transfer teklifleri aldığını doğrulayan başarılı futbolcu, durumunu ise, “Hepimizin geleceğini Allah bilebilir.” sözleriyle anlattı. Müslüman futbolcu, Türkiye’de istediği zaman camiye gitmenin ve ezan sesi duymanın kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.Rakiplerine karşı son derece centilmen. Hakemlerle tartışmaya girmiyor. Arkadaşları ve teknik heyetin tümüyle arası iyi. Sadece Fenerbahçeliler değil, diğer takımların taraftarları da ona hayran. Oldukça sempatik. Maçlardan önce ellerini açıp dua ediyor, ağları havalandırdıktan sonra secdeye kapanıyor. Fenerbahçe’nin Senegalli Müslüman yıldızı Musa Sow, Türkiye’de oynamaktan, ezan sesini duymaktan büyük keyif alıyor. Sarı-Lacivertlilerin 19. şampiyonluğu ise yetenekli futbolcunun yüzünü güldürüyor. Sow, sezonun hikâyesini şöyle anlatıyor: Senin için sezona damga vuran maç hangisiydi? Tek değil, 3-4 karşılaşma var. Son dakika golleriyle hatırlayacağım bir yıldı. Gerçekten güzel sezondu. Korku yaşadığımız haftalar da geçirdik. Çok iyi mücadele ettik ve ödülünü de aldık. Her zaman sahada kalmayı, önde kalmayı başararak kupaya uzandık. Şampiyonluğu garantileyene kadar rehavete kapılmadık. Karakterli oyuncuların bir araya gelişi, kolektif futbol anlayışı başarıyı getirdi. Hak ettiğimiz bir şampiyonluk. Şampiyonluğu Başkan Aziz Yıldırım’a hediye etmenizin sebebi neydi? Başkanımızın 3 Temmuz’dan beri sıkıntılı, kötü günler, geceler yaşadığını biliyoruz. Tüm bunlara rağmen onun çok güçlü bir insan olduğunu düşünüyorum. Hâlâ o dimdik ayakta. Cezaevindeyken bile her zaman bizimle olduğunu hissettirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra da her zaman destek oldu. Sahaya odaklanmamızı sağladı. ‘Endişelenmeyin, beni düşünmeyin, her zaman sizin yanınızda olacağım.’ dedi. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir insan. İnşallah cezaevine girmez ve cezasının devamını çekmek zorunda kalmaz. Onun olabildiği kadar, yaşayabildiği, ömrü yettiği kadar Fenerbahçe başkanı olarak kalmasını arzu ediyorum. Beraber yolumuza devam etmek istiyoruz. Şampiyonluğu kazandıktan sonra sadece ona sarılmak, onunla beraber yaşamak istedim. Çünkü o, bu sevinci hak ediyor. Teklifler aldığın ve ayrılacağın konuşuluyor... Neler olacağını göreceğiz. Şu anda Fenerbahçe ile kontratım var. Benim geleceğimi, hepimizin geleceğini Allah bilebilir. Ne kadar kalacağımızı Allah bilir. Sezon sonunda neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Kendine yakın hissettiğin bir lig var mı? İnsanlar futbol tarzımın hangi lige yakın olduğunu soruyor. İngiltere Premier Ligi’nin bana en uygun olduğunu düşünüyorum. Neden olmasın. İleride bir gün İngiltere’de oynamak isterim. Kariyerinin zirvesinde misin şu an? Lille’den sonra çok aşama kaydettim. Her yüksek seviyede futbol oynayan oyuncu gibi kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Gidebileceğim en yüksek seviyeye kadar çıkmaya çalışıyorum. 28 yaşındayım. Önümde hâlâ uzun bir kariyer var. Bu kariyeri devam ettirip en yüksek noktaya gelmek istiyorum. Sol kanatta oynamaktan memnun musun? Gol kralı olabilir misin? Lille’de gol kralı olmuştum. Burada da isterim. Fakat önümde benden fazla gol atan birkaç oyuncu var. Onların bana nazaran avantajı büyük. O yüzden çok da kolay değil ligi gol kralı bitirmem. Ayrıca ben merkez forvet oyuncusu olarak değil, sol kanatta oynuyorum. Sol tarafta oynayan bir futbolcu olarak 14 gol atmak önemli bir başarı diye düşünüyorum. O yüzden kral olmasam da iyi bir sezon geçirdiğimi düşünüyorum. Sağ ve sol kanatlarda da kendimi rahat hissediyorum. Fransa’dan gelip Müslüman bir ülkede yaşamak nasıl bir duygu? Türkiye’de dinimi rahatlıkla yaşayabilirim. Fransa’ya kıyasla beni çok mutlu eden bir durum tabii ki. Camiye istediğiniz zaman gidebiliyorsunuz. Her yerde cami var. Ezan sesini her yerde duyabiliyoruz. Burada çok sevildiğimin farkındayım. Ben de Türkiye’yi çok seviyorum. Burada yaşamaktan keyif alıyorum. Türkiye’de olmaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Gollerden sonra neden secde yapıyorsun? En son Karabükspor maçında gollerden sonra sevinç gösterisi yapıp Emre ile birlikte secdeye gittik. Bu tamamen Allah’a şükretmek amaçlıydı. Çünkü bize bu golleri veren Allah. Allah’ın önünde bu sebeple secde yaptık. Kaçırdığın gollerin ardından gözyaşı da döktüğün oldu. Açıkçası bu sezon aklımda kalan en önemli anı gözyaşlarım. Birçok pozisyon kaçırdıktan sonra döktüğüm gözyaşlarından sonra insanların bana verdiği büyük destek unutulmaz bir andı. Uzun zamandır gol atamıyordum ve pozisyonlar kaçırınca yaşadığım hayal kırıklığından dolayı dışa vurumum gözyaşları şeklinde oldu. Bu dönemde taraftar senin arkanda durdu. Evet, kariyerimde olmayan şeyler yaşadım. Gözyaşı döktüm. Taraftarlar destek oldu. Fenerbahçe’ye geldiğim günden beri taraftarlarımız beni çok etkiliyor. Sokakta, statta o sıcaklığı hissediyorum. Goller kaçırıyorum ama beni sonuna kadar destekliyorlar. Beni kalpten, derinden etkileyen bir taraftar grubuna sahibiyiz. Maç 2-0, 3-0 olduğunda taraftarın yaptığı şova bayılıyorum. Formunu neye borçlusun? Her maçta yüzde yüzümü sahaya yansıtmak için oynuyorum. Ama bu futbol. Bunu her zaman başaramıyorsunuz. Önemli olan sizin sahada en iyi performansı göstermek için mücadele etmenizdir. Maç içerisinde çok önemli gol pozisyonlarını kaçırabiliyorum ama hatalarımdan ders alarak daha iyi performans ortaya koymak için sürekli çalışıyorum. Her maç kendime bir hedef belirlerim. Maça hazırlanmak için öncelikle erken yatarım. Dışarıda gezmeyi seven bir yapıya sahip değilim. Evde sıklıkla dinlenirim. Şampiyonlar Ligi senin için ne anlama geliyor? Bu sezon Avrupa’da yoktuk. Gelecek sezon da Şampiyonlar Ligi’nde olmayacak olmamız gerçekten çok üzücü bir durum. Lille’de Şampiyonlar Ligi oynama duygusunu yaşadım. Bir kere o seviyelerde oynadığınız zaman her zaman oradan devam etmek istersiniz. Bizim için talihsiz ve üzücü bir durum var. Yardımcı antrenör İsmail Kartal’la olan yakın dostluğunuzdan biraz bahseder misin? İsmail hocayla birbirimizi çok iyi anlıyoruz ve çok farklı bir ilişkimiz var. Benim için hocadan da ötesi, ailemin bir parçası, bir ağabey gibi. Kötü günlerimde her zaman bana destek oldu, benimle sürekli ilgilendi. Dünya Kupası’nda forma giyecek arkadaşlarına mesajın nedir? Güzel bir Dünya Kupası olacak Brezilya’da. Takım arkadaşlarım Emenike, Kuyt, Bruno Alves, Webo, Raul Meireles’e başarılar diliyorum. Umarım en iyisini ortaya koyarlar. Yolları açık olsun. Rakibiniz Galatasaray’ın Brezilyalı oyuncusu Melo hakkında ne düşünüyorsun? Herkesin kendi yapısı, kendi karakteri vardır. Sonuna kadar saygı duyuyorum. Kimseyi olumsuz şekilde eleştiremem. Ayrıca oynadığı futbolu, sahada gösterdiği performansı son derece beğeniyorum. Futbol açısından takdir ettiğim bir oyuncu. Kişiliği ve karakteri hakkında yorum yapamam. ERHAN GÜVEN | Zaman
"Selçuk İnan'ın Fenerbahçe'de Olmasını Çok İsterdim"
Fenerbahçe'nin başarılı oyuncusu Gökhan Gönül, TRT SPOR'da yayınlanan Futbol Ateşi programına önemli açıklamalarda bulundu.Gönül, Galatasaray-Fenerbahçe maçında Galatasaray taraftarları tarafından protesto edilen Selçuk İnan için 'Bizim takımda olmasını çok isterdim' dedi.İNŞALLAH DAHA GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ Geride kalan 2 yılda yaşadığımız sıkıntılardan sonra bu sezon o zorlukların taçlandırılması gerekiyordu. 30 seneye yakın bir zamandır alamadığımız Türkiye Kupasını almıştık artık şampiyon olmamız gerekiyordu. Sezon başında kulüpteki tüm çalışanlar dahil şampiyonluğa inanmıştık. Fikstürümüzde iyi olunca başkanımız sezon öncesi yanımıza gelip şöyle dedi: “2010-2011 sezonun ikinci yarısında 17’de 17 yapmıştınız. Bu fikstürü görünce şimdi de aynı şeyi yapmamanız için hiçbir neden göremiyorum” demişti. Böyle söyledikten sonra bir Konya faciası yaşadık. Ondan sonra takım arasında yeniden bir toplantı yaptık. Başkanımızda geldi “Ben size inanıyorum, hocanızın arkasındayım, sizin arkanızdayım, bu sene şampiyon olmamız lazım” dedi ve orada bir start alındı. Güzel maçlar oldu, son dakika galibiyetleri bizi ekstra motive etti ve sonunda da şampiyonluk geldi. 3 Temmuz sürecinde çok acılar çekmiştik artık hepsini geride bıraktık, inşallah daha güzel günler göreceğiz. SON DAKİKA GALİBİYETLERİNDE ERSUN HOCA'NIN PAYI BÜYÜK Son dakika gollerimize insanlar önce şans dedi ama bu maçların sayısı arttıkça öyle olmadıklarını gördüler. Bu son dakika galibiyetleri takımın her şeyini verdiğinin göstergesiydi. Takımı da zaten hep olumlu yönde etkiledi. Bir sonraki maç mesela skor berabereyken herkes gol arıyordu, yine olabilir inancımız hep vardı. Bu takımın azmini gösteriyordu. Vazgeçmemenin, inanmanın bir zaferiydi. Fenerbahçe’nin fizik olarak çok iyi durumda yorumlarına kesinlikle katılıyorum. Bizde bazı kulüplerde bazı sezonlar zaman zaman 70. Dakikadan sonra düşüş yaşarlar. Biz belki fizik kapasitemizi çok yükseltmedik ama düşmeyi hiç yaşamadık. Bu da şampiyonlukta emeği çok büyük olan Ersun hocamızın başarısıdır diye düşünüyorum. O yüzden son dakika galibiyetlerinde Ersun hocanın da payı büyük. ERSUN HOCA'NIN PROGRAMINA ÇABUK UYUM SAĞLAYAMADIK Aslında Ersun Hocanın çalışma programlarına çabuk uyum sağlayamadık. Aramızdaki toplantılarda Ersun Hoca bize “Ben futbol için, antrenman bilimi için çevrilmesi gereken bir sayfa varsa çevirmişimdir, emin olun. Siz benim dediklerimi yapın sonunda başarı gelecektir” derdi. Hocamızın futbolda bilmediği bir şey yok. Bizim antrenmanlarımızı izleyen biri Ersun Hocanın bize neler kattığını çok rahat görebilir. Ersun hoca gibi futbol konusunda bu kadar başarılı insanları ülkemizde yükseltmemiz gerekiyor. Sonuçta ortadaki başarıda belli. Ben Ersun Hoca ile çalışmaktan çok memnunum. Sezon başında hemen alışamadık çünkü çok ağır antrenmanlar yaptık. İlk 2 hafta neredeyse topa dokunmadık. Fenerbahçe takımının zaten bir yeteneği var. Fiziki olarak yükselmemiz gerekiyordu. Ersun hocada bunu başardı. Ersun hocanın devam etmesiyle ilgili karar verecek insanlar biz değiliz. Başımızda bir yönetim var, başkanımız var. Onların ve hocanın kararı olacak. İnşallah kalır. Fenerbahçe için çok güzel şeyler başardı, şampiyonluğu getirdi. Umarım devam eder. Başkanımız sadece birilerini yükseltmek yada fırça atmak için değil, bende sizin yanınızdayım mesajını vermek için müsait olduğu hemen her zaman Samandıra’ya geldi. Bizi bırakın Türkiye’ye ilk defa gelen yabancı oyuncularımızda Aziz başkan için “O bizim babamız” diyebiliyor. Fenerbahçe’ye hayatlarını adadıklarını gördükleri için Aziz başkanı bu kadar seviyorlar. Tabi ki Can Bartu, Lefter bizim için bir efsane. Onlar zaten her zaman anlatılacak. Ama benim bir oğlum var 2,5 yaşında. İnşallah bir tanesi daha gelecek. Bende onlara Aziz başkanı anlatacağım. Onun ne kadar büyük bir Fenerbahçeli olduğunu, Fenerbahçe adına her şeyini adadığını, her zaman iki lafından birinin Fenerbahçe olduğunu, böyle bir insanın takımında oynamanın gurur verdiğini anlatacağım. Gerçekten çok büyük bir başkan. Sıkıntıları hala devam ediyor inşallah mutlu sonla bitecek bu durum. Geçen sene 10 asist yaptım, 4 gol attım. Bu sene ise sadece 4 asist yaptım. Bunun da en büyük nedeni Caner’in bu seneki performansı. Üzerimdeki yükü büyük ölçüde azalttı. Bu sene durduramıyoruz Caner’i. Değil biz hiçbir takım durduramadı. İnşallah sözleşmesini de yeniler ve bizle beraber olmaya devam eder. DOKTOR BENİ UYUTSUN DAHA İYİ İnsanlar Gökhan neden bu kadar çok sakatlanıyor diye söylüyorlar ama bir ikili mücadelede ayağıma topu uzatmasam, kendimi bu kadar zorlamasam sakatlanmam. Mesela arada kalan bir topa belki profesyonellik gereği ayağını sokmaman lazım ama ben biraz amatör düşünüyorum. Sahanın her yanında elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Benim için en kötü şey kenarda olmak, maçı orada izlemek. Sakat yada cezalıysam doktor beni uyutsun daha iyi. Kenarda izlemeye dayanamıyorum. Benim ağrı eşiğimde biraz yüksek olduğu için başka arkadaşlara oranla ağrılara daha çok dayanıyorum. Sonuçta her şey takım için. EN ÖN PLANA ÇIKAN CANER ERKİN Bu sezon Türkiye liginde ön plana en çok Caner çıktı. Sow, Emenike, Webo ve Kuyt 4’lüsü kimse göz ardı edemez ama Caner en ön plana çıkan isim oldu. BUNLAR TARAFTAR DEĞİL Karabük maçı bizim için bir ders niteliğindeydi. Eskişehir ve Sivas maçlarını kayıpsız geçsek şampiyonluğumuzu belki daha erken ilan edecektik. Ama orada kayıp yaşayınca yeniden bir araya geldik, toparlandık. Trabzon maçı sonrası şampiyonluktan iyice emin olduk. Soyunma odasında herkesin yüzündeki hırsı görünce tamam dedim. Bizi artık kimse yakalayamaz. Rakiplerimizin de o maçtan sonra bizi takip etmeyi bıraktıklarını düşünüyorum. Trabzon maçında yaşananları anlamıyorum. Bir kulübe kızgın olabilirsin. Tepki gösterebilirsin ama sahaya girmeye çalışmak ne demek. İnsen ne yapacaksın. Futbolcuları mı keseceksin, doğrayacak mısın? Ne yapacaksın. Amaç ne? Anlayamıyorum. Volkan’ın elinde gözüken taşı sahaya niye atarsın. Ölmesini mi istiyorsun Volkan’ın. Burada tüm Trabzon taraftarından bahsetmiyorum. Ama bunları yapanları stada sokmayacaksın. Bunlar taraftar değil. Kendi seyircimde aynı şeyi yapsa yorumum aynı olur. 'TÜRKİYE'Yİ TER EDELİM DAHA İYİ' DEDİK Eskişehir ve Sivas kayıplarından sonra Gençlerbirliği maçı öncesi, eğer burada şampiyonluğu verirsek kimseye bakacak yüzümüz olmayacağını, sokağa bile çıkamayacağımızı, Türkiye’yi terk edelim daha iyi dedik. Zaten çıktık Gençlerbirliği’ni mağlup ettik, ardından Trabzon maçı ve artık herkes inandı. Maçların gerginliğinden dem vuruyorsak Beşiktaş maçında da bunun olması lazımdı ama olmadı. Bilic ile yaşadığımız güzel diyalog ortada. Rakip takım futbolcusundan bir terbiyesizlik olmadı, bizden de olmadı. Sonuçta da maç güzel bir şekilde berabere bitti. Ama başka bir takım olsa aynısının olacağını düşünmüyorum. İnsanlar futbolun bir eğlence olduğunu unutmaması lazım. Caner’i Beşiktaş maçında yaptığı centilmenlikten dolayı niye eleştirilim ki. Sahadaki futbolcuların hiçbirinin bilmediği bir kural nedeniyle Caner öyle bir hareket yaptı. Bizde sonra öğrendik karar doğruymuş ama hiçbirimiz bilmiyorduk. Caner doğru davrandı orada. SELÇUK İNAN'IN BİZİM TAKIMDA OLMASINI ÇOK İSTERDİM Önce Akhisar’ın sonrasında Karabük’ün bizi alkışlaması çok güzel. Burada en büyük payı Hamza hocaya vermek lazım. Zaten Türkiye’de herkesin duyduğu bir isim. Kendisine yakışanı yaptı. Bizde böyle bir durumda olsak bizde alkışlarız. Niye yapmayalım. Futbol öyle bir şey ki, kimi zaman sizi vezir kimi zaman sizi rezil eder. Selçuk İnan, Galatasaray’ın bundan önceki 2 şampiyonluğunda bana göre %75 payı olan adam. Bizim maçta ona yapılan protestoyu hak ettiğini hiç düşünmüyorum. Bende ona orada destek olmadım istedim. O da benim gibi duygusal bir insan. Bizim takımda da olmasını çok isterdim. O maçta sadece Selçuk’a destek olmak istedim. CANER'İN PEROFRMANSINA YAKIŞIR BİR GOLDÜ Emre abinin Kasımpaşa’ya attığı gol mükemmeldi. Caner’in Kayserispor’a attığı gol inanılmazdı. Duran bir top değildi. Caner’in sezon performansına yakışır bir goldü. Mehmet Topal’ın Akhisar’a attığı gol çok güzeldi. Belki hepsi aklıma gelmiyor bizim adımıza sezonun en güzel golleri bunlardı. MANCINI DÜRÜST Bİ İNSAN Karabükspor maçında yaptığımız kağıt esprisine bazıları çok fazla alınmışlar. Hala aynı hataları yapmaya devam ediyorlar. Maçtan 2-3 gün önce bize yapılan bir terbiyesizlik vardı. Paylaşılan videoda edilen küfürleri herkes biliyor. Biz en azından böyle bir şey yapmadık. Emre abide Mancini’nin çok iyi bir insan olduğunu daha önce 2 sene çalıştığını. Eğer böyle bir şey yaparsak, insanların ona yorabileceğini, ayıp olabileceğini söyledi. Bizde maçtan sonra gerekli açıklamayı yaparız, onunla alakası olmadığını söyleriz dedik. Mancini de zaten daha önce şampiyonluğu bizim hak ettiğimizi söyleyen, dürüst bir insan. Biz bunu sadece bize yapılan bir terbiyesizliğe cevap vermekti. Küfür etmeden biz espri yapılsa biz kabulleniriz. Mancini ile alakası yoktu bunun. Güzel bir espriydi, insanlarından buna ekran başında güldüklerini düşünüyorum. Küfür, terbiyesizlik olmadığı sürece böyle kaliteli esprilere varım.Maraton
Futbolda Seks Skandalı! Gelen Galibiyetten Sonra...
Copa Libertadores'te tur atlayan Defensor Sporting'li futbolcuların kutlaması dünya çapında bir skandala dönüştü.Atletico Nacional galibiyetinin ardından Defonsor Sportingli oyuncuar Kolombiya'da seks partisi düzenledi. Sosyal medyada ortaya çıkan görüntüler Uruguay'da büyük yankı uyandırırken Dünyayı da ayağa kaldırdı. Defonsor Sporting kulübünün bu olayın ardından nasıl bir ceza vereceği merak konusu. Hatırlanacağı üzere Galatasaray'ın transfer listesinde yer alan De Arrascaeta da Defonsor Sporting forması giyiyor. Ancak Uruguay basınnda çıkan haberlerde bu partide yer alan futbolcular arasında Arrascaeta'nın adının geçmediği belirtildi. Copa Libertadores'te tur atlayan Defensor Sporting'li futbolcuların kutlaması dünya çapında bir skandala dönüştü.Eurosport
UEFA, Ronaldo'nun En İyi Gollerini Seçti
UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde 16 kez fileleri havalandıran Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'nun en iyi 6 golünü seçti. UEFA'nın internet sitesinde yer alan haberde, UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finali ikinci ayağında Bayern Münih'e attığı 2 golle rakibi Lionel Messi'nin rekorunu egale ederek 16 kez ağları sarsan Ronaldo'nun en iyi 6 golüne yer verildi. Geçen sezon FIFA Altın Top (Ballon d'Or) ödülüne layık görülen ve kariyerinin en iyi dönemlerinden birini yaşayan Portekizli yıldızın Galatasaray'a attığı gol de değerlendirmede yer aldı. AACristiano Ronaldo'nun en iyi 6 golü şöyle:
Reklam
Sağlam'dan Mancini'ye Tarihi Jest
Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Ziraat Türkiye Kupası Final maçı öncesi basın toplantısı düzenledi.Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Ziraat Türkiye Kupası Finali'nde Galatasaray ile yapacakları maç öncesinde Roberto Mancini ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Sağlam 27 yıl sonra finalde olmanın vermiş olduğu heyecana değinerek maçın fair play çerçevesi içerisinde geçmesi gerektiğini ve taraftarlarında bu mutluluğu kazansalarda kaybetselerde devam ettirmeleri gerektiğini söylerken. Basın toplantısının sonunda Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini'ye üzerinde ismi yazılı bir Eskişehirspor forması hediye ederek tarihi bir jeste imza attı. İşte Sağlam'ın açıklamaları;'52.si düzenlenen Ziraat Türkiye Kupası'nda yoğun bir programdan sonra çok uzun bir mesafe kat edip finale yükselmenin sevincini yaşıyoruz. Biz sürekli final oynayan bir takım değiliz. Abilerimiz 43 yıl önce bu kupayı kazanmışlar. O zamandan bu yana kupa yok. En son 27 yıl önce kupa finali oynamışız.Futbolcu kardeşlerimiz 43 yıl sonra bu kupayı Eskişehir'e getirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklar. Karşımızdan Türkiye'nin en güçlü takımlarından biri var. Galatasraay'ı yenip kupaya uzanmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. İnşallah yarın kendimize yakışır bir mücadele ortaya koyup kupayı kazanmak.Bunun yanında maçın fair play içerisinde geçmesini diliyorum. Taraftarlarımızdan isteğim, 27 yıl sonra final oynamanın mutluluğunu yaşasınlar. Futbolda her şey var. Yarın kaybedebiliriz de. Taraftarlarımızın bu duygular içerisinde rakibini alkışlamasını diliyorum.Galatasaray'a kötü takım demek olmaz. Geniş bir kadrosu ve iyi oyuncuları var. Bizim avantajımız uzun yıllar sonra final oynamanın verdiği heves olabilir. Galatasaray'a karşı şu şekilde kazanırız veya şu şekilde eksikleri var demek doğru olmaz.Bu gibi durumlarda ve bu gibi karşılaşmalarda hocanın takımı motive etmesi pek de zor olmuyor. 43 yıl sonra elimize gelen bu fırsatı ve bu mjutluluğu taraftarlarımızla yaşamayı istiyoruz. Şunu söylemek istiyorum. Galatasaray'a karşı oynayıp kupayı kazanmak oldukça zor. Futbolcularımızın en üst düzeyde performans çıkarmaları gerekiyor.Yarın bir final oynanacak. Hocalar, oyuncular, taraftarlar herkes kupayı kazanıp bunu mutu bir şekilde kutlamak istiyorlar. 43 yıl önce bir kupa kazanılmış ancak sadece hikayelerini biliyor yarın maçı seyredecek taraftarlarımıza. Biz de kupayı almayı çok istiyoruz. Ancak kaybetmek de olabilir. Bu dünyanın sonu değil. Fırsat buldukça dile getireceğim. Taraftaralrımız, Eskişehirspor camiasına yakışır şekilde maçı izlesinler, davranışta ve söylemlerde bulunsunlar. Kazanırsa bize yakışır şekilde kutlasınlar, kaybedersek de rakibimizi alkışlasınlar. Futbolun içinde kazanmak da kaybetmek de var. Kaybetmeyi hazmetmek, kazanmaktan daha da zor. Bunu yapabiliyorsanız kazanan sizsiniz demektir.' sözleriyle konuşmasını noktaladı.3Puan
Reklam
Galatasaray 14 Yıl Aradan Sonra Şampiyon Oldu
Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde 2013-14 sezonu şampiyonu Galatasaray Odeabank oldu. Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Abdi İpekçi'de deviren Cimbom sezonu şampiyon tamamladı. Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde 2013-14 sezonu şampiyonu Galatasaray Odeabank oldu. Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Abdi İpekçi'de 73-54 deviren Cimbom sezonu şampiyon tamamladı. Gazetesport
Roberto Mancini: "Bu Takımı 9. Sıradayken Aldım"
Galatasaray 'ın İtalyan teknik direktörü Roberto Mancini , sarı-kırmızılı kulüple 2 yıllık sözleşmesi olduğunu hatırlatarak, 'Şu an için kesin olan tek şey bu' dedi. Mancini, İtalyan La Gazzetta dello Sport gazetesine yaptığı açıklamada, ülkesini özlese de Galatasaray'da mutlu olduğunu belirterek, 'Burada gayet iyiyim. Kulüp iyi organize olmuş bir yapıda. (Türkiye'yi) Futbolun üçüncü dünya ülkesi olarak düşünmeyin. İtalya'yı özlüyorum ama yurt dışında olan herkes özler' değerlendirmesinde bulundu. İtalyan kulübü Inter ile herhangi bir teması olup olmadığı sorusuna, 'Hayır, Moratti ile uzun süredir yok' yanıtını veren Mancini, soruya Juventus 'un da dahil edilmesi üzerine, 'Juventus'un en güçlü takım olduğunu her zaman söyledim. Fakat şunu hemen açıklığa kavuşturayım ki Galatasaray ile 2 yıllık sözleşmem var. Şu an için kesin olan tek şey bu' ifadelerini kullandı. Hafta içi Eskişehirspor ile oynayacakları Ziraat Türkiye Kupası finalini kazanmaları ve ligi ikinci sırada bitirmeleri durumunda Galatasaray camiası ve taraftarları için iyi şeyler yapmış olacağını dile getiren 49 yaşındaki teknik adam, 'Kolay değil. Ben bu takımı ekim ayında aldığımda sıralamada 9. basamaktaydı. İkinci sıraya kadar yükseldik. Ligin seviyesi yüksek olmasa da zorlu. Dört büyükler sert rakipler' diye görüşlerini aktardı. Mancini, kendisini Galatasaray'da en çok şaşırtanın ne olduğu sorusuna, ' Felipe Melo . İnanılmaz bir karakteri var. Büyük bir oyuncu ve büyük bir karakter' yanıtını verdi. İtalyan teknik adam, Hollandalı futbolcu Wesley Sneijder 'in ise başka bir sınıfta olduğunu ve işini iyi yaptığını belirtti. 'Balotelli ile Manchester City döneminden beri görüşmedim' Galatasaray deneyiminin kendisi için iyi geçtiğini dile getiren İtalyan çalıştırıcı, 'Juventus'u eledik. Böylece bir mucizeyi gerçekleştirdik. Chelsea objektif olarak imkansızdı' ifadelerini kullandı. Mancini, Galatasaray'da kalırsa nelerin değişeceği sorusuna şu cevabı verdi: 'Burada Semih Kaya , Burak Yılmaz , Selçuk İnan gibi iyi oyuncular var. Gelecek vadeden hücum oyuncusu İsmail Ünsal var ama her şeyin yeniden programlanması lazım.' Mancini, Galatasaray'ın transfer listesinde olduğu iddia edilen eski öğrencisi ve vatandaşı Mario Balotelli hakkında ise şunları kaydetti: 'Manchester City döneminden bu yana onunla görüşmedim. Genellikle bir oyuncuyu bıraktığım zaman iletişim bilgilerini de tutmuyorum. Onun patlama yapması için halen zamana ihtiyacı var.'ligtv
Finalin Hakemi Belli Oldu
Eskişehirspor ile Galatasaray arasında 7 Mayıs Çarşamba günü Konya'da oynanacak Ziraat Türkiye Kupası Finali'ni FIFA kokartlı hakemlerden Hüseyin Göçek yönetecek. Eskişehirspor ile Galatasaray arasında 7 Mayıs Çarşamba günü Konya'da oynanacak Ziraat Türkiye Kupası Finali'ni FIFA kokartlı hakemlerden Hüseyin Göçek yönetecek. Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadı'nda oynanacak finalde Göçek'in yardımcılıklarını Orkun Aktaş ve Kemal Yılmaz yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Mete Kalkavan olacak.TotemSpor
Reklam
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.
Final Biletleri Satışa Çıkıyor
Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray ile Eskişehirspor arasında 7 Mayıs Çarşamba günü Konya'da oynanacak final maçının biletleri, yarın satışa sunulacak Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada, futbolseverlerin, fiyatları 100, 60 ve 40 lira olarak belirlenen biletleri, 'http://www.tff.org' üzerinden, Eskişehir Atatürk Stadı ve Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadı'nda açılacak gişelerden satın alabilecekleri bildirildi. Galatasaray'a ayrılan final biletlerin, 'www.tff.og' üzerinden ve Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadı gişelerinden satışa çıkartılacağı kaydedildi. HT Spor
20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz.  Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Reklam
Galatasaray'dan Muslera Açıklaması
Galatasaray, Muslera'nın yaşadığı sakatlık ile ilgili bir açıklama yaptı. İşte Galatasaray'ın resmi sitesinden yaptığı Muslera açıklaması; Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı’nın Spor Toto Süper Lig’in 31. haftasında Elazığspor ile oynadığı maçta 65. Dakikada sakatlanan oyuncumuz Fernando Muslera’nın sol dizi hiperekstansiyona zorlanmıştır. (Dizin geriye doğru şiddetli bir şekilde zorlanması.) Oyuncumuzun durumu yarın yapılacak MR sonrası netlik kazanacaktır.Maraton
Reklam
Şampiyon Fenerbahçe!
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında 2013-2014 sezonunun şampiyonu olmayı garantiledi. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı lacivertli takımın cezası nedeniyle kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçta Fenerbahçe, Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kalmasına rağmen bitime üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. VOLKAN NET GOLÜ ÖNLEDİ Karşılaşmanın 75. dakikasında Çaykur Rizespor gole çok yaklaştı. Savunma arkasına atılan topa hareketlenen Deniz, ceza sahasında Volkan'la karşı karşıya kaldı. Sert vuruşunda milli kaleci topu çelmeyi başardı. KUYT DA ÇIKTI Ersun Yanal, maçın 72. dakikasında sıra dışı bir değişikliğe imza attı. Genelde doksan dakika oynattığı Dirk Kuyt'ı oyundan alarak yerine Alper Potuk'u oyuna soktu. 65'TE WEBO OYUNA GİRDİ Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, 65. dakikada oyuna müdahele etti ve sarı kartı bulunan Emenike'yi kenara alarak yerine Webo'yu sahaya sürdü. EMENIKE NET FIRSATI KAÇIRDI Maçın 62. dakikasında Fenerbahçe Emmanuel Emenike ile gole çok yaklaştı. Kale sahası çizgisinin hemen önünde topla buluşan Emenike, net pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top farklı bir şekilde dışarı gitti. RİZESPOR KALESİ ABLUKADA Fenerbahçe mücadelenin ilk 30 dakikalık bölümünde Çaykur Rizespor kalesini kuşatma altına aldı. Üst üste gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe'de, Raul Meireles, 30. dakikada ceza sahasında dönerek yaptığı vuruşta topu ağlara gönderemedi. DÜNYA REKORU KIRILDI Fenerbahçeli kadın ve çocuk taraftarlar 50 bin 537 kişilik tribünlerin tamamını doldurdu. Bu kadın taraftarlar açısından bir rekor oldu. Şampiy10
Sabri Sarıoğlu'nun Bilinmeyenleri
Galatasaray’ın kaptanı Sabri Sarıoğlu, futbol hayatı ve özel yaşantısına dair önemli açıklamalar yaptı.Galatasaray'ın kaptanı Sabri Sarıoğlu Hürriyet'e verdiği röportajda ilginç ifadeler kullandı; “Sözleşmemi yanlış biliyormuşum” Sözleşmemle ilgili yanlış bir bilgi var. ‘15 maçta ilk 11 veya 30 maçta forma giyme’ şartı diye bir madde var. Zaten 18-19 maç ilk 11 oynadım ve sözleşmem otomatik olarak uzadı. Açıkçası ben de yanlış biliyordum ama 2-3 ay önce kulüp menajerimiz Cenk Ergün bana gösterdi. Kulübümle de sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Benle çalışmak isterlerse seve seve imza atarım. İstemezlerse de başka bir takım da oynarım. 3 ay sonra 30 yaşına gireceğim. Daha 5-6 yıl futbol oynayacak enerjiye, kondisyona ve kafa yapısına sahibim. Bu nedenle de yüzden sonrası için hiçbir plan yapmadım. İngiltere rüyası Avrupa’ya gitmeyi düşündüm. Takım olarak bir hedefim olmadı fakat lig olarak İngiltere’de oynamak isterdim. Ancak her zaman “Galatasaray’ın menfaatlerini düşünerek hareket etmek istiyorum” dedim. Bana Avrupa’nın önemli takımlarından ciddi teklifler de geldi. Fakat o günün şartlarında uygun bulmadım. Galatasaray’da kaldığım ve Avrupa’ya gitmediğim için de hiçbir zaman pişmanlık duymadım. “Türk hocalar duygusal” Hiçbir zaman ayrımı yapmadım ama Türk antrenörler olaylara biraz daha duygusal bakabiliyor. Yabancılarla fark olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan futbolcuya bakıştır. “En çok Ribery zorladı” Çok sayıda yetenekli ve kaliteli futbolcu ile oynadım ancak Ribery ayrı bir yere sahip. Fransa ile oynadığımız hazırlık maçında harika oynamıştı ve beni çok zorlamıştı. Onunla aynı takımda da oynayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika bir futbolcu ve çok sevdiğim bir insan. Favori yazarı Ahmet Ümit Futboldan arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu Rapsodisi’ni okudum. Daha çok tarihi ve polisiye kitaplara ilgi duyuyorum. En son izlediğim film ise Russell Crowe, Jennifer Connelly ve Emma Watson’ın başrollerini oynadığı Nuh: Büyük Tufan. Fakat film beklentilerimi karşılamadı. ‘Esprilerden hiç rahatsız olmuyorum’ Yaptığı isabetsiz ortalardan reklam üretilen Sabri Sarıoğlu, “Senaryoyu okuduğumda fikir hoşuma gitti. Kendimle barışık bir insanım” diyor. En unutamadığım maç... Bordeaux maçını unutamam Hırvatistan ile oynadığımız Euro 2008’deki çeyrek finaldini unutamam. G.Saray ile ise gol attığım ve 4-3 kazandığımız Avrupa Ligi’ndeki Bordeaux maçı... Galatasaray formasıyla çıktığım her maçın ayrı bir anlamı oluyor. 3Puan
Sabri Sarıoğlu'nun Bilinmeyenleri
Galatasaray’ın kaptanı Sabri Sarıoğlu, futbol hayatı ve özel yaşantısına dair önemli açıklamalar yaptı.Sarı-kırmızılı taraftarların ‘Sabri Reis’ diye çağırdığı kaptanlarından Sabri Sarıoğlu, temmuzda 30 yaşına basacağını belirterek, “5-6 yıl daha oynamayı istiyorum. Kendimde o enerjiyi buluyorum. Galatasaray da isterse son noktayı burada koymak istiyorum” dedi. Sabri’nin röportajından öne çıkan kısımlar şunlar oldu: “Sözleşmemi yanlış biliyormuşum” Sözleşmemle ilgili yanlış bir bilgi var. ‘15 maçta ilk 11 veya 30 maçta forma giyme’ şartı diye bir madde var. Zaten 18-19 maç ilk 11 oynadım ve sözleşmem otomatik olarak uzadı. Açıkçası ben de yanlış biliyordum ama 2-3 ay önce kulüp menajerimiz Cenk Ergün bana gösterdi. Kulübümle de sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Benle çalışmak isterlerse seve seve imza atarım. İstemezlerse de başka bir takım da oynarım. 3 ay sonra 30 yaşına gireceğim. Daha 5-6 yıl futbol oynayacak enerjiye, kondisyona ve kafa yapısına sahibim. Bu nedenle de yüzden sonrası için hiçbir plan yapmadım. İngiltere rüyası Avrupa’ya gitmeyi düşündüm. Takım olarak bir hedefim olmadı fakat lig olarak İngiltere’de oynamak isterdim. Ancak her zaman “Galatasaray’ın menfaatlerini düşünerek hareket etmek istiyorum” dedim. Bana Avrupa’nın önemli takımlarından ciddi teklifler de geldi. Fakat o günün şartlarında uygun bulmadım. Galatasaray’da kaldığım ve Avrupa’ya gitmediğim için de hiçbir zaman pişmanlık duymadım. “Türk hocalar duygusal” Hiçbir zaman ayrım yapmadım ama Türk antrenörler olaylara biraz daha duygusal bakabiliyor. Yabancılarla fark olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan futbolcuya bakıştır. “En çok Ribery zorladı” Çok sayıda yetenekli ve kaliteli futbolcu ile oynadım ancak Ribery ayrı bir yere sahip. Fransa ile oynadığımız hazırlık maçında harika oynamıştı ve beni çok zorlamıştı. Onunla aynı takımda da oynayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika bir futbolcu ve çok sevdiğim bir insan. Favori yazarı Ahmet Ümit Futboldan arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu Rapsodisi’ni okudum. Daha çok tarihi ve polisiye kitaplara ilgi duyuyorum. En son izlediğim film ise Russell Crowe, Jennifer Connelly ve Emma Watson’ın başrollerini oynadığı Nuh: Büyük Tufan. Fakat film beklentilerimi karşılamadı. ‘Esprilerden hiç rahatsız olmuyorum’ Yaptığı isabetsiz ortalardan reklam üretilen Sabri Sarıoğlu, “Senaryoyu okuduğumda fikir hoşuma gitti. Kendimle barışık bir insanım” diyor. En unutamadığım maç... Bordeaux maçını unutamam Hırvatistan ile oynadığımız Euro 2008’deki çeyrek finali unutamam. G.Saray ile ise gol attığım ve 4-3 kazandığımız Avrupa Ligi’ndeki Bordeaux maçı... Galatasaray formasıyla çıktığım her maçın ayrı bir anlamı oluyor. Eurosport
LYS Hakkında Bilmen Gereken Her Şey
etiket
LYS nedir?Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), ÖSYM’nin üniversiteye girmek isteyen adaylar için hazırladığı sınav sisteminin ikinci aşamasıdır.LYS’ye girme koşulu nedir?2014 YGS’ye girmiş olup herhangi bir YGS puanı baraj kabul edilen 180 ve üzerinde olan adaylar 2014 LYS’ye girebilir. LYS’ye girmek isteyen adayların 21-30 Nisan tarihleri arasında kayıt yaptırmaları gerekmektedir.LYS’de kaç sınav var? Hangi günler hangi sınavlara girmem gerekiyor?LYS’de 5 adet sınav bulunmaktadır. Bunların içerikleri ve tarihleri aşağıdaki gibidir.LYS-1, Matematik Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. MF veya TM puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Matematik testi 50 sorudur ve 75 dakika sürecektir. Geometri testi 30 sorudur ve 60 dakika sürecektir.LYS-2, Fen Bilimleri Sınavı olarak geçmektedir ve 21 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerini içerir. MF puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerinden her biri 30 sorudan oluşmaktadır ve cevaplama süreleri 45er dakikadır.LYS-3, Edebiyat-Coğrafya Sınavı olarak geçmektedir ve 22 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Edebiyat ve Coğrafya-1 testlerini içerir. TM ve TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Edebiyat testi 56 sorudur ve 85 dakika sürecektir. Coğrafya-1 testi 24 sorudur ve 35 dakika sürecektir.LYS-4, Sosyal Bilimler Sınavı olarak geçmektedir ve 14 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir. Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testlerini içerir. Tarih testi 44 sorudur ve 65 dakika sürecektir. Coğrafya-2 testi 14 sorudur ve 20 dakika sürecektir. Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testi 32 sorudur ve 50 dakika sürecektir. İstisnai olarak lisede Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf olan veya farklı müfredat ile okuyan öğrenciler Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile ilgili soruları çözmeyecek onun yerine Felsefe Grubu sorularından 8 ek soru çözeceklerdir.Adayların kendilerine ait olmayan gruptaki soruları çözmeleri onlara ek puan getirmeyecektir. LYS-5, Yabancı Dil Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 14:30’da başlayacaktır. İngilizce, Almanca ve Fransızca testlerini içerir. DİL puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Aday sadece başvurusunda bildirdiği tek bir testi yapacaktır.  Dil testi 80 sorudur.Bu sınavların ağırlıkları nelerdir?LYS’nin ağırlığı ham puan içerisinde %60’tır. Her puan türü için LYS’deki testlerin ağırlığı değişmektedir. Testlerin ağırlıkları hakkında detaylı bilgi edinmek için buraya tıkla. LYS puanlarım nasıl hesaplanıyor? Yerleştirme puanı nedir?LYS puanları ham ve yerleştirme puanı olarak ikiye ayrılır. Ham puan YGS ve LYS’de yaptığınız netler üzerinden hesaplanır. En büyük LYS ham puanı 500, en düşük LYS ham puanı ise 100’dür. Adayın bir alandan (MF, TM, TS veya DİL) LYS puanının hesaplanabilmesi için o puan türüne ait testlerden en az ikisinden 0.5 net yapmalıdır.İpucu! LYS tahmini puanlarını hesap makinemizi __kullanarak hesaplayabilirsin.İpucu! LYS programlarında girmeyi düşündüğünüz bütün testlerden en az yarımşar net yapmak normalde girmeyeceğiniz alanını puanını çok yükseltecektir. Örneğin, bir MF adayının LYS-1 ve LYS-2’ye girmesi gerekmektedir. TM ile iki ortak testi olduğu için TM puanı da hesaplanmaktadır. Eğer aday LYS-3’e de girer ve oradaki testlerden de yarımşar net yaparsa TM puanları LYS-3’e girmediğinde alacağından çok daha yüksek olacaktır.Uyarı! YGS puanları LYS puanları için bir gösterge olsa bile YGS puanları bir LYS puanını hesaplamakta kullanılamaz.Yerleştirme puanı ise ham puanın üzerine eklenen okul başarısıdır. Adayın okul not ortalaması kullanılarak adaya 30 ila 60 puan arasında bir başarı puanı eklenir. Böylece en yüksek yerleştirme puanı 560 olurken en düşük yerleştirme puanı 130 olur.Uyarı! Aday bir önceki sene bir programa yerleşmiş ise okuldan gelen başarı puanının sadece yarısını alır. Diğer bir deyişle bu adaylar yerleştirmede 115 ile 530 puan arası almaktadırlar.Ek puan nedir?Ek puan ise özel başarısı olan adaylara (ör. TÜBİTAK başarısı) veya teknik liselerin ve meslek liselerinin ilgili programlarına (ör. İmam Hatip Lisesi – İlahiyat, bütün programlar için ÖSYS kılavuzu Tablo 3A’ya bakabilirsiniz) geçişlerinde uygulanır. Okul birincilerine ise bazı programlarda özel kontenjan ayrılır. Ayrıca sanatta ve spor dallarında üstün yetenekli adaylar için de istisnalar bulunmaktadır.Uyarı! Okul birincileri sadece mezun oldukları sene girdikleri sınavda okul birincisi kontenjanından yararlanabilirler.Baraj puanı nedir?Baraj puan adayın çoğu 4 yıllık lisans programlarına girebilmek için ilgili puan türünden almaları gereken en az puandır. LYS programları için baraj 180 puandır.Yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen lisans programları ile Teknoloji, Sanat ve Tasarım, Turizm Fakülteleri lisans programlarının M.T.O.K. kontenjanlarını tercih edebilmek için veya yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen programlar dışındaki lisans programlarını tercih edebilmek için LYS’den barajı aşmak gerekmektedir.Uyarı! Adaylar LYS’de barajı geçemeseler bile YGS puanı ile öğrenci kabul eden programlara başvurabilirler.Uyarı! Bazı 4 yıllıklar (Yüksekokullar) YGS puanı ile öğrenci kabul ettiklerinden LYS baraj puanı bu programları etkilemez.Kontenjan nedir? Taban puan nedir? Başarı sırası nedir?Kontenjan bir programın almayı taahhüt ettiği aday sayısıdır. Örneğin; Galatasaray Üniversitesi Hukuk programının 2013’teki kontenjanı 26'dır.Uyarı! 2014 yılı için kontenjan değişiklikleri temmuz ayının başında yayınlanacaktır ve sitemizde güncellenecektir.Taban puan bir programın en son sırada aldığı adayın programa ait olan puan türünde aldığı puanı gösterir. Örnek verecek olursak 2013 yılında Galatasaray Üniversitesi Hukuk programı TM-2 puanıyla 26 kişi almıştır. Programın aldığı 26. kişinin TM-2 puanı olan 524.63928 o programın taban puanıdır.Adayların puanları hesaplanırken aynı zamanda her puan türü için sıralamaları da hesaplanır. Başarı sırası bir programın ait olduğu puan türünde en son aldığı adayın kaçıncı sırada olduğunu gösterir. Aynı örneği kullanarak Galatasaray Üniversitesi Hukuk programına 26. sıradan giren aday TM-2 puan türünde 87. olmuştur. Programın başarı sırası da 87’dir.İpucu! Hesap makinemiz __puanın yanı sıra sıralama da vermektedir.Uyarı! Her sene için taban puanlar ve başarı sıraları değişiklik gösterir. Örneğin bir sene 300 puanla alan bir programın başarı sırası 90 bin iken diğer bir sene başarı sırası yine 90 bin civarındayken taban puanı 280 binler olabilir.İpucu! Sonuçlar açıklandıktan sonra bir önceki senenin taban puanı yerine başarı sırası ile karşılaştırmak daha doğru sonuçlar verecektir.İpucu! Bütün programların kontenjanları, taban puanları ve başarı sıralarını incelemek için sitemizdeki Tablo 4’e __bakabilirsin.LYS’ye nasıl hazırlanacağım? Programların taban puanları belli ama o puanlara erişebilmem için kaç net yapmam gerekiyor? LYS’ye hazırlanmak için Faydalı Bilgiler bölümünde Üniversiteye Hazırlanırkenkategorisindeki yazılara göz atabilirsin.Bunun dışında LYS’ye hazırlanmak için Akıllı Çalışma Sistemi’nden faydalanabilirsin. Akıllı Çalışma Sistemi netlerini arttırabilmen için en hızlı yollardan biri. Ayrıca Akıllı Çalışma Sistemi’nin içerisinde 8.000’in üzerinde soru bulunuyor.Bunun yanı sıra LYS programlarının kaçar net istediğini öğrenmek istiyorsan KAÇ NET’i kullanabilirsin. KAÇ NET binlerce LYS programı için hangi testlerden kaçar net yapman gerektiğini gösterir.Ayrıca her zaman için Soru bölümünden bize ve diğer üyelere aklındaki soruları sorabilirsin.LYS sonuçları ne zaman açıklanır? Tercih dönemi ne zaman?Belli bir süresi olmamasına rağmen ÖSYM sonuçları sınavların bitiminden yaklaşık bir hafta on gün kadar sonra açıklamaktadır. Tercih dönemi LYS sonuçları açıklandıktan yaklaşık bir hafta sonra başlar ve on gün kadar sürer. Ondan yaklaşık bir hafta sonra da adayların hangi programlara yerleştiği belli olur.2013 yılında son LYS 23 Haziran’da yapılmış olup 1 Temmuzda LYS sonuçları açıklanmıştır. Tercih dönemi 8-18 Temmuz arası gerçekleşmiş olup yerleştirme sonuçları 25 Temmuz’da açıklanmıştır.Kaç tercih hakkım var? Belli bir sıralama yapmam gerekiyor mu? Puanlarını tutturduktan sonra istediğim tercihe yerleşebilir miyim?Aday tercih listesine en fazla 30 program ekleyebilir ve bu programları kendisi için önem sırasına göre yukarıdan aşağıya doğru sıralamalıdır. Aday puanının tuttuğu ilk tercihine yerleştirilir. Örneğin aday 5 tercih yapmış ve 2., 4. ve 5. tercihlerine girmeye hak kazanmışsa 2. tercihine yerleştirilir. İpucu! Tercih listeni en doğru şekilde oluşturmak için TUTAR MI?’yı __inceleyebilirsin.YGS ve LYS sonuçlarımı paylaşmanın en güvenli yolu nedir? ÖSYM internet şifremi rehber öğretmenime vermem güvenli mi? Kontrol kodu nedir?ÖSYM, internet şifrelerinin rehber öğretmenler dahil olmak üzere kimse ile paylaşılmaması konusunda adayları ciddi bir şekilde uyarmaktadır. Rehber öğretmenlerin adayın şifresini çalmaları beklenmez ama aday şifrelerini adayın kendisi kadar sıkı korumayabilirler.ÖSYM sınav sonuçlarının başkalarıyla güvenli bir şekilde paylaşılması için kontrol kodu uygulamasını geliştirmiştir. Sınav sonuç belgelerinin en altında yazan bu kod ile adayın internet şifresini paylaşmadan sonuç belgesini paylaşmasını mümkün kılmaktadır.Ayrıntılı bilgi için ilgili yazımızıokuyabilirsin.Uyarı! ParlakBirGelecek bazı ürünleri (ör. KAÇ NET, TUTAR MI) için adayın kontrol kodunu istemektedir ama sitenin hiçbir yerinde adayın ÖSYM internet şifresi istenmemektedir.Puanım tercih listemdeki hiçbir programa yetmezse ve hiçbir yere yerleşemezsem ne olur?Aday ek yerleştirmede tekrar tercih yapabilir veya bir sonraki sene sınava tekrar girebilir.Ek Yerleştirme nedir? Ne zaman başlar?Yerleşemeyen adaylar ek yerleştirme dönemde ilk tercih döneminde tercih edilmediği için boş kalan, tercih edip de yerleşen adayların kayıt yaptırmadığı için boşalan kontenjanlar ile yeni açılan programlar için tekrar tercih yapabildikleri dönemdir. Ek yerleştirme dönemi, o seneki tercih ve yerleştirme dönemi bittikten sonra başlar, 2013 yılında Eylül sonuna doğru gerçekleşmiştir.Eğer bu sene bir yere yerleşirsem seneye sınava tekrar girdiğimde bir kaybım olur mu? Peki ya yerleştiğim programa kayıt yaptırmazsam?Aday kayıt yaptırmış olsun veya olmasın bir önceki sene bir yere yerleştiyse okul başarısından gelen puanı 50% oranında kesintiye uğrar. Bir programa yerleşip kayıt da yaptırdıktan sonra başka bir programa geçmek istersem tekrar sınava mı girmem gerekir?Üniversite öğrencileri belli koşullar altında sınava girmeden yatay geçiş ile başka programlara geçebilirler.İki yıllık bir programdan dört yıllık bir programa tekrar YGS ve LYS’ye girmeden geçmek mümkün müdür? İki yıllık program mezunları veya mezun olma aşamasında olan öğrenciler bazı programlar için dikey geçiş sınavı ile dört yıllık programlara YGS veya LYS’ye girmeden kaydolabilirler.
Reklam