onedio
Telles: "Türk Milli Takımı'nda Oynamak İsterim"
Galatasaray'ın Brezilyalı solbeki Alex Telles GSTV'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken sarı kırmızılı taraftarlara umut dolu mesajlar verdi.İşte genç yıldızın cevapları: 'Kalan maçlarımızın tamamına final gözüyle bakıyoruz''Şampiyonluk yarışı her geçen hafta daha zorlu geçiyor. Önümüzde bir Karabük mücadelesi var. Kasımpaşa maçında bir konsantrasyon sorunu oldu mu?Artık son dokuz maçımız kaldı, tamamına final gibi bakıyoruz. Son haftalara girdiğiniz zaman 1-2 puan önde olmak takımları etkiler. Her maça final gibi bakıyoruz. Karabük maçı için de aynı şeyi düşünüyoruz. Her takımın iniş çıkışları vardır, bunu maç içinde de hissedebilirsiniz. Kasımpaşa mücadelesinde de bunu yaşadık. Devre arasında Galatasaray'ın daha farklı oynaması gerektiğini konuştuk. İkinci yarıda da bunu başardık ve güzel bir galibiyet aldık.'Hamza Hamzaoğlu herkesin güvenini yerine getirdi'Hamza Hoca bizi olumlu anlamda motive ediyor. Onun gelişi Galatasaray adına büyük bir adımdı. Futbolcu olarak da buraya hizmet ettiği için kulübün ve taraftarın beklentisini çok iyi biliyor. Kulüpteki herkesi yakından tanıyor. Onun gelişi benim için de şans oldu. Prandelli zamanında pek fazla süre alamıyordum. Herkesin güveni yerine geldi, özellikle benim de güvenim yerine geldi. Hamza hoca önümüzdeki dokuz final için bizi hazırlıyor. Bizim Galatasaray olduğumuzu anlatıyor. Onun gelişiyle takımdaki hava fazlasıyla değişti, sanırım bunu herkes görüyor. Kötü oynadığımız maçlarda dahi kazanmayı bildik. Bu da takımdaki iyi havadan kaynaklanıyor.'OLCAN DA SOLBEKTE BAŞARILI OLDUBrezilyalı yıldız savunmanın solunda forma rekabetine giriştiği Olcan adın için ise şunları söyledi.'Olcan'ın sol bek oynaması beni olumsuz etkilemiyor. Prandelli zamanında yedek kaldığımda üzülyüordum ama hocaların kararlarına saygı duyuyordum. Bu Prandelli için de, Hamza Hoca için de geçerli. Ayrıca Olcan'ın da hakkını vermek gerekiyor. Asıl mevkisi olmamasına rağmen çok iyi oynadı. Hem defansif hem de ofansif anlamda iyi işler yaptı. Yaptığı bindirmeler, ortalar son derece etkili oldu. Biz birçok kaliteli isimden oluşan bir takımız. Başarı için herkesin birbirine destek vermesi gerekiyor. Ben de bu camiaya hizmet için buradayım, kendimi her zaman hazır tutmak istiyorum.YENİLENEN YABANCI KURALINI OLUMLU BULUYORUM'Mutlaka bizim için yabancı kuralı değişikliği olumlu oldu. Geçtiğimiz dönemlerde iyi maçlar çıkarsanız da, kurallardan ötürü yedek kalabiliyordunuz. Artık iyi oynadığımız zaman devam etme şansımız olacak. Her zaman öz eleştirimi yapıyorum. 1 sene 3 ayda 50 maç oynadım, bunun iyi bir sayı olduğunu düşünüyorum. Oynayıp oynamama konusundaysa öz eleştirimi yapabilirim. Oynamayı hak etmediğim zaman forma şansı gelmeyebilir, kendi durumumu her zaman gözlemliyorum. Hocalarımın verdiği kararlara da saygı duyuyorum.''Güce dayalı oyuna alışmak için kendimi geliştiriyorum. Bence her gün kulübüme, hocama ve arkadaşlarıma karşı duyduğum sorumlulukla kulübe geliyorum. Brezilya ligine göre Türkiye daha çok kuvvete dayalı. Brezilya'da teknik daha önemli ve oyun hızlı oynanıyor. Buradaki güce dayalı oyuna uyum sağlamak adına kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Brezilya'da en iyi sol bek seçilmiştim ve bu benim için bir ödüldü. Genç yaşta buna layık görülmüştüm. Eksiklerimi kapatarak daha iyi işler yapacağım.''GALATASARAY'A TRANSFERİM BANA TANRININ BİR LÜTFU''Galatasaray'a gelmem Tanrı'nın bana bir hediyesiydi. Kariyerimdeki yükseliş çabuk gerçekleşti. Juventude, Gremio ve sonrasında Galatasaray... Brezilya'daki oyuncuların iki büyük hayali vardır. Avrupa'ya gitmek ve Brezilya Milli Takımı'nda olmak. Tanrı bana ilki için izin verdi, Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birine geldim. Brezilya Milli Takımı'na gitmek de hayallerimden biri. İlerleyen yıllarda Avrupa'da başka büyük takımlarda da oynayabilirim. Prandelli döneminde isteklerimi ortaya koyamadım. Prandelli zamanı mutlu olduğumu söylersem bu yalan olur. Arkadaşlarınız oynuyor, mutlular. Siz oynayamıyorsunuz, bu tabi ki etkiler. Ben de en iyi durumumda değildim belki. İstediğim gibi gitmedi işler. Açıkçası çok daha iyisini yapabileceğimi biliyordum. Prandelli için negatif bir şey düşünmüyorum, elinden gelenin en iyisini yaptı. Değişikliğin olacağını hissettim ve kendimi hazır tuttum. Yeni hocamızın gelmesiyle birlikte kendimi gösterdim. Marcelo dünyanın en iyi sol beklerinden biri. Defansif anlamda yüzde yüz mükemmel bir oyuncu olmasa da ofansif anlamda çok iyi işler yapıyor. Umarım ben de bir gün o kadar iyi bir oyuncu olurum.'GALATASARAY'DA MELO GİBİ İDOL OLMAK İSTİYORUM'Melo benim için çok önemli bir insan. Buraya geldim. Galatasaray'ın dünya çapında bir takım olduğunu biliyordum. Şehir hakkında da fikir sahibiydim ama hakim değildim. Kültürü bilmiyorsunuz. Yurt dışında gelmek zor oluyordu. Herkes bana yardımcı oldu ama Felipe ve Taffarel benimle inanılmaz ilgilendi. Onların yardımlarını unutamam. Melo bütün taraftarlarca sevilen örnek bir oyuncu. Onu kendime örnek alıyorum. Antrenmanlar ve maçlardaki hırsı son derece iyi. Umarım ben de günün birinde onun gibi idol olabilirim.TÜRK MİLLİ TAKIMI'NDA OYNAMAK İSTERİM'Fatih Terim ile tanışıp görüşmek isterdim. Kimle konuşursam konuşayım hakkında olumlu şeyler duyuyorum. Galatasaray camiası için bir idol, kazandığı başarılar ortada. Kesinlikle onunla tanışmak isterdim. Milli Takım'da oynama konusu içinse 'hayır' diyemem, hayatta her şey çabuk gelişiyor. Hayalim Brezilya Milli Takımı'nda oynamak ama Türk Milli Takımı için defteri kapatamayız. Burada yaşıyorum ve insanlar çok sıcakkanlı. Yarının neler getireceğini bilemeyiz. İstanbul tarihi ve doğasıyla mükemmel bir şehir. Geldiğim ilk günden beri bana sürprizler yaşatıyor. Tarihi bir şehir. Ayasofya, Sultanahmet, Dolmabahçe gibi yerleri gördüm. Ailem ve kız arkadaşımla birlikte tarihi yerleri gezmek ve doğa ile iç içe olmayı seviyoruz. Herkese gidebileceğim yerleri danışıp görüş alabiliyorum. Bu şehrin olumsuz yanı trafik. Ama tarihi ve doğasıyla İstanbul mükemmel bir şehir.'KASIMPAŞA MAÇINDAKİ DÖNÜŞ BİZE ŞAMPİYONLUĞU GETİREBİLİR'Önümüzde dokuz tane final var ve şampiyonluk konuşmak için erken. Bize şampiyonluğu neyin getireceğini soruyorsanız bu kesinlikle Kasımpaşa maçındaki geri dönüştü. 2-0 geride girdik soyunma odasına ama kenetlenip geri döndük. O ruh bize şampiyonluk getirebilir. Burak ve Dzemaili'yi tebrik ettim ama sizin aracılığınızla bir kere daha etmek isterim. Çocuk sahibi olmak herkesin hayalidir. Onlara aileleriyle birlikte sağlıklı ve güzel hayatlar diliyorum.Telles, Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısızlığı ise şöyle açıkladı.'Ne yazık ki bu sene Şampiyonlar Ligi açısında iyi geçmedi. Sebebini açıkçası ben de bilmiyorum. Takımda çok fazla değişiklik yok. Takımda birçok oyuncu daha önce o arenada oynamıştı. Biz bu seviyelerde daha önce oynamış ve başarıya alışkın bir takımız. İleriye gidecek kapasiteye sahiptik. Karşılaştığımız takımlar herhalde o süre içerisinde bizden daha hazırdı. Galatasaray'ın en büyük maçlarından biri Avrupa'da ileriye gitmektir. Bunu bu sene başaramadık ve belki ama ilerleyen süreçte umarım daha iyi işler yapacağız. Galatasaray taraftarı Dünyanın en iyisi. Galatasaray taraftarını buraya gelmeden önce tanıyordum. Takıma inanılmaz destek veren dünya çapında bir taraftar. Corinthians taraftarı Brezilya'da fanatik olarak bilinir. Ama burası çok daha farklı. Galatasaray taraftarını Dünyada zirveye koyarım. Buraya ilk geldiğim günü, deplasman ve iç saha maçlarını hatırlıyorum. Burada 1-1 sona eren Chelsea maçını ve Fenerbahçe maçını söyleyebilirim. İnanılmaz bir destek vardı, yanımızdaki oyuncunun sesini duymakta zorluk çekiyorduk. Aldığımız destek gerçekten mükemmel.'DHA
Beşiktaş 12 Eksikle Çalıştı
Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında İstanbul Başakşehir ile oynayacağı maçın hazırlıklarına devam etti.BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde hazırlıklarını sürdüren siyah-beyazlılar, 21 yaş altı oyuncularının da katılımıyla antrenman maçı yaptı. Antrenmanın ilk bölümünde ısınma ve istasyon koşusu yapan Beşiktaşlı oyuncular daha sonra 30'ar dakikalık çift devre maç yaptı. Kırmızı takımdan Ramon Motta'nın attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde tamamlandı. Maçın ikici yarısında Uğur Boral penaltıdan attığı golle skoru 2-0'a taşıdı. Kırmızı takım, Muhammed Enes'in golüyle farkı üçe çıkarırken, Cenk Tosun, yeşil ekibin tek golünü kaydetti. Karşılaşmayı kırmızı takım, 3-1 kazandı.Antrenmana milli takımda bulunan Demba Ba, izinli Olcay Şahan ve Veli Kavlak, gribal enfeksiyon geçiren Oğuzhan Özyakup, tedavisi devam eden Tolga Zengin, Mustafa Pektemek, Tolgay Arslan ile bireysel çalışan Pedro Franco, Ersan Adem Gülüm, Gökhan Töre, Alaxander Milosevic ve Daniel Opare katılmadı.Beşiktaş, İstanbul Başakşehir karşılaşmasının hazırlıklarını yarın gerçekleştireceği antrenmanla sürdürecek.Maraton
"Fenerbahçe Radchenko İle Anlaştı"
Fenerbahçe'nin Ukraynalı Artem Radchenko ile anlaştığı 'resmen' duyuruldu.Ukrayna'nın Uzhgorod takımı teknik direktörü Vyacheslav Grozny, yaptığı açıklamada, Radchenko'nun sezon sonuna kadar kendilerinde oynayacağını daha sonra da Fenerbahçe'ye katılacağını ifade etti.Grozny, 'Radchenko, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı. Biz de onun bu durumunu bilerek kadromuza kattık.' diyerek transferi bir yönden resmen açıklamış oldu.Fenerbahçe'nin geçtiğimiz günlerde U21 Takımı ile denediği Radchenko'yu beğendiği, sezon sonuna kadar form tutması için Uzhgorod'a gönderdiği belirtildi.Sporx
Galatasaray'da Hazırlıklar Sürüyor
Galatasaray, Spor Toto Süper Lig 'in 26. haftasında Kardemir Karabükspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bu sabah yaptığı antrenmanla devam etti.Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki antrenmanın ilk bölümünde sarı kırmızılı oyuncular, fiziksel bir çalışma gerçekleştirdi. Futbolcular daha sonra pas çalışmasının yapıldığı antrenmanın ana bölümünde dar alanda çift kale maçla Karabükspor maçının hazırlıklarına devam edildi.Galatasaray'da sakatlıklarından dolayı takım ile antrenmana katılmayan futbolculardan Burak Yılmaz tedavisinin ardından salon ve sahada özel bir çalışma yaparken, Semih Kaya ve Sabri Sarıoğlu , kondisyona dayalı özel birer çalışma gerçekleştirdi. Felipe Melo ise kendisi için hazırlanan özel bir program dâhilinde rehabilitasyon çalışmalarına devam etti.Galatasaray , Kardemir Karabükspor maçının hazırlıklarını yarın sabah saat 11.00'de Florya Metin Oktay Tesisleri 'nde yapacağı antrenmanla sürdürecek.Fanatik
Araba Üzerinden Nasıl Smaç Vurulamaz?
Blake Griffin'den feyz alarak arabanın üzerinden smaç vurmayı deneyen Lloyd Hickinson'ın ilk hakkı başarısızlıkla sonuçlansa da ikinci hakkında bu smacı başarabileceğini ispatladı.
Dörtlü Final Öncesi Trabzon'da İnceleme
FIBA yetkilileri, Trabzon'da gerçekleştirilecek EuroChallenge Kupası Dörtlü Final karşılaşmalarına ev sahipliği yapacak Hayri Gür Spor Salonu'nda incelemelerde bulundu.Dün akşam kente gelen organizasyon ile medya ve iletişimden sorumlu FIBA yetkilileri Natalie Sandmann ile Athanasios Kontos, sabah saatlerinde 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları öncesi yapılan 7 bin 500 kişilik spor salonunu inceledi.Trabzonspor Medical Park Kulübü Genel Sekreteri İbrahim Kul, FIBA yetkililerinin Hayri Gür Spor Salonu'nu beğendiklerini, organizasyona yönelik bazı küçük taleplerde bulunduklarını belirterek, 'Organizasyona kadar eksiklikleri gidererek hazır hale geleceğiz. Turnuvaya en iyi şekilde ev sahipliği yapacağız' dedi.Organizasyonun heyecanını şimdiden yaşadıklarını ifade eden Kul, 'Tüm Trabzon halkının, basketbolseverlerin tribünleri doldurmalarını, coşkuyla takımlarını desteklemelerini istiyoruz. Kentimize gelenlere de en güzel misafirperverlik örneğini göstereceğiz' diye konuştu.Trabzon'da 24-26 Nisan'da oynanacak dörtlü final maçlarında Trabzonspor Medical Park'ın yanı sıra Fransa'nın Nanterre, Romanya'nın Energia ve Almanya'nın Fraport Skyliners takımları yer alacak.Kaynak: AA
Reklam
Yusuf Namoğlu: "Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisinin Kararını Henüz Vermedik"
Merkez Hakem Kurulu başkanı Yusuf Namoğlu, TrtSpor'da soruları yanıtladı.İşte Namoğlu'nun gündeme dair açıklamalarından öne çıkanlar...BEŞİKTAŞ'TAN KURAL HATASI BAŞVURUSU!Beşiktaş Kulübü derbide kural hatası var diyerek bize başvuruda bulundu. Şu anda derbi kararı henüz verilmedi. Yorum yapmak yanlış olur. Emenike'nin dışarı çıktığını görmüş olması lazım. Hakem gerekli raporu bize yarın verecek. Daha önce Emenike'nin yaşadığı olaya rastlamadık.Her forma değişmesi kart görmesini gerektirmez. Oyuncular ilk yarı bitince de forma çıkarırlar. Burada karar hakemindir. Futbolcu sevinirken forma çıkarırsa, abartılı sevinçten dolayı kart görür. Fırat Aydınus bize rapor yazacak. O an neler düşündüğünü, neden bu kararları verdiğini anlayacağız.. Oyunda eğer küfür edilmiş olsaydı hakem gereğini yapardı. Hakemlerin konuşmaları kayıt altına alınacak. Bu kayıtlar hakem puanlarını etkileyecek. Bu kayıtlar kamuoyu ile paylaşılmayacak.'BENİM HAKEMİM HER STADA GİRER'Kuralları iyi uygulayan hakemler iyi puan alıyor. Cezalı durumdaki hakemler lig maçlarına verilmiyor. Avrupa maçı olursa izin veriliyor. Benim hakemim her stada girer. MHK olarak kulüplerden kaçmayız, oturur konuşuruz. Her pozisyonda avantaj uygulanmaz. Arkadaşının yani topu alan kişinin pozisyonu önemli. UEFA bazı pozisyonlarda faul kullanılması daha avantajlı diyor.'VELİ'NİN ATILMASI DOĞRUYDU'Sneijder ile Veli Kavlak'ın pozisyonunda gösterilen kırmızı kart doğruydu. Cüneyt Çakır, İspanya-Ukrayna maçından 8,5 gibi çok iyi bir puan aldı. İnşallah Cüneyt Çakır'ı Şampiyonlar Ligi finalinde de göreceğiz. Ayağın üstüne basıldığında şiddetli değilse sarı karttır. Ancak bileğe ve kaval kemiğine gelirse bu kırmızı karttır. UEFA ve FIFA bir pozisyonda maçın hakemi sarı ile kırmızı kart arasında kaldıysa sarı kart ver diyor.Haberturk
Abdürrahim Albayrak: "Kim Gelirse Gelsin Galatasaray'a Hizmet Verecek"
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak, yönetim olarak önceliklerinin mayıs ayında yapılacak genel kurul değil takımın şampiyonluk mücadelesi olduğunu söyledi.GSTV'ye yaptığı açıklamada Spor Toto Süper Lig'de elde edecekleri şampiyonluğun ekonomik getirisine değinen Albayrak, 'Yönetime kim gelirse gelsin Galatasaray'a hizmet için gelecek. Şu anda önceliğimiz takımın şampiyon olması.Seçime daha çok zaman var. Takım, şampiyon olursa 15 milyon avro Şampiyonlar Ligi'ne ayak bastı parası alacak. Puan almasak bile 8 milyon avro daha gelecek. Puanlar alırsanız Galatasaray için 80 trilyon lire civarı para ediyor. Biz bunların hesabını yapıyoruz' şeklinde ifadeler kullandı.Bir forma göğüs reklamının 4 milyon avro veya dolara verildiği bu dönemde, Şampiyonlar Ligi'ne katılımdan gelen rakamların boyutunun müthiş olduğunu aktaran Albayrak, 'Yayın ihalesi yenilendi, alan firma daha çok para verdi. Ülke takımları katıldığı zaman daha çok para alacak. Onun için bizim birinci hedefimiz gecemizi gündüzümüzü ayırmadan Florya' şeklide görüş belirtti. Kongre üyelerinin kendilerine başarı için oy verdiğini vurgulayan Albayrak, 'Şampiyon olacağız ve 4. yıldızı takacağız. 9 maçımız kaldı. Birincisini bu hafta Kardemir Karabükspor ile oynayacağız. Maç gündüz oynanacak. Taraftarlarımıza 'bir rekor kıralım' diyorum. Stadı tıka basa dolduralım ve herkes görsün' ifadelerini kullandı.Albayrak, İstanbul Adliyesi'ndeki terör saldırısında yaşamını yitiren Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'a da Allah'tan rahmet dileyerek, 'Bütün Türkiye'nin başı sağolsun. Umarım ülkemizde böyle üzücü olaylar bir daha olmaz' şeklinde mesaj verdi.Eurosport
Reklam
Nuri Şahin: "O Zaman Milli Takım'a Hiç Gelmesinler"
A Milli Futbol takımımızın Borussia Dortmund'da oynayan yıldız ismi Nuri Şahin, Banu Yelkovan ve Bağış Erten'in hazırlayıp sundukları ve NTV Spor'da yayınlanan Veni Vidi Vici programında Borussia Dortmund'dan Real Madrid'e, Türk Milli Takımı'nı seçmesinden diğer oyuncuların tercihine kadar bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı. Nuri Şahin, 'Almanya olursa olur, olmazsa Türkiye'ye seçerim' düşüncesindeki oyunculara tepki gösterdi ve 'O zaman Milli Takım'a hiç gelmesinler' dedi.Borussia Dortmund'a 12 yaşında geldiğini söyleyen ve ilk derbisini aynı yıl Schalke 04'e karşı oynadığını söyleyen Nuri Şahin, 'Schalke'ye ilk golümü U14'te oynarken attım ve o golün verdiği hissi hiçbir zaman hissetmedim; çünkü o golden sonra kulübe ait olduğumu anladım. İnsan oynasa da oynamasa da; sakat olup tribünde olduğu zaman kendi şehrinin kulübü olduğu için, insan ister istemez hem üzülüyor, hem sevgisini daha fazla yaşıyor. Bunu da taraftarlar gördüğü için çok hoşlarına gidiyor' dedi.Real Madrid ve Liverpool gibi üst düzey takımlarda oynadığının hatırlatılması ve Dortmund'u farklı kılan unsur konusunda Nuri Şahin, 'Dortmund benim evim. İnsanın en rahat hissettiği yer evidir. Yurt dışında oynadıktan sonra bu hissi bana verebilen tek yer Dortmund' diye konuştu.'REAL MADRİD İÇİN ÖNEMLİ OLAN...'Madrid şehri ile Real Madrid, Liverpool şehri ile Liverpool arasındaki farkla Dortmund şehriyle takım arasındaki bağı anlatması isetenen Nuri Şahin, 'Madrid biraz farklı. Madrid dünyanın en büyük kulübü. Her futbolcunun hayali. Oradaki taraftarlar bazı şeylere alışmış. Ligde oynadığımız maçta bazen stat sessiz olabiliyor. Çünkü adamlar Şampiyonlar Ligi'nde her yıl yarı final, final oynamaya alışmışlar. Onlar için özel maçlar El Clasico, Şampiyonlar Ligie'nde yarı finalden sonraki maçlar. Ama Liverpool ve Dortmund, buna Feyenoord'u da katabiliriz. Şehirdeki insanlar için kulüpleri çok özel. Dortmund bu anlamda çok farklı' yorumunu yaptı.'ARSENAL ÇOK BÜYÜK BİR TEKLİF YAPMIŞTI'2005'te 17 yaş altı takımının yıldızı olduğunun hatırlatılması ve o yıl Dortmund çöküşte olduğunun kendisinin ise çıkışa geçtiğinin belirtilmesi üzerine Milli oyuncumuz, 'Kulübün çöküşü benim çıkışımdır. O zaman alt yapıda çok güzel bir dönem geçirmiştim. U-17 takımıyla Avrupa şampiyonu olduğumuzda kimse bilmez ama başka takıma gidiyordum. Annem babam gitmemi istemedi. Arsenal hem kulübe hem bana çok büyük teklif yapmışlardı. Annem, babam, abim karşı çıkmıştı. İyiki de göndermemişler. Bu teklifleri görünce Dortmund da 'Bu çocukta bir şey var' deyip bana profesyonel kontrat önerdiler. O zaman kulübün hedefi bana profesyonel kontratı verip 2. takımda oynatmak ve yavaş yavaş pişirmekti. U17 sezonu geç bittiği için bana 3 hafta 3 hafta tatil verdiler. Tatilden sonra da Bundesliga'nın başlamasına bir hafta vardı. 2-3 idman yapmıştım, Cumartesi günü Wolfsburg maçı vardı. Perşembe günü o zamanki hocam Bert Van Marwijk beni odasına çağırdı, 'Cumartesi seninle başlamak istiyorum, ne dersin?' diye sordu. Bende yaş daha 16. Heyecanlandım. Bakakaldım. 'Oynar mısın' dedi. Ben de, 'Oynarım' dedim. 'İyi o zaman oyna' dedi. Dortmund'un ilk çökmesi sonra beraber çıkmamız böyle oldu. Güzel bir hikayeydi' ifadelerini kullandı.'KLOPP'UN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ İNSAN OLMASI'Çıkış hikayesinin en önemli aktörünün Jurgen Klopp olduğunun hatırlatılması ve bu farklılığının ne olduğunun sorulması üzerine Nuri Şahin, 'Hocanın en büyük özelliği insan olması. İnsanlığını kaybetmemesi; çünkü günümüz profesyonel futbolunda o insani duyguları göstermek özellikle bir hoca için zordur. 20-25 profeasyonel futbolu var, görüşleri farklı. Onları rencide etmeden her futbolcuyu kullanabilmesi çok önemli. Her futbolcu her hafta oynayacak diye bir şey yok. Bazı futbolcular 6-7 hafta oynamıyor. Oynamadıkları zaman moralleri bozulmuyor. Hoca her zaman futbolcusuyla sadece saha içinde değil saha dışında da yakın ilişki sağlayan bir insan.Futbolla alakalı olmayan konularda 2-3 saat konuştuğumuz dönemler oldu. Madrid'e gittiğimde sakatlık yaşadığımda benim için çok önemli olan şey beni ilk arayan kişinin Klopp olmasıydı. O zaman bana kıralabilirdi; çünkü kulüpten ayrılmıştım. Belki başka bir hoca olsa arayıp sormazdı. 'Sen bizden gittin bak ne oldun' diye söyleyebilirdi. Bana her zaman sahip çıktı' yanıtını verdi.Takımın havasının çok farklı olduğunu vurgulayan Nuri Şahin, 'Kimin doğumgünü varsa, diğer oyuncular saha ortasahadan doğumgünü şarkısı söylüyor. Yunanca da Ermenice de Japonca da doğumgünü şarkısını biliyorum. Her zaman sonuncu şarkıyı Yunan futbolcumuzu Sokrates söyler çünkü onların şarkısı çok komik' ifadelerini kullandı.'ALMAN DEĞİLİM, KENDİMİ TÜRK HİSSEDİYORUM'Alman oyuncuların Türk Milli Takımı'nı tercihi konusunda açık yüreklilikle konuşan Nuri Şahin, 'Almanya, Dünya şampiyonu oldu. Beni çok sayıda insan, 'Alman Milli Takımı'nı seçseydin Dünya şampiyonu olacaktın' diye aradı. Benim onlara verdiğim tek cevap ben Alman değilim, ben kendimi Türk olarak hissediyorum. U14 - U-15'te Alman milli takımının kampına çağrılmıştım. Annem, babam ve dedem olsun git gör, ondan sonra karar ver dediler. Benim her zaman hedefimde Türkiye için oynamak vardı. Kamp 3 gündü. 2 gün sonra oradaki hocaya Türkiye'yi seçeceğimi söyledim. Dedemi aradım, 'Dede trene atladım geliyorum, beni al' dedim. O da şaşırdı. Bundan sonra Türkiye için oynama kararı aldım' diyerek Milli Takımı tercih sürecini anlattı.'O ZAMAN MİLLİ TAKIMA HİÇ GELMESİNLER'Almanya'da yetişen ve bu ülke milli takımını seçen oyunculara hiçbir zaman neden Almanya'yı seçtin demeyeceğini vurgulayan Nuri Şahin, 'Bu hiçbir zaman sorgulanmaması gereken bir konu. Kızdığım şey de bazı futbolcuların 'Almanya olursa olur, olmazsa Türkiye'yi seçerim' düşüncesi. Bu çok saçma. O zaman hiç gelmesinler, oynamasınlar. Mesela Hakan Çalhanoğlu Alman Milli Takımı'nda oynayamaz mı, oynar. Ama Türkiye'yi seçti. Ömer Toprak, bence Avrupa'nın sayılı stoperlerinden birisi. İkisi de Atletico madrid maçında penaltıyı kaçırdılar o başka bir şey ama (gülüyor) ikisi de çok büyük futbolcu. Ama Türkiye'yi seçtiler. Gururla Türk futbolu için Türk Milli Takımı için oynuyorlar. İYi bir dönemden geçmiyoruz ama kararlarımızı sorgulama hakkı vermez kimseye' diyerek sözlerini bitirdi.Skorer
Ahmet Özdoğan: "Galatasaray'ı Büyütecek Aday Lazım"
Galatasaray'da 23 Mayıs'ta yapılacak seçimli genel kurulda aday olması beklenen eski yönetim kurulu üyesi Prof Dr Ahmet Özdoğan, geçen Cumartesi günü yapılan mali genel kuruldaki ibra oylamasında Ünal Aysal ve Duygun Yarsuvat'ın oylamaya katılmalarının doğru olmadığını söyledi.ETİK OLMADIAhmet Özdoğan , 'Bunun etik yönünün savunulacak hiçbir yanının olmadığını düşünüyorum. Bana göre etik dışı kalan bir olay. İnsan kendi ibrasında parmak kaldırmaz. Aynı şey yönetim kurulu ve denetim, sicil kurulu üyeleri için de geçerli. Ayrıca hukukçular, oylamalar çok yakın geçiyorsa ibrası söz konusu başkan ya da üyelerin oy kullanması hukuksal sorun doğuruyor diyor. Kendi kendinizi nasıl ibra edeceksiniz, böyle bir şey olur mu? Etik açıdan bir sorun. Hukuk açısından oy çokluğu olduğu için sorun gözükmüyor. Evet-hayır oyları birbirine yakın olsaydı, hukuki bir sorunla da karşı karşıya kalacaktık' dedi.ÜNAL AYSAL, RİVA GİBİ BİR ARAZİ ALACAĞIM SÖZÜNÜ TUTSUNGalatasaray genel kurulunda bir söz verdi. 'Ben şahsem dönemimin sonunda Riva gibi bir arazinin Galatasaray'a kazandırılmasını şahsım adına söz veriyorum' dedi. Ben kendisini her gördüğüm yerde bu sözünü kendisine hatırlattım. Bundan böyle de tüm Galatasaraylıların bu sözü Aysal'a hatırlatması gerekli' ifadelerini kullandı.TARAFTAR KULÜBÜ BÜYÜTECEK BAŞKAN ADAYLARINI DESTEKLESİNAhmet Özdoğan, 23 Mayıs'taki seçime yönelik önemli bir çağrı yaptı: 'Galatasaray'da göreve gelen başkan, futbolcuları satarak, hedefi küçülterek asla göreve gelmemelidir. Tasarruf tedbirlerine sadık kalacağız; ama Galatasaray'ı büyütmek en önemli hedef olmalıdır. Biz Ribery'i aldığımızda, ben o dönem yöneticiydim, basın mensupları rakip kulüp Anelka'yı aldı diye bize sataşıyorlardı. Ve görüyoruz ki, Ribery, Anelka'yı fersah fersah geçti. Genç insanları bulup, çalışmak gerekir. Ama asla hedeflerinden şaşmamalı. Türkiye ve Avrupa'da şampiyonluklara gitmeliyiz. Taraftarlarımız bu anlayıştaki başkan adaylarını desteklesinler. Diğer anlayış bizi geriye götürür' dedi.ADAY OL DERLERSE OLACAĞIMProf.Dr Özdoğan, başkan adaylığı konusunda ise, 'Ben her zaman ortak akıl içerisinde düşünürüm. Ben demem. Değerlendiriyoruz, eğer arkadaşlar başkan adayı olmamı istiyorsa, evet olacağım. Ama şu anda daha karar verilmiş bir şey yok. Ama çok kısa zamanda ortak akıl olarak bir karar vereceğiz ve açıklayacağız' şeklinde konuştu.Futbolarena
Bruno Alves: "Dünya'nın Fenerbahçe'yi Görmesi Gerekiyor"
Bruno, Fenerbahçe’deki ikinci sezonunun içindesin. Geçtiğimiz sezon kariyerindeki 7. şampiyonluğu göğüsledin. Kariyerindeki sarı lacivert dönemi bizim için değerlendirir misin?Bugüne kadar formasını giydiğim tüm takımlar, benim için özel. Mücadele edip o mücadeleyi şampiyonlukla taçlandırmak gibisi de yok! Fenerbahçe’deki ilk sezonumda bunu yaşamak harikaydı. Benim için çok özel günlerdi. Daha önce böylesine bir coşku ve peşi sıra gelen harika kutlamalar içinde olmamıştım. Tesislerden Kadıköy’e kadar gidişimiz, taraftarlarımızla beraber o kutlamaları, o büyük partiyi yaşamak çok güzeldi. Hayatım boyunca unutmayacağım günler yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.Sıradaki tüm maçlara galibiyet parolasıyla çıkıyorsunuz. Her açıdan bu zorlu dönem için nasıl hazırlanıyorsunuz?Herkes emin olsun ki en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Belki şu anda lider konumda olmadığımız için farklı düşünenler olabilir ancak takımdaki herkes elinden gelenin en iyisi ortaya koymaya çalışıyor. Takımımızı layık olduğu yere getirmenin bizim elimizde olduğunun bilincindeyiz. Bizde şampiyon olmak için o hırs, o kalite ve o istek mevcut. İnanıyorum ki; bir aile gibi bir arada kalır, birbirimize destek olur ve birbirimize güvenirsek sahip olduğumuz kalitenin de yardımıyla sezon sonunda hedeflerimize ulaşacağız.Fenerbahçe Yönetimi ve İsmail Kartal Hoca, bu süreçte sizi nasıl motive ediyor?Motivasyona ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum çünkü Fenerbahçe’de oynamak başlı başına bir motivasyondur. Hepimizin motivasyonu Fenerbahçe’yi layık olduğu hedefe ulaştırmaktır.Bu hedefler, 4. yıldız ve peşi sıra özlem duyulan Avrupa maçları olsa gerek…Yıllardır futbolun içindeyim. Dünya’nın en büyük turnuvalarında defalarca yer aldım ve birçok ülkede futbol oynadım. Bu tecrübeme dayanarak söylüyorum ki; Fenerbahçe gerek oyuncu kalitesi gerekse içerideki rekabet ortamıyla, her zaman Avrupa’da da yer almalıdır. Biz de takım olarak taraftarımızın da desteğiyle Fenerbahçe’yi hak ettiği yere, Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bence, Dünya’nın bu takımı görmesi gerekiyor ve Fenerbahçe taraftarları da bunu fazlasıyla hak ediyor.Mevkini dopdolu oynayan bir oyuncusun. Ekstra çalışmalar yapıyor musun?Evet, kariyerim boyunca kendim için her zaman ekstra çalışmalar yaptım. Dönemsel olarak neye ihtiyacım olduğunu düşündüysem ona yönelik çalışmalar içinde oldum. Kendi pozisyonuma has çalışmalar yapmayı seviyorum ve büyük bir istekle çalışıyorum. Teknik olarak bazı şeyler çalışıp kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Böyle çalışmaların çok faydalı olduğunu düşünüyorum.Savunma hattındaki diğer takım arkadaşlarını nasıl buluyorsun?Hepsi uluslararası düzeyde kendini ispatlamış çok değerli oyuncular ve hangisi oynarsa oynasın bu takıma faydalı oluyor. Takımın hedeflerine giden yolda çok fazla emekleri var. Tüm diğer oyuncuların olduğu gibi…Takımın şu ana kadarki performansıyla ilgili neler söylemek istersin?İlk yarıyı lider kapadık. Sonrasında iyi gittik ama puan kayıplarımız oldu. Kendi evimizde iki önemli derbiyi kazanmasını bildik. İstatistiklere baktığımızda kalemizde çok az gol görüyoruz ki bu benim inanışıma göre; işimizi çok kolaylaştıran bir takım becerisidir. Hücum ne kadar önemliyse savunma da bir sanattır. Takım olarak bu anlamda herkes üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Sakatlıklara rağmen herkes forma için hazır ve mücadele etmeyi biliyoruz. Kolektif bir bilince sahibiz. Bundan sonrası için ise galibiyet serisi yakalayıp hedefimize ulaşacağız.Süper Lig’de en çok pres yapıp zorlandığını hissettiğin forvetler kimler?Bu noktada tek tek isim vermeyeceğim çünkü bireysel rakip olarak değil, takım bazında rakip olarak görüyorum durumu. Zaten her forvet oyuncusunun farklı bir karakteri ve her maçın kendi içinde farklı bir yapısı oluyor. İyi oynayıp kazandığımız sürece mutlu oluyorum.İlk yarıdaki Galatasaray maçına tekrar geri dönme şansın olsa, neler değişirdi?O akşamı tekrar yaşasaydık değiştireceğim tek şey; maçın skoru olurdu. Çünkü o maçta galibiyeti gerçekten çok istiyordum. Kesinlikle şuna inanıyorum; o kırmızı kart olmasaydı biz o maçı kesinlikle kaybetmezdik çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk ve hepimiz bu maçı kazanacağımızı hissediyorduk. Ancak futbolda böyle durumlar oluyor. Bazen olan şeylere açıklama bile bulamazsınız. Sadece şöyle bir açıklama yapılabilir; kazanmayı ve takımıma yardım etmeyi çok istiyordum ve gerçekten içimde çok büyük bir istek vardı.Önümüzdeki sezondan itibaren ligimizdeki takımların kadrolarında 14 yabancı oyuncu bulunabilecek ve bir takım isterse 11 yabancı oyuncuyla sahaya çıkabilecek. Bu kararın Türk futbolunu ve Türk oyuncuları nasıl etkileyeceğini düşünüyorsun?Aslında tam olarak ne getirir bilmiyorum. Bu işin iki yönü var. İlk tarafına bakarsak iyi, kaliteli, tecrübeli yabancı oyuncular getirmek her zaman futbolunuza katkı sağlayacaktır. Onların buraya getireceği imaj, kalite, kendilerinden verecekleri, öğretecekleri şeyler çok önemli. Üst düzey futbol oynamış, kaliteli, bu ülkeye bir şeyler katabilecek, isim yapmış yabancıları getirebilmek her zaman güzeldir. Bir de diğer yanıyla bakmak lazım. Bazen belli kurallar koymak gerekir diye düşünüyorum. Bu Türk futbolu için bir tecrübe olacaktır. İyi mi olacak, kötü mü olacak yaşayıp görmemiz lazım. Bir yandan da bu ülkenin yeteneklerine, bu ülkenin değerlerine yer ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Onların da kendilerini gösterebilmesi için onlara şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin kültürünü, bu ülkenin değerlerini göstermenin de bu ülkeye her zaman katkı sağlayacağını düşünüyorum, o nedenle de bu işin iki yönü var. Nasıl olur bilmiyorum. Bir derbi düşünün, hiç Türk oyuncu yok sahada. Bu kuraldan sonra sahada genç oyunculara yer olacak mı bilmiyorum. Genç oyuncular kendilerine böyle maçlarda yer bulamadıktan sonra daha ileriye gidebilir mi, emin değilim. Milli takım daha ileriye gidebilir mi? Türk futbolu kendine daha fazla şey katabilir mi? Bu ülkedeki futbol önderlerinin, bu kararları veren insanların iyi düşündüklerini varsayıyorum.Kontratın devam ediyor ancak ilerisi için kafanda bir plan var mı?Gerçekten burada geçirdiğim 2 seneden ve burada geçirdiğim tecrübelerden son derece mutluyum. Bu yıldan sonra 1 yıllık kontratım daha var takımımla. Önce sözleşmemi bitirmek istiyorum. Sözleşmem bittikten sonra da o sırada önüme çıkacak fırsatları değerlendirmek düşüncesindeyim. Burada gerçekten çok mutluyum, ailem de benim gibi son derece mutlu.Boş günlerini ailenle nasıl değerlendiriyorsunuz?Fırsat buldukça evde ailemle, çocuklarımla birlikte vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum. Onlarla top oynuyorum, bahçemizde onlarla oyun oynuyorum. Aynı zamanda onlarla dışarı çıkıp birlikte yemek yemekten ve her türlü bu şehrin tadını çıkarmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.1 Milyon Üyeli Fenerbahçe Spor Kulübü... 4-5 yıl içinde bu rakama ulaşıldığı takdirde, Fenerbahçe ve Türk sporuna olan etkileri hakkında yorum yapar mısın?Taraftarları Kulübe yaklaştıran, Kulübün işleyişini daha da ileriye taşıyacak ve en önemlisi bu çatı altında mücadele veren takımlardan alınan verimi arttıracak bir proje olduğunu düşünüyorum. Çok özel ve olumlu sonuçlar doğuracak çok güzel bir proje. Bence Fenerbahçe taraftarı hem nitelik hem de nicelik anlamında o kadar büyük ki; Başkanımızın bu projesine destek verip o hedefe ulaşmalarını sağlayacaklardır.Son olarak taraftarımıza ne mesaj vermek istersin?Bizi desteklesinler, bu takıma inansınlar, stada gelsinler ve bizim arkamızda olduklarını göstersinler. Onların varlığı çok fark yaratıyor statta. Onlar varken sanki arkamızda bir dev varmış gibi hissediyoruz. İyi günde, kötü günde onlar her zaman yanımızda olsun istiyoruz'Radyospor
Reklam
"Sert Konuşurum, Lay Lay Lom Yapmam"
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Fenerbahçe Dergisine röportaj verdi. Uslu, sert konuştuğunu ancak kimseye hakret etmediğini belirtti ve Kadıköy'deki Trabzonspor maçını örnek gösterdi. İşte Mahmut Uslu röportajından öne çıkan bölümler...Fenerbahçe Genel Sekreteri ve basın sözcüsü Mahmut Uslu, kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Mahmut Uslu sert konuştuğunu belirtirken, kimseye hakaret etmediğini '12 kişi defans yaptılar' cümlesi yüzünden ise 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldığını söyledi.“SIRITMA” DEMEK KÜFÜR MÜ?Trajikomik tabii ki, onlar şunu istiyor, konuşmayın, susun oturun. Bu hale gelmemizi istiyorlar. Biz bu hale gelmeyiz. Ama önemli olan bu değil. Bizim konuşmamızda suç unsuru varsa ceza ver. Bakın geçen sene ben yönetime yeni geldim, adımımı attım, Sivas’ta bir maça gittik. Meşhur 2-1 yenildiğimiz maç. Sivas’ta adam resmen voleybolda smaç yapar gibi topa elle vurdu, penaltımız verilmedi. Diğer ikinci konuda adam bizim stadımızdaki maçta Gökhan Gönül’e faul yaptı, hakem oyunu durdurup faul vereceğine avantaj verdi. Birinci devre tam tersine avantaj vermesi gerekirken vermedi. O hakemin ismini vermeyeceğim. Ben de aşağıda bizim soyunma odasına inerken, solda hakemlerin sağda ise bizim soyunma odamız var. Kimseyi rencide etmek için gelmedik. Biz oraya kendi çocuklarımıza, “Rahat olun, hoca yanlış görmüştür ama bu işleri çözersiniz siz” demek için indik. Fakat hakem gülerek karşımıza çıktı. “Hem penaltıyı vermiyorsun hem de sırıtıyorsun” dedim. 30 gün ceza aldım. “Sırıtma” demek, küfür mü? Hakaret mi? Görmeme ihtimali olmayan penaltıyı vermiyorsun, hem kendisi hem de 5. hakem açısından. Sonunda ne olduğunu bilemem. Bir sene 3-5 ay onu öylesine onu dinlendirdiler falan. Çok da iyi insan olduğunu biliyorum hakemin. Penaltıyı vereceksin, veremiyorsan bir idareci de karşına çıkar takımının hakkını arar. Biz köle miyiz? Köle Isaura mı bizim adımız. Bizim adımız Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu.SERT KONUŞURUM, LAY LAY LOM YAPMAMGeçen Trabzonspor maçından sonraki demecimde “12 tane adam defans yaptı. Buna rağmen yenmemiz gerekirdi, çok gol kaçırdık” dedim ve 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldım. Hiçbir hakaret yok. Evet, ben sert konuşurum. Gülerek mi, lay lay lom mu konuşayım. Berabere kalmışım tabii ki sert konuşacağım. Biz bir emek veriyoruz. Kötü oynadığımız da “Kötü oynadık” diyoruz. Gençlerbirliği maçında kötü oynadık. Ama burada hakkınız yeniyor. Galatasaray maçında Allah’tan yendik. Bu ne kadar hatadır, ne kadar ayıp şeylerdir bunlar. Şimdi bunları söylesem gazetede yine ceza verirler. Ama, rakiplerimizden birinin idarecisi maçtan sonra verdiği demeçte şunu söylüyor: “Hakemler bizi doğramaya gelmiş” yani gelecek demiyor, gelmiş diyor. Bu arkadaşa 20 gün ceza. Şimdi bu reva mı? Bu ayıp değil mi? Ben size 2 tane örnek veriyorum. Kardeşim penaltı vermiyorsun bir de sırıtıyorsun. Yaş olarak ondan büyüğüm, “Saygısızlık etme bana” diyorum. Ben de spor adamıyım. Hayatımızın 30-40 senesini antrenörlüğe, sporculuğa vermişiz. Milli takımlarda görev yapmışız, biz de sporcuyuz. Sende bana saygı göstereceksin, en azından sırıtmayacaksın.DEMOKRATİK BİR KULÜP OLDUKSorunuza gelirsek, Fenerbahçe Kongre üyeliğini ne kadar çok tabana yayabilirsek o kadar güçlü olacağımızı anladık. Bu proje 8-9 sene evvel ben yönetimdeyken konuşuluyordu. Bugün çıkmadı. 2000 TL olmasının nedeni de buydu. Yani insanların ekonomik gücü yok. Bugün çok insan işsiz. Türkiye’de çok problemler var. Problemsiz bir gün yaşamıyoruz. Dolayısı ile Kulüp üyeliğini 5’te 1’e indirelim, demokratik bir kulüp olduğumuzu da ispat edelim istedik. Normal nasıl delegasyon sistemi var. Onlar kendi aralarında yönetim kurullarını seçsinler, bu yönetim kuruluna girenler seçme ve seçilme haklarına sahip olsunlar istedik.TOPARLANMAYI AZİZ YILDIRIM YAPTIBunu da başlatan Aziz Yıldırım’dır. Başkanımız bu kulübü derleyen toplayan bir insandır. Tabiî ki daha evvelki başkanlarımız, rahmetli olanlar, şu anda sağ olanlar, hepsinden Allah razı olsun. Çok emek vermişlerdir, çok önemli işler yapmışlardır. Ama Aziz Yıldırım bütün bu yapılanların üzerine çok çok önemli katkılar sağlamış ve toparlamıştır. Yalnız tesisleşmeden bahsediliyor. Yalnız tesisleşme değil. Gerçekleştirdiği birlik ve beraberlik sayesinde camiamız Hedef 1Milyon Üye Projesi’ne müsaade etmiştir. Şu anda bütün kongre üyeleri, divan kongre üyeleri, % 99’u bu projeyi destekliyor. Çünkü insanlar anlamışlardır ki; Tabanda ne kadar çok bütünleşme sağlanırsa, o kadar güçlü oluruz. Önce manevi ve maddi olarak güçlü oluruz. Sportif başarılar ondan sonraki gelişmeler.Bizim önümüz çok acımasızca kesildi. Ben yönetimde değildim o dönem, dışarıdan bakan gözle çok rahat söylüyorum; çok muazzam bir takım kurulmuştu. Santoslu, Nianglı, Luganolu. Alex’le ilgili problem falan da yoktu. Stoperleri ile, sağ bek ve sol bek bunların hepsi hazır ve çok önemli bir takım oluşmuştu. Aziz Yıldırım bunu başarmıştı. Ondan 2 sene evvel biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi’nde ilk 8’e girmiş bir takımdı. Bu takımın üzerine takviyeler yapılacak ve çok önemli yerlere gelebilecekti. Nerelere gelecekti? Belki ilk 4’e girecekti, belki final oynayacaktı, belki de şampiyon olacaktı. Ama bunlar da önemli değil. Mühim olan; Avrupa’da her zaman ilk 8’e, ilk 4’e girebilecek takımımızın olmasıydı. Bunu da yakalamıştık. 3 Temmuz bütün bu aşkı, bütün bu hayallerin hepsini bitirdi. Hani var ya kışlaları dağıttılar, silahın topunu aldılar, aynı o hale getirdiler Fenerbahçe’yi. Bazı oyuncular satıldı. Oyuncular gitmek istememelerine rağmen mecburen gittiler. Çünkü kapıda 400 milyon borç var ama onun karşılığında Şampiyonlar Ligi vs. gelecek gelirleri var. Bunların hepsi kesildi.BU KULÜP BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE YÖNETİLİRFenerbahçe’de başkanlık yapmak çok zor, idarecilik kolaydır. Ben yönetime girmeden evvel de aynı şeyi söylüyordum. Fenerbahçe’de başkanlık sistemi vardır. Şimdi diyorlar ya başkanlık sistemi. Evet, bu kulüp başkanlık sistemiyle yönetilir. Başkanlık sisteminde demokrasi vardır. Yönetim kurulunda herkes fikrini açık açık söyler ama sonunda başkan ne derse o olur. Sistem budur. Çünkü başkanlık sisteminde genel kurul üyeleriniz başkanı seçiyor. Tabii ki yöneticiler, bizler çok önemliyiz. Tabii ki bizimde önemli fonksiyonlarımız var ama başkan önemlidir. Siz başkanı hapse atmışsınız. Kulüp ‘Tığ teber’ kalmış. Allah razı olsun o zamanki Nihat Özdemir gibi, Ali Koç gibi ve diğer yönetici arkadaşlarımız gibi bütün yönetim kurulu üyeleri darbe üzerine darbe yiyen kulübü ayağa kaldırmışlardır ve başkanın hapiste olmasına rağmen hiç olmazsa belli yerlere getirmişlerdir.KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYAN BİR KULÜP OLACAĞIZBuradan tekrar Hedef 1 Milyon Üye Projesi’ne geliyorum, çok önemli bir proje. Biz yöneticiler olarak bunu çok önemsiyoruz. Biz tabiî ki şampiyon olmak için uğraşıyoruz. Bizim için 1 Milyon Üye hedefe ulaşırsa, biz bunları görürsek 5-6 yıl sonra en büyük mutluluğu biz paylaşacağız. Çünkü o zaman ne borcu, ne harcı olan. Yalnızca üyelerin aidatıyla 50 milyon gibi bir paraya sahip olan, amatörleri de hiç kimseye muhtaç olmadan yöneten bir kulüp haline gelecek burası ve nereden baksanız 8-10 tane şehirde kendi tesisleri olan, sosyal dayanışması olan bir sistem kurulacak. Yatırımlar yapılacak. Dolayısıyla bu kadar önemli bir olaydır…Fenerbahçe’nin 3 Temmuz olayında yaşadığı ağır travmaların yaraları sarılıyor. Onun için böyle günlük yenildik, yenilmedik, üzüldük gibi olaylarda kulüp dimdik ayakta. Fenerbahçe artık bunları bitirdi. Artık böyle şeyler yok. Eskiden 2 kötü sonuç olunca ortalık karışırdı, yönetimler giderdi. Bu tabii Genel Kurulun takdiri.DEVLETE, YÖNETENLERE SESLENİYORUMÖnerimiz şuydu; Dersiniz ki yıl sonu itibari ile ödeyeceğiniz vergiden Amatörlere harcadığınız parayı mahsup edin, gerisini ödeyin. Bu kadar basit. O zaman ben daha çok yatırım yapabilirim. Getirdiği şampiyonluklar nispetinde de branşlaştırır, her şehre, her kulübe bir görev verirsiniz. Birine güreş, ikisine yüzme. Başkasına kayak vs. Bu şekilde sporcu da yetiştirme imkanı yaratılacak. Peki bunu suistimal eden olmaz mı? Her teşvikte suistimal eden olabilir ama % 10 olur, % 5 olur. Fakat şunu düşüneceksiniz; bu spor kulüplerinden aldığın para çok büyük bir para mı? Türkiye’nin büyümüş bütçesinde çok az bir para.Sen bu aldığın parayı spora doğru dürüst yaratabiliyor musun? Yapmıyorsun. Yapsan zaten sporcu yetişir. Şu an yine sesleniyorum; Sporu seven Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakan, Maliye bakanı, Spor bakanı kim varsa. Federasyon’dan sonra Fenerbahçe’ye geldiğimde, aynı şeyleri Aziz Yıldırım defalarca, ben defalarca anlattım. Çünkü ben amatör branşlardan, basketboldan gelen, milli takım seviyesinde antrenörlük yapmış, genç milli oyuncusu olan bir insan olarak bunları görüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kulüplere bu imkanları sağlamalısın. Bakın bugün komünizm öldü. Komünizm döneminde devlet yoluyla oyuncu yetiştiriliyordu. Bugün Türkiye’de hala o zihniyet var. Bu zihniyetlerin değişmesi lazım. Bunları spor kulüplerine vermeniz lazım.BANA LAF YETİŞTİRME, DESTEK VERBakın hep anlatıyorlar; Belediye Spor A.Ş’den bir arkadaş “Fenerbahçe bizim spordan çekilmemizi istiyor” demiş. Senin çekilmeni kimse istemiyor. Sen Amerika’daki gibi, Avrupa’daki gibi spor yaptır. Mahallende yaptır, gençliğe yaptır. Belediye olarak senin görevin bu. Sen yarışmacı olma. Bizim anlattığımız o. Kanunda var. Yarışmacı olma sen. Yarışmacı olduğun zaman işin şekli değişiyor. Benim vergilerimle sen bana rakip oluyorsun. Bunu anlamıyorlar. Başkanımız Aziz Yıldırım’a oradan laf gönderiyor. Arkadaşlar, sizlerin yaşı kadar, babalarınızın, dedelerinizin yaşı kadar bu kulüp spora hizmet vermiş. Belediyeler yoktu o zaman. Sen gücünü kamu yararına kullan. Onlara mesaj veriyorum. Net. Bakın Amerika’da YMC’ler var. Bunlar belediyelerin spor kuruluşları. Salonları var. Git, bir tanesinin salonlarında seyirci yoktur, açık hava spor salonları vardır, futbol sahaları vardır. Amerikan futbol sahaları vardır, basketbol sahaları vardır. Belediye bu hizmeti verir, oraların bakımını yapar, temizliğini yapar ve vatandaşların mahalle aralarında, ilçeler arasında yarışmalarını sağlar. Profesyonel değil amatördür. İşte budur belediyenin spora hizmeti. Ama sen bana rakip oluyorsun destek olacağına, bir de “Kapatmayı düşünüyorlarmış” diye laf gönderiyorsun, buna hakkın yok senin. Sen kamu görevlisisin. Benim vergimle sen bunları yapıyorsun. Yarışmacı olamazsın.AZİZ YILDIRIM’IN KATKISI BÜYÜKYayın ihalesi gelirleri, 5 yıl evvel Başkanımız Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği Başkanı iken dile getirdiği ‘’Gelirler 400 milyon dolar’ olmalı sözünden sonra arttı ve nitekim başkanımızın girişimleri ile o dönemde gelirler 400 milyon dolara yükseldi. Şimdi Kulüpler Birliği “İhaleyi biz yapacağız’’ diyor, Federasyon destekliyor ama 2017’ye kadar sözleşmemiz var ve altı doldurulmalı şeklinde görüş bildiriyor. Yani bu projenin altını dolduracaklarmış, bunun altı 2-3 ayda doldurulur. 2017’ye kadar beklemeye ne gerek var. Digiturk biliyorsunuz artık devletin. TRT’den bir farkı yok. Ayrıca neyin altı dolu ki, mesela sen Passolig’i niye altını doldurmadan çıkarttın? Bin tane aksaklık var. Vatandaş ne ümit ediyordu Passolig’ten? O kameraları koyduk, orada küfür edenleri, terbiyesizlik yapanları tespit edecek. Onları alacak 6 ay, 3 ay ceza. Masuma bir şey olmayacak. 12 bin kişi arasında bin kişi, 300 kişi 500 kişi kaç kişiyse, babalar bakıyorlar; küfür var, kaç dakika. Tak yazıyorlar. Hepsine ceza. Üstelik bir dahaki maça da gelemiyor taraftar, oradaki 10 bin kişi. 9 bin kişi masum. Böyle adaletsizlik olmaz. Sonra benim locam var, kartlarım var, kombinelerim var. Ben sorumlu değilim, ben satın almışım kulübe hizmet vermek için. Adam “Kullanamazsın” diyor. Benim aldığım kombinelerin geçerli olması lazım. Kim alırsa alsın sorumluluğu da ona verilmesi lazım. Bunların yeniden tartışılıp düzeltilmesi lazım. Yönetmelik mi değişir ne yapılacaksa yapılması lazım. Şimdi stadı hizmete girdiği zaman Beşiktaş’ta aynı problemlerle karşılaşacak. Galatasaray’da aynı problem var. Her zaman seyirci azalacak. Bize günah değil mi? Bize karşı bunlar, sizin yolunuzu biz keseriz diye uğraşmaya çalışıyorlar. İşte bunun için de Hedef 1 Milyon Üye Projesi çok çok önemli.DHA
Bursaspor UEFA'ya Başvurusunu Tamamladı
Avrupa kupalarından 1 yıl men cezası alan Timsah, UEFA Lisans başvurusunu Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) teslim etti.Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Bursaspor Kulübü Avrupa kupalarından 1 yıl men cezası almasına rağmen 4 klasörden oluşan UEFA Lisans başvurusunu dün İstanbul’da Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) teslim etti.Timsah Arena’nın gelirlerinin mevcut borçlara karşılık olarak gösterildiği başvuruda Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol de TFF’ye sunuldu. Nisan ayında kulüplerin başvuruları değerlendirilecek ve en geç mayıs ayının 10. gününde de UEFA Ulusal Lisans kararları açıklanacak. Kulüp Lisans ve Mali Fair Play Talimatı’nda belirtilen tarihler kapsamında Ulusal Kulüp Lisans başvurusunu geç yapan kulüpler veya Ulusal Kulüp Lisans sistemine başvurmayan kulüplere talimatta belirtilen yaptırımlar uygulanacak. Ayrıca, kendilerine verilen süre içinde eksikleri tamamlamayanlara, kulübün bulunduğu lige ve yerine getirilmeyen kritere göre çeşitli cezalar verilecek.Eurosport
BJK Kabataş Üniversitesi İçin İlk Adımı Atıldı
Beşiktaş Kulübü ve Kabataş Erkek Liseliler Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı'nın ortaklaşa kurmayı planladığı BJK Kabataş Üniversitesi için ilk adım atıldı.Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı Feriye Sitesi'nde gerçekleştirilen törende, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Kabataş Erkek Lisesiler Derneği Başkanı Hasan Anıl Cansızoğlu'nun imzaladıkları protokolle BJK Kabataş Erkek Liseliler Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı kuruldu.Törende konuşan Fikret Orman, tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, 'Uzun zamandır hayalini kurduğumuz ve camiamız için önemli olduğunu düşündüğümüz adımı atıyoruz' dedi.Türkiye'nin en köklü spor kulübü Beşiktaş ile Türkiye'nin eğitim alanındaki en köklü camiası Kabataş'ın bugünden itibaren güçlerini birleştirme kararı aldığını vurgulayan Orman, 'Beşiktaş ailesi olarak Kabataş gibi ekol olmuş bir kuruluşla hareket etmekten çok mutluyuz. Kabataş Erkek Lisesi ile kurduğumuz eğitim kültür ve sağlık vakfı, Beşiktaş ve Kabataş değerlerine uygun, ülkemizin ihtiyacı olan nitelikli gençleri yetiştirmeye katkı sağlayacaktır. Hem eğitim anlayışı hem uygulayacağı bilimsel çalışmalarla referans gösterilecek kurum olacaktır. İlk adımını attığımız bu güzel beraberliğin uzun olmasını temenni ediyorum' diye konuştu.Orman, mali bir beklentilerinin olmadığını vurgulayarak, 'Beşiktaş, Türkiye'nin en önemli sivil toplum örgütlerinden biri olduğu için sosyal projelere ben de önem veriyorum. Misyonu sadece üniversite ile kısıtlı değil. Ortaokul gibi beraber yapacağımız şeyler olabilir. Bunu başka kurumlarla yapamazdık. Kabataş, Türkiye'nin en önemli eğitim camiası, başkanlarımızı ve sporcularımızı yetiştirmiş ilçemizde bulunan kıymetli bir okul' ifadelerini kullandı.Üniversitenin kurulma süreciyle ilgili bilgi veren Orman, şunları söyledi:'100 kişilik mütevelli heyetini kuracağız. Ondan sonra yer konusu, eğitim programları, ne zaman başlanacağı, sürecin nasıl işleyeceğini konuşacağız. Artık temellerini atmaya başlayacağız. Özellikle şehir merkezli bir yer yapmak istiyoruz. Üniversitenin bir kısmı sporla da alakalı olacak. Yapmak istediğimiz spor kompleksleri var.'Üniversitenin yeri konusunda birçok alternatifin olduğunu anlatan Orman, 'Biz semt okuluyuz, semt kulübüyüz ve bu coğrafyada, bizim olduğumuz bölgede olan bir şeyler yapmak ya da yakın olan bir şeyler yapmak istiyoruz. Onu zorlayacağız' diye konuştu.Beşiktaş Koleji konusuBeşiktaş Koleji konusuna ilişkin ise Orman, burada bir Beşiktaşlılık ruhu oluşturamadıklarını ancak bu konuda defteri kapatmadıklarını dile getirdi.Siyah-beyazlı kulübün başkanı Orman, 1,5 sene önce Beşiktaş Koleji'ni kiraya vermediklerini o anlaşmanın yaklaşık 6 sene önce yapılmış olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:'Beşiktaş Koleji yazıyor ancak bütün yönetim mevcut firma tarafından veya kurum tarafından yapılıyor. Beşiktaş bundan hiçbir katkı sağlayamıyor. Bizim ahlakımızla, bizim çizgimizle, bizimle ruhumuzla yetişecek insanların yetişmesini istiyoruz. Kar müessesi değiliz. Kar elde edip taraftarlarımıza para dağıtan kurumlar değiliz. Kalıcı şeyler yapmak durumundayız. Beşiktaş Koleji'nde bir Beşiktaşlılık ruhu yaratamadık. Onun için defteri kapatmadık, yeniden açacağız. O defter bir ruh üzerine kurulmuş şekilde açılacaktır.'Cansızoğlu: 'İnşallah daim olur'Kabataş Erkek Liseliler Derneği Başkanı Cansızoğlu ise iki kurumun etkileşim içinde olduğunu dile getirdi.Yaptıkları işten mutlu olduklarını vurgulayan Cansızoğlu, 'Şeref Bey'le başlayan, başkanlarımız Adnan Kozanoğlu, Süleyman Seba ile devan eden, birçok yönetici ve sporcunun karşılıklı etkileşim içinde olduğu iki camiadır. Bu işi buraya getirene kadar iki yıl çalıştık. Kimseyi kırmadan, dökmeden bugünlere geldik. İnşallah dünyaya bilimle, sporla yetişmiş nice değerler katarız. İnşallah Kabataş ve Beşiktaş değerleri her zaman daim olur' ifadelerini kullandı.Cansızoğlu, vakfı kurduklarını, bunun bir irade beyanı olduğunu ve kanuni 50 milyon liralık bütçe oluşmadan Yüksek Öğretim Kurumu'na gitme durumunun olmadığını ifade etti.Toplantının sonunda katılımcılardan birinin bunun 1 Nisan şakası olup olmadığı yönündeki sorusuna Orman, 'Hayır' diye yanıt verdi.Bu arada Cansızoğlu, protokolün imzalanması için kendi kalemini Orman'a verdi. Cansızoğlu, kalemin Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba'nın Atatürk imzalı kalemi olduğunu söyledi.AA
Reklam
Murray'den Tarihi Zafer
Murray, Miami Açık Tenis Turnuvası'nda Anderson'ı yenerek kariyerinin 500. zaferini elde etti.Erkekler dünya sıralamasının 4 numarası Büyük Britanyalı tenisçi Andy Murray, Miami Açık Turnuvası’nın 4. turunda karşılaştığı dünya 17’ncisi Kevin Anderson’ı 2-1 mağlup ederek kariyerinin 500. tekler maçını kazandı.ABD’nin Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen turnuvadaki tek erkekler 4. tur mücadelesinde, 2009, 2013 şampiyonu ve 3 numaralı seribaşı Andy Murray ile 15 numaralı seribaşı Güney Afrikalı Kevin Anderson karşılaştı.2 saat 5 dakika sonunda 6-4, 3-6 ve 6-4’lük setlerle korttan 2-1 galip ayrılan Murray, kariyerinin 500. tekler zaferine ulaştı. 27 yaşındaki Murray böylece 1968’de profesyonel tenisçilerin amatör oyuncularla karşılaşmasına izin verildiği “açık dönem”de 500 karşılaşma kazanan ilk Büyük Britanyalı tenisçi unvanını aldı.2012 ABD Açık ve 2013 Wimbledon şampiyonu Murray ayrıca aktif kariyerini sürdüren isimler arasında “500’ler kulübü”ne giren 9’uncu, açık dönemde ise 46’ncı erkek tenisçi oldu.Kariyerinde 500 tekler maçı kazanan aktif erkek tenisçiler şöyle:1 Roger Federer 10122 Rafael Nadal 7213 Novak Djokovic 6254 David Ferrer 6235 Lleyton Hewitt 6126 Tommy Haas 5617 Tomas Berdych 5078 Tommy Robredo 5059 Andy Murray 500AMK
Solaklar İçin Futbol Topu Yapıldı
PUMA ve Arsenal, dünyanın solaklara özel ilk futbol topunu tanıttı.Arsenal için özel olarak tasarlanan yeni PUMA evoPOWER Solak Top, genelde dezavantajlı kabul edilen sol ayaklı oyuncuların kesinlik, güç ve isabet yeteneğini geliştirmek için yaratıldı.Futbol topu, geçtiğimiz haftalarda Arsenal oyuncuları tarafından test edildi ve ilginç sonuçlar alındı.Sağ ayağa özel ekipmanların egemen olduğu futbol dünyasında, sol veya çift ayakla oynayan oyuncular için özel bir top geliştirmek, Arsenal için büyük bir öncelikti. Bu yeni teknolojide, topun dış tabakasındaki doku 180 derece döndürüldü. Ek olarak, topun sol tarafı, sol ayakla vuran oyuncuların darbelerine daha iyi dayanması için, sağlam bir köpükle güçlendirildi.Santi Cazorla, Mesut Özil, Nacho Monreal ve Hector Bellerin yeni topu deneyen ilk futbolcular oldular ve topun performansı karşısında çok şaşırdılar.Santi Cazorla “İnanılmaz. Kendim denemiş olmasam, bu yeni topun bu kadar etkili olabileceğine inanmazdım. Futbol topu teknolojisinde uzun zamandır gördüğüm en büyük yenilik” diyerek düşüncelerini ifade ederken, sağ ayaklı futbolcu Hector Bellerin ise “Sağ ayakla kullanmak pek kolay değil ama sol ayağımı şimdiden iyileştirdi. Harika bir teknoloji” şeklinde konuştu. DHA
Reklam
"Recep Tayip Erdoğan Türkiye İçin Büyük Şans"
Fenerbahçe'nin yıldız golcüsü Moussa Sow, milli takım için bulunduğu Fransa'da yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zaman zaman kendisini aradığını ve insanların Erdoğan'ı çok sevdiğini söylediFenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman kendisini aradığını söyledi. Fransa’da bulunan ve Dakar FM 94.5 radyosunun programına konuk olan Sow, Cumhurbaşkanı’nın hayranı olduğunu dile getirdi. Sow, bu konuda sorulan soruya da şu cevabı verdi: 'Kendisi çok iyi bir Fenerbahçeli. Futbolu da çok iyi bilen bir insan. Attığım gollerden sonra zaman zaman beni mesaj atarak tebrik eder. Türkiye için büyük şans. İnsanlar kendisini çok seviyor.'TÜRKİYE’DE KESİNLİKLE IRKÇILIK YOKSow ligdeki yarışı da şöyle değerlendirdi: 'Ligin bitimine 9 maç kaldı. 9 maçı da kazanacak bir takım varsa o da F.Bahçe. Daha önce de üst üste maçlar kazanmıştık. Bu kez de yapabiliriz. Gelecek sezon şampiyonlar ligi'ne hazırlanıyoruz. O şarkıyı duymak için can atıyorum. Şampiyonlar Ligi'ne katılırsak hedeflerimiz çok büyük. Türkiye'de derimin rengi yüzünden hiç rahatsızlık duymadım. Kim Türkiye'de ırkçılık var diyorsa yalan söyler. Emenike olayının da ırkçılıkla ilgisi yok.'Akşam
Alman Basını Beşiktaş'ın Transferi Bitirdiğini İddia Etti
Beşiktaş'ın, Werder Bremen'in Avusturyalı defans oyuncusu Sebastian Prödl ile anlaştığı iddia edildi.Alman basınında yer alan haberlere göre, Werder Bremen ile sezon sonunda sözleşmesi sona erecek milli futbolcunun Beşiktaş ile 3 sezonluğuna anlaştığı öne sürüldü.Haberlerde, Werder Bremen'in sözleşme uzatma konusunda 27 yaşındaki stoperle uzun süredir görüşmesine rağmen anlaşmaya varamadığı ve bu nedenle Hoffenheim takımının savunma oyuncusu Jannik Vestergaard'ın ara transfer döneminde kadroya katıldığı da belirtildi.Prödil, bu sezon Werder Bremen formasıyla çıktığı 18 karşılaşmada 3 kez fileleri havalandırdı.Cumhuriyet
Yıldırım Demirören 3 Yıl Daha Kalmak İstiyor
Haziran ayında yapılacak kongrede yeniden aday olacağını açıklayan TFF Başkanı Yıldırım Demirören, yola eski takım arkadaşları ile devam etme kararı aldı.2012’de gerçekleştirilen TFF Olağan Genel Kurulu’na tek başkan adayı olarak giren ve görev süresi haziran ayında sona erecek olan Yıldırım Demirören, yeniden başkanlığa aday olmaya hazırlanıyor. Görevi süresinde yabancı kuralındaki değişiklik, Kulüpler Birliği’nin şirketleştirilmesi gibi tarihi kararlara imza atan Demirören, yazın gerçekleştirilecek seçimlerde TFF Yönetim Kurulu’nda yer alan çekirdek kadroyu bozmayacak.Seçimler öncesi verdiği demeçlerde sık sık “Hiçbir işimi yarım bırakmadım. Yapacak o kadar çok iş var. Onları halletmeden başkanlığı bırakmak gibi niyetim yok” diyerek kesinlikle aday olacağının vurgusunu yapan Demirören, Kurulu Üyesi Cengiz Zülfikaroğlu, Basın Sözcüsü Mete Düreni 1. Başkanvekili Servet Yardımcı ve Tesisler Komitesi Başkanı ve Profesyonel Kurul Başkan Yardımcısı Mustafa Beyazlı’dan oluşan yönetim kurulunu, yeni seçimlerde de yanında görmek istiyor.Adalı teklifi reddettiDemirören’in ilk hedefi, hazirandaki seçimlerde yeniden göreve gelmesi halinde İngiltere ve Almanya’da olduğu gibi naklen yayın sistemini tepeden tırnağa değiştirmek olacak. Bu konuda Kulüpler Birliği A.Ş isminde bir şirket kurup ihaleyi ve kulüplerin alacağı payları yeniden belirlemek isteyen Demirören, işin başına Göksel Gümüşdağ’ın yerine bir dönem Beşiktaş’ta birlikte çalıştığı Serdal Adalı’yı getirmek istedi. Adalı’dan gelen olumsuz yanıt sonrası Gümüşdağ ve Hüsnü Güreli isimleri üzerinde yoğunlaşan Demirören’in, seçimlerden kısa süre önce kararını netleştireceği öğrenildi.Fanatik
Porto'nun Sağ Beki Danilo, Real Madrid'de
La Liga ekiplerinden Real Madrid, Porto'nun defans oyuncusu Danilo Luiz da Silva'yı 31,5 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transfer ettiKulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, sağ bek mevkisinde oynayan 23 yaşındaki oyuncunun bonservisi konusunda Porto ile 31,5 milyon Euro karşılığında anlaşmaya varıldığı belirtildi.Brezilya Milli Takımı'nda 13 kez forma giyen forma giyen Danilo, gelecek sezondan itibaren 6 yıl boyunca Real Madrid için ter dökecek.Danilo, bu sezon Porto formasıyla çıktığı 34 karşılaşmada 4 gol ve 4 asistlik bir performans sergilemişti.AA
Reklam