onedio
Levent Buda Yazio: Meme
İnsan ve insanlık………… Kadın ve kadınlık……….. Semboller ve düşündürdükleri………… Meme ve yüklendikleri………….. Hani dişiliğin ana belirleyicisi………. Büyüğü ve küçüğü………… Dik olanı veya sarkmışı……….. Yuvarlak ya da armut şekilli……… Doğal ya da cerrah tarafından şekil verilmişi……….. Tarih boyu bereket sembolü……. Bereket tanrıçalarının göstergesi…… Çok memelisi……… Büyük memelisi……… Ama bereketin belirleyicisi……….. Her yeni doğan bebeğin ana beslenme kaynağı……… Sütün ve içindekilerin üreticisi…….. Bağışıklık destekleyici proteinlerin konfigürasyon sağlayıcısı…….. Bebeğe gerekli bütün besleyicilerin transfer edicisi……… Yaş aldıkça…….. Erkeklerin kendilerinde küçültmeye………. Kadınların ise büyütüp, dikleştirmeye çabaladığı………. Var mı, bir bakışta dışardan şeklini tahmin edebileni? Giysi ile gizem kattığımız……… Bir o kadar da meraklandığımız………. Şarkılara konu ettiğimiz………. Toplumsal bir olgu haline getirdiğimiz………
Kilis'in İhracatlık "Hicaz Narı"Nda Hasat Zamanı
KİLİS (AA) - Kilis'te, ihracatta da önemli yer tutan Hicaz cinsi nar yetiştiren üreticilerin, hasat telaşı başladı.Merkeze bağlı Yavuzlu köyünde sabahın erken saatlerinde tarlanın yolunu tutan işçiler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine dikkat ederek, ağaçlardan olgunlaşmış narları topluyor. Sıcak havaya rağmen gün boyu devam eden hasat, akşam saatlerinde sona eriyor. Hasat yapan çiftçileri ziyaret eden Kilis Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Güven Özdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada, kent genelinde yaklaşık 10 bin dekarda nar üretimi yapıldığını söyledi.Özdemir, Kilis'te yetişen Hicaz cinsi narı başta Avrupa ülkelerine, Irak ve Kanada'ya ihraç ettiklerini belirtti.Özdemir, gün geçtikçe nar üretim alanının genişlediğini ifade ederek, 'Hicaz cinsi nar tadı mayhoş, yani ne tatlı ne ekşi olduğu için daha çok tutuluyor. Eskiden Kilis'te sadece bahçe kenarlarında yetiştirilen narın gün geçtikçe üretim alanı artıyor. Nar ilimizin iklim şartlarına uygundur.' dedi.Narın sağlığa da faydalı olduğunu dile getiren Özdemir, 'Narın içerisindeki oksidan, antioksidan, polifenol ve C vitamininden dolayı kanser, tansiyon ve kalp damar hastalıklarını önlemede önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bunun için nar hem ülkemiz hem de ilimiz için önemli üretim alanına sahiptir.' değerlendirmesinde bulundu.Çiftçilerin her koşulda üretime devam ettiğine değinen Özdemir, narın bahçede kilogramının 2,5 ile 3 lira arasında satıldığını kaydetti.Üretici Mehmet Sakar da 4 yıl önce 40 dönümde nar yetiştirmeye başladığını anlatarak, şöyle konuştu:'Her sene ekim ayında nar hasadına başlıyoruz. Topladığımız narları soğuk hava deposuna koyuyoruz. Aralık veya ocakta ihracatçılara veriyoruz. Avrupa ülkelerine, Irak ve Kanada'ya ihraç ediyoruz. Verim çok şükür iyi. Bu sene yaklaşık 150 ton mahsul bekliyoruz.'
Gazeteci Yazar Bekir Coşkun Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Gazeteci yazar Bekir Coşkun yaşamını yitirdi.Uzun süredir kanser tedavisi gören 75 yaşındaki Coşkun, akşam saatlerinde solunum durması nedeniyle getirildiği Ankara Şehir Hastanesinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Ankara Şehir Hastanesi Başhekimliğinden Bekir Coşkun'un vefatına ilişkin yapılan açıklamada, şu ifadeye yer verildi:'Ülkemiz basın camiasının kıymetli mensuplarından Sayın Bekir Coşkun, akşam saatlerinde aspirasyon ve buna bağlı solunum durması sebebiyle Ankara Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne getirilmiştir. Nöbetçi uzman ekibin yoğun müdahalesine rağmen hayati fonksiyonları geri dönmeyen Sayın Bekir Coşkun hayatını kaybetmiştir. Kıymetli ailesine ve basın camiasına başsağlığı dileriz.' Kılıçdaroğlu'ndan taziye mesajıCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaşamını yitiren Bekir Coşkun'a Allah'tan rahmet diledi.Kılıçdaroğlu, yayımladığı mesajda, Türkiye'nin basın camiasının duayen isimlerinden Coşkun'u kaybettiğini belirtti.Bekir Coşkun'a Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere sevenlerine ve Türk halkına başsağlığı dileyen Kemal Kılıçdaroğlu, Coşkun'un hayatını adadığı gazetecilik mesleğini, ömrünün sonuna kadar ilkelerine bağlı kalarak sürdürdüğünü ifade etti. Kılıçdaroğlu, mesajında şunları kaydetti:'Kalemini satmadı, eğilip, bükülmedi. Onu hep bu dik duruşuyla hatırlayacağız. Bekir Coşkun, gazeteci ve sanatçı kimliğinin yanı sıra aynı zamanda bir hayvan hakları savunucusuydu. 4 Ekim 2020 tarihli son yazısını da onlara ayırmıştı. Ama belki de bize vedası, 30 Eylül 2020 tarihli köşe yazısında saklıydı. O gün, 'Yazı bilmem. Yazarım yazı bilmem. Bu yaz böyle geçti. Gelecek yazı bilmem…' demişti. Gazetecilik mesleğine, demokrasimize kattıkların için binlerce kez teşekkürler. Seni hiç unutmayacağız Sevgili Bekir Coşkun.'
Kahraman Güler Yazio: Beceriksiz Hissetmenin Nedeni: Bağımlı Büyümek
“Beceriksizim, başkalarına ihtiyacım var.” İnsan insana bağımlı olur mu hiç?Size kendiniz olma fırsatı verilmemiş bir ortamda büyümek ya da her istediğinizin yapılmış olması size eşit miktarda zarar verir nerdeyse. Siz kendi potansiyelinizi test edecek bir alana bırakılmadıysanız potansiyelinizin ne olduğunu asla bilemezsiniz. Bağımlı kişiler çocukken aşırı kollanmış, kendi kararlarını almasını engellenmiş, kendi işlerini yapmasına fırsat verilmemiştir. Bir diğer ihtimal de şudur; yaşınızdan ve eğitim seviyesinden çok daha büyük kararlar almak zorunda bırakılmış olabilirsiniz yani fazla korunmasız kalmak ile ilgili bu, böylelikle karar vermek sizin için korkulu bir şey haline gelmiş olabilir. İyi şeylere çok maruz kalmakta insanın kimliğine zarar verir. Stres bir miktar geliştiricidir.  Ama unutmayın bir miktar.
İzmir'de Kanser Tedavisi Gören Çocuklar, "Vosvos'larla" Doğal Yaşam Parkı'nı Ziyaret Etti
İZMİR (AA) - İzmir'de farklı hastanelerde kanser tedavisi gören çocuklar, Hasta Çocuk Evleri Derneği ve 'Vosvos İzmir Fun Club' üyelerinin organizasyonuyla Doğal Yaşam Parkı'nı gezdi. Bornova'daki Aşık Veysel Rekreasyon Alanı'nda bir araya gelen çocuklar, 'Vosvos' ve 'kaplumbağa' olarak da anılan Volkswagen marka klasik otomobillerin oluşturduğu konvoyla Doğal Yaşam Parkı'na gitti.Elektrikli araçlarla parkı gezen çocuklar, hayvanları yakından görme fırsatı buldu. İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sevil Ozan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisi gören çocukların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çok fazla dışarıya çıkma şansı bulamadığını dile getirdi. Onlara moral vermek için bu organizasyonu düzenlediklerini aktaran Ozan, 'Amacımız onları ve ailelerin mutlu etmek. Çocuklarımızdan bazıları ilk kez Doğal Yaşam Parkı'na gelerek hayvanları gördü. Ben burayı gezerken onların mutluluğuna şahitlik ettim. Umarım hepsi en kısa sürede hastalıklarını yener.' dedi.
Reklam
Geri Ödeme Listesine 1'İ Kanser, 5'İ Diyabet İlacı Olmak Üzere 65 İlaç Daha Alındı
ANKARA (AA) - Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 1'i kanser, 8'i solunum hastalıkları, 5'i diyabet ilacı olmak üzere 65 ilacı daha geri ödeme listesine aldıklarını bildirdi.Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) gelir ödeme listesine yeni ilaçlar aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:'1'i kanser, 8'i solunum hastalıkları ve 5'i diyabet ilacı olmak üzere 65 ilacı daha geri ödeme listesine aldık. Bu ilaçlardan 63'ü yerli üretim niteliğine sahip. Son alınan ilaçlarla birlikte SGK tarafından bedeli ödenen ilaç sayısı toplam 8 bin 862'ye ulaştı.'Vatandaşların ilaçları SGK ile sözleşmeli eczanelerden temin edebileceğini belirten Selçuk, 'İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni eder, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür dilerim.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Tekirdağ Şehir Hastanesi, Kapılarını Açmak İçin Gün Sayıyor
İSTANBUL (AA) - Son dönemde hayata geçirilen projelerle öne çıkan Tekirdağ, Akfen İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen Şehir Hastanesi'ne kavuşmak üzere gün sayıyor. Akfen İnşaat'tan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de son yıllarda her alanda gelişme göstererek gözde yerleşimler arasına giren Tekirdağ, Akfen İnşaat tarafından Kamu-Özel İşbirliği (PPP-Public Private Partnership) modeliyle yapımı üstlenilen Şehir Hastanesi'ne kavuşmak için gün sayıyor. Tekirdağ Şehir Hastanesi ile uzun yıllardan bu yana faaliyet gösteren eski hastanede muayene ve ameliyat için sıra beklemek artık tarih olurken, vatandaş ücretsiz olarak beş yıldızlı otel standartlarında sağlık hizmeti ile buluşacak.Sağlık alanında vatandaşları en son teknolojik hizmetlerle buluşturacak şehir hastanelerinin önemli ayağı olacak Tekirdağ Şehir Hastanesi, 158 bin metrekarelik inşaat alanına sahip dev bir yatırım olarak öne çıkıyor. 1 milyar 500 milyon liraya mal olan proje, sahip olduğu 486 yatakla bölgenin en önemli hastanesi olarak Tekirdağ'ı sağlıkta da bir çekim merkezi haline getiriyor.Tekirdağ Şehir Hastanesi, Bulgaristan ve Yunanistan'ı da içine alacak şekilde Trakya'nın en gelişmiş entegre sağlık tesisi olarak öne çıkıyor. Hastanenin, gelecekte sağlık turizmi ile bu ülkelerden de ziyaretçi hasta çekmesi bekleniyor.Tekirdağ Şehir Hastanesi'nin 486 yatağının 374'ü genel hastane yatak kapasitesine ayrıldı. Hastanedeki 162 tek kişilik odanın 80'inin altyapısı çift kişilik odaya göre hazırlandı. Böylelikle Tekirdağ Şehir Hastanesi, gereken şartlarda 80 yatak daha ilave edilip yatak kapasitesi 566'ya kadar yükseltilebilecek özelliğe sahip olacak.'Projenin içinde yer almaktan büyük gurur duyuyoruz'Açıklamada görüşlerine yer verilen Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın, projenin sözleşmede taahhüt edilen şekliyle 24 aylık kısa sürede tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunulacak aşamaya geldiğini belirtti. Akın, Tekirdağ'a sağlık sisteminin en son teknoloji ve donanımını kazandıran bir projenin içinde yer almaktan büyük gurur duyduklarını aktararak, 'Türkiye ve dünyada dev projelere imza atmış bir grup olarak 2017 yılında Isparta, önceki yıl da Eskişehir Şehir Hastaneleri'ni tamamlayıp sağlık sektöründe de uzmanlığımızı göstermiş olduk. Şimdi büyük bir gururla Tekirdağ Şehir Hastanesi'nin hizmete girmesini bekliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Akın, tamamlanan 3 şehir hastanesi ile 2 bin 322 yatağı hayata geçirmiş olduklarını bildirdi.Alanında dünyanın en ileri teknolojileri ile donatılmış şehir hastanelerinin, bulundukları bölgelerdeki sağlık imkanlarını onlarca yıl ileriye taşıdığına işaret eden Akın, şunları kaydetti:'Isparta ve Eskişehir'de gördüğümüz, hastanelerin tamamlanmalarının ardından vatandaşlarımızın yanı sıra yurt dışından yabancılar da buralarda tedavi almaya başlıyorlar. Şu anda pandemi nedeniyle bu kesintiye uğrasa da Tekirdağ'ı merkez olarak kabul ettiğinizde hayata geçirilen Şehir Hastanesi, Kırklareli ve Edirne'nin ötesinde Bulgaristan ve Yunanistan'dan bile hasta kabul edebilecek hale gelebilecek.' Akın, Tekirdağ Şehir Hastanesi'nin hem bölgenin hem de Tekirdağ'ın en büyük ve en modern hastanesi olacağını belirterek, 'Eskiden kanser hastaları tedavi görmek için birden fazla hastaneye giderdi. Artık şehir hastanesiyle bu tanıdan tedaviye kadar tek bir çatı altında olabilecek. Bu hastane tamamen ücretsiz olacak. Herhangi bir devlet hastanesinden farkı yok. Önümüzdeki hafta artık hasta almaya başlayacağız. 13 Kasım Tekirdağ'ın Kurtuluş Günü'nde hastanenin resmi açılışının yapılmasını planlıyoruz.' ifadelerini kullandı. 700 kişi hizmet personeli olarak tam zamanlı görev yapacakKamu hastanesi statüsünde vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmet verecek Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde, Sağlık Bakanlığı 25 yıl boyunca kiracı olarak yer alacak. Sistemde tüm tıbbi hizmetlerin sorumluluğu Sağlık Bakanlığı'nca, bilgi işlem, güvenlik, temizlik, yemekhane ve otopark gibi bütün hizmetler, hastanenin yapım ve işletmesini üstlenen Akfen İnşaat tarafından karşılanacak. İnşaat süresince 1.250 kişilik istihdamın yaratıldığı hastanenin tamamlanmasıyla 700 kişi, hizmet personeli olarak tam zamanlı görev yapacak.102 yoğun bakım yatağı ile Kovid-19 mücadelesinde öne çıkacakTekirdağ Şehir Hastanesi, son dönemde dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını nedeniyle yoğun bakım kapasitesi bakımından da öne çıkacak. Hastanede yer alan 102 yoğun bakım yatağının 46'sı genel yoğun bakım olarak ayrılırken, 27 yeni doğan, 16 pediatrik, 5 KVC ve 8 de koroner yoğun bakım yatağı yer alıyor. 124 poliklinik ve uluslararası standartlarda 18 ameliyathanenin yer aldığı Tekirdağ Şehir Hastanesi, içerdiği özellikler bakımından ilklerin merkezi de olacak. Hastanede Trakya bölgesinde ilk olacak tek kişilik anne-bebek uyumu odalarından 4 adet, anne otelinde ise 14 adet özel yatak yer alacak. Bölge için bir yenilik olacak tüp bebek merkezi de hastanede yer alacak.Hastane, özellikle kanser hastaları için bölgede yenilikleri beraberinde getirecek. Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde kanser hastaları için tanı koyma aşamasında süreci hızlandırıp hayat kurtaran Pet-CT ünitesi de bulunacak. Tamamen ücretsiz olacak bu hizmet için yöre halkı artık il dışına çıkmaktan kurtulacak. Bununla birlikte 7 yataklı radyoaktif iyot tedavi ünitesi de hizmet verecek. Hastanede ayrıca radyasyon onkolojisi bölümünde en ileri teknolojiye sahip 1 adet Lineer Accelerator cihazı da bulunacak.Dünya standartlarındaki ileri teknoloji medikal ekipmanları ile bölgesinin sayılı hastaneleri arasında yer alacak Tekirdağ Şehir Hastanesi, biyokimya-mikrobiyoloji-patoloji-genetik alanlarında tüm testlerin aynı yerde yapılabileceği cihaz parkuruna sahip bulunuyor.Hastanede 18 anestezi cihazı, 22 diyaliz cihazı, 50 EKG cihazı, 2 efor, 6 uyku yatağı, 8 EKO cihazı, 1 ESWL taş kırma cihazı, 1 göz fako cihazı, 27 Holter EKG, 255 hasta başı monitörü, 105 ventilatör, 15 Transport ventilatör, 5 USG doppler, 1 mamografi, 1 kemik dansitometri, 1 puva cihazı, 6 x-ray, 1 MR ve 2 tomografi cihazı bulunuyor.Deprem anında izolatörler sarsıntının etkisini azaltacakTekirdağ'da kapılarını açacak dev tesis aynı zamanda Türkiye'nin öncelikli deprem izolatörlü şehir hastanelerinden birisi olacak. Hastanenin taşıyıcı kolonlarının her birine yerleştirilen tam 651 deprem izolatörü yer alıyor. Uygulanan bu sistem sayesinde olası büyük deprem riski taşıyan Tekirdağ'da olası bir sarsıntı anında etki azaltılarak hastanedeki çalışmalar aksamadan devam edecek.Akıllı bina konsepti ile inşa edilen Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde, trijenerasyon ile tasarruflu ısıtma ve soğutma hayata geçirildi. Binanın 6 bin metrekarelik yeşil çatısındaki güneş enerji panelleri sayesinde hastanenin sıcak suyu güneşten karşılanıyor. 35 bin metrekarelik özel peyzaj ve yeşil alana sahip hastanede 2 adet açık hava çocuk oyun alanı yer alıyor. Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde 1.054'ü açık, 297'si kapalı toplam 1.351 araçlık otoparkın yanı sıra 1 kilometrelik bisiklet yolu, helikopter pisti ve ücretsiz vale servisi de yer alıyor.
Uzmanından "Meme Kanserine Karşı Spor Ve Akdeniz Usulü Beslenme" Önerisi
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atakan Sezer, düzenli spor ve bitkisel kaynaklı yağlarla Akdeniz usulü beslenmenin kadınlarda meme kanseri riskini yüzde 30-40'lara varan oranda azalttığını söyledi.Prof. Dr. Sezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanserinin kadınlarda en çok görülen kanser türü olduğunu ve kansere bağlı kadın ölümlerinin en sık nedeni olduğunu ifade etti.Meme kanserinin memenin süt kanalları ve keseciklerinde gelişen bir hastalık olduğunu anlatan Sezer, 'En önemli bilinen sebebi kalıtımsal yatkınlıktır. Ailesinde meme kanseri olan, göğüs duvarına ışın tedavi almış, daha önce meme veya yumurtalık kanseri geçirmiş, hiç doğum yapmamış, erken adet ve geç menopoza girmiş, obez, dışarıdan östrojen hormon tedavisi almış kadınlarda meme kanseri gelişme riski artar.' diye konuştu.Görülme sıklığı yaş ile doğru orantılıSezer, obezite, hareketsiz yaşam ve östrojen içeren doğum kontrol haplarının kanser görülme riskini artırdığına dikkati çekti.Hastalığın görülme sıklığının yaş ile doğru orantılı olduğunu vurgulayan Sezer, ortalama görülme yaşının 60'lardan sonra arttığını, 70’li yaşlarda yüzde 12, 30’lu yaşlarda ise yüzde 3 olduğunu dile getirdi.Meme kanseri belirtileri gösteren kadınların zaman kaybetmeden uzmanlara danışması gerektiğinin altını çizen Sezer, 'Memede kitle, meme başından kanlı akıntı, meme ucunun içeri çekilmesi, meme cildinde damarlarda artış, portakal kabuğu görünümü, meme başında pullanma ve yara gelişimi, koltuk altında kitle gibi şikayetler en sık görülen bulgularıdır.' dedi.'20 dakika spor yapan kadınlarda yüzde 25 risk azalıyor'Kadınların yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarını değiştirerek meme kanserine yakalanma riskini azaltabileceğini belirten Sezer, şu tavsiyelerde bulundu:'Günde bir miktar alkol alan kadınlarda yüzde 10 meme kanserine yakalanma riski artarken, günde 20 dakika spor yapan kadınlarda yüzde 25 risk azalmaktadır. Kilo verilmesi, bitkisel kaynaklı yağlarla ve Akdeniz usulü beslenme, alkol alımının kısıtlanması, spor yapılması meme kanseri gelişme riskini yüzde 30-40’lara varan oranda azaltabilmektedir. Düzenli spor ve Akdeniz usulü beslenme meme kanseri riskini azaltıyor.Her ay kendi kendine meme muayenesi, 40 yaş sonrası yıllık mamografi ve meme cerrahının muayenesi ile erken tanı konabilir. Erken tanının hayat kurtardığını unutmamalıyız. Meme sağlığı kendi elimizde, farkında olmak sağlıklı olmamızı sağlayacaktır.'
Reklam
Reklam
Fetö'nün İş Dünyası Yapılanması Davasında Zenginer Kardeşler Hakkında Karar
İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik TUSKON davasından dosyaları ayrılan tutuksuz sanıklar Mustafa ve Salih Zenginer kardeşler ile kuzenleri Mehmet Zenginer'in yargılandığı dava karara bağlandı.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz 3 sanık ile avukatları katıldı. Müşteki Cumhurbaşkanlığını temsilen avukat Mehmet Alagöz de duruşmada hazır bulundu.Duruşmada, önceki celsede açıklanan mütalaaya karşı sanıkların savunmaları alındı.Sanıklardan Mustafa Zenginer, iddianamenin ardından hiç savunma yapmamışlar gibi aynı iddiaların mütalaada yer aldığını söyleyerek, 'Hakkımda, olmayan şeyler varmış gibi gösterilmiş, niyet okuma yapılmıştır. Hiçbir zaman bir terör örgütü üyesi olmadım, bu kasıtla herhangi bir davranışta bulunmadım. Bu haksızlığa son verileceğini düşünüyor, beraatimi istiyorum.' dedi.Sanık Salih Zenginer de 3 yıldır yargılamanın sürdüğünü ve hakkında işadamı derneğine üye olmak, derneğin genel kurul toplantısına dair 74. sırada adının bulunması ve Bank Asya kredi kartı sahibi olmak şeklinde 3 iddiananın bulunduğu belirtti. Söz konusu dernekten KHK ile kapatılmadan önce noter aracılığıyla istifa ettiğini kaydeden Salih Zenginer, 'Adımın geçtiği genel kurula katılmadım. Bank Asya kredi kartını ise, banka TMSF’ye devredildikten sonra almışım. Dava dosyasınızda benimle ilgili hiçbir FETÖ özelliği bulunmamaktadır. Yasaya aykırı hiçbir işlem yapmadım. Vatanını, milletini seven bir insanım. 19 yıldır AK Parti üyesiyim, FETÖ iltisaklı herkes partiden atıldı, ben atılmadım. Sağlık durumumdan dolayı tahliye edildim, ameliyat oldum. Kızım bu süreçten etkilenip kanser oldu. Vereceğiniz en ufak ceza üzerime yapışacaktır. Benim gibi bir insan ceza alacaksa, ülkenin yarısına ceza verilmesi gerekir. Geçmiş tarihli hatta darbe girişiminden önce bu yapıyı yeren onlarca tweetim vardır. Beraatimi istiyorum.' diye konuştu.Sanık Mehmet Zenginer de, suçsuz olduğunu, bunu gerek savunmaları gerekse dosyaya sunduğu belgelerle ispat ettiğini düşündüğünü, 17-25 Aralık akabinde FETÖ'ye karşı olan duruşunun delillerle açık olduğunu ifade ederek beraatini istedi.Müşteki cumhurbaşkanlığı avukatı Alagöz ise sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarını talep etti.Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Mehmet Zenginer ve Mustafa Zenginer'i 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan önce 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların duruşmalardaki davranışı, sabıkasız kişilik özellikleri ve cezanın gelecekleri üzerindeki etkilerini dikkate alan heyet, her iki sanığın da hapis cezasını 8 yıl 1 ay 15'er güne düşürdü.Sanıklardan Salih Zenginer'e ise 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme' suçundan 4 yıl 6 ay ceza verilmesini kararlaştıran heyet, sanığın duruşmalardaki davranışı, sabıkasız kişilik özellikleri ve cezanın geleceği üzerindeki etkilerini indirim nedeni sayarak sanığın cezasını 3 yıl 9 aya indirdi. MütalaadanDavanın 30 Haziran tarihli duruşmasında açıklanan mütalaada sanık Mustafa Zenginer'den elde edilen harddiskte FETÖ elebaşının, Zaman TV üzerinden BBC'ye verdiği röportaj kaydı videosu ile silinmiş klasörlerde FETÖ'ye ait başkaca sohbet video ve görüntü kalıntıları, FETÖ iltisaklı sitelere ilişkin log kaydı ve kırıntılara rastlandığı ifade edilmişti.TUSKON'da asıl üye olan ve denetim kurulunda yer alan Mustafa Zenginer'in, FETÖ ile irtibatı ve iltisakı sebebiyle KHK kapsamında kapanan kuruluşlar ve derneklerde üst düzey pozisyonlarda çalıştığı, kullandığı cep telefonunda ByLock tespit edildiği belirtilen mütalaada, sanığın 2012 yılında konut kredisi için Bank Asya hesabı açtığı ve 2014 yılında bankanın 'batıyor' denilmesi üzerine kredisini kapatıp Halkbank'ta yeni kredi açtığı anlatılmıştı. Bu eylemin, FETÖ bünyesinde talimatla yapıldığı değerlendirilen mütalaada, sanığın, Bank Asya'nın dağıttığı mevcut krediyi vadesinden önce kapatarak bankaya nakit geri dönüşümü hızlandırma kapsamında hareket ettiğine vurgu yapılmıştı.Mütalaada sanığın, TUSKON 5. Olağan Genel Kuruluna katıldığı ve savunmasında örgütsel konuşma akabinde alkışlama hususunu hatırlamadığını iddia ettiği belirtilerek, şunlar kaydedilmişti:'Sanığın TUSKON yedek denetim kuruluna üye olarak yazıldığı, akabinde her ne kadar sanık sözlü olarak TUSKON'dan ayrıldığını iddia etmişse de sanığın İŞHAD'da dernek başkanlığı da yaptığı dikkate alındığında sözlü olarak dernekten ayrılmanın olamayacağı, sanığın 2014-2016'da aktif üyeliğinin devam ettiği, zira dava dosyasındaki başkaca delillerle de sanığın örgüt üyeliği ve suç işleme kastının TUSKON üyeliği gibi devam ettiğinin, bu doğrultuda sanığın adının 6. Olağan Genel kurul için 114. sırada delege listesine yazıldığı anlaşılmıştır.'Sanığın, Bank Asya'nın ayağa kaldırılması adı altında verilen talimat dönemlerinde ayrı ayrı hesap işlemleri ile örgütsel eylemde bulunduğunun anlaşıldığı bilgisine yer verilen mütalaada, sanığın TUSKON toplantısı sonrası TUSKON'dan ayrıldığı şeklindeki beyanının çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu aktarılmıştı. Mütalaada, sanıklardan Salih Zenginer'den elde edilen dijital verilerde de diğer sanık Mustafa Zenginer'e hitaben yazılmış 29 Haziran 2016 tarihli 1 milyon 462 bin lira tutarında bir çek fotoğrafı ile yine Mustafa Zenginer'e hitaben yazılmış 604 bin 500 lira tutarında başka çekin daha bulunduğu belirtilmişti. Söz konusu parasal işlemlerin darbe teşebbüsünden çok kısa süre önce olduğuna işaret edilen mütalaada, 'Sanıklar arası para transferinin çek üzerinden değil de basit eft-havale işlemi ile de gerçekleşebileceği, işlemin çek ile olmasının, tarihi ve paranın büyüklüğü ile sanıklar arasında olması ve çekin fotoğrafının çekilmesinin şüphe arz ettiği' ifade edilmişti.15 yıla kadar hapis cezası istendiMütalaada, tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde Mustafa, Mehmet ve Salih Zenginer'in 'FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
Dsö: Remdesivir Ve Hidroksiklorokin Kovid-19 Ölümlerini Veya Hastanede Kalış Sürelerini Azaltmadı
CENEVRE (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 'Remdesivir' adlı antiviral ilaç, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümler ve hastanede kalış süreleri üzerinde çok az etkisi olduğunu veya hiç etkisi olmadığını bildirdi.DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada, örgüt tarafından koordine edilen Kovid-19 terapötiklerinin değerlendirildiği Dayanışma Denemesi'ne ilişkin bilgi verildi.Açıklamada, ilaç denemelerinin, 30 ülkede bulunan toplam 405 hastanede 11 bin 266 hasta üzerinde yapıldığı ifade edildi.Dayanışma Denemesi'nin geçici sonuçlarına göre, Kovid-19 hastaları üzerinde denenen Remdesivir, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, Kovid-19 hastalarının hastanede kalış süreleri veya hayatta kalma şansları üzerinde çok az etkisi oldu veya hiç etkisi olmadı.Hidroksiklorokin' denemelerinin, 25 Mayıs'ta, 'güvenlik endişeleri' nedeniyle geçici olarak askıya alındığını bildiren Örgüt, 3 Haziran'da ilacın denemelerini yeniden başlatmış, 3 Temmuz'da ise denemeler ikinci kez sonlandırmıştı.DSÖ'den Remdesivir'e yeşil ışık yakmıştıDSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, 4 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 'Remdesivir' adlı antiviral ilacın Kovid-19 tedavilerinde kullanılmasına ilişkin bir soruya 'İlacın potansiyel kullanımı için orada (ABD'de) umut sinyalleri var.' yanıtını vermişti.İlacı üreten Amerikan Gilead ilaç şirketiyle DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un en üst düzeyde doğrudan görüştüğü bilgisini aktaran Ryan, ilacın küresel çapta 'dayanışma' denemelerinin başlayacak olmasından memnuniyet duyduklarını kaydetmişti.ABD Başkanı Donald Trump, ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA), Kovid-19 tedavisi için Amerikan Gilead ilaç şirketinin ürettiği 'Remdesivir' adlı antiviral ilaca 'acil durum onayı' verdiğini duyurmuştu.
Reklam
Bora Farsak Yazio: Türkiye’de Sağlık
etiket
İnsan olmanın en büyük temel ihtiyaçları barınma, giyinme, beslenme, eğitim ve sağlıktır. Hiçbiri diğerinin yerini tutamaz. Ama bir düşünür müsünüz evinizi kendiniz yapabilirsiniz. Belki 10 katlı bir apartman olmaz ama barınacak bir yer yapabilirsiniz. Bir şekilde bir giysi oluşturabilir ya da dikebilirsiniz. Yiyeceklerinizi hem de sokaktan aldıklarınızdan daha sağlıklı bir şekilde yetiştirebilirsiniz. Belki bir matematik dehası oluşturamazsınız ama eğitim verebilirsiniz. Peki ya sağlık???  Hiç kendi kendini ameliyat edebilen birini gördünüz mü?? Demek ki sağlık hep bir numarada. Zaten dünyanın en eski mesleklerinden. Peki pandemi ile birlikte gene kıymete binen ama işimiz düşünce göklere çıkardığımız, işimiz yokken yerden yere vurduğumuz, işimize gelince önce Allah'a sonra sana emanet dediğimiz, işler iyi giderse Allah'a kötü giderse cerraha fatura çıkardığımız sağlık sistemimiz ne durumda?
50 Yaşından Önce Kalp Krizi Geçiren Kadınların Sonraki 10 Yılda Ölme Olasılığı Erkeklerden Yüksek
ANKARA (AA) - Kalp krizi geçiren 50 yaşın altındaki kadınların, krizden sonraki 10 yılda ölme olasılıklarının erkeklerden daha yüksek olduğu bildirildi. Independent'ın haberine göre, Harvard Tıp Okulu'ndan Profesör Ron Blankstein liderliğinde yapılan çalışmada, yaş ortalaması 45 olan ve ilk kalp krizini 2000-2016'da geçiren 400'den fazla kadın ve 1700 kadar erkek izlendi.Kadın ve erkeklerde, hastanede ölüm veya krizi izleyen 11 yıllık sürede kalple bağlantılı ölüm oranları neredeyse aynı olurken; bu dönemde kardiyovasküler rahatsızlıkların dışındaki sebeplerden yaşamını yitirme olasılığının kadınlarda erkeklerden 1,6 kat daha fazla olduğu gözlendi. Uzmanlar, bunun altında sigara kullanımı, diyabet, depresyon ve diğer psiko sosyal risk faktörlerinin yatıyor olabileceğini vurguladı. Bu faktörlerin, kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkilerini bastırıyor olabileceği ifade edildi. Blankstein, 'Hastanedeki ölümleri çıkardığımızda takip edilen dönemde erkeklerde 157, kadınlarda 54 ölüm gerçekleşti. Sırasıyla yüzde 9,5'e yüzde 13,5. Bu önemli bir fark. Genç yaşta kalp krizi geçiren kadınlar sıklıkla erkeklerle benzer semptomlara sahip oluyor. Ancak diyabet ve daha düşük sosyo ekonomik statü olasılıkları erkeklerden yüksek.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam