Bolu Aladağlar'da Yeni Bir Bitki Türü Keşfedildi
SAKARYA (AA) - İBRAHİM YOZOĞLU - Sakarya ile Bolu Abant İzzet Baysal üniversitelerinden iki akademisyen, Bolu'nun Aladağlar bölgesinde, süsengiller familyasından yeni bir bitki türü buldu.Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Eker, Bolu'nun Aladağlar bölgesinde arazi çalışması gerçekleştirdi. İki akademisyen yaklaşık 2 yıl süren çalışma sonucu Aladağlar'da süsengiller familyasından bir bitki türü keşfetti.'Phytotaxa' dergisinde, yeni tür olarak bilimsel adıyla 'Gladiolus Aladagensis' olarak yayımlanan bitkiye 'Aladağ kılıçotu' adı verildi.'Türkiye'de de dünyada da başka hiçbir alanda yetişmiyor'Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu, AA muhabirine, Aladağlar bölgesinde Doç. Dr. İsmail Eker ile gerçekleştirdikleri arazi çalışmasının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü söyledi.Çalışma sonucunda, dünyada sadece Aladağlar'da yetişen süsengiller familyasından bir bitki türü keşfettiklerini belirten Sağıroğlu, 'Kılıçotu olarak bilinen bu bitkinin keşfettiğimiz yeni türüne biz Türkçe isim olarak 'Aladağ kılıçotu' adını verdik, bilimsel olarak 'Gladiolus Aladagensis' olarak adlandırdık. Keşfettiğimiz bu yeni türe ilişkin makalemiz, dünyada bir bilimsel dergide yayınlandı.' dedi.Sağıroğlu, süsengiller familyasının dünya genelinde 300 bitki türünün bulunduğunu aktararak, Türkiye'de de 13 doğal türünün yetiştiğini anlattı.Bu bitkilerin besin olarak kullanılmasının yanında dünyanın farklı bölgelerinde, özellikle Afrika kıtasında geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında kullanıldığını dile getiren Sağıroğlu, şöyle devam etti:'Menenjit, sıtma, ishal, ülser gibi hastalıkların tedavisinde insanlar geçmişte bu bitkiyi kullandı, hala da kullanılmaktadır. Bazı bilimsel kaynaklarda, dizanteri hastalığına karşı bile halkın bu bitkiyi kullandığı ortaya konulmuştur. Bu bitkilerin, enfeksiyon ve benzeri hastalıklara karşı etkisinin olup olmadığıyla ilgili yapılan çalışmalar var. İlgili türlerde yapılan çalışmalarda gerçekten bazı türlerinin antimikrobiyal, antioksidan ve antifungal özellik gösterdiği ortaya konulmuştur. Keşfettiğimiz yeni türle ilgili olarak daha sonra yapacağımız araştırmalarla bu bitkinin antimikrobiyal, antifungal ve diğer kimyasal özelliklerini ortaya koyacağız.'Sağıroğlu, değerlendirmelerinde bitkinin çiçekli ve meyveli örneklerinin daha fazla toplanması gerektiğini ortaya koyduklarını ve çalışmalarını bu doğrultuda yaptıklarını kaydetti.Yaptıkları araştırmalar ve kaynak taramasıyla bu türün sadece Aladağlar bölgesinde yetişen doğal bir bitki olduğunu tespit ettiklerini aktaran Sağıroğlu, 'Bu bitkinin, dünyadaki diğer örneklerinden birçok yönüyle farklı olduğunu, bilimsel çalışmalarla ortaya koyduk. Daha sonra bu çalışmalarımızı bir araya getirerek bilimsel dergide de yayınladık. Bunun sadece Bolu Aladağlar bölgesinde yetişen bir bitki olduğunu keşfettik. Türkiye'de de dünyada da başka hiçbir alanda yetişmiyor.' diye konuştu.
Derleme - Kovid-19 Salgınıyla İlgili Dünyada Son 24 Saatte Yaşanan Gelişmeleri Derleyerek Yayımlıyoruz. Saygılarımızla. Aa
SARAYBOSNA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayısı 98 milyon 353 bini, hayatını kaybedenlerin sayısı 2 milyon 106 bini, iyileşenlerin sayısı 70 milyon 685 bini geçti. Vaka sayısı ABD'de 25 milyon 198 bini, Hindistan'da 10 milyon 633 bini, Brezilya'da 8 milyon 699 bini ve Rusya'da 3 milyon 677 bini aştı.ABD'de bir temizlik çalışanı yanlışlıkla dondurucunun fişini çekince Moderna'nın 1900 doz Kovid-19 aşısı kullanılamaz hale geldi.Rusya’dan Sputnik-V şirketi, ürettiği Kovid-19 aşısına acil kullanım onayı almak için Pakistan İlaç Düzenleme Kurumuna (DRAP) başvurdu.İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kovid-19'un ülkede görülen türünün daha ölümcül olabileceğini belirtti.Fransa'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Clement Beaune, Kovid-19 aşısı teslimatında gecikmeler yaşanması halinde ceza veya yaptırım uygulanabileceğini açıkladı.Almanya'da salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bini aşarken, ülkede, Brezilya'da tespit edilen Kovid-19'un daha hızlı yayılan türüne rastlandığı bildirildi.Avrupa Birliği (AB), aşılanacak kişilere 'aşı sertifikası' verilmesini erteleme, virüsün daha hızlı yayılan türlerinin ortaya çıkması nedeniyle AB içindeki ve üçüncü ülkelerle yapılacak gerekli olmayan tüm seyahatleri 'güçlü şekilde caydırma' kararı aldı.Danimarka Ulaştırma Bakanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) turizm merkezi Dubai’de yapılan Kovid-19 testlerinde usulsüzlük şüphesi nedeniyle iki ülke arasındaki uçuşları 5 gün boyunca askıya aldığını duyurdu.Polonya’nın güneyindeki Malopolska bölgesinde bir hastadan alınan kan örneğinde Kovid-19'un mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan türüne rastlandığı bildirildi.Çin'in Şanghay şehrinde bulunan Fudan Üniversitesi Şanghay Kanser Merkezi ile Ciao Üniversitesi Tıp Fakültesine bağlı Renci Hastanesi çalışanlarında şüpheli vakaların ortaya çıkması üzerine ayakta tedavi hizmetlerine ara verildi. Her iki hastane binası ve çevresindeki bazı yerleşimler kordona alınırken, hastalık kontrol ve önleme ekipleri incelemelere başladı.Moğolistan Başbakanı Ukhnaagiin Khurelsukh, hükümetinin salgına yönelik aldığı önlemlere karşı düzenlenen protesto gösterilerinin ardından istifa etti. Japonya’da kabine, salgına karşı alınan tedbirlere uymayanlara para ve hapis cezası öngören tasarıyı kabul etti.Güney Amerika ülkesi Ekvador'da ABD'li ilaç şirketi Pfizer ve Alman BioNTech'in geliştirdiği aşı ilk kez başkent Quito'da bir doktora yapıldı. Sri Lanka'da Oxford-AstraZeneca'nın Kovid-19 aşısının acil kullanımına onay verildi.Malezya'da sokağa çıkma yasağının genişletilmesi kapsamında Kedah, Perak, Negeri Sembilan, Pahang, Terengganu ve Perlis eyaletlerinde iki hafta sürecek yasaklar başladı.Nijerya, vaka sayılarındaki artış sonrası 38 oksijen üretim tesisi açma kararı aldı.Doğu Afrika ülkesi Kenya, salgında sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırmak için robotları kullanmaya başladı. Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinli salgının yayılmasını engellemek için alınan önlemler kapsamında ara verilen cuma namazını tekrar cemaatle kıldı.Afrika'da salgına karşı aşılama sürecinin mart ayında başlayacağı bildirildi.Kovid-19'a yakalanan Büyük Britanyalı tenisçi Andy Murray, Avustralya Açık Tenis Turnuvası'na katılamayacağını duyurdu.Real Madrid'de teknik direktör Zinedine Zidane'ın Kovid-19 testi pozitif çıktı.
Çin'in Şanghay Kentinde Şüpheli Kovid-19 Vakalarının Ortaya Çıktığı İki Hastane Karantinaya Alındı
ANKARA (AA) - Çin'in Şanghay şehrinde iki hastane, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) şüphesiyle karantinaya alındı.'Global Times' gazetesinde yer alan habere göre, Fudan Üniversitesi Şanghay Kanser Merkezi ile Ciao Üniversitesi Tıp Fakültesine bağlı Renci Hastanesi çalışanlarında şüpheli vakaların ortaya çıkması üzerine ayakta tedavi hizmetlerine ara verildi.Her iki hastane binası ve çevresindeki bazı yerleşimler kordona alınırken, hastalık kontrol ve önleme ekipleri incelemelere başladı.Renci Hastanesinden yapılan açıklamada, dün hastane personeline yapılan rutin nükleik asit testlerinde bir sağlık çalışanı ve bir taşeron işçinin test sonucunun 'şüpheli' çıktığı belirtildi.Kanser Merkezi de 20 Ocak'ta şehir merkezindeki biriminde yapılan testlerde bir şüpheli vakaya rastlandığını bildirmişti.Her iki hastane de, Çin'in farklı bölgelerinden hastaların tedavi olmak üzere geldiği güvenilir sağlık merkezleri olarak biliniyor.Resmi istatistikler, Şanghay Kanser Merkezinde 2019 yılında 1 milyon 570 bin hastanın ayakta tedavi edildiğini gösteriyor.Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan (NCH) yapılan açıklamaya göre, Çin ana karasında son 24 saatte 9'u yurt dışı kaynaklı 103 yeni Kovid-19 vakası tespit edildi, virüs nedeniyle hayatını kaybeden olmadı.Yurt içi kaynaklı vakaların 47'si Heylongciang, 19'u Cilin, 18'i Hıbey, biri Şensi eyaletlerinde, 6 vaka Şanghay kentinde, 3 vaka ise başkent Pekin'de görüldü. Kovid-19'un ortaya çıktığı Çin'de bugüne kadar 88 bin 804 vaka tespit edildi, 4 bin 635 kişi hayatını kaybetti, 82 bin 495 kişi iyileşti.Son vakaların, ülkenin güneyine göre daha soğuk hava koşullarının yaşandığı kuzey bölgeleri ve Rusya sınırına yakın eyaletlerde yoğunlaştığı görülüyor. Yetkililer, ay takvimine göre, Çin yeni yılının başlangıcı olan 12 Şubat öncesinde yeniden baş gösteren salgını kontrol altına almaya çalışıyor.Ülkede 'Bahar Bayramı' olarak kutlanan tatil dönemi öncesinde ülke içinde seyahat edeceklere son 7 gün içinde negatif Kovid-19 testi bildirme zorunluluğu getirilirken çok sayıda eyalet yönetimi seyahat edenlere karantina tedbirleri uygulayacağını açıkladı. Ulusal sağlık yetkilileri, vatandaşlara zorunlu olmadıkça seyahat etmemeleri uyarısında bulunuyor.Bahar Bayramı ülkede göçmen olarak kentlerde çalışan işçilerin, taşradaki ve kırsal bölgelerdeki ailelerini ziyaret ettiği bir dönem olarak biliniyor. Bayram süresince 1,7 milyar yolculuk yapılacağı tahmin ediliyor.
Reklam
Özge Selçuk Bozkurt Yazio: Regl Ritüel mi Olmalı, Normalleşmeli mi?
etiket
Bu konuda görüşünüz her ne olursa olsun bu bir kadının regl endişesini değiştiremiyor maalesef. Gün yaklaştıkça acaba bugün mü şimdi mi? Ya sınavda/toplantıda/tatilde olursa...  Düzenli bir periyodunuz varsa da oluyor bu endişe; düzensiz ise zaten alıyor sizi karışık bir ruh hali... Erken -geç olması, az ya da yoğun kanama yaşamanızdan çok, şu hormona değişim tahammül sınırınızı zorluyor çoğu zaman. Onca işin arasında bile olsanız bir de bu endişe ekleniyor.
Yeşil Alanlarda Yaşam, Hava Kirliliğinin Olumsuz Etkilerini Azaltıyor
ANKARA (AA) - ABD’de yürütülen araştırma, yeşil alanlarda yaşamanın, hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini azalttığını ortaya koydu.Newswise’ın haberine göre, 'American Journal of Physiology-Heart and Circulatory Physiology'de yayımlanan araştırmada, yeşil alanlarda ya da yakınlarında yaşamanın insanlarda tansiyon ve kalp hastalığı riskini azalttığı belirtildi.Araştırma kapsamında uzmanlar, obezite, yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol gibi sağlık sorunları olan yetişkinlerin damar sertliğini inceledi. Yetişkinler kalp hastalıkları açısından orta ve yüksek riskli olarak gruplandırıldı.Uzmanlar, ayrıca ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumundan ve Çevre Koruma Ajansından elde ettikleri veriler ile çalışmaya katılan gönüllülerin yaşadıkları yerlerdeki çevresel faktörleri analiz etti.Araştırmacılar, katılımcıların ikamet ettikleri yerlere yakın bitki örtüsünü, havada kirlilik göstergesi olan gözle görülmeyen partikül madde miktarını ve ozon seviyesini de inceledi.Çalışma kapsamında, hava kirliliğinin yüksek olduğu yerlerde yaşayan yetişkinlerin daha yüksek oranda damar sertliğine sahip olduğu görülürken, yeşil alanlarda yaşayan katılımcıların damar işleyişinin çok daha iyi seviyelerde olduğu tespit edildi.Uzmanlar, ağaç ve yeşilliklerin, damarlarda hava kirliliğinin sebep olduğu işlevsel bozukluğu dengelediğini vurguladı.Daha önce ortaya konan çalışmada, yeşil alanlarda yaşayan bireylerin uçucu kimyasallara daha az maruz kaldığı ve gelir seviyelerinin daha yüksek olduğunu göstermişti.Ancak yeni araştırma ile uzmanlar, yetişkinlerin gelir seviyelerinden, gün içinde yaptıkları fiziksel aktivitelerden ve tütün kullanımından bağımsız olarak, yeşil alanların kan dolaşımı üzerindeki olumlu etkisini de ortaya koydu.
Reklam
Mehmet Vefik Yazıcıoğlu Yazio: Covid Aşı Çeşitleri ve Etkileri
etiket
Bir hekim olarak bu aralar en çok Covid aşısı konusu ile ilgili sorulara maruz kalıyorum. Tıp ile alakalı soruları bazı benzetmelerle açıklamak her zaman konuyu daha anlaşılır kılmaktadır. Aşılanma, vücudumuzda bulunan savunma hücrelerimizin hedef antijene (riskli protein molekülü) karşı antikor (antijeni anahtar kilit modeli ile bağlayarak yok eden madde) üretimi ile bağışıklık sağlamayı amaçlar.
Karantina Sürecinin Olmazsa Olmazı Doğru Ve Dengeli Beslenme
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Eğitim Görevlisi Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Erdal Polat, karantina sürecinde bağışıklık sistemini doğru beslenme ile desteklemek gerektiğini belirterek, 'Bu süreçte proteinden zengin, karbonhidrattan fakir dengeli bir şekilde beslenilmesini önermekteyiz.' dedi. Doç. Dr. Polat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde tüm önlemlere rağmen virüsle enfekte olunabileceğini, o nedenle bu ihtimali göz önünde bulundurarak olabilecek en kötü senaryoya hazırlıklı olmak gerektiğini söyledi.Tedavide başarıyı sağlayan en önemli faktörlerden birinin virüsle savaşan bağışıklık sistemi olduğuna işaret eden Polat, bağışıklık sistemini güçlü kılan en önemli faktörlerin başında da beslenme durumu geldiğini aktardı.Polat, 'Karantina sürecinde bağışıklık sistemini doğru beslenme ile desteklemek gerekmektedir. Bu süreçte proteinden zengin, karbonhidrattan fakir dengeli bir şekilde beslenilmesini önermekteyiz.' diye konuştu. Özellikle C vitamini içeren mandalina, portakal, greyfurt gibi narenciye grubu meyvelerle elma, kivi, muzun yanı sıra sebzelerden kabak, lahana, karnabahar, brokoli, havuç, turp, patlıcan gibi uzun süre dayanabilen ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Polat, şu bilgileri verdi:'Bu süreçte protein kaynağı olarak haftada iki kez balık tüketilmeli. Kırmızı et ve tavuk eti doğrudan ateşe maruz kalmayacak şekilde pişirilmeli. Diğer önemli protein kaynağı olan kırmızı mercimek, yeşil mercimek, fasulye, nohut, barbunya gibi baklagiller her gün mutlaka tüketilmelidir. Yoğurt veya ayran, kefir gibi içecekler öğünün vazgeçilmez gıdaları olmalı. Sabah kahvaltıda yumurta, peynir, süt olmazsa olmazlardır. Bunlar aynı zamanda bağırsak floramızın da korunmasına yardım edecek ve başka enfeksiyonların gelişmesini önleyecektir. Ceviz, badem, fındık ve kuru meyveler çok iyi mineral desteği sağladığından iyi birer atıştırmalık olabilirler. İştahsızlık nedeniyle yeterince beslenemeyenler özellikle C vitamini ve çinko içeren besin takviyeleri kullanabilirler.Doğal olarak bu stresli süreçte yapılmaması gerekenler de vardır. Öncelikle strese ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak midemiz de hassas bir süreç geçiriyor olduğundan midemize zarar verebilecek kola, gazoz gibi asitli içeceklerden ve cips, kızartma gibi yağlı, baharatlı gıdalardan uzak durmalıyız. Özellikle aspirin kullananlar veya önceden midesinde ülser, gastrit hastalığı geçirenler ek olarak doktorlarının önereceği mide koruyucu ilaçları alabilirler.''Bu kritik süreçte de en iyi içecek sudur'Karantina sürecinde kan şekerini ani olarak yükselten şeker ve şekerli içecekler ile hamur işi gıdalar, çok fazla tuz ve yağ içeren cips, kızartma, soslar, sucuk gibi işlenmiş etlerden ve ambalajlı atıştırmalıklardan uzak durulması gerektiğini belirten Polat, 'Özellikle akciğer tutulumu nedeniyle steroid tedavisi başlanmış olan hastalar tamamen tuzsuz diyete geçmelilerdir, çünkü alınan tuz steroide bağlı olarak tansiyon yüksekliği ve vücutta, özellikle de akciğerde su birikmesine neden olabilir.' diye konuştu. Doç. Dr. Polat, vitaminlerin ve minerallerin emilimini azalttığı, ayrıca uyku problemlerine yol açabildiği için alkolün her türlüsünden uzak durulmasını isteyerek, şöyle devam etti:'Her zaman olduğu gibi bu kritik süreçte de en iyi içecek sudur. Günde yaklaşık 1,5-2 litre su içilmelidir. Kilo vermek için öncesinden uyulan diyet programlarına bu süreçte ara verilmelidir. İshali olan hastalar yoğurt, ayran ve kefir gibi doğal probiyotiklerin alımını artırmalıdır fakat yeterince alamama durumu söz konusuysa ek olarak probiyotik ilaç kullanabilirler. Son olarak D vitaminini gereksiz yere almamak gerekli. O nedenle D vitamini düzeyimizi öğrendikten sonra eğer D vitaminimiz düşük ise D vitamini ilacını kullanmalıyız. Bunu da mümkünse hasta olmadan önce baktırıp eksiklik var ise doktorumuzun önerisiyle tedaviye çok önceden başlamalıyız çünkü hasta olduktan sonraki yaklaşık iki hafta süresinde alacağımız tedavi ile vitamin seviyemiz hemen istediğimiz seviyeye yükselmeyebilir. Aslında karantina döneminde uyulması gerekli bu önerilerimiz normal hayatımızda da sağlıklı yaşam için beslenmemizin temelini oluşturmalıdır.'
Reklam
Uzmanından "Kalp Krizinde En Sık Görülen Şikayet Göğüs Ağrısı" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Bayındır Sağlık Grubu bünyesindeki Bayındır İçerenköy Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör, kalp krizinde en sık görülen şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirterek, 'Göğüs ağrısı; göğüs bölgesinde baskı ve sıkışma şeklinde tarif edilen, hastanın daha önce hissetmediği kadar şiddetli, bazen yanma bazen ezilme diye tarif edilen yaygın bir ağrı ve noktasal olarak lokalize edilemez.' ifadesini kullandı.Bayındır Sağlık Grubu açıklamasına göre, kalbi besleyen koroner arter damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan kalp krizi, dünyada bulaşıcı hastalıklara bağlı olmayan ölümlerin bir numaralı sebebi olarak görülüyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır İçerenköy Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güngör, kalp krizinin de aslında bir damar hastalığı sonucu gerçekleştiğini, damar tıkanıklığına sebep olan tüm faktörlerin kalp krizi riskini artırdığını vurguladı.Kalp krizinde en sık görülen şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirten Güngör, şunları kaydetti: 'Göğüs ağrısı; göğüs bölgesinde baskı ve sıkışma şeklinde tarif edilen, hastanın daha önce hissetmediği kadar şiddetli, bazen yanma bazen ezilme diye tarif edilen yaygın bir ağrı ve noktasal olarak lokalize edilemez. Bu ağrı omuzlara, kollara, alt çeneye, sırta yayılabilir. Genellikle üst çeneye ve göbek altına yayılım göstermez. Batıcı veya kesici tarzda keskin bir ağrı değildir, yaygın ve ezici bir ağrıdır. Ağrıya bulantı, kusma, terleme, nefes darlığı eşlik edebilir. Bazen hastalarda beyin beslenmesinin bozulmasına bağlı baş dönmesi, fenalık hissi, bayılma görülebilir.' Güngör, özellikle yaşlı hastaların veya diyabeti olanların herhangi bir şikayet yaşamadan kalp krizi geçirebileceklerine dikkati çekerek, düzenli kontrollerin önemli olduğunu vurguladı.'Egzersiz kalp krizini önlüyor'Mutlu Güngör, kalp krizine neden olan risk faktörlerinin 'değiştirilemez' ve 'değiştirilebilir' olarak ikiye ayrıldığını, değiştirilemez risk faktörleri arasında yaş, cinsiyet ve genetik yatkınlık, değiştirilebilir risk faktörleri arasında ise sigara, hipertansiyon, diyabetes mellitus, kolesterol yüksekliği ve obezitenin yer aldığını bildirdi.Egzersizin kalp krizinin değiştirilebilir risk faktörlerinin tamamının tedavisinde etkili olduğunu vurgulayan Güngör, şu değerlendirmelerde bulundu:'Düzenli yapılan egzersiz, hipertansiyon kontrolünde, şeker ve kolesterolün düşürülmesinde ve obezitenin engellenmesinde çok önem bir yer tutuyor. Ayrıca düzenli egzersiz, kalp hastalıklarının dışında akciğer hastalıklarının ve eklem-kas ağrılarının görülmesini azaltırken, oksijenizasyonun sağlanmasından dolayı kanser riskini de aşağı çekiyor. Tempolu yürüyüş, yavaş tempo koşu, yüzme, bisiklet gibi sporları önerirken, kas gücüne dayalı body, güreş gibi yüksek basınç gerektiren sporları önermiyoruz. Bu sporlar kalp kas kitlesinde artış ve tansiyonda yükselme yapabiliyor. Kalp hızınızı artıracak ve terlemenizi sağlayacak tempolu yürüyüş, bizim için ideal egzersizdir. Evde temizlik yapmanız ya da iş yerinizde hareketli olmanız ise istenilen metabolizma hızını sağlamak için yeterli değildir.'
Reklam
Levent Buda Yazio: Bireyim, Bireysin, Birer Bireyiz!
etiket
Birey olmak…Peki nerede?Elbette yaşadığımız toplum içerisinde…Hani bize hep anlatıldığı gibi…İçerisinde yaşadığımız toplum, kültür, kurallar, gelenekler hepsi bize birer birey olmamız konusunda güzel güzel mesajlar veriyor…Birey olmanın esaslarını anlatıyor…Bireysel psikolojiden bahsediyor, iyi olması için önerilerde bulunuyor…Birey olup sorumluluklarımızı yerine getirmemiz için bizi zorluyor…Sonra bir duruyor, ama toplum olmak için de gerekli davranış yapısını anlatıyor…
Reklam
Neslihan Atagül İle Gündeme Gelmişti: Geçirgen Bağırsak Sendromu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Kesin bir nedeni olmayan geçirgen bağırsak sendromu sindirim sorunları arasında yer alıyor. Hastalığın tedavisinde öncelikle bağırsağa zarar veren gıdaların belirlenmesi ve onlardan uzak durulması gerekirken, streste hastalığın belirtilerini arttırıcı nedenler arasında sıralanıyor. Peki geçirgen bağırsak sendromu nedir? Belirtileri ve tedavisi nasıl olur? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam