Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Mehmet Vefik Yazıcıoğlu Yazio: Covid Aşı Çeşitleri ve Etkileri

638PAYLAŞIM
Yazio Banner

Bir hekim olarak bu aralar en çok Covid aşısı konusu ile ilgili sorulara maruz kalıyorum. Tıp ile alakalı soruları bazı benzetmelerle açıklamak her zaman konuyu daha anlaşılır kılmaktadır. 

Aşılanma, vücudumuzda bulunan savunma hücrelerimizin hedef antijene (riskli protein molekülü) karşı antikor (antijeni anahtar kilit modeli ile bağlayarak yok eden madde) üretimi ile bağışıklık sağlamayı amaçlar.

Virüsler, bir çekirdek ile bir kabuktan oluşur.

Bir meyve modeli gibi düşünün. Covid virüsünde de aynı şeklide, kabuk proteinden, çekirdek ise RNA’dan oluşuyor. Virüsün hücreye tutunması kabuktaki diken proteinleri ile mümkün. Çocukluğumuzda, pikniğe gittiğimizde çayırlık alanda koştururken paçalarımıza yapışan dikensi çıkıntılı tohumlar gibi. Sonra eve gelince de onları temizlerdik. Hatta pamuklu giyerseniz daha çok yapışırdı. İşte covid virüsünün dikensi proteinleri de solunum yolu hücresine bu şekilde tutunuyor. Kimisine az, kimisine çok tutunuyor. Tutunduktan sonra çekirdeğini yani RNA’sını hücreye salıyor. Ve bizim hücremizin tüm üretim sistemlerini kullanarak milyonlarca kopya çıkarıp, hücreyi parçalıyor. Saçılanlar da diğer hücreleri istila ediyor. 

Bağışıklık sistemimiz öncelikle ilk temas yeri kabuktaki “diken proteinini” tanımak zorundadır. Bu yüzden öncelikle bunu kodlaması gerekir. Olay yeri inceleme ekibi olarak benzetebileceğimiz “APC hücresi” raporunu hazırlar, terörle mücadele ekibi diyebileceğimiz “T helper” hücresine iletir, ardından özel harekat timi Sitotoksik T hücresi ve antikor üreten B lenfositleri müdahaleyi tamamlar. Eğer antikor devamlılığı sürerse bağışıklık da devam eder.

Covid aşıları için ana başlık olarak dört çeşit yöntemden bahsedilebilir.

Birincisi, inaktif yani ölü virüs. Virüsü işlemden geçirip ölü halini kabuk proteinine karşı antikor gelişmesi için enjekte ediyorsunuz. APC hücresi olay yeri incelemeye geliyor, fotoğrafını çekip raporunu yazıyor, bağışıklığı başlatıyor. Türkiye’de şuan kullanılan Çin menşeli CoronaVac aşısı buna örnek verilebilir. %50-65 arası bir koruyuculuk bildiriliyor.  

İkincisi, vektör virüs aşıları. Yani çekirdekte “diken proteinini” kodlayan RNA bölümünün ayrılıp, bunu bağışıklık hücresine “insanda hastalık yapmayan başka bir virüsün kabuğu ile” sunmaya dayalı bir aşı modeli. Meyve örneğine gidecek olursak kayısı çekirdeğini şeftali kabuğuna yerleştirmek gibi hayal edebilirsiniz. Ancak kayısı çekirdeği hücreye girince kayısı kabuğu üretiyor. Çünkü kodlanmış kabuk proteini o olmak zorunda. Oxford İngiliz aşısı ile Rus Gameleya aşıları bunlar örnek verilebilir. %70 koruyuculuk bildiriliyor. 

Üçüncüsü, mRNA aşısı. Bilindiği üzere yeni kullanıma giren bir aşı modeli. Çünkü mRNA, bağışıklık hücresine çıplak olarak sunulamıyor, daha kodlanmadan yok ediliyor. Önceki örnekteki gibi bir taşıyıcı kabuk ile sunulması gerekir. Bunun  “lipid nanopartikülü” ile taşınabileceği keşfedilince bu yöntem aşı dünyasında yeni bir devrim olarak yerini aldı. Yani burada bir başka virüsün kabuğunu kullanmak yerine lipid ile paketlenmiş bir mRNA parçası mevcut. Hücreye giren modifiye edilmiş mRNA bağışıklık hücresinde “sadece diken proteinini” üreterek amaca yönelik savunma hücrelerinin kodlanmasını sağlıyor ve antikor üretimini başlatıyor. Pfizer-Biontech ve Moderna aşıları bunlara örnektir. %95 koruyuculuk bildiriliyor. 

Dördüncüsü, protein aşıları. Yani bu diken proteininin rekombinant teknikle başka bir organizmada veya bitkide üretilmesine dayalı, sadece bu proteini saf olarak sunmayı hedefleyen, teknik olarak üretimi zor ama daha hazır paket halinde sunulan bir aşı modeli. Faz 3 çalışması devam eden Novavax buna örnek verilebilir. Koruyuculuk yüzdesini de önümüzdeki günlerde öğreneceğiz. 

Ben CoronaVac aşısını oldum ve hiçbir yan etkiyle karşılaşmadım. Aşılanmanın hem kendi sağlığımız, hem çevremiz, hem de toplumumuz için bireysel bir yükümlülük olduğunu vurgulamak isterim. Toplumu ne kadar hızlı bağışık hale getirebilirsek Covid ile mücadelemiz o kadar kolaylaşacak ve asrın bu belasını kontrol altına alabileceğiz. Aşılanmak, sağlıklı toplum yaratır. 

Web
Twitter
Instagram
Facebook
LinkedIn

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir