"Bilim için Memeler"
‘Tette per la Scienza’ ya da bizim dilimizde 'Bilim için Memeler', duyarlı İtalyan kadınların bilimin ayağına dolanıp duran yaygın mitleri deşifre etmek için kendi memelerini deşifre ettikleri bir resimli blog.Bloğun yaratıcısı Lara Tait, 'Aklın durduğu yerde, memelerin bir şansı olabilir.' mottosuyla yola çıkmış. Fikir, memeleri gerçek olmayan ama bilime atfedilen mitlere dikkat çekmek üzere kullanmak. Bu kıvrımlı İtalyan kadınları, 'Dünya düzdür' ya da 'çocuğunuzu aşılatmak onları hasta edebilir' gibi mitlerin yanlışlığını deşifre ediyorlar.Sizin için bir kaçını tercüme edip fotoğraflarını paylaşıyoruz.
Reklam
Reklam
Reklam
Einstein ve Ölüm Günü
Kaynak Einstein ve Ölüm Günü | Birinfo.comBazı fotoğraflar, göründüklerinden fazla şey anlatırlar. Bir çalışma odası mı? Öyle gözüküyor, sıradan, dağınık bir masa, arka planda kara tahtaya yazılmış birkaç formül, dağınık raflar... Oldukça sıradan gibi. Sadece biraz dağınık. Einstein'ın (güvenilir kaynaklardan doğrulanamıyor olsa da) şöyle söylediği iddia edilir:'Dağınık bir masa, dağınık bir zihin anlamına geliyorsa, boş bir masa ne anlama gelir?'Ola ki bu sözü gerçekten sarfettiyse, sözün içeriğine katılıyor diyebiliriz. Çünkü fotoğrafta gördüğüz, Albert Einstein'ın Princeton Üniversitesi'ndeki çalışma masasıdır. Ancak söylediğimiz gibi, fotoğraflar bazen olduğundan fazla şey anlatır. Çünkü bu fotoğraf, öyle sıradan bir günde çekilmedi. Bu fotoğraf, 18 Nisan 1955'te çekildi. Einstein'ın öldüğü gün, ölümünden sadece birkaç saat sonra, LIFE dergisi fotoğrafçısı Ralph Morse tarafından. Morse, tam 55 yıl sonra, o günden aklında kalanları şöyle anlatıyor:'Kameralarımı kaptığım gibi, New Jersey'nin kuzeyinde yer alan evimden 150 kilometre uzaktaki Princeton'a doğru yola koyuldum. Einstein, Princeton Hastanesi'nde ölmüştü, dolayısıyla direkt oraya yöneldim. Ancak tam bir kaos vardı: gazeteciler, fotoğrafçılar, neler olduğunu merak ederek biriken insanlar... O zamanlar hastane ufacıktı. Kendime 'Unut bunu.' dedim. Doğruca Einstein'ın çalışma odasının bulunduğu binaya yöneldim.'Ve Einstein'ın odasını, ölümden önce son olarak bıraktığı gibi gösteren bu fotoğrafı çekti.O gün çekilen bazı diğer fotoğraflar şöyle:
Fransız Hipster IŞİD Saflarında
Strasbourg Üniversitesi’nde sosyoloji okuyan Yusuf Mohammed’in (45) IŞİD saflarında savaşa katılması, Fransız basınında geniş bir şekilde yer almaya devam ediyor.Strasbourg Üniversitesi Sosyoloji bölümünde doktora yapan Yusuf’un ailesi 3. kuşak Cezayir göçmeni bir aile. Babası Omar Mohammed “Yusuf’u çocukluğundan beri din konusunda hiç zorlamadık. Zaten normalde dinle pek fazla ilgilenen bir çocuk değildi. Daha sonra üniversitede tanıştığı bazı kişilerden etkilenip 5 vakit namaz kılmaya başladı. Bizi de sürekli olarak İslam’a uygun yaşamamız için uyarıyordu. İlk başlarda Yusuf’u pek ciddiye almadık ama durumun bu denli ciddi bir hale geleceğini nasıl bilebilirdik? Gerçekçi olmak gerekirse olanlara hala da inanamıyoruz” dedi.Strasbourg Üniversitesi’nde okuyan ve okulun popüler müzik gurubu “The Monkeys” in gitaristi, stencıl, graffiti gibi sokak sanatı sanatçısı, okulun sevilen kişilerinden biri olan Yusuf’un kararına okuldaki arkadaşları da bir anlam veremediklerini ifade ettiler. O arkadaşlarının anlattıklarına göre hep neşeli, esprili ve hayat dolu birisi olarak tanınırdı.Yusuf Mohammed’in twitter ve instagram hesaplarından paylaştığı fotoğraflar bugün Fransız basınının sayfalarını süsledi. Fransız gazeteleri Mohammed’di Hipster ve Jhiadist kelimelerinden türetip “Hijhadist”olarak bahsettiler.Konuyla ilgili olarak Fransız RTV kanalında bir açıklama yapan Kültür Bakanı Jean Yves Francois “Fransa gibi çok kültürlülüğün hakim olduğu olduğu bir yerde büyümüş bu gençlerin cihat için Irak’a gitmesi, bizi göçmenlerin entegrasyonu konusunda şapkamızı önümüze koyup bir kez daha düşünmemizi gerektiriyor” dedi.
Reklam
Reklam
25 Yıl Boyunca Elleriyle Kazdığı Mağarayı İnanılmaz Bir Sanat Eserine Dönüştüren Adam
Kendi kendini eğitmiş olan sanatkar Ra Paulette, hayatının son 25 yılını New Mexico Eyaleti'ndeki dağlık bir alanda bulduğu bir mağarayı kazarak harcadı. 67 yaşındaki bu adam, normal kazı çalışmalarında kullanılan aletleri ve makineleri kullanmıyor. Yalnızca küçük el aletleri ve çoğu zaman hiçbir şey kullanmadan sadece elleriyle kazı çalışmalarını yürütüyor. Peki ortaya ne mi çıktı? İşte o inanılmaz mağaradan görüntüler;
Son Zamanlarda Övdüğüm 7 Harika Şey
Hepimiz yaşadığımız sıkıntıları, rahatsızlıklarımızı paylaşmaya çok daha meyilliyken, güzel şeyleri övmeye ve daha çok insanla tanıştırmaya biraz daha çaba harcamalıyız diye düşünerek şöyle bir liste yaptım. Tanıyanlar bilir, sevdim mi çok överim sildinmsdsfhj
Deniz Canlılarını İsimlendirirken Çok Hoyrat Davranıldığının 10 Bariz Kanıtı
Deniz fili, deniz atı, deniz kestanesi, deniz ineği, deniz yıldızı, deniz kaplumbağası, vs. Neden deniz canlıları isimlendirilirken onların karada yaşayan benzerlerinin başına 'deniz' kelimesi getirilerek isimlendirilir? Bu kolaycılık neden? Tamam kaplumbağayı falan anlıyorum da, deniz fili, deniz atı, deniz kestanesi falan nedir? Mesela neden hiç kara hamsisi, hava ıstakozu gibi hayvan isimleri yok? Neden deniz canlıları ikinci sınıf muamele görüyor? Bu vurdumduymazlık, bu hoyratlık düpedüz haksızlıktır. Baktın hayvan iri o zaman adı deniz fili olsun, bu mudur bilim? Bu mudur sınıflama? Gerçekten bilim insanları çok ayıp ediyorlar, buna derhal bir son versinler ve deniz canlılarına daha akıllıca isim bulsunlar. Olmuyor mu o zaman kara midyesi, ağaç istavriti gibi isimler de kullansınlar.
Uzaylılar Hakkında Sıkıntı Yaratan 7 Konu
Yıllardır gelip gidiyorlar, uçuyorlar, insan kaçırıp çip takıyorlar, peki ne faydalarını gördük? Bir selam vermişlikleri mi var? Merhaba deyip, bir çayımızı içmişlikleri mi var? Nedir bu uzaylıların derdi, uçup uçup gidiyorlar, görünüp kayboluyorlar. Nedir sıkıntıları, nedir problemleri, ne istiyorlar? Nereden buluyor bu uzaylılar biz mutsuzken gülünecek şeyleri ?
Reklam